Elektrikli Fıkraları

loading...


Elektrikli sandalyede ölümü bekleyen Temel yanındaki gardiyana;



-Elimi tutar misun çok korkiyrum!



fıkranın devamı


Trabzon"da bir grup laz cok agac kesebilmek icin Amerika"dan motorlu testere getirtmeye karar vermisler. Gerekli baglantilar kurulduktan sonra para odenmis ve birkac tane elektrikli testere alinmis. Garanti kagidinda da gunde enaz 500 tane agac kesecegi belirtiliyormus.Herneyse, bizimkiler koyulmuslar ise. Aksam oldugunda en fazla agac kesen Temelmis ve sadece 50 tane agac kesmis. Dogal olarak herkes sasirmis. Bir sonraki gun , Temel zorlayarak sayiyi 100"e cikarmis. Daha sonraki gun aksam Temel yerinden kalkamaz hale gelmis ama sadece 150 tane agac kesebilmis. Artik bizimkiler Amerika"dan bir yetkili cagirmaya karar vermisler. Yetkili gelmis ve birlikte ormana gitmisler. Amerikali motorun ipini cekip calistirmis ve cikan ses uzerine bizimkiler hep bir agizdan:



- Uyy o ne daa ?



fıkranın devamı


Trabzon'da bir grup laz cok agac kesebilmek icin Amerika'dan motorlu testere getirtmeye karar vermisler. Gerekli baglantilar kurulduktan sonra para odenmis ve birkac tane elektrikli testere alinmis. Garanti kagidinda da gunde enaz 500 tane agac kesecegi belirtiliyormus.Herneyse, bizimkiler koyulmuslar ise. Aksam oldugunda en fazla agac kesen Temelmis ve sadece 50 tane agac kesmis. Dogal olarak herkes sasirmis. Bir sonraki gun , Temel zorlayarak sayiyi 100'e cikarmis. Daha sonraki gun aksam Temel yerinden kalkamaz hale gelmis ama sadece 150 tane agac kesebilmis. Artik bizimkiler Amerika'dan bir yetkili cagirmaya karar vermisler. Yetkili gelmis ve birlikte ormana gitmisler. Amerikali motorun ipini cekip calistirmis ve cikan ses uzerine bizimkiler hep bir agizdan:
- Uyy o ne daa ?

fıkranın devamı

McGyver markete gitmiş. Kasiyer kıza yaklaşıp, "İyi günler, ben 6 metre dikenli tel, bir tane ...
fıkranın devamı

McGyver markete gitmiş. Kasiyer kıza yaklaşıp, "İyi günler, ben 6 metre dikenli tel, bir tane ...
fıkranın devamı

Amerikaly bir hükümet yetkilisi şili'deki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incele...
fıkranın devamı

Bunlar, cesitli urunlerin uzerindeki kullanma talimatlarindan alinmis cumleler ve espri olsun diye d...
fıkranın devamı

Elektrikli sandalyede ölümü bekleyen Temel yanındaki gardiyana; -Elimi tutar misun çok korkiyru...
fıkranın devamı

Aylardır barda kendisine asılan yakışıklı gence "Bak tatlım! Seninle seks yapabilmem için
fıkranın devamı

Amerikan filmlerindeki ortak ilginç özelliklere hiç dikkat ettiniz mi bilmiyoruz ama biraz düşününce aşağıdaki bütün maddelerin doğru olduğu ortaya çıkıyor.

1. Polis araştırmaları sırasında en az bir kez bir striptiz salonuna uğramak şarttır.

2. Amerika'daki bütün telefon numaraları 555 ile başlar.

3. Biri sizi sehirde kovalıyorsa, senenin hangi günü olursa olsun, genellikle St. Patrick Günü törenlerine rastlarsınız ve kalabalığa karışırsınız.

4. Bütün market alışverişi çantalarında en az bir somun Fransız ekmeği bulunur.

5. Kontrol kulesinde konuşabilecek birini bulan herkes bir uçağı indirebilir.

6. Herhangi bir binanin havalandırma sistemi mükemmel bir saklanma yeridir. Sizi orada aramak kimsenin aklına gelmez ve siz de hic bir güçlükle karşılaşmadan binanın herhangi bir bölümüne gidebilirsiniz.

7. Silahı yeniden doldurmanız gerekiyorsa, daima muhimmatınız bulunur... daha önce hiç taşımıyor olsanız bile.

8. Şehriniz tabii bir felaket ya da bir canavar tarafindan tehdit ediliyorsa belediye başkanının ilk endişesi turistler veya yakında açılacak bir sergidir.

9. En tehlikeli yaralarla yaralanan biri gıkını bile çıkarmaz, ama bir kadın yaralarını temizlerken inler.

10. Bir pencere camı bariz gözüküyorsa, az sonra oradan biri dışarı atılacaktır.

11. Taksiye ödeme yapmak icin cüzdanınıza bakmanıza gerek yoktur; elinize gelen ilk parayı çıkarıp uzatın, tam ücret kadar olacaktır.

12. Mutfaklarda elektrik düğmeleri bulunmaz. Geceleyin mutfağa girdiginizde buzdolabının kapısını açmanız yeterlidir.

13. Kelime işlemciler asla cursor ekranı gostermez. Onun yerine hep "Şifreyi giriniz" yazar. Bilgisayarlar her tuşa basildiginda bip sesi çıkarırlar.

14. Anneler her sabah yumurta, salam vs den ibaret kahvaltı sofrası hazırlarlar, ancak baba ve çocukların kahvaltı yapacak zamanları hiç olmaz.

15. Kabustan uyanan biri daima dimdik oturur ve hızlı hızlı solur.

16. Elektronik zamanlama gereçlerine sahip bütün aların üzerinde anın ne zaman patlayacağını bildiren büyük ekranlar vardır.

17. Ziyaret ettiginiz binanın tam önüne park etmek daima mümkündür.

18. Bir detektif bir davayı ancak askıya alındığında çözebilir.

19. Bütün uzaylılar Amerika'ya iner.

20. Bir çok laptop bilgisayar, istilacı uzaylı uygarlıklarının iletişim sistemlerini bozacak kadar güçlüdür.

21. Dövüş sanatları içeren bir kavgada dusmanlarınız sayıca ne kadar çok olurlarsa olsunlar etrafınızda dans ederek dönüp dururlar ve öncekiler nakavt oldukca sırayla kavgaya girerler.

22. Biri kafasına yediği darbeyle baygın düşse bile asla bir beyin hasarı veya travma geçirmez.

23. Polis departmanları memurlarını kesinlikle zıt karakterlileriyle eşleştirmek icin onlara kişilik testleri uygularlar.

24. Yalnız başlarına kaldıklarında yabancılar Ingilizce konuşmayı tercih ederler.

25. Her ihtiyaç duyduğunda elektrikli testere bulman mümkündür.

26. Bir kağıt atacı veya bir kredi kartıyla her kapı açılabilir; tabi, bu kapı içinde bir çocuk bulunan ve yanan bir evin kapısı değilse.

27. Hiç bir araba kilitlenmez camları dahi örtülmez. Dünyanın arabası calınır ama bunlar hariç.

28. FBI, CIA'in bilgi sistemleri birileri bize girse de pat diye cevap versek tarzında çok misafirperver calışmalar içindedirler.

fıkranın devamı

Erkek çevirileri!

BEN BALIĞA ÇIKIYORUM: Ben, elimde bir çubukla bütün gün sandalda oturacagim, kusana kadar içicegim ve denizde yüzen baliklari izliyecegim

BU ERKEKLERI ILGILENDIREN BIRSEY: Bunun bilinen bir mantikli açiklamasi yok, bosuna ugrasma, hiçbir mantik kalibina sokamazsin.

YEMEGE YARDIM EDEYIM MI?: Yemek neden hala masaya gelmedi?

EVET TATLIM... HAKLISIN SEVGILIM: Çevirisi yok.. Onlar bu sözleri periodik olarak söylemeleri için sartlandirilmistir.

ELBETTE SENI DINLIYORDUM TATLIM; SADECE AKLIMDA BIR SÜRÜ KARMASIK IS VAR: Su karsidaki kizil bombanin içinde sütyen var mi, yok mu kafam ona takildi da!

SEVGILIM BIRAZ ARA VER, SABAHTAN BERI EVI TEMIZLEYECEGIM DIYE HELAK OLDUN: Su elektrikli süpürgeyi artik sustursan iyi olacak, filmin içine ettin!!

HMMM... EVET ÇOK ILGINÇ HAYATIM: Sen hala konusuyor musun?

SENI DÜSÜNÜYORDUM VE SANA BU GÜLLERI GETIRDIM CANIM: Kösebasinda gülleri satan kiz tam bir afetti.

ENDISELENME TATLIM, ALT TARAFI KÜÇÜK BIR KESIK: Aslinda tam damari kestim ama geberecegimi bilsem, canimin ne kadar acidigini itiraf etmeyecegim.

HEY BUNUN IÇIN NEDENLERIM VAR: En kisa zamanda iyi bir tane bulsam iyi olucak

TABII KI SENI DUYDUM TATLIM: Ne söyledigin hakkinda hiçbir fikrim yok ve umarim dinliyormus gibi yaptigimi anlayinca, 3 saat bagirip çagirmazsin

BILIYORSUN GÜZELIM, BEN BASKASINI SEVEMEM: Senin çigliklarina bile zar zor alistim ve daha kötüsüyle karsilasma riskini göze alamam.

MUHTESEM GÖRÜNÜYORSUN: Tanrim ne olur bu denedigin son elbise olsun yoksa kalp krizi geçiricegim.


fıkranın devamı

Modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durdu:
"Bu çığlık da ne?"
Hapishane yetkilisi:
"Burası elektrikli sandalye odası. Bir zenciyi idam ediyoruz."
-Peki niye çığlık atıyor
-Eletrikler kesildi de mumla idare ediyoruz.
fıkranın devamı

Türkiye'de modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durur:

"Bu çığlık da ne?"...

Temel:

"Burası elektrikli sandalye odası. Bir zenciyi idam ediyoruz."

"Peki niye çığlık atıyor?"

"Elektrikler kesildi de, mumla idare ediyoruz."


fıkranın devamı

Temel, Amerikaya gider, Fransız ve Amerikalı arkadaş edinir. Ne olursa olur üçü beraber ciddi bir suc işlerler. Mahkemeleri olur ve mahkeme üçünede ölüm cezası verir. İnfaz şekli once Fransıza usulen sorulur,
Fransız
- Bizde giyotin gelenektir şerefi vardır
der. Giyotine yatırırlar ve kafası gider. Amerikalı arkadaşına sorarlar.
- Bizde elektrikli sandalye gelenektir
der. Oda sandalyeye bağlanır ve ölür. Sıra Temele gelir. Ona soruldugunda Temel düşünür.
- Aids ten ölmek istiyorum
der. Herkes şaşırır. Ama doktorlar şırınga getirirler ve aids mikrobunu damardan Temel'e enjekte ederler. Karadeniz'den gelen hemşerileri sorar
- Temel nettin?
Temel cevap veririr
- Çaktırmayın üzerimde prezervatif var...
fıkranın devamı

Amerikalı bir hükümet yetkilisi Şili'deki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incelemek için Şili'ye gitmiş. Herhangi bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmiş ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmişler. İner inmez çığlıklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormuş. Görevliler de ölüm cezalarını uyguladıklarını söylemiş. Amerikalı yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandıklarını, bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemiş, aynı uygulamayı yapabileceklerini uyarıcı bir dille ifade etmiş. Hapishane görevlisi 'Efendim, biz de elektrik kullanıyoruz ama elektrikler kesik olduğu için şimdilik mumla idare ediyoruz' demiş.
fıkranın devamı

Karadenizlinin biri köyden hiç dışarı çıkmamış. Bir gün Almanya'dan bir akrabası kendisini ziyarete geldiğinde hediye olarak bir elektrikli testere bırakıp gitmiş.
Karadenizli testerenin nasıl çalışacağını düşünürken fişi görüp prize takmış. Kucağındaki testereyi kurcalarken farkında olmadan bir düğmeye basmış ve testere adamın takımı kesip götürmüş. Adamı da takımı da hemen hastaneye yetiştirmişler.
Karadenizli doktora;
"- Ne olur bunu dik!" diye yalvarıp yakarmış ama doktor kopan parçayı eline alıp bakarak;
"-Bu mahvolmuş, bunun dikilmesi imkânsız." demiş.
Karadenizli doktora;
"-O zaman beni öldürün doktor!" demeye başlamış.
Tam o sırada can çekişmekte olan genç bir hasta getirmişler. Doktor o hastanın umutsuz olduğunu anlayınca Karadenizliye;
"-Bak eğer bu hasta yaşamazsa belki bununkini sana uydururuz." demiş.
Bir sure sonra yeni gelen hasta ölmüş ve takımını bizim Karadenizliye dikmişler ve iyileşince taburcu etmişler.
Aradan bir süre geçtikten sonra doktor bizim Karadenizliyi merak edip köyüne gitmeye karar vermiş. Karadenizlinin evini bulup kapıyı çalınca karşısına Karadenizlinin karısı çıkmış. Doktor durumu izah edip operasyonun sonucunun nasıl olduğunu sormuş. Kadıncağız ağlamaya başlayıp dert yanmış;
"-Hiç sormayın doktor bey! Bizimki her gece bana sırtını dönüp yatıyor, o sizin yaptığınız hiç bir işe yaramadı, yaramıyor !"demiş.
Doktor üzüntü ile evden ayrılıp köy meydanına geldiğinde bir bakmış ki Karadenizli neşe içinde arkadaşlarıyla kahvede tavla oynamakta. Doktoru görür görmez fırlamış ve doktora sarılıp;
"- Doktor bey hayatımı kurtardınız !"demiş.
Doktor şaşkınlıkla;
"- Nasıl olur! Şimdi sizin evden geliyorum, karın sende hiç bir kıpırdanma olmadığını söyledi." demiş.
Karadenizli doktora dönüp cevap vermiş;
"- Aşkolsun Doktor Bey! Elalemin şeyiyle kendi karımızı yapacak değiliz ya !"

fıkranın devamı

Elektrikli sandalyede ölümü bekleyen Temel yanındaki gardiyana;
-Elimi tutar misun çok korkiyrum!
fıkranın devamı

Temel, Amerikaya gider, Fransiz ve Amerikali arkadas edinir. Ne olursa olur üçü beraber ciddi bir suc islerler. Mahkemeleri olur ve mahkeme üçünede ölüm cezasi verir. Infaz şekli once Fransiza usulen sorulur, Fransiz; bizde giyotin gelenektir şerefi vardir der. Giyotine yatirirlar ve kafasi gider. Amerikali arkadasina sorarlar. Bizde elektrikli sandalye gelenektir der. Oda sandalyeye baglanir ve ölür. Sira temele gelir. Ona soruldugunda Temel düsünür. Aids ten ölmek istiyorum der. Herkes sasirir. Ama doktorlar şiringa getirirler ve aids mikrobunu damardan Temele enjekte ederler. Karadenizden gelen hemserileri sorar
-Temel ne ettun?
Temel cevap verir:
-Çaktirmayin uzerimde prezervatif var.
fıkranın devamı

Amerikalı bir hükümet yetkilisi Şilideki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incelemek için Şiliye gitmiş. Herhangi bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmiş ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmişler. İner inmez çığlıklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormuş. Görevliler de ölüm cezalarını uyguladıklarını söylemiş. Amerikalı yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandıklarını ve bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemiş, aynı uygulamayı yapabileceklerini uyarıcı bir dille ifade etmiş. Hapishane görevlisi efendim, biz de elektrik kullanıyoruz ama elektrikler kesik olduğu için şimdilik mumla idare ediyoruz demiş.
fıkranın devamı

Karadenizlinin biri koyden hic disari cikmamis. Bir gun Almanyadan bir akrabasi kendisini ziyarete geliyor ve hediye olarakda bir elektrikli testere birakip gidiyor. Adam testerenin nasil calisacagini dusunurken fisi goruyor ve prize takiyor. Kucaginda testere aleti kurcalarken birden dugmeye basiyor ve testere adamin takimi kesip goturuyor. Arkadaslari adamida takimida alip hastaneye goturuyorlar. Adam doktora yalvariyor neolur bunu dik diye doktor parcayi eline aliyor bakiyor ve hastaya bunun olmasi imkansiz diyor. Karadenizli doktora o zaman beni oldurun doktor diyor. Herneyse tam o sirada genc bir hasta getiriyorlar. O adamda can cekismekde. Doktor Karadenizliye diyorki: bak eger bu hasta eger yasamazsa belki bununkini sana uydururuz diyor. Bir sure sonra yeni gelen hasta oluyor ve takimi bizim Karadenizliye monte ediyorlar. Aradan 3-4 ay zaman geciyor doktor bizim Karadenizliyi merak ediyor ve koyune gitmeye karar veriyor. Neyse adresten bizimkinin evini buluyor kapiyi calinca karsisina bizim karadenizlinin karisi cikiyor. Doktor durumu izah edip operasyonun sonucunun nasil oldugunu soruyor. Kadincagiz basliyor aglamaya: Hic sormayin doktor bey diyor, bizimki her gece bana sirtini donup yatiyor, o sizin yaptiginiz hic bir ise yaramiyor diyor. Doktor uzuntu ile evden ayriliyor. Koy meydanina geldiginde bir bakiyor bizim Karadenizli nese icinde arkadaslariyla kahvede tavla oynamakta. Doktoru gorur gormez firliyor ve doktora sariliyor: Doktor bey hayatimi kurtardiniz diyor. Doktor sasiriyor: Nasil olur simdi sizin evden geliyorum, karin sende hic bir kipirdanma dahi olmadigini soyledi diyor. Karadenizli doktora donuyor: Askolsun doktor diyor, elalemin seyiyle kendi karimizi yapacak degiliz ya diyor.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama