Domuz Fıkraları

loading...
Diğer /

Bir gün bir adam çamur içerisine düşer ve üstü başı batar. Ordan kalkmaz ve düşüncelere dalar. Bu esnada yakınından bir kadın geçer. Kadına, "Sensin pis domuz" der. Kadın;


- Ama ben birşey söylemedim ki, der. Adam;
- Söylemedin, ama düşündün...

fıkranın devamı


1. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada aciklarinda battiktan sonra, iki tane deniz ayisi 80.000 dolar harcanarak temizlenmis ve buyuk bir torenle denize birakilmislar. Tam 2 dakika sonra herkesin gozleri onunde bir mavi balina deniz ayilarini yemis.
(Neymiiiş: dogaya asla mudahale etmeyeceksiiiin)

2. New York'ta yasayan bir psikoloji ogrencisi kiz bos odasini bir marangoza kiralar. Amaci onunla konusup, adamin davranislarini incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kizi bir balta ile parcalar..
(Neymiiiş: insanin basina ne gelirse ya meraktan...)

3. Bonn'da iki gosterici, domuzlarin kesimevi'ne barbarca goturulup orada kesilmelerini protesto ederken, domuzlarin bulundugu yerin kapilari kirilir ve 2000 domuz kacisirken, iki gostericiyi ezerek oldururler..
(Neymiiiş: demek ki domuz domuzlugunu yapar)

4. Amerika'da kadinin biri evine gelir ve kocasini mutfakta titrerken gorur. Belinden su-kaynatici'ya dogru bir kablo gitmektedir. Kadin hemen kalin bir tahta parcasi bulur ve adamin koluna vurarak onu elektrik sokundan ayirmaya calisir. Adamin kolu iki yerinden kirilir. Sonradan anlasilir ki, kocasi orada mutlu bir sekilde wallkman dinliyordur..
(Neymiiiş: kadin milleti her zaman erkek milletinin mutluluguna engeldir

fıkranın devamı

Mahkemede Reis Temele sorar: "Oğlum, av esnasında adam bas bas ben domuz değilim diye sana sesle...
fıkranın devamı

Adamin biri geneleve gider ve cebindeki yuz milyon lirayi gorevli cacaya vererek cacanin gonderdigi ...
fıkranın devamı

En yakin komsusundan 10 kilometre uzakta, yasli karisiyla birlikte yasayan çiftçi, eglence olsun d...
fıkranın devamı

Bir gün uçakta ingiliz alman ve temel bulunuyormuş. Bu üç kişi o kadar açmış ki yere indikl...
fıkranın devamı

Allah-in unuttuğu Teksas kasabasındaki -The Saloon-a girdi yalniz koyboy. Uzun yoldan geldigi bell...
fıkranın devamı

İki araba birbirlerine yaklaşıyolardı...Birinin içinde bi adam diğerinde bi kadın...Tam yanya...
fıkranın devamı

Iki araba birbirlerine yaklasiyolardi... Birinin içinde bi adam digerinde bi kadin... Tam yanyana g...
fıkranın devamı

2003 yilinda bana zincir mektup (chain letters) gonderen tum dost ve
arkadaslarima tesekkur ederim.
Sayenizde tuvalet temizlemekte kullanildigini ogrendigim Cola'yi icemez oldum.

AIDS virusu tasiyan igneler popoma batacak korkusuyla sinemaya gidemez oldum.

Deodorantlar kanser yapiyor diye sayenizde artik bir domuz gibi kokuyorm.

Marketlerde yasli kadinlar beni kandirip parfum koklatacagim diye bayiltip
kacirir korkusuyla ya markete gitmiyorum ya da yasli
kadinlara asla yardim
etmiyorum.

Telefon hattimi kullanip bana borc takarlar korkusuyla telefona bile cevap veremiyorum.

Yiyeceklerin icinde neler oldugunu acikca ifsa etmeniz karsisinda korkudan
yemek yiyemez oldum.

Ustune kesin fare sicmistir diye hicbir kutu icecegi icemiyorum.

Cok begensem bile ya ickime ilac koyup beni uyutup organlarimi calar ve
buz dolu kuvetin icinde uyanirsam diye bana yaklasanlari tersliyorum.

Tum birikimlerimi hastenade yatan ve olmek uzere olan cocuklara yatirdim.
Bes parasiz kaldim.

Mail listesine katilirsam alacagim soylenen para, bilgisayar, cep telefonu ya da
gezileri beklemekten evden disari cikamaz oldum.

Bir maili forward etmedim basima ne belalar gelecek diye korkuyla
beklemekten ruh sagligimi kaybettim.

SIMDI: Eger bu maili 60 saniye icinde 1200 kisiye yollamazsan,

ishal bir kus sabah aksam kafana sicacak ve hayati sana dar edecektir.
fıkranın devamı

- Filler günde ortalama 2 saat uyurlar.
- Amerika'da 58 milyondan fazla köpek vardir.
- Hastalanmayan tek hayvan köpek baliklaridir.
- Köpek baliklarinin kansere karsi bagisikligi vardir.
- Timsahlar derine batabilmek için tas yutarlar.
- Bir istakoz 7 senede ancak yarim kilo alabilirler.
- Penguen yüzebilen fakat uçamayan tek kustur.
- Atlarin insanlardan 18 tane daha fazla kemigi vardir.
- Büyükçe bir yunus günde 2 ton yiyecek tüketir.
- Sivrisinek insanlarin ölümüne en fazla sebep olan hayvandir.
- Bir inek hayati boyunca yaklasik 200.000 bardak süt üretir.
- Mavi balinanin agirligi 22 ayda 26 tona kadar ulasir.
- En hizli büyüyen hayvan mavi balinadir.
- Bir karinca kendi agirliginin 50 kati agirligi kaldirabilir.
- En hizli kara hayvani çitadir. Hizi saatte 95 km'ye ulasabilir.
- En hizli balik yelken baligidir. Hizi saatte 109 km'ye ulasabilir.
- En hizli kus bogazli kirlangiçtir. Hizi 3 saniyede saatte 128 km'ye çikabilir.
- Mavi balinanin çikardigi ses 850 km öteden duyulur.
- Mavi yunuslarin kalbi dakikada sadece 9 kere atar.
- Suaygirlari su altinda dogar ve dogar dogmaz yüzebilirler.
- Hayvanlar alaminde sadece domuzlar günesten yanabilir.
- Suaygirlari agizlarini 120 cm açabilirler.
- Bir pire kendi boyunun 150 kati yükseklige ziplayabilir.
- Son 4000 sene içinde herhangi bir yeni hayvan evcillesmemistir.
- Karincalarin koku alma kabiliyeti en az köpekler kadar gelismistir.
- Insanlari parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanimak mümkündür.
- Ayni parmak izi gibi her insanin dil izi de farklidir.
- Hamamböcekleri yaklasik 250 milyon yildir hiçbir degisime ugramamislardir.
- Balinanin derialti yagindan sabun, güzellik kremi, margarin elde edilir.
- Vampir yarasalari hayvanlarin kanini emer ve günde 1 çorba kasigi kanla doyar.
- Bilgisayarla ugrasmak gözleri bozmaz, sadece yorar.
- Dünyadaki isi 1900 yilindan itibaren 0,7 derece artti.
- Yunuslarin beyni insanlarinkinden büyüktür.
- Yanlis dereceli gözlük gözü bozmaz.
- Insan, ömrü boyunca 20 kg toz yutar.
- Kibrit kutusu kadar bir altin, bir tenis kortu büyüklügüne kadar inceltilebilir.
- Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.
- 600 tane bitki cinsi etyiyendir.
- 60 yasinda, insanlar tat alma duyularinin %50'sini kaybederler.
- El tirnaklari ayak tirnaklarindan 4 kat daha hizli büyürler.
- Gülmek için 17, surat asmak için 43 adaleye ihtiyaç vardir.
- Beynin %85'i sudur.
- Dünyada en çok kullanilan isim Muhammed'dir.
- Eskimolar buzdolaplarini yiyeceklerin donmamasi için kullanirlar.
- Fare bir deveden bile daha fazla süre susuz kalabilir.
- Kendi dirseğini yalamanin imkansiz olduğunu
- Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadıgını ve bunu kimsenin açıklayamadıgını ?
- Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyecegini
- İdrarın zifiri karanlıkta parladığını ?
- Eğer cok siddetli hapsirirsan, kaburgalarindan birini kirabilecegini ?
- Hapsirmayi engellemeye calisirsan,basindaki veya boynundaki damarlardan birinin yirtilabilecegini ve olebilecegini ?
- Hapşırdıgın sırada gözlerını açık tutmaya calışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini ?
- Domuzların vucut yapılarından dolayı hicbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını?
- Dünya nufusunun %50 sinin hiç telefonla konusmadıgını ?
- Farelerin ve atların kusamadıklarını ?
- 1 saat sureyle kulaklikla birsey dinlemenin kulaktaki bakteri sayisini %700 arttirdigini ?
- Çakmagin kibritten once bulundugunu ?
- Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan icin benzersiz oldugunu ?
- bu yaziyi okuyan insanlarin %75 inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarini:)
- Hapşırdığınız Zaman Kalbinizde Dahil Olmak Üzere Bütün Vücut Fonksiyonlarınız Bir An İçin Durur.
- Filler Zıplayamayan Tek Memelilerdir.
- Zürafaların Ses Telleri Yoktur.
- Zürafalar 35 Cm Uzunluğunda Siyah Bir Dile Sahiptirler.
- Kangurular Geri Geri Yürüyemezler.
- Kelebekler Ayaklarıyla Tat Alırlar.
- Kadınlar Erkeklere Oranla 2 Kat Fazla Göz Kırpar.
- İnsan Vücudundaki En Güçlü Kas Dildir.
- Gözleri Açık Tutarak Hapşırmak İmkansızdır
- İnsan Elinde; En Yavaş Uzayan Tırnak Baş Parmağınki, En Hızlı Uzayan Tırnak İse Orta Parmağınkidir.
- Eiffel Kulesinin Tepesine Çıkana Kadar 1792 Basamak Vardır.
- İnsan Saçı 3 Kilo Ağırlık Kaldırabilecek Esnekliktedir.
- Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar.
- Yataktan Düşerek Ölme Olasılığı 2 Milyonda 1'dir.
- İnsanlar Vücutlarında 300 Adet Kemikle Doğuyorlar Ama Yetişkin Olduklarında Bu Sayı 206'ya Düşüyor.
- Bir Karınca Kendi Ağırlığının 50 Katı Ağırlığı Kaldırabilir.
- üzerinde barkot olan ilk ürün Wrigley cikletti.
- Yilda 2500 solak sag elini kullananlar icin yapilan ürünler yüzünden ölüyor.
- Empire State binasinda 10 milyondan daha cok tugla var.
- Canli gömülme korkusuna "Taphephobia" denir.
- Timsahlar eski disleri yenilemek icin yeni dis üretir.
- Kadinlarinin goguslerinin yüzde 70 yagdir.
- Günes Dünyadan 330,330 kat daha büyüktür.
- Clinophobia yatak korkusudur.
- Kirpiler suyun üzerinde batmadan kalirlar.
- Kaydedilen en uzun Tavuk ucusu 13 saniyedir.
- Kedi sidigi karanlikta parlar.
- Dünyadaki beyaz karincalarin toplam agirligi insanlarin 10 katidir
- Bir insan hayatinda ortalama 6 örümcek yutar.
- Elekrikli sandalye bir Disçi tarafindan icat edildi.
- Bütün Yeldegirmenleri saatin ters yonunde doner. Irlanda'dakiler hariç
- Cicekli bir bitki bir milyar polen sacabilir.
- Ortalama bir kirpinin kalbi saatte 300 kere atar.
- Develerin gözlerini kumdan korumak icin 3 göz kapagi vardir.
- Eseklerin gözleri dört ayaklarini da görebilecek sekildedir.
- Insan disleri kaya kadar serttir.
- Eski Misir'lilar tastan yapilmis yastiklarda uyurlardi.
- Bir hipopotam agzini 1.2 metrelik bir cocugun sigacagi kadar acabilir.
- Dünya yaklasik 6,600,000,000,000,000,000,000 tondur.
- Hamambocegi kafasi koptuktan sonra haftalarca yaşar,en sonunda açliktan ölür
- Her pul yalayisinizda 0.1 kalori alirsiniz.
- Ortalama bir insan yilda 1460 rüya görür.
- Her 4 Amerikali'dan biri Tv de gözükmüstür.
- Amerika'nin Omaha ve Nebraska eyaletlerinde kilisede yellenmek, gaz - cikartmak ve hapsirmak kanuna aykiridir.
- Dogdugunuzda 300 kemikle dogarsiniz daha sonra bu sayi 206 ya iner.
- Insanlardaki legen kemikleri betondan daha saglamdir.
- Amerikalilarin 7% si Amerikan milli marsinin ilk 9 kelimesini bilmezken Kanada milli marsinin ilk 7 kelimesini bilir.
- Kanadalilarin 5% i Kanada milli marsininin ilk 7 kelimesini bilmezken Amerikan marsinin ilk 9 kelimesini bilir.
- Yilda 10000 kus cama carptiktan sonra ölmektedir.
- Florida eyaleti Ingiltere'den büyüktür.
- Dünya üzerinde bir milyon hayvan türü yasamaktadir.
- Bir zamanlar Izlanda'nin bir sehrinde köpek beslemek yasakti.
- Kalbiniz günde 100000 kere atmaktadir.
- Thomas Edison, ampulun mucidi , karanliktan korkardi.
fıkranın devamı

Hikaye bir İngilizin bir Çinli bayan ile evlenip Londraya yerleşmesi ile başlar. Çinli kadın İngilizce konusunda oldukça zayıftır. Tarzanca da olsa eşi ile anlaşabilmektedir.
Sorun kadın alış verişe yalnız çıktığında ayyuka çıkmaktadır. Yine bir gün bayan kasaba domuz butu almaya gider. Ama bir türlü derdini anlatamaz en sonunda eteğini sıyırarak kendi poposunu göstermiş ve kasap bayanın ne anlattığını kavrayarak bayana istediğini vermiş. Ertesi gün bu kez kasaba tavuk göğsü almaya gitmiş ve bu kez de gömleğinin dügmelerini açarak göğüslerini göstermiş ve istediğini almış üçüncü gün bu Çinli bayan sosis almak istemiş ve yanına kocasını alarak kasaba gitmiş ne mi olmuş aşağıya bakın:












Ne kadar fesatsınız. Unuttunuz galiba Çinli bayanın kocası İngilizce konuşabiliyor. Hadi işinize geri dönün şimdi.
fıkranın devamı

1.. Serbest dolaşım çıkar . İyi bir eğitimi ve geçerli bir işi olmayanların hepsi (İpini koparanlar) çil yavruları gibi Avrupa'nın dört bir yanına dağılır .

2.. Hide Park'ta Türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiğ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haşlanmış yumurta ve patates, pet şişe, naylon poşet, arabesk, gürültü ve kavga)

3.. Versailles Sarayının önünde seyyar satıcılık yapar.(Salatalık, lahmacun, simit v.s.)

4.. Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar.

5.. Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.

6.. Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.

7.. Lourvre müzesinde kapkaççılık yapar.

8.. Chapms Elises Bulvarı'nda düğün konvoyu yapar.

9.. Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini Türklere satar.

10.. Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.

11.. Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli "abi !" diye hitap eder.

12.. Galatasaray Avrupa kupalarında başarı elde ettiğinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateş açar ve birkaç Avrupa vatandaşı için "Kim vurduya" tur ayarlarlar.

13.. Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.

14.. Bir fast food'da yanındaki kız arkadaşına baktığından şüphelendiği adamı döver.

15.. Yenebilecek her şeye içinde domuz eti oluğu şüphesiyle bakar.

16.. Avrupalı tüm kadınlara şırfıntı gözüyle bakar ve günde 25 kadına sarkıntılık eder. Sonunda Avrupalı zannettiği bir Türk kızının ağabeylerinden dayak yer. Yaraları iyileştikten sonra aynı kızla çıkmaya başlar.

17.. Kızlar bir Avrupalı ile evlenebilmek için kırk takla atar. Babaları izin vermeyince evden kaçar. Babaları polisi arar. Kız 18 yaşından büyük olduğu için polis babayı pek sallamaz. Baba kendi işini kendi görmek ister ve herifin kardeşini öldürerek kan davası çıkarmaya çalışır.

18.. Arabasıyla caddelerde turlarken İbo'nun kasetini yüksek sesle çalarak kız tavlamaya çalışır.

19.. Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve tüm imkanlarını bir Mercedes sahibi olmak için seferber eder.

20.. Türkiye'ye gelip geri dönerken bir minibüs dolusu besin maddesi götürür. Sucuk ve pastırmaları halk sağlığına aykırılığı nedeniyle gümrükte terk eder. Terk etmeden önce iki saat süreyle arbede çıkarır.

21.. Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka bir gün tüm aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.

22.. Kurban bayramlarında kamuya ait yerlerde kurban keser. Kan gövdeyi götürür.

23.. "Yok canım abarttın. Şu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoğunu yapmıyorlar ki" diye milletini savunanlar, o günler geldiğinde Türklerin Avrupa'da kanun, kitap dinlemeyecek kadar çoğunluk olacağını göz ardı ederler.

24.. Türkiye'nin nüfusu 16 milyona İstanbul'un nüfusu 1 milyona düşer. Refah seviyesi ve toplumsal kalite son haddine kadar yükselir. Kimse kimsenin malına, namusuna yan gözle bakmaz. Türkiye'de kalmış olanlar, dini bayramlarda ve yaz tatillerinde Avrupa'ya kaçarak Türkiye'nin sakinleşmesini beklerler.

25.. Türkiye'de eğitim seviyesi %98 üniversite düzeyine yükselir. İşsizlik kalmaz. İşçi ithaline başlanılır. Çevre kirliliği sıfıra düşer. Sanat ve kültür yurdun her köşesine yayılır. Arabesk sanatçıları iş alanlarını Avrupa'ya kaydırır. Turizm patlar.

26.. Ülkemiz temiz, sakin ve yaşanası bir memleket olur. Siyasi tartışmalar konuşma platformunda kalır.

27.. Hayal gücü iyi çalışan okuyucular bir bu kadar daha madde üretir.

Yaaa ! Dostlar . İşte böyle . Bundan sonra kimse "Biz Müslüman bir ülkeyiz; Avrupalılar bu yüzden bizi AB'ne almıyorlar" ya da "Türkiye'de demokratikleşme sağlanamadı; onun için giremiyoruz AB'ne" savunmalarını yapmasın . Çünkü alakası yok . İşte yukarıda sayılan maddeler yüzünden giremiyoruz AB'ne. Onlar yeni bir İstanbul olmaktan korkuyorlar . Kendi milletini tanımayan bazıları da hemen işi siyasi ve dini nedenlere dayandırıyorlar. "Yahu bir beceremediler şu AB'ne girmeyi" diye siyasetçileri suçluyorlar. Zavallı siyasetçi ne yapsın. Eldeki malzeme bu. AB'ne girer miyiz, girmez miyiz bilinmez ama fırsat bu fırsat, Avrupalılar Türkiye'deki bazı aksaklıkları gidermek için türlü şartlar sürüyorlar ortaya. Devlet seviyesinde çözülmesi gerekenlere eyvallah. Elbet çözülür ama ya bireyler ? Yani yukarıda anlatılanlar. Onu çözecek babayiğit ne Türkiye'de var ne Avrupa'da. Yoksa AB adam olana çocuk oyuncağı ama biz adam olamadık ki.
fıkranın devamı

Şeyh Şamil esir düştüğünde, Ruslar bu kahraman adama büyük saygı göstermiş. Rus çarı kendisini yemeğe davet etmiş. Şeyh Şamil yemeği iştahla yemiş.
Kahramanlığı kadar yemekteki iştahı karşısında da hayrete düşen çar:
-Adama bak, demiş. Beni de yiyecek. Şeyh Şamil cevap vermiş:
-Biz müslümanız. Domuz eti yemeyiz.
fıkranın devamı

Temel Almanyada bir gün eğlenmek için bir kumarhaneye ugramış ve kumardan tam 3000 DM para kazanmış.Sevinçle evin yolu tutmuş,bir çiftliğin yanından geçerken paraları birden elinden düşürmüş.O sırada orda bulunan bir domuz paraları yiyecek sanıp doğru mideye indirmiş.Temel öfkeden ne yapacağını şaşırmış vaziyette kara kara düşünürken yanından geçen bir adam derdini sormuş.Temel
-zar zor kazandığım paraları şu domuz yedi demiş.
Adam
- merak etme her şeyin bir çaresi var,sen şimdi bu domuzu al bir meyhaneye götür bir bardak bira içir,sonra kıçına bir tekme vur paraları geri kusar demiş.
Temel adamın söylediği gibi domuzu meyhaneye götürüp içirmiş.Midesi bulanan domuzun kıçına bir tekme vurunca domuz 1000 DM.geri kusmuş.Meyhaneci şaşkın şaşkın bakıp
- bu domuzu bana satarmısın? demiş.
Temel
- satılık değil cevabını vermiş. e tekrar domuza bir bardak bira içirip kıçına tekmeyi vurunca 1000 DM.daha geri çıkmış ve aynı işlemi 3'üncü 1000 DM.çıkana kadar tekrar etmiş.
Meyhaneci dayanamamış
- bu domuzu bana satarsan sana 10.000 DM.para veririm demiş.
Temel tabiki kabul etmiş ve parayı almış.Ertesi gün gazetelerdeki haberlerde"sarhoş meyhaneci domuzu vura vura öldürdü".
fıkranın devamı

Bush arabayla yolda giderken bir domuzu ezmiş sonra şöförüne demiş:

- Ben Amerika başkanıyım bana bir şey olmaz
demiş ve domuzun sahibinin yanına gitmiş.10 dk sonra ağzı burnu kan revan içinde gelmiş.Şöförüne:

- Şimdi git sen söyle
demiş.

Şöför 10dk sonra altınlar paralar ile geri dönmüş.Bush şaşırarak "ne dedin de sana böyle paralar verdiler?" demiş.
Şöför:
- İçeri girdim ben Başkan Bush'un şöfrüyüm domuz öldü.
fıkranın devamı

Bir gün Bush ve şoförü bir kır gezisine çıkmışlar. Bir çiftlikten geçerken hızlı oldukları için tavuğa arkasından ördeğe ve onun arkasından da ineğe çarpmışlar.
Bush bütün ihtişamıyla :
-"Dur ben gidip şimdi çiftlik sahibiyle konuşur onu bilgilendirip geliyorum" der. Neyse bizim Bush gider ve hemen arkasından ağız burun takas olmuş şekilde gelir. Ve şoförüne :
-"Kaç, Kaçalım, ..." gibi sözler söylemeye başlar.
Neyse bizim ikili hızla giderken öbür çiftliğin domuzuna çarpıp dururlar. Bush:
-"Bu sefer sıra sende." der. Neyse bizim şoför gider çiftliğin kapısını çalar. Bush arabanın içine saklanmış şoförü beklemektedir otuz dakika geçer ne gelen var ne giden bir saat geçer gene bizim şoförden haber yok.neyse İki saat sonra bizim şoför ellerinde meyve sepetleriyle gelmektedir. Bush bu olay karşısında şaşırıp şoföre sorar:
-"Ne oldu dayak yememişsin?"
Şoför cevap verir:
"Vallahi başkanım dediğim cümle şu 'BEN BUSH'UN ŞÖFÖRÜYÜM DOMUZ ÖLDÜ' adam bana yemek yemeden gidemezsin dedi ben de yemek yeyip de geldim"


fıkranın devamı

-Türkiye'nin başbakanı Ecevit, Pakistan ve Hindistan'ın başbakanları ile aynı uçakta seyahat ediyorlarmış. Bir müddet sonra hızla irtifa kaybeden uçak bir köye düşmüş. Nasıl olduysa bu üç başbakan enkazdan tek başlarına sağ kurtulmuşlar. Akşam yakın olduğundan bir eve sığınıp ertesi gün başlarının çaresine bakmayı düşünmüşler. Bir kapı çalmışlar.
-Kim o?
Kendilerini tanıtıp, bize yatak verir misiniz? demişler.
-Veririm; ama iki kişilik yerim var, biriniz ahırda yatacak.
Hindistan başbakanı:
-Ahırda ben yatarım, demiş.
Bir müddet sonra kapı çalınmış. Çalan Hindistan başbakanı imiş.
Hindistan başbakanı;
-Ahırda inek var, o benim için kutsal, yanında yatamam
Bunun üzerine ahıra Pakistan başbakanı gönderilmiş. Bir müddet sonra yine kapı çalınmış.
Pakistan Başbakanı;
-Ben müslümanım,ahırda domuz da var. Domuz benim dinimde pistir,deyince çaresiz bizim ECEVİT gitmiş bu sefer.
-Bir müddet sonra yine kapı. Bu sefer gelen ahırdaki bütün hayvanlarmış.
Hep bir ağızdan:
BİZ BU ADAMLA AYNI YERDE YATMAYIZ!!!
fıkranın devamı

Ormanlar kralı aslan tatile çıkmadan önce tüm hayvanlara haber göndererek ormandaki meydanda toplanmalarını ister hayvanların hepsi toplanır aslan konuşmaya başlar:
- Arkadaşlar ben tatile çıkıyorum ben gelene kadar vekilim tilkidir ona yapılan yanlışlığı kendime yapmış sayarım ona göre davranın
der ve tatile çıkar. Sabah olur olmaz tilki kasıla kasıla ormanda dolaşmaya başlar. Kurdun yanına gider ve basar tokadı
- Ben kimim lan
der. Kurt:
- Sen kralımızın vekilisin emret
der. Tilki:
- Hep böyle ol
der ve domuzun yanına gider, onada basar tokadı
- Ben kimim
der.
- Sen kralımızın vekilisin
der, tilki kasıla kasıla ayının inine girer
- Ben kimim
deyip ilk tokadı vurduğunda ayı buna bir pençe atar tilki inin dışına fırlar. Tilki dışardan söylenmeye başlar
- ...na koyduğumun ayısı zaten hiç bir toplantıya katılmazsınki
fıkranın devamı

En yakın komşusundan 10 kilometre uzakta, yaşlı karısıyla birlikte yaşayan çiftçi, eğlence olsun diye bir dişi yavru domuz almış. Domuz kısa sürede büyümüş ve çiftleşme zamanı gelmiş. En yakın erkek domuz 10 kimoletre uzakta bulunduğundan ve domuz "domuz gibi" inatçı olduğundan, yaşlı çiftçi bu seyahati el arabasıyla yapmaya karar vermiş. Kan ter içinde kaldıktan sonra dişi domuzunu çiftleştirmiş ve erkek domuzun sahibine sormuş:
-Hamile kalıp kalmadığını nasıl anlayacağım?Adam:
-Yarın, demiş, çayırda yatıp debeleniyorsa hamiledir yok çamurda yatıyorsa değildir, yine getireceksin.
Adam aynı yolu el arabasıyla yeniden katedip evine dönmüş. Ertesi sabah pencereden baktığında domuzun çamurda yattığını görmüş. Çaresiz domuzu el arabasına koyup yeniden çiftleştirmeye götürmüş. Ama yine aynı sonuç. Aradan günler geçmiş, domuz hep çamurda yatıyor. Yorgun bir günün sabahında, adam karısına ümitsizce seslenmiş,
-Şu camdan bak bakalım, domuz çayırda mı debeleniyor, çamurda mı?Kadın cevap vermiş,
-Valla, ne çayırda ne çamurda, el arabasına binmiş bekliyor.
fıkranın devamı

Orman kralı aslan bir gün tatile çıkmaya karar vermiş ve yerine vekalet etmesi için tavşanı seçmiş.Bu kararını da bir toplantıyla bütün hayvanlara iletmiş.Toplantıda:
-Eğer ben yokken tavşana saygıda kusur ederseniz,hepinizi mahvederim, demiş.
Ertesi gün olmuş tavşan büyük bir sevinçle uyanmış ve dışarı çıkmış.Elleri arkasında keyifle ve kibirle ormanda dolaşmaya başlamış.
Biraz sonra yılanı dere kenarında su içerken görmüş.Sessizce yaklaşıp yılanın ensesine sağlam bir tokat atmış.Hışımla arkasına dönen yılan tam tavşanı sokacakken aslanın tatile gitmeden önce toplantıda söyledikleri aklına gelmiş.Bunun üzerine sinirli bir şekilde önüne eğilerek :
-Hürmetler tavşan abi, demiş.
Tavşan gezinmeye devam ederken yaban domuzunu çalıların üstünde uyurken görmüş.eline bir sopa alıp domuzun kafasına vurmuş.
Hışımla uyanan yaban domuzu tam tavşanı ısıracakken,aslanın tatile gitmeden önce toplantıda söyledikleri aklına gelmiş.Oda önüne eğilerek :
-Hürmetler tavşan abi, demiş.
Tavşan daha bir keyiflenmiş,kendine daha bir güvenir hale gelmiş dolaşmaya devam ediyormuş.
Bu sırada ağaçtan sarkan bal kovanını almaya çalışan ayıyı görmüş."Dur şunada bi' pislik yapıyım" demiş kendi kendine.Ayıya arkadan yaklaşmış ve ayının kıçına okkalı bir parmak atmış.Ayı öyle bir sinilenmiş öyle bir sinirlenmiş ki.Arkasına dönmüş tavşanı yakalamış bir sikmiş bir dövmüş bir sikmiş bir dövmüş.Tavşanın pestilini çıkarmış bir kenara atmış ve homurdana homurdana uzaklaşmış.
Tavşa güçlükle yerinden doğrulmuş ayının arkasından bakarak "Ulan ayı oğlu ayı hiçbir toplantıyada katılmaz ki" demiş.
fıkranın devamı

Avcılar oturmuşlar başlarından geçen ilginç olayları anlatıyorlarmış, içlerinden biri bir gün gölde balık avlarken oltama büyük bir balığın takıldığını anlayınca yavaş, yavaş ve büyük bir mücadele ile kıyıya çektiğimde, büyük bir turna balığı olduğunu gördüm balığı tek başına taşıyamayacağımı anlayınca gidip köyden atımı aldım, fakat balığı ata koyduğum zaman bir taraftan başı diğer taraftansa kuyruğu yere deymesin mi, yapacak bir şey olmadığından yola çıktım ama oda ne az sonra balığın ağırlığından atın beli kırılmasın mı, deyince orada bulunan arkadaşlarından biride bizde üç arkadaş bir gün sisli bir havada domuz avına çıkmıştık, o arada çalıların arasında ses duyunca tüfeğimi ateşlememle acı bir feryat duyup, çalılıklara gidince vurduğumun arkadaşım olduğunu görünce hemen bir mezar kazmaya başladım, fakat o arada diğer arkadaşım gelerek seni katil deyince onu da vurmak zorunda kaldım, onun içinde bir mezar kazmaya başlamıştım ki bu sefer de orman memuru silah sesini duyup ta yanıma gelince artık yapacak bir şey kalmadı, ha iki ha üç kişi deyip onu da vurdum, tabii onu saklamak içinde bir mezar daha kazmaya başladığımda karşıdan bir traktör dolusu köylü yanıma doğru gelmiyor mu deyince, turnayı yakalayan avcı yok artık köylüleri de vurup gömdüm deme, diyince o zaman sende balığın boyunu daha makul bir ölçüye çekte bana bir traktör dolusu köylüyü vurdurma der.
fıkranın devamı

Temel Almanyada bir gün eglenmek için bir kumarhaneye ugramis ve kumardan tam 3000 DM para kazanmis.Sevinçle evin yolu tutmus,bir çiftligin yanindan geçerken paralari birden elinden düsürmüs.O sirada orda bulunan bir domuz paralari yiyecek sanip dogru mideye indirmis.Temel öfkeden ne yapacagini sasirmis vaziyette kara kara düsünürken yanindan geçen bir adam derdini sormus.Temel "zar zor kazandigim paralari su domuz yedi" demis.
Adam "merak etme her seyin bir çaresi var,sen simdi bu domuzu al bir meyhaneye götür bir bardak bira içir,sonra kiçina bir tekme vur paralari geri kusar "demis.Temel adamin söyledigi gibi domuzu meyhaneye götürüp içirmis.Midesi bulanan domuzun kiçina bir tekme vurunca domuz 1000 DM.geri kusmus.Meyhaneci saskin saskin bakip "bu domuzu bana satarmisin?" demis.Temel "satilik degil " cevabini vermis ve tekrar domuza bir bardak bira içirip kiçina tekmeyi vurunca 1000 DM.daha geri çikmis ve ayni islemi 3üncü 1000 DM.çikana kadar tekrar etmis.Meyhaneci dayanamamis "bu domuzu bana satarsan sana 10.000 DM.para veririm" demis.Temel tabiki kabul etmis ve parayi almis.Ertesi gün gazetelerdeki haberlerde"sarhos meyhaneci domuzu vura vura öldürdü".
fıkranın devamı

Iki araba birbirlerine yaklasiyolardi... Birinin içinde bi adam digerinde bi kadin... Tam yanyana geldiklerinde adam cami açip kadina "DOMUZ!!!" diye bagirdı ve konusmasina devam edecekken kadin çok sinirlendi ve o da cami açip adama"HAYVAN!!!" diye cevap verdi...ve arabalar yollarina devam ettiler...
Kadin tam viraji dönmüstü ki yolun ortasinda duran kocaman bir DOMUZa çarpti... Bu hikayeden çikarilacak sonuç :

-"Kadinlar dinlemeyi bi ögrenebilseler..."
fıkranın devamı

Köylünün biri köye gelen turistleri misafir etmis ve giderlerken de onlara bir kuzu hediye etmis.Sonraki yil turist aile de gelirken ona disi bir domuz yavrusu getirip hediye getirmis.Zamanla domuz büyümüs.Bir gün huysuzlanmaya baslamis.Köylüler düsünmüsler, bu hayvanin ciftlesmeye ihtiyaci var demisler.
Domuzun sahibi köylü peki ama ben bunu nerede ciftlestirecegim demis.Arastirmislar. Komsu köyde bir erkek domuz bulmuslar.Adam domuzu nasil götürecegini düsünürken birisi el arabasina koy götür demis.Adam sabah domuzu el arabasina koyup komsu köye gitmis.Domuzlar ciftlesmis. Köylü erkek domuzun sahibine sormus :
-"Gebe kalip kalmadigini nasil anlarim?"
-"Sabah bak, eger samanin üstünde yatiyorsa tamam, yok eger kumda yatiyorsa o zaman gene geleceksin" demis.Köylü ertesi sabah bakmis, domuz kumda yatiyor, yeniden el arabasina domuzu koyup komsu köyün yolunu tutmus.Ertesi sabah domuz yine kumda yatiyor..Bu durum böyle 10 gün devam etmis. Adam ertesi gün kalkmis ve karisina :
-"Hanim bak bakalim bizim domuz samanda mi yoksa kumda mi yatiyor?" demis.Karisi bakmis, gelmis;

-"Bey domuz ne samanda yatiyor ne de kumda.
El arabasina binmis seni bekliyor."
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama