Bilim Fıkraları

loading...

Birkaç bilgin papaz, Nasreddin Hoca’nın cevaplayamayacağını sandıkları bir soruyla, karşısına çıkmak istemişler.- ̶...
fıkranın devamı


Karadenizliler, bir konferans düzenlerler.
Bu konferansa konuşmacı olarak ünlü bir
Amerikalı bilim adamı da davet edilir.
Amerikalı konuk, bir hafta erken gelir,
hem tatil yapar hem de Türkleri yakından tanıma
fırsatı bulur, halkla kaynaşır, kendini
sevdirir. Karadenizliler ile Amerikalı bilim
adamı hemen her konuda anlaşırlar uyum içinde
konferans biter.

Ayrılık günü gelir, Karadenizlileri alır bir
düşünce. Biz bu değerli bilim adamına nasıl
teşekkür edelim? Aralarında toplanırlar, başkan
konunun önemini vurgulamak için der ki:
Biz bu Türk dostu, değerli bilim adamına nasıl
bir hediye alalım ki bizi unutmasın? Hem
kullanışlı birşey olsun, hem her eline aldığında
bizi hatırlasın?"
Salonda kısa bir sessizlik olur, arka sıralardan
Temel elini kaldırır:

''Sünnet ettirelim..!"

fıkranın devamı


Bilimadamları çeşitli ülkelerin insanlarının sosyolojik yapılarını ölçmek için bir test yapmaya karar vermişler. İlk denemede üç kişi kullanılmış. Biri Fransız, biri Alman, diğeri de Türk. Etrafı aynayla çevrili bir odanın ortasına bir yatak konmuş. Yatağa üzerinde hiçbir şey olmayan dünya afeti bir kadın konmuş. Yatağın yanına da bir ütü masası, ütü ve birkaç buruşuk gömlek bırakılmış. Aynaların etrafına da bilimadamları toplanmışlar ki, denekler nasıl davranacak diye. Önce Fransız girmiş. Doğru yatağa koşmuş, kadına birkaç güzel laf söyledikten sonra aşk yapmış. Sonra da ütünün başına geçip gömlekleri ütülemiş. Arkasından Alman girmiş içeri. Kadına bir selam vermiş, sonra ütüleri bitirmiş ve kadınla aşk yapmaya girişmiş. Sonuncu giren Türk ise olayı izleyen bilimadamlarının hayret dolu bakışları arasında, kadını ütü masasının başına getirip "Ütüle bunları" demiş, aynı anda da aşk yapmaya başlamış. Sonunda bilimadamları denekleri sorgulamaya başlamışlar. "Davranış biçiminizi açıklayın" demişler. Fransız "Bizim için önce aşk gelir, sonra iş" demiş. Alman "Bizde önce iş, sonra aşk gelir" cevabını vermiş. Sıra Türk'e gelmiş. Şöyle demiş: "Bizde adettir, çalışanı becerirler."

fıkranın devamı



Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir.Amerikalılar anlatmaya başlar :
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk.Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya:
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık.Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.

fıkranın devamı


Temel, marsa gidecek ilk astronottur.

10 milyar dolarlik muhtesem bir uzay gemisi ile giden Temel"den dönüse dek haber alinamayacaktir.10 yil sonra geri döndügünde flaslar patlar herkes merakla etrafini sarar:

"Marsta hayat var mi???"



Temel omuzlarini silker:

"Yok ..."

Bilim adamlari, basin ve tüm dünya hayal kirikligi içindedir. Temel"i uçaga bindirip Trabzona ugurlarlar.Aksam evinde ailesi ile kendi dönüsünü seyreden Temel"in oglu sorar:

"Baba yaw hakkaten hayat yok muydu acaba?"

Temel yine omuzlarini silker:

"Haçan saat 11 dedin miydu bütün tükkanlar kapanaii! Sen puna hayat mi diisun?"

fıkranın devamı


Dünyadaki bütün bilimadamları insanın beyni olmayınca ne tepki vereceğini inceleyeceklermiş bunun icin venedikteki bir kayıkçıyı kullanacaklarmış oralarda kayıkçılar kurek çekerken ESKALAMİYA diyorlarmış.



ilk önce kayıkçının beyninin yarısını almışlar kayıkçı MİYA demeye başlamış.

sonra yarısını daha almışlar adam YA demeye başlamış.



en sonunda beyninin hepsinialmışlar adam başlamış:



ÇAY ELİNDEN ÖTEYE CİDELUM YALİ YALİ.....

fıkranın devamı


Dünyanin en ünlü bilim adami müthis bir bilgisayar icat etmis. Ancak icat
ettikten birkaç gün sonra ölmüs. Daha sonra Almanya dan, Japonya dan,
Italya dan, Ingiltere den, Fransa dan bilim adamlari ve Temel bir odada
toplanmislar. Herkes sirayla yan odaya girip bilgisayara bir soru soruyormus.
Bütün bilim adamlari içerde en fazla 10 sn. kalmis. Sira Temel e gelmis. Temel
30-35 dk. sonra çikmis odadan. Herkes merak içinde Temel e ne sordugunu
sormuslar. Temel :
- Napiyosundedim hiç bir cevap veremedi. Beklemekten canim sıkıldı ben de
disari çiktim...

fıkranın devamı


Temel Üniversite de profesörmüs ve çekirgeler konusunda bir arastirma
yapiyormus. Prof. Temel in arastirma notlari :
1.gün
- Çekirgenin 1 ayagini kopardigimizda, zipla deyince zipliyor.
2.gün
- Çekirgenin 2 ayagini kopardigimizdazipla deyince zipliyor.
3.gün
- Çekirgenin 3 ayagini kopardigimizda zipla deyince zipliyor.
4.gün
- Çekirgenin 4. ve sonuncu ayagini kopardigimizda kulaklari duymuyor..

fıkranın devamı


Temel Mars'a gidecek ilk astronotmus.10 yil sonraki dönüsüne kadar haber alinamayacakmis.

Temel yillar sonra görevi tamamlayip döndügünde flaslar patlamis,gazeteler,televizyonlar herkes merakla etrafini sarmis;

-Mars'ta hayat var mi?.. Temel omuzlarini silkmis;

-Yok...

Bilim adamlari,basin ve tüm dünya hayalkirikligi içindeymis..Temel'i uçaga bindirip Trabzon'a göndermisler.Aksam evinde, ailesiyle kendi dönüsünü izleyen Temel'e oglu sormus;

-Baba hakikaten hayat yok muydu orada?...

Temel yine omuzlarini silkmis?...

-Saat 11 dedin miydi,bütün dükkanlar kapaniyor...Sen buna hayat mi diyorsun?..

fıkranın devamı


Ünlü bir bilim adami özel otomobiliyle konferans vermeye giderken, uzun yillardir onunla çalisan soförü sikilarak bir teklifte bulunmus:
- Sizin konferanslarinizi dinleye dinleye virgülüne kadar ezberledim efendim, demis, ne olur izin verin bu konferansi da sizin yerinize ben vereyim...
Bilim adami öneriyi kabul etmis. Soför arka koltuga geçmis. Bilim adami soförün sapkasini giyip öne oturmus. Konferansin verilecegi salona varmislar. Soför kürsüye çikmis, hiç teklemeden çok güzel bir konusma yapmis. Ve sormus:
- Sorusu olan var mi?
Ülkenin ciddi bilim adamlarindan biri "var" demis ve oldukça zor bir soru sormus. Soför hiç tereddüt etmeden:
- Çok kolay bir soru bu, demis, soförüm bile bilir. Gidip çagirayim, sizin sorunuzu o yanitlasin...

fıkranın devamı

Karadenizliler, bir konferans duzenlerler. Bu konferansa konusmaci olarak unlu bir Amerikali bilim a...
fıkranın devamı

Temel 3.sınıfa giden oğlu idrise sorar;_Çarpım cetveli öğrendiniz mi?_Öğrendik baba der oğ...
fıkranın devamı

Bir Ingiliz doktor diyor ki :Tip bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamin beynini aliriz ve ba...
fıkranın devamı

Çok üzücü ama galiba doğru bir mantık..Asagidaki bilimsel aciklama ilginizi cekebilir...Mantik...
fıkranın devamı

Sosyolog ve bazı sosyal bilimcilerden oluşan bir grup sosyal araştırmacı terörün yoğun oldu
fıkranın devamı

Ünlü bir filozof dilbilim üzerine bir konuşma yapıyordu. Çifte olumsuzlamanın bazı dillerde ...
fıkranın devamı

Bir gün bir bilim adami yilbasi nedeniyle hastaneleri gezip akillanan delileri salmaya karar vermis...
fıkranın devamı

Bütün bebekler aynı sayıda hücreden oluşurlar. Embriyodaki hücreler 9 ay boyunca gelişerek
fıkranın devamı

Ahlak ve Mantik hocasi yeni ders yilinda sinifa bir bilmece ile girmis: "Saridir safran gibi, Okunur...
fıkranın devamı

Deney yapmak icin butun hayvanlari disisi erkegiyle bi gemiyetoplayan bilim adami, yolda butun erke...
fıkranın devamı

Bir gün bilim adamları bi Türk bi İngiliz ve Almanı teste tabi tutmaya karar verirler. Test iç...
fıkranın devamı

Temel bilim adamı iken temeli dünya bilimadamları toplantısına çağırırlar. avrupalı bilgin...
fıkranın devamı

Bilim adami Temel pirelerle deney yapiyor.Pireye sıçra diyor. Pire sicriyor. Zipla diyor: Pire zip...
fıkranın devamı

Bir matematikci, bir biyolog, ve bir fizikci sokak kahvesinde oturmuslar yolun karsi tarafinda ki bi...
fıkranın devamı

Dünyadaki bütün bilimadamları insanın beyni olmayınca ne tepki vereceğini inceleyeceklermiş ...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama