İngiliz,Fransız ve Temel `en yükseğe kim çıkacak`yarışması yapmışlar.İngilizler 20 kat çıkmış.Fransızlar 40 kat çıkmış.Temel en sonkatın bir kat aşağısındaymış.Tam Temel yukarı çıkacakken Temelin büyük tuvaleti gelmiş.Yolda bir bebek varmış.Bebekte de bez varmış.Temel almış o bezi içine sıçmış.Temel yarışmayı kazanınca ona televizyon vermişler.Temel sabah uyanınca haberleri açmış.
-İnanılmaz bir şey,bebekten 50 kg bok çıktı.
fıkranın devamı
Dayının biri yaz sıcağında eşeğini ararken çok yorulmuş.Varmış bi köy evine.Kapıyı bir kız açmış.
_Buyur dayı,demiş.
_Kızım bir bardak soğuk su verir misin?
Kız içeri girmiş biraz sonra elinde bir tas.
_Dayı buyur soğuk ayranımız var.Evde su kalmamış.
Tabi ayra sesini duyan dayı sevinmiş.Bir yudumda içivermiş.Doymayınca
_Kızım varsa bir tas ayran daha alayım,demiş
Tabi kızın cevabı şu olur:
_Ya dayı kusura bakma eşşeğimiz yeni öldü başka ayran kalmadı.
Bunu duyan dayı şaşırınca elindeki tası düşürmüş yere ve kız içeriye annesine bağırmış.
_Ay ana anaaaa!Dayı bizim köpeğin yal çanağını kırdı.
Neyse şaşkınlıktan bayılan dayı akşam anca kendine gelmiş.Yemeklerini yemişler.Sıra yatma vaktinde.Ev sahibi demişki:
_Bak dayı şu odada hanımla ben yatıyorum.Şu odada dede.Şu odada bebek.Salon da boş,istediğin yerde yat.
Bunu duyan dayı kendi kendine şöyle düşünmüş.
_Evli çiftlerin yanında yatılmaz.Dede horuldar.Bebeği de ben rahatsız etmeyeyim de şurda salonda yatarım,demiş ve salonda yatmak istediğini söylemiş.
Sabah olmuş.Tam elini yıkayacak hemen yanında ahu bi dilber eline su dökecek.Adını sormuş dayı.
Cevap şu:
_Bebek.
_Senin adın ne dayı.
_Eşşoğlu eşşşşeeek.
fıkranın devamı
Hoca’nın komşusunun hanımı hamileymiş. Gece sancısı tutmuş. Komşu hanımlar koşuşmuşlar. Ebe’yi çağırmış almış get...
fıkranın devamı
Uzun yıllar arkadaşını görmeyen asker arkadaşı arkadaşının ziyarete gider. Yerler içerler hoş sohbet ederler, akşam olur ve yatma zamanı gelir... Ev sahibi nerede yatmak istersin der
bizim odada yatarmısın der
arkadaşı olurmu yaa... diye hayıflanır arkadaşının yatağında hiç olurmu? Olmaz der... Peki bebeğin odasında kal derler ama düşünür yaa şimdi bebek gece ağlar beni uyutmaz yok yaa bebeği rahatsız etmeyelim der arkadaşına peki ozaman salonda yat, peki der ve yatarlar sabah olur uyanır ve eline su dökmek üzere 19 yaşında güzel mi güzel bir kız su döker adam kızım senin adın ne der... BEBEK der adam şaşırır, afallar bu sefer kız adama sorar sizin adınız ne? *Eşşek kızım eşşek*
fıkranın devamı
Q. Kocam külot yerine boxer don giyerse hamile kalma olasılığım artar mı?
A. Evet ama hiç bir şey giymezse daha çok şansınız olur.
Q. Tam olarak ne zaman hamile kaldığımı nasıl bilebilirim?
A. Yılda bir kere sex yaparak.
Q. En sık karşılaşılan aşerme hangisidir?
A. Erkekler için, hamile olanın yerinde olma isteği.
Q. Ben ve kocam çok çekiciyizdir. Eminim bebeğimiz de reklamlara çıkmak için yeterince güzel olacak. Bu konuyla ilgili olarak kiminle bağlantı kurabiliriz?
A. Terapistinizle.
Q. Kusmalarımın hamileliğin sabah bulantılarından mı yoksa grip olduğumdan mı kaynaklandığını nasıl bilebilirim?
A. Eğer gripseniz iyileşirsiniz.
Q. Hamile kaldığımdan beri göğüslerim ve hatta ayaklarım bile büyüdü.Hamilelikte küçülen bir şey var mı?
A. Evet, mesaneniz.
Q. Hamile kaldığımdan beri kızarmış soğan halkaları olmadan yatağa giremez oldum. Bu aşerme normal mi?
A. Onlarla ne yaptığınıza bağlı.
Q. Hamileliğim ilerledikçe, yabancılar bana daha çok gülümsemeye başladı. Neden?
A. Çünkü onlardan daha şişmansınız.
Q. Hamileliğin son zamanlarındaki sex, hangi şartlarda doğumu başlatır?
A. Eğer sex, kocanız ve başka bir kadın arasında olursa.
Q. Doğum danışmanım, doğum sırasında hissedeceğim şeyin acı değil basınç olacağını söylüyor. Bu doğru mu?
A. Evet, aynen kasırganın da bir hava olayı olduğu gibi.
Q. Doğum hemoroid sebebi olabilir mi?
A. Doğum, bahane bulmak istediğiniz herşeyin sebebi olabilir.
Q. Anne sütünü saklamak için en uygun yer neresidir?
A. Göğüsleriniz.
Q. Meme pompalarının güvenli bir alternatifi var mı?
A. Evet, bebek dudakları.
Q. Bir bebeğin dişli doğması ne anlama gelir?
A. Bebeğin annesinin bebeği emzirme ile ilgili planlarını tekrar gözden geçirmek isteyebileceği anlamına.
Q. Bebeği sütten ne zaman kesmek gerekir?
A. Dişleri çıkmaya başladığında.
Q. Kavrama refleksi nedir?
A. Taze annenin memelerini gören taze babanın reaksiyonudur.
Q. Bir anne emzirirken hamile kalabilir mi?
A. Evet ama, önce bebeği memeden ayırıp uykuya yatırırsanız işiniz daha kolay olur.
Q. Atılan çocuk bezlerine ne oluyor?
A. Kimyasal bir savaş durumunda kullanılmak üzere Orta Batı'da bir siloda toplanıyorlar.
Q. Kolik ağrıları nedir?
A. Taze anne-babaya doğum kontrolunu hatırlatan şey.
Q. Bebeğimiz geçen hafta dünyaya geldi. Acaba karımın hisleri ve davranışları ne zaman eskisi gibi normale dönecek?
A. Çocuğunuz Üniversiteye başladığı zaman.
fıkranın devamı
Bir gün bir eyalette yarışma düzenlenir. 100 katlı bir apartmana çıkılacak ve karşılığında 100 milyon dolar ödül var. Tabiki bununda 3 tane şartı var bu apartmanın 100. katına çıkana kadar osurulmayacak, sıçılmayacak, işenmeyecek. bir İngiliz bir Alman bir Fransız bizim Türklerden de NAMIK KEMAL katılır. İngliz 20. kata ulaşır işemesi gelir dayanamayıp işer. Alman 55. kata kadar gelir dayanamayıp sıçar. Fransız dişli çıkar, 87 kata kadar gelir ama oda zorundan dayanamayıp osurur. Son yarışmacı Namık Kemal`e sıra gelir. Namık 30 kata gelir osurması gelir bir odada gaz kaçağı görür hemen dalıp orada osurur ve kimse anlamaz. 60. kata gelir işemesi gelir içki içen adam görür elindeki şişeyi alır ve içine işer ve kimse anlamaz. 99. kata kadar çıkar ve son bir kat kalmış ama o kadar sıkışmışki artık pantolonuna sıçacak ne yapayım diye düşünürken kundakta bir bebek görür hemen altındaki bezi çıkartıp işini görür ve yerine bağlar. 100. kata çıkar ve büyük ödülü alır. Ertesi gün gazetenin birinde şöyle yazılar yer alır. 2. sayfasında gaz kaçağından bir adam zehirlenip öldü. 3. sayfasında içki içen adam öldü. gGzetenin manşetinde ise olay olay olay 3 kg lık bebekten 5 kg bok çıktı....
fıkranın devamı
Dünyanın önde gelen bilimadamları Darwwinin evrim teorisini kanıtlamak yada çürütmek için toplanmışlar. İçlerinden bir tanesi :
''Arkadaşlar bence ilk önce insan ve maymunun üreme sistemlerini karşılaştıralım. Aslında insanlar senede 1 kez maymunlarda 3 kez ürüyorlar ama yinede çiftleştirmeyi deneyelim.'' demiş.
Herkes de bu öneriyi kabul etmiş ve deneye başlamak için hazırlıklar yapılmış.
Issız bir çöle 1 ingiliz, 1 fransız, 1 amerikan, 1 alman ve 1 Türk erkeğini yanlarında birer dişi maymun ve 1 yıl yetecek kadar yiyecek su vb. ile birlikte birer eve kapatmışlar.
Aradan 1 yıl geçmiş ve deneyin sonucunu öğrenmek üzere yola koyulmuşlar. Önce ingilizi ziyaret etmişler.
Eve girdiklerinde ingiliz ve maymun oturmuş gazete okuyorlarmış. Profösör sormuş:
''1 sene içinde ne yaptınız?''
İngiliz yanıtlamış:
''Bir tane çocuk yaoabildim buyurun çocuk içerde bakabilirsiniz.'' demiş.
Daha sonra fransıza gitmişler. Fransız da 2 çocuk varmış.
Amerikana gittiklerinde 3 çocuk varmış.
Profösörler daha fazla olamayacağını düşünmüşler ama prosedür gereği almana da bakmışlar. Almana geldiklerinde çok şaşırmışlar çünkü alman 4 çocuk yapmış.
Sıra Türke geldiğinde ise Türke bakmanın gereksiz olduğunu nasılsa en fazla 4 çocuk yapabileceğini düşünmüşler.
Türkün evine girdiklerinde gördükleri manzara onları hayrete düşürür.
Türk koltuğuna oturmuş maymunda onun ayaklarını yıkıyormuş.
Türke sormuşlar:
''Yavrunuz nerde görebilirmiyiz?''
Türk sinirle maymuna dönmüş:
''Nerde len bebek *mına *oduğumunun karısı söyle çabuk!''
Maymun titreyerek masanın altını göstermiş.
Profösör masanın altına baktığında fareye benzeyen zayıf küçücük bir hayvanla karşılaşmış.Türke dönüp ''Neden bu hayvan böyle doğdu? İngilizin bile normal standartlarda bir yavrusu var.Senin nasıl olurda böyle doğar?''
Türk cevaplar:
''*mına *oduğumunun çocukları banada verseydiniz bir tane dişi maymun benim de 4 çocuğum olurdu.''
fıkranın devamı
Avrupa'da yaşayan bir Japon çiftin bebekleri doğunca,baba doktora "Doktor bey,doktor bey" diye bağırmış "Bu çocuğun saçları kızıl. Havuç gibi. Japonların saçı kızıl olmaz.Acaba,aşağıda karıştı mı?"
Doktor "Ne münasebet canım" demiş "Sizin çocuğunuz bu,hemşire kucağına aldı ve size göstermek için buraya getirdi."
Japon "Ama doktor bey" demiş "Bu çocuk kızıl saçlı!"
Doktor "Bakın" demiş "Sizin ve karınızın saçları siyah olabilir ama belki atalarınızdan biri kızıl saçlı idi ve onun geni bu çocuğa geçti" Adam "Hiç olur mu?" demiş "Benim bütün sülalem Japon. Otuz göbekten beri Japon'dan başka insan ile evlenen kimse yok bizim ailede."
Bunun üzerine doktor "Peki" demiş "Karınız ile ne sıklıkta sevişirsiniz?
Her gece mi?
Haftada bir kaç kere mi?"
Japon adam şöyle biraz utanıp önüne bakmış ve "Doğrusunu isterseniz o konuda biraz ihmalimiz var. İşimden dolayı ancak iki ayda bir filan sevişebiliyorduk."
Doktor "İşte" diye bağırmış "Bakın gördünüz mü? Karınız ve siz pas tutmuşsunuz, bebeğin saçları o yüzden bu renk!"
fıkranın devamı
Bir Turk, Japon arkadasinin daveti uzerine Japonya'ya gidiyor.Bir kac gun gezdikten sonra arkadasi onu calistigi fabrikaya goturuyor
Teknoloji muazzam.
-"Bak" diyor Japon :
-"Burada robot yapiyoruz. Su robotlar ogle yemegini hazirlar ve getirir. Sunlar bebek bakar. Sunlar araba bile kullanir."
Bizim Turk vatandasi hayretler icinde kalir.
Dolastikca gozleri faltasi gibi acilir.
Japonya'dan ayrilirken arkadasi Turkiye'ye mutlaka gelmek ve teknolojisini gormek istedigini soyler.Ve o gun gelir. Fakat bizim Turk nereyi gezdirecegini bir turlu bilemez.
Dusunur ne gostermeli de altinda kalmamali Japonya'da gorduklerinin. Aklina hamam gelir. Japon ne anlar Turk hamamindan. Alir gotur.
Japon'a ilginc gelir.
-"Ne oluyor burada?"
-"Biz burada insan yapiyoruz"
-"Sahi mi ?" der Japon.
Bir odanin kapisini acarlar. Iceride bir tellak adamin kolunu ovmaktadir.
-"Bak," der bizimki, "burada kollar monte ediliyor."
Bir baska odada bacak ovulmaktadir.
-"Burada da bacaklar takiliyor".
Japon bu sefer hayrette. Diger odanin kapisini acarlar.Iceride bir kadinin ustunde bir erkek, is ustunde. Japon sorar:
-"Peki burada ne oluyor?"
-"Burada montaj bitmis, delikler aciliyor."
fıkranın devamı
Kocanızın da doğumda bulunmasını istermisiniz.
Kadın:
- "Kocam yok malesef.."
- "Peki erkek arkadaşınız..?"
- "Erkek arkadaşımda yok.."
- "Eee peki bu işe ortak olan şahıs.?"
- "Üzgünüm kimseye bağlı değilim ve yanlız olacağım.."
Doğum gerçekleşir ve ebe kadının yanına gelir.
- "Tebrik ederim çok sağlıklı bir kızınız oldu.."
- "Oh ne kadar mutluyum onu görebilirmiyim..?"
- "Elbette ama görmeden önce bilmeniz gereken bir şey var.."
- "Nedir lütfen söyleyin..?"
- "Eeee bebeğinizin teni biraz koyu açıkcası bebeğiniz bir zenci..?"
- "Ahh evet eşim ve işim yoktu. Üstelik gidecek yerim de yoktu, çok kötü durumdaydım o yüzden bir porno filmde oynamayi kabul etmek zorunda kaldım. Başroldeki erkek zenciydi.."
- "Ah anlıyorum tabii beni ilgilendirmez. Lütfen kusura bakmayın. Bir nokta daha var."
- "Evet lütfen söyleyin başka birşey mi..?"
- "Şeyy. Bebeğin çok güzel lepiska gibi sarışın saçları da var.."
- "Bakın gerçekten çok zor günlerdi. Filmde tek erkek yoktu. Bir tane de İsveçli erkek vardı.."
- "Pardon pardon. Gerçekten özür dilerim ben bilmek istersiniz diye düşünmüştüm. Bu soruları sormak istemezdim. Neyse ama."
- "Başka ne var lütfen açık konuşun çekinmeyin"
- "Pekala. Siz istediniz. Bebeğin gözleride çekik."
- "Hayat bana hiç acımadı. Film deki diğer erkek de Çinliydi Ne yapabilirdim ki?"
- "Umarım beni bağışlarsınız üstüme vazife olmayan şeylere karışıyorum. İsterseniz artık bebeği görebilirsiniz.."
Beraber bebeğin yanına giderler. Kadın mışıl mışıl uyumakta olan bebeğin poposuna bir şaplak indirir. Bebek ağlamaya başlar..
- "Neden vurdunuz..?"
- "Ohhhh! neyseki normal ağlıyor. Havlayacak diye ödüm koptu..!!"
fıkranın devamı
İki gay birlikte yaşamaktadır. Her şey çok iyi gitmekte oldukça iyi geçinmektedirler. Sonunda evlenmeye karar verirler. Evlilikleride oldukça mutludur ancak tek bir dertleri vardır oda çocuk sahibi olamamak. Bu onları yiyip bitirmektedir. Birgün akıllarına bir fikir gelir kiralık bir anne bulacaklar spermlerini birleştirerek mikro enjeksiyon yöntemi ile hamile bırakacaklardır. Operasyon gerçekleşir ve bebeklerinin doğumunu beklemeye başlarlar. Doğum günü gelmiştir ve her ikiside heyecanla hastane koridorunda beklemektedir.
Sonunda hemşire gelir ve;
- ''Müjde nur topu gibi bir oğlunuz oldu'' diyerek mutlu haberi verir. Çok heyecanlanan gay'ler bir an önce bebeklerini görmek isterler ve yeni doğan bebeklerin olduğu bölüme hemşire ile birlikte giderler. Fakat bütün bebekler feryat fiğan ağlamakta ancak bir bebek mutluluktan uçarcasına gülücükler atmaktadır. Heyecanla hemşireye bebeklerinin hangisi olduğunu sorduklarında,
hemşire;
- ''Gülen bebek sizinki'' der.
Şaşıran gay'ler;
- ''nasıl olur bütün bebekler ağlarken bizim bebeğimiz gülüyor'' der. hemşire;
- ''Kıçındaki dereceyi çekeyim siz o zaman görün ağlamak nasıl oluyor''...
fıkranın devamı
bizim afacanin yaramazlikta ustune yoktur
bir gun ailesi ile birlikte ,misafirlige giderler
bir ara sohbet esnasinda bizim afacan bir soru sorar
teyzecigim ,neden cok cikolata ve seker yiyorsun
teyzesi sorar ne oldu ki?
baksana cok sismanlamissin der ve ilave eder
annem bana cikolata ve seker yeme , sonra cok sisman olursun diyor
teyzesininde karni burnundadir bu arada
soyle karnini bir sivazlayarak derki
alicigim bu sismanliktan degil der
ali iyice meraklanmistir
peki neden de
teyzeside
bu sismanliktan deyil ,burada bebek var der
bizim afacan bir sey anlamamistir
soyle bir duraklamadan sonra
teyzecigim, bu bebek oraya nasil girdi, nasil cikacak:))
fıkranın devamı
10 senedir çocuğu olmayan bir adam uzun bir iş seyahatine çıkmış döndüğünde bir bakmış ki karısının kucağında bir bebek, hemde zenci. karısına durumu izah etmesini söylemiş.
Karısıda: ''kocacığım sen seyahate gitmeden önce senden hamile kalmışım ve çocuk doğduğunda sütten kesildim ve bende zenci bir sütanne buldum, çocucuğun sütaanesi zenci olduğu için çocukta zenci oldu''demiş.
Adamda şaşkın bir şekilde ''ben gidip anneme danışayım demiş ve durumu annesine anlatmış.
Anneside; '' olur tabii oğlum, sen doğduğunda da ben sütten kesilmiştim, seni ineğe emzirmiştim, bak boynuzların yeni yeni çıkmaya başlamış'
demiş..
fıkranın devamı
Bir kadinin 3 tane kiz cocugu vardir. Tesadufen ucune de ayni
zamanda talip cikar. Tek bir dugunle ucu de evlenir ve yuvadan ucarlar...
Kizlarin hepsi farkli sehirlere gitmislerdir. Anneleri el bebek gul bebek buyuttugu
kizlarinin evlilik yasamlarini; ancak ozellikle ask hayatlarini merak
etmektedir. Fakat kizlari yatak olaylarini acik acik anlatmaktan
cekindikleri icin bir yontem gelistirirler. Kizlar annelerini o gunku
Hurriyet gazetesinde cikan gazete ilanlarina atifta bulunarak, ask
hayatlari hakkinda, e-mail yoluyla bilgi vereceklerdir.
Evliligin birinci haftasinda buyuk kizdan mesaj gelir; Mesajda
RUFFLES yazmaktadir. Kadin merakla hurriyet gazetesini alir ve ilana bakar
"RUFFLES, HEM EGLENCELI, HEM DOYURUCU"
Kadin cok mutlu olur ve yeniden mesaj beklemeye baslar.
Bir sure sonra ikinci kizindan mesaj gelir. Mesaj da "MAXWELL COFFEE" yazmaktadir.
Hemen gazeteyi alir ve ilana bakar.
"MAXWELL... HER DAMLADA BUYUK ZEVK"
Kadin yine cok mutlu olur.Bu kez kucuk kizindan mesaj
beklemeye baslar. Uzun sure mesaj gelmez kadin tedirgin olur ama yine de
bekler. En sonunda kucuk kizindan da mesaj gelir. "TURKISH AIRLINES"
Kadin merak ve heyecanla gazeteyi eline alir ve ilani okuduktan sonra dusup
bayilir.
"TURKISH AIRLINES, HAFTA DA YEDI GUN, GUNDE 3 SEFER... USTELIK HER TARAFA"
fıkranın devamı
Bir kaç yıllık evli çiftin bir bebekleri olur..
2 yaşına geldiğinde bebeğin çok farklı ve insan üstü yetenekleri olduğu ortaya çıkar.. 3 yaşına geldiğinde yetişkin bir insan gibi konuşur..
5 yaşında, aklınıza gelen her dilde okuyup yazmaya başlar..
10 yaşında ileri matematik profesörleriyle ileri konularda açık oturumlara katılır..
13 yaşında gelecekle ilgili inanılmaz tahminlerde bulunmaya başlar...
Bir gün çocuk:
"Tam 1 yıl sonra bugün ben öleceğim.... Ben öldükten 2 yıl sonra 5 Kasım günü annem ölecek.. Annem öldükten 3 yıl sonra da 15 Haziranda babam ölecek.� Annesi ve babası çok şaşırırlar..
Gerçekten de bir yıl sonra çocuk ölür... Baba çok uyanık olduğu için karısını hemen milyarlar değerinde sigorta yaptırır... 2 yıl sonra da 5 Kasım günü anne ölür.... Baba 3 yıllık ömrünün kaldığını bildiğinden, sigortadan aldığı milyarlarla seyahatlere çıkar ve birbirinden güzel bayanlarla yer bitir. Hatta evini bile 16 Haziranda boşaltmak şartıyla satarak alemler yapar ve son günlerini bekler...
Ölümüne 1 gün kala son parasıyla bir hayat kadını kiralar, önce jakuzide eğlence, sonra yatak odasında zevk dolu saatlerle bir gece geçirir.. Adam her şey bittiğinde gözlerini kapatır ve:
"Vay be yarın ölmüş olacağım.. Karım olmadan 3 yıl ne hayat geçirdim ama her şeyi yaptım, dolu dolu yaşadım, helal olsun bana" diyerek, alkolün verdiği rehavetle ve yorgunlukla uykuya dalar..
Ama o da ne...... sabah bir de gözlerini açar ki hala yaşıyor..!!!!!!
Yatakta şaşkınlık içinde bakınırken geceyi beraber geçirdiği genç bayan çığlık çığlığa koşarak içeri girer...
"HEMEN ASAĞIYA GELİN NE OLUR.. UŞAĞINIZ SALONDA BOYLU BOYUNCA UZANMIŞ YATIYOR... GALİBA ÖLMÜŞ!!!!"
fıkranın devamı
Adamin biri misafirlige gitmis.Aksam olunca haliyle sormuslar;
-''Pardon arkadas demisler kari-koca.''Bizim odada mi yatarsin,bebegin odasinda mi,
yoksa bos odada mi?''
Adam dusunmus:Kari-kocanin yaninda yatilmaz,bebekte uyabir aglarsauykusu kacacak
ben bos odada yatarim demis.Sabah olunca adam elini yuzunu yikamis ,bir de bakmis cok
guzel,huri gibi bir kiz adama havlu tutuyor,
Adam-''Kizimsenin adin ne ?''diye sormus.
Kiz-''Bebek,ya sizin isminiz?...
Adam-''Essek kizim esseeeek.
fıkranın devamı
İki arkadaş teneffüste konuşuyorlardı :
-Bugün bir bebek gördüm, fil sütü içerek bir haftada yedi kilo almış.
-Çok tuhaf.Kimin bebeğiymiş bu.
-Filin!...
fıkranın devamı
Kucuk kiz sinifta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldiriverdi: "Ogretmenim ben bisey sormak istiyorum!!" "Evet seni dinliyoruz..?" "Benim anneannemin bebegi olur mu???" Ogretmen tabi cok sasirmis ama "anneanneler bebek yapmak icin biraz yaslidirlar" diye gülumsemis.. Bizim bidik yine sormus: "Peki annemin bebegi olur mu??" Ogretmen cevaplamis: "Annelerin bebegi olur ama yaslari ilerledikce bebekleri olma ihtimali de azalir" Derken kucuk kiz "Peki ogretmenim.."demis.. "ya benim bebegim olurmu??" Ogretmen gulmus: "Canim senin yasin daha cok kucuk, olur mu oyle sey??" Bunun uzerine arka siralardan erkek cocuklardan biri bagirmis: "BAAAAAK!!! BEN SANA BISEY OLMAZ DEMEMIS MIYDIM".
fıkranın devamı
Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer.
- Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar.
Satici
- Hangisi beyim ? ve devam eder :
- Barbie spora gidiyor 19.95 usd
- Barbie alisverisde 19.95 usd
- Barbie discoda 19.95 usd
- Barbie plajda 19.95 usd
- Barbie bosandi 265 usd
Adam sasirir.
-Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ?
Satici cevaplar :
- Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz.
fıkranın devamı
İki arkadaş teneffüste konuşuyorlardı :
-Bugün bir bebek gördüm, fil sütü içerek bir haftada yedi kilo almış.
-Çok tuhaf.Kimin bebeğiymiş bu.
-Filin!...
fıkranın devamı
Adamin biri misafirlige gitmis.Aksam olunca haliyle sormuslar;
-''Pardon arkadas demisler kari-koca.''Bizim odada mi yatarsin,bebegin odasinda mi,
yoksa bos odada mi?''
Adam dusunmus:Kari-kocanin yaninda yatilmaz,bebekte uyabir aglarsauykusu kacacak
ben bos odada yatarim demis.Sabah olunca adam elini yuzunu yikamis ,bir de bakmis cok
guzel,huri gibi bir kiz adama havlu tutuyor,
Adam-''Kizimsenin adin ne ?''diye sormus.
Kiz-''Bebek,ya sizin isminiz?...
Adam-''Essek kizim esseeeek.
fıkranın devamı
İlkolkuda uc cocuk bebeklerin nasil dunyaya geldigini konusoyormus
Dursun:
-Bizum ailede hep leylekler getirir.
Fadime:
-Bizde gul bacesinde bulunur.
Temelcik:
-Piz faciriz, pizde bebekleri annem kendisi yapayi!
fıkranın devamı
Kucuk kiz sinifta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldiriverdi: "Ogretmenim ben bisey sormak istiyorum!!" "Evet seni dinliyoruz..?" "Benim anneannemin bebegi olur mu???" Ogretmen tabi cok sasirmis ama "anneanneler bebek yapmak icin biraz yaslidirlar" diye gülumsemis.. Bizim bidik yine sormus: "Peki annemin bebegi olur mu??" Ogretmen cevaplamis: "Annelerin bebegi olur ama yaslari ilerledikce bebekleri olma ihtimali de azalir" Derken kucuk kiz "Peki ogretmenim.."demis.. "ya benim bebegim olurmu??" Ogretmen gulmus: "Canim senin yasin daha cok kucuk, olur mu oyle sey??" Bunun uzerine arka siralardan erkek cocuklardan biri bagirmis: "BAAAAAK!!! BEN SANA BISEY OLMAZ DEMEMIS MIYDIM".
fıkranın devamı
Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer.
- Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar.
Satici
- Hangisi beyim ? ve devam eder :
- Barbie spora gidiyor 19.95 usd
- Barbie alisverisde 19.95 usd
- Barbie discoda 19.95 usd
- Barbie plajda 19.95 usd
- Barbie bosandi 265 usd
Adam sasirir.
-Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ?
Satici cevaplar :
- Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz.
fıkranın devamı
Bir çocuğa öğretmeni bana 4 tane cümle yaz demiş.
Çocuk babasının yanına gitmiş babasına baba bana bir cümle yaz demiş baba:git başımdan eşaleşek demiş.Çocuk bu sefer annesinin yanına gitmiş anne bana bir cümle söyle demiş anne:hadi yatağa gidelim yemek bitti şekerim demiş.Çocuk bu sefer ablasının yanına gitmiş abla bana bir cümle söyle demiş abla:bugün görüşemem çünkü randevum var demiş.Sonra çocuk bebek kardeşinin yanına gitmiş bebek bana bir cümle söyle demiş bebek:pili bitti pili bitti demiş.Sonra çocuk öğretmenine cümleleleri söylemiş öğretmeni söyle cümlelelerini demiş çocuk git başımdan eşaleşek demiş 2yi oku demiş yatağa gidelim yemek bitti şekerim demiş öğretmen hadi müdüre gidelim demiş çocuk bugün gelemem randevum var demiş sonra müdüre gitmişler müdür bayılınca çocuk pili bitti pili bitti demiş.
fıkranın devamı
Kategoriler
Dost Siteler
etiketlerDoğumevi b__15_[1] Neden Gerçekler Topaç Süper vermemiş Orman Kadınlarla Kekeme Hangi tavsan Subaşının Balık Sevgili Prezervatif Devletin yigit-ozgur-1362 Kaplumbağa Donanım Yanlış Temelin Kamp Ürün Beleşci Ağustos Beraat azrail16pu İki Kepçe Kompleks Mart Suçluları Vakit Piyango Bakış Fotoğraf Baş Soğuk Temel Komutanın Çiçeğin Miyav Marifetli yigit-ozgur-1420 üç Terlik Düdük Cennet Şişe İstifa Kartvizit Morg Değeyi şantiye Tövbekar Arkadaşlar Tezek