Bush Fıkraları

loading...


Başkan Bush talimat vermiş:
-Üzerinde resmim olşan pul imal edilsin, her zarfa bunlar yapıştırılsın artık, diye.
Pullar hemen basılmış. Bir süre sonra Bush zarflara bir bakmış pullar üstünde durmuyor. Hemen yetkililere haber vermiş, bu ne böyle demiş. Pullar zarfa yapışmıyor. Zamk sürmediniz mi bunların arkasına?
-Sürdük efendim, demişler... Ama genelde pulu eline alan arkasına değil ön yüzüne tükürüyor...

fıkranın devamı


George Bush bir ilkokulu ziyaret eder.
Çocuklara:
-Sorusu olan var mı? der ve küçük Bob sözü alır.
-Benim üç sorum olacak:
1- Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl oldu da Başkan oldunuz?
2- Hiroşima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değil midir?
3- Hiç bir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?

Aniden zil çalar ve çocuklar teneffüse çıkarlar. Çocuklar geri döndüğünde bu sefer sözü küçük Tom alır.
Benim 5 sorum olacak;
1- Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl oldu da Başkan oldunuz?
2- Hiroşima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değil midir?
3- Hiç bir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?
4- Bu gün neden zil 30 dakika erken çaldı?
5- Bob nerede?

fıkranın devamı


Temel ve Dursun amerikanın ırak a savaş açmasını hazmedemeyip Amerikaya savaş açmaya karar vermişler.
ne yapıp edip Bush un telefonuna ulaşmışlar..
ve arayıp konuşmaya başlamışlar

Temel:sayın Bush siz Iraka savaş açtinuz bizde size açayruz
Bush:siz kimsiniz hangi ülkesiniz..
Temel:biz Rizeliyuz
Bush: peki asker sayınız kaçtır
Temel:ben ve arkadaşım Tursun toplam içi
Bush:silah sayınız kaçtır
Temel:benım dededen kalma çakıralmaz,Tursun unda bi tekkırma tüfek
Bush:buna karşılık bizim 20.000 askerımiz,5.000 uçaksavarımız,3000 gemimiz var
Temel:ben sizi tekrar arayacağum..

Amerikalılar oturmuşlar aramışlar taramışlar sonunda Rize yi bulmuşlar,bakmışlar ufak bir yer şok olmuşlar
Temel tekrar aramış..

Temel:Sayın Bush biz size savaş açıyoruz
Bush:asker sayınız
Temel:ben,Tursun ve kahveden birkaç arkadaş toplam 5 çişiyuz
Bush: peki silah sayınız
Temel:benim çakıralmaz,Tursunun tekkırma,kahvedeki arkadaşlardan birunun çakısı bide biçerdöver
Bush:buna karşilık bizim asker sayımız 50.000 e ulaştı,10.000 uçaksavarımız ve 7.000 gemimiz oldu
Temel:biz sizi tekrar arayacağuz...

bir müddet sonra Temel tekrar arar
Temel:biz savaştan vaz geçtuk
Bush:neden?
Temel: o kadar savaş esirunu barındıracak yerumuz yok.

fıkranın devamı

Amerika'da adamın biri işine giderken birden anormal bir trafiğin içine düşer, ama trafik bir ...
fıkranın devamı

Başkan Bush'un yeni talimatı:-Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın...
fıkranın devamı

Tayyip'le Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar...Bush, Tayyip'e "Bizde öyle bir teknol...
fıkranın devamı

George Bush bir ilkokulu ziyaret eder. Cocuklara: - Sorusu olan var mi? der. ve kücük Bob sözü a...
fıkranın devamı

Temel, Amerikanin durduk yerde Irak'a saldirmasindan rahatsiz olmustur. Bir yolunu bulup baskan Bush...
fıkranın devamı

Usame Bin Ladin Bush'a telefon etmis, kendini tanitip, konusmasina devam etmis.-"Sayin Bush size iki...
fıkranın devamı

George W. Bush ölüyor ve hemen cehenneme gidiyor. Orada kendisini seytan karsiliyor ve -"Hosgeldin...
fıkranın devamı

Cin devlet baskani Bush'a telefon ederek
Pentagon'a yapilan saldiriyla ilgili
taziyelerini bildirir:
"Cok üzgünüm baskan Bush, bu saldiriya cok
üzüldüm, büyük bir trajedi. Gecmis
olsun. Bu arada Pentagon'da saldiri sonucu kaybolan
belgeler varsa
endiselenmeyin.

Hepsinin birer kopyasi bizde mevcut. Ne zaman
isterseniz verebiliriz.

________________________________

Saddam 11 Eylül günü Bush'u telefonla arar:
-Sayin baskan, inanin cok uzgunum. Bir sürü
insan öldü, binalar yikildi.
Gercekten cok üzücü. Ama sizi temin ederim ki
olaylarla hicbir ilgimiz yok.

Yani biz yapmadik
Bush yanitlar:
-Ne binasi ne insanlari, birsey anlamadim.
-Eheee pardon Amerika'da saat kac?
-Sabah 8
-Seyyy...ben sizi 1 saat sonra yeniden ararim, simdilik hoscakalin.
fıkranın devamı

Bush öğrencilerle sohpet amacıyla bir lisye gitmiş.Girdiği sınıftan Boby söz almış ve;
-Size 3 soru soracağım:
1-Daha az oy almanıza rağmen nasıl Başkan oldunuz?
2-Hiroşamaya atılan atom bombası tarihin en büyük terör eylemi değil mi
3-Bu sıralar neden sebebsiz yere Irak'a saldırmaya çalışıyorsunuz.
Boby sorlularını bitirir bitirmez zil çalar ve tüm öğrenciler teneffüse çıkar.Teneffüs bitip derse geri dönülünce bu sefer Tommy söz alır ve
-Sayın Başkan siz 5 soru soracağım der.
1-Daha az oy almanıza rağmen nasıl Başkan oldunuz?
2-Hiroşamaya atılan atom bombası tarihin en büyük terör eylemi değil mi
3-Bu sıralar neden sebebsiz yere Irak'a saldırmaya çalışıyorsunuz
4-Neden teneffüs zili her zamankinden yarım saat önce çaldı
5-BOBY NEREDE???
fıkranın devamı

Usame Bin Ladin Bush'a telefon etmiş, kendini tanıtıp, konuşmasına devam etmiş..
- "Sayın Bush size iki haberim var,biri iyi bir kötü hangisini önce söylememi istersiniz?"
Bush :
- "Önce iyisini söyleyin "
demiş.Ladin:
- "Teslim olmaya karar verdim",
Bush :
- "Pekii kotu haber ne?"
Ladin:
- "Uçakla geliyorum ...!!!"
fıkranın devamı

Temel, Amerikanin durduk yerde Irak'a saldirmasindan rahatsiz olmustur.
Bir yolunu bulup baskan Bush'a telefon eder:
"Alooo! Ben, Temel olarak size savas acayrum haberunuz olsun!"
Bush, gülerek yanitlar:
"Hehehe...kac kisilik bir ordun var ki?"
Temel düsünür:
"Hmmm...kayinpirader Idrus, halaogli Tursun, kaavedeki arkadaslar..."
ve yanit verir:
"9 kisidur daa!"
Bush icinden kis kis güler ve ciddi olmaya calisarak:
"Temel bey, sizin 9 kisilik ordunuza karsilik Amerikan ordusu tam 2 milyon askerden olusmaktadir!" der.
"Hmmm..." der Temel: "Sizu pir süre sonra arayacagum."
Aradan birkac gün gecer ve Temel, Bush'u yeniden arar:
"Baskan, savas ilanimuz gecerlidur. Bir miktar ekipman hazirladuk size karsi!"
Bush, ilgiyle sorar:
"Neymis bunlar?" "Hacan, bizim Tursun'un tiraktörü, benim cakaralmaz tüfek bi de kavedeki arkadaslardan birinin bicerdöveri..
Bush güler:
"Iyi ama benim tam 150 bin tankim, 30 bin ucagim ve 10 bin askeri gemim var! Haaa, ayrica bu arada askerlerimizin sayisi da 3 milyon oldu!"
Temel yeni gelisme karsisinda biraz sikilmistir:
"Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacagum."
Birkac hafta sonra Temel, Bush'u yeniden arar:
"Baskan, savas ilanumuzu ceri alayrum."
Bush merakla sorar:
"Neden?"
Temel, moralsiz bicimde yanitlar:
"Cenevre anlasmasinu incelemisuzdur. 3 milyon savas esirini barinduracak yerimiz yoktur!"
fıkranın devamı

Bush arabayla yolda giderken bir domuzu ezmiş sonra şöförüne demiş:

- Ben Amerika başkanıyım bana bir şey olmaz
demiş ve domuzun sahibinin yanına gitmiş.10 dk sonra ağzı burnu kan revan içinde gelmiş.Şöförüne:

- Şimdi git sen söyle
demiş.

Şöför 10dk sonra altınlar paralar ile geri dönmüş.Bush şaşırarak "ne dedin de sana böyle paralar verdiler?" demiş.
Şöför:
- İçeri girdim ben Başkan Bush'un şöfrüyüm domuz öldü.
fıkranın devamı

Amerika'da adamin biri işine giderken
birden anormal bir trafigi
içine düşer, ama trafik bir milimetre
bile kıpırdamamaktadır. Bir süre sonra
arabasının yan camına
birisinin tıkladıgını görür ve camını açar.
-Ne var, ne olmus acaba ??
-Teroristler Bush'u yakaladilar... Eger 1milyar dolar verilmezse,ustune
benzin dokup yakacaklarmis.>
-Haa simdi anladim bu trafigi...
-Ya iste onun icin, herkesten biraz yardim topluyoruz
-Insanlar ne kadar veriyor ortalama olarak
?
-Valla yaklasik olarak 5 'er litre...!!



fıkranın devamı

Amerika'da adamın biri işine giderken birden anormal bir trafiğin içine düşer, ama trafik bir milimetre bile kıpırdamamaktadır. Bir süre sonra arabasının yan camına birisinin tıkladığını görür ve camını açar.
- Ne var, ne olmuş acaba?
- Teröristler Bush'u yakaladılar... eğer 1 milyar dolar verilmezse üstüne benzin döküp yakacaklarmış.
- Haa, şimdi anladım bu trafiği...
- Ya işte onun için herkesten biraz yardım topluyoruz.
- İnsanlar ne kadar veriyor ortalama olarak?
- Yaklaşık olarak 5'er litre...
fıkranın devamı

Bush ve Powel bir barda oturuyorlarmış.İçeri bir genç girmiş ve bunları görünce şaşırmış.
- "Hey siz ne yapıyorsunuz burada "
diye sormuş.Bush da:
- "üçüncü dünya savaşıni planlıyoruz "
diye cevaplamış.Şaşıran genç
- "peki nasıl olacak?"
diye sormuş.Bush:
- "10 milyon ıraklı ve bir araba tamircisini öldüreceğiz" demiş.Genç
- "araba tamircisini niye öldüreceksiniz?"
diye şaşkınlıkla sormuş.Bush Powel'e dönerek:
- "ben sana demedim mi on milyon Iraklıyı öldürürsek kimse umursamaz diye".

fıkranın devamı

Bir gün Bush ve şoförü bir kır gezisine çıkmışlar. Bir çiftlikten geçerken hızlı oldukları için tavuğa arkasından ördeğe ve onun arkasından da ineğe çarpmışlar.
Bush bütün ihtişamıyla :
-"Dur ben gidip şimdi çiftlik sahibiyle konuşur onu bilgilendirip geliyorum" der. Neyse bizim Bush gider ve hemen arkasından ağız burun takas olmuş şekilde gelir. Ve şoförüne :
-"Kaç, Kaçalım, ..." gibi sözler söylemeye başlar.
Neyse bizim ikili hızla giderken öbür çiftliğin domuzuna çarpıp dururlar. Bush:
-"Bu sefer sıra sende." der. Neyse bizim şoför gider çiftliğin kapısını çalar. Bush arabanın içine saklanmış şoförü beklemektedir otuz dakika geçer ne gelen var ne giden bir saat geçer gene bizim şoförden haber yok.neyse İki saat sonra bizim şoför ellerinde meyve sepetleriyle gelmektedir. Bush bu olay karşısında şaşırıp şoföre sorar:
-"Ne oldu dayak yememişsin?"
Şoför cevap verir:
"Vallahi başkanım dediğim cümle şu 'BEN BUSH'UN ŞÖFÖRÜYÜM DOMUZ ÖLDÜ' adam bana yemek yemeden gidemezsin dedi ben de yemek yeyip de geldim"


fıkranın devamı

Başkan Bush'un yeni talimatı:
- Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..."


fıkranın devamı

Bir uçaga Başkan Bush, Bin Ladin ve Ecevit binip İsviçreye dünya meselelerini konuşmaya gitmek üzeredirler. Az sonra isviçre alplerinde dağcılık yapmak isteyen sırt cantalı bir genç gelir, oda onlarla gitmek ister. Kabul ederler. Ucak havalanir, az sonra pilot Kabine girer:
- Arkadaslar ucagimiz arizalandi bir kac dakika icinde düsecek
Biz beş kişiyiz ama sadece dört paraşüt var, der ve parasütlerden
birini alir ucaktan atlar. Bunu gören Bin Laden hemen parasütlerden birini alir pilotun arkasindan oda atlar. Bush da atik davranir:
- Seninle isim bitmedi Bin ladin, der. arasütlerden birini alip atlar.Bir parasüt, dagci genc ve Ecevit ucakta kalmislardir. Ecevit dagci gence:
- Sen daha gençsin önünde uzun bir hayat var, Parasütü al ve atla kendini kurtar der. Genc:
- Yoo ikimizede yetecek parasüt var. Az önce atlayan Baskan Bush benim sirt cantami alip atladi.
fıkranın devamı

Ecevit, ABD gezisinde başkan Bush ile konuşuyordur, sohbet bir ara farklı bir boyuta uzanır konu buluşlar ve eldeki son başarılardır. Bush:
- Sayın Ecevit biz öyle bir makina geliştirdikki inanamazsınız ! Ecevit:
- Nedir o ?
Bush:
- Ölüleri geri diriltiyoruz...
Ecevit:
- Yaa bizimki çok farklı bir başarı syn Bush, biz SOSYAL DEMOKRAT'lara 100 metreyi 3 saniyede koşmayı öğretiyoruz...!
Bush:
- Hımm çok ilginç inanmam bunu görmek için geleceğim der...
Gezi biter Ecevit düşünceli bir halde iken bunu gören BAHÇELİ:
- Hayırdır syn Ecevit nedir bu düşünceli haliniz yardımcı olmak isterim.
Ecevit:
- Sorma DEVLET durum böyle, böyle der anlatır;
- Sayın Bush gelecek şimdi ben ne yaparım ?
BAHÇELİ:
- Sayın Ecevit düşündüğünüz şeye bakın çok kolay aslında madem sayın Bush öyle dedi ilk önce biz onu ispata davet ederiz, ANITKABRE götürür durumu ilk önce biz görürüz bakalım doğrumu.
Ecevit:
- Aklınla bin yaşa DEVLET hiç aklıma gelmezdi sahi ya olur değil mi öyle yapsak ! ama ya birde doğru çıkarsa o zaman ne yaparız?
BAHÇELİ:
- Sayın Ecevit o zaman zaten ispatlamanıza gerek kalmaz söylediğiniz zaten aynen gerçekleşir.....
fıkranın devamı

erzurmlunun biri adam yaralamaktan içeri girmiş arkadası buna teslim olmadan önce öğüt vermiş maphusa girince kapıyı tekmele ve 4 leşim var diye bağır senden korksunlar demiş bununda aklına yatmış tabi bizimki sivas ceza evine düşmüş ve koğuşunu belirlemişler gardiyan içeri sokacağı sırada kapıya bir asılmış tekmeyle ulennnn yedi leişim var gan gokiremmm diye bağırmış koğuşun ağasıda yarma gibi gelmiş önüne dikilmiş ne gokiysen ne gokiysen erzurumlu korkudan ne yapcağını şaşırmışşş hiç şeyy abiii gelirken lagıma düştüm bog gokirem
fıkranın devamı

Bir gün Ecevit, Bush ve Putin ölür. Melek her birinin bir soru sormasını ister.
Bush hemen atlar: Amerika ne zaman dünyaya hakim olacak?
Melek cevaplar: Elli sene sonra
Bush ağlamaya baslar. Ben göremeyeceğim
Soru sırası Putine gelir.
Putin: Komünizm rejimi ne zaman geri dönecek?
Melek: Elli beş sene sonra
Putin ağlamaya başlar: Ben göremeyeceğim.
Bu sefer sıra Ecevite gelir
Ecevit: Türkiye'deki ekonomik kriz ne zaman sona erecek?
Bu sefer melek ağlamaya baslar: Ben göremeyeceğimmmmm..
(Bu sadece Olacak O Kadar gibi programlarda yapılan şakalar gibi gerçekte olmayan uydurma bir olaydır. Gerçekteki hiç bir şahısla ilgisi yoktur. Dikkat çekilmesi için bilindik isimler kullanılmıştır)
fıkranın devamı

Temel, Amerikanın durduk yerde Irak'a saldırmasından rahatsız olmuştur.
Bir yolunu bulup başkan Bush'a telefon eder:

- Alooo! Ben, Temel olarak size savaş açayrum haberunuz olsun!

Bush, gülerek yanıtlar:

- Hehehe...kaç kişilik bir ordun var ki?
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama