Evlat Fıkraları

loading...

Nasreddin Hoca vaazında “annelerin evlâtları ve kadınların kocaları üzerindeki haklarından” bahsedeceğini söylemi...
fıkranın devamı

Çocuklar Nasreddin Hocaya :- “Hoca efendi, Allah insanları niçin yaratmış?“ diye sormuşlar.- “Yokuş çıkmak,...
fıkranın devamı

Babasından kalan büyük bir mirası günah - sevap demeden har vurup harman savuran birisi, elinde avucunda hiç bir şey kalmayın...
fıkranın devamı

Hoca öküzleriyle çift sürüyormuş.O sırada öküzleri sabana bağlayan kayışlardan biri kopmuş.Hoca, kopan kayışın yerine sarığın...
fıkranın devamı

Mahallenin çocukları Nasreddin Hoca’ya muzip bir şaka yapmak istemişler. Plânlarını kurmuşlar. “Hoca’yı ağa...
fıkranın devamı


Kayserili zengin, ölüm dösegindeymis. > diyerek ogullarini kizlarini basina topladiktan sonra ögüt vermis:
- Evlatlarim, size son sözüm: Devlet calgi, siz cengi... Ayak uydurmaya bakin!

fıkranın devamı


ilotun kendisi, Michael Jordan, Bill Gates, Dalai Lama ve bir hippi.
Oldukça yuksek bir irtifada uçarlarken, uçağin motorları birdenbire bozulmuş ve ucak hızla düşmeye baslamış. Pilot büyük bir telaşla yolcuların yanına gelmiş. "Beyler" demiş "Size bir iyi bir de kötü haberim var. Kötü haber şu; biraz sonra yere çakılacagız. İyi haber ise, dört tane paraşütümüz var ve biri bende!" deyip paraşütü ile uçaktan atlamış. Michael Jordan hemen ayağa fırlayarak, "Beyler" demiş "Biliyorsunuz ben dünyanın en büyük sporcusuyum ve dünyanın benim gibi insanlara ihtiyacı var" ve bir paraşüt kapıp uçaktan atlamış. Derken, Bill Gates de hemen ayağa fırlamış; "Beyler" demiş " biliyorsunuz ben de dünyanın en zeki adamıyım ve dünyanın benim gibi zeki insanlara ihtiyacı var" ve o da bir paraşüt kapıp atlamış. Dalai Lama ve hippi birbirlerine bakmışlar. Dalai Lama "Evlat, ben oldukca verimli ve bereketli bir yaşantı geçirdim, gerçek aydınlığı buldum. Oysa senin önünde uzun ve güzel bir hayat var. Paraşütü al ve atla, kendini kurtar" demiş.
Hippi gülmüş: "Endişelenme dede, dünyanın en zeki adamı az önce benim sırt
çantamla atladı!"




fıkranın devamı


Kayserili zengin, ölüm dösegindeymis. Vasiyetim var diyerek ogullarini kizlarini basina topladiktan sonra ögüt vermis:
- Evlatlarim, size son sözüm: Devlet calgi, siz cengi... Ayak uydurmaya bakin!

fıkranın devamı


Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince anlatmaya başlamış:
"Peder, büyük günah işledim.."
"Evet oğlum... Ne yaptığını anlat bana... Tanrı seni affedecektir..."
"Kız arkadaşımla üç yıldır çok güzel giden bir ilişkimiz var. Ve aramızda ciddi bir yakınlaşma olmadı. Dün onu görmeye evine gittim, kızkardeşinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce kardeşiyle beraber olduk..."
"Oh, bu çok kötü evlat... Fakat yaptığının kötü bir şey olduğunun farkındasın. Tanrı affetsin..."
"Peder, geçen hafta kız arkadaşımı görmeye işyerine gitmiştim. İş arkadaşlarından biri dışında iş yerinde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce iş arkadaşıyla birlikte olduk."
'Oh, bu hiç de iyi olmamış doğrusu..'
"Peder,geçen ay, kız arkadaşımı aramak için amcasının evine gitmiştim. Yengesinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce, yengesiyle birlikte olduk.."
Adam cevap gelmediğini görünce seslenmiş:
"Peder???? Peder , neredesiniz?? '
Hiç cevap yok... Kilisenin içinde rahibi aramaya başlamiş ve onu piyanonun arkasındaki masanın altında saklanır bulmuş.
"Peder, niçin orada saklanıyorsunuz?"
"Birden ortalıkta senle benden başka kimsenin olmadığını farkettim de!"

fıkranın devamı


Cocuk dedesine sormus:
- Dede, nenem ile kac yildir evlisiniz?
- 40 yildir evlat.demis dede.
- Peki ama dede, ben sizi hic kavga ederken gormedim bunun sirri nedir?
- Otur evlat anlatayim. Evlat biz ninen ile evlendigimizde elde avucta bir sey yok, kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukca uzaktaki koyden aldim, nikahimiz kiyildi, benim at arabasina nenenin uc bes esyasini attik ve bizim koyun yolunu tuttuk. Yolda benim atin ayagi surctu ve tokezledi. Ben "Bu bir" dedim. Devam ederken bir daha tokezledi, ben yine "Bu iki" dedim.
Koye de daha epey yolumuz vardi, bizim atin ayagi bir daha tokezleyince "Bu uc" dedim ve cektim belimden pistovu, ati orada vurdum.
Ben ati vurunca nenen basladi bana soylenmeye. "Biz simdi nasil gidicez, niye durup dururken ati vurdun. Sende hic akil yok mu. Bu esyalari nasil goturucegiz" Ben de dondum nenene "bu bir" dedim. O gun bugundur, gul gibi gecinip gidiyoruz




fıkranın devamı


Temel bir akşam evde çocukları ile birlikte oturup televizyon izliyorlarmış. Temel oğlu Dursundan bir bardak su istemiş,

- "Oğlum Tursun, kalk bana bi bartak su cetur" demiş. Dursun hiç oralı olmamış. Temel bir,demiş,iki demiş ama oğlu Dursun umursamamış.

Sonra Temelin kızı Fadime, kafasını iki yana sallayarak babasına şöyle demiş;

- "Uyy babaciğum, pen sana demedim mu erkek evlattan hayir celmez diye. Kalk suyunu kendin al, gelirken de sana zahmet bana da bir bardak su getur"

fıkranın devamı


Dursun dedesi Temele sormus.
-"Dede nenem ile kaç yildur evlisunuz?".
-"40 yildur evlat" demis dede.
-"Peki ama pen haçan sizi hiç kavga ederken cormedim, punun sirri nedur?"
Otur evlat anlatayim.
-"Evlat biz nenen ile elde avuçta birseyum yok, kimsemde yoktu. Ben neneni oldukça uzak köyden aldum, nikahumuz kiyildi, ben at arabama nenenin üç bes esyasini attuk ve bizim köyün yolunu tuttuk.
Yolda benim ati ayagi sürçtü ve tökezledi ben "Bu biir" dedum. Devam ederken birdaha tökezledi "Bu içii" dedum.
Köye daha epey yolumuz vardi ki bizim atun ayagi bir daha ta ökezleyinca "Bu üüç" dedim ve çektim belumden pistovu ati orada kafasindan furdum.
Ben ati vurunca nenen basladi söylenmeye."
-"Vayy biz simdi nasil gidecegiz, niye durup dururken ati vurdun, sende hiç akil yokmidur, bunca esyalari nasil tasiyacagiz?"
Bende döndüm nenene ve

-"Bu biirr" dedim. O gün bu gündür gül gibi geçiniyuruz."

fıkranın devamı


Cemal askere gidiyor diye annesi agliyormus. Temel,



- "Ne aglayisun,ceri hatta kalursa pi mesele yok,cepheye ciderse içi ihtimal var, ya yaralanur, ya yaralanmaz. Yaralanursa ya iyilesur, ya iyilesmez. Iyilesurse iyi, cepheye teçrar cöndermezler. Ölürse ya cennete cider, ya cehenneme cider. Cennete ciderse iyi cehenneme ciderse öyle pi evlat içun aglamaya tegmez."

fıkranın devamı


Hoca canindan bezmis.Her agaca çiktiginda, ayakkabilarini kaçiriyorlarmis.Bir gün kavak agacina çikmasi gerekmis.Ama bu kez ayakkabilarini kusagina sokmus.Yoldan geçenler merak içinde sormuslar:- Hoca! ayakkabi ile kavaga çikildigi görülmüs mü hiç?Hoca bilmis bilmis gülüp, cevabi yapistirmis:- Eee evlat! belli mi olur? Belki kavaktan öteye yol bulurum.

fıkranın devamı


Kayserili zengin ölüm dösegindeymis.Vasiyetim var diyerek ogullarini,kizlarini basina topladiktan sonra ögüt vermis,
-"Evlatlarim,size son sözüm..Devlet çalgi siz çengi..Ayak uydurmaya bakin..

fıkranın devamı


Hocanın bir gün subaşıya işi düşmüş. Adam haraç ve rüşvet yiyen biriymiş. Hoca fakir, ne yapsın. Bir çömleğe toprak doldurmuş ve üstüne bal sıvamış. Gitmiş işini görmüş, ilamını almış, memnun. Ertesi gün kapısında bir adam bitmiş: - "Hoca demiş, subaşı ilamda bir kusur etmiş. Geri istiyor..." Hoca yutar mı: - "Kusura bakmasın evlat", demiş. "Kusur ilamda değil çömlekteydi."

fıkranın devamı

Denizaltinda görevli bir binbasi emekli olduktan sonra sakin bir yasam icin köye yerlesir.Bir gün...
fıkranın devamı

Bir hippi, Michael Jordan, Bill Gates ve Dalai Lama aynı uçakta yolculuk ediyorlarmış.Oldukça y...
fıkranın devamı

Fadime nine uçakla İstanbul'a gelmektedir.Bagaja verdiklerinin dışında yanına aldığı küç
fıkranın devamı

Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince...
fıkranın devamı

Akşamdan kalma adam, büyük bir başağrısı ile sabah uyanmış. Zorlukla gözlerini açıp, yer...
fıkranın devamı

Yavru kutup ayisi babasinin yanina gelip sormus-Baba ben gercekten kutup ayisi miyim?-Elbette yavrum...
fıkranın devamı

Kayserili zengin, ölüm dösegindeymis. > diyerek ogullarini kizlarini basina topladiktan sonra ög...
fıkranın devamı

Supermarkete bir eleman aranmaktadir. Elemanin super tezgahtarlik bilgisine sahip olmasi on kosullar...
fıkranın devamı

Birgün, adam, fabrikasını oğluna gezdiriyormuş: -Bak oğlum, birgün ben yaşlanacağım veya ...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama