Benimkini Fıkraları

loading...


Temel ile dursun uzun zamandır birbirlerini görmüyorlarmış.büyük bir alışveriş merkezinde karşılaşmışlar.ikiside panik içindebirbirlerine eşlerini görüp görmediklerini sormuşlar.ama ikiside birbirlerinin eşlerini tanımıyorlarmış ve birbirlerine tarif etmeye başlamışlar.temel ''benim kerım 1.80 boyunda, sarışın, mavi gözlü, 90 60 90ebadında güzel bir kadın.'' demiş."ya senin karın nasıl?"diye sormuş temel.dursun"benimkini boşver.seninkini arayalım" demiş.

fıkranın devamı


Küçük çocuk babasına 'Babacığım evlenmek
kaca malolur ?'
Baba 'Bilmiyorum oğlum, hala ödüyorum.'

İlan
Adam gazeteye 'Eş aranıyor' ilanı vermiş.
Ertesi gün yüzlerce mektup almış.
'Benimkini alabilirsin!'

Melek
Birici adam gururla 'Benim karım bir melek'
İkinci adam 'Şanslısın benimki hala yasıyor.'

Akıllıca
Kadın adama 'Siz üçüncü kocama ne kadar
benziyorsunuz !'
Adam 'Yaa! Kaç kez evlendiniz?'
Kadın 'İki'

Değişmez
Genç çocuk babasına 'Baba Afrika'nın bazı
yerlerinde erkeğin evlenene kadar karısını
tanımadıgı doğru mu?'
'Evet ama oğlum bu her ülkede böyle.'

fıkranın devamı


temel ile dursu uzun zamandır birbirlerini görmüyorlarmış bir büyük bir alışveriş merkezinde karşılaşmışlar.ikiside panik icinde birbirlerine eşlerini görüp görmedıklerinı sormuslar.ama ıkısıde bırbırlerının karılarını tanımıyormus ve bırbırlerıne tarıf etmeye baslamıslar: temel benım karım 1.80 boyunda, sarısın, mavi gözlü,90-60-90 ebadında güzel bır kadın demis ya senın karın nasıldı demıs.dursun cevap vermıs:benımkını bosver senınkını arıyalım demıs



fıkranın devamı


BİZİM TEMEL PARAŞÜTÇÜ OLMUŞ.BİR GÜN TEMEL'E HOCASI TEMEL GİT İKİ GÜN AİLENİ ZİYARET ET DEMİŞ GELİNCE BÜYÜK GÖSTERİ YAPACAĞIZ.TEMEL GİTMİŞ İKİ GÜN ANNESİNİ BABASINI GÖRMÜŞ HASRET GİDERMİŞ.GİDECEĞİ GÜN ANNESİ TEMEL'E OĞLUM ATLAMA SENİN PARAŞÜTÜN AÇILMAYACAK RÜYAMDA GÖRDÜM DEMİŞ.TEMEL HOCASININ YANINA VARINCA HOCASINA OLAN BİTENİ ANLATMIŞ.HOCASI TEMEL'İ İKNA EDEMEMİŞ VE SONUNDA TAMAM SEN BENİMKİNİ AL DEMİŞ.NEYSE UÇAĞA BİNMİŞLER TEMEL HOCASININ PARAŞÜTÜNÜ ALMIŞ VE ATLAMIŞ.BİRAZ GITMİŞ İPİ ÇEKMİŞ AÇILMIŞ DERKEN YANINDAN HIZLA HOCASI GEÇMİŞ.TEMEL HOCASIN ARKASINDAN BAĞIRMIŞ.HOCAM NEREYE GİDİYORSUNUZ?HOCASI TEMEL'E ''ANANIN YANINA ANANIN'' DEMİŞ



fıkranın devamı


İki genç kız, o akşamki partiden söz ediyorlar.
- Benimki bir öpücük istedi, öyle heyecanlandım ki, o anda bayıldım.
- Benimkinin ne istediğini duysan düşüp ölürdün!

fıkranın devamı


Bir keresinde, Hoca Aksehir'de ki mahkemeye kadi tayin edilir. Bir gun bir adam kosarak mahkemeye gelir ve Hoca'ya:
-Farzedelim iki inek mera da dovustu ve biri oldu, Hoca Efendi. Oldurenin sahibi sorumlu tutulacakmidir?
Adamin hilekar gozlerini farkeden Hoca dikkatliydi.
-Yerine gore, der, hukum vermeden.
-Karar vermene yardimci olabilir, Hoca Efendi. Senin inek benimkini oldurdu!.
-Bu halde, genel olarak bilindigi gibi inekler hayvandir. Hayvanlara sebep baglanmadigindan dolayi, kesinlikle sorumsuzlardir. Bu yuzden de, sahibi sorumlu tutulamaz!
-Ozur dilerim, Hoca Efendi, dilim surctu. Benim inek seninkini oldurdu demek istemistim!
Bu haber uzerine, Hoca'nin kani beynine sicrar. Sakalini ceker, kalkar ve yeniden oturur.
-Bu ilk dusundugumden daha karmasik bir durum, der. Memurlugunun tum agirbasliligiyla katibine doner ve ekler "yaninda ki rafta duran kara kapli kitabi ver bakayim!"



fıkranın devamı


Bir tatbikat sırasında paraşütçü komandolar uçaktan atlıyorlardı. Atlama sırası gelen en son paraşütçü epey bir vakit geçtiği halde atlamamıştı. Komutan sinirli bir şekilde "Atlasana oğlum" diye bağırdı.
Paraşütçü "Atlamam komutanım"
Komutan iyice sinirlenmişti "Ne demek atlamam lan sana emrediyorum çabuk atla" deyince, asker;
"Komutanım bırak emretmeyi, öldür yine atlamam." diye cevap vermişti.
Komutan bakmış olacak gibi değil, rica eder bir tavırla;
"Bak oğlum aşağıda benim komutanlarım var, onlarda benden hesap sorarlar, haydi atlayıverde senni yüzünden benim başım belaya girmesin."
Asker inadım inat cinsinden,
"Atlamam komutanım"
"Peki neden atlamıyorsun evladım, geçerli bir sebebin varmı?"
"Komutanım benim annem çok mübarek bir kadındır, gördüğü bütün rüyalar çıkar. Sabah telefon açtı, oğlum rüyamda senin paraşütün açılmadığını gördüm sakın atlama dedi, onun için atlamıyorum." deyince komutan,
"Oğlum inanma böyle şeylere hadi atla gözünü seveyim." diye yalvarıyordu asker ise kararından vazgeçmiyor "Atlamam" diye diretiyordu. Ne yapacağını şaşırmış olan komutan çaresizlik içinde,
"Peki oğlum gel paraşütleri değişelim, benimkini sen tak, seninkini ben, o zaman atlarmısın?" diye ümitsizce sordu. Asker bu teklife olumlu baktı ve kabul etti paraşütleri son sürat değiştirdiler ve delikanlı kendini uçaktan boşluga bıraktı. Paraşütü açıldı ve sakin süzülürken yanından,
-Ananııı!!! diye komutanının feryadı geçip gitmiş, asker komutanının feryadınının sonunu bile duyamamıştı.

Bir tatbikat sırasında paraşütçü komandolar uçaktan atlıyorlardı. Atlama sırası gelen en son paraşütçü epey bir vakit geçtiği halde atlamamıştı. Komutan sinirli bir şekilde "Atlasana oğlum" diye bağırdı.
Paraşütçü "Atlamam komutanım"
Komutan iyice sinirlenmişti "Ne demek atlamam lan sana emrediyorum çabuk atla" deyince, asker;
"Komutanım bırak emretmeyi, öldür yine atlamam." diye cevap vermişti.
Komutan bakmış olacak gibi değil, rica eder bir tavırla;
"Bak oğlum aşağıda benim komutanlarım var, onlarda benden hesap sorarlar, haydi atlayıverde senni yüzünden benim başım belaya girmesin."
Asker inadım inat cinsinden,
"Atlamam komutanım"
"Peki neden atlamıyorsun evladım, geçerli bir sebebin varmı?"
"Komutanım benim annem çok mübarek bir kadındır, gördüğü bütün rüyalar çıkar. Sabah telefon açtı, oğlum rüyamda senin paraşütün açılmadığını gördüm sakın atlama dedi, onun için atlamıyorum." deyince komutan,
"Oğlum inanma böyle şeylere hadi atla gözünü seveyim." diye yalvarıyordu asker ise kararından vazgeçmiyor "Atlamam" diye diretiyordu. Ne yapacağını şaşırmış olan komutan çaresizlik içinde,
"Peki oğlum gel paraşütleri değişelim, benimkini sen tak, seninkini ben, o zaman atlarmısın?" diye ümitsizce sordu. Asker bu teklife olumlu baktı ve kabul etti paraşütleri son sürat değiştirdiler ve delikanlı kendini uçaktan boşluga bıraktı. Paraşütü açıldı ve sakin süzülürken yanından,
-Ananııı!!! diye komutanının feryadı geçip gitmiş, asker komutanının feryadınının sonunu bile duyamamıştı.



fıkranın devamı


dursunla temel at almışlar yolda gelirken dursun ağlamaya başlamış noldu dursun diye sormuş temel yaa temel biz bu atları nasıl ayırt edicez temel demiş ben benimkinin kuyruğunu keseyim gece cemal ahıra girer ve öbür atında kuyruğunu keser sabah gene aynı dursuna ğlar ve temel bir çare bulur ula dursun siyah olan senin olsun beyza olan benim olsun daaa

fıkranın devamı


temel ile dursu uzun zamandır birbirlerini görmüyorlarmış bir büyük bir alışveriş merkezinde karşılaşmışlar.ikiside panik icinde birbirlerine eşlerini görüp görmedıklerinı sormuslar.ama ıkısıde bırbırlerının karılarını tanımıyormus ve bırbırlerıne tarıf etmeye baslamıslar: temel benım karım 1.80 boyunda, sarısın, mavi gözlü,90-60-90 ebadında güzel bır kadın demis ya senın karın nasıldı demıs.dursun cevap vermıs:benımkını bosver senınkını arıyalım demıs.

fıkranın devamı


BİZİM TEMEL PARAŞÜTÇÜ OLMUŞ.BİR GÜN TEMEL'E HOCASI TEMEL GİT İKİ GÜN AİLENİ ZİYARET ET DEMİŞ GELİNCE BÜYÜK GÖSTERİ YAPACAĞIZ.TEMEL GİTMİŞ İKİ GÜN ANNESİNİ BABASINI GÖRMÜŞ HASRET GİDERMİŞ.GİDECEĞİ GÜN ANNESİ TEMEL'E OĞLUM ATLAMA SENİN PARAŞÜTÜN AÇILMAYACAK RÜYAMDA GÖRDÜM DEMİŞ.TEMEL HOCASININ YANINA VARINCA HOCASINA OLAN BİTENİ ANLATMIŞ.HOCASI TEMEL'İ İKNA EDEMEMİŞ VE SONUNDA TAMAM SEN BENİMKİNİ AL DEMİŞ.NEYSE UÇAĞA BİNMİŞLER TEMEL HOCASININ PARAŞÜTÜNÜ ALMIŞ VE ATLAMIŞ.BİRAZ GITMİŞ İPİ ÇEKMİŞ AÇILMIŞ DERKEN YANINDAN HIZLA HOCASI GEÇMİŞ.TEMEL HOCASIN ARKASINDAN BAĞIRMIŞ.HOCAM NEREYE GİDİYORSUNUZ?HOCASI TEMEL'E ''ANANIN YANINA ANANIN'' DEMİŞ

fıkranın devamı


Bir tatbikat sırasında paraşütçü komandolar uçaktan atlıyorlardı. Atlama sırası gelen en son paraşütçü epey bir vakit geçtiği halde atlamamıştı. Komutan sinirli bir şekilde "Atlasana oğlum" diye bağırdı.
Paraşütçü "Atlamam komutanım"
Komutan iyice sinirlenmişti "Ne demek atlamam lan sana emrediyorum çabuk atla" deyince, asker;
"Komutanım bırak emretmeyi, öldür yine atlamam." diye cevap vermişti.
Komutan bakmış olacak gibi değil, rica eder bir tavırla;
"Bak oğlum aşağıda benim komutanlarım var, onlarda benden hesap sorarlar, haydi atlayıverde senni yüzünden benim başım belaya girmesin."
Asker inadım inat cinsinden,
"Atlamam komutanım"
"Peki neden atlamıyorsun evladım, geçerli bir sebebin varmı?"
"Komutanım benim annem çok mübarek bir kadındır, gördüğü bütün rüyalar çıkar. Sabah telefon açtı, oğlum rüyamda senin paraşütün açılmadığını gördüm sakın atlama dedi, onun için atlamıyorum." deyince komutan,
"Oğlum inanma böyle şeylere hadi atla gözünü seveyim." diye yalvarıyordu asker ise kararından vazgeçmiyor "Atlamam" diye diretiyordu. Ne yapacağını şaşırmış olan komutan çaresizlik içinde,
"Peki oğlum gel paraşütleri değişelim, benimkini sen tak, seninkini ben, o zaman atlarmısın?" diye ümitsizce sordu. Asker bu teklife olumlu baktı ve kabul etti paraşütleri son sürat değiştirdiler ve delikanlı kendini uçaktan boşluga bıraktı. Paraşütü açıldı ve sakin süzülürken yanından,
-Ananııı!!! diye komutanının feryadı geçip gitmiş, asker komutanının feryadınının sonunu bile duyamamıştı.

fıkranın devamı


İki berduş Temelle İdris giderlerken ormanda bir lamba bulurlar. Lambayı ovalayınca içeriden bir cin çıkıp ....
- " Şu anda iş üstündeyim, siz simdi dilek dilemek için süre istersiniz. İyisi ben size üç yumurta veriyim, karar verince kırarsınız, dileği dilerisiniz" demiş ...
Yıllar sonra Temelle İdris karşılaşmışlar. İdris acayip zengin, Temel ise üstü bası gene dökülüyor.Temel
- " Ula İdris sen ne yaptın böyle oldun ?" diye sormuş ...
- " 1.yi. kırdım, çok para diledim .... 2.yi kırdım, dünyada esi benzeri olmayan güzellikte bir ev diledim ..... 3. de kadınların hasta olduğu bir adam olmayı diledim. Peki sen diledin hala bu haldesin ya?
-" Valla eve gittim , o anda 1. Yumurta yere düstü kırıldı, ha siktir dedim, bütün ev s..klerle doldu, 2.yi kırdım. Ula götür bu s..kleri dedim. 3. Kırdım ulan getir benimkini geri dedim.

fıkranın devamı


Bir keresinde, Hoca Aksehir'de ki mahkemeye kadi tayin edilir. Bir gun bir adam kosarak mahkemeye gelir ve Hoca'ya:
-Farzedelim iki inek mera da dovustu ve biri oldu, Hoca Efendi. Oldurenin sahibi sorumlu tutulacakmidir?
Adamin hilekar gozlerini farkeden Hoca dikkatliydi.
-Yerine gore, der, hukum vermeden.
-Karar vermene yardimci olabilir, Hoca Efendi. Senin inek benimkini oldurdu!.
-Bu halde, genel olarak bilindigi gibi inekler hayvandir. Hayvanlara sebep baglanmadigindan dolayi, kesinlikle sorumsuzlardir. Bu yuzden de, sahibi sorumlu tutulamaz!
-Ozur dilerim, Hoca Efendi, dilim surctu. Benim inek seninkini oldurdu demek istemistim!
Bu haber uzerine, Hoca'nin kani beynine sicrar. Sakalini ceker, kalkar ve yeniden oturur.
-Bu ilk dusundugumden daha karmasik bir durum, der. Memurlugunun tum agirbasliligiyla katibine doner ve ekler "yaninda ki rafta duran kara kapli kitabi ver bakayim!"

fıkranın devamı

Bir gün adamın biri uykusunda bir rüya görür rüyasında sakallı yaşlı bir amca : Bak yavrum...
fıkranın devamı

Jack ve arkadasi Bob, kayak yapmaya Kuzeye gitmisler. Bir kaç saat yol aldiktan sonra korkunç bir ...
fıkranın devamı

Kadin kocasina: - Bizim oglan büyüdü artik. Ona bazi seyleri anlatmalisin. Bu senin görevin. - Y...
fıkranın devamı

Hayvanlar alemi parasızlıktan kırılıyormuş. Hiç kimsede metelik yokken Tavşan her akşam bar...
fıkranın devamı

2 adam Akmerkez de karilarini kaybetmis hararetle ariyorlarmis. Ortada kosusturup dururken birbirler...
fıkranın devamı

Adam gazeteye 'Eş aranıyor' ilanı vermiş.Ertesi gün yüzlerce mektup almış."Benimkini alabili...
fıkranın devamı

İki berduş Temelle İdris giderlerken ormanda bir lamba bulurlar. Lambayı ovalayınca içeriden b...
fıkranın devamı

ismi; HADİ BİRLİKTE ARAYALIM
Tarih: 28.05.2004

İki adam Akmerkez'de karılarını kaybetmiş hararetle arıyorlarmış.
Ortada koşuşturup dururken birbirlerine çarpmışlar.
- ''Ne oluyor birader'' demeye kalmamış, birisi;
- ''Kardeş kusura bakma karımı kaybettim'de onu arıyorum'' demiş.
Diğeri;
- ''sende kusura bakma ama bende karımı arıyorum'' demiş.
Adamlardan birinin aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki;
- ''Arkadaşım madem ikimizde karılarımızı arıyoruz, karılarımızın tipini birbirimize tarif edelim ve ayrı ayrı yerlerde aramaya başlayalım eğer rastlarsak saat 12'de Mac Donalds'ın önüne gitmesini söyleriz'' demiş.
Diğeri;
- ''tamam'' demiş ve başlamış karısını tarif etmeye;
- ''Benim karım sarışın, mavi gözlü, 21 yaşında, 1.75 boyunda, 60 kg, topuklu beyaz ayakkabı ve kırmızı mini etekli tek parça elbise giyiyor'' demiş.
Ve diğer adama;
- ''Senin karın nasıl biri'' diye sormuş.
Diğer adam;
- ''*iktiret benimkini seninkini arıyalım''...

fıkranın devamı

1.Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer.
İstediğin yemeği sipariş edersin sonra yanındakinin istediği yemeği
görüp:
-"Keşke onu isteseydim"
dersin.
2.Bir davette bir hanım arkadaşına sorar:
-"Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun?"
Diğer hanım cevap verir:
-"Evet yanlış adamla evliyimde ondan"
3.Bir adam evlenene kadar eksik sayılır evlenince tam bitmiş olur.
4.Bir genç babasına sorar:
-"Baba evlenmek kaça malolur?"
Baba cevap verir:
-"Bilmiyorum oğlum,ben hala ödüyorum."
5.Adam anlatıyormus:
-"Evlenene kadar mutluluğun ne olduğunu bilmezdi, sonra da geç oldu."
6.Yeni evlenmiş bir adam mutlu ise nedenini hemen anlarız.
On yıllık bir adam mutlu ise nedenini merak ederiz!
7.Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler,
İkinci yılında kadın konuşur adam dinler,
üçüncü yılında her ikiside konuşur,komşular dinler.
8.Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır:
-"Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım."
Adam cevap verir:
-"Evet çok aşıktım farkedemedim."
9.Bir adam gazeteye ilan vermis:
-"Eş arıyorum"
Ertesi gün yüzlerce mektup almış.
Hepsi aynı şeyi söylüyormuş
-"Benimkini alabilirsin."
10.Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz:
Ya arabası yenidir,ya da karısı!

fıkranın devamı

Geçmişlerde çadırlarda durulurken,aralarına maddiyat giren iki eski sevgili buluşmanın yolunu bulmuşlar,çadıra delik açıp geceleri hasret giderirken kocası farkına varır,karısına:
-Ne yapıyon öyle? Kadın cevap verir:
-Mayasıl olmuşta ineğe yalatıyon. Kocası:
-Bendede aynı dert var kaçıl ordan acıkda benimkini yalasın. Çaresiz kadın yer verir kocası deliğe kıçını dayar,diğeri nasipde buda varmış deyip geçirmiş.
Adam can acısıyla kalkmış ve :
-Şeftali gibi olunca yalıyorsunda kabak gibiyi görünce boynuzunumu sokman lazım.demiş.
fıkranın devamı

Çingenenin birine piyanğodan büyük ikramiye çıkmış. Adamın karısı her gün kendine bir bilezik alır olmuş. Kadının kardeşi merak edip ablasına bunun sırrını sormuş. Ablası da;
- ''Kızım eniştene her gece verişimde bir bilezik sözü alıyorum'' demiş.
Baldız'da iştahlanmış;
- ''Enişteme söylesem bana kolye alır'mı?'' demiş.
Ablası'da;
- ''Alır tabi'' demiş.
Baldız eniştesine;
- ''Enişte bana bu gece kolye alırmısın?'' demiş.
Eniştesi'de;
- ''Alırım tabi ama benimkini ağzına alıp, saksafon çekmen gerekli'' demiş.
Baldız başlamış saksafona. Biraz sonra suratını ekşiterek eniştesine;
- ''Ya enişte dalgan çok pis kokuyor'' demiş.
Eniştesi'de;
- ''Ee baldız, akşam kayınçoya motor aldık'' ondandır!
fıkranın devamı

yaşlı kadın kocasına rüyasını anlatır:rüyamda pazara gidiyordum ama s.k pazarı her çeşit var koco koca şekil şekil. kocası hemen benimkinide gördünmü diye sormuş. kadında: hıı tezgahın kenarında eciş bücüş duruyodu demiş. buna çok bozulan adam intikamını acı almış: bende geçen öyle bi rüya görmüştüm a. pazarındaydım dar dar şekil şekil. kadın atlamış hemen ya benimki varmıydı.adamda: tabii karıcım pazar içine kurulmuştu
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama