Cüzdan Fıkraları

loading...

Bir gün hoca camide namaz kıldırıyormuş. Camiye hırsız girmiş. Ve bir cüzdan çalacakmış. Nasrettin hoca farkına varmış fakat namazı bozmak istememiş. Ve kul euzu rabbil felak arkamdaki salak cüzdanı bırak .Yoksa yersin dayak Hırsız -kuleuzu rabbil naz .Cüzdan bırakılmaz çok konuşma hoca kıldığın namaz kabul olmaz.
fıkranın devamı

temel namaza durdu bunu gören hırsız temelin cüzdanın almış bunu gören temel suriyeyi sesli okumaya başlar ferah nem bulok arkamdaki sala cüzdanımı bırak bırakmassan yersin dayak
fıkranın devamı


Barda, içki bardağına dalgın dalgın bakan bir adam oturuyordu.
Neredeyse yarım saattir bu durumu değişmemişti. Derken, kavgacı görünüşlü, azman bir kamyon sürücüsü bardan içeri girip adamın yanına tünedi, adamın elinden içki bardağını alıp bir dikişte fondipleyiverdi.
Zavallı adam ne yapacağını bilemeyip birden ağlamaya başladı.
Bunu gören azman kamyon sürücüsü insafa gelip, "Hey, kes sunu, sadece şaka yaptım, sana başka bir içki ısmarlayacağım, hic böyle ağlayan bir erkek de görmedim" dedi. Zavallı adam cevaben;
"Hayır, hiç de düşündüğün gibi değil. Bugün hayatımın en berbat günü galiba. İlkin uyuyakalmışım ve işime geç kaldım. Patronun ters günüymüş, kudurdu ve beni işten kovdu. Üzgün dargın binayi terk ederken arabamı aradım, ancak park ettiğim yerde değildi, çalınmıştı. Polise gidip durumu anlattım, ancak bir şey yapamayacaklarını söylediler. Eve dönmek için bir taksi çevirdim, taksiden inip eve girmek üzereyken cüzdanımı ve tüm kredi kartlarımı takside düşürdüğümü fark ettim. Gözden kaybolmakta olan taksiye bakakaldım. Eve girdim, o ne? Karım yatakta bahçıvanımızla sevişmiyor mu! Hırsla oradan ayrılıp bu bara geldim. Hayatıma son vermeyi, intihar etmeyi düşünüyordum. Birden sen çıkageldin ve benim zehirimi içtin."

fıkranın devamı


Temel bir is icin istanbul'a gelmis.
IETT otobüsüne binmek için siraya girmis, bakmis herkes söföre birsey gösteriyor ve hiç para vermeden geçiyor.
-"Ula bu memleketin enayisi penmiyim, pen de bi kart cöstereyum da para vermeden geçeyim" demis
Aramis taramis, evlilik cüzdanini bulmus.
Sira Temel'e gelince Temel çikartmis söföre evlilik cüzdanini göstermis.
Söförde bunun üzerine Temel'e dönerek:

-"Sen ancak Fadime'ye bedavaya binersin bununla"

fıkranın devamı


Küçük Salamon, okuldan iki gözü iki çesme dönmüstü. Babası, niye
agladigini sorunca hiçkira hiçkira cevap verdi :

- Öğretmen ahlak nedir diye sordu, bilemediğim için bana sifir verdi.

- İyi etmis. Öğreneydin dedi babasi. Gel sana anlatayim, dinle. Mesela, bir müsteri geldi dükkana, mal aldi. Giderken de içi para dolu cüzdanini unuttu. Iste ahlak burada baslar. Bu cüzdani ne yapacagim ? Yalniz kendime mi saklayacağim yoksa ortagimla mı paylaşacağım ?

fıkranın devamı


Emeklilik islemleri için uğraşan adam sigortaya şahsen başvurur. Görevli kadın yaşını doğrulatmak için bir kimlik belgesi sorunca adam ceplerini arar, tarar ve cüzdanını evde unuttuğunu fark edince durumu anlatır. Görevli kadin '' gömlek düğmelerinizi açın o zaman'' der. Şaşıran adam bir bir açar düğmeleri ve bembeyaz göğüs kılları ortaya çıkınca görevli kadın '' tamam bu gördüğüm yeterli '' yanıtıyla evrakları onaylar. Şaşkınlık içinde eve gidip emeklilik işlerini nasıl hallettiğini eşine anlatır adamcağız. Eşinden gelen yanıt bir başka olur:
- ''Keşke pantalonunun düğmelerini açsaydın, o zaman bir de maluliyet farkı da alırdın...''


fıkranın devamı


Biri içinde 1 milyar bulunan cüzdanını kaybetmiş. Kaybettiği yerdekilere cüzdanını getirene 100 milyon vereceğini söylemiş. Daha sonra kalabalıktan bir ses daha duyulmuş: - O cüzdanı bulup bana getirene 250 milyon vereceğim!

fıkranın devamı


Sarışın yıldız adayı, üstü açık kırmızı arabasını gecenin bir vakti iyice tenhalaşmış ve loşlaşmış Hollywood Bulvarı'nda hızla sürerken trafik polisi çevirdi.. - "Hanımefendi, ehliyetiniz lütfen.." - "Ehliyet nedir, afedersiniz?." - "Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır, hanımefendi. Üzerinde resminiz vardır." Sarışın yıldız adayı cüzdanını çıkardı, içinden bir yığın kart döküldü. Üzerinde resmi olanı buldu, uzattı. Polis "Teşekkür ederim" dedi, "Şimdi de ruhsatınız lütfen.." Sarışın mahçup mahçup sordu gene.. "Ruhsat nedir?.." "O da deyim yerinde ise arabanızın kimlik kartıdır. Genelde torpido gözünde durur" diye sabırla yanıtladı polis.. Sarışın torpido gözüne uzandı. Orada gerçekten öyle bir kart vardı. Onu da polise uzattı. Polis ehliyet ve ruhsatı inceledi. İkisi de mükemmeldi. Görünürde her şey normaldi ama ortada da bir gariplik vardı. "Bir dakika lütfen" dedi sarışına ve motosikletinin yanına gitti, telsizle merkezdeki nöbetçi arkadaşını aradı. Olanlari anlattı. Merkezdeki sordu: "Kadin sarışın mı?.." "Evet!.." "Mavi gözlü mü?.." "Evet!.." "Süper mini mi giyiyor?.." "Evet.." "Göğüsleri kazağından fırlıyor mu?." "Evet.." "O zaman hemen arabanın yanına git ve fermuarını indir." "Ne çıldırdın mı sen?.. Ben bunu nasıl yaparım!" diye bağırdı trafik polisi. "Sen git dediğimi yap" dedi, merkezdeki.. Trafik polisi sarışının yanına geldi, fermuarını indirdi.. "Neee" diye bağırdı, sarışın.. "Gene mi alkol muayenesi.."

fıkranın devamı

İri gögüslü, orta yaşın biraz üzerinde bir hanım otobüste cüzdanınınçalınması üzerin...
fıkranın devamı

Büyük bir fabrikanın müdürü süpriz bir ziyaret yaparak personeli kontrol etmeye karar verir. ...
fıkranın devamı

Yeni evli çift, Amerikaya balayina giderler. Huzurlu bir gece geçirmekisteyen çift, ne yazik ki y...
fıkranın devamı

- Beyefendi, etrafta bekçi ya da polis var mı? - Hayır, evladım. - Öyleyse cüzdanını...
fıkranın devamı

Küçük Salamon, okuldan iki gözü iki çesme dönmüstü. Babası, niye agladigini sorunca hiç...
fıkranın devamı

Temel'in arka cebinden cüzdanı çalınmıştı.-Hırsızın elini cebine soktuğunu farketmedin mi...
fıkranın devamı

Salamon Temel'e dert yanıyor.-Çok korkuyorum, onun için para cüzdanımı yastığımın altına ...
fıkranın devamı

Biri içinde 1 milyar bulunan cüzdanını kaybetmiş. Kaybettiği yerdekilere cüzdanını getirene...
fıkranın devamı

Hirsizin biri herhangi bir evin catisina cikmis ve bir anten kablosunu kesmis. Evin reisi de tam tv'...
fıkranın devamı

Temel bir is icin istanbul'a gelmis.IETT otobüsüne binmek için siraya girmis, bakmis herkes söf
fıkranın devamı

New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın aptal görünüşlü bir hanım yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. kabul görünce oyunu anlatıyor;
- ''Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim''. Ve ilk soruyu soruyor;
- ''Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?''.
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış. Soru sorma sırası sarışına gelmiş;
- ''Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen şey nedir?''.
Adam dakikalarca düşünmüş... Yanıtı bulamamış. Cüzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş;
- ''Cevap ne?''.
- ''Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış''...
fıkranın devamı

Amerikan filmlerindeki ortak ilginç özelliklere hiç dikkat ettiniz mi bilmiyoruz ama biraz düşününce aşağıdaki bütün maddelerin doğru olduğu ortaya çıkıyor.

1. Polis araştırmaları sırasında en az bir kez bir striptiz salonuna uğramak şarttır.

2. Amerika'daki bütün telefon numaraları 555 ile başlar.

3. Biri sizi sehirde kovalıyorsa, senenin hangi günü olursa olsun, genellikle St. Patrick Günü törenlerine rastlarsınız ve kalabalığa karışırsınız.

4. Bütün market alışverişi çantalarında en az bir somun Fransız ekmeği bulunur.

5. Kontrol kulesinde konuşabilecek birini bulan herkes bir uçağı indirebilir.

6. Herhangi bir binanin havalandırma sistemi mükemmel bir saklanma yeridir. Sizi orada aramak kimsenin aklına gelmez ve siz de hic bir güçlükle karşılaşmadan binanın herhangi bir bölümüne gidebilirsiniz.

7. Silahı yeniden doldurmanız gerekiyorsa, daima muhimmatınız bulunur... daha önce hiç taşımıyor olsanız bile.

8. Şehriniz tabii bir felaket ya da bir canavar tarafindan tehdit ediliyorsa belediye başkanının ilk endişesi turistler veya yakında açılacak bir sergidir.

9. En tehlikeli yaralarla yaralanan biri gıkını bile çıkarmaz, ama bir kadın yaralarını temizlerken inler.

10. Bir pencere camı bariz gözüküyorsa, az sonra oradan biri dışarı atılacaktır.

11. Taksiye ödeme yapmak icin cüzdanınıza bakmanıza gerek yoktur; elinize gelen ilk parayı çıkarıp uzatın, tam ücret kadar olacaktır.

12. Mutfaklarda elektrik düğmeleri bulunmaz. Geceleyin mutfağa girdiginizde buzdolabının kapısını açmanız yeterlidir.

13. Kelime işlemciler asla cursor ekranı gostermez. Onun yerine hep "Şifreyi giriniz" yazar. Bilgisayarlar her tuşa basildiginda bip sesi çıkarırlar.

14. Anneler her sabah yumurta, salam vs den ibaret kahvaltı sofrası hazırlarlar, ancak baba ve çocukların kahvaltı yapacak zamanları hiç olmaz.

15. Kabustan uyanan biri daima dimdik oturur ve hızlı hızlı solur.

16. Elektronik zamanlama gereçlerine sahip bütün aların üzerinde anın ne zaman patlayacağını bildiren büyük ekranlar vardır.

17. Ziyaret ettiginiz binanın tam önüne park etmek daima mümkündür.

18. Bir detektif bir davayı ancak askıya alındığında çözebilir.

19. Bütün uzaylılar Amerika'ya iner.

20. Bir çok laptop bilgisayar, istilacı uzaylı uygarlıklarının iletişim sistemlerini bozacak kadar güçlüdür.

21. Dövüş sanatları içeren bir kavgada dusmanlarınız sayıca ne kadar çok olurlarsa olsunlar etrafınızda dans ederek dönüp dururlar ve öncekiler nakavt oldukca sırayla kavgaya girerler.

22. Biri kafasına yediği darbeyle baygın düşse bile asla bir beyin hasarı veya travma geçirmez.

23. Polis departmanları memurlarını kesinlikle zıt karakterlileriyle eşleştirmek icin onlara kişilik testleri uygularlar.

24. Yalnız başlarına kaldıklarında yabancılar Ingilizce konuşmayı tercih ederler.

25. Her ihtiyaç duyduğunda elektrikli testere bulman mümkündür.

26. Bir kağıt atacı veya bir kredi kartıyla her kapı açılabilir; tabi, bu kapı içinde bir çocuk bulunan ve yanan bir evin kapısı değilse.

27. Hiç bir araba kilitlenmez camları dahi örtülmez. Dünyanın arabası calınır ama bunlar hariç.

28. FBI, CIA'in bilgi sistemleri birileri bize girse de pat diye cevap versek tarzında çok misafirperver calışmalar içindedirler.

fıkranın devamı

Tankut nedir?
Hayatınızdaki sevdiğiniz, değer verdiğiniz bayanların yanına yakıştıramadığınız veya
acayip kıl olduğunuz erkek arkadaşı ve/veya adayına kısaca TANKUT diyoruz.

Neden kızlar tankutları seçer?
Çunki her genç kızın rüyası olan tiplerdirler.
Yakışıklı
Karizmatik
İyi para kazanan
Kariyer planlamasını yapmış ve bu yönde adım adım ilerleyen.
Entellektüel birikimi olan
Kızı ezmeden sahiplenen
Romantik
Ciks mekanları sık sık ziyaret eden

Neden tankut'tan nefret ediyoruz?
Tankut her zaman bize alternatiftir çünki,
her zaman bize göre bir artıları vardır
çirkinse karizmatiktir (bakınız okan bayülgen)
veya acaip yakışıklıdır (bakınız achiles)
sıradandır ama çok zengindir.

Alternatif tankut isimleri
Tankut, Berk, Taşkın, Berkcan, Çağıl, Çağan,
Barçın, Ufuk, Gökhan, Gökmen, Baran, Aybars, Göktürk

Tankut meslekleri
Bir borsa aracı kurumunda Dealer, Analist veya Broker
x bir firmada, İş Geliştirme Müdürü / Genel Koodinatör / Yönetim Kurulu üyesi
Bar/Cafe İşletmecisi
Ressam, tanınmamış müzisyen veya fotoğrafçı (ama aileden zengin)
Reklamcı (metin yazarı mesela)
Mücevher tasarımcısı

Tankut evleri
Tankutların evleri genelde şu özellikler barındırır.
Geniş en az 200 metre kare stüdyo daire,
az mobilyalı olacak evimiz ama teknolojik olacak,
ikiz yatak (yatağın tavanında ayna) ayna uygulaması tavşan ruhlu olanlarında vardır
büyük rahat koltuklardan oluşan oturma grubu,
amerikan mutfak,
oturma grubunun karşısına bir ev sineması sistemi,
mükemmel bir müzik seti dvd li filan,
evin içine serpiştirilmiş bir sürü irili ufaklı hoperörler,
muhakak ana tv sistemine bağlı hazır bekleyen xbox oyun makinesi ve kumandaları
Çekim yapmaya hazır amatörden biraz daha iyi video kamera ve ışık sistemi
yatak odasında geniş bir gardrop, boy boy kıyafetler.
geniş bir banyo (Fantaziye uygun büyüklükte küvet veya duruma göre jakuzi),
Evin temizliği ile uğraşan her gün öğleye doğru gelen 45 yaşlarında bir hanım.

Tankut Arabaları
Tankutların vazgeçilmez aksesuarı arabadır.
En büyük zevkleri hızlı araba kullanmaktır.
Çok zenginleri ferrari filan kasmaya çalışırlar ama genelde kullandıkları
araçlar 80 milyarın üzerindeki ithal otomobillerdir.
Mecbur kalmadıkları sürece arabada sevişmezler, araba onların mabedidir.

Tankut Bilgisayarları
Paraya para demediklerinden paranın alabileceği son model diz üstü bilgisayarları
kullanırlar. Meslekleri ile alakalı yazılımları kullanırlar ve pek nadir de olsa
chat yaparlar, güzelim makineler heba olur bu adilerin ellerinde.

Bu yetmezmiş gibi diz üstü bilgisayarlarına ipod veya cep telefonuna davranır gibi
davranırlar. Evde çalışma odalarında ayrıca büyük ve yine son model oyun oynamak
için hayvan bilgisayar sistemleri vardır.

Tankut Cep telefonları
Arkadaşlar nokia yeni model çıkardıkça cep telefonu değiştirirler. Anlaşmalı oldukları
sürekli yeni modelleri takip edip yeni model çıktıkça kendilerine haber veren
telefoncuları vardır.

İçlerinde maceracı ruha sahip olanları Motorolanın Hello Moto sunu veya simensin en
pahalı modellerinide tercih edebilirler.

Tankut ve nakit para
Klasik bir tankut'un üzerinde günlük harcamalar içim yaklaşık 500 YTL civarında nakit,
en az 200 euro ve en az 300 USD bulunur.

Ayrıca ani bir trafik kazası yapıp çarptıkları adamı şikayetten vaz geçirmek için 1 adet
1000 USD lik banknot katlı olarak cüzdanlarının dibinde saklıdır.

Tankut ve Kredi kartları
Tankutlar her daim likit olsalarda harcamalarının büyük kısmını Kredi Kartı ile yaparlar,
Tankutlara göre bar/cafe/restoran gibi mekanlarda ödemeyi nakit veya ticket (yemek çeki)
ile yapmak ayıptır. Yemek çekini sadece iş arkadaşları ile öğle yemeğinde sosisli yerken
kullanırlar.

Tankut ve Sinema
Tankutlarda kız portföyü geniş olduğundan vizyondaki tüm filimleri izlerler hatta
bazılarını birkaç kez tekrar izlemek zorunda kalırlar. Film zevkleri yoktur. Sinemayı
kızlarla vakit geçirilen bir mekan olarak düşünürler.

Tankut ve Tiyatro
Tankutlar sürekli sinema izleyicisi olmalarına rağmen tiyatroya ancak entel dantel bir
kızla çıkıyorlarsa mecburen giderler. Keza şiir dinletisi, imza günü, panel, konferans
gibi etkinlikleride tiyatro gibi değerlendirirler.

Tankut ve Müzik
Tankutların klasik bir müzik anlayışı vardır. Rakı içerken arabesk veya türk sanat müziği
dinlerler ancak günlük hayatta genelde yabancı pop olayındadırlar. Portföylerindeki
kızların müzik tercihlerine göre ritmini sevdikleri her müziği dinlerler.

Bunun yanında evlerinde geniş bir Klasik Müzik ve New Age arşivleri olur.
Sevişirken bu müzikleri tercih ederler.

Tankut ve Siyaset
Tankutlar Anap'ın Anap olduğu dönemde genelde Anaplıydılar. Bunlardan bazıları geçtiğimiz
dönemde uzan gazıyla genç partili oldular. Halen büyük çoğunluğu anap-dyp çizgisindedir.
Politikayla aktif olarak ilgilenmezler, faiz/euro-USD/güncel araba fiyatları gibi değerleri
vardır.

İçlerinde aile baskısı ile politikaya sokulmuş olanları vardır. Ülkemizde çok zengin ve büyük
aileler bizimde bi vekilimiz olsun diyerek zaman zaman bu gençleri ilerde girdiği partide bir
konuma getirip vekil seçtiririz düşüncesiyle gençlik kolları başkanlığı filan yaptırtırlar.

Tankut ve Kitap
Tankutlar kitap okur. Entellektüel birikimleri vardır. Siyaset hariç her konuda okurlar.
Tüm yeni çıkan kitapları okurlar, özellikle kızların takip ettiği Ahmet Altan (aldatmak),
Murathan Mungan (sende aşkları temize çektim...) gibi yazarları takip ederler. Özellikle
geçerli bir meslek sahibi olmayanları (misal : yazar, ressam, müzisyen vb...) muhakkak bir
roman denemesi yaparak en az bir 20 adet A4 dolduracak birşeyler karalamışlardır. Kızlardan
çok anlarlarmış gibi bu denemeleri okuyarak yorum yapmalarını isteyerek pirim yaparlar.

Tankut ve Televizyon
Klasik bir Tankut popüler dizileri takip eder, özellikle kızların sevdiği "Bir istanbul masalı",
"Haziran Gecesi" ve bunun gibi diziler favorileridir. kızlar sevdikleri diziler ile ilgili sohbet
etmeye bayılır. Bunun yanında yükselen değerlerimizden cnbc-e, ntv, cnn türk üçlüsünün sürekli
takipçileridirler. Bu 3 kanalın hemen her programını izlerler.

Tankut ve Romantizim
Tankutlar duruma göre romantizmi bir silah olarak kullanabilmeyi beceren yetenekli erkeklerdir.
Kızlar romantik erkeklere bayılır. İtiraf etmek gerekirse, Tankutlar gerçekten romantiktirler
ve kızların çoğunlukla onları tercih etmelerinin sebebide budur. Biz sıradan erkekler romantizm'i
kızlara karşı bir silah olarak görürken bu tankutlar romantizmi gerçekten yaşayıp yaşatarak
parsayı götürürler.

Tankut ve Moda / Giyim kuşam
Tankutlar her zaman için trendy giyinir, genelde tek bir gömleğe 200$ verecek kadar sapkındırlar.
Geniş bir gardropları vardır. Her zaman gardoplarında hiç giyilmemiş bir kaç takım kyafetleri olur.

Modayı sadece kendileri için değil kızları içinde takip ederler, renk seçimleri genelde kötüde olsa
marka aldıkları için öyle yada böyle hediye ettikleri tüm kyafetler çok beğenilir.

Tankut ve Yemek
Damak zevkleri yoktur. Ot yada bok yiyebilirler, Portföylerindeki kızların damak zevklerine göre
herşeyi yiyebilirler. Genelde güzel tadların nerde olduğunu bilirler, kızlar damak zevki olan ve
kendilerine farklı tadları keşfettiren erkekleri beğenir çünki.

Tankut ve mutfak
Tankut aynı zamanda iyi bir aşçıdır da,
kızların tav olacağı sebze ağırlıklı kolay pişirilen tüm yemekleri bilirler.
Misal prtaik bir Tankut yemeği tarifi :

Malzemelerimiz :
2 adet havuç
1 adet kabak
1 adet patates
1 adet pırasa
2 adet acı biber
1 bağ maydonoz
2 domates
1 bardak haşlanmış bezelye
yarım bardak şarap
yarım tane kalın doğranmış tatlı soğan
4 yaprak nane
4 yaprak fesleğen
2 kaşık sıvı yağ
tuz-karabiber

havuç-kabak-patates-pırasa-soğan-acı biber tavada az pişmiş hale getirilir.
üstüne baharat ile şarap ve soyulmuş küp küp doğranmış domates ilave edilir biraz daha pişirilir.
çok az tuz ve kızın acı sevip sevmediğine bağlı olarak biber miktarı çok tutulabilir.
pişmiş sebzeler iki servis tabağına pay edilir,yanına bezelye konur,
fesleğen ve nane ile şekil yapılır. yanında minimum 100$ lık bir şarap ile servis yapılır.

Sıradan bir erkek için saçma sapan bir yemek olan bu yarı pişmiş sebze tabağının kesin çince bir
ismi vardır. Ve özellikle tiki kızlar bu yemeğe bayılır.

Tankut ve seks
Tankut en az 2 farklı kızla haftada en az 4 gece ve 1 gündüz seks yapar.
Tankutlar tatminsiz olduklarından sekste azimlidirler. bari kızı mutlu edelim diyerek çok
çalışırlar, işte kızların tankutları tercih nedenlerinden biride budur.
fıkranın devamı

Osmanlı döneminde, liman cüzdanını kaybeden kaptan yenisini çıkarmak için Liman Reisliği'ne gitmiş...Memur başlamış sormaya:
"Adın ne?"
"Kara Ali!"
"Nerelisin?"
"Karabigalı!"
"Geminin adı ne?"
"Kara Yunus!"
"Nereden geliyorsun?"
"Karadeniz'den!"
"Yükün ne?"
"Karalahana!"
"Nereye gideceksin!"
"Karamürsel'e!" Memur, ya sabır demiş:
"Dönüşte bizim limana uğrayacak mısın?
"Hayır. Orada gemiyi karaya çekeceğim, Karaman'da Karadağlı, Karamustafa'yı gördükten sonra, karadan Mekke-i Mükerreme'ye gidip, kara donlu Baytullah'a yüz süreceğim!Memur lahavle çekmiş:
"İnşallah oradan yüzünün akıyla dönersin!"
"Yüzümüz ak mı kara mı çıkar, bu ancak kara toprağa girdikten sonra belli olur!"Memur dayanamamış:
"Zift mi kesildin be mübarek!
fıkranın devamı

Cin Ali ve annesi plaja gider. Ilk kez büyükleri çiplak gören Cin Ali annesine sorar :
- Anne erkeklerin mayolarinin önleri neden kabarik?
Ne diyecegini bilemeyen anne bir yalan uydurur :
- Erkekler cüzdanlarini mayolarin önünde sakliyor ondan...
Ama Cin Ali devam eder :
- Peki neden bazilari daha kabarik?
Anne sasirir ama terettüt etmeden cevap verir :
- Bazilari zengin, parasi çok, cüzdani kalabalik o yüzden...
Cin Ali anladigini belirtir, aradan yarim saat kadar geçer, güneslenmekte
olan annesine dönerek :
- Anne yandaki amca sana bakip bakip zengin oluyor :-)

fıkranın devamı

Sünnetçinin biri yıllarca sünnet ettiği çocukların derilerini biriktirmiş. Yıllar sonra emekliliği yaklaştığında, bu derileri bir güzel toparlamış ve terziye gitmiş. Terziyle konuşmaya başlamış:
- "Bak kardeşim, sen de sanatkarsın, ben de! Bu deriler benim 20 senelik emeğim. Bana öyle bir şey yap ki, bundan ben hayatımın en güzel 20 yıllını hiç unutmayayım!"
Terzi:
- "Tamam abi, sen merak etme bir hafta sonra gel!" demiş.
Bir hafta geçmiş bizim sünnetçi gitmiş terziye;
- "Ne yaptın hallettin mi?" dıye sorar sormaz, terzi bir cüzdan çıkartmış. Tabii sünnetçi siniırle;
- "Ne bu 20 yıllık emek, bir cüzdan mı oldu! Ne yaptın sen?"
Terzide hemen;
- "Abi, öyle deme! Okşayınca bavul oluyor!"


fıkranın devamı

Temel hayatında ilk kez İstanbul'a gitmiş. Hemşerisi Dursun'un ev adresi elinde birilerine sormuş adrese nasıl gideceğini. İlerideki otobüs durağını gösterip belediye otobüsüne binmesini söylemişler. Temel durağa gidip beklemeye başlamış. Biraz sonra bir otobüs gelmiş ve bekleyenler sıra ile otobüse binmeye başlamışlar. Ancak her binen cüzdanındaki mavi kartı gösterip biniyormuş. Temel üzerini yoklamış eline evlenme cüzdanı gelmiş ve oda otobüse binip şoföre evlenme cüzdanını göstermiş. Şoför bir evlenme cüzdanına bir de Temel'e bakıp şöyle demiş:
- Hemşerim sen bununla ancak Fadime'ye binersin...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama