Berber Fıkraları

loading...

Berbere gelen rahip saçlarını kestirir. Berbere teşekkür eder ve borcunu sorar…..

Berber:
– “Siz kutsal bir insansınız. Sizden nasıl para alırım. Sizi tıraş etmek benim için şereftir.”
Rahip tekrar teşekkür eder ve gider. Berber ertesi sabah dükkanı açmaya geldiğinde kapısında 5 altın lira bulur.
Bir kaç gün sonra bir budist rahip gelir dükkana. Saçlarını kestirir, borcunu sorar.

Berber:
– “Siz ruhani bir lidersiniz. Sizden nasıl para alırım. Sizi tıraş etmek benim için şereftir.”
Budist rahip teşekkür eder gider. Berber ertesi sabah dükkanı açmaya geldiğinde kapısında 5 yakut bulur.
Ertesi hafta bir imam girer dükkandan içeri. Saçını kestirir ve elini cüzdanına atar.

Berber:
– “Sakın ha” der.. “Siz bir inanç adamısınız.. Sizden nasıl para alırım? Dükkanıma ve bana şeref verdiniz.. Güle güle gidin..”
İmam gider.

Berber ertesi sabah dükkanı açmaya gelir, bakar ki; kapıda 5 imam vardır.

fıkranın devamı

Kısa Anekdotlar


1) Bir erkek ve bir kız kedi saklambaç oynuyorlarmış. Kız kedi demiş ki; "Eğer beni bulursan, ben seninim. Eğer ki bulamazsan dolaptayım"

2) Müdür geçen hastalandı ve bunu facebook'ta paylaştı. Paylaşımı kısa bir kelime "Hastalandım.". Bunu 1 dakikadan az sürede 16 kişi beğenmiş durumda. Onu gerçekten kimse sevmiyor olmalı.

3) Bir gün bir adam tanımadığı bir berbere gidiyor. Berber iki defa adamın canını yakacak şekilde kesiyor. Berber durumu yumuşatmak için,

- Daha önce bize uğramış mıydınız?, diyor. Adamın cevabı ise oldukça ironik,
- Hayır kolumu savaşta kaybettim.

fıkranın devamı


Kayserili tras olacakti. Berber buyurub deyip döner koltugu gösterince koltugu cevirdi, sirti aynaya gelecek sekilde oturdu. Berber sasirdi:
- Beyefendi, neden ters oturdunuz?
Kayserili, telassiz:
- Sabah sabah, dedi, Gayserili yüzü görmek istemem de...




fıkranın devamı


Bir genç berbere gider ve koltuğa yerleşir.Beş dakika sonra kendisini traş etmekte olan gencin tam sarhoş olduğunu farkeder....
İyi kalpli adamın yüzü her yandan başlar kanamaya.Çok çekingen olmasına rağmen, yavaşça der :
-Görüyormusun insan çok içince neler oluyor!...
Berber yanıt verir :
-Ben de size tam bunu söyleyecektim!Deriyi sertleştiriyor!...

fıkranın devamı


İş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir.
Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk
görürler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar;
-"Bu çocuk var ya,dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi..."
Berber çocuğa seslenir:
-"Ali, buraya gel!". Bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi" diye fısıldar ve bir elinde beş yüz bin, diğer elinde beş milyonluk bir
banknot olduğu halde çocuğa sorar:
-"Hangisini istiyorsan alabilirsin?"
Çocuk dalgın dalgın bir beş yüz bine bir de beş milyona bakar ve sonunda beş yüz binlik banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.
Berber işadamına döner ve gülerek:
-"Gördün mü? Sana söylemiştim." der.Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali'yi görür. Yanına giderek, neden beş milyonluk değil de, beş yüz binlik banknotu aldığını sorar.Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir :
-Eğer beş milyonluğu alırsam oyun biter!"

fıkranın devamı

Adamın biri askere gider .herkes birbirine ne iş yaptığını sorar.sırasıyla terzi, bakkal, be...
fıkranın devamı

Kayserilinin biri berbere gitmiş.Sırtını aynaya dönerek berber sandalyesine ters oturmuş.Berbe...
fıkranın devamı

Adamın biri bir berbere gelir ve şöyle bakındıktan sonra, sırada kaç kişi var diye sorar?- B...
fıkranın devamı

Bir gün hastaneden bir deli kaçar. Radyolarda anons yapılır çok tehlikeli bir deli kaçmıştı...
fıkranın devamı

Bakanliklar Caddesinde mutevazi bir berber dukkani...Mutevazi ama unlu bir berber dukkani...Fikret u...
fıkranın devamı

Atın biri bir gün berbere gitmiş. Berber at'a sormuş-saç mı? sakal mı ? diyeBuarada berberin ...
fıkranın devamı

Kayserili tras olacakti. Berber > deyip döner koltugu gösterince koltugu cevirdi, sirti aynaya gel...
fıkranın devamı

Bıçkın delikanlının biri...Berber dükkanından içeriye kafasını uzatmış, o sırada müşt...
fıkranın devamı

Temel berberde saçını kestirirken, Ankara'ya gidip Cumhurbaşkanını göreceğini söylemiş. Be...
fıkranın devamı

İstanbul'da bir berberde, Dursun Karadenizlilerin çok cesur erkekler olduğunu, sabunsuz traş old...
fıkranın devamı

3 saç teli olan adamın biri bir gün berbere gitmiş berber sormuş : -"Nasıl yapalım abi?".Adam...
fıkranın devamı

Bir buroda biri sarisin, biri esmer ve biri kumral uc kadin; bir bayan sefin sekreteri olarak calisi...
fıkranın devamı

Bir büroda biri sarışın, biri esmer ve biri kumral üç kadın, bir bayan şefin sekreteri olarak çalışıyorlarmış. Bakmışlar ki şefleri her çarşamba günü iş saatinden bir-iki saat önce bürodan tüyüp gidiyor. Bir süre sonra kendi aralarında o halde biz de şef gider gitmez erken kaçalım diye anlaşmışlar.
Ertesi çarşamba şef gider gitmez bunların üçü de erkenden tüymüşler. Esmer olan çarşıya gitmiş, alış, verişini yapmış, zamanını değerlendirmiş. Kumral önce bir berbere gitmiş, sonra da çıkıp bir sinemaya girmiş. Keyifli bir öğleden sonrası geçirmiş. Sarışın ise doğru evine gitmiş. Kapıyı açmış, bakmış şefi ve kocası yatakta sarmaş dolaş. Hiç gürültü yapmadan kapıyı kapamış ve evden çıkmış gitmiş.
Ertesi çarşamba, şef yine erken tüyünce sekreterler hadi biz de gidiyoruz diye hazırlanmaya başladıklarında sarışın dönmüş ve;
- ''Yook! Ben yokum, öyle erken falan tüymem! Geçen defa az kalsın şefe yakalanıyordum''...
fıkranın devamı

KUTSAL ÜÇLEME
yalan

ŞİŞME ÖRDEK
Plastik kadın üreticilerinin zoofilileri de düşünmüş olmaları ne
büyük incelik...

CÜMLE İÇİNDE KULLANIMI
Bir kelimeyi bir salağın kafasına soka soka öğretmek istediğimizde Cümle İçinde Kullanımı'ndan yararlanırız. Cümle içinde kullanmamız gerekirse hah hah ha, ay ölcem...

ÇEK
Çekoslavak para birimi...

YUG
Yugoslavak para birimi... Hah hah hah amma safsınız lan. Buraya ne
yazsak salak gibi inanıyorsunuz ya.

BAYRAK
Ülkelerin gururunu, rakımını ve konfeksiyonel zevklerini simgeleyen
saten bez parçası... Bayrak bulunmadan önce göndere isteğe göre
sütyen, don, mini etek gibi daha cazip şeyler çekilirdi. Doğal
olarak okullardaki Cuma günleri törenlerinden de hiç bir öğrenci
kaçmazdı... Çünkü bayrağın henüz icat edilmediği o dönemlerde
törenlerde istiklal marşı yerine okul müdürleri daha yeni
öğrendikleri seks fıkralarını anlatırlar, böylece çocuklara
güleryüzlü olmayı öğretirlerdi. Sonra okulun en güzel kızının donu
çıkarılır ve saygı eşliğinde göndere çekilirdi. Bunu müteakip bütün
öğrenciler el pişirmece oynayarak evlere dağılırlardı... Hele
Pazartesi törenleri daha bir zevkli olurdu. Cuma günü donu göndere
çekilen kıza toplu halde tecavüz edilir ama onun da zevk alması
sağlanırdı... Şimdi dönüp o tatlı günlere baktığımda öğrencilerin
bayrak törenlerini kırmaya çalışmalarını daha iyi anlıyorum.

SUYUN KALDIRMA KUVVETİ
Arşimet bu kanunu bulmamış olsaydı gemiler suyun üzerinde duramayıp
hala batıyor olacaklardı.

CEZMİ ERSÖZ
Kör bir adamın resim yapmaya çalışması ne kadar takdire şayan bir
olaysa, aptal bir adamın yazı yazmaya çalışması da bence aynı oranda
takdire şayandır.

MÖÖ
Selam Aleyküm

MÖÖ
Aleyküm selam

HEADBENG
Salla başını al maaşını...

3.İNÖNÜ YASTIK SAVAŞI
Bazı olaylar ulusların kaderinde çok önemli roller oynadığı halde
bazen o ulusların tarihlerinde yer almayabilir. Mesela 1921 yılının
Ekim ayında İsmet İnönü komutasındaki Kuva-i Milliye ordusu Afyon
yakınlarında sayıca çok üstün olan Yunan ordusuyla büyük bir yastık
savaşına tutuşmuş, savaş sonrasında sersemleyen (sayıca üstün) Yunan
ordusunu Bilecik yakınlarındaki havuza dökmüşlerdir. Kurtuluş
savaşının kazanılmasında en büyük rolü 3.İnönü Yastık Savaşı
oynamasına rağmen bırakın tarih kitaplarında matematik kitaplarında
bile bu olayın bahsine rastlayamazsınız.

KABIZLIK
Kıç iştahsızlığı...

MÜSHİL
İştah şurubu...

REDİAL TUŞU
Pişkinlik de diyebiliriz yani...

21 PARE TOP ATIŞI
Atışı yaptıran generalin uğurlu sayısına göre bazen 24 pare, 8 pare
veyahut şekerpare bile olabiliyor.Ay ay ay hepten zırvaladık.
Hihehe...

NEVRUZ
Nevruz aslında sanıldığı gibi 21 mart'ta değil 18 martta
kutlanmalıdır. Atalarım, başlarına bela olan zalim hükümdar
Dehhak'tan kurtulabilmek için demirci Kava'dan yardım istediler.
Kava da onlara yardım sözü verdi. Buna göre Kava hükümdarı
öldürdüğünde işaret olsun diye bir ateş yakacak böylece kürtler
bayram hazırlığına başlayabileceklerdi. Kava cesurdu, yiğitti,
gözüpekti, fakat belleğinin güçlü olduğu pek söylenemezdi. Hükümdarı
öldürdüğünde yanına kiprit almamış olduğunu farketti. En yakın tekel
bayisinin de üç günlük uzaklıkta olduğunu söylersem Nevruz
bayramının bu gün neden geç kutlandığını sanırım daha iyi
anlayacaksınız.

BATI YAKASINDA YENİ BİR ŞEY YOK
Hala da yeni bir şey yok...

WILLIAM JAMES
Traş olurken aynaya bakmayı icad eden İngiliz bilimadamı ve
berberi...

KORKAKPARİS
Amma manyak bi milletiz ha! Kurtuluş savaşında kahramanlık gösteren
illerimize Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Gaziantep gibi ünvanlar
verildi. Peki ya bu savaşta yendiğimiz Fransızlar niye kendi
devletlerine Korkakparis, İngilizler Tırsaklondra, İzmir'de denize
döktüğümüz Yunanlar Atina'ya Islakatina ünvanlarını vermediler?
Sorarım!... Sordum bile!

KISA BOY KOMPLEKSİ
Kısa boy kompleksi

fıkranın devamı

Adamın biri yarın ölücem demiş, yarmışlar ölmüş...

Fatih Terim başka birşey temem!


Adamın biri yarın ölücem demiş. Yarmışlar ölmüş.
Muhahahauha.

Seni "engin" sordu, geçen gün.
- Hangi Engin?
- Pezevengin
hahahaa...


Oğlum hayırlı olsun. Araba almışsın.
- Evet aldık.
- Peki niye araba aldın? Kendine alsaydın ya !..


Adamın biri yerde elli bin lira bulmuş, ayaklı bin lira bulamamış.
Hohhhhoho....


A Şık oldum
B Şık olmadım
C Hiçbiri... (bu harbi iğrenç!!)


Berber:
-"Oğlum sana çok yakışıyor, gel sana güzel bir AMERİKAN KESİM yapalım!"
-"Yok be hacı! Bir değişiklik olsun, sen en iyisi bana bir KIBRIS RUM KESİMİ yap..."
ehu ehu..


Abü, duydun mu, 50 kişiyi taramışlar.
- Yapma ya, nerde?
- Marketin karşısındaki berberde ehüehü...


Köfteyle möfte arasında ne fark vardır?
cevap: Biri kıymadan yapılır diğeri mıymadan


Emel'in selamı var!
- Hangi Emel?
- HTML


Soru: Yangın dolabını açmışlar ne olmuş?
Cevap: Yang kızmış!
fıkranın devamı

1. Napıyosun?

-Telefonla konuşuyorum..

-Aaa sizin telefon konuşuyo mu?..

2. Basamakta durmayın otomatik kapı çarpar, böler, karekökünü alır.

3. Hangi çiçek hem kafaya takılabilir, hem de içinde çamaşır yıkanır?
Cevap: Fesleğen tabii ki de

4. Saç malanmaz, taranır...

5. Seven unutmaz olm, eight unutur...

6. 3 Japon sırayla uçaktan atlamış. Japonlar ölmüş,sıra ise kırılmış!..

7. 4 kişilik bi masa alcaktım vazgeçtim, kişiliksiz bi masa aldım!

8. Hadi oyun oynayalım.

Vazgeçtim, oymadan oynayalım!

9. Bir adamın ayakları tutulmuş, sonra da kulakları kiralanmış!..

10. İyi ki İtalya'da doğmamışız!.. Neden? Çünkü İtalyan'ca bilmiyoruz!..

11. Abi sizin araba ne malı? Alman malı! Bizimkide klimalı!!!

12. Adamın biri topalmış, karısı da oynamış...

13. Geçen gün arkadaşlarla fırında patates yiyorduk, fırın sıcak geldi
bahçeye çıktık?

14. Soru: Yangın dolabını açarsan ne olur?

Cevap:Yang kızar...

15. Soru:Padişah, tahta çıkınca ne yapmış?

Cevap:Tahtayı yerine taktırmış...

16. Adamın biri yarın ölücem demiş. Yarmışlar ölmüş...

17. Bir adam intahar edecekmiş, vaz geçmiş.

İki adam intahar edecekmiş, were geçmiş!!!

18. Soru: İnsanları niye kafasına su dökerek uyandırırlar?

Cevap: Çünkü suyun kaldırma kuvveti vardır.

19. Oğlum hayırlı olsun. Araba almışsın.

Evet aldık.

Peki niye araba aldın? Kendine alsaydın ya !..

20. Adamın biri elli lira bulmuş ama AYAKLI lira bulamamış!!!!

21. Abü, duydun mu, 50 kişiyi taramışlar.

Yapma ya, nerde?

Marketin karşısındaki berberde

22. "İyi günler, Aslı'yla görüşebilir miyim?"

"Aslı evde yok! Fotokopisi var!"

23. Dört yüz yetmiş üç yüz yetmemiş

24. Köfteyle möfte arasında ne fark vardır?

cevap: Biri kıymadan yapılır diğeri mıymadan

25. Emel'in selamı var!

Hangi Emel??

HTML

26. Kavun diyip geçme çünkü parola kavun değil !!!

27. Yarasa yararlı bir hayvandır. Yararlı bir hayvan olmasaydı yaramasa
derlerdi...

28. Geçen gün kamyonu sürdüm, Leonardo da Vinci

29. Fransızların nesi eksiktir ? "FRAN"ları tabii ki
fıkranın devamı

Dört arkadas barda muhabbete dalmistir. Içlerinden biri tuvalete gider. Üç arkadas sohbetlerine devam ederler.
Birinci adam oglundan söz eder, "Benim oglan araba yikamakla ise basladi. Bir baltaya sap olamayacagindan korkuyordum ama bir gün arabasini yikadigi adamlardan biri ona is teklif etmis. Sonra iyi bir araba saticisi oldu. Hatta o kadar iyi para kazandi ki geçenlerde bir arkadasinin dogum gününde ona Mercedes aldi !"
Ikinci adam da mevzuya girer, "Benim oglum da biraz problemliydi. Büyük bir emlak sirketinde çalisirken inanilmaz bir is kapti ve ondan sonra ilerledi acayip zengin oldu. Çalistigi sirketi de satin aldi. Bir arkadasinin dogum gününde ona bir ev bile hediye etti."
Digerlerini dinleyen üçüncü adam da heyecanla söz alir, "Aynen benimki de öyle. Ise bir borsa sirketinde temizlik elemani olarak basladi. Bir gün kendi kendine hesaplar yaparken patron tarafindan fark edilince broker oldu ve büyük basarilarla inanilmaz bir servete sahip oldu. Üstelik de en iyi arkadasina bir milyon dolarlik hisse senedi armagan etti !"
Bu sirada dördüncü adam tuvaletten çikmis ve sohbete katilmistir. Digerleri ona çocuklarindan bahsettiklerini söyleyince adam içini çekerek konusmaya baslar,
"Ehh...benim oglumun bir hayal kirikligi oldugunu itiraf etmeliyim. Dogru düzgün bir iste dikis tutturamadi, berber çirakligi falan yapti, eroine bulasti. Derken onun yoldan çikmis oldugunu fark ettim, maalesef homoseksüelmis ! Çok çok üzüldüm. Bir sürü erkekle birlikte oldugunu duydum."
Adam, gülümsemeye çalisarak konusmasina devam eder, "Ama ise iyi tarafindan bakmaya çalisiyorum. Geçen dogum gününde bu homoseksüel arkadaslari ona bir Mercedes, bir ev ve bir milyon dolarlik hisse senedi hediye etmisler !"
fıkranın devamı

Müşteri saçlarını kuvvetlendirici ilaç almak için eczaneye girdi. Eczacı bir şişe çıkarıp müşteriye uzattı. Müşteri şişeye şüpheli şüpheli baktıktan sonra "Eczacı bey; gerçekten de bu ilaç saçları kuvvetlendiriyor mu?" diye sordu.
Eczacı:
- Ne demek efendim. Müşterilerden biri bundan bir şişe kullandı. Zavallı iki yıl önce Berber Hasan'a gitmişti ama hala dönemedi bir türlü. Çünkü başının bir tarafının tıraşı bitmeden öbür tarafın tıraşı geliyor!
fıkranın devamı

Temel gelen misafiri kapıda karşıladı;
- Babamı mı görmeye geldiniz?
- Evet oglum...
- Siz berber misiniz?
- Hayır niçin sordun oğlum?
- Seni camdan görünce babam;
Dursun yine traşa geliyor demişti de...
fıkranın devamı

Galatasaray'linin biri berberde sacini kestiriyormus.
Berberin durduk yerde "Ilk gittigin maci animsiyor musun?" diye soracagi tutmus: "Evet, ne olacak?" demis bizimki sinirli sinirli. - Hangi macti?
- Bir Fenerbahçe maciydi.
- Kadikoyde mi?
- Evet, oradaydi."
Aradan bir-iki dakika gecmis. Berber yeniden sormus:
- Hangi macti demistin?
- Fenerbahçe maci.
- Nerede nerede?
- Kadikoy dedik ya!!
Bir-iki dakika sonra yine ayni hikaye:
- Demek hayatta gittigin ilk mac bir Galatasaray - Fenerbahçe maciydi ha?.
Bizimki sinirlenerek :
- Evet be, Fener maci dedik ya !...
Berber birkac dakika sonra ayni konuyu bir daha acmaya kalkisinca bizimki isyan etmis:
-Kardesim, ilk gittigim macin Fener maci oldugunu
elli kere soyledim. Niye yeniden yeniden soruyorsun?
Berber aciklamis :
- Fener deyince saclarin diken diken oluyor da, daha rahat kesiyorum :)))

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama