Elalemin Fıkraları

loading...

Nasrettin Hoca oğlunu okulundan alırken eşekle gelmiş.Oğuluyla eşeğin üzerinde evin yolunu tutmuşlar.Aradan zaman geçmiş.Bir
grup insan önlerine çıkmış.Bir insan;
"Hoca ayıp değil mi? eşeğe o kadar yükü nasıl taşısın?"
Hoca da oğulunu eşekden indirip yanından yoluna devam etmiş.Aradan zaman geçmiş bir insan;
"Ayıp ulan ayıp. Küçücük çocuk yürütülürmü?"
Hoca çocğu eşeğe oturtmuş. Kendi yoluna devam etmiş.Aradan yine zaman geçmiş birisi;
Bu zamane çocukları böyle işte , ihtiyar babaları yürür kendileri eşeğe biner. Bu söz çocuğun ağrına gider ve eşekten iner ikiside yayan giderler. Ordan gevezenin birisi :
Enayilere bakın eşek önde gidiyor bunlar yayan
Bunun üzerine Nasreddin Hoca :
Gürüyorsun ya oğlum elalemin ağzı torba değilki büzesin

fıkranın devamı

Temel'in derdi büyükmüş..Aleti artık iş görmez durumda imiş.. Derdine çare arayan Temel'in,gittiği
son doktor:''Valla''demiş;'Elimde şu anda 24-25 yaşlarında yeni ölmüş bir gencin organı var.İstersen onu sana naklederim.Ben tıp tarihine geçerim;sen de pırıl-pırıl bir alete sahip olursun.''..
Temel teklifi kabul etmiş.Gayet başarılı bir ameliyat ve nekahat döneminden sonra taburcu olup evine yollanmış..
Bir ay sonra kontrola gelen Temel'e
doktor ''nasıl.?..''diye sormuş,''Mükemmel''yanıtını almış.İşi sağlama almak isteyen doktor,Temel'i dışarı çıkartıp,karısına sormuş.Kadın:''Nerdee..''Demiş,Tık
yok.''.. Kafası karışan doktor,Temel'i içeriye alıp,yine ''Mükemmel''cevabı ile karşılaşınca dayanamamış''''Ama yenge öyle demiyor''deyince,Temel hiddetle ayağa fırlamış:
''Ulan,elalemin s*ki ile kendi karımızı mı s*kecegiz..Biz deplasmana çıkıyoruz hırbo..!!
fıkranın devamı

Karadenizlinin biri köyden hiç dışarı çıkmamış. Bir gün Almanya'dan bir akrabası kendisini ziyarete geldiğinde hediye olarak bir elektrikli testere bırakıp gitmiş.
Karadenizli testerenin nasıl çalışacağını düşünürken fişi görüp prize takmış. Kucağındaki testereyi kurcalarken farkında olmadan bir düğmeye basmış ve testere adamın takımı kesip götürmüş. Adamı da takımı da hemen hastaneye yetiştirmişler.
Karadenizli doktora;
"- Ne olur bunu dik!" diye yalvarıp yakarmış ama doktor kopan parçayı eline alıp bakarak;
"-Bu mahvolmuş, bunun dikilmesi imkânsız." demiş.
Karadenizli doktora;
"-O zaman beni öldürün doktor!" demeye başlamış.
Tam o sırada can çekişmekte olan genç bir hasta getirmişler. Doktor o hastanın umutsuz olduğunu anlayınca Karadenizliye;
"-Bak eğer bu hasta yaşamazsa belki bununkini sana uydururuz." demiş.
Bir sure sonra yeni gelen hasta ölmüş ve takımını bizim Karadenizliye dikmişler ve iyileşince taburcu etmişler.
Aradan bir süre geçtikten sonra doktor bizim Karadenizliyi merak edip köyüne gitmeye karar vermiş. Karadenizlinin evini bulup kapıyı çalınca karşısına Karadenizlinin karısı çıkmış. Doktor durumu izah edip operasyonun sonucunun nasıl olduğunu sormuş. Kadıncağız ağlamaya başlayıp dert yanmış;
"-Hiç sormayın doktor bey! Bizimki her gece bana sırtını dönüp yatıyor, o sizin yaptığınız hiç bir işe yaramadı, yaramıyor !"demiş.
Doktor üzüntü ile evden ayrılıp köy meydanına geldiğinde bir bakmış ki Karadenizli neşe içinde arkadaşlarıyla kahvede tavla oynamakta. Doktoru görür görmez fırlamış ve doktora sarılıp;
"- Doktor bey hayatımı kurtardınız !"demiş.
Doktor şaşkınlıkla;
"- Nasıl olur! Şimdi sizin evden geliyorum, karın sende hiç bir kıpırdanma olmadığını söyledi." demiş.
Karadenizli doktora dönüp cevap vermiş;
"- Aşkolsun Doktor Bey! Elalemin şeyiyle kendi karımızı yapacak değiliz ya !"

fıkranın devamı

Karadenizlinin biri koyden hic disari cikmamis. Bir gun Almanyadan bir akrabasi kendisini ziyarete geliyor ve hediye olarakda bir elektrikli testere birakip gidiyor. Adam testerenin nasil calisacagini dusunurken fisi goruyor ve prize takiyor. Kucaginda testere aleti kurcalarken birden dugmeye basiyor ve testere adamin takimi kesip goturuyor. Arkadaslari adamida takimida alip hastaneye goturuyorlar. Adam doktora yalvariyor neolur bunu dik diye doktor parcayi eline aliyor bakiyor ve hastaya bunun olmasi imkansiz diyor. Karadenizli doktora o zaman beni oldurun doktor diyor. Herneyse tam o sirada genc bir hasta getiriyorlar. O adamda can cekismekde. Doktor Karadenizliye diyorki: bak eger bu hasta eger yasamazsa belki bununkini sana uydururuz diyor. Bir sure sonra yeni gelen hasta oluyor ve takimi bizim Karadenizliye monte ediyorlar. Aradan 3-4 ay zaman geciyor doktor bizim Karadenizliyi merak ediyor ve koyune gitmeye karar veriyor. Neyse adresten bizimkinin evini buluyor kapiyi calinca karsisina bizim karadenizlinin karisi cikiyor. Doktor durumu izah edip operasyonun sonucunun nasil oldugunu soruyor. Kadincagiz basliyor aglamaya: Hic sormayin doktor bey diyor, bizimki her gece bana sirtini donup yatiyor, o sizin yaptiginiz hic bir ise yaramiyor diyor. Doktor uzuntu ile evden ayriliyor. Koy meydanina geldiginde bir bakiyor bizim Karadenizli nese icinde arkadaslariyla kahvede tavla oynamakta. Doktoru gorur gormez firliyor ve doktora sariliyor: Doktor bey hayatimi kurtardiniz diyor. Doktor sasiriyor: Nasil olur simdi sizin evden geliyorum, karin sende hic bir kipirdanma dahi olmadigini soyledi diyor. Karadenizli doktora donuyor: Askolsun doktor diyor, elalemin seyiyle kendi karimizi yapacak degiliz ya diyor.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama