Felç Fıkraları

loading...


Temel arabayla köyüne dönerken kötü bir kaza geçirir ve hastahaneye kaldırılır hemen hemen bütün kemikleri kırıldıgından bütün vücudunu sargıya alırlar.

bunu duyan en yakın arkadası Dursun koşarak hastahaneye gider, bir hışımla odaya girer yarı baygın sargılar içinde yatan Temel'in başında doktoru görür ve çok üzülür doktora sıkıntılı bir sesle:

- "Doktor bey ben en yakın arkadaşıyım Temel nasıldır?" diye sorar. Doktor biraz açıklama yaptıktan sonra sözlerini şöyle noktalar:

- "Valla hastamızın bundan sonra sağ tarafı geçiçi de olsa tutmuyabilir, üzgünüm"

Bütün bu konuşmaları birer fısıltı olarak duyan Temel gene de kalan bütün gücünü kullanarak yavaşça sol eliyle sağ tarafta durmakta olan penisini sol tarafa alır.

fıkranın devamı


Temel çok hastalanmış. Hastanede, başında profesörler, doktorlar, asistanlar yığılı.



Hoca; - "Dikkat ediniz, bu hasta çok yakında sol tarafından felç geçirmek üzere. Bütün emareler bunu gösteriyor." der.



Bunu duyan Temel usulca yorgan altından şeyini sağa çeker.



fıkranın devamı

Adamın biri bir gün felç geçirmiş olan arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli...
fıkranın devamı

Temel çok hastalanmış. Hastanede, başında profesörler, doktorlar, asistanlar yığılı.Hoca;...
fıkranın devamı

Adamin biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaş...
fıkranın devamı

Temel'e felç geliyor. Belden aşağısı tutmuyor. Dayanamayıp tekerlekli sandalyeyle bara gidiyor...
fıkranın devamı

Kadin parasütçüler neden tampon kullanirlar?
- ASAGIYA INERKEN ISLIK SESI CIKMASIN DIYE

Bir kadinin belden asagisinin felç olmasina ne isim verilir?
- EVLILIK

Bir pil ile bir kadin arasinda ne fark vardir?
-PILIN POZITIF BIR TARAFI VARDIR

Kadinlari sonunda anlamayi basaran adami duydun mu?
KIMSEYE ANLATMAYA FIRSATI OLMADAN GULMEKTEN OLDU

Kadinlar yataktan kalktiklarinda neden gözlerini ovalarlar?
- KASIYACAK TSSKLARI YOKTUR DA ONDAN

Kadinlar sex sirasinda neden gözlerini kapatir? Bir erkegin
- BIR ERKEGIN IYI VAKIT GECIRMESINE TAHAMMULERI YOKTUR

Kadinlar neden adet görürler?
- BUNU HAKETTIKLERI ICIN

Kariniza seks sonrasi nasil çiglik attirirsiniz?
- PERDEYE SILIN

Karinizin öldügünü nasil anlarsiniz?
- SEKS AYNIDIR AMA BULASIKLAR YIGILIR

20 cm uzunlugunda, 5 cm kalinliginda ve kadinlari çilgina ceviren sey nedir
- PARA

Kariniz mutfaktan çikip size dirdir ediyorsa ne hata yapmissinizdir?
- ZINCIRINI UZUN TUTMUSSUNUZDUR

Kadinlara neden güvenilmez?
- 5 GUN BOYUNCA KANAYIPTA OLMEYEN SEYE NASIL GUVENIRSINIZ
fıkranın devamı

Temel rahatsızlanmış doktora gitmiş doktor asistanlarına
- 'birazdan bu hastanın sol tarafına felç inecek '
demiş bunu duyan Temel yavaşça uzanıp şeyini sağa yatırmış.
fıkranın devamı

Birgün adamın biri yıllar evel görmediği bir arkadaşının evine hasta ziyaretine gitmiş.
Hasta olan arkadaşıymış. Zavallı adam geçirdiği bir kaza sonucu felç olmuş. Neyse bizim felçli adamın 2 tane biribrinden güzel kızı varmış.
Bizim çapkın adam bu kızları görünce bunlarla yatmak istemiş ama adam nasıl yapacağını düşünürken felçli arkadaşı adamdan ''yukarıdan terliklerimi getirirmisin demiş.''
Adam tabi hemen getiririm diyerek yukarı çıkmış ve keskin zekasını çalıştırarak kızlar yönelip ''babanız beni sizinle yatmam için gönderdi'' demiş. Kızlar ''ama nasıl olur babam böyle birşey yapmaz'' demiş. Adam ''inanmıyorsanız soralım'' demiş ve seslenmiş ''ikisinide mi?'' felçli arkadaşı ''ikisinide ikisinide'' demiş.
fıkranın devamı

Adamin biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmis onları bana getirirmisin lütfen" diye rica etmiş.
Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak
- Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi. demiş.
Kizlar
- Nasıl olur! imkanı yok demişler!
Adam "inanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
- İKiSiNiDE Miiii!".
Felçli adam bağırmış:
- iKiSiNiDE! iKiSiNiDEEEE!
fıkranın devamı

Adamın biri bir gün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama;
- "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirirmisin?".
diye rica etmiş. Adam yukarı çıkmş, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak;
- "Babanız beni sizinle yatmak için gönderdi" demiş.
Kızlar;
- "Nasıl olur? İmkanı yok!" demişler.
Adam;
- "İnanmıyorsanız soralım!" demiş ve aşağıya seslenmiş;
- "İkisini'de miiii?".
Felçli adam bağırmış;
- "İkisinide, ikisini de!"...
fıkranın devamı

Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği ikikatlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı..Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi..
gölgeyi sever menekşelerderdi..Oysa ögretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez yaptığını anlatmıştı onlara .Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı.Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi , her bitki güneşi severken,onlar nedengölgeyi tercih ediyorlar diye düşündü durdu Hande...Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin diğer çiçeklerden farklı olduğunu keşfetmişti, işte belki de menekşeler
bu yüzden bu kadar güzeldi.Herkesden farklı olursan, bu hayatta değerli olursun yargısına varmıştı.Daha o yıllarda farklı olmak için uğras vermeye başladı. ilk olarak, okulda kimsenin yanına oturmak istemediği Hacer'in yanına oturmak istiyorum ögretmenim diyerek başladı farklılıklarla süren hayatı. Hacer bile şaşırmış şaşkın şaşkın bakıyordu onun yüzüne. Hacer çok dağınık, biraz anlama zorlukları olan problemli bir ailenin kızı idi. Hande ise mühendis Kamil Beyin biricik kızı. Ögretmen pek oturtmak istemedi önce Hacer'in yanına Hande' yi. Daha sonra bir tatsızlık çıkmasın
diye öğretmen Hande'nin annesini çağırdı.
Annesi eve geldiklerinde Hande'ye sordu :
- Neden yavrum Hacer in yanına oturmak istiyorsun?
Hande cevap verdi :
- Geçen baharda menekşeler ekiyorduk hani anne, o gün sen bana menekşeler
güneşi sevmez demiştin, oysa her bitki güneşi sever. Menekseler farklı, belki de
bu yüzden bu kadar güzeller. Hacer'in yanına kimse oturmak istemiyor. Ben farklı olmak istiyorum. Belki Hacer de güzeldir, onu fark etmek istiyorum, dedi.
Annesinin ağzı açık kalmıştı. İlkokul 4.sınıf öğrencisi kızının olgunluğuna hayran kalarak
- peki kızım kimin yanında istersen oturabilirsin, " dedi.
Pazartesi Hande Hacer'in yanında oturmaya başladı. Hem Hande tedirgindi, hem Hacer.Birbirleri ile hiç konuşmuyorlardı. Diğer kızlarda soğumuştu Hande'den. Nasıl Hacer gibidağınık, bir şeyi, iki kere anlatınca anlayan fakir bir kızın yanına oturmayı istemişti.En çok alınan doktor Cemal Beyin kızı Esin'di. Anne babaları her hafta sonu görüşüyorlar,
Hande ve Esin birlikte oynuyorlardı. Nasıl olur da kendi yerine Hacer'i seçerdi. Çok gururu kırılmıştı Esin'in. Hande ile konuşmuyordu.Birgün Hande ve ailesi Esinlerle dağ köylerinden birinde gerçekleştirilecek bir panayıra katılmak için sözleştiler. Hande gene Esin'in somurtacağını bildiği için gitmek istemiyordu.İçin için de Hacer'e kızmaya başlamıştı arkadaşları ile arasının bozulmasına sebep olmuştu.Neden sanki bu kadar dağınıktı, neden her şeyi iki kerede anlıyordu? Yoksa aptal mıydı?Sonra menekşeleri hatırladı hemen düşüncelerinden utandı. Hacer farklı diye yargılamaması gerekiyordu. Hacer'in, kimsenin bilmediği güzelliklerini keşfedecekti. Buna tüm gücü ile inandı. Panayıra gittiklerinde Esin somurtarak karşısında oturuyordu, Hande ile konusmuyordu.
Hande canı sıkıldığından biraz dolaşmak için annesinden izin aldı. Köy yolunda yürümeye başladı. Hava iyice soğumuş ve ayaz iyice artmıştı, kar atıştırmaya başlamıştı. Hande karı çok seviyordu, yürüdü, yürüdü. Köye gelmişti. Bir evin önünde durdu. Evin penceresinde ki saksıya gözü
ilişti. Gözlerine inanamıyordu, bunlar mor menekşelerdi. Ama kıştı ve menekşeler soğuğu hiç
sevmezlerdi eve dogru bir adım attı. Kapıda beliren gölgeyi çok sonra fark etti bu Hacerdi.
Hande'ye gülümsüyordu.
- Hoşgeldin Hande buyurmaz mısın?, dedi.
Biraz ürkek, şaşkınlıkla kapıya doğru ilerledi Hande ve içeri girdi. Oda sıcacıktı odun sobası
her yeri ısıtmıştı. Menekşeler diyebildi sadece Hande...
- Bu soğukta ?
Hacer gülümsedi ;
- Onlar annem için, annem onları çok sever.
Sonra yatakta yatan kadını fark etti Hande.
"Annen hasta mı?" dedi.
"Evet 2 sene önce felç oldu ona ben bakıyorum, bizim kimsemiz yok, birtek ineğimiz var onunla
geçiniyoruz. Ama tüm işler bana baktığı için derslere çalışacak pek vaktim olmuyor, dedi Hacer
utanarak. Bir de bizim köyden şehre araç yok, bu yolu her gün yürüyorum o yüzden de çok yorgun
okula geliyorum dersleri anlamakta güçlük çekiyorum. Hande'nin gözleri dolmuştu. Dışarıdan gelen ses ile kendine geldi. Annesi onu arıyordu. Çok merak etmiş olmalıydı. Dışarıya koştu ve annesine sarıldı, ağlıyordu. Bir müddet sonra anne bu Hacer diye tanıştırdı sıra arkadaşını. Hacer'in yaptığı sıcak çorbadan içtiler birlikte. Hande annesine anlattı Hacer'in hayatını, ağlayarak.
"Bir şeyler yapalım anne" dedi.
O hafta annesi ve Hande, Hacerlere gidip annesi ve Hacer'i kendi evlerine taşıdılar. Hacer artık Handeler den okula gidip geliyordu, ne dağınıktı, ne de aptal. Sınıfın en iyi öğrencisi olmuştu. Seneler geçti Hacer ve Hande bir arkadaş değil, iki kız kardeşlerdi artık. Mor menekşeler Hande'ye Hacer'i armağan etmişti. Hacer'e ise hem Hande'yi, hem hayatı. Seneler sonra ikisi de evlendi. Hacer şimdi bir doktor. Hande'den vicdanın ne kadar önemli olduğunu öğrendi, hastalarına vicdanıyla birlikte şifa dağıtıyor. Hande ise bir ögretmen. Çocuklara farklı olan şeyleri sevmeyi de ögretiyor. Bir kızı var
adı, Hacer Menekşe. Hayatta en çok sevdiği iki şeye birini daha ekledi Hande.
LÜTFEN SEVGiNiZE ÖNYARGI KOYMAYIN.
HERŞEY SEVİNCEYE KADAR FARKLIDIR
SEVDİKTEN SONRA İSE SEVGİNİN DİLİ HEP AYNIDIR
fıkranın devamı

Atmak : Ders anlatmak
Asmak : Sözlü günü yapılan gezi
Cesur : Kopya çeken kimse
Çöp Kutusu : Basket potası
Dalga Geçme : Ders dinleme
Disiplin : Öğretmenin kozu
Esnemek : Ders esnasında ortaya çıkan bulaşıcı hastalık
Felç : Karnenin alınmasıyla baş gösteren hastalık
Gardiyan : Nöbetçi öğretmen
Hastalık : Mazeret
Hayır Sever : Kopya veren
Okul : Hapishane
İnekleme : Çok ders çalışma
Karne : Loto Kuponu
Şaşkın : Yeni öğrenci
Tebeşir : Cephane
Komedi : Yazılıların açıklanması
Veli : Ara karneden bile haberi olmayan gariban
Çıkış Zili : Can kurtaran
Sözlü : Ecel teri,mizan terazisi
Not Defteri : Loto kağıdı
Öğrenci : Hilkat garibesi,zavallı
Öğretmen : Ahiret sualcisi
Sınıf : Muhabbethane
Ödev : Angarya
Sınıf Geçmek : Tahayyül
Sınıfta Kalmak : Küme düşmek
Teneffüs : Kudurma saati
Giriş Zili : Cenaze marşı
Masal : Anlatılan ders
Enflasyon : Notların öğretmen tarafından düşürülmesi
Devalüasyon : Öğretmenlerin kolay sorarak başarı oranını yükseltmeleri
Vaka-ı Vakvak : İyi bekleyip düşük alan öğrencilerin sözleri
İstenmeyen Gün : Pazartesi
İstenen Gün : Cuma
En İyi Haber : Hoca Yok, ders boş, vallaha...

fıkranın devamı

Temele felç geliyor.Belden aşağısı tutmuyor. Dayanamayıp tekerlekli sandalyeyle bara gidiyor. Bir tek atıyor, kalkıyor, düşüyor. Çok içmediğini düşünüyor, yine de sürüne sürüne evine gidiyor.Ertesi sabah Fadime,
- Tün gece çok içmişsun, diyor.
- Yooo, sateçe pi tek attum.

- Cittiğun pardan telefon ettuler, teçerleçli santalyenu orta pırakmişsun.


fıkranın devamı

Adamin biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmis onları bana getirirmisin lütfen" diye rica etmiş.
Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak
"Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş.
Kizlar "Nasıl olur! imkanı yok demişler!"
Adam "inanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
"iKiSiNiDE Miiii!".
Felçli adam bağırmış: "iKiSiNiDE! iKiSiNiDEEEE!"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama