Evlenmeye Fıkraları

loading...

bir gün 2 nışanlı çift evlenmeye girişmişler ama damadın bir şartı varmış gardolabın üst çekmecesini hiç açmayacakmış neyse evlenmişler 12 yıl sonra kadın dayanamamış açmış çekmeceyi içinde 3yumurta ve 700 dolar varmış kocasından özür dileyip bunun anlamını sormuş kocası onu affedip "seni her aldattığımda bir yumurta koydum"demiş ama kadın hala 700 doların anlamını anlayamamış adam"yumurtalar çekmeceye sığmayınca onları sattım
fıkranın devamı


Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek;
"Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?"
Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş.
Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar.
Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş.
Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar.
Genç, annesine dönerek; "Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?"
Anne, büyük bir kararlılıkla; "Kızıl saçlı olanla evleneceksin"
Genç çok şaşırmış; "Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet"
"İçlerinden bir tek onu sevmedim"

fıkranın devamı


Bir sarışını bütün gün nasıl oyalarsınız ?
Yuvarlak bir odada gidip köşede oturmasını söyleyerek…

Bir sarisini evlenmeye nasıl razı edersiniz ?
Ona hamile olduğunu söyleyerek…

Bir sarışının Cumartesi günü boyunca gülmesini nasıl sağlarsınız ?
Çarşamba günü bir espri yaparak…

Bir sarışın, niye iki saat boyunca portakal suyu kutusuna bakar?
Üzerinde " konsantre " yazdığı için…

Sarışın çivi çakarken parmağını niye çivinin üstüne koyar?
Çıkan sese dayanamadığı için...

ABD'de sarışın ve zeki kadına ne denir ?
Turist…

Bir sarışın fikrini nasıl değiştirirsiniz ?
Kulağına üfleyerek…

Bir sarışın, bir başka sarışının kulağına üflemesine ne denir ?
Bilgi transferi…

Hamile olduğunu öğrenen sarışın ne der?
Benim olduğuna emin misin ?

Bira şişesi ile sarışının ortak özelliği nedir ?
İkisinin de boyun kısmından yukarısı boştur…

Bir sarışını saatlerce nasıl oyalarsınız ?
İki tarafına da " Ters cevir " yazılı bir kağıt vererek….

Kömürlükteki iskelete ne denir ?
Geçen yılın sarışınlar arası Saklambaç Turnuvası Şampiyonu…

Zekasının yüzde 90'ini kaybetmiş sarışına ne denir ?
Boşanmış…

Kaç sarışınla elektrik akımı oluşturulabilir ?
İki…. Biri küvete girer, diğeri saç kurutma makinesini uzatır.

fıkranın devamı

Bir gün iki genç biri severler ve evlenmeye karar verirlerve kızın evine istemeye giderler çik...
fıkranın devamı

İki gey birlikte yaşamaktadır. Her şey çok iyi gitmekte oldukça iyi geçinmektedirler. Sonunda...
fıkranın devamı

Mutluydum.Kız arkadaşımla bir yıldan beri nişanlıydık ve evlenmeye kararverdik. Ailem bize he...
fıkranın devamı

Temel kendisinden çok yaşlı ve zengin bir kadınla evlenmeye karar vermiş. Sormuşlar,-İyice d
fıkranın devamı

Temel in 3 tane sevgilisi vardır. Biri öğretmen, biri doktor, biri de santralcidir. Fakat öğret...
fıkranın devamı

Adamla kadin evlenmeye karar verirler ama adamın onemli bir sarti vardir. Evlenmeleri halinde basuc...
fıkranın devamı

Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek; "Anneciğim, evlenmeye karar verdim...
fıkranın devamı

Çok mutaasip bir aile çocugu yine kendi gibi mutaasip eline el degmemis bir kiz bulur ve onunla ev...
fıkranın devamı

Köyün birinde aga oglunu evlendirmeye karar verir. Ama Oglunu bir türlü ikna edemez. Babasinin i...
fıkranın devamı

Adamin kocaman aleti varmis, her gece karisiyla sex yapmaktan kadincagiz dayanamamis ve olmus. Arada...
fıkranın devamı

Adamin biri evlenmeye karar vermis ama yasi 75. Kiz da 22. Çocuklari, torunlari evlenmesin diye ada...
fıkranın devamı

Genc bir erkegin uc kiz arkadasi vardi ve hangisi ile evlenecegine dair karar vermesi gerekiyordu. B...
fıkranın devamı

Adamın biri oğlunu evlendirmek istiyormuş ama oğlu bir türlü yanaşmıyormuş evlenmeye. ama a...
fıkranın devamı

Adamın biri aklını kuru fasulye ile bozmuş. Her gün en az 5 porsiyon kuru fasulye yiyormuş. Tabi doğal olarak sürekli gaz çıkartıyormuş. Bir gün bir kıza aşık olmuş. Sonuçta evlenmeye karar vermişler. Ama kızın bir şartı varmış, o izin verene kadar bir daha kuru fasulye yemeyecekmiş. Adam kızı çok sevdiğinden çaresiz kabul etmiş şartı ve evlenmişler. Aradan 2 yıl geçmiş. Kadın kocasının iş yerine telefon etmiş ve geç kalmamasını, kendisine bir sürprizi olduğunu söylemiş. Adam içinden "yaşasın" demiş "demek bana en sonunda kuru fasulye pişirdi". İşten izin alıp erken çıkmış. Tam evine doğru yürürken bir lokantanın önünde mis gibi kuru fasulye kokusu gelmiş burnuna. "Nasıl olsa evde de yiyeceğim şurada bir porsiyon yesem birşey olmaz" diye düşünüp girmiş lokantaya. Kuru fasulyeyi görünce kendisini kaybetmiş ve 10 porsiyon yemiş. Daha sonra hemen kalkıp evinin yolunu tutmuş. Karısı onu kapıda karşılamış ve sürprizi görene kadar gözlerini bağlayacağını, sakın açmamasını söylemiş. Adam denileni yapmış. Kadın kocasının gözlerini bağlayıp onu salona götürmüş. Tam gözlerini açacakken telefon çalmış.Kadın:
- Sakın bir yere ayrılma ve gözlerinide açma. Sürprizin bozulmasını istemiyorum.
Diyerek, diğer odada bulunan telefonu açmaya gitmiş. Sürprizin kuru fasulye olduğundan emin olan adam beklemeye başlamış. Tam o anda 10 porsiyon kuru fasulyenin gazı adamı sıkıştırmaya başlamış. Karısı gelene kadar rahatlamak için zaaaaart diye bırakmış. Koku gitsin diye el yordamı ile pencereyi açıp ceketi ile kokuyu dışarı doğru süpürmüş. Karısı telefonu kapatıp geri dönmüş. Tam gözünü açacağı sırada yine telefon çalmış. Kadın yine gözlerini açmamasını tembihleyip diğer odaya geçince adam yine koyuvermiş zaaaaaart diye. Hemen pencereyi açıp aynı şekilde havalandırmış salonu. Sonunda karısı gelmiş. Adamın gözündeki mendili açmış ve
-Müjde hayatım annemle babam bize geldi!
Demiş, heyecanla kanepede oturan yaşlı çifti göstererek.
fıkranın devamı

Genç bir erkeğin dört kız arkadaşı vardı ve bir turlu hangisiyle evleneceğine karar veremiyordu. En sonunda doğru kararı verebilmek için bir test yapmaya karar verdi. Her birine 1000$ verdi ve bu parayı istediğiniz gibi harcayın dedi..
Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler ve ayakkabılar aldı, kuaföre ve güzellik salonlarına gitti. Genç erkeğe geri geldiğinde söyle dedi:
- "Senin için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seni seviyorum!"
İkinci kız arkadaşı ise genç erkeğin tuttuğu takımın iki kombine biletini, en sevdiği türden bir suru video CD ve bir ay yetecek bira ile geri geldi ve söyle dedi:
- "Bunlar senin için aldığım hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin mutlu olmanla bende mutlu olacak."
Üçüncü kız arkadaşı ise bu parayla iyi bir yatırım yaptı ve kısa bir sure içersinde para kendini ikiye katladı ve bu parayida çeşitli yatırım alanlarında kullandı. Genç adama geri gelerek söyle dedi:
- "Bana verdiğin parayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir gelecek için çoğalttım, çünkü seni seviyorum!"
Dördüncü kız arkadaşı ise bu paranın bir kısmıyla bir suru kitap aldı, kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı. Genç adama geri gelerek söyle dedi:
- "Verdiğin paranın bir kısmıyla sana layık olabilmek için bir suru kitap aldım diğer kısmıyla ise senin adına fakirlere yemek dağıttım."
Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından çok etkilenmişti. Karar vermek için arkadaşlarının verdiği cevaplar hakkında bir sure düşündü ..... düşündü........... düşündü.........Çok iyi düşündü... bu belki de hayatinin en önemli kararı olacaktı..... kolay bir karar değildi.... arkadaşlarının verdiği cevapları bir daha düşündü..... ve en iri göğüslü olanla evlenmeye karar verdi...

fıkranın devamı

Bir zamanlar kuru fasulyeye çılgınca düşkün bir adam varmış. Kuru fasulyeye bayılırmış, ama her zaman fasulyenin sonraki etkisi utandırıcı ve canlı bir tepki oluyormuş. Bir gün bir kıza rastlamış ve aşık olmuş. Evlenmeye karar vermişler fakat kız ancak kuru fasulye yemeği bırakırsan evlenmeyi kabul ederim diye şart koşmuş. Adamımızda büyük bir fedakarlık gösterip fasulyeyi bırakmış. Kısa bir süre sonra evlenmişler.
Bir kaç ay sonra, bir aksam adamımız işte iken telefonu çalmış. Arayan hanımı. Akşamleyin bir saat geç gelmesi için rica etmiş, adam kabul etmiş. İşten çıkan adam dışarıda bir saati doldurmak için gezinirken bir restoranttan gelen kuru fasulye
kokusuna yenik düşmüş. Sadece bir porsiyon yerim diye içeri girmiş fakat
hızını alamamış. Bir, iki, üç, beş, yedi derken 10 porsiyona tamamlayıp dışarı çıkmış. Fakat dışarı çıkar çıkmaz hemen gaz olayı başlamış.
Adamda koşturarak karşıdaki parka gitmiş ve bir güzel başlamış osurmaya. Fakat durmaya niyeti yok. Osurdukça osuruyor. En sonunda tamam demiş artık kalmadı. Saatte zaten doldu, artık eve geri dönebilirim.
Eve gelmiş, zile basmış, karısı kapıyı açıp kocasının kucağına atlamış. Kocacım sana bir sürprizim var fakat biraz bekle deyip bir mendil bulmuş ve kocasının gözlerini bağlamış. Ardından kocasının koluna girip onu yemek masasının başındaki sandalyeye oturtmuş. Gözündeki bağı tam açacakken telefon çalmış. Karısı gözünü açmaması için yemin ettirdikten sonra telefona cevap vermeye gitmiş.
Fakat bu arada adamımızın gaz olayı yine son haddine gelince bakmış karısı da hala telefonla konuşuyor adam ağırlığını bir poposunun üstüne vermiş ve koyvermis. Hem yüksek sesliymiş, hem de çürük yumurta kadar olgun. Hemen el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu çıkartmış, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatarak gene el yordamıyla yerine dönmüş. Karısı konuşmaya devam. Ee demiş bizimki fırsattan tekrar istifade edelim. Bu sefer öbür polosunun üstüne ağırlığını vermiş ve tekrar koyvermis. Bu ödül bile kazanabilirmiş.Hemen tekrar el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu indirmiş, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatmış ve yerine dönmüş. Kulağı içerdeki telefon konuşmasında,veda sözleri özgürlüğünün sona erdiğine işaret edene kadar bu duruma beş dakika kadar devam etmiş. Mutlu bir şekilde gülümsemiş masumca. Karısı döndüğünde, onu o kadar beklettiği için özür dilemiş. Gözünü açıp açmadığını sormuş ve kocası gözünü hiç açmadığına yemin etmiş. Bunun üzerine karısı, gözündeki bağı çözmüş ve bağırmış ...
- "İYİKİ DOĞDUN ALİ, HAPPY BİRTHDAY ALİ..."
Fakat bu sırada DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ için hazırlanmış masanın etrafında oniki adet misafir ağızları bir karış açık oturmuş adama bakıyorlarmış..

fıkranın devamı

Adamın biri evlenmeye karar vermiş,60 yıldır evli ve çok mutlu dedesine mutluluğunun sırrını sormak için köyünün yolunu tutmuş..
DEDESİ BAK EVLAT DEMİŞ
Babaanneni evlendiğimiz gün eşeğimle biraz gezdireyim dedim..
köyden bayağı açıldık,birdenbire bi fırtına patladı,eşeğin inadı tutmazmı!!! nuh diyor peygamber demiyor yerinden milim kıpırdamıyor..babaannen başladı vır vır vır ne olacak şimdi niye geldik sanki vs vs..eşeğe döndüm dedimki bak eşek bu biiiirrrrr,eşekte yine tık yok..çektim tabancayı eşeğin kafasına oracıkta sıktım..babaannen dehşet içinde naptın senn öldürdün eşeği,şimdi biz nasıl geri döneceğiz be adam diye gene vır vır vır..sonra babaannene döndüm dedimki..bak hanım bu biiiirrr
işte o gün bu gündür gül gibi geçinip gidiyoruz...
fıkranın devamı

Bir zamanlar kuru fasulyeye çılgınca düşkün bir adam varmış. Kuru fasulyeye bayılırmış, ama her zaman fasulyenin sonraki etkisi utandırıcı ve canlı bir tepki oluyormuş. Bir gün bir kıza rastlamış ve aşık olmuş. Evlenmeye karar vermişler fakat kız ancak kuru fasulye yemeği bırakırsan evlenmeyi kabul ederim diye şart koşmuş. Adamımızda büyük bir fedakarlık gösterip fasulyeyi bırakmış. Kısa bir süre sonra evlenmişler.
Bir kaç ay sonra, bir aksam adamımız işte iken telefonu çalmış. Arayan hanımı. Akşamleyin bir saat geç gelmesi için rica etmiş, adam kabul etmiş. İşten çıkan adam dışarıda bir saati doldurmak için gezinirken bir restoranttan gelen kuru fasulye
kokusuna yenik düşmüş. Sadece bir porsiyon yerim diye içeri girmiş fakat
hızını alamamış. Bir, iki, üç, beş, yedi derken 10 porsiyona tamamlayıp dışarı çıkmış. Fakat dışarı çıkar çıkmaz hemen gaz olayı başlamış.
Adamda koşturarak karşıdaki parka gitmiş ve bir güzel başlamış osurmaya. Fakat durmaya niyeti yok. Osurdukça osuruyor. En sonunda tamam demiş artık kalmadı. Saatte zaten doldu, artık eve geri dönebilirim.
Eve gelmiş, zile basmış, karisi kapıyı açıp kocasının kucağına atlamış. Kocacım sana bir sürprizim var fakat biraz bekle deyip bir mendil bulmuş ve kocasının gözlerini bağlamış. Ardından kocasının koluna girip onu yemek masasının başındaki sandalyeye oturtmuş. Gözündeki bağı tam açacakken telefon çalmış. Karısı gözünü açmaması için yemin ettirdikten sonra telefona cevap vermeye gitmiş.
Fakat bu arada adamımızın gaz olayı yine son haddine gelince bakmış karısı da hala telefonla konuşuyor adam ağırlığını bir poposunun üstüne vermiş ve koyvermis. Hem yüksek sesliymiş, hem de çürük yumurta kadar olgun. Hemen el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu çıkartmış, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatarak gene el yordamıyla yerine dönmüş. Karisi konuşmaya devam. Ee demiş bizimki fırsattan tekrar istifade edelim. Bu sefer öbür polosunun üstüne ağırlığını vermiş ve tekrar koyvermis. Bu ödül bile kazanabilirmiş.Hemen tekrar el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu indirmiş, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatmış ve yerine dönmüş. Kulağı içerdeki telefon konuşmasında,veda sözleri özgürlüğünün sona erdiğine işaret edene kadar bu duruma beş dakika kadar devam etmiş. Mutlu bir şekilde gülümsemiş masumca. Karisi döndüğünde, onu o kadar beklettiği için özür dilemiş. Gözünü açıp açmadığını sormuş ve kocası gözünü hiç açmadığına yemin etmiş. Bunun üzerine karisi, gözündeki bağı çözmüş ve bağırmış ...
- "IYIKI DOGDUN ALİ, HAPPY BIRTHDAY ALİ..."
Fakat bu sırada DOGUM GÜNÜ PARTISI için hazırlanmış masanın etrafında oniki adet misafir ağızları bir karış açık oturmuş adama bakıyorlarmış..
fıkranın devamı

Amerika'da yaşanmış Bir Hikaye.

HOŞ BİR ÖYKÜCÜK

Mutluydum, Kız arkadaşımla bir yıldan beri nişanlıydık ve evlenmeye
karar vermiştik.
Ailem bize her türlü yardımı yaptı, arkadaşlarım cesaretlendirdiler
ve kız arkadaşım rüya gibiydi!!. Ama beni rahatsız eden bir şey vardı;
Nişanlımın küçük kız kardeşi!.
Müstakbel baldızım açık, saçık giyinen, yirmi yaşında bir afetti.
Ne zaman yanıma gelse öne eğilip iç çamaşır şovu yapardı.
Bunu başkalarının yanında yapmadığı için temkinli olmalıydım.
Bir gün baldız düğün davetiyelerini kontrol etmek için beni yanına
çağırdı.
Yanına vardığımda yalnızdı, yakında evleneceğimi, bana karşı engelleyemediği ve engellemek istemediği duygu ve arzularının olduğunu kulağıma fısıldadı.
Kendimi ablasına adamamı ve evlenmeden önce benimle yatmak istediğini söyledi. Söyleyecek bir şey bulamadım. Tamamen şoke olmuştum.
- ''Yukarı yatak odama çıkıyorum ve eğer beni istiyorsan yukarı gel'' dedi.
Afallayıp kalmıştım, merdivenleri çıkarken arkasından şok içinde
bakıyordum. Merdivenlerin sonuna vardığında pantalonunu çıkartıp
aşağıya bana doğru fırlattı.
Birkaç dakika öylece kalakaldım.
Sonra arkama dönüp ön kapıya doğru yürüdüm.
Kapıyı açtım ve evden çıkarak arabama doğru yürümeye başladım.
Müstakbel kayınpederim dışarıda bekliyordu.
Gözyaşları içinde, sevgiyle bana sarılarak,
- ''Küçük sınavımızı başarıyla geçtiğin için hepimiz çok mutluyuz,
kızımıza senden iyi bir damat bulamazmışız ailemize hoşgeldin''.
Oysa şuana kadar kimseye itiraf edemedim, prezervetifimi almak için arabaya gittiğimi. :=)


fıkranın devamı

Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir. Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar:
- Niye ögretmen de digerleri degil?
Temel de ona döner:
- Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha tekrarlıyalım...

fıkranın devamı

Eski devirde adamın biri delikleri konuştururmuş. Bu adam evlenmeye karar vermiş. Aramış taramış nihayet uygun bir bayan bulmuşlar, o zaman resmi nikah olmadığından imam nikahını kıyıp gerdeğe girmişler. Adam karısının elbiselerini çıkardıktan sonra karşısına geçmiş ve sormuş;
- ''ön delik hiç *arak gördünmü''.
hemen cevap gelmiş;
- ''oooo sayısını unuttum''.
Bunun üzerine adam üç defa;
- ''boşsun'' demiş ve kadını boşamış.
1,2,3,4,5 derken adam altı kadını boşamış. Eşi dostu araya araya köyün birinden garip bir kız bulmuşlar, adam nikahtan sonra gerdek gecesinde aynı işlemleri yapmış kadını soymuş yine aynı soruyu sormuş.
gelen cevap;
- ''bırak *arağı gün yüzü bile görmedim'' demiş.
Bunun üzeine adam işini bitirmiş mutlu bir şekilde yaşamaya başlamış. Gel zaman git zaman adamın boşadığı 6 kadın biraraya gelmişler, adamı mahkemeye verip nafaka almak için dava açmışlar. Kadının huzuruna çıkmışlar;
- ''kadı efendi biz filanca adamdan davacıyız, bu adam bizi aldı boşadı'' diye şikayette bulunmuşlar.
Kadı yanındaki görevlilerden adamın hemen bulunup getirilmesini istemiş, kasaba küçük bir yermiş, adamı hemen getirmişler. Kadı adama sormuş;
- ''Sen bu kadınları alıp boşadınmı''.
adamda;
- ''Evet boşadım'' deyince, kadı nedenini sormuş.
adam;
- ''bunların hepsi bozuktu'' demiş.
Bunun üzerine kadı nereden biliyorsun'' demiş,
adam;
- ''ben delikleri konuştururum'' deyince,
kadı;
- ''hadi konuştur bakalım'' demiş.
fakat kadınlar durumu bildikleri için;
- ''aman kadı efendi bu iş yarına kalsın'' deyince kadı mahkemeyi ertesi güne ertelemiş. Ertesi gün kadı efendi kürsüde yerini almış görevli kadınlar ile adamı kadının huzuruna getirmiş ve mahkeme başlamış. Kadı adama;
- ''hadi delikleri konuştur bakalım'' demiş.
bunun üzerine adam kadınların karşısına geçmiş;
- ''Ya ön delikler hiç *arak gördünüzmü'' demiş.
Fakat kadınlar durumu bildikleri için hazırlıklı gelmişler, ön tarafları pamukla tıkalı olduğu için,
- ''Tııııısssssssss'' diye ses çıkmış bunu duyan adam hemen;
- ''Ya arka delikler hiç *arak gördünüzmü'' deyince, az önce kadınlardan çıkan sesi duyan kadı efendi sağ ayağını altına alıp topuğu ile deliğini tıkadığı gibi;
- ''beraat beraat'' demiş.
fıkranın devamı

Nasrettin Hoca evlenmeye niyetlenir. Eş-dost bir hatuncağızı öve öve öve göklere çıkarırlar.
-Şöyle huylu!
-Böyle soylu!
-Dünyalar güzeli... Hoca'nın gönlünü çelerler. Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Hoca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Çirkin bir gelin.
Gelin hanım, kocasına sadakatim göstermek için:
-Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, kime görünmeyeyim? diye sorar.
Hoca şaşkın:
-Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen görün... der.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama