nasrettin hocayı yaşadığı yerde herkes çok sever ve bir tanesi evine davet eder nasrettin hoca üstüme bir çeki düzen vereyim de geleyim der ve gider komşusunun evine geldiğinde komşusu pencereden bakar nasrettin hoca kapıyı çalar komşusunun hanımı kocam evde yok başka bir gün gelirseniz umarım olur der nasrettin hocada sen de kocana söylede kafasını pencerede unutmasın der
fıkranın devamı

Kameri takvime göre ramazan hilâli görününce oruca başlanır. Şevval ayı hilâli görününce bayram yapılır.Eskiden ayın ne zaman...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’nın eşeğinin arkasında, kuyruğunun altında yara çıkmış. Yarası acıyan hayvan yürümekte zorlanıyormuş. Te...
fıkranın devamı

Adamın biri, bir arkadaşına epeyce borçlanmış. İşlerini bir türlü düzeltemediğinden borcunu da ödeyemiyormuş. Alacaklı bir gü...
fıkranın devamı

Bir gün Hoca’nın yanına dört çocuk gelmiş. Torba içinde getirdikleri bir miktar cevizi Hocanın önüne koyup;- “Hoc...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, insanların kendilerine söylenenleri, verilen öğütleri iyi dinlemeleri, devamlı olarak bir şeyler öğrenmeye ça...
fıkranın devamı

Timurlenk, Akşehir’in ileri gelenleri ile tanışmak için bazılarını yanına çağırtmış. Misafirlerine şerbet dağıttırmış. ...
fıkranın devamı

Hoca yolda giderken adamın biri arkasından yaklaşıp ensesine bir tokat atmış. Hoca kadıya başvurmuş. Meğer kadı bu adamın yak...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, eşeğini mahkeme kapısına yakın bir yere bağlayıp pazara alışverişe gitmiş. O sırada kadı, hilekâr bir satıcıy...
fıkranın devamı


Bir süvari alayının denetlemesi varmış.

-Günlerce süren hazırlıklardan ve eğitimden sonra denetleme günü gelmiş çatmış.Bütün hazırlıklar bitmiş herkes denetleme alanında toplanmış.

-Alay komutanı birliğini son kez gözden geçirmiş.Herşey yolunda giderken süvari atlarından biri düzeni bozuyormuş.

-Bütün atlar normal birşekilde beklerken içlerinden biri malını çıkarmış habire sallıyormuş.

-Atı normale döndürmek için yapmadıkları kalmamış.

-Yanına cins cins beygirler getirilmiş,kamçıyla dövülmüş ama at banamısın demiyor.İnadına malı sallıyor.

-Bütün bu olanları alay komutanının karısı da, birliğin yakınındaki lojmanın penceresinden izliyormuş.Herkes tam ümidi kesmişken atın birisi tarafından normale döndürüldüğünü lojmanın pencersinden gören alay komutanının karısı duruma çok sevinmiş.

-Yoksa kocasının paşalık hayalleri suya düşecek.

-Denetleme başarılı geçmiş ama bir şey alay komutanının karısının aklına takılmış.

-Denetleme günü atın yanına gidip onu normale döndüren kişiyi buldurup, sorunu nasıl çözdüğünü öğrenmek ve o kişiyi tebrik etmek için yanına çağırmış.

-İşi düzelten kişi hanımefendinin yakından tanıdığı bölük başçavuşundan başkası değilmiş.Kendisini tebrik ettikten sonra ,atı nasıl normale döndürdüğünü sormuş.

-Sen gittin atın kuyruğunu kaldırıp indirdikten sonra at normale döndü.

-Onlarca kişi uğraştı ama başaramamıştı, sen ne yaptın da sorunu giderdin?

-Başçavuş hanımefendiye ''bu atın huysuzluğunu bildiğim için gidip kuyruğunun altına sıkışmış olan saman çöpünü aldım ..''deyince alay komutanının karısı dayanamayıp şöyle demiş:

-Böyle bir şeyin olduğunu daha önce niye söylemedin.

-Atın kıçına küçük bir saman çöpü kaçmasıyla bu hale geliyorsa ben de albayınıza oklava kaçırırdım.........

fıkranın devamı


Cindy Crawford ve Asım bir gemi kazası neticesinde ıssız adaya düşerler. Ne yapsınlar can sıkıntısından sabah akşam birlikte olurlar. Ancak bir süre sonra Asım durumdan zevk almamaya başlar. Cindy çıldırır. Asım'a ne olduğunu sorar, ne isterse yapabileceğini söyler. Her türlü fantaziyle ve herşeyiyle emrine âmade olduğunu, nerede hata yaptıysa düzeltmeye çalışacağını anlatır. Asım inatla Cindy'ye 'istediğim şeyi yapabilmen mümkün değil' der. Cindy çaresizlik içinde ısrar eder ve herşeyi göze aldığını söyler. Asım en sonunda 'Bir denemeye' karar verir. Önce Cindy'nin saçlarını kısacık keser. Sonra üstünü örtecek biçimde ceketini giydirir. Kestiği saçlardan bıyık yapar. Cindy, ne olduğunu anlamaya çalışırken Asım onu mümkün olduğu kadar erkeğe benzettikten sonra akşam olunca sahile gelmesini söyler. Akşam olur ve Cindy erkek kılığında sahile gelir bakar ki Asım mukellef bir rakı sofrası hazırlamış ve masayı mezelerle doldurmuştur. Asım ve Cindy masaya otururlar ve Asım elini kanka modunda Cind'nin omzuna koyar ve şöyle der:
-Ulan Kazım bir aydır kiminle sevişiyorum söylesem inanmazsın.

fıkranın devamı


Temizlikçi kadın çalışmaya gittiği yerde yatak odasını temizlemeye başlar. Sıra yatağa gelir, yatağı düzeltirken içinde kullanılmış bir prezervatif bulur.Saf kadın yatağın etrafında dolanıp durur ama ne olduğunu bir türlü anlayamaz. O sırada evin hanımı odaya girer. Temizlikçi dayanamaz utana sıkıla sorar:
Hanımcım bu neki?
Hanım yatakta ki prezarvatifi görünce: Siz hiç kocanla şey yapmıyormusunuz der. Temizlikçi şaşkınlıkla yapıştırır cevabı:
"Yapirik yapirik emme, derisini yüzene kadar değil"!!!!!

fıkranın devamı


Bir babanın oğluna vasiyeti.

VASİYETİMDİR;

Örnek Alma çiçek çiçek dolaşan arıyı

Sonra Pilin erken biter *ikemezsin karıyı

Mutlu edersen gerdek gecesi taze gelini

Minnetle öpecektir her sevişmede elini

Olmuşu dururken yeme meyvanın hamını

Helali varken *ikme namahremin amını

Yemeklere tat verir bir kaşık salça

Erkeği baştan çıkarır yuvarlak kalça

Elinden düşmez tası tarağı kadının

Baş tacı eder,yeterki iyi çalışsın *rağın

Ormana hayat verir diktiğin çam

Ömrüne ömür katar *iktiğin *m

Kırışık pantolonu düzeltir ütü

*arağı dimdik eder kadının *ötü

Kadının her yanı misler gibi kokmalı

*arrağı götten önce sulanmış *ma sokmalı

Pencereni açık koyma merdiven dayarlar

*mını sokağa bırakma yakalayıp koyarlar

Yatağa girmeden önce kadını bi güzel yıka

Onu mest etmek istiyorsan 3 deliğide tıka

ArAma her *mcıkta var mı diye bir pire

Sonra talim edersin yıllarca otuzbire

Kadının vücudu tatlıdır benzer kovanda bala

Aklın varsa her noktayı bir güzel yala

Bilki dokuz nefsi vardır yataktaki kancığın

Hepsini doyuramazsan gider yataktaki *mcığın

Önemli olan senin değil kadının istediği andır

Dünyadaki en tatlı şey iki bacak arasındaki *mdır

Mala mülke güvenme ona her avrat gelir

Sana ayda yılda, dostuna hergün verir

Geleceğinle bol keseden harcama belini

Sonra kullanmak zorunda kalırsın elini

Bozulsada arada sırada evinin dirlik düzeni

Kadın aldatmaz kendini iyi *ikeni

Her kurşun önüne atma torban darıyı

Sonra başkası *iker elindeki karıyı

Kırkından sonra sanma kendini zampara

*mcık şöyle dursun bu günlerde göt bile para

Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır

Kadını kadın yapan götü değil önündeki *mdır

Üzüm üzüme baka baka kararır

Kadın ****** yemezse susuz kalır sararır

Pili tükenmiş erkek erken uykuya dalar

******sız kalan amcığı evin köpeği yalar

Olsada başında oyalı yazma

Yatağa girince kadına az gelir kazma

Sahip çık gece gündüz bağ bahçe bağına

Yoksa acımadan koyarlar o güzelim *mına

Şehvetli kadını memesi herzaman diktir

Arzuzusu ve isteği bilki herzaman *iktir

Sen sen ol her karıyı koynuna alma

*mını *ikmeden götüne yakın olma

Kadını acele etmeden usul usul soymalı

*mına hemen değil gıdım gıdım koymalı

Yırtığı söküğü sağlam iplikle dik

Mutlu olmak istiyorsan kadını iyi *ik

fıkranın devamı


Evli çift, seks zamanlarını bir türlü düzene sokamamışlar. Çocuklarından dolayıda, canları isteyince söyleyemiyorlarmış. Gizli bir haberleşme yöntemi bulmak için karar vermişler. Bu arada kadın seks konusunda daha isteksiz, erkek ise sürekli ister konumdaymış. Kadın söze başlamış :
- Eğer o gün saçlarım sağdan sola taranmışsa anlaki canım hiç istemiyor, hiç boşuna yaklaşma, eğer o gün saçlarım soldan sağa taranmış ise canım yine istemiyor yine sen bana hiç yaklaşma, ama eğer saçlarımı at kuyruğu yapmışsam o zaman belki birşeyler olabilir.. Erkek sükunetle dinledikten sonra;
- ''Bak hanım, eğer o akşam bir duble rakı içmişsem canım istiyor demektir, eğer iki duble rakı içmişsem anlaki canım çok istiyor demektir, ama eğer üç duble rakı içmişsem saçına başına bakmam *ikerim''...

fıkranın devamı


Bir gün bir eyalette yarışma düzenlenir. 100 katlı bir apartmana çıkılacak ve karşılığında 100 milyon dolar ödül var. Tabiki bununda 3 tane şartı var bu apartmanın 100. katına çıkana kadar osurulmayacak, sıçılmayacak, işenmeyecek. bir İngiliz bir Alman bir Fransız bizim Türklerden de NAMIK KEMAL katılır. İngliz 20. kata ulaşır işemesi gelir dayanamayıp işer. Alman 55. kata kadar gelir dayanamayıp sıçar. Fransız dişli çıkar, 87 kata kadar gelir ama oda zorundan dayanamayıp osurur. Son yarışmacı Namık Kemal`e sıra gelir. Namık 30 kata gelir osurması gelir bir odada gaz kaçağı görür hemen dalıp orada osurur ve kimse anlamaz. 60. kata gelir işemesi gelir içki içen adam görür elindeki şişeyi alır ve içine işer ve kimse anlamaz. 99. kata kadar çıkar ve son bir kat kalmış ama o kadar sıkışmışki artık pantolonuna sıçacak ne yapayım diye düşünürken kundakta bir bebek görür hemen altındaki bezi çıkartıp işini görür ve yerine bağlar. 100. kata çıkar ve büyük ödülü alır. Ertesi gün gazetenin birinde şöyle yazılar yer alır. 2. sayfasında gaz kaçağından bir adam zehirlenip öldü. 3. sayfasında içki içen adam öldü. gGzetenin manşetinde ise olay olay olay 3 kg lık bebekten 5 kg bok çıktı....

fıkranın devamı


-Adam Mahkemeye boşanma davası açar.
-Hakim duruşma günü davacıya boşanma gerekçesini sorar.
- davacı Hakim bey ben eşimi bu güne kadarhep gece *iktim. Bir gün de gündüz *ikeyim dedim.Eşimin *mını kapkara görünce tiskindim.Artoık birlikte olamıyorum. bu nedenle boşanmak istiyorum der.
-Hakim katibe yaz kızım der.
-Duruşmanın 15 gün sonrasına taalikine davacının gelirken 1 adet yumurta getirmesine der celseyi kapatır.
-Duruşma günü davacı elindebir yumurta ile gelir. Duruşma başlar. Hakim dosyaya bakar yumurta getirdinmi diye sorar. Davacı elindeki yumurtayı hakime verir. Hakim yumurtayı inceler davacı duruşma salonunda hazırol vaziyette ayakta dururken hakim yumurtayı davacının alnının ortasına iki kaşının arasına büyük bir hızla atar. Davanın 15 gün sonrasınaertelenmesine karar verir.
-15 gün sonra davacı tekrar duruşmayagelir. Hakim dosyayı inceler o an davacıya bakar davacının anlının ortası kapkara olmuş.
-Hakim geçmiş olsun anlına ne oldu diye sorar.
-Davacı efendim geçen duruşmada getirdiğim yumurtayı anlıma atmıştınız o yüzden karardı der.
-Hakim bunun üzerine ulan o*ospu çocuğu ben iki metre mesafeden tek yumurta ile senin alnını bu hale getirdim. Sen o kadar yakın mesafeden iki yumurtayı karının *mına vura vura nasıl kararmasın *iktirol der ve davayı bitirir.

fıkranın devamı


Uçak havalandıktan sonra pilot mikrofonu açıp şöyle demiş;
- ''sayın yolcularımız uçağımız havalanmış durumdadır kemerlerinizi çözebilirsiniz'' demiş ve arkasına yaslanmış.
Mikrofonun açık olduğunu unutan pilot kendi kendini önce bir gerinmiş ve söylenmeye başlamış;
- ''oooohhhh gidim önce bir *ıçim ondan sonrada şu hostese bir yüklim'' demiş.
içerideki yolcular hepsini duymuş hostes durumu düzeltmek için içeriye koşmaya çalışırken ayağı takılıp düşmüş yoculardan biri;
- ''acele etme bacı adam önce *ıçacak yav'' demiş.

fıkranın devamı


her yıl düzenlenen uluslar arası kadın *ikme yarışmasına namık kemalide çağırmışlar yarışma seyircilerin hepsinin kadın olduğu stadyumda düzenleniyormuş yanlız yarışmayı sunan spiker erkekmiş ilk yarışmacı başlamış *ikmeye ,spiker:ewt sayın seyirciler 1. yarışmacı gayet iyi birşekilde dewam ediyor daha şimdiden 50 oldu bile , 2. yarışmacı 200 , 3.yarışmacı 210 , 4.yarışmacı 500 sayın seyirciler . sahanın diyer ucunda bir hareketlilik görüyorum sanırım bu namık oda ne namık tirbüne atlamış namık namık naamıkk ayyy yapma namııkk

fıkranın devamı


temel alman yaya gitmiş. temel orda bazı ardaşlar edinmiş ve onlarla mum sondürme oyunu oynuyor.
zaman geçiyor birgün hemşerisi Dursun'u aramış
''ula dursun burda bi oyun vardur millet birbirini siciy mum söndürme oyunu diyler'' demiş oda telaşla
''ne siçmesu len ölr oyunmu olur:)'' demiş
dursun çıkısını düzmüş ve koyulmuş yola almanyaya
ve temeli bulmış bir akşam yine arkadaşlarıyla toplanan temel dursunu da almış oyunu oynamaya gitmişler :)
dursun bu oyunu ilk defa oynaya cagı için çok telaşlıdır.
herkes bir müddet içki falan içtikten sonra sarhoş olur
dursunda temele ne zaman başlayacak bu oyun der duruyor der demez biri ışıgı kapatır. dursunda ne bilsin garibim oldugu yerde kala kalmış:)
temel hemen ışugı yakmış
^ya şu işi bi sıraya sokalım ^ demiş biri yine ışıgı söndürmüş
temel yine ışıgı yakarak
^ya şu işi bi sıraya sokalım ^ biri yine ışıgı kapamış
^ya şu işi bi sıraya sokalım ^
DURSUN'DA ARTIK KIZMUŞ ^ULA OYNAMAYIN ŞU IŞIGA DA ELLEDİGİMİZ İKİ CÖGÜS KICIMIZA GİREN CIKAN BELLİ DEGİL DEMİŞ

fıkranın devamı


Padişah bir gün denize nazır sarayının teraçasından denizi seyre dalmiş, bakmış denizin ortasında bir sandal içinde bir adam birşeyler yapıyor. Meraklanmış iyice dikkat kesilmiş ama ne olup bittiğini anlayamamış,
- " ulan sabahın köründe ne yapıyor bu adam" diyerek kızgın ve hiddetle vezirini çağırıyor yanına,denizi ve sandaldaki adamı gösterip derhal neşekilde bulursanız öylece getirin diye emri verir.
Adamı çırılçıplak huzura getirirler korkudan tir tir titreyen adama padişah;
- bre dendiz ne bu hal, ne yapıyordun, dogruyu söyle yoksa kelleni vurdurum der.
Adam kem küm eder bakarki kelle gidecek;
- padişahım kellemi öylede alacaksın böylede tamam dogruyu söylersem kellemi bağışlayacagına söz ver der.

Padişah beni inandırırsan seni bağışlarım der,
Adam anlatmaya başla;
- Hünkarım senin adamların beni almaya geldiklerinde ben kendi kendimi düzmeye çalışıyordum ama gördüğün gibi apar topar alıp getirdiler.
Padişah ulan sapık, adam kendi kendini şeydermi,
- haklısın sultanım ama benimkinde bi keramet var
- "nasıl yani"
- şöyle sultanım benim *iktiklerimin hepsi makam mevki sahibi oldular. Bense perişan aç bilaç kaldım. Dedim kendikendime ' oglum senin *arakta bi keramet var bak *iktigin adamlar ülkede söz sahibi insanlar sen en iyisi bide kendini *ik' dedim
padişah dinledikce hem kızar hemde hoşuna gitmeye başlar adamın anlattıkları
-"eee der bitane örnek göster kelleni bağışlayayım"

Adam hangi birini sayayım sultanım, has agasınımı deyim,sadrazamınmı deyim," bu arada vezirin rengi kaçmıştır"saymakla bitmez istersen vezirine sor adam baş vezirliye kadar yükseldi.
Hikaye padişah'ın çok hoşuna gider adamı affettiği gibi
- "seni baş vezirim yaptım" der. Adam
- sultanım ben söyledim benimkinde bi keramet oldugunu. Adamların beni almaya geldiklerinde daha kafasını değdirmiştim bu kadarı bile beni vezir yaptı.
Biraz sokabilseydim seni bile tahttan ederdim .

fıkranın devamı


Amerikada en az 3 farklı objeyi kullanarak dünyanın temel sorunlarının ifade edilmesine dayanan bir yarışma düzenlenir.
Bu yarışmaya bizim Temel de katılır ve sahneye 'başında gaz maskesi elinde bir demet çiçek ve prezervatif' takmış bir şekilde çıkarak birincilik ödülünü kazanır.

Sunucu Temel'i yanına çağırarak bu objelerden ''maske ile dünyadaki çevre kirliliğine, çiçeklerle doğanın korunmasının gerekliliğine ve prezervatifle de doğum kontrolünün önemine'' dikkat çektiğiniz için bu ödülü size layık gördük der.

Bunun üzerine Temel:
- Aslında ben " prezervatifle sevişmek gaz maskesiyle çiçek koklamaya benzer. " demek istemiştim .

fıkranın devamı


İbne almanın biri kendini düzdürecek birini ararken yolu bara düşmüş. Barda oturan zenciyi gözüne kestirip yanına gitmiş ve 70 markı olduğunu söyleyerek teklifini yapmış. Zencide aletini cıkarmiş ve Almana göstermiş. Aletin üzerinde cetvel gibi cizikler varmış 50 mark, 100 mark, 150 mark gibi. Almana demişki:
-70 marka kafasını sokarım.
Alman çaresiz kabul etmiş tuvaletin yolunu tutmuşlar. Zenci başlamış muameleye o sırada wc den cıkan biri kapıyı zencinin beline vurmasıyla zenci almana köklemiş. Almanda:
- ıııııhhhhhh gırtlağa kadar borca girdik *mına koyim.

fıkranın devamı


Çölde devesi ile 2 haftadır yolculuk yapan Bedevi iyice azmıştır. Deveyi düzmeye karar verir. Devenin arkasına boyu yetişmediği için iki taş bulur ve taşları devenini arkasına üst üste koyarak üzerine çıkar tam bu sırada deve bir adım ileri gider. Tekrar taşları alır devenin arkasına götürür üzerine çıkar deve tekrar bir adım öne gider. Bedevinin gözü dönmüştür. Deveyi düzecektir. Böyle bayağı yol kat ederler fakat deveyi bir türlü beceremez. Yine deveyi becerecmeye çalıştığı bir sırada çölde bir ses duyar.
- ''İmdaaaaat kurtarın'' diye.
Bu bir kadın sesidir. Bedevi sese gider ve bakar bir kadın çölde çukura düşmüştür ve çırılçıplaktır...
- ''Beni buradan kurtarın ne olur her istediğinizi yapacağım'' der kadın...
- ''Her istediğimi yapacakmısınız'' der bedevi.
- ''Evet yeter'ki kurtarın beni'' der...
Bedevi bunun üzerine kadını oradan kurtarır. Ve kadın sorar;
- ''söyle ne istiyorsun benden''...
Bedevi büyük bir iştahla;
- ''Şu deveyi tutta bi *ikeyim'' der.....

fıkranın devamı


Çiftçilik yapan Temel ile Fadime yeni evlenmişler. Tabi gündüzleri temel tarlada çalışıyormuş. Evleri bir tepenin üstünde çalıştığı tarla da tepeden aşağıda düzlükteymiş. Tarlada çalışırken Temel'in canı Fadimeyi çekiyor ve eve koşmaya başlıyor. Ama eve girene kadar derman kalmadığından çok zorluk çekiyormuş.
Bir gün şehre kasabaya inmiş. Tanıdık bir doktor bunu görünce;
- ''Hayrola Bu ne surat'' diye sormuş.
Temel de durumu olduğu gibi doktara aktarmış.
Doktorda;
- ''Bunda üzülecek ne var. Niye sen kendini yoruyorsun. Av silahını tarlaya giderken yanına al. Fadimeyi canın çekince 1 el ateş et. Fadime senin yanına gelsin. Sende işini rahat görür mutlu olursun'' diye nasihat etmiş.
Bu uygulama Temel'in çok hoşuna gitmiş. Başlamış bu taktiği uygulamaya.
İşler çok iyi.
Aradan bir zaman sonra Temel yine şehre alışverişe iniyor. Aynı doktor bunu görünce soruyor;
- ''Nasıl taktik işe yaradımı?''.
Temel;
- ''Sorma doktor, baştan çok iyi idi. Fakat av mevsimi başladığından buyana Fadime'yi bulamıyorum'' der.

fıkranın devamı


Baba oğluna nasihat vermektedir:

"Oğlum arabada yaşlı birini ya da bir bayanı görürsen hemen yer vereceksin."

Çocuk tam evet diyecekken masanın üzerindeki babası ve annesine ait fotoğrafı görür. Orada babası oturuyor, annesi ise ayaktadır. Çocuk merak edip sorar:

"Baba sen orada niye oturuyorsun? Hem annem niye ayakta?"

Baba lafı düzeltmeye çalışır ama çocuk ısrarla aynı soruyu yinelemektedir. Baba en sonunda dayanamayıp söyler:

"Bak oğlum, o fotoğrafı annenle evlendiğimiz günün ertesi günü çektirmiştik. O gün ne annende oturacak hal, ne de bende ayakta duracak takat vardı." der.

fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey