Duymasın Fıkraları

loading...

bir yaşlı kadın ve kocasına birgün genç bir misafir gelmiş adam karısına (peteğim)çay yaparmısın demiş sonra (çiçeğim)şeker getirirmisin demişenson(gülüm)eline sağlık demiş bu lafları kıskanan genç amca hayırdır nebu lakaplar demiş yaşlı adam ise şııııı karı duymasın 3 yıl önce adını unuttumda ondan********
fıkranın devamı


Cemal ile Temel askerde beraber nöbet tutarlarken, komutanları bir bakmış
Cemalin elinde bir mektup, okuyor.
- N'apıyorsunuz, demiş.
Temel:
- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo pağa.
- Peki Cemal'in kulaklarındaki pamuk ne?
Temel:
- Mektubu tuymasin diye....




fıkranın devamı


Cemal ile Temel askerde beraber nöbet tutarlarken, komutanları bir bakmış
Cemalin elinde bir mektup, okuyor.
- N'apıyorsunuz, demiş.
Temel:
- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo pağa.
- Peki Cemal'in kulaklarındaki pamuk ne?
Temel:
- Mektubu tuymasin diye....

fıkranın devamı


bir deliye annesinden mektup gelmiş . ÖBÜR DELİDE Okuma bilmediği için öbür deliye okuttruyormuş ama kulaklarında pamuk varmış başhekim görünce ne yaptıklarını sormuş delide cevap vermiş anam mektup yollamış mektubu okurken duymasın die pamuk taktık demiş.

fıkranın devamı


Cemal ile Temel askerde beraber nöbet tutarlarken, komutanlari bir bakmis
Cemal in elinde bir mektup, okuyor.
- N'apiyorsunuz, demis.
Temel :
- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo paga.
- Peki Cemal in kulaklarindaki pamuk ne?
Temel:
- Mektubu duymasin diye...

fıkranın devamı


Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Fakat doktor, bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir; İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana kadar orada kalmasını ister. Hemşire, "Bebeğin doğdugunu sana nasıl haber vereceğim?" diye sorar. Doktor da; "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına "spagetti" diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok" der. Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider... Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora: - "Sevgilim, bugun postadan senin adına İtalya'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Fakat ne anlama geldiğini anlayamadım..." der. - "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım" der doktor ve telefonu kapatır. O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tibbi mudahelelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra acildeki doktorlar adamın elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu kartı alır ve okurlar... "Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti... İkisi sosisli; ikisi sade!"

fıkranın devamı

benimle konuşurken birşey söylesem sus der
söylemesem duvarile mi konuşuyorum der
-----------------------------------------------------------
dışarıya çıkarken onu dışarıya uğurlamasam kızar
uğurlasam neden kapının dibinde duruyon der
----------------------------------------------------------
çarşıya yaya gitsem neden ayaklarını youyon sonra beni doktora götürün deme diye kızar
otobüse binsem boşuna neden para harcıyon der
-----------------------------------------------------------
bilgisayrada burçlara bakmasam başka şeylerle uğraşsam neden onlara bakıyonda benim istediklerime bakmıyon der
burçlara baksam saçma sapan şeylere kafanı yorma der
-----------------------------------------------------------
beni domates almaya gönderir ona bak annecim güzel alamam desede anlamaz
geldiğimde çürük domatesle gelirsem oğlum yavrum alamıyosan alamıyorum desene der!!
-----------------------------------------------------------
evde dururken saçma sapan bi sebeb çıkarır ve bundan ötürü bana kızmay başlar bu bişey değil bide başka yanlışlarıma kızmaya başlar
-----------------------------------------------------------
kiminiz bana karşı çıkçaksınız ama bu olaylar gerçek anneler duymasın :D
fıkranın devamı

Bir doktor, hemşiresiyle buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Ama Dr. bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve
İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana dek orada kalmasını ister.
- "Ancak bebeğin doğduğunu size nasıl haber vereceğim?"
diye hemşire sorar:
- "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına " spagetti " diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok."
der doktor. Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider. Altı ay sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora;
- "Sevgilim, bugün postadan senin adına Avrupa'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Ama ne anlama geldiğini anlayamadım..."
- "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım"
der doktor ve telefonu kapatır. O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahalelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra, karısı kartı alır ve okur:
- "Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti - ikisi, sosisli, ikisi; sade".

fıkranın devamı

Bir Doktor; "100 Dolar karşılığında her türlü hastalığınız tedavi edilir." diye bir ilan vermiş.İlanın altında da "Tedavi yanıt vermezse 500 Dolar geri ödeme yapılır." şeklinde bir not varmış.

Adamın biri bu ilanı okumuş ve bu işten faydalanmaya karar vererek doktorun muayenehanesine gitmiş.Sırası gelip doktor şikayetini sorduğunda hiçbir şeyden tat almadığını hiçbir kokuyu duymadığını söylemiş.Doktor hemşiresine hastasının gözünü bağlamasını ve içerden 8 numaralı kutu ile birlikte bir kaşık getirmesini söylemiş.

Hastanın gözü bağlanmış ve 8 numaralı kutudan bir kaşık yedirilmiş.Adam bok kokusunu duymasına ve tadından anlamasına rağmen 500 doların hatırına ses çıkarmamış ama ikinci kaşık teklifinde dayanamayıp;

-Doktor bey bunun tadı boka benziyor, üstelik bok gibi de kokuyor! diye itiraz etmiş. Doktor;

-Gördünüzmü tat almaya ve koku duymaya başladınız ! diyerek adamdan 100 dolar ücreti almış.

Kendi kendine; -Ulan hem boku yedik hem de parayı kaptırdık diyerek buna çok içerleyen adam ikinci gün tekrar doktora giderek;

-Bende acayip bir unutkanlık başladı.Hiçbir şey hatırlamıyorum.Adeta hafızamı kaybettim!" demiş.

Doktor hemşiresinden tekrar 8 numaralı kutuyu isteyince;

-Amaan doktor bey, bu hastalığımı da bok yedirerek mi tedavi edeceksiniz ? diye sormuş.

Doktor;-Gördünüz mü hafızanız da yerine geldi! Diyerek 100 Dolar daha ücret almış.

Adam zararını çıkartmak için üçüncü gün tekrar doktora gittiğinde;

-Bittim, mahvoldum. Hiç cinsel istek kalmadı bende.Bir kadınla birlikte ne yapılacağını bile unuttum! demiş.

Doktor hemşiresine yine 8 numaralı kutuyu getirmesini söylediğinde iyice kızarak;

- ****rim seni de, hemşireni de, 8 numaralı kutunu da diyerek bağırmaya başlayınca doktordan cevabı almış.

- Gördünüz mü bu sefer de her şeyi hatırlayıp iyileştiniz, lütfen 100 Dolar ücreti rica edeyim!

fıkranın devamı

Bir gün padişah hazretleri İncili Çavuşa bir altın saat ihsan eder ve:
- Bunu benim yadigarım olarak muhafaza et, diye emir eyler.
İncili eve gelip saati dolaba koyar. Birkaç gün sonra dolapta saati göremeyince aşırıldığını anlar. Hizmetçiyi sıkıştırır. Saati çalıp bir dükkancıya sattığını bildirirse de dükkancı hemen inkar ile saati geri vermez. İncili biraz da boşboğaz olduğundan bu olayı bir türlü gizleyemeyerek saraydan herkese anlatır. Fakat:
-Bana efendimiz yadigar olmak üzere muhafaza et buyurdular, sakın duymasın bana gücenir, demeyi de unutmaz.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama