Evliyim Fıkraları

loading...


Bir kadın ve bir erkek doktorun özel muayenehanesine giderek vizite ücretin öderler ve muayene olmak istediklerini söylerler.
Doktor; anlatın bakalım neyiniz var?
Adam; doktor bey, ben 15 yıllık evliyim fakat bugüne kadar karımı hiç mutlu edemedim. Sağlıklı bir cinsel ilişkimiz olmuyor.
Doktor çifte şöyle bir bakar ve masanın çekçecesinden çıkardığı bir tane hapı erkeğe uzatarak; "bunu yut ve arka odaya gidip deneyin"
Adam hapı alır ve yanındaki kadınla birlikte doktor muayenehanesinin arkasındaki odaya geçerek sağlıklı bir şekilde işini görür ve mutlu bir ifadeyle çıkarlar, doktora da teşekkür ederler.
Doktor çiftin mutluluğunu görünce dayanamaz ve; "Aslında bu bir doktor sırrı, söylenmez ama yine de ben size bir sır vereyim. Sizin hiç bir şeyiniz yok. Sadece psikolojik. Çünkü size verdiğim ilaç Aspirin'di."
Adam sırıtarak; "Doktor bey, bende size bir sır vereyim mi? Bu kadın benim karım değil, yatacak yer bulamadık da.

fıkranın devamı


Hocaya sormuşlar; "Evliliğin anlamı nedir?" diye...
Şu cevabı vermiş Hoca;
"Gündüzleri çifte hırlama, geceleri çifte horlama."



fıkranın devamı


Bir kadın ve bir erkek doktorun özel muayenehanesine giderek vizite ücretin öderler ve muayene olmak istediklerini söylerler.
Doktor; anlatın bakalım neyiniz var?
Adam; doktor bey, ben 15 yıllık evliyim fakat bugüne kadar karımı hiç mutlu edemedim. Sağlıklı bir cinsel ilişkimiz olmuyor.
Doktor çifte şöyle bir bakar ve masanın çekçecesinden çıkardığı bir tane hapı erkeğe uzatarak; "bunu yut ve arka odaya gidip deneyin"
Adam hapı alır ve yanındaki kadınla birlikte doktor muayenehanesinin arkasındaki odaya geçerek sağlıklı bir şekilde işini görür ve mutlu bir ifadeyle çıkarlar, doktora da teşekkür ederler.
Doktor çiftin mutluluğunu görünce dayanamaz ve; "Aslında bu bir doktor sırrı, söylenmez ama yine de ben size bir sır vereyim. Sizin hiç bir şeyiniz yok. Sadece psikolojik. Çünkü size verdiğim ilaç Aspirin'di."
Adam sırıtarak; "Doktor bey, bende size bir sır vereyim mi? Bu kadın benim karım değil, yatacak yer bulamadık da.

fıkranın devamı

Bir kadın ve bir erkek doktorun özel muayenehanesine giderek vizite ücretin öderler ve muayene o...
fıkranın devamı

Taksi ışık için durmuş, adamda kapıyı açıp içeri binmesi ile kapıyıkapatmış, araba ha...
fıkranın devamı

Kudus' e atanan bir Amerikali gazeteci, Aglama Duvari'nin onunden gelip gecerken, bir musevinin her ...
fıkranın devamı

Adam, lüks erkek kuaföründe oturmuş bir yandan sakal tıraşı yapılırken bir yandan da elleri...
fıkranın devamı

Hizmetçi kadın evde temizlik yaparken sıra yatak odasına gelmiş. Yerde kullanılmış bir preze...
fıkranın devamı

Kadinin biri doktora gider. Doktor bey ben bir turlu sekse doyamiyorum der.-Kızım o zaman evlen de...
fıkranın devamı

-Ne kadar güzelsiniz
- Biliyorum... Onun için bu yaşta evliyim
- Pardon yenge


Adam kızın oturduğu masaya yaklaşır yanındaki boş sandalyeyi tutar ve dil sürçmek suretiyle
-Boş musunuz
-Hayır arkayı beşledik gör müyon mu
-Ben sandalye için sormuştum
-Ben sizi yanlız bırakayım o zaman
fıkranın devamı

1.Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer.
İstediğin yemeği sipariş edersin sonra yanındakinin istediği yemeği
görüp:
-"Keşke onu isteseydim"
dersin.
2.Bir davette bir hanım arkadaşına sorar:
-"Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun?"
Diğer hanım cevap verir:
-"Evet yanlış adamla evliyimde ondan"
3.Bir adam evlenene kadar eksik sayılır evlenince tam bitmiş olur.
4.Bir genç babasına sorar:
-"Baba evlenmek kaça malolur?"
Baba cevap verir:
-"Bilmiyorum oğlum,ben hala ödüyorum."
5.Adam anlatıyormus:
-"Evlenene kadar mutluluğun ne olduğunu bilmezdi, sonra da geç oldu."
6.Yeni evlenmiş bir adam mutlu ise nedenini hemen anlarız.
On yıllık bir adam mutlu ise nedenini merak ederiz!
7.Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler,
İkinci yılında kadın konuşur adam dinler,
üçüncü yılında her ikiside konuşur,komşular dinler.
8.Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır:
-"Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım."
Adam cevap verir:
-"Evet çok aşıktım farkedemedim."
9.Bir adam gazeteye ilan vermis:
-"Eş arıyorum"
Ertesi gün yüzlerce mektup almış.
Hepsi aynı şeyi söylüyormuş
-"Benimkini alabilirsin."
10.Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz:
Ya arabası yenidir,ya da karısı!

fıkranın devamı

Adamın biri caddeye çıkmış, taksi aranırken tam önünde bir taksi kırmızı
ışık için durmuş, adamda kapıyı açıp içeri binmesi ile kapıyı kapatmış,
araba hareket etmiş.. "10 saniye gecikseniz hareket etme zorunda kalacaktım.
Harika bir zamanlama!" demiş şoför.. "Tıpkı Bill gibi!"
"Kim?"
"Bill Smith.. O her şeyi mükemmel yapan biridir..!"
"Poh!" demiş adam, "Herkesin yapamadığı bir şeyler vardır..!"
"Bill için bu kural geçerli değildir!" demiş şoför.. "Muhteşem bir
sporcudur.. Teniste üstüne yoktur, Pavarotti gibi şarkı söyleyebilir,
Broadway starları gibi dans edebilir!"
"Bill gerçekten acayip biriymiş!" demiş adam..
"Oh! evet!" diye devam etmiş şoför,"Bill'in müthiş bir hafızası vardır,
herkesin yaş gününü hatırlar, şarap konusunda bir numaradır, ne hangi
çatalla yenir, bilir.. Her şeyi tamir edebilir.. Benim gibi beceriksiz
değildir.. Ben bir sigorta değiştirsem mahalle kararır.."
"Bu Bill'i çok iyi tanıyorsun" demiş müşteri..
"Yooo" demiş, şoför.. "Hayatımda hiç görmedim!"
"Peki, nasıl bu kadar çok şey biliyorsun hakkında?"
"Sorma!" demiş şoför, "Onun eski karısıyla evliyim!.."
fıkranın devamı

Yetmişlerinde bir çift.. Doktora gelmişler..
"Doktor" demişler.. "Sevişirken bizi izler misiniz?"
Doktor şaşkın bakmış.. Demek bir sorunları var. Tıp adamı olarak yardım etmek zorunda.."Peki" demiş..
Çift yatağa uzanmış.. Doktor izlemiş ve teşhisini bildirmiş:
"İkiniz de gayet sağlıklısınız. Sevişmeniz fevkalade.. Merak edecek birşey yok.. Viziteniz 32 dolar. Bu da faturanız.."
Ertesi hafta çift gene gelmiş doktora.. "Sevişirken bizi izle" diye..
Gene izlemiş doktor.. Gene sorun yok. Gene vizite 32 dolar. Her hafta çift randevu alıyor, geliyor, sevişiyor, parayı ödüyor, çıkıp gidiyor.
Bir türlü birşey bulamayan doktor sonunda dayanamamış.. "Bana biraz yardımcı olun. Sıkıntınız ne, söyleyin.."
Adam cevap vermiş:
"Herhangi bir sıkıntımız yok. Birşey bulmanızı da istemiyoruz. Bu kadın evli.. Onun evine gidemiyoruz. Ben de evliyim.. Benim evime de gidemiyoruz. Hilton geceye 78 dolar istiyor.. Sheraton 82 dolar.. Buraya ise sadece 32 dolar ödüyoruz. Onun 28 dolarını da sigortamız fatura karşılığı 'Doktor muayenehanesinde ziyaret' fonundan geri ödüyor!.."
fıkranın devamı

Bir gün bir bayan ve bir erkek doktora gider ve Sex hayatlarından memnun olmadıklarını şikâyet ederler. Doktor bunun üzerine o zaman siz benim gözümün önünde bir araya gelmeniz lazım ki nerede yanlış yaptığınızı görmem için der. Ikiside bu teklifi kabul ederler. Bir giderler iki giderler üçüncüsünde Doktor her şeyin gayet normal olduğunu söyler fakat onların neden ona geldiklerini sorur. Bunun üzerine Erkek hanim evli ona gidemeyiz ben evliyim bana da gidemeyiz otel motel tutsak en ucuzu 50,00 $ size geldiğimizde 10,00$ ödüyoruz ve bunu sigortadan geri alıyoruz demiş.
fıkranın devamı

adam 35 yaşına gelmiş hala evlenememiş,bir gün babasına demişki baba, benim çareme niye bakmıyorsunuz beni niye evlendirmiyorsunuz demiş,babasıda tamam oğlum seni evlendirelim demiş. neyse aradan 2 ,3 yıl geçmiş,adama kızı bulmuşlar adam da fakirmiş,bayağı bir masraf yapmışlar adam evlenmiş.belli bir zaman geçtikten sonra adam karısının daha önce genelevde çalıştığını ögrenir fakat bunu karısına söyleyemez.çünkü ayrılacagından korkar. ayrılınca bir daha evlenemeyeceginden korkar.neyse,bir gün karıyı kırıklarından biri görür,karıdan ister,karı ben evliyim der. kırık durmaz tabii,karıyı takip eder ve evi ögrenir.bir gelir iki gelir karı bu adama vermez.artık adam karıyı tehdit eder.sen o....sunseni kocanasöyleyecegimder ve ayrılır karının da tabii canı istiyor
fıkranın devamı

Her gün bir bardak çay içmek için oturdugum o güzel parkta bir hafta önce tanistigim ve çok güzel sohbetler ettigimiz yasli adamla yine birlikte günesli piril piril bir havada, yemyesil çimenler, agaçlar, rengarenk çiçekler ve kus sesleri içinde çaylarimizi yudumlayip sohbet ederken bizi bu güzel ortamin büyüsünden uzaklastiran bir sesle sohbetimiz bölündü.

-''Merhaba baba, nasilsin?''

-''Tesekkürler kizim, sen nasilsin?, bizde sohbet ediyorduk, bak seni arkadasimla tanistirayim...''

Daha sözü bitmeden kiz elini uzatarak o simsicak gülebilen gözleri, tebessüm dolu dudaklari, nese dolu sesiyle
-''Merhaba ben ASLIHAN''

Onu ilk gördügüm anda beynimde simsekler çakmis, gözlerim birer volkan krateri gibi siddetli patlamalarla sarsilmis, bedenimin her zerresi isteri krizine tutulmus gibi titremeye baslamisti, etrafimizi saran güzellikler ve güzel sohbetimiz uçup gitmis, sanki bir çölün ortasinda serap gören biri gibi olmustum, elini sikmak ve selamlamak için ayaga kalkmaya çalistigimda sendeledim, ayakta zor durarak normalde çok akici konusabilen ben kekeleyerek
-''Merhaba ben ADNAN'' diyebildim.

Elini tuttugumda ise bu sözleri elini tutmadan önce söyleyebilmis olduguma sevindim, çünkü vücudunun elektrigi bedenimi sarmis ve ben ben olmaktan çikmistim. Bir rüya görür gibiydim o babasina
-''Bir haftadir evde anlattigin kisi degil mi, hani sohbetini çok sevdigini ve her gün onunla bulusmak istedigin kisi bu degil mi?''

Bana dönerek
-''Sizi kiskanmaya baslamistik, babam hep sizden bahsediyor, ona anlattiklarinizi bize anlatiyor ne güzel sözler buluyorsunuz. Sanki sizi bizden çok seviyor diye düsünmeye hatta kiskanmaya baslamistik.''

Tekrar babasina döndü
-''Bu gün yapacak bir isim yoktu seni görmeye geldim, birazda arkadasini merak ettim bahane ile tanismak istedim...''

Sözler fazla sürmedi kisa bir süre oturduktan sonra müsade isteyip gitti, gitti ama ruhumuda beraberinde götürdü. Ben artik iki kisiyim bedenim her yerde olabilecek ama ruhum hep onunla kalacakti. Neydi beni ona baglayan, düsündüm durdum zaten tüm düsüncelerim onunla dolmustu, onun gülen gözleri, tebessüm eden dudaklari, kivir kivir dalga dalga saçlari, nese dolu sözleri hiç aklimdan çikmiyordu. Onunla birlikte oturmak, ellerini ellerime alip, gözlerinin içine bakarak ona gözlerimle anlatmak istiyordum kalbimdekileri.

Içimi kaplayan heyecan firtinasindan biraz olsun siyrilip gerçek dünyama döndügümde her gün zehir içer gibi yasadigim monoton hayatim beni kahretmeye
baslamisti. O ana kadar geçen günlerim aylarim yillarim heba olmuslardi. Ben insanlari dogar büyür is sahibi olur evlenir çocuklari olur belki torunlari bile olur diye bilirdim. Sevdalari asklari okumustum ama hiç yasamamistim. Asklardan sevdalardan uzak siradan hayatim birden degisti, renklendi, neselendi, galiba ben asik olmustum. Tekrar kendime baktim; hayir olamaz böyle bir seye hakkim yok böyle güzel duygulara kapilmaya, ben evliyim, çocuklarim var, sonra bu kiz bir arkadasimin kizi, duygularimi bilseler bana ne derler, çevremdeki insanlar, akrabalarim, dostlarim neler söylerler, esim çocuklarim ne der diye düsünürken ben ben olmaktan çikmistim. Çok farkli davranislar sergileyen biri olmustum. Bir tarafta hayatimizin gerçekleri, bir tarafta duygularim hislerim kalmisti.

Kararsiz geçen günlerin birinde yine arkadasimla ayni yerde oturmus sohbet ederken bana
-''Sende bir haller var, eskisi gibi degilsin, durgunsun, kelimeler
agzinda dügümleniyor, sanki büyük bir siri yasiyorsun sirlar karli daglarin
tepelerinden atilan bir kartopu gibi her geçen gün büyürler ve içimize sigmaz
olduklarinda patlarlar, anlatacak bir arkadasa ihtiyacin varsa ben seni
dinlemeye hazirim, senin için yapabilecegim bir sey varsa söyle yapayim''dedi.

Birden
-''Kizin'' diyecektim kelime agzimda dügümlendi.

-''Kizma ama bunu kimseye anlatamam içimde bir sir var ve bu sir bir gün benimle birlikte gömülecek.'' dedim.

-''Seni hülyalara daldiran seni kendinden geçiren baska dünyalara götüren
sir gibi bir sirra sahip olmak isterdim'' dedi.

-''Kimi insan vardir kendinden geçmek ve anlatamadiklarini unutmak için içer sarhos olur sizar, kimi insan vardir anlatamadiklarini resim yapar çizer, kimi insan vardir anlatmak istediklerini siir yapar yazar, kimi insan ise zaten kendinden geçmistir düsledigi an sizar, uyandigi an kalemi olmadan siirini kalbine yazar, firçasi olmadan resmini yapar görebildigi her yere..''
-''Sevdalar asklar hayatimiza renk katan, heyecan veren, yasama sevincimizi yücelten ve bize biz oldugumuzu ifade eden en güzel seylerdir. Sende sevdalan, askla saril görebildigin, koklayabildigin, duyabildigin, tadabildigin, temas edebildigin her güzel seye.''

Lafimin arasina girdi ve
-''Nerde o günler benden geçti asklar sevdalar'' dedi.

Konuyu biraz dagitmaliydim sözlerime devam ettim.
-''Önünde duran çay bardagini ince belinden sikica kavra, gözlerini iyice aç ve gör rengini, demini, bununa götür kokla iyice çek nefesini içine tüm hücrelerin duysun o güzel kokuyu, simdi gözlerini kapa ve dudaklarina götür bardagi, dudaklarindaki sicakligi hisset, bir yudum iç ve dilindeki lezzeti düsün, artik söyle çaya güzelligini, söyle onu sevdigini ve dinle yüreginle dinle çayin sana verdigi cevabi, mutlaka duyacaksin çünkü hiç bir sevgi sözü cevapsiz kalmaz kulaklarini aç ve dinle duydugun an bil
ki yasiyorsun sevdalari aski...''


Günler aylar hatta yillar böyle geçti, içimdeki sevda ve ask beni eritiyordu, itiraf edememenin büyüttügü sirrim artik zaptedilmez hale geldi. Simdi ben bir baska sehirde yasiyorum. Fakat hala ruhum onunla birlikte ve bana dönmüyor. Bir zamanlar yaptigim bir hatanin cezasini yillardir çekiyorum ve hala çekmeye devam ediyorum...

Son günlerde bende bir seyler degismeye basladi. Kendimi affetmeyi ögrenmeliyim diyorum. Yillar önce yaptigim o hatadan dolayi kendimi affedip bir sans daha tanimaliyim. Belkide hatada israr etmek yanlisti ve ben bu yanlisla yillarimi geçirdim. Artik kararliyim hatami affedip kendime bir sans daha taniyacagim. Iste o gün içimi dolduran sirrimi disa vurup anlatacagim ve sana haykiracagim '' SENI SEVIYORUM '' diye...

fıkranın devamı

Erkek kardeslerin ikisi de babalarindan kalma çiftlikte çalisirlardi.
Kardeslerden biri evliydi ve çok çocugu vardi. Digeri ise bekardi. Her günün sonunda iki erkek kardes ürünlerini ve kârlarini esit olarak bölüsürlerdi.
Günün birinde bekar kardes kendi kendine:"Ürünümüzü ve kârimizi esit olarak bölüsmemiz hiç de hakça degil" dedi, "Ben yalnizim ve pek fazla gereksinimim yok."
Böylelikle, her gece evinden çikip, bir çuval tahili gizlice erkek kardesinin evindeki tahil deposuna götürmeye basladi. Bu arada evli olan kardes, kendi kendine :
"Ürünümüzü ve kârimizi esit olarak bölüsmemiz hiç de hakça degil, üstelik ben evliyim, bir esim ve çocuklarim var ve yaslandigim zaman onlar bana bakabilirler. Oysa kardesimin kimsesi yok, yaslandigi zaman hiç kimsesi yok bakacak" diyordu.
Böylece evli olan kardes her gece evinden çikip,bir çuval tahili gizlice erkek kardesinin tahil deposuna götürmeye basladi. Iki erkek de yillarca ne olup bittigini bir türlü anlayamadilar, çünkü her ikisininde deposundaki tahilin miktari degismiyordu.
Sonra, bir gece iki kardes gizlice birbirlerinin deposuna tahil tasirken çarpisiverdiler. O anda olan biteni anladilar. Çuvallarini yere birakip birbirlerini kucakladilar.
Hayattaki en yüce mutluluk, sevildigimize inanmaktir.
fıkranın devamı

Hizmetçi kadın evde temizlik yaparken sıra yatak odasına gelmiş.Yerde kullanılmış bir prezervatif bulmuş ve hayretle incelemeye baslamış. Tam bu sırada evin hanımı kendisini görmus ve :
-Hayrola, ne oldu.
-Hiç hanımım bu nedir?
-Canım sen evli değilmisin?
-Evliyim.
-Peki sen kocanla seks yapmıyormusun?

-Yapıyorum, yapmasına da boyle derisi soyuluncaya kadar değil.


fıkranın devamı

Adam, lüks erkek kuaföründe oturmuş bir yandan sakal tıraşı yapılırken bir yandan da elleri manikürlenmektedir. Manikürü yapan sarışın fıstık adamın ilgisini çekmekte gecikmez,
-"Güzelim, bu gece benimle çıkmaya ne dersin??" Kız gülümser,
-"Özür dilerim ama ben evliyim."
-"Boşversene" der adam,
-"Seninkine telefon et bu gece işin çıktığını eve gelemeyeceğini söyle!"

-"İstersen sen söyle, şu anda seni tıraş ediyor..."
fıkranın devamı

Rahibenin biri bir gün taksi cewirmiş binmiş takdiye ama taksici sürekli rahibeyi gözetlio aynadan. rahibe sormuş -ne oldu ewladım?
-"Size bir şey söylemek istiyorum ama cesaret edemiyorum."
-"Söyle ,rahibeler hiç bir şeye sinirlenmez"
Taksici:
-"Benim en büyük fantezim bir rahibeyle beraber olmaktır" demiş.Bunun üzerine rahibe bunun gerçeklşmesi için katolik ve de bekar olması gerektiğini söylemiş.Taksici:
-Evet bu özellikler bana uyuyo diyip, arabayı ormanlık yola çekmiş iş bittikten sonra adam başlamış ağlamaya nedenini sormuş rahibe.Adam da:
-"Ben size yalan süledim ben aslında evliyim ve de yahudiyim."Rahibe:

-"Üzülme evladım zaten bende rahibe değilim bir gay im ve de kıyafet balosuna gidiyorum..."
fıkranın devamı

Kadinin biri doktora gider.Doktor bey ben bir turlu sekse doyamiyorum der.
-Kızım o zaman evlen der.
-Fakat doktor ben evliyim.
-O zaman bir dost bul.
-Benim dostum da var doktor bey.
-O zaman bir tane daha bul der.
-Fakat doktor benim 10 tane dostum var der.
-Kızım o zaman sen hastasin.

-Haklisin doktor bey ben hastayim,onun ici bana hasta olduguma dair bir rapor ver kocama gostereyim ki bana "sen orospusun" demesin.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama