Denize Fıkraları

loading...

Maymun hanımlar aralarında kocalarını çekiştirirler. İçlerinden birisi:


-Benim ki orangutan, insan görünümlü, der. Bir diğeri de:

- Benim kocam da Makaka. Her konuda oldukça becerikli, eli yatkındır, der. Üçüncü kadın:

- Benimki de timsah. Demir, soğuk, gerçekten de bir timsah, der. Şaşkınlıklara bakan kadınlara:

- En azından denize gidiyor, der.

fıkranın devamı

bir gün temel gemiyle yolculuğa çıkmış tam denizin ortasında fırtına patlamış temelin bavulu denize düşmüş dursun temele bavulun denize düştü demiş salak temel anahtarı bendedur demiş
fıkranın devamı

bir gün temel gemiyle yolculuğa çıkmış tam denizin ortasında fırtına patlamış temelin bavulu denize düşmüş dursun temele bavulun denize düştü demiş salak temel anahtarı bendedur demiş
fıkranın devamı

Temel ile Fadime denize giderler.Fadime yanına salatalık alır.Temel domates alır.İkisi denize girer.Sebzeleri denize düşürürler.Temel domates alıcam diye Fadimenin memelerini tutar.Fadime salatalıklarını almak için eğildiğinde Temel in pipisini tutar.
fıkranın devamı

Nasıl Atladılar Bir grup ingiliz, amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. birden şiddetli bir fırtına kopmuş.Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş.fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiş. bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle ka…rşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış. “Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi” demiş.Tayfa gitmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüş. Kaptan merakla sormuş: -Eee,noldu? -Hepsi atladılar efendim. Kaptan çok şaşırmış: -Nasıl olur,daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Ne dedin onlara? -Çok kolay. İngilizlere “sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar” dedim. Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu icin çok faydalı olduğunu söyledim. -Peki ya Türklere ne dedin? -onlara da “Denize girmek yasak! ” dedim.
fıkranın devamı

Hoca’nın iki yüz akçe parası kaybolmuş. Bulunması için dua etmeye başlamış. O sırada Akşehir’in zenginlerinden b...
fıkranın devamı


Temel askerden döner ve kahvede askerlik
anılarını anlatmaya başlar."Biz askerdeyken
tatbikatlarda gemileri torpidolarla batırırdık"'der.
Köyün ileri gelenlerinden biri sorar."Yav
Temel herşeyi anladım da denizaltıdan torpido
gönderirken deniz altının içine nasıl oluyor
da su girmiyor?" Temel herzamanki kıvrak
zekasıyla yanıt verir:"Amca sen hiç denize
girdin mi?" "Girdim"diye yanıt verir."Peki
denizde hiç yellendin mi?" "Evet"der.İşte
sistem aynı sistem.

fıkranın devamı


Kara' cıların komutanı bir asker çağırmış. Asker
- "Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.
Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek
-"İşte cesaret" demiş.
Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine
- "Emret komutanım "diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yereçakılmış ve can vermiş. Komutan da diğeri gibi dönerek
- "İşte cesaret " demiş.
Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve
-"Emret komutanım" demiş. Komutan
- Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma demiş.
Asker;
- "Hadi lan" demiş.. Komutan diğer komutanlara dönerek
- "İşte asıl cesaret bu " demiş. Erdal KIRIKTAŞ

fıkranın devamı


1. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada aciklarinda battiktan sonra, iki tane deniz ayisi 80.000 dolar harcanarak temizlenmis ve buyuk bir torenle denize birakilmislar. Tam 2 dakika sonra herkesin gozleri onunde bir mavi balina deniz ayilarini yemis.
(Neymiiiş: dogaya asla mudahale etmeyeceksiiiin)

2. New York'ta yasayan bir psikoloji ogrencisi kiz bos odasini bir marangoza kiralar. Amaci onunla konusup, adamin davranislarini incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kizi bir balta ile parcalar..
(Neymiiiş: insanin basina ne gelirse ya meraktan...)

3. Bonn'da iki gosterici, domuzlarin kesimevi'ne barbarca goturulup orada kesilmelerini protesto ederken, domuzlarin bulundugu yerin kapilari kirilir ve 2000 domuz kacisirken, iki gostericiyi ezerek oldururler..
(Neymiiiş: demek ki domuz domuzlugunu yapar)

4. Amerika'da kadinin biri evine gelir ve kocasini mutfakta titrerken gorur. Belinden su-kaynatici'ya dogru bir kablo gitmektedir. Kadin hemen kalin bir tahta parcasi bulur ve adamin koluna vurarak onu elektrik sokundan ayirmaya calisir. Adamin kolu iki yerinden kirilir. Sonradan anlasilir ki, kocasi orada mutlu bir sekilde wallkman dinliyordur..
(Neymiiiş: kadin milleti her zaman erkek milletinin mutluluguna engeldir

fıkranın devamı


Plajda iki saattir bir sarışın denize bakmaktadır.
Bunu gören görevli yaklaşarak ne olduğunu sorar.
- Mükemmel, kocam ilk defa dün yüzme öğrenmeğe başladı, manşallah bugün iki saat dalabiliyor

fıkranın devamı


Küçük Ayhan`la Mine konuşuyorlardı :
-Nehirler nereye dökülür.
-Denize, tabii.
-Hepsi mi?
-Evet.
-Öyleyse deniz neden taşmıyor?
-Tabii taşmaz.Denizin dibi sünger dolu.Suyu onlar çekiyor.

fıkranın devamı


Kucuk bir balikci koyundeTemel tembel oldugu icin esi Fadime baliga cikmak zorunda kalirmis. Sabah erkenden balikcilar tekneleri ile denize acildiklarinda erkekler hep ayni yone gitmelerine ragmen fadime kendine gore bir yone gidermis.

Aksam baliktan donuldugunde erkeklerin cok az balik yakalamis olmalarina fadimenin kayigi silme balik dolu olurmus.

Bu duruma dayanamayan erkekler, isin sirrini sormuslar. O da :

- "Biliyorsunuz kocam uykucudur, sabah esimin pijamasini acip bakiyorum. Temelinki ne tarafa dogru yatmis ise o yone gidiyorum" demis. Erkekler:

- "Peki baci saga, sola anladik ama dimdik durursa ne tarafa gidiyorsun?" diye sorunca Fadime:

- "Canim, o gun balığa çıkar mıyım hiç?"

fıkranın devamı


Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Köyün cocuklari saka olsun diye Temel'in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis.

Beklemis gelen yok giden yok. Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden.

Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis. Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis.

O sirada O'nu goren babasi bagirmis:

- "Ula salak uşağum orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?"




fıkranın devamı


Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Koyun cocuklari saka olsun diye Temel'in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis. Beklemis gelen yok giden yok.
Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden.
Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis.
Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis. O sirada O'nu goren babasi bagirmis:
- "Ula salak usak orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?"

fıkranın devamı


Küçük Ayhan`la Mine konuşuyorlardı :
-Nehirler nereye dökülür.
-Denize, tabii.
-Hepsi mi?
-Evet.
-Öyleyse deniz neden taşmıyor?
-Tabii taşmaz.Denizin dibi sünger dolu.Suyu onlar çekiyor..



fıkranın devamı


Temel bir gün yolda yürürken denizde boğulan bir adam görür.Hemen adamı kurtarır.Sonra kurtardığı adamı tekrar denize atar.



Onu görenler:

-Madem adamı kurtardın niye denize atıyorsun?

Temel:

-Atalarımız ne demiş iyilik yap denize at.

fıkranın devamı


Bir gün temelle dursun denize balığa cıkmıslar.Aniden yağmur yağmaya baslamış,dalgalar insan boyundaymış.Tabi temelle dursun korkmuşlar temel başlamış duaya ""Allahım sen bizi sağ salim karaya cıkar sana 10 hamsi feda edeceğum.



Dursun demiş ula temel 10 hamsi cok degilmudur?Temel demiş ""Caktirma karaya cıkınca hic vermeyecegum!!

fıkranın devamı


Plajda iki saattir bir sarışın denize bakmaktadır.
Bunu gören görevli yaklaşarak ne olduğunu sorar.
- Mükemmel, kocam ilk defa dün yüzme öğrenmeğe başladı, manşallah bugün iki saat dalabiliyor.

fıkranın devamı


Kadının biri denize girmiş yüzerken bikinisinin altının lastiği kopmuş
farkına varmayan kadın saatlerce bu şekilde yüzmüş.Tam denizden çıkarken bikinisinin koptuğunu farkedince telaşa kapılmış denizden nasıl çıkacağını düşünürken suyun üzerinde yüzen bir tahta
görmüş arkamı elimle kapatırsam bunuda önüme tutarım diye düşünmüş tahta parçasını almış çıkarken onu önüne tutmuş eliylede arkasını kapatmış koşa koşa kumsaldaki kabine girmiş ama kan ter içinde kalmış.Etraftakilerinde kendisine katıla katıla güldüğünü görmüş çok merak etmiş niçin güldüklerini. Kabine girince kendine iyice bir bakmış bişey görememiş birde elinden bıraktığı tahtaya bakmış üstünde:
"DERİNLİK
8 METRE 18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER GİREMEZ"

fıkranın devamı


Temel, takasina atlayip baliga çikarken :
- Allahum, dedi, bugün ilk palugu bir fakire verecegum.
Denize açildi, oltayi atti, biraz bekleyip çekti. Koskocaman bir balik yakalamisti.
- Heç bu da fakire verilur mu... derken balik çirpindi, oltadan kurtulup denize
düstü. Temel dövünmeye basladi :
- Allahum, sen de sakadan hiç anlamaysun daa!..

fıkranın devamı


Yolculuktan dönen Idris, kahvede oturanlara sordu :
- Yahu pizum Temel nasil öldi?
- Kalpten cittu, dediler.
- Vasiyetu filan var miydu?
- Var idu. "Beni denize gömün" demis idu.
- Cömdünüz mü?
- Cömdük amma, mezarinu kazarken çok kayip verduk...

fıkranın devamı


Temel ve Dursun gemi ile kaçak yolculuk yapıyormuş,
Birgün gemide panik yaşanmış,
Bizimkiler saklandıkları yerden çıkmışlar
Ve
Bir bakmışlar gemi batıyor.
Hemen denize atlamışlar,
Boğulacaklarını anlayınca ise;
Başlamışlar dua etmaye:
''Allahım sen bizi koru, günahlarımızı affet,
Eğer sağ salim karaya çıkarsak,
İslamın bütün şartlarını yerine getireceğiz,
Çok iyi birer müslüman olacağız...''
Aradan bir süre geçtikten sonra,
Bizimkiler bayılmışlar.
Gözlerini bir açmışlar,
Bir sahilin kenarındalar ve
Etraf ceset kaynıyor.
Bizimkiler kendilerini kontrol ettikten sonra,
Başalmışlar konuşmaya:
''Piz iku Lazuk
Pirazda Kurnazuk
Attuk saha pir Kazuk
Haydi allasmarladuk''

fıkranın devamı


Bir grup İngiliz, Amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. Birden şiddetli bir fırtına kopmuş. Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş. Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiş. Bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış. "Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi" demiş. Tayfa gitmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüş. Kaptan merakla sormuş:
-Eee, noldu?
-Hepsi atladılar efendim.
Kaptan çok şaşırmış:
-Nasıl olur, daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Ne dedin onlara?
-Çok kolay. İngilizlere "Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar" dedim.
Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu için çok faydalı olduğunu söyledim.
-Peki ya Türklere ne dedin?
-Onlara da "Denize girmek yasak! " dedim.

fıkranın devamı

- garson hesabi getir- 5 yetmislik abi- cuss, ulan 5 yetmislik icsem ayakta duramam lan- e duruyon i...
fıkranın devamı

Amarikada adamın birinin tatmadığı hiçbir zevk ve acı kalmamış. Tek bir acı kalmış tatmad...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama