Doyumsuz Fıkraları

loading...

Dünyaca meşhur, zengin, yakışıklı bir işadamı, İstanbul'un ünlü bir restaurantında 10 ki...
fıkranın devamı

Lokantaya gelen adam,tek basina kocaman bir masa tutmus ve yemegine baslamis.Adam çok az yiyor faka...
fıkranın devamı

Cinsel isteği arttıran çeşitli mekanik cihazlar vardır, özellikle bayanlarda. Bunların en başında Mercedes-Benz SL500 gelir."

PJ O'Rourke

"Cinsel birliktelik sırasında duymayı hiç istemediğiniz üç sözcük nedir?
'Tatlım, ben geldim.' "

Ken Hammond.

" Paralı seks ve parasız seks arasındaki en büyük fark şudur: paralı seks daha ucuza gelir."

Brendan Francis

" 'Entellektüel' , yaşamında seksten daha ilginç birşeyler bulmuş kimseye denir."

Edgar Wallace

"Prezervatif takarken sandığınız kadar güvende değilsiniz. Geçenlerde bir arkadaşıma, prezervatif takmasına rağmen, otobüs çarptı."

Bob Rubin

"İki kişi arasındaki cinselligin güzel olduguna inanıyorum. Ama beş kişi arasında muhteşemdir. "

Woody Allen

"Aşkta çok başarılıyım, çünkü sürekli kendi üstümde pratik yapıyorum"

Woody Allen

"Mutluluk, elektrik kesintisi sırasında kız arkadaşının evinde TV
seyredebilmektir."

Bob Hope

"İyi ki biseksüel değilim. Kadınlar yetmiyormuş gibi bir de erkekler tarafından reddedilmeye dayanamazdım."

Bernard Manning.


"Aşık olduğum kızla büyük bir ortak özelliğimiz var: İkimiz de kızlar için hasta oluyoruz!"

Anonim

"Nenfomen(*), ortalama bir erkek kadar seks tutkunu olan kadındır."

Mignon McLaughlin
__________________________________________
(*) Nenfomani: Sürekli seks düşünme ve cinsel doyumsuzluk gibi belirtileri olan bir psikolojik-cinsel rahatsızlık. (Ç.N.)
fıkranın devamı

Lokantaya gelen adam, tek başına kocaman bir masa tutmuş ve yemeğine başlamış. Adam çok az yiyor fakat omuzundan kalkıp uçan kuş masada ki her şeyi silip süpürüyormuş.
Masa tekrar kuruluyor fakat kuş yine her şeyi yiyormuş.
Buna çok şaşıran garsonlar sebebini sormuş.
Adam anlatmaya başlamış:
- Çok uzun zaman önce bir cin benden 3 isteğimi sordu. Ben ilk olarak bol para istedim. Gerçekten çok param oldu. İkincisi ise çok kadındı. Bu da gerçekleşti.
Üçüncü isteğim ise doyumsuz bir kuştu. Yanlış anladı yavş**.


fıkranın devamı

adamın biri telefonla lokantayı arayıp akşam bütün masaları ben tutuyorum kuş sütü bile eksik olmasın der. akşam olur adam omzunda bi kuşla gelir. donatılmış masaların birine oturur. adam çorbasını içerken kuşa bi el çırpar kuş gider diğer masadaki bütün yemekleri yer adam tekrar donatın masayı der masa tekrar donatılır adam bi el daha çırpar kuş gider yine bütün masayı silip süpürür. bu bir değil iki değil devam eder. garsonlar şaşar;
- ''abi Allah aşkına bu ne biçim kuş bunun sırrı ne'' der.
adam da;
- ''otur anlatayım bak şimdi ben geçenlerde bi lamba buldum okşarken içinden cin çıktı bana üç şey dile dedi. 1. dileğim çok zengin olayım dedim şuan çok zenginim 2. dileğim etrafımda çok kadın olsun istedim simdi dört tarafım kadın 3. istegim de doyumsuz bi kuş istedim onu yanlış anladı pezevenk'' der.
fıkranın devamı

Lokantaya gelen adam, tek basina kocaman bir masa tutmus ve yemegine baslamis. Adam çok az yiyor fakat omzundan kalkip uçan kus masadaki her seyi silip süpürüyormus.
Masa tekrar kuruluyor fakat kus yine her seyi yiyormus.
Buna çok sasiran garsonlar sebebini sormus. Adam anlatmaya
baslamis: "Çok uzun zaman önce bir cin benden 3 istegimi sordu.
Ben ilk olarak bol para istedim. Gerçekten çok param oldu. Ikincisi ise çok kadindi. Bu da gerçeklesti.
Üçüncü istegim ise doyumsuz bir kustu. Yanlis anladi yav"
fıkranın devamı

İngilterede dünyanın en güçlü adamını seçme yarışı yapılacakmış. Her ülke ön elemelerden sonrat temsilcilerini göndermiş. Türkiyedende bizim meşhur HASO seçilmiş. Yarışmanın üç kriteri varmış:Kurulan üç çadırın ilkinde üç şişe sek rakı,ikincisinde boz ayı,üçüncüsünde üç tane doyumsuz hatun bulunuyormuş. İlk önce Alman Hans birinci çadıra girmiş ilk rakıyı içmiş ve bayılmış. Fransız girmiş rakıları içmiş ama çadırdan çıkınca o da bayılmış. İngiliz de ikinci çadıra kadar gitmiş ama ayıya yenilmiş. Bizim Haso ilk çadıra girmiş rakıları hızlı bir şekilde içtikten sonra ayının bulunduğu ikinci çadıra girmiş. İçerden acayip sesler gelmiş.İki dakika sonra Haso çadırdan fermuarını çekerek( dövülecek kadınlar nerde) diyerek çıkmış.
fıkranın devamı

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın.

Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Her hangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya. Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni.

Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da. Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.. Her şeye rağmen sevdim seni.

Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kul ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin... Sevdim ve hayrandım da. Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim.

Sesini de sevdim suskunluğunu da.. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiç bir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin..





fıkranın devamı

Lokantaya gelen adam,tek basina kocaman bir masa tutmus ve yemegine baslamis.Adam çok az yiyor fakat omzundan kalkip uçan kus masadaki her seyi silip süpürüyormus. Masa tekrar kuruluyor fakat kus yine her seyi yiyormus. Buna çok sasiran garsonlar sebebini sormus. Adam anlatmaya baslamis:

-"Çok uzun zaman önce bir cin benden 3 istegimi sordu. Ben ilk olarak bol para istedim. Gerçekten çok param oldu. Ikincisi ise çok kadindi. Bu da gerçeklesti. Üçüncü istegim ise doyumsuz bir kustu.Yanlis anladi yav"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama