Bugün Fıkraları

loading...

Temel hayranı olduğu silahınıda yanına alarak Afrikaya gider. Başlar avlanmaya. Gün sonunda bir kahveye girer, bakar ki herkes; 'Bugün 2 aslan vurdum' 'Bugün 4 fil vurdum' Der, bizim temelde başlar atlamaya, 'Ben bir adet nobum vurdum' der. Adamlar 'Belli ki sorunu var' deyip duymazdan gelirler. Ertesi gün yine gün sonunda herkes marifetlerini söylerken, Temel 'Bu seferde 2 Nobum vurdum' der. Adamlar bir şey demezler bu seferde. Ve yine ertesi gün sonunda yine herkes başlar marifetlerini anlamaya, en sonunda temele sorarlar, Temel 'Bu Seferde tam 4 Nobum vurdum' der. Adamlar dayanamayıp, 'Yahu Temel nedir bu Nobum dediğin şey ?' Temel; 'Çalıların arasına silahımı uzatıyorum, 'Noooo bummmmm' 'Noo bummmmmmmm' Sesleri geliyor, ateşi bi atıyorum kara kara şeyler kaçışıyorlar' der.
fıkranın devamı

Hanımla Muhabbet Hoca bir gün karısına : - "Hatun" demiş, "Şu bizim komşu, çarıkçı, Mehmet ağanın adı neydi ?" - "Kendin söyledin ya, efendi" demiş karısı, "Mehmet ağa." - "Canım, dilim sürçtü işte... Ne iş yapar diyecektim." demiş Hoca. - "A efendi" demiş karısı, "kendin çarıkçı demedin mi?" - "Anlasana işte" demiş Hoca, "nerede oturuyor demek istedim." - "Efendi, bugün sana ne oluyor?" demiş karısı "Komşu" dedin ya..." Hoca birden sinirlenmiş. - "Aman be karı... Seninle de bir türlü konuşulmaz ki
fıkranın devamı

avcılar kahvehanede maceralarını anlatıyorlarmış,avcı nın birtanesi bugün tüfeğimi bir ateşledim 39 tane güvercin düştü birde baktımki saçmanın biri kırkıncıyı kovalıyor buna duyan şöför de demişki buda birşeymi bugün öyle bir virajdan döndümki dikiz aynasında arabanın arka plakasını okudum.
fıkranın devamı

Kadının Günlügü Bugün 3 yıl bitti... Onun karşısına gelinlikle çıktıgım günkü kadar mutluyum... Tanrım onu ne kadar seviyorum... Mükemmel bi erkek.. Cazibeli, yakışıklı anlayışlı, sevecen her şey var... Bugün cumartesi... Bıraktım arkadaşlarıyla eglensin... En sevdigi yemek olan pastırmalı kuru fasülye ile pilav yaptım... Yemek pişti demleniyor... Banyo yaptım. En sevdigi kıyafetimi giydim... Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacagız... Eve geldi sonunda Beni öpüşü biraz soguktu... Aklı başka yerde sanki.. Aman tanrım yoksa?... Arkadaşlarıyla ne yaptıgını sordum, agzında bişeyler geveledi.. Yemekte keyfi biraz yerine gelir gibi oldu.. Ama hala dalgın.. Hala uzak.. Hala kabuguna çekilmiş.. Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor... Benden genç mi acaba?... İş yerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın sakın?.. Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken dayanamadım, neyin var diye sordum.. Gülümsedi... Zoraki bir gülümseme.. Yok bir şeyim diye geçiştirdi... Belki de kilo alıyorum... Çok mu vırvır yapıyorum... Elini tuttum... Elimi okşadı, ama elle hissiz, parmak uçları soguk.. Stepe mi başlasam.. Çocuk mu istesem.. Yalan, yalan, yalan!... Bitti.. Bitti..Bitti.. Tanrım um... Kendimi son kez onun kollarına attım.. Aglaya aglaya uykuya dalmışım.. Erkegin Günlügü Ortada bir günlük bulunamadı... Sadece, uykuya dalmadan önce, belli belirsiz bir serzenişi yansıtan mırıltı duyuldu: Öff be takım yine yenildi... Ama kuru fasülye güzeldi..
fıkranın devamı

Temel ilkokul 1. sınıfa başlar,ilk gün koşa koşa eve gelir ve annesine Anne anne!Öğretmen bugün okulda sayı saymayı öğretti,herkes 9'a kadar ben 14'e kadar saydım.Karadenizli olduğum için mi Annesi:Evet yavrum karadenizli olduğun için. Temel çok sevinir,2. gün okula gider ve tekrar koşarak gelirve annesine Anne anne!Öğretmen okulda alfabeyi öğretti,herkes D'ye kadar,ben H'ye kadar sayabildim.Karadenizli olduğum için mi? Annesi:Evet yavrum karadenizli olduğun için. Temel artık yerinde duramaz ve ertesi gün okuldan acayip sevinçli bir şekilde gelmiştir,ve annesine: Anne anne!Bugün arkadaşlarla boylarımızı ölççtük,herkesinki 80-90 cm benimki 160 cm çıktı karadenizli olduğum için mi? Annesi: Hayır yavrum.onlar 6 yaşında sen 16 yaşında olduğun için.
fıkranın devamı

bir gün keloglan 'nın anası keloglanı çagırıp -bana 1 kg et al gel demiş. Keloglan giddiği yerde arkadaşları bilye oynuormuş. Keloglan bende oynum demiş. - Bizene git al gel oyna demiş. keloglan gidip almış gelmiş anasının verdiği parayla oynamış. Akşam olmuş eve dönmemiş. sonra et alacağı aklına gelince almaya gitmiş. ama aklına oynadıkları bilyeler gelmiş. sonra kasaptan bir bıçak alıp popo sunu ve çük -ünü kesip eve götürmüş. yemeği yedikten sonra anası gel seni yıkandırcam demiş. -yok ana - he lan demiş anası götürmüş anası keloğlanı banyoya sonra soyunmuş keloglan bakmış anası çük ve popo yok -noldu oglum senin eşyalara -bugün yedinya ana demiş keloglan
fıkranın devamı

Temel ölmüş. Öteki dünyada görevliler listeye bakmış ve Temel'e: - "Ya, senin adın listede yok sen bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara gore insan olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin. Ne olmak istersin?" Temel biraz düşündükten sonra: - "Yunus balığı olayım", demiş. Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika geçmeden Temel tekrar öteki dünyaya dönmüş. Görevli sormuş: - "Ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?" Temel masum bir şekilde cevaplamış: - "Yüzme bilmiyordum, boğuldum!"
fıkranın devamı

Birgün bir apartman varmış ve 4 katlıymış 1. katında polis 2. katında postacı 3. katında kör ve 4. katında ev hanımı bir kadın varmış ve birgün kadın banyoya girmiş ve kapı çalmış üzerine bornozunu almış ve açmış ve polisi görmüş polis bugün en çok hırsızı ben yakaladım demiş kadın tebrik etmiş sonra tam girerken kapı çalmış ve bu sefer postacı ve en çok posta ben dağıttım demiş tebrik etmiş ve banyoya tam girerken kapı çalmış ve körü görmüş nası olsa kör görmez demiş bornozunu almamış ve karşısında kör buyrun demiş kadın körde bugün gözlerim açıldı :D
fıkranın devamı

Bi çocuk varmış.Bu çocuk cok pis laf koyuyormuş... Bir gün servis arkadaşları bu çocuktan bıkmış ve;bugün rahat gidelim ona bir taksi tutalım demiş... Neyse, taksiyi tutmuşlar. Taksiciye;"Onu götürürken sakın konuşma cok pis laf koyuyor." demişler. Taksici:peki tamam konuşmicam" demiş. Cocuk taksiye biner binmez başlamış konuşmaya; Benim annem doktor,babam avukat olsaydı,ben dişçi olurdum... annem pisikolok,babam mühendis olsaydı,ben tarihçi olurdum diye devam etmiş... Sonra taksici birden kızıp; SENİN ANAN OR......PU,BABAN PEZ.....VNK. OLSAYDI SEN NE OLURDUN??? ..DEMİŞ Çocukta::"TAKSİCİ OLURDUM!!!" Demiş...:D:D:D))))))))
fıkranın devamı

Kameri takvime göre ramazan hilâli görününce oruca başlanır. Şevval ayı hilâli görününce bayram yapılır.Eskiden ayın ne zaman...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca , şeytanın hilelerini kürsüden sıkça tekrarlayarak anlatırmış. Cemaatte uygulamasını göremeyince, bir gün vaaz...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca Timur’la konuşurken eşeğini övmüş:- “İstersem, okumayı bile öğretirim ona” demiş.- “Öy...
fıkranın devamı

Hoca gezmeğe gittiği bir kasabada Cuma namazını kılmış. Kalabalıkla beraber camiden çıkarken yoldan geçen bir adam yanına yak...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca Konya’da akşam namazından çıkmış, yatsıya kadar biraz çarşıda gezinmek istemiş. Tanımadığı kellifelli bi...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, çok sıcak bir yaz günü mezar kazıyormuş. İşini bitirmek üzereyken çok terlemiş gömleğini, fanilâsını çıkarmış...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca evinin damında biriken diz boyu karları sabah namazı sonrası kürümeye başlamış. Bir ara dengesini kaybederek d...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca sabah namazını kıldırmış evine gelmiş, Hanımına :- “Hatun, ben azcık divanda uzanıp, sonrakalkıp çift sü...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, > çeşitli bahanelerle ibadetten birçok zaman kaytaran birileri ile sohbet ediyormuş. Mazeretleri de bir sürü ...
fıkranın devamı

Kasabanın en zenginlerinden olan Murat ağa, kendisinin çok akıllı olduğu için servet sahibi olduğunu sanırmış.Cumadan cumaya ...
fıkranın devamı

Hoca bir gün hamama gider. Hamamcılar onunla hiç ilgilenmez, eski bir peştamal, yırtık bir havlu verirler. Hoca sesini çıkarm...
fıkranın devamı

Hoca bir gün karısına :- “Hatun” demiş, “Şu bizim komşu, çarıkçı, Mehmet ağanın adı neydi ?”- “...
fıkranın devamı


 Sehrin hayirsever vakiflarindan birindeki çalisanlar
 sehrin en basarili avukatindan henüz herhangi bir bagis
 almamis olduklarini fark ettiler.
fıkranın devamı


Doktor hastabakıcı Temel'i çağırdı..
"Yarın ava gidiyorum, ama muayenehane kapansın istemiyorum. Sen hastalarla ilgilen. Ben arada arar, kontrol ederim" dedi..
"Merak etmeyin doktor" dedi, Temel.
Doktor ertesi gün akşama doğru telefon etti..
"Ne var ne yok?.."
"Üç hasta geldi bugün.. İlkinin başı ağrıyordu, aspirin içirdim."
"Harika Temel" dedi, doktor..
"İkincisinin midesi yanıyordu.. Talsit verdim.."
"Bravo.. Bravo Temel.. Harikasın!.. Ya üçüncü?.."
"Doktor, masada oturuyordum. Kapı çarparak açıldı, içeri fırtına gibi bir kadın girdi.. Alev alev yanıyor gibiydi. Hızla soyundu, sütyen ve kilotunu da çıkardıktan sonra muayene masasının üzerine yattı ve bağırdı: 'Bana yardım et. Beş yıldır erkek yüzü görmedim.."
"Eee.. Sen ne yaptın, Temel?.."
"Gözüne visine damlattım doktor!.."

fıkranın devamı


Siyasal gerginliğin dışında, iki toplumun insanlarının arasındaki sosyo-kültürel farklılığın da büyük boyutlara ulaştığı bir dönem de, bir Türk gurbetçisinin evi: Küçük oğlan, akşam üstü okuldan gelmiş... Kapıdan girer girmez:
-Anne! diye seslenmiş, "Ben Alman oldum!"
Annesi:
-O nasıl söz? Sakın bir daha tekrarlama!
-Anne ben Alman oldum. Bugün sınıfta karar verdik, ben Almanım artık"
Annesi "sus bakayım!" diye tiz perdeden bağırırken, babası da içerden duyup koşmuş. Bir tokat, bir tokat daha.
Çocuk bir yandan yediği dayaktan korunmaya çalışırken, bir yandan da konuşmasını sürdürüyormuş:
-Şu dünyanın işine bakın! Alman oldum. Yarım saat sonra Türklerle başım derde girdi!"

fıkranın devamı


Bir kadın ve bir erkek doktorun özel muayenehanesine giderek vizite ücretin öderler ve muayene olmak istediklerini söylerler.
Doktor; anlatın bakalım neyiniz var?
Adam; doktor bey, ben 15 yıllık evliyim fakat bugüne kadar karımı hiç mutlu edemedim. Sağlıklı bir cinsel ilişkimiz olmuyor.
Doktor çifte şöyle bir bakar ve masanın çekçecesinden çıkardığı bir tane hapı erkeğe uzatarak; "bunu yut ve arka odaya gidip deneyin"
Adam hapı alır ve yanındaki kadınla birlikte doktor muayenehanesinin arkasındaki odaya geçerek sağlıklı bir şekilde işini görür ve mutlu bir ifadeyle çıkarlar, doktora da teşekkür ederler.
Doktor çiftin mutluluğunu görünce dayanamaz ve; "Aslında bu bir doktor sırrı, söylenmez ama yine de ben size bir sır vereyim. Sizin hiç bir şeyiniz yok. Sadece psikolojik. Çünkü size verdiğim ilaç Aspirin'di."
Adam sırıtarak; "Doktor bey, bende size bir sır vereyim mi? Bu kadın benim karım değil, yatacak yer bulamadık da.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama