- Bir gün Nasreddin Hoca caminin kürsüsünde vaaz ederken ;- “Ey cemaat, şükredin ki Allah develerinize kanat vermedi&#...
fıkranın devamı


Adamın biri çölde devesiyle gidiyormuş.Adam azmış ve deveyi s.kmeye karar vermiş.Devenin arkasına bir yükseklik koymuş ve devenin üstüne çıkmış.Tam geçirecek deve ileri gidiyormuş ve adam düşüyormuş bir iki derken yapamamış.O sırada oradan çok mu çok güzel bir bayan geliyormuş.bayan demiş ki:
-Bana bir bardak su ver ne istersen yaparım demiş.Adam kabul etmiş.Bayan suyu içtikten sonra adama ne istediğini sormuş?
Adam:
-Yardım ette şu deveyi bir götüreyim demiş.

fıkranın devamı


bir adam,sürekli kadınlar'la ilişkiye giriyormuş
birgün hocaya gitmiş:
-hocam ben tövbe etmek istiyorum
-oğul sen artık hacca gitmen lazım.demiş
ve adam deveyle yola çıkmış.
gölge bir yerde namaz kılmak için durmuş.
ve selam verirken devenin dişi olduğunu görmüş:
-Allah'ım son bir kez sen beni affet.demiş
adam devenin üstüne çıkmış tam işe başlayacak bi çifte,sonra ağaca salıncak kurmuş ve işi bitirmiş.
abdest alıp namazını kılmış ve:
-Allah'ım bunları bana hep şeytan yaptırıyor,demiş
çalıların arasından şeytan çıkmış ve:
hastir lan ben böyle deve sikmeyi senden öğrendim.demiş.

fıkranın devamı


Adamın birisi çölde aç susuz ve yorgun ancak cepleri para dolu vaziyette yolunu bulmaya çalışırken karşısına bir deve satan adam çıkar. Adam hemen sorar develerin fiyatlarını. Satıcı tek tek gösterir.
- Şu gördüğün genç deve 1200$
- Yanındaki iri olan 1500$
- Şu ufak olan ama çok güçlüdür 2000$
- Şu en sondaki ise 5000$
Adam merakla sorar;
- Yahu o en yaşlı ve güçsüz olanı niçin bu kadar pahalı?
Satıcı;
- O Deve özel bir devedir. Yolda teklemeye başladığı zaman hemen masturbasyon yaptırırsın ve fişek gibi yola devam eder.
Adam şaşırmış ama hoşuna gitmiş olay ve deveyi almış. Yola koyulmuşlar. Bir kaç km gittikten sonra deve birden durmuş. Adam hemen inmiş deveden, almış eline deveninkini ve başlamış masturbasyona. Deve aşka gelmiş başlamış koşturmaya. Bir kaç km sonra yine durmuş. Adam aynı şekil yine asılmış deveninkine deve yine canlanmış tabii. Derken deve ileride yine durmuş. Adam inmiş 1 posta çekmiş tık yok. 2. kez asılmış yine tık yok. Allah allah demiş 3,4,5 olmuyor. Adam kara kara düşünürken deve adamın kulağına eğilmiş,
- Ağzına alsana.

fıkranın devamı


Çölde devesi ile 2 haftadır yolculuk yapan Bedevi iyice azmıştır. Deveyi düzmeye karar verir. Devenin arkasına boyu yetişmediği için iki taş bulur ve taşları devenini arkasına üst üste koyarak üzerine çıkar tam bu sırada deve bir adım ileri gider. Tekrar taşları alır devenin arkasına götürür üzerine çıkar deve tekrar bir adım öne gider. Bedevinin gözü dönmüştür. Deveyi düzecektir. Böyle bayağı yol kat ederler fakat deveyi bir türlü beceremez. Yine deveyi becerecmeye çalıştığı bir sırada çölde bir ses duyar.
- ''İmdaaaaat kurtarın'' diye.
Bu bir kadın sesidir. Bedevi sese gider ve bakar bir kadın çölde çukura düşmüştür ve çırılçıplaktır...
- ''Beni buradan kurtarın ne olur her istediğinizi yapacağım'' der kadın...
- ''Her istediğimi yapacakmısınız'' der bedevi.
- ''Evet yeter'ki kurtarın beni'' der...
Bedevi bunun üzerine kadını oradan kurtarır. Ve kadın sorar;
- ''söyle ne istiyorsun benden''...
Bedevi büyük bir iştahla;
- ''Şu deveyi tutta bi *ikeyim'' der.....

fıkranın devamı


Bir gün adam devesiyle çölde gidiyormus.Uzun zamandır çölde oldukları için adam artık dayanamamış.Yani adamın canı sex istiyormus ama bunu yapacak kimse yok.
Adamın aklına cin fikir gelmis.Acaba su deveyi becersem mi diye aklından geçirmiş.Geçirmekle de kalmamıs geçmiş devenin arkasına.
O sırada deve arkasına söyle bir dönmüs.Burun buruna gelmisler.Tabii adam vazgeçmiş.Ama deveye de sinir olmus,inat etmis.Adam bunu birkaç kez denemis ve deve her seferinde kafasını arkaya çeviriyor,burun buruna geliyorlarmış.Sonra nasıl olduysa çöl ortasında bir kadın çığlığı duymus.Bir de bakmıs ki bir kaç eşkiya kadına saldırıyor.Neyse kadını adamların elinden kurtarmıs.
Kadın buna 'Hayatımı kurtardınız dileyin benden ne dilerseniz,ne isterseniz yapmaya hazırım.
Adam:
Ne istersem mi?
Kadın:
Evet.
Adam :
O zaman söylüyorum.
LÜTFEN ŞU DEVENİN KAFASINI TUTARMISINIZ?
(Ne eşek adam di mi ama?)

fıkranın devamı


Bir gün köyün birinde öLüm döşeğinde oLan yaşLı bir çiftçi warmış.Bu çiftçinin 3 tane de oğLu warmış.Fakat bu 3 oğLuda birbirinden akıLLıymış.Bu yüzden çiftçi mirasını bu 3 oğLu arasında payLaştıramıyormuş.Hangi birine ne kadar maL wereceğini biLemiyormuş.Bu yüzden her şeyi köyün kadı'sına anLatmış.Sonrada oğuLLarına kendisi öLünce mirası gidip kadı'dan aLmaLarını söyLemiş ve bundan 2 gün sonra öLmüş.OğuLLarı da mirasLarını aLmak için düşmüşLer yoLa.
YoLda giderken bir adama rastLamışLar.Adam iLk önce en küçük kardeşe sormuş:
-şeyy... Benim devem kayboLdu da onu gördün mü ?
En küçük kardeşte cevap wermiş:
-Bi gözü körmüydü?
Adam da ewet deyince , en küçük kardeş:
-hayır görmedim , demiş.
Adam şaşırmış ve kızmış.Sonra ortanca kardeşe sormuş:
-Sen benim devemi gördün mü ?
Ortanca kardeşte:
-Bi ayağı topaL mıydı?
Adam da ewet deyince , ortanca kardeş:
-Hayır görmedim , demiş.
Adam iyice sinirLenmiş.Ve en büyük kardeşe sormuş:
-Sen benim devemi gördün mü ?
En büyük kardeşte:
-Kuyruğu kesikmiydi?
Adam da ewet deyince en büyük kardeş:
-Hayır görmedim , demiş.
İyice sinirLenen adam bunun üzerine:
-Sizi kadıya şikayet edicem , demiş.
Ve hep birLikte kadıya wardıkLarında adam kadıyı derdini anLatmış.Bunu duyan kadı da en küçük kardeşe sormuş:
-Sen devenin bi gözünün kör oLduğunu söyLüyorsun ve görmediğini iddia ediyorsun , peki gözünün kör oLduğunu nasıL biLdin?
En küçük kardeş:
-Kör oLduğunu anLadım,çünkü yoLdaki otLarın bi tarafını otLamış , bi tarafını otLamamış.Eğer bi gözü kör oLmasaydı her iki tarafıda otLardı , demiş.
Kadı sonra ortanca kardeşe sormuş:
-Peki sen bi ayağının topaL oLduğunu nasıL anLadın
Ortanca kardeşte:
-Çünkü yoLdaki ayak izLerinde 3 ayağın izi wardı.Eğer bi ayağı topaL oLmasaydı 4 ayak izi oLurdu , demiş.
Kadı en büyük kardeşe dönmüş , ve:
-Peki sen kuyruğunun kesik oLduğunu nasıL anLadın?
En büyük kardeşte:
-Çünkü yoLdaki devenin tezekLeri dağıLmış , her yere sıçramış bi şekiLdeydi. Eğer kuyruğu kesik oLmasaydı yuvarLak oLurdu , demiş.
Bunu duyan kadı kardeşLerin üçünün de gerçekten çok akıLLı oLduğunu anLamış ve onLarı akşam yemeğine davet etmiş.Amacı yemeğin ortasında tuvaLete gidiyorum diyerek kaLkmak ve kapıdan onLarın konuşmaLarını dinLemekmiş.Akşam oLmuş ve kardeşLer sofraya oturmuş.Kadının karısı çok güzeL kuzu çevirme yapmış yemek oLarak ve ayriyetten şarapta warmış.Kadı da yemeğin tam ortasında tuvaLete gidiyorum diyerek kaLkmış.Ve geçmiş kapının arkasına , başLamış dinLemeye.KardeşLer araLarında konuşuyorLarmış.
En küçük:
-Kuzu çok güzeL ama keşke yaşarken köpek emzirmeseydi , demiş.
Ortanca:
-Şarap çok güzeL ama keşke öLüm kokmasaydı , demiş.
En büyük:
-Kadı çok iyi adam ama keşke kötü yoLa düşüp , or.spu oLmasaydı , demiş.
Bunu duyan kadı yarın hemen şarabı aLdığı içkiciye gidip sormuş:
-Bu şarap niye öLüm kokuyor ? demiş.
İçkici de:
-Kadı bey biLmiyor musunuz bu köydeki en iyi şarapLar mezarLıktaki üzüm ağaçLarından yapıLır , demiş.
Kadı sonra kuzuyu aLdığı kasaba gitmiş ve sormuş:
-Bu kuzu köprkmi emzirdi? demiş.
Kasapta:
-Ya kadı bey , küçük yavrucağın anası öLdü bizde o da öLmesin diye kuzuya emzirdik işte , faLan fiLan demiş.
Kadı sonra annesine gidip:
-Anne ben küçükken or.spuLuk mu yaptım? demiş.
Annesi de:
-Ya işte paramız faLan yoktu , bizde karnımızı doyurmak,hayatta kaLabiLmek için seni başkaLarına sattık , demiş.
Bütün bunLarı duyan kadı ertesi gün kardeşLeri yine yanına çağırmış.Ve hepsine teker teker sormaya başLamış.
En küçüğüne:
-Sen bu kuzunun köpek emzirdiğini nerden biLdin?
En küçük kardeşte:
-Kadı bey , eğer bu kuzu köpek emzirmiş oLmasaydı , soL memesinin yanı şiş oLmazdı.Yani köpeğn dişLeri batmazdı ve burada bir beze oLmazdı , demiş.
Sonra ortanca kardeşe:
-Peki sen bu şarabın öLüm koktuğunu nasıL anLadın
Ortanca kardeşte:
-Kadı bey, biLmiyormusunuz bu köydeki en iyi şarap mezarLıktaki üzüm asmaLarından yapıLır , demiş.
Kadı son oLarakta en büyük kardeşe:
-uLan peki sen benim bi or.spu oLduğumu nasıL anLadın ? demiş.
En büyük kardeşte cevap wermiş:
-EĞER SİZ Bİ OR.SPU OLMASAYDINIZ GİRİŞTEKİ KAPINIZDA fenerbahçe BAYRAĞI OLMAZDI , demiş.

fıkranın devamı


Bir adam develere bakıyormuş.Develerin fiyatları 10;11,12 gibi fiyatlarındaymış.Bir devenin fiyatı 19 gibiymiş.Adam niye diyince adam



-"oh diyince yürür oh oh diyince koşar amin diyince durar."
Adam deveyi almış.üzerine binip "oh" diyerek deve yürümüş."Oh oh" diyince koşmuş.Adam durmanın kelimesini unutmuş.Ve dua okuyarak "amin" demiş deve uçurumun kenarında durmuş.Adam sevincinden "oh" diyince deveyle beraber düşmüşler...

fıkranın devamı


Baba bir tamirat isi ile ugrasmaktadir.

- baba ya o öyle olur mu. alttan ittireceksin.
- hsss
- ya baba birak allahaskina, o tornavidayla olmaz o, sununla yapsana.
- (dayanamaz isi birakir) bak oğlum bigün dedenin dükkandayım. saat tamir ediyor rahmetli. ben de omuzundan bakiyorum. dedim ki "baba sunu söyle yap, bunu böyle yap", deden elindeki isi birakti, bana döndü, anlatmaya basladi:

birgün devenin biri coskun akan bir irmagin kenarina gelmis, maksadı karsiya geçmek. suya girmis, yürümeye baslamis.Biraz açilinca akintidan ayaklari yerden kesilir gibi olmus. o esnada korkudan yapivermis.

deve bakmis ki boku suda batip çikiyor, girdaplara gire çika, döne döne uzaklasiyor, içinden geçirmis.

"ise bak yahu, siçtigim bok bana yüzme ögretiyor."

fıkranın devamı


Temel yeni yaptığı ahırına hayvanları yerleştiriyormuş. Fakat sıra develere geldiğinde, develerin kapıdan geçemediğini anlamış. Başlamış kapının üst kısmını parçalamaya. Ordan geçen biri.
adam -Birader napıyon sen?
temel:
-Ula devenin boyni çok uzun , kapıyu uzatayrum
adam:
-Ulan salak kapının girişindeki toprağı biraz kazsana..
temel:
-Salak sensin da, devenin boynu uzun ayakları değul !!!

fıkranın devamı


Yaşli ve zengin bir adamin hepsi birbirinden zeki 3 oglu varmis. Birgün
amansiz bir hastalikla yataga düşen yasli adam verasetini açiklamak için
ogullarini yanina çagirmis.- ogullarim benim vaktim geldi artik, ecel
kapida. ben ölünce tabi ki mallarimin hepsi sizin ve siz çok zekisiniz ama
siz mallarimi bölüseceksiniz diye birbirinize düsmemeniz için sehrin
kadisina gidin. o kadiya benim selamimi söyleyin o size mirasinizi
bölüstürür.

Ve adam ölür ogullari da babasinin istegi üzerine
kadiya gitmek için yola düserler. tabi yesillik
yerlerden, gölden, yagmurdan, çamurdan felan geçerler.
derken önlerine bi adam çikar ve bizim 3 biradere
sorar;

- efendiler ben devemi kaybettim siz yolda bir deve gördünüz mü? der.
büyük kardes sorar;
- tek gözü kör müydü
adam "evet" der.

ortanca kardes sorar;
- kuyrugu kesik miydi
adam "evet" der

küçük kardes sorar;
- bir ayagi topal miydi
adam ona da "evet" der.

bu sorulardan sonra 3 birader devesini kaybeden adama biz senin deveni
görmedik derler. adam birden
sinirlenir. "yaa nasil olur. hem bütün özelliklerini bildiniz hem de
görmedik diyorsunuz.
bende sizinle beraber gidecem ve gittiginiz yerdeki kadiya sizi sikayet
edecegim" der.
biraderlerde "olur gel" derler.

ve sonunda kadinin yanina varirlar, huzuruna çikarlar 3 birader der ki;
- efendim bizim babamiz vefat etmeden önce mirasi bölüsmemiz için size
gelmemizi söylemisti. biz de bu yüzden geldik. kadi devesini kaybeden adama
döner ve;
-sen niye geldin. der
adam da : efendim ben devemi kaybettim. yolda bunlari gördüm. onlara devemi
gördünüz mü dedim onlarda devemin bütün özelliklerini bildikleri halde
görmedik dediler. ben bunlardan süpheliyim - der.

kadi biraderlere döner ve sorar:

- sen nerden bildin tek gözünün kör oldugunu.
- efendim, yolda gelirken yesillik yerden getik. baktim ki yesilliklerin hep
bi tarafindan yenilmis
öbür tarafina yanasmamis bile. tek gözünün kör oldugunu oradan anladim.
- peki sen nerden bildin kuyrugunun kesik oldugunu.
- efendim, yolda gelirken deve pisligi gördüm. devenin pislikleri hep
daginik düsmüs. halbuki kuyrugu olsaydi hep toplu düserdi. oradan bildim
kuyrugunun olmadigini.
- peki sen nerden bildin bi ayaginin topal oldugunu.
- efendim, gelirken gölden getik. baktim ki devenin 3 ayaginin tam izi bir
de yarim ayak izi var. tek
ayaginin topal oldugunu oradan anladim.

kadi devesini kaybeden adama döner ve "kardesim bunlar senin deveni
görmemisler" der. kadi o adami gönderir ve düsünür "ulan bunlar benden zeki
ben bunlara nasil miras bölüstürecegim. neyse ben bunlara bi ziyafet vereyim
sonrada kapi arkasindan dinleyeyim bakalim ne konusuyorlar" diye düsünür ve
bizim 3 biraderi evine götürür hanimina güzel bi ziyafet hazirlattirir yemek
gelir ve kadi "siz
yemeginizi yiyin ben bi yere varip gelecegim" der ve kapi arkasina geçer.

büyük kardes der ki;
- yaa kuzu çok iyiymiste, keske köpek emmeseydi. kadi sasirir.

ortanca kardes der ki;
- yaa sarap iyiymiste, keske mezar topragindan yapmasalardi. kadi iyice
sasirir.

küçük kardes de der ki;
yaa kadı; iyiymiste, keske i.ne olmasaydi. kadi bu lafi duyar duymaz
gelenlerin zeki oldugunu
düsünerek hemen arastirmaya gider.

kuzuyu aldigi adama "bu kuzu ne emdi" diye sorar.
adamda "kuzunun annesi öldüydü ben de kapinin önünde yatan köpege emzirttim"
der.

daha sonra sarabi aldigi adama gider ve "bu sarabin topragi nerden" diye
sorar. adamda "valla bizim burada en güzel toprak mezarlikta var, ben de
mezar topragindan yaptim" der.

kadi "ulan bunlar ikisinide bildi" diye düsünerekten annesinin yanina gider
ve "anne ben i.ne miyim " diye sorar. annesi de "oglum hatırlamzsın sen
küçükken ormanda sana oduncu tecavüz etmişti"
der.

kadi bu saskinliklar içinde bizim 3 biraderin yanina gider ve baslar
sormaya.

büyük kardese;
- söyle bakalim kuzunun köpek emdigini nerden bildin.
- nerden olacak. bak kuzunun budunun bu kenarinda yag olmaz. ama köpegi
emdigi için burada yag var.

ortanca kardese;

- söyle bakalim sarabin mezar topragindan oldugunu nerden bildin.
-nerden olacak. içiyorum içiyorum zevk yerine keder veriyor.

ve küçük kardese sorar;

- söyle bakalim sen benim i.ne oldugumu nerden bildin.

- nerden olacak, girişte (adını siz koyun) bayrağı vardı :))

fıkranın devamı

Adamın birisi çölde aç susuz ve yorgun ancak cepleri para dolu vaziyette yolunu bulmaya çalış...
fıkranın devamı

Genç deve annesine sormus -"Anne niye bizim ayaklarimiz bu kadar büyük?"Anne cevap vermis:-"Çöl...
fıkranın devamı



(Bir evin salonu Adam salondaki uzun koltuğa uzanmış, elindeki gazeteyi okumaktadır. İçeriye sıcaktan bunalmış halde karısı girer ve adama bağırır)

- Muharrem Muharrem! Kime diyorum?! Şşştt! Aloooo Muharrem!!
- Ne var Türkan? Niye bağırıyorsun?
- Yaşasın hayattasın. Sonunda bağlantı kurduk.
- Türkan ne diyorsun ya?
- Bir sorum var. Cevap vermeni istiyorum.
- Soldan sağa mı? Yukarıdan aşağı mı? Harf çıkmış mı?
- Harf çıkmamış ama biraz daha o elindeki bulmacayı bırakmazsan olay çıkacak.
- Soruyu alayım.
- Sence biz neden tatile çıkmıyoruz?
- Çıktık ya Türkan! Tatildeyiz işte. Soru bu mu yani? Çok kolaymış!! Hahahaaa!
- Aman ne komik! Sen bu sıcakta bütün gün evde oturmaya tatil diyor olabilirsin ama ben demiyorum Muharrem. Üstelik ben yine ev işleri yapmaya devam ediyorum. Tatil sana geldi bana değil. Ben de tatile çıkmak istiyorum Muharrem. Millet güneye indi, biz hala buradayız farkında mısın?
- Ne o öyle?! Yaz geldi haydaaa güneye in. Mecbur muyuz yani? Göçmen kuşlar gibi. Zamanı geldi göç oraya. Kuş muyuz biz Türkan? Buradaki sıcaktan kaçıp oradaki çöl kumlarına niye yatalım? Kuş beyinli miyiz biz Türkan?
- Bir kere kuş beyinli olan sensin Muharrem. Hala aklın alamadı bir türlü şu tatilde bir yerlere gitme işini di mi? Sorarım sana, 3 gündür neden çöpleri sen çıkarıyorsun da kapıcı almıyor?
- Sahi ya? Nerede o herif?
- Senelik izne çıktı ve Bodrum'a indi.
- Gördün mü? Adam akıllı, tatilde evinde. Bir de bana laf ediyorsun. Bak bodruma inmiş.
- Boşuna kelime oyunu yapma Muharrem. O Bodrum bizim evin bodrumu değil canım.
Sapına kadar Bodrum. Kapıcı Bodrum'da biz buradayız, binayı bekliyoruz.
- Vay adi. Yöneticiye diyordum da inanmıyordu. Çok para veriyoruz biz bu herife çok...
- Muharrem, senin kredi kartıyla tatil diye bir şeyden haberin yok tabii. Taksitle tatil yapılıyor artık. Kredi kartını uzatıyorsun, şak tatildesin.
- Taksitle tatil mi olur Türkan?! Temmuzda bir hafta havuza giricem diye şubatta bir yerlerim donarken para ödiycem öyle mi?
- Aynen öyle. - Yok devenin şnorkeli Türkan.
- Tamam kredi kartıyla gitmeyelim. Peşin para verelim o zaman.
- Kayınvalidem güzel mi benim Türkan?! Senin tatil köyünün bir gecelik fiyatı ne kadar haberin var mı? Evde para bassak yine ödeyemeyiz bir haftalık parayı bilesin.
- Yeteerrr!! Ben anlamam Muharrem. Ben tatile çıkmak istiyorum, tamam mı? Ben havuz kenarında uyumak istiyorum. Ben kalkınca yatağımı toplamamak, sofradan kalkarken bulaşığa kafa yormamak istiyorum. Anladın mııı?! Hemen o elindeki gazetenin tatil ilanları sayfasını açıyorsun ve bana bir tatil köyü buluyorsun, çabuukk!!!
- Hayatta o ufacık yazılara bakamam. Ne o öyle, karınca duası gibi.
- Nıhaaaaaaaa!!!! Hırsss hırssssss!!! Bunu sen istedin Muharrem.
- Türkan kendine gel. Ne yapıyorsun? Giy üstünü başını. Çekil camın önünden. Anaaaa soyundu kadın.
- Tutma beni güneşlenicem. Her yerimi yakıcam. Senin başını da yakıcam. Bak karşıdaki inşaattaki işçiler gördüler bile. Heeeeyyy bana bakıııınnnn!
- Allah seni bildiği gibi yapsın Türkan. Sen beni katil mi ediceksin?
- Sen karar ver Muharrem. Ya beni tatil edersin, ya kendini katil edersin. Nıhahaahahaha!!!!
__________________

fıkranın devamı

Mango diyince akla ilk olarak tropical ormanlarda yetişen tropical bir meyve gelir.Fakat bu günümüz Türkiyesinde günümüz kadınlarınca mango kelimesi söylendiğinde akla ilk olarak ucuzluk,çeşit,ne kaparsam kardır,aman o yere düşen penyeyi o kadına kaptırmayayımda ben kapayım ibareleri gelmektedir.
Mağzadan içeri girdiğiniz zaman sizi güler yüzlü bir beyefendi iyi günler hoş geldiniz diye karşılıyor.Aslında sevgilisiyle veya kız arkadaşı,ablasıyla bu mağzaya girme mecburiyetinde kalan erkekler için (vah zavallı kardeşim sen bu kadar kadının arasında şimdi ne yapacaksın) anlamı yatar. Alt katta yeni sezon olarak adlandırılan kadınlar için cehennem erkekler için cennet olan biraz daha fiyatı yüksek ürünler sergilenir orası erkekler için cennettir çünkü az kadın ferah ortam vardır insan bir mağzada gezdigini anlayabilir. Amaaa outlet olarak adlandırılan ve kadınlar için cennetten tapulu arazi erkekler içinse cehennemde sıcak bir kaya parçası olarak nitelendirebilecegimiz birkaç ay önce üretilen ürünlerin sergilendigi bölüme geliriz. Bu bölüme geldiğiniz zaman kendinizi truva,cesuryürek,büyük iskander gibi gişe rekorları kırmış filmlerin savaş sahnelerinde yer alıyomuş gibi hissedebilrsiniz. Çünkü kulaklarınızın içini kemiren tiz kadın sesleri dört bir yandan etrafınızı kuşatmıştır bu gürültülerle beraber burham burham kokan ter kokularıylada kendinizden geçmeniz muhtemel olasılıklar içinde yer alır. Aç bir köpek balığı gibi reyonlara saldıran kadınların bir çakal sürüsü gibi birbirleriyle organize olarak yaptıkları alış verişse sizi hayrete düşürebilir.Kadınların bir yandan ürünlerini seçerken bir yandanda o kalabalıkta ilerlemeleri hayranlık yaratırken,zavallı erkeklerin aman bir kadına değmiyimde yanlış anlaşılmasın diye yaptıkları hareketler kuzey kutbunda yalnız kalmış devenin kuğu gölü balesi yapmasına benzer. Ürünler seçilip sıra onları denemeye gelindiği zaman ise bir erkeğin başlıca görevi askılık olarak kabinin önünde bulunmaktır çünkü ürünler denenirken rahatsızlık veren fazlalıklar erkeğin üstüne nakledilir. Kadınların koordine olarak çalışmaları kabin önündede sürer
*hanfendi elinizdeki etegin bedeni kaç ?
* 38 benden hanfendi.
* Aaa öylemi ben reyonları parçalarken 38 bedeni bulamamıştım eğer size olmassa ben deneyebilirmiyim ?
* Tabiki deneyebilirsiniz.
* Teşekkür ederim
(inanın ben bu konuşmaları uydurmadım bizzat kendi kulaklarımla şahit oldum)
Bütün bu evreler atlatılıp sıra ödeme kısmına geldiğinizde kasa önündeki kuyruk halk ekmek kuyruklarından daha uzundur küçük masum kızınıza kızım git halk ekmekten 2 ekmek al dediğinizde karşılaşacagınız muhtemel cevap aman şimdi orda çok kuyruk var giremem ben o kuyruğa olacaktır.

Halbuki siz kızınıza kızım git bana mangodan 2 parça bişey al dediğinizde kızınız o kuyrukta bir ömür beklemeyi göze alıcaktır.
GÖNÜL İSTERDİKİ YAZIYI BİR SONLA NOKTALIYIM AMA MAALESEF BENDE BU ABLA DÜNYADADA BU MANGO OLDUĞU SÜRECE BU YAZININ SONU GELMEZZZZ !!!
AHMET CANER GÜLER
fıkranın devamı

Adamin birisi nin civardaki köylerden birisinde isi cikmis fakat maddi durumu pek iyi olmadigindan yola yayan cikmis , yolda giderken iyice susamis yarabbi surda bi su olsada icsem demis biraz sonra bi bakmiski desdi ile su .suyu icip yola devam etmis.bizaman sonra yarabbi surda bi sofra olsada karnimi bi doyursam demis bir müddet sonra bi bakmiski kurulu sofra.karnini doyurmus ve yola devam etmis bakmiski yol bitmek tükenmek bilmiyor buseferde yarabbi surda bir deve olsada binsem demis yine birmüddet sonra bi bakmiski basi bos bir baharatci devesi neyse deveye binmis ve köye yaklasinca tepeden bi bakmiski.köyde sefalet diz boyu .yahu demis bu insanlar beni böyle deveyle felan görünce zengin zanedip öldürürler ben en iyisi yaya olarak köye gireyim der tabi bu sirada da deveden olacagi icin derki en azindan su deveyi bi ("Sik...M") boyu yetmeyince bi bakarki devenin sirtinda birterazi teraziyi alir ve deveyi ("Sik...r") .köye vardiktan sonra ordaki insanlarin perisanligini görür ve yaptigi hatayi anlar ve tabi baslar hemen yalvarmaya "YARABBI ISDE YAPMAK ISTEMEDIM AMA SEYTANIN AKLINA UYDUK "demesi ile birlikde "SEYTAN HEMEN KÖSEDEN BELIRIR VE DERKI HASSİ..T.R LAN TERAZI ILE DEVE "Sİ... EK BENIM BILE AKLIMA GELMEZDI :



fıkranın devamı

Bir arap devesini kaybetmişti. Devesini bulursa bir dirheme satacağına yemin etti. Tesadüf bu ya , devesini buldu ama gönlü onu bir dirheme satmaya el vermedi. Bunun üzerine devenin boynuna bir kedi bağlayıp cerre çıktı:
-Boynunda beşyüz dirhemlik kediyle beraber bir dirheme deve satıyorum!
Yoldan geçen bir arap bunu duyunca dayanamadı:
- Gerdanlığı olmazsa ucuz bir deve !
fıkranın devamı

Bir genetik kongresinde herkes icatlarını anlatıyormuş;
İngilizler
- Bizler balık ve devenin genlerini birleştirdik, kollestrolsüz et ürettik
demişler.
Fransızlar;
- Tavuk ve inek genlerini birleştirdiklerini bu sayede hızlı bir üreme gerçekleştirip et problemini ortadan kaldırdık.
Temel de;
- Biz, karpuz ve hamam böceği genlerini birleştirdik
demiş. Bu sayede karpuzu kesince çekirdekler sağa sola kaçıyor ve çekirdeksiz karpuz yiyoruz.
fıkranın devamı

Yasli ve zengin bir adamin hepsi birbirinden zeki 3 oglu varmis. Birgun
amansiz bir hastalikla yataga dusen yasli adam verasetini aciklamak icin
ogullarini yanina cagirmis.
- ogullarim benim vaktim geldi artik, ecel kapida. ben olunce tabi ki
mallarimin hepsi sizin ve siz cok zekisiniz ama siz mallarimi bölüseceksiniz
diye birbirinize düsmemeniz icin sehrin kadisina gidin. o kadiya benim
selamimi soyleyin o size mirasinizi bolusturur.
Ve adam olur ogullari da babasinin istegi üzerine kadiya gitmek için yola
düserler. tabi yesillik yerlerden, golden, yagmurdan, camurdan felan
gecerler. Derken onlerine bi adam cikar ve bizim 3 biradere sorar;
- efendiler ben devemi kaybettim siz yolda bir deve gordunuz mu? der.
buyuk kardes sorar; - tek gozu kor muydu adam "evet" der.
ortanca kardes sorar; - kuyrugu kesik miydi adam "evet" der kucuk kardes
sorar; - bir ayagi topal miydi adam ona da "evet" der.
bu sorulardan sonra 3 birader devesini kaybeden adama biz senin deveni
gormedik derler. adam birden sinirlenir. "yaa nasil olur. hem butun
ozelliklerini bildiniz hem de gormedik diyorsunuz. bende sizinle beraber
gidecem ve gittiginiz yerdeki kadiya sizi sikayet edecegim" der.
biraderlerde "olur gel" derler.
ve sonunda kadinin yanina varirlar, huzuruna cikarlar. 3 birader der ki; -
efendim bizim babamiz vefat etmeden once mirasi bolusmemiz icin size
gelmemizi söylemisti. biz de bu yuzden geldik. kadi devesini kaybeden adama
doner ve; -sen niye geldin. der adam da :efendim ben devemi kaybettim. yolda
bunlari gordum. onlara devemi gordunuz mu dedim onlarda devemin butun
ozelliklerini bildikleri halde gormedik dediler. ben bunlardan süpheliyim -
der. kadi biraderlere doner ve sorar:
- sen nerden bildin tek gozunun kor oldugunu.
- efendim, yolda gelirken yesillik yerden gectik. baktim ki yesilliklerin
hep bi tarafindan yenilmis obur tarafina yanasmamis bile. tek gozunun kor
oldugunu oradan anladim.
- peki sen nerden bildin kuyrugunun kesik oldugunu.
- efendim, yolda gelirken deve pisligi gordum. devenin pislikleri hep
daginik dusmus. halbuki kuyrugu olsaydi hep toplu duserdi. oradan bildim
kuyrugunun olmadigini.
- peki sen nerden bildin bi ayaginin topal oldugunu.
- efendim, gelirken golden gectik. baktim ki devenin 3 ayaginin tam izi bir
de yarim ayak izi var. tek ayaginin topal oldugunu oradan anladim.
kadi devesini kaybeden adama doner ve "kardesim bunlar senin deveni
gormemisler" der. kadi o adami gonderir ve dusunur "ulan bunlar benden zeki
ben bunlara nasil miras bolusturecegim. Neyse ben bunlara bi ziyafet vereyim
sonrada kapi arkasindan dinleyeyim bakalim ne konusuyorlar" diye dusunur ve
bizim 3 biraderi evine goturur hanimina güzel bi ziyafet hazirlattirir yemek
gelir ve kadi "siz yemeginizi yiyin ben bi yere varip gelecegim" der ve kapi
arkasina gecer.
buyuk kardes der ki;
- yaa kuzu çok iyiymiste, keske kopek emmeseydi. kadi sasirir.
ortanca kardes der ki;
- yaa sarap iyiymiste, keske mezar topragindan yapmasalardi. kadi iyice
sasirir.
kucuk kardes de der ki;
yaa kadı; iyiymiste, keske ibne olmasaydi. kadi bu lafi duyar duymaz
gelenlerin zeki oldugunu dusunerek hemen arastirmaya gider.
kuzuyu aldigi adama "bu kuzu ne emdi" diye sorar. adamda "kuzunun annesi
olduydu ben de kapinin onunde yatan kopege emzirttim" der.
daha sonra sarabi aldigi adama gider ve "bu sarabin topragi nerden" diye
sorar. adamda "valla bizim burada en guzel toprak mezarlikta var, ben de
mezar topragindan yaptim" der.
kadi "ulan bunlar ikisinide bildi" diye dusunerekten annesinin yanina gider
ve "anne ben ibne miyim " diye sorar. annesi de "oglum hatırlamazsın sen
kucukken ormanda sana oduncu tecavuz etmisti" der.
kadi bu saskinliklar icinde bizim 3 biraderin yanina gider ve baslar
sormaya.
buyuk kardese;
-soyle bakalim kuzunun kopek emdigini nerden bildin.
-nerden olacak. bak kuzunun budunun bu kenarinda yag olmaz. Ama kopegi
emdigi için burada yag var.
ortanca kardese;
- soyle bakalim sarabin mezar topragindan oldugunu nerden bildin.
-nerden olacak. iciyorum iciyorum zevk yerine keder veriyor.
ve kucuk kardese sorar;
-soyle bakalim sen benim ibne oldugumu nerden bildin.
-nerden olacak, ibne olmasan giriste Galatasaray bayragi asmazdin :))))
fıkranın devamı

Adamın biri çölde devesiyle gidiyormuş.Adam azmış ve deveyi s.kmeye karar vermiş.Devenin arkasına bir yükseklik koymuş ve devenin üstüne çıkmış.Tam geçirecek deve ileri gidiyormuş ve adam düşüyormuş bir iki derken yapamamış.O sırada oradan çok mu çok güzel bir bayan geliyormuş.bayan demiş ki:
-Bana bir bardak su ver ne istersen yaparım demiş.Adam kabul etmiş.Bayan suyu içtikten sonra adama ne istediğini sormuş?
Adam:
-Yardım ette şu deveyi bir götüreyim demiş.
fıkranın devamı

Çölde devesi ile 2 haftadır yolculuk yapan Bedevi iyice azmıştır. Deveyi düzmeye karar verir. Devenin arkasına boyu yetişmediği için iki taş bulur ve taşları devenini arkasına üst üste koyarak üzerine çıkar tam bu sırada deve bir adım ileri gider. Tekrar taşları alır devenin arkasına götürür üzerine çıkar deve tekrar bir adım öne gider. Bedevinin gözü dönmüştür. Deveyi düzecektir. Böyle bayağı yol kat ederler fakat deveyi bir türlü beceremez. Yine deveyi becerecmeye çalıştığı bir sırada çölde bir ses duyar.
- ''İmdaaaaat kurtarın'' diye.
Bu bir kadın sesidir. Bedevi sese gider ve bakar bir kadın çölde çukura düşmüştür ve çırılçıplaktır...
- ''Beni buradan kurtarın ne olur her istediğinizi yapacağım'' der kadın...
- ''Her istediğimi yapacakmısınız'' der bedevi.
- ''Evet yeter'ki kurtarın beni'' der...
Bedevi bunun üzerine kadını oradan kurtarır. Ve kadın sorar;
- ''söyle ne istiyorsun benden''...
Bedevi büyük bir iştahla;
- ''Şu deveyi tutta bi *ikeyim'' der.....
fıkranın devamı

Adamın birisi çölde aç susuz ve yorgun ancak cepleri para dolu vaziyette yolunu bulmaya çalışırken karşısına bir deve satan adam çıkar. Adam hemen sorar develerin fiyatlarını. Satıcı tek tek gösterir.
- Şu gördüğün genç deve 1200$
- Yanındaki iri olan 1500$
- Şu ufak olan ama çok güçlüdür 2000$
- Şu en sondaki ise 5000$
Adam merakla sorar;
- Yahu o en yaşlı ve güçsüz olanı niçin bu kadar pahalı?
Satıcı;
- O Deve özel bir devedir. Yolda teklemeye başladığı zaman hemen masturbasyon yaptırırsın ve fişek gibi yola devam eder.
Adam şaşırmış ama hoşuna gitmiş olay ve deveyi almış. Yola koyulmuşlar. Bir kaç km gittikten sonra deve birden durmuş. Adam hemen inmiş deveden, almış eline deveninkini ve başlamış masturbasyona. Deve aşka gelmiş başlamış koşturmaya. Bir kaç km sonra yine durmuş. Adam aynı şekil yine asılmış deveninkine deve yine canlanmış tabii. Derken deve ileride yine durmuş. Adam inmiş 1 posta çekmiş tık yok. 2. kez asılmış yine tık yok. Allah allah demiş 3,4,5 olmuyor. Adam kara kara düşünürken deve adamın kulağına eğilmiş,
- Ağzına alsana.
fıkranın devamı

Bir gün adam devesiyle çölde gidiyormus.Uzun zamandır çölde oldukları için adam artık dayanamamış.Yani adamın canı sex istiyormus ama bunu yapacak kimse yok.
Adamın aklına cin fikir gelmis.Acaba su deveyi becersem mi diye aklından geçirmiş.Geçirmekle de kalmamıs geçmiş devenin arkasına.
O sırada deve arkasına söyle bir dönmüs.Burun buruna gelmisler.Tabii adam vazgeçmiş.Ama deveye de sinir olmus,inat etmis.Adam bunu birkaç kez denemis ve deve her seferinde kafasını arkaya çeviriyor,burun buruna geliyorlarmış.Sonra nasıl olduysa çöl ortasında bir kadın çığlığı duymus.Bir de bakmıs ki bir kaç eşkiya kadına saldırıyor.Neyse kadını adamların elinden kurtarmıs.
Kadın buna 'Hayatımı kurtardınız dileyin benden ne dilerseniz,ne isterseniz yapmaya hazırım.
Adam:
Ne istersem mi?
Kadın:
Evet.
Adam :
O zaman söylüyorum.
LÜTFEN ŞU DEVENİN KAFASINI TUTARMISINIZ?
(Ne eşek adam di mi ama?)
fıkranın devamı

Adam çölde devesi ile giderken,cinsel açlıktan kafayı deve'sine takar . Çok mücadele etmesine karşı bir türlü uyduramaz.
Yine deve ile uğraşırken uzaktan bir feryat duyar. İmdaaat İmdaaat !!!!! tepeyi aşar bakarki yedi- sekiz tane harami kervanı talan etmiş içlerinden aldıkları birkıza da
tecvüz vaziyetine gelmişler.
Adam kılıcı çeker, haramileri haklar, kızı kurtarır.
Kız güzeldir. adama dile benden ne dilersen sen hayatımı kurtardın der.
Gerçekten mi ne dilersem yaparmısın.
Kız da adamı beğenmiştir. Tabii ki sen emret yiğidim der.
Adam : o zaman şu devenin kuyruğunu kaldırıver.
fıkranın devamı

Binbaşı çölün ortasındaki kaleye komutan olarak tayin olur. Gelir gelmez tüm askeri toplayarak onlarla tanışır ve kalede yaşamın nasıl olduğunu, günlerin nasıl geçeceğini anlamaya çalışır. Her şey iyidir de kadınsız ne yapacağını bir türlü kestirememektedir. Günler aylar geçer artık komutanın dayanacak hali kalmamıştır. Postasını yanına çağırır ve seks ihtiyaçlarını nasıl karşıladıklarını sorar. Postasıda mahçup bir ifadeyle kalenin surları üzerinden 200 metre ileride beklemekte olan deveyi gösterir. Komutan şaşırır ve kesinlikle böyle bir şey yapamayacağını içinden geçirir. Günler geçtikçe komutanın cinsel arzuları katlanarak artmaktadır. Sonunda bir gece yarısı kaledekilerin hepsi uyuduktan sonra devenin yanına gider bu işi bitirecektir. Arkasına geçer yetişemez, hoplar yapamaz, zıplar yapamaz,kayanın üzerine çıkar denk getiremez, sonunda kan ter içinde geri döner. Ertesi sabah postasını çağırarak durumu anlatır ne yaptıysa deveyi beceremediğini, bunun bir kolay yolu olup olmadığını sorar. Postası cevaplar:
-Ne yaptınız komutanım 3 mil ötede bir kasaba var burdada bir genel ev var biz ihtiyacımız olduğu zaman bu deveye biner oraya gideriz. Zaten bu deveyi de bunun için orada bekletiyoruz.
fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey