Bavul Fıkraları

loading...

bir gün temel gemiyle yolculuğa çıkmış tam denizin ortasında fırtına patlamış temelin bavulu denize düşmüş dursun temele bavulun denize düştü demiş salak temel anahtarı bendedur demiş
fıkranın devamı

bir gün temel gemiyle yolculuğa çıkmış tam denizin ortasında fırtına patlamış temelin bavulu denize düşmüş dursun temele bavulun denize düştü demiş salak temel anahtarı bendedur demiş
fıkranın devamı


temel bir otele girer ve bana bir oda der çokça para verir..görevli bavulu alır.asansöre binerler

temel

bu kadar paraya bu küçük yerimi veriyorsunuz.

görevli

efendim burası asansör der.


fıkranın devamı


Yolcular uçagin yaninda otobüsten inmisler. Bavullarini gösteriyorlar.Bir bakmislar uçak sirketinin minibüsü yanlarinda durmus. Içinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler.Yolcular fena halde sasirmislar. Nasil sasirmasinlar.Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktali bant. Yardimci pilotun elinde bir köpek tasmasi. Tasmanin ucunda bir köpek. Saga sola çarparak öyle ilerliyorlar uçaga. Günlerden bir nisan degil ama, "Saka herhalde" demis yolcular, dolusmuslar uçaga. Uçak pistte hizla ilerlemeye baslamis. yolcularin gözleri camda. Uçak hizlanmis. Yolcular endiselenmeye baslamislar. Uçak daha hizlanmis. Pistin sonu hizla yaklasmaya baslamis. Uçak iyice hizlanmis. Bazi yolcular paniklemis dua etmeye baslamislar. Uçak son hiza ulasmis. Bu arada pistin sonuna da ulasmis. 10 metre sonra betonun bitip çimlerin basladigi gören yolcular dehset içinde çigligi basmislar. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmis.Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmis, havalanmis. Kaptan pilot arkasina yaslanmis. Derin bir nefes almis ve yardimci pilota dönmüs: "Biliyor musun?" demis, "Bir gün çiglik atmayacaklar ve hepimiz ölecegiz!.."

fıkranın devamı


temel bir otele girer ve bana bir oda der çokça para verir..görevli bavulu alır.asansöre binerler

temel

bu kadar paraya bu küçük yerimi veriyorsunuz.

görevli

efendim burası asansör der.

fıkranın devamı


Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve
LasVegas'ın yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon
dolar kazanır. Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral
dairesine çıkar ve karısına telefon eder:
- "Hayatim, evde misin?"
- "Evet kocacığım."
- "İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla.
Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım."
- Kadın sevinç dolu bir çığlık atar "Ayyyyyyyyyyy harikasın!!
Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?? Paris?; Karayipler?;
Acapulco?; Guney Amerika?..."
- Adam cevap verir: " Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan
gitmiş ol."

fıkranın devamı

Bırgun temel tatılden gelmış ama o kadar da pintiymiş ki yoldan geçen taxi nin birini çevirmi...
fıkranın devamı

Üç kişi tren garına doğru yola koyulurlar. Birinin elinde bavullar falan var. Yalnız tren kalk...
fıkranın devamı

Anne ve babası ile uzun bir tartışmadan sonra bıyıkları yeni terleyen delikanlı, bavulunu top...
fıkranın devamı

Amerika'dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne çıkan Kemal Derviş;- Bu ...
fıkranın devamı

Adamınbiri bir gün, iki saat ortalarda gözükmedikten sonra karısının kendisini beklediği ba...
fıkranın devamı

Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler.. Bavullarını gösteriyorlar. Bir bakmışlar uç...
fıkranın devamı

Adamin biri bir gün iki saat gözükmedikten sonra karisinin yanina bara gitmis. Karisi adama çiki...
fıkranın devamı

Gazetede yayinlanan "Daktilo Bilen Bayan Sekreter Araniyor" ilani uzerine uzun boylu yakisikli bir a...
fıkranın devamı

bir gün bir gümrük kapısında 3 kişi varmış.memurlar bavulları kontrol ediyorlarmış.almanda 7 don niye demişler?adam cevap vermiş.7 gün var o yüzden.memurlar takdir etmişler.daha sonra fransıza bakmışlar 8 don niye demişler 7 gün bir de yedek demiş .memurlar çok beğenmiş.temelde ise 12 don. Admalar çok sevşnmişler işte ne var sa bizim memleketimizda var demişler.Ve hemen sormuşlar
-neden 12 don var
-yılda 12 ay var
fıkranın devamı

Gazetede yayınlanan "Daktilo Bilen Bayan Sekreter Aranıyor" ilanı uzerine uzun boylu yakışıklı bir adam da başvurmuştu. Şirketin patronu,
-İyi ama yanlışlık olacak.Biz bayan sekreter arıyorduk
deyince,adam elindeki bavulu açmış. İçinden cansız manken çıkarmış,
-İste efendim
demis.
-Modern tekniğin son buluşu olan sekreteriniz! Yemez içmez. Hic bir kaprisi yoktur.İzin nedir bilmez. Telofonla aynı anda sekiz kişiyle görüşür, bu arada da beş ayrı daktilo makinesinde beş ayrı yazı yazar.Bunlara kendisinin dokuz yabancı dil bildiğini ve anında çeviri yaptığını da eklemeliyim. Maaşı filan da yok.Bana hemen Beşyüz milyon lira ödeyeceksiniz. Bu kadar!.
Patronun aklı yatmamış,yüzünü buruşturmuş. Harika manken sekreteri getiren adam hemen
sekreteri oturtmuş, bes dakikada elli sayfalık bir kitabi sekiz dile cevirmiş, aynı anda telefonlara cevap verilmiş falan filan... Patronun gözleri faltaşı gibi açılmış, derhal beşyüz milyonluk çeki yazıp adama vermiş ve cansız manken sekreteri almış. Adam odadan çıkıp elinde boş bavulla asansörün gelmesini beklerken, içeriden feci bir feryat yukselmiş,
-Ahhhhh!
Bunu duyan adam elini alnına vurmuş,
-Tüh be! Mankenin alt tarafının kalemtraş olduğunu söylemeyi unuttum!

fıkranın devamı

Anne ve babası ile uzun bir tartışmadan sonra bıyıkları yeni terleyen delikanlı, bavulunu toplamış..
"Sakın beni durdurmaya kalkmayın.. Ben heyecan istiyorum, Aşk istiyorum.. Coşku istiyorum.. Bol para, güzel kızlar istiyorum.. Bu evde bunların hiçbiri mümkün değil.."
Sonra kapıya doğru yürümüş..
"Dur" diye bağırmış, babası arkasından..
"Size söylemiştim, beni durdurmaya teşebbüs etmeyin diye geriye bağırmış delikanlı.."
"Dur" diye yeniden bağırmış babası, oğlu bahçe kapısından çıkarken..
"Dur... Beni bekle.."
fıkranın devamı

Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler.Bavullarını gösteriyorlar. Bir
bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş.İçinden kaptan pilotla, yardımcı pilot inmişler.Yolcular fena halde şaşırmışlar.Nasıl şaşırmasınlar.Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston.Kolunda üç noktalı bant.Yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması.Tasmanin ucunda bir köpek.Sağa sola çarparak öyle ilerliyorlar uçağa.Günlerden 1 Nisan değil ama, "Şaka herhalde" demiş yolcular,doluşmuşlar uçağa.Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış.Yolcuların gözleri camda.Uçak hızlanmış.Yolcular endişelenmeye başlamışlar.Ucak daha hızlanmış.Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış.Uçak iyice hızlanmış.Bazı yolcular paniklemiş, dua etmeye başlamışlar. Uçak son hıza ulaşmış.Bu arada pistin sonuna da ulaşmış.10 metre sonra betonun bitip çimlerin başladığını gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar.Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş.Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış.Kaptan pilot arkasına yaslanmış;derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş:
- Biliyor musun? Bir gün çığlık atmakta gecikecekler ve hep birlikte öleceğiz.
fıkranın devamı

Sünnetçinin biri yıllarca sünnet ettiği çocukların derilerini biriktirmiş. Yıllar sonra emekliliği yaklaştığında, bu derileri bir güzel toparlamış ve terziye gitmiş. Terziyle konuşmaya başlamış:
- "Bak kardeşim, sen de sanatkarsın, ben de! Bu deriler benim 20 senelik emeğim. Bana öyle bir şey yap ki, bundan ben hayatımın en güzel 20 yıllını hiç unutmayayım!"
Terzi:
- "Tamam abi, sen merak etme bir hafta sonra gel!" demiş.
Bir hafta geçmiş bizim sünnetçi gitmiş terziye;
- "Ne yaptın hallettin mi?" dıye sorar sormaz, terzi bir cüzdan çıkartmış. Tabii sünnetçi siniırle;
- "Ne bu 20 yıllık emek, bir cüzdan mı oldu! Ne yaptın sen?"
Terzide hemen;
- "Abi, öyle deme! Okşayınca bavul oluyor!"


fıkranın devamı

Bir Alman, bir ingiliz, bir Laz barda oturmuş bir yandan içip, bir yandan karılarının aptallığı konusunda sohbet ediyorlarmış. Alman demiş ki:
- Benim karım Helga o kadar aptal ki geçen gün ucuzluk var diye marketten 300 Mark'lik et almış, halbuki bir buzdolabımız bile yok!
İngiliz gülmüş:
- O da birşey mi? demis,
- Benim karım Elizabeth daha da aptal. Babası çok zengindir, geçen hafta kendisine 6000 Pound'a araba aldırdı, ama kullanmayı bilmez.
Laz atlamış.
- Ula uşaklar, siz ne diyorsunuz. demiş,
- Benim karım Fadime hepsinden aptal. Bodrum'a iki haftalık tatile gidiyor. Dün bavulunu yaparken gördüm, 400 tane prezarvatif almış, halbuki çükü bile yok!
fıkranın devamı

Temele bir gün para vurmuş,oda parayı alır almaz Amerika'ya gitmiş başlamış otel aramaya her yeri dolaşmış yer yok tam geri dönerken bakmış büyük bir otel içeri girmiş yer var mı demiş resepsiyondaki kişi yer olmadığını söylemiş temel ya ne olur bana bir yer bulun iki misli para vericem demiş görevli beyefendi yetmişinci katta bir İtalyan kalıyor iki kişilik oda da isterseniz orda kalabilirsiniz temel kabul etmiş görevli yalnız İtalyan çok şakacı her sene gelip bize yapmadığı şaka kalmıyor bizde bıktık demiş. Temel olsun ben kalırım demiş görevli bavulları çıkartırken altmışıncı katta durmuş ve geri dönmüş şaka yapacak diye temel bavulları almış yetmişinci kata çıkmış kapıyı açmış kova dökülmüş yatağı açmış fare çıkmış temel sinirlenerek seni amına kodumu İtalyan'ı ben sana sorarım demiş İtalyan akşam otele sarhoş gelmiş yatağa yatmış sabah kalktığında üzerinde bir tuğla uhhh demiş ibne Türk yapacağı şaka bu kadar mı demiş ve tuğlayı camdan aşağıya atmış birden bir sez duymuş fızfızfız diye bir bakmış misina bir daha bakmış sikine bağlı ulan demiş sikten olacağımıza canımdan olurum atmış kendini camdan aşağıya o sırada temel balkona çıkarak abe amına kodumu İtalyan'ı sike bağlı tuğlayı kurtardın ranzaya bağlı taşakları ne yapıcan demiş............
fıkranın devamı

Amerika'dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne
çıkan
Kemal Derviş;
- Bu bavulun içinde tam 14.3 milyar dolar var, demiş.
Arkasından da sormuş:
- Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer?
Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş
- 26 milyon dolar...
- Ama 14.3 milyarı,70 milyona böldüğümüzde 26 milyon çıkmaz ki...
- Ben, 70 milyona bölmedim ki...
- Kaça böldün?
- 550'ye!..
fıkranın devamı

Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas'in yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır.Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder:
- Hayatim, evde misin?
- Evet kocacığım.
- İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım.Kadın sevinç dolu bir çığlık atar:
- Ayyyyyyyyyyy harikasın!! Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?
Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Güney Amerika?...
Adam cevap verir:
- Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.
fıkranın devamı

Röntgenci Çocuklar
5 Yaşındaki Johnny ve kız kardeşi anahtar deliğinden anne ve babalarını aşk yaparken gözetliyorlardı.
- Wooww, şunlara bak... Bizim parmağımızı burnumuza sokmamıza bile izin vermiyolar...

Grevin Sonuçları
Hollanda da bir yıl aşırı nüfus patlaması olmuş. Liman isçileri grev yapınca, Hollandalı köylüler çalıştırılmış... Onlar da prezervatif kolilerini tırmıkla indirip kaldırırken hepsini delik deşik etmişler... Sonrası malum...

Kere
Rusya da öğretmen soruyor:
- Türkiye'nin para birimi nedir?
- Kere öğretmenim, diyor bir çocuk. Annem ve ablam Türkiye'den döndüklerinde birbirlerine bavullardaki eşyaları gösterip kaç "kere" verdin, diye soruyor.

fıkranın devamı

Bir ürolog bilimsel takılıp (doğrusunu da yapmış) sünnet işini sünnetçilere bırakmamış. 20 yıllık meslek yaşamında kestiği sünnet derilerini özenle saklamış. Emekli olduğunda da bir deri ustasına götürüp "bu derilerden bana öyle bir şey yap ki 20 yıllık hatıralarım yaşasın" demiş. Bir hafta sonra yapılan eşyayı almaya gittiğinde ne görsün, ufacuk bir cüzdan. Canı sıkılmış ve "o kadar çok deriden yapa yapa bunu mu yaptın" demiş. Ama usta da ustaymış, maharetini göstermiş. haklısın ufacık görünüyor ama o cüzdan okşayınca bavul oluyor demiş.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama