Boyacı Fıkraları

loading...

çok başarılı bir tıp öğrencisi okulunu bitirip jinekolog dr. olmuş fakat okuldan sonra kendi...
fıkranın devamı

Adamın biri kayseri meydanında ayakkabı boyatıyormus ayakkabısı nı boyayan cocukla dalga gecm...
fıkranın devamı

Üç arkadaş, üçü de birbirinin canı. Tek sorun yaşlarının artık fazlaca kemale erip, eşle...
fıkranın devamı

Kayseri`ye yeni gelen yabancı, ayakkabısını boyatırken boyacıya takılmış : -Siz Kayserilile...
fıkranın devamı

Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre b...
fıkranın devamı

Temel müdürüne gitmiş,-Evte poya var,Fadime'ye yardum etmem için pana izin verir misinuz?-Verem...
fıkranın devamı

Fenerbahçeli bir kardeşimizin sıçtığı an:

1994 yılıydı . Ali Sami Yen'de derbi var.Bir yolunu bulup Galatasaraylı bir arkadaşımın sayesinde bilet buldum. Ancak işin kötü yanı maçı Galatasaray tribünlerinden izleyecek olmamdı. Stada girerken cimbom'lu arkadaşım beni uyarmayı ihmal etmedi:
-Bana bak,maçı yanyana izleyeceğiz,Galatasaray tribünlerinde olduğunu unutma.
-Tamam diye kestirip attım maçın heyecanıyla.

Maçın başlamasına on dk. kala Galatasaray çıktı sahaya. Bir uğultu,gürültü anlatamam.
Ben de,kendi mi o atmosfere kaptırıp,Galatasaraylıların arasında olduğumu unutmuşum. Galatasaray MARSHALL BOYA logolu formasıyla tünelin ucunda görününce aynen şu kelimeler döküldü ağzımdan:

-Bak bak! çıktı yine amına kodumun boyacıları...
fıkranın devamı

Kayseri'ye yeni gelen yabancı, ayakkabısını boyatırken boyacıya takılmış:
- Siz Kayserililer esegi boyayip babaniza satarmissiniz. Nasil yapilir bu is?
Boyaci, firca sallamayi sürdürerek:
- Iste, demis.
- Esegi böyle boyariz!
fıkranın devamı

Üç arkadaş, üçü de birbirinin canı. Tek sorun yaşlarının artık fazlaca kemale erip, eşlerinin pek de genç olması. Günlerden bir gün biri diğerlerine:
- Beyler benim keyfim çok kaçık. Karım beni aldatıyor galiba. Üstelik de bir marangozla.

- Olmaz öyle şey, sen içini ferah tut, bizimkiler aldatmaaz... Ama nerden anladın?

- Karyolanın altında hep tahta talaşları görüyorum.

Derken ikincisi de karısından kuşkulanmaya başlar. Onun takıntısı da bir boyacı. Kuşkularının ana sebebi de karyolanın çevresindeki farklı renklerdeki çizikler ve üstüne üstlük bulunan iki adet fırça kılı.

Aradan zaman geçer ve nihayet üçüncüsü utana sıkıla derdini döker ortaya.
- Arkadaşlar benim derdim hepinizden büyük, üstelik tam bir felaket. Karım beni aylardır bir at ile aldatıyor.

Diğerleri:
- Saçmalama lan olmaz öyle şey!

- Nasıl olmaz? Ne zaman karyolanın altına baksam hep aynı jokeyi görüyorum.
fıkranın devamı

Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış:
- Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ?
- Ben yine iyi çalışıyorum
- İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.
- E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya basladı.

fıkranın devamı

Temel müdürüne gitmiş,
-Evte poya var,Fadimeye yardum etmem için pana izin verir misinuz?
-Veremem!

-Sağolun pana uygun bir çözüm bulacağunuzi piliydum..
fıkranın devamı

Kayseri`ye yeni gelen yabancı, ayakkabısını boyatırken boyacıya takılmış :
-Siz Kayserililer eşeği boyayıp babanıza satarmısınız.Nasıl yapılır bu iş?
Boyacı, fırça sallamayı sürdürerek :
-İşte, demiş, eşeği böyle boyarız!
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama