Dilenci Fıkraları

loading...


Adamın biri ölmüş ölünce diğer dünyadan melekler amel defterini alıp günah ve sevabını toplamaya başlamışlar. Bakmışlar ki adam gerçekten kötü bir adam ama günahları sevapları eşit.

Adam da sırıta sırıta devamlı olarak:

- "Ben dilenciye cebimdeki son 10 kuruşu vermiştim, o iki sayılır; beni cennete gönderin" diyor.

Melekler tekrar tekrar toplamışlar nafile eşit çıkıyor. Bunlar karar veremiyorlar adamı cennete mi cehenneme mi atalım diye. Adam da bir yandan devamlı olarak 10 kuruşu tekrarlıyormuş.

Derken başmeleğin huzuruna çıkıyorlar. Durumu anlatmışlar ve:

- "Başmeleğim bu adamın sevap ve günahlarını topladık eşit çıktı ne yapalım?" derler. Başmelek;

- "Olur mu öyle şey? Gidin tekrar toplayın" der.

Melekler tekrar toplar ama değişiklik yok. Adamla beraber tekrar başmeleğin huzuruna çıkarlar. Adam gene 10 kuruş hadisesini hatırlatınca adamın gerçekten kötü biri olduğuna inanan ve sabrı taşan başmelek buyurur:

- "Verin 10 kuruşunu atın cehenneme!!!"

fıkranın devamı


Bir gün Hoca'nın kapısı çalındı. Açıp baktı ki karşısında dilenci kılıklı bir adam.
- Ne istiyorsun? dedi.
Adam:
- Tanrı misafiriyim.
Deyince, Hoca onu hemen elinden tutup, yakındaki camiye götürdü.
- Tanrının evi burasıdır dedi! haydi gir, güle güle otur.

fıkranın devamı


Gezgin bir yahudi'nin yolu kayseriye düşer yahudi her gittigi şehirde bir şekilde ticaret yapar ve para kazanır yoluna devam edermiş,burdada bir iş yapmak istemiş,yürürken düşünüyormuş ne yapabilirim derken bir bakmış dilenci kaldırımda oturmuş dileniyor önündeki tas'ı görmüş tas antika kafayı takmış ona ileriden dönmüş adamla laflamaya başlamış derken yahudi ben hayvanları çok severim bana bu tastan süt içen kediyi satarmısın demiş adamda neden olmasın satarım demiş yahudi sormuş kaç lira istiyorsun demiş, dilenci 500 lira istiyorum demiş yahudi yuh demiş bu kedi okadar etmezki demiş işine gelirse demiş dilenci,yahudi düşünmüş hesap yapmış ben butası 500 liraya alırım 750 liraya satarım der ve tekrar dilencinin yanına giderek ver bakalım kediyi der 500 lirayı sayar verir ve kediyi alır gider 1 gün sonra tekrar gelir bakar dilenci orada oturuyor,kediyle yanına giderek arkadaşım bu kedi dünden bu yana hiç bir şey yemedi herhalde alıştı bu kaptan süt içmeye,dilenci derki ne yapabilirim,yahudi şu önündeki tas'ı versene bana demiş dilenci neden demiş,yahudi kedi bir şey yemiyor alışmış verde yemegini onda yesin ,dilenci 500 lira ver vereyim demiş,yahudi ya bu tas o kadar etmezki demiş düşünmüş tas 750 lira ikisinin toplamı 1000 lira demiş sonra al ozman kedini ver paramı demiş,dilenci veremem demiş ,yahudi neden diye sormuş,dilenci ben tas'ın sayesinde günde 10 tane kedi satıyorum demiş,yahudi bir daha kayserinin yakınından bile geçmemiş.

fıkranın devamı

Adamın biri ölmüş sevapları ve günahları tartılmış günahlar fazla cehenneme gidecek tam o...
fıkranın devamı

Dilenci el açmış dileniyor, hem de dua ediyor.Bektaşi on para vermiş, "Duanı istemem!" demiş....
fıkranın devamı

Admın biri yolda yürüyormuş bir bakmış yerde kaza geçirmiş ölü bir adam yatıyor yerde, ye...
fıkranın devamı

Adamın biri karısından devamlı kuşkulanıyormuş ve sürekli birileriyle kendisini aldattığı...
fıkranın devamı

Avukatin biri ölür ve öte tarafa geçer. Cennetin kapisinda sorgu melegi avukatin günahlarini di...
fıkranın devamı

Dilenci Isfahan zenginlerinden birinin evine giderek sadaka istemişti. Ev sahibi uşağına seslend...
fıkranın devamı

Temel ve idris kacak olarak bir gemiye atlarlar ve amerikaya giderler. Tam özgürlük heykelinin ö...
fıkranın devamı

Temel Uzun Sokak(Trabzon'da bir sokak) ta yürürken kaldırımda dilenci bir kadına rastlar kadın...
fıkranın devamı

Avukatin biri ölür ve öte tarafa geçer. Cennetin kapisinda sorgu melegi avukatin günahlarini di...
fıkranın devamı

Adamin birini melekler,hic iyiligi yok diye, tam cehenneme goturecekken; adam bagirmis: -"Yahu ben b...
fıkranın devamı

Renk renk çiçeklerle bezenmis,mis kokulu bir bahçe düsünün.Iste insanligin kültür bahçesinden derlenen demette küçük bir güzellik armagani.

Olsa ile bulsayi ekmisler,hiç bitmis.
Türk Atasözü

Kör bir dilenci de hiç olmazsa çiçeklerin kokusunu duyar
Japon atasözü

Dinlemekten akil,söylemekten pismanlik dogar.
Italyan atasözü

Düsmek suç degildir,düsüp kalkmak suçtur.
Alman atasözü

Zorluk seni zorlayincaya kadar,sen zorlugu zorla.
Amerikan atasözü

Insani elbisesine göre karsilarlar,bilgisine göre agirlarlar.
Rus atasözü

Temiz bir vijdan kadar yumusak bir yastik yoktur.
Fransiz atasözü

Satin alirken kulaklarini degil,gözlerini kullan.
Çin atasözü

Düsünmeden konusmak,nisan almadan ates etmeye benzer.
Ingiliz atasözü

Baskasindan üstün olmamiz önemli degildir.Asil önemli olan sey,dünkü halimizden üstün olmamizdir.
Hint atasözü

Gençligin güzel bir yüzü,ihtiyarligin güzel bir ruhu vardir.
Isveç atasözü

Gençligin degeri bilinse,ihtiyarligin sikayeti azalir.
Türk atasözü

Sagir bir kocayla,kör bir kadin mutlu bir çifttir.
Danimarka atasözü

Kadeh içinde,denizde bogulanlardan çok daha fazla insan bogulmustur.
Alman atasözü

Yigit harpte,dost dertte,olgun adam hiddette belli olur.
Arap atasözü

Tutkunun bittigi yerde mutluluk baslar.
Macar atasözü

Mirasa "nereye gidiyorsun?" demisler"esip yagmaya,sürüp savurmaya"demis.
Türk atasözü

Bir dostunuz, yemis bahçesini geziyorsa, dalgin görünmeniz en büyük nezakettir.
Japon atasözü

Köpekle yatan pireyle kalkar.
Ispanyol atasözü

Dostunuzu sik sik ziyaret ediniz,çünkü üzerinde yürünmeyen yollar diken ve çalilarla kaplidir.
Hint atasözü

Bir kere evlenmek ödev, iki kere evlenmek eglence, üç kere evlenmek çilginliktir.
Hollanda atasözü

Asilan,hirsiz degil yakalandir.
Çek atasözü

Beyaz saç, aklin degil yasin isaretidir.
Yunan atasözü

Büyük zekalar birlikte düsünürler.
Fransiz atasözü

Sersemler, akillilarin yedi yilda cevaplandiramiyacagi sorulari bir günde sorarlar.
Ingiliz atasözü

Uyuyan tilki rüyasinda tavuk görürmüs.
Rus atasözü

Borç verirken ya parani, ya dostunu kaybedersin.
Arnavut atasözü

Cesur adamin bakisi, korkagin kilicindan daha çok düsman titretir.
Amerikan atasözü

Vaadler memleketinde insan açliktan ölür.
Danimarka atasözü

Babalar,doganin yarattigi bankerlerdir.
Fransiz atasözü

Dagin tepesine hangi yoldan çikarsan çik,manzara aynidir.
Çin atasözü

Kabahatini itiraf ederek affini iste;zira bir suçu gizlemek o suçu ikilestirir.
Arap atasözü

Kuvvetine güvenerek zayiflari hor görenin kuvveti basina bela olur.
Hint atasözü

Gözler kendilerine,kulaklar baskalarina inanirlar.
Alman atasözü


fıkranın devamı

Adamın biri birgün eve giderken dilenciye 5 ytl veriyor ve ertesi gün ölüyor. Azrail yanına gelip sırf dilenciye verdiğin 5 ytl için seni cennete bırakacam. Adam cennete gider biraz bekler ve Azraili çağırır ona derki
-"Off burda hiç pislik yok bunların hepsi iyi sen beni cehenneme at "
Azrail onu cehenneme atar. Adam biraz bekledikten sonra Azraili çağırır ve
-"Burası çok pis herkes birbirini *ikiyor sen beni en iyisi cennetle cehennem arasında bir yere at "der.
Azrail dediğini yerine getirir.
Adam biraz bekledikten sonra off buradanda sıkıldım yine Azraili çağırır. Tam bir yalan bulacakken yukarıdan bir ses gelir.
-"Verin bu piçin parasını s...tır olup gitsin "
fıkranın devamı

Dilenci Isfahan zenginlerinden birinin evine giderek sadaka istemişti. Ev sahibi uşağına seslendi:
- Ey Mübarek! Kanber'e söyle. Kanber Yakut'a söylesin. Yakut da dilenciye "Allah versin" desin.
Dilencinin tepesi attı:
- Allahım! Cebrail'e söyle. Cebrail Mikail'e söylesin. Mikail İsrafil'e söylesin. İsrafil de Azrail'e "şimdi ev sahibinin canını al" desin!
fıkranın devamı

Adamın biri kendisinden para isteyen dilenciye:
"Ben sokakta dilenen kimseye para vermem." diyenice dilenci;
"Ne yani, sizden üç kuruş para koparabilmek için büro mu açacaktım..."
fıkranın devamı

Brooklyn köprüsünde, bir bahar günü , kör bir adam dilencilik yapiyormus. Dizlerinin dibine bir tabela koymus. Üzerinde "DOGUSTAN KÖR" yaziliymis.

Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormus. Bir REKLAMCI bunu görmüs. Tabelayi almis arkasina bir seyler yazmis, oldugu yere tekrar birakmis.

Ne olduysa olmus..... Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yaziyi okuyan herkes, baslamis dilencinin önündeki sapkaya, habire para atmaya....

Bir cümle yetmis onca kisiyi etkilemeye ve dilencinin sapkasinin kisa sürede agzina kadar parayla dolup tasmasina...

GÜZEL BIR BAHAR GÜNÜ... AMA BEN BAHARI GÖRMÜYORUM...
fıkranın devamı

Bektasi'nin ticarete atilacagi bir dönemde bir milyara
gerksinimi vardir. Camiye gider ve baslar dua etmeye:

"Allahim bana bir milyar; ticarete atilacagim..."

"Allahim bana bi milyar; ticaret yapacagim..."

Hemen yanindaki dilenci:

"Allahim bana bir milyon ekmek parasi..."

Bunu duyan Bektasi hemen çikarir bir milyonu verir ve:

"Simdi defol git gözüme gözükme, böyle ufak islerle
Allah'i mesgul etme... Kör müsün burada büyük islerle ugrasiyoruz..."
fıkranın devamı

NewYork'ta, Brooklyn Köprüsü üzerinde dilenen kör bir dilenci
birgün,bir şairin dikkatini çeker.
Dilencinin boynunda asılı bir tabela vardır. Şair, dilenciye
günlük kazancının ne kadar olduğunu sorar.
Dilencide sekiz dolar kadar olduğunu söyler. Bunun üzerine şair,
dilencinin boynuna asılı tabelayı ters çevirerek birşeyler yazar;
- "Şimdi buraya senin kazancını arttıracak birşeyler karaladım. Bir hafta sonra yanına geldiğimde bana sonucu söylersin"
der ve oradan ayrılır.
Şair, bir hafta sonra dilencinin yanına uğrayıp kendini tanıtınca
dilenci;
- "Bayım size ne kadar teşekkür etsem azdır. Bir haftada
kazancım ikiye katlandı. Çok merak ediyorum tabelaya neler yazdınız?"
Bunun üzerine şair gülümser ve:
- "Tabelada "Doğustan körüm, yardım edin" yazıyordu. Bense "Bahar gelecek, ama ben yine göremeyeceğim diye yazdım"
der. Önemli olan, anlatılmak istenen seyi en iyi şekilde anlatmak
olduğuna göre; Her şeyin daha iyi anlatılabileceği bir yol vardır. Yeter ki onu bulmaya, uygulamaya ve ufkumuzu bu doğrultuda genişletmeye uğraşalım...

fıkranın devamı

İki dilenci yakın aralıkla kaldırıma oturmuş dileniyorlardı. Hayırseverin biri dilencilerden birine bir sikke verecekti ki öteki dayanamadı:
- Beyim, sadakayı bana verirseniz, indirim yaparım!
fıkranın devamı

Bir gün padişah hazretleri tebdili kıyafet olarak İncili Çavuş ile
beraber yürüyerek gezmeye çıkmış, dolaştıkları sırada iki gözü âmâ bir dilenciye tesadüf eylemişlerdir. Padişah İnciliye bununla eğlenmesini emretmiş. Çavuş derhal bunun karşısına gidip kendisini de âmâymış gibi göğüs göğse dilenciye çarpmış. Dilenci:
-Ben körüm sen de mi körsün?

fıkranın devamı

Temel Uzun Sokak(Trabzonda bir sokak) ta yürürken kaldırımda dilenci bir kadına rastlar kadın,
-Allah razı olsun yedi dene uşağım var kocamında benımde gözlerumuz görmiy , geçinemeyruk aç kaliyruk.
Temel açır elini cebine atar birazda fazla para çıkarır ve kadına verir. Ama
söylenmedende edemez.
-Be kadın hem geçinemisınız hemde o kadar uşağınız var niye bu kadar uşak yaptınuz. Kadın
görür gibi başını kaldırır Temele doğru bakar
-Gözlerumuz görmiy dedum ya ! Ne ettuğumuzi bilmeyruk ki.
fıkranın devamı

Adamin biri bir gün yolda giderken bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para verir ve al bununla bir sigara alirsin der.
Dilenci "beyim ben hiç sigara içmem" der. Bunun üzerine adam o zaman bir bira içersin der.
Dilenci "ben agzima içki koymam" der. Sen de o zaman bir altili oynarsin.
Dilenci "beyim ben hiç kumarda oynamam" deyince adam o zaman al bu parayi ve bizim eve gel der.
Dilenci neden oldugunu sorar. Adam
"Karim seni bir görsün içki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir adamin hali ne oluyor."
fıkranın devamı

Adamin birini melekler,hic iyiligi yok diye, tam cehenneme goturecekken; adam bagirmis:

-"Yahu ben bir keresinde bir dilenciye 100.000 lira para vermistim ! Beni cennete atin !"
Gercekten de defterlere bakmislar, adam hakli.
-"Bu adamin hakki cennet mi cehennem mi? Bir de bas meleke soralim." demisler.

Bas melek de:

-"Verin adamin 100.000 lirasını, Atin Cehenneme"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama