Civciv Fıkraları

loading...


Adamin biri amerika ya gitmis ve orada cok guzel bir civciv gormus ve ulkesine goturmek istemis.
Ucaga binmis ve civcivi ceketinin ic cebine koymus. Yanina da bir rahibe oturmus. Civciv bir sure sonra adamin gomleginin icine girip pantolonuna dogru inmis ve fermuar seviyelerine geldiginde cani disari cikmak istemis.
Fermuarin azicik acik kalan yerinden disari bakmis ve hemen kafasini geri cekmis. Bu hareketi bir kac kez tekrarlamis. Civciv rahibenin dikkatini cekmis.
Rahibe utana sikila adama donmus:
'Beyefendi, ben bu islerden pek anlamam ama galiba yumurtalarinizdan biri catlamis’’




fıkranın devamı


Amerikada bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarini, ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis.
Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya baslamis. ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya:
- Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi.
- Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir?
- Bütün yumurtalari ayni sepete koyma.
- Aferim çok güzel. Lily sira sende.
Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka makinesine koyar geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama sadece 8'inden civciv çikti.
- Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir?
- Yumurtadan çikmamis tavuklari sayma
- Aferim bu da çok güzel. Billy, sira sende
Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makinali tüfek, bir kasatura ve bir sise bira ile atlamayi basarmis. Parasütüyle yere inerken yolda birayi içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makinali tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra da son 10 kisiyi de silahsiz bitirmis.
- Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir?
- Içerken Ted Amcama bulasmayin...




fıkranın devamı


Temel cok karli bir is olarak düsündügü icin tavukculuk yapmaya karar vermisti.Ilk olarak elli tane civciv alip ayaklarindan topraga gömer.Güzelce gübreleyip sular fakat iki gün sonra civcivlerin hepsinin öldügünü görür.


Yaptigi yanlisin farkina varan Temel elli civciv daha alip bu seferde kuyruklarindan topraga gömer.Ayni sekilde gübreler, sular fakat nafile bu civcivlerde ölür.Ne yapacagini sasiran Temel, Ankara"da tavukculuk egitimi gören,amcaoglu Idris"e durumu yazip yardim ister.Birkac gün sonra Idris"in cevabi gelmisti,


"Sevgili amcaoglum Temel, yazdiklarini okuyup, anladim. Fakat dogru bir teshis koyabilmem icin bana bir miktar toprak numunesi gönderirsen sevinirim."

fıkranın devamı


Temel, Paris'te bir dükkâna girmiş. Bakmış, dükkânın bir köşesinde harika bir papağan... Hayran hayran seyrederken, dükkân sahibi yanına gelip, "Bu harika bir kuştur, karşısına geçene bakar ve ona nasıl birisi olduğunu söyler" demiş. Temel, papağanın karşısına geçer geçmez, kuş "Sen aptalsın" demiş. Temel, papağanı satın almak istemiş, ancak adam satılık olmadığını söylemiş. Bunun üzerine Temel, papağanın yumurtalarından rica etmiş. Adam, "yarın gelin verelim" demiş. Ertesi gün gittiğinde Temel'e üç tane yumurta vermiş. Temel derhal Trabzon'a dönmüş, eş-dost, akraba, komşu kim varsa toplamış ve papağanın özelliklerini anlattıktan sonra, gururla yumurtaları göstermiş ve hep birlikte yumurtaları kuluçkaya yatırmışlar. Bir süre sonra, yumurtalardan birisi çatlamış ve içinden normal bir tavuk civcivi çıkmış. Bir anlam verememişler. Fakat, ikincisinden bir bıldırcın, üçüncüden de keklik çıkınca, Temel'in tepesi atmış. Uçağa atladığı gibi varmış Paris'e, dükkânı bulmuş, dalmış içeriye... Papağan, Temeli görür görmez, "Sen salaksın" demiş. Temel daha da kızmış ve "Ula baa bak" demiş, "benum salak olduğumi burda bi sen bileyisun, ama senun orosbi olduğuni Tirabizonda cümle âlem bilıyi".

fıkranın devamı


Merakli civciv annesi olan tavuga sorar :
- Anne babam niye yumurtlamiyor?
Annesi cevaplar :
- Anotomisi izin vermiyor...
Civciv düsünür ve :
- Bu anatomi de kim ki? Neden izin vermiyor babama?

fıkranın devamı


Amerikada bir ilkokulda öğretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarını, ertesi gün sınıfta okuyacaklarını söylemiş. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya başlamış. İlk sırada küçük Suzi varmış. Başlamış anlatmaya: Bizim çiftliğimiz var. Bir gün babamla yumurtaları topladık, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtaların hepsi kırıldı." Öğretmen
- Güzel. Peki bu hikayeden alınacak ders nedir?
- Bütün yumurtaları aynı sepete koyma.
- Aferim çok güzel. Lily sıra sende.
Küçük Lily tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:
- Bizim de bir çiftliğimiz var. Babam yumurtalardan civciv çıkması için onları kuluçka makinesine koyar geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacağını sanıyordu, ama sadece 8inden civciv çıktı.
- Eveeet. Peki burdan alınacak ders nedir?
- Yumurtadan çıkmamış tavukları sayma
- Aferim bu da çok güzel. Billy, sıra sende
Küçük Billy tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:
- Amcam Ted Vietnam Savaşına katılmıştı. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmuş. Ted Amcam helikopter düşmeden elinde bir makinalı tüfek, bir kasatura ve bir şişe bira ile atlamayı başarmış. Paraşütüyle yere inerken yolda birayı içip bitirmiş. İnince mermisi bitene kadar makinalı tüfeğiyle 70 kişiyi haklamış. Sonra kasatura kırılana dek onunla 20 kişiyi halletmiş. Sonra da son 10 kişiyi de silahsız bitirmiş.
- Böyle korkunç bir hikayeden alınacak ne ders olabilir?
- İçerken Ted Amcama bulaşmayın...

fıkranın devamı

Adamın biri yolda bir günlük bir civciv bulur. Kanı kaynar beslemeye karar verir. Ertesi gün u
fıkranın devamı

Civciv annesi olan tavuga sorar: - Anne babam niye yumurtlamıyo? Tavukta - Anatomisi izin vermi...
fıkranın devamı

Adamin biri amerika ya gitmis ve orada cok guzel bir civciv gormus ve ulkesine goturmek istemis. ...
fıkranın devamı

Amerikada bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarini, ertes...
fıkranın devamı

Adam çarşiya çikip bir civciv alir eve dönerken sinemaya gitmek ister ama civcivi sinemaya almiy...
fıkranın devamı

Hocanın tavuğu ölmüş.Civcivlerin de başı boş kalmış.Hoca kaybolmalarından korkmuş.Boyunl...
fıkranın devamı

Adamin biri amerika ya gitmis ve orada cok guzel bir civciv gormus ve ulkesine goturmek istemis. ...
fıkranın devamı

Ali okula yazılıcakmış. Ama çok fırlama bir çocuk olduğundan babası bazı önlemler almaya ...
fıkranın devamı

Temel bir gün Almanya'ya gider ve bir petshopun önünde durur. İçerden bir papağan temel'e bakarak "aptal aptal" der. Temelde papağanın yanına giderek "uy nerden biliysun benim aptal olduğumu" der.
Sonra petshopun sahibine papağanın yumurtalarından 3 tane hazırlamasını yarın trabzona giderken alacağını söyler.
Ertesi gün temel yumurtaları alır ve Trabzon'a gider. Halkı etrafına toplayarak:
- Ey halkum bu yumurtalar çatlayunca hepimizin kaderini değiştirecek her şeyi biliyolarda" der.
Tabi herkes merakla yumurtaların çatlamasını bekler. Yumurtalar çatlamaya başlar fakat içlerinden civciv, devekuşu ve tavus kuşu çıkar.
Temel tekrar Almanya'ya gider. Papağan yine ona "aptal aptal" der. Temelde yanına yanaşarak:
- Benim aptal olduğumu bir tek sen bileysun ama senin **ospu olduğunu bütün Trabzon biliyo" der.
fıkranın devamı

Hocanın tavuğu ölmüş. civcivlerin de başı boş kalmış. hoca kaybolmalarından korkmuş. boyunlarına siyah bezler bağlamış. sonra da içlerinden ip geçirip birbirlerine bağlamış. meraklı bir komşusu sormuş: -hoca o civcivlerin boynundaki de nedir? komşusunun merakına içerleyen hoca, cevabı yapıştırmış:- anneleri öldü de yas tutuyorlar.
fıkranın devamı

Civciv annesi olan tavuğa sorar:
-Anne babam niye yumurtlamıyo? der.
tavuk da:
-Anotomisi izin vermiyo, der.
Civciv düşünür ve der ki:
-Bıraksalar yumurtlıycak yani!!!
fıkranın devamı

Ali okula yazılıcakmış. Ama çok fırlama bir çocuk olduğundan babası bazı önlemler almaya karar vermiş ve okuldaki öğretmenine ve diğer öğretmenlere durumu anlatmış.Sıra servis şöförüne gelmiş servis şöförüne oğlunun ne kadar fırlama olduğunu anlatmış.Şöför hiç oralı olmamış içinden ufacık çocuk ne kadar fırlama olabilir ki demiş.Okul günü gelmiş ve Ali alınması gereken yerden servise binmiş.
Yolculuğun ilk başlarında sakin sakin oturan Ali daha sonra şöförün yanına gelerek:

-"Amca benim annem tavuk babam horoz olsaydı ben civciv olurdum değilmi" demiş.Şöför
-"evet yavrum şimdi geç yerine otur "demiş.
Bİraz sonra Ali yine şöförün yanına giderek
-"Amca benim annem inek babam boğa alsaydı ben buzağı olurdum değilmi"demiş.Şöför biraz sinirli:
-"evet şimdi git yerine otur " demiş.Biraz sonra Ali yine şöförün yanına gelerek
-"Amca benim annem" demeye kalmadan şöför Aliye
-"Ben sana bir soru soracağım "demiş ve ardından
-"Senin annen orospu baban pezevenk olsaydı sen ne olurdun bakayım" demiş.
Ali sırıtarak cevap vermiş:

-"ŞÖFÖR".
fıkranın devamı

Hocanın tavuğu ölmüş.Civcivlerin de başı boş kalmış.Hoca kaybolmalarından korkmuş.Boyunlarına siyah bezler bağlamış.Sonra da içlerinden ip geçirip birbirlerine bağlamış.Meraklı bir komşusu sormuş:
-Hoca o civcivlerin boynundaki de nedir?Komşusunun merakına içerleyen hoca:
-Anneleri öldü de yas tutuyorlar.
fıkranın devamı

Adamin biri amerika ya gitmis ve orada cok guzel bir civciv gormus ve ulkesine goturmek istemis.
Ucaga binmis ve civcivi ceketinin ic cebine koymus. Yanina da bir rahibe oturmus. Civciv bir sure sonra adamin gomleginin icine girip pantolonuna dogru inmis ve fermuar seviyelerine geldiginde cani disari cikmak istemis.
Fermuarin azicik acik kalan yerinden disari bakmis ve hemen kafasini geri cekmis. Bu hareketi bir kac kez tekrarlamis. Civciv rahibenin dikkatini cekmis.
Rahibe utana sikila adama donmus:
Beyefendi, ben bu islerden pek anlamam ama galiba yumurtalarinizdan biri catlamis !
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama