Sultan en güvendiği adamını Arabistan'a hünkar göndermiş. Hünkar, Arabistan'da gezerken bakmış, araplar entari giyorlar ama altlarına don giymiyorlar. Bir rüzgar estimi, manzara felaket! Haber salmış, altına don giymeyenler kadı huzuruna çıkartılıp, hapsedilecek. Aradan günler geçmiş Arabın bir tanesi don giymemiş ve ilk rüzgarda olay farkedilmiş. Kadı huzuruna çıkartmışlar. Kadı sormuş;
-"Adın?"
-"Aptülmecit"
-"Baba adın?"
-"Aptülleziz"
-"Evli misin?
-"5 tane karım var!"
-"Kaç çocuğun var?
-"Ilkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden 13, beşincisinden 18 tane." Kadı kararını vermiş ve söylemiş:
-"Aptulleziz oğlu, Apdülmecit'in, don giymeye vakti olmadığından beraatine karar verilmiştir!"

fıkranın devamı

Imamın teki birgün balkondan dışarı bakıyormuş karşıdakı evin balkonunda bir kızın kilot...
fıkranın devamı

Bir gün iki evli kadın kocalarını evde bırakıp gece dışarı çıkmak istemişler ve çıkmı...
fıkranın devamı

Salamon'un isleri tersine tersine gidiyor,oturup Amerika'daki arkadasi Mison'a mektup yazip akil dan...
fıkranın devamı

Otelin birinde bir oda varmış ve o odada hiç kimse kalamıyormuş. Gece saat 2 felan olunca bir hayalet çıkıyormuş ortaya ve orda kalan kişi hemen kaçıyormuş.
Neyse Dursun bir gün iş için yurtdışına çıkmış ve işi bittikten sonra bu otele gidip orda yatayım demiş ve otelin sahibine:
- Bir oda lütfen
Otelin sahibi:
- Buyrun efendim oda numarası 234
Dursun almış anahtarı çıkmış odaya ve yatmış. Gece saat 2 olunca bir ses duymuş:
- Ben donsuz hayalet, ben donsuz hayalet, ben donsuz hayalet...
Dursun korkudan ne yapacağını bilememiş ve hemen kaçmış.
Ve gecenin yarısı 5 gibi Temel'in evinin ziline basmış ve Temel kapıyı açmış:
- Ula pok mi vardir, gecenin bir yarisi zile basaysun.
Dursun anlatmış olanları ama Temel inanmamış. Sonra Dursun Temel'e:
- Ula bana inanmıyorsan cit kendin bak...
Neyse Temel dayanamamış bir hafta sonra gitmiş otele ve otelin sahibine:
- Ben 234 numaralı odada kalmak istiyorum, 234 benim uğurlu sayım demiş.
Sonra çıkmış odaya yatmış ve saat gece 2 olduğunda, bir ses duymuş:
- Ben donsuz hayalet, ben donsuz hayalet, ben donsuz hayalet...
Temel hemen cevabı vermiş:
- Al şu 10 lirayı da kendine bir don al...
fıkranın devamı

Üç evli kadın aralarında anlaşmışlar gece bara gideceklermiş. Kocalarından izin almışlar. Gece buluşup güzel bir bara gitmişler. Geç saatlere kadar içip sarhoş olmuşlar. Sabaha karşı bardan çıkıp evin yolunu tutmuşlar. Evleri yakın olduğundan yürüyerek gidiyorlarmış. Ama yolun tam ortasında inanılmaz sıkışmışlar ve eve kadar gidemeyeceklerine karar vermişler. Yakınlarında sadece büyük bir mezarlık varmış ve oraya yapmaya karar vermişler. Ama mezarlık çok çamurmuş. Tuvaletlerini yaptıklarında her tarafları çamur olmuş. Ve çamurları donlarıyla temizleyip donlarını oraya atmışlar. İçlerinden biri böyle eve gidemeyeceğini söylemiş. Gözüne bir mezarın üzerinde duran çelenk takılmış. Çelengin üzerinde uzun yazılı bir şerit varmış. Şeritle kendine don yapmış ve evin yolunu tutmuşlar. Sabah olduğunda kadınlardan birinin kocası panik halinde diğer kadının kocasını aramış:

- Ben artık bu kadınla olamam. Benim kadın eve donsuz geldi.

Diğer adam ağlamaklı bir sesle:

- Dostum seninki yine iyi bizimkinin altına 'SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ' diye yazıp göndermişler.
fıkranın devamı

Sultan en güvendiği adamını Arabistan'a hünkar göndermiş. Hünkar, Arabistan'da gezerken bakmış, araplar entari giyorlar ama altlarına don giymiyorlar. Bir rüzgar estimi, manzara felaket! Haber salmış, altına don giymeyenler kadı huzuruna çıkartılıp, hapsedilecek. Aradan günler geçmiş Arabın bir tanesi don giymemiş ve ilk rüzgarda olay farkedilmiş. Kadı huzuruna çıkartmışlar. Kadı sormuş;
-"Adın?"
-"Aptülmecit"
-"Baba adın?"
-"Aptülleziz"
-"Evli misin?
-"5 tane karım var!"
-"Kaç çocuğun var?
-"Ilkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden 13, beşincisinden 18 tane." Kadı kararını vermiş ve söylemiş:
-"Aptulleziz oğlu, Apdülmecit'in, don giymeye vakti olmadığından beraatine karar verilmiştir!"

fıkranın devamı

İki komşu kadın hafta sonu kocaları olmadan yemeğe çıkmışlar.
Yemekten sonra bara falan derken sabaha doğru iyice sarhoş eve yürümeye başlamışlar. İyice sıkıştıklarını farketmisler ama etrafta tuvalet falan bulamamışlar, mezarlığın yanından geçerken biri
- "hadi surda yapalım kimse görmeden" demiş, başka çare de yok, korka korka girip bir kenarda islerini bitirmişler.
Temizlenmek için birsey bulamadıklarından biri külotunu çıkarıp kullanmış, diğeri eve böyle dönemem diye oradaki çelenklerden düşmüş bir bandı alıp kullanmış.
Sabah kocalardan biri uyanıp karisini donsuz olarak sızmış görünce telefona sarılıp öbürünü aramış:
- Yahu biz fena boynuzlandık galiba. Karım eve sabaha karşı ve donsuz olarak dönmüş...
- Sen gene iyisin , bizimkinin kıçına "seni asla unutmayacağız" diye bir de kart yapıştırmışlar..
fıkranın devamı

İki komşu kadın hafta sonu kocaları olmadan yemeğe çıkmışlar.
Yemekten sonra bara falan derken sabaha doğru iyice sarhoş eve yürümeye başlamışlar. İyice sıkıştıklarını farketmişler ama etrafta tuvalet falan bulamamışlar. Bir mezarlığın yanından geçerken biri
- Hadi şurada yapalım kimse görmeden_!
Başka çare de yok, korka korka girip bir kenarda işlerini bitirmişler.
Temizlenmek için bir şey bulamadıklarından biri külodunu çıkarıp kullanmış, diğeri eve böyle dönemem diye oradaki çelenklerden düşmüş bir bandı alıp kullanmış.
Sabah kocalardan biri uyanıp karısını donsuz olarak sızmış görünce telefona sarılıp öbürünü aramış:
- Yahu biz fena boynuzlandık galiba. Karım eve sabaha karşı ve donsuz olarak dönmüş...
- Sen gene iyisin , bizimkinin kıçına "seni asla unutmayacağız" diye bir de kart yapıştırmışlar..

fıkranın devamı

Salamonun isleri tersine tersine gidiyor,oturup Amerikadaki arkadasi Misona mektup yazip akil danisiyor.
Aldigi mektupta ;
"Elinde ne var ne yoksa sat Amerikaya gel "diyormuş.Mison. Salamon neyi varsa satmis.Tek oda bir dükkani varmis,her ihtimale karsi bu kalsin demis.karisi Rebecca yi burada birakmis üç bes kurus da harçlik verip, Amerika nin yolunu tutmus.Aylar geçmis Salamondan nihayet bir mektup gelmis. söyle diyor;
-"Kuzum Rebecca,Çoktandir yazamadim kusura bakma.Benim burda isler çok iyi.Epeyce bir müddet elimdeki parayla ihale kovaladim.Sonunda,Kore savasindan
kalma eski don ihalesine girdim.tanesini bir dolardan alip,kisalttirdim,2 dolara malettim ve tanesini 10 dolardan sattim. Buradan kazandigim parayla bu defa Vietnam savasindan kalan eski yatak ihalesine girdim. Eski yataklarin tanesini 5 dolardan aldim,üzerine yeni yüz kaplattim,10 dolara malettim tanesini 100 dolardan sattim.Kuzum Rebecca, durum simdi çok iyi, dükkani sat acele yanima gel"
Rebecca cevap vermis ;

-"Kuzum Salamon, sen orada,yatak ve don ihalelerinden çok para kazandigini yazagorsun.
Ben, burada bir tek yatak ile ve de donsuz olarak senden çok kazanorum"
fıkranın devamı

Bir gün iki evli kadın kocalarını evde bırakıp gece dışarı çıkmak istemişler.ve çıkmışlarda bir bara gidip içmişler içmişler dozunu kaçırmışlar.artık bardan çıkıp eve gitme vakti gelmiş.Tam mezarlığın ordan geçerken tuvaletleri gelmiş..Kadınlar ne yapalım başka çaremiz yok demiş yapacağız buraya tabi işlerini bitirmişler ama neyle silecekler
etrafta hiç bir şey yok birisi külodunu çıkarıp silmiş diğeri ben çıkarmam demiş ve arkadaki çelenkten bir kağıt koparmış ve silmiş sonrada eve gitmişler sonra sabah olmuş ve birisinin kocası diğerine telefon etmiş ya arkadaş bizim karılar dün akşam fingirdediler herhalde diğeri sorar:
-Nerden anladın
-Bizimkisi eve donsuz geldi
-Ooohh..

-Seninkisi yine iyi bizimkisinin poposunda seni hiç unutmayacağız adlı bir kağıt vardı.....
fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey