Freni Fıkraları

loading...


Temel, Fadime ile nişanlanmış.
Fadime'yi arabasına almış, gezmeye çıkarmış.
Arabayla biryerlerde durmuşlar.
Kalkarken Temel vitesi bire almak istemiş, eli Fadime'nin eline değimiş.
Fadime kızarmış.
Temel de utanmış.
Günler geçmiş.
Nihayet evlenmişler.
Balayına arabayla Bodrum'a yola çıkmışlar.
Bodrum'da otele vardıklarında Temel el frenini çekmiş.
O sırada yine eli Fadime'nin eline değmiş.
Fadime yine kıpkırmızı olmuş.
Ama laf etmekten de geri durmamış:
"Ula Temel, artuk evlüyüz daaa, daha ilerü cidebilürsün."
Temel bunu duyunca hemen el frenini indirmiş.
Marmaris'e doğru yola çıkmışlar...

fıkranın devamı


- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...

fıkranın devamı


KAYSERİLİ BİR MÜŞTERİ İSTANBULDA BİR TAXİ'YE BİNMİŞ, TAKSİ YOKUŞ AŞAĞI GİDERKEN BİRDEN FRENİ PATLAMIŞ, ŞÖFÖR PANİK İÇERSİNDE HIZLA YOKUŞ AŞAĞI İNİYORMUŞ KAYSERİLİ; TAKSİ METRE YE BAKIP PANİK İÇİNDE DURDUR ŞU ARABAYI DİYEREK BAĞIRMIŞ SÖFÖR; DURDURAMIYORUM FREN PATLADI!!! KAYSERİLİ; TAKSİMETREYİ KAPAT O ZAMAN.

fıkranın devamı


Temel kamyon söförüymüs. Bir gün kamyonu ile yokus asagi inerken freninin
patladigini farketmis. Ileriye dogru baktiginda da yolun ikiye ayrildigini görmüs.
Bir tarafta pazar kuruluymus ve yüzlerce insanin alisveris yapiyormus. Diger
tarafta ise küçük bir çocuk yolun ortasinda oyun oynamaktaymis. Temel çok
hizli bir sekilde düsünerek "pazar yerune çirersem pi sürü insan ölür en eyisu
çocigu ezeyum" demis.
Ertesi gün gazetelerde söyle bir baslik; "pazara giren kamyon dehset saçti.
150 ölü"
Temel e sormuslar :
- Sende hiç kafa yokmu? Bu kadar insani ezecegine bari çocugu ezseydin.
Temel cevap vermis :
- Ula siz benu salak mi sandunuz? Bunu bende düsündüm... Tabii ki çocugu
ezecektim ama cocuk pazara dogri kosunca ben ne yapayim?

fıkranın devamı


Adamın işi varmış, Ankara ya gidiyormuş, tam uçağa binerken
kulağında bir
ses :-Binme, bu uçak düşecek! Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama
içine de bir
kurt düşmüş,binmemiş. İkinci uçağı beklerken kara haber
ulaşmış-Uçak düştü
kurtulan olmadı! Koşmuş Haydarpaşa ya, bilet almış, tam trene
binecek, aynı
seskulağında :-Binme bu trene, raydan çıkacak! Dönmüş, bakmış
yine kimse
yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri
ürpermiş
:-Tren Eskişehir de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar
yaralı...Allahına
şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses
:-Bu otobüse
binme, freni patlayacak!Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış,
bağırmış : -
Sen kimsin yahu? - Ben senin iyilik meleğinim! Adam iyice kızmış
:-Ulan
evlenirken neredeydin!

fıkranın devamı

- bakin beyefendi sanirim redeyus serverinizde bir problem var.* kullanici isminizi ogrendikten sonr...
fıkranın devamı

* İyi günler, hoşgeldiniz, nasıl yardımcı olabilirim? * Para çekemiyorum ben... * Şifrenizi ...
fıkranın devamı

- evet efendim, mail sifreniz ne olsun?- eo, $ey, terbiyesiz bisey olabilir mi acaba?- siz bilirsini...
fıkranın devamı

Temel yillarca çalistiktan sonra nihayet bir kawazaki sahibi olur motoru alir ve otoyolda denemeye ...
fıkranın devamı

Meftaların Son Sözleri
- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yıllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyim gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...
fıkranın devamı

Bilgisayar acılış mesajları:
- Ad Soyad girin
- Sifrenizi girin
- Ikametgah girin
- Nufus sureti girin
- Annenizin genc kızlık soyadını girin

Internette gideceginiz adresi yazdiktan sonra ekrana gelen mesajlar:
- Emin misiniz?
- Ciddi misiniz?
- Bak son defa soruyorum!
- Günah benden gitti, bağliyorum.

e-mail almak için yapilmasi gerekli islemler:
1. Nufus Cuzdani asli ve noter tastikli fotokopisi
2.Ikametgah senedi
3.Savciliktan iyi hal kagidi
4. 6 fotograf
5.Son 3 ay icinde alinmis isme tescilli elektrik,su,dogalgaz faturasi
(odenmis olacak)
6. Erkek kullanicilarin Askerlikle iliskileri olmadigina dair tecil belgesi veya teskere belgesinin Noter tasdikli sureti.
7. 18 yasini doldurmamis kullanicilarda velilerinin yazili izin belgesi...
Not: Internet e-mail kullanim depozitosu 400$ olup aylik 50 milyon kullanim ucreti alinacaktir faturasini odemeyen abonenin e.maili kesilir.
(not: Internet isleri genel Mudurlugu, hicbir tebligat yapmadan abonenin e-mail adresini onceden haber vermeden kapatma veya degistirme hakkina sahiptir)

Baglanamama mesajlarI:
- Bu siteye giris Internet Yuksek Konseyi tarafindan yasaklanmistir.
- RTUK bu siteyi,cocuklarin zihinsel gelisimini engellediginden
dolayi bir(1) gun sure ile kapatmistir. - Aradiginiz adres Anayasa'ya aykiri bulunmustur.
- Site borcundan dolayi kapatilmistir

Baglanma mesajlari :
- Sitemizi sectiginiz icin tesekkür ederiz, sitemize girmekle artık sadece bizim sitemize geleceginize ve baska hic bir adrese gitmeyeceginize dair bir anlasmayi kabul etmis oluyorsunuz. Bu durumu kabul ediyorsaniz "Evet", etmiyorsaniz "Evet" tusuna basin. Ihtilaf halinde Istanbul Mahkemeleri gecerli olacaktir.

Hata mesajlari:
- Ulasmaya calistiginiz bilgisayarin mahallesinde elektrikler kesik oldugundan baglanti kurulamiyor.
- Eksik tusa bastiniz, lutfen tekrar deneyin.
- "Q" harfine bastiniz, bu durumun bir yanlislik sonucu olduguna inaniyoruz, Bir kez daha "Q" harfine basmanız halinde bilgisayariniz takibe alinacaktir.
- Hatasiz bilgisayar olmaz.
- Kime sikayet ederseniz edin.
fıkranın devamı

Adamın teki yeni bir araba almış.. Yolda gidiyormuş.. 70-80 km civarı.. Sonra yanından jet gibi bi vosvos geçmiş geçerkende vosvosun içindeki, adama bağırmış:
- Heyyyt koçum sen vosvosu biliyo musun?
Adamımız sinirlenmiş bu sözler üzerine ve basmış gaza 100 km ile gidiyor.
İlerde vosvosu görmüş ve gazlayıp geçmiş... 5 dk sonra yine vosvos jet gibi adamımızın yanından geçmiş, adam yine aynı şekilde..
- Sen vosvos'u tanıyo musun?? Adamımız iyice kızmış..
Kendi kendine "lan ne biçim araba almışım.. vosvos bile geçiyo bee" demeye başlamış..Ve basmış gaza... 150 km civarında filan giderken dikiz aynasına bakmış yine aynı vosvos arkadan hızla geliyor. Yine aynı olaylar olmuş.
Vosvosun şoförü..:
- Sen biliyo musun vosvosu ha? demiş.
Adam yine sinirlenmiş aradan yarım saat filan geçmiş, adam ilerde aynı vosvosun bir ağaca bindirdiğini görmüş.. Hemen durmuş ve vosvosun şöförünün yanına gitmiş ve demiş ki..:
- Bak görüyosun dimi o kadar hızlı gitmenin sonucunu.. Bana ööle "vosvosu biliyo musun" diye laf atacağına önüne baksaydın ya..
- Abi yanlış anlama, ben eğer biliyorsan frenin nerede olduğunu soracaktım...
fıkranın devamı

- Meraba ben Serkan nasıl yardımcı olabilirim?
- Benim telefonda bi problem var bankomatta işlem yapamadım
- Peki ilk önce telefonunuzun ''menü" tuşuna sonra da ''5'' tuşuna basın...
- Evet... Tamam...
- Ekranda ne var şimdi?
- Show tv... - ???

-İyi günler kredi kartı başvurunuz için aramıştım sizi...
- Tabi buyrun..
- Mesleğiniz nedir acaba?
- Hayat kadını...
- ... Özel sektör yazıyorum ben...
- O da olur!...

Kadın : Merhaba ben kredi kartınızla köpek almıştım...
Yetkili: Evet efendim?...
Kadın : Bu köpeğin kulakları duymuyor. Acaba sigorta kapsamına giriyor mü?
Yetkili: Ben bi üstüme danışayım !!!?!!...

İyi günler, nasıl yardımcı olabilirim?
- Para çekemiyorum ben...
- Şifrenizi yanlış giriyormuşsunuz Ahmet bey!...
- Şifre mi? Benim şifrem hep aynıdır, İstanbul'un kurtuluşu...
- Lütfen, bana şifreyi söylemeyin efendim.
- Hah, tamam hatırladım, 1956!!!
- Efendim o İstanbul'un kurtuluşu değil ama...
- Yaaaa!... Kaçtı İstanbul'un kurtuluşu?
- Efendim ben malesef söyleyemem bunu size.
- Niye sen de mi bilmiyosun?...
- Biliyorum, ama güvenlik açısından benim şifreyi bilmemem gerekiyor.
- Ben sana şifreyi sormuyorum ki!... İstanbul'un kurtuluşunu soruyorum.
- Evet, ama... ???!!!

- Alo ben Konya, Ya benim bu printer çalışmıyor!...
-Windows'ta mı çalışıyor?
- Evet
- Bilgisayar printerı görüyor mu Konya?
- Evet, karşı karşıyalar!...

- Şu an bankanızın ATM'sinden maaşımı çekemiyorum.
- Üzgünüz efendim geçici bir hatadan ötürü şu an tüm sistemlerimiz off'tadır.
(Bir saat kadar sonra yine arar)
- Ben şu an Of'dayım ve hala paramı çekemiyorum...

-Güvenliğiniz için bir kaç soru sormam gerekiyor.
-Doğum yeriniz?
- Erzurum...
- Doğum tarihiniz?
- 23 Ocak 1957
- Annenizin evlenmeden önceki soyadı?
- Anamı karıştırma bu işe

fıkranın devamı

AMERİKALILARIN KAFATASININ ICINDE NE VAR?

Amerika'da yasayan bir Turk'den gelen mesaj:

Butun arkadaslara merhaba. Bugune kadar sahit oldugum olaylar aklima, basliginda belirttigim soruyu getirdi. Bazi olaylari size de anlatiyorum.Bu konuda herkes kendi kararini vermekte ozgurdur.

AMERIKALILARIN KAFATASININ ICINDE NE VAR?

En son basima gelen hadiseden baslayayim. Dun (2 Ekim Cumartesi) sabah 9`da, AT&T adli dunyaca meshur telefon firmasindan aradilar. "Bize uye olmak istermisiniz?" dediler. (Burada telefon sirketini kendin belirliyorsun, Turkiye`deki gibi tek sirketin yani Turk Telekom`un tekeli yok) Ben, "Turkiye`yi aramanin dakikasi kaca?" dedim, telefondaki "45 cent" dedi. "Ben, 10 dakikalik gorusmeyi 2$`a yapiyorum" dedim. "Iyi ya, bizimkisi 2$ degil 45 cent" dedi. "Bak kardesim, ben 2$`a 10 dakikalik gorusme yapiyorum, anlatamadim mi" dedim. Bana "O zaman dakikasina kac para veriyorsunuz?" demez mi? Kendi kendime "Al iste, sabah sabah bir gerizakali Amerikali daha" dedim.Kendisine kibarca izah ettim: "10 dakika 2$`sa dakikasi 20 cent yapar" dedim. Telefondaki beyinsiz "Mumkun degil bu kadar ucuza olamaz, siz islem hatasi yapmissinizdir" dedi. Kendi kendime "Sen beni Amerikali mi zannettin ki, 2$`i 10`a bolerken islem hatasi yapayim" dedim ve sabah sabah gunaha girmemek icin "Kardesim, sagol, ben sizin sirkete uye olmayacagim" dedim ve kapattim.

Gecenlerde McDonalds`da 3.01$ tutan borcumu odemek icin 5$verdim, 1 cent daha verdim. Herif, once 5$`dan ne kadar para ustu vermesi gerektigini hesap makinesi ile hesapladi, once hesap makinesinin gosterdigi 1.99$`i bana bir suru bozukluk olarak geri verdi, sonra 1 cent daha verdi. Ben "Niye bu kadar bozukluk veriyorsun, direk 2$ kagit para versene" dedim. Kusbeyinli, bu sefer 5.01`den 3.01`i cikardi ve hesap makinesinde 2 rakamini gorunce bendeki parayi alip, 2$ verdi. Simdiye kadar hicbir magazada, kasiyerlerin bozuk para odemek zorunda kaldiklarinda bir miktar daha isteyip, butun para geri cevirebildiklerini gormedim. Mesela hesap 15.25$ tutsa ve siz 20 $ verseniz, size 4 tane 1`lik, 3 tane 25 centlik verirler. hicbirisi 1 tane 25cent alip, tek bir 5dolarlik geri cevirmeyi dusunemez/hesap edemez.

Buyuk bir magazanin girisine ve raflarina su uyariyi asmislardi: "Magazamizda gizli kamera sistemi vardir." Daha sonra sunu eklemeyi ihmal etmemisler, malum bu yaziyi okuyan Amerikalilar "Bana ne, ben zaten buraya gizli kamera sistemi almaya gelmedim" diyebilir diye. "Gizli kamera sistemi sayesinde, yapilan hirsizliklari tesbit edebiliyor ve mahkeme onunde delil olarak gosterebiliyoruz."

Bir bankanin ATM karti muracat formunda su paragrafin altini imzalamanizi istiyorlar:" 5 haneli banka sifremi sayilardan ve harflerden olusturacagima, sifrenin tamaminda ayni rakami veya harfi kullanmayacagima, Q ile 0`i, 2 ile Z`yi birbirine karistirmayacagima..... soz veririm" Anlasilan bankaya gelen bircok sifre probleminde bunlari birbiri yerine kullanip da unutan o kadar cok insan vardi ki bu paragrafi eklemeye luzum gormusler

Su olayi da bir arkadastan duydum, gercek oldugunu soyledi: Kadinin, biri evine yeni bir mikrodalga firin almis. Kadinin, bir de cok sevdigi bir kedisi varmis. Birgun kadinin, kediyi yikamasi gerekmis. Tabi kediyi yikadiktan sonra bir de kurutmak lazim. Aklina bu isi cabucak halledebilecegi parlak(!) bir fikir gelmis. Islak kediyi alip, mikrodalganin icine koymus. Tabi zavalli kedi, mikrodalganin kapagi tekrar acildiginda olu bir sekilde firinin icinde boyluca yatiyormus. Bu durum karsisinda kadin, sevgili kedisini kaybetmenin intikamini almak icin mikrodalga ureticisi firmanin aleyhinde yuklu bir tazminat davasi acmis. Mahkemenin karari ise su: Uretici firma, firinin kullanma klavuzunda "Icinde kedinizi kurutmayiniz" yazmadigi icin sucludur ve istenen tazminati odemekle yukumludur.

Su hadiseleri hepiniz duymussunuzdur: CD suruculer Japonya`da uretilip Amerikan piyasasina ilk girdiginde Amerikalilar`in "Su japonlar ne pratik insanlar, kolaylik olsun diye bilgisayarlara 'mug holder' (seramikten yapilan buyuk bardaklar ki Amerikalilar kahve ve corba icmek icin cok kullanirlar) ilave etmisler" diyerek bir cok CD surucunun 'tray' (CD surucunun CD-ROM koymak icin disariya cikan kismi, CD tepsisi) kısmını içi dolu agir bardaklari koymak suretiyle kirdiklarini; bilgisayarda "Press any key to continue" yazisi çıkınca fellik fellik klavyede 'any' yazili tusu aradiklarini duymayan yoktur.

Isin tuhafi, galiba Amerikalilar`da salak olduklarinin farkinda. Bir gun Elektromanyetik dersinde cocuklara soru cozerken "Biz, bu dersi 2. sinifta aliyoruz" dedim (burada son sinifta okutuluyor). Cocugun biri daha evvel Turklerle kalmis, onlari o kadar zeki bulmus ki, bana "Ortaokul iki de mi, lise iki de mi?" diye sordu. Ben de "İlkokul ikide" diyecektim de cocuklarin gerizekaliligini yuzlerine vurmak gibi olmasin diye "Universite iki" dedim.

Hepinize sevgilerimle...

A. B. . Syracuse University Department of Electrical Eng.& Computer Science
fıkranın devamı

Bilgisayar acilis mesajlari:
- Ad Soyad girin
- Sifrenizi girin
- Ikametgah girin
- Nüfus sureti girin
- Annenizin gen? kIzlIk soyadInI girin
Internette gideceginiz adresi yazdiktan sonra ekrana
gelen mesajlar:
- Emin misiniz?
- Ciddi misiniz?
- Bak son defa soruyorum!
- Gunah benden gitti, bagliyorum.
fıkranın devamı

Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses :
-Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış :
-Uçak düştü kurtulan olmadı!
Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında :
-Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş :
-Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı...
Allah'a şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış :
-Ulan evlenirken neredeydin!
fıkranın devamı

Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken
kulağında bir ses :
-Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış :
-Uçak düştü kurtulan olmadı!
Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek,
aynı ses kulağında -Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve,
sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş :
-Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı...
Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış,
tam binerken yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış :
-Ulan evlenirken neredeydin!
fıkranın devamı

Fransada araba fren sistemleri yarışması düzenlenmiş.ilk fransız sürücü geçmiş arabasına.
bir.iki.üç..dört..beş.
yüzkırk km hızla giderken pistin sonundaki duvara otuz metre kala basmış frene araba on metre kala zank durmuş.
tribünlerde büyük bir alkış.
pilot büyük bir gururla arabadan inmiş.
gazetecile sormuşlar bu fren sistemi ne diye.
pilot gene gururla
a.s.f (yani anti blokaj sistem) demiş.
sonra alman geçmiş pistin başına arabsıyla.
bir.iki.üç.dört.beş.
duvara yüzelli km hızla giderken bir fren.beş metre kala araba zannkk diye durmuş.
tabii trübünlerden gene büyük bir alkış.pilot gururla arabadan inerken sormuş gazeteciler
-bu ne sistemi diye.
pilot
-s.a.b.s yani (süper anti blokaj sistem) demiş,
sıra bizi türke gelmiş.
binmiş brodway marka arabasına
bir.iki.üç.dört.
yüz km hızla giderken duvara atmış yetmiş metre kala basmış frene.
araba bir sağa bir sola kaymış.ama büyük bir gürültüyle duvara çarpmış.herkeste bir heyacan. tuğla yıkıntılarının altından heryanı toz içinde çıkmış bizim pilot.sormuşlar tabi bu ne sistemi diye bizimki yıkıntılardan çıkarken üzerinin tozlarını hem silkiyomuş hemde cevap veriyomuş
-a.s.f.
yani (***na *oktuğumun freni.)
..................................lütfen oy verin
fıkranın devamı

Temel tarlada çalışırken Fadimeyi gözüne kestirmiş, götürecek. Ancak etrafına bakınmış, arkasına saklanabilecekleri bir kaya bile yok. En sonunda tren raylarının arasına girmeye karar vermişler. İşe koyulmuşlar. Aradan bir süre geçmeden tren düdük çalarak gelmeye başlamış. Fakat bizimkilerde hiç tepki yok, işe devam ediyorlar. Derken tren tam önlerinde durmuş. Olay mahkemeye intikal etmiş. Hakim Temele dönüp "oğlum tamam gençsin yapacaksın ama trenin düdüğünü duymadınızmı" diye sormuş. Temel "valla hakim bey, tam o sırada ben geliyorum, Fadime geliyor, tren geliyor. Bende "freni olan dursun" dedim.
fıkranın devamı

Temel nişanlısı Fadime'yi gezdirmek için arabasına bindirir.
Vitese atarken, eli hafif yollu nişanlısının bacağına değer. Fadime kıpkırmızı kesilir..
Bir süre sonra evlenirler ve balayına çıkarlar.
Bodrum'da otelin önüne gelince Temel kontağı kapatır El frenini çekerken, eli yine Fadime'nin bacağına değer. Fadime yine kızarır ve Temel'e;
"Ula artuk evlenduk, daha ileri gidebilursun" der..
Temel arabayı çalıştırır ve Kuşadası'na doğru yola koyulurlar.

fıkranın devamı

Temel kamyonu ile dik bir yokuştan süratle inerken birden kamyonun freni patlamış. Telaşla kamyonu nereye süreceğini düşünürken sağında kalabalık bir pazar yeri görmüş. Kamyonu o tarafa sürersem yüzlerce kişi ölür diye düşünürken sol tarafında da boş bir inşaat ve önünde oynayan küçük bir çocuk farketmiş. Bir çocuğun kaybı, yüzlerce kişiyi öldürmekten daha iyidir. Allah'ım, beni affet, diyerek kamyonu o tarafa çevirmiş. Ertesi gün, gazetelerde manşet:"Pazara dalan kamyon 120 kişiyi biçti! Hastanede yatan Temel'e olayı araştıran komiser;
-Oğlum, olay nasıl oldu? Anlat bakalım, demiş. Temel de hala şaşkın: -Amirim, herşey o ufak çocuğun pazar yerine doğru kaçmasıyla başladı.
fıkranın devamı

Temel ile Fadime nisanlilarmis, yerleri yok, arkadaslarindan da bir turlu ev bulamamislar. Elele tarlada yururken Temel donmus ve Fadime'ye yumulmus, o heyecanla yattiklari yerin tren rayi oldugunu görememisler. Baslamislar sevismeye...
Derken uzaktan tren geliyor. Makinist bir bakiyor raylarin üzerinde 2 insan.. sireni çekiyor.. Temelle Fadime tinmiyor, 100 m kala tekrar cekiyor gene kacmiyor bizimkiler, 50m..30m derken imdat frenini cekiyor makinist... Vagonlar birbirine giriyor cok buyuk maddi hasar var...
Hemen Fadime ile Temel'i sucustu mahkemesine cikariyorlar...
Hakim:
-Ya kardesim treni gormedin mi sireni duymadinmi ?
Temel:
-Duyduk hakim bey
-Ula niye kacmadiniz o zaman?.....
-Valla hakim bey bir baktim ben geliyorum, fadime geliyor, tren geliyor..... Dedim ki "FRENI OLAN DURSUN..."
fıkranın devamı

Temel üç beş kuruş parasıyla bir anadol marka araba alır.Arabanın freni tutmaz bişe yapmaz ve sanayiye götürüp yaptırmak için yola çıkar.Kırmızı ışıkta bekleyen son model bir mersedese duramayıp arkadan geçirir.Mersedesin içinden uzun boylu paltolu iri yarı bir adam iner.Temel de iner arabadan ürkek bir ses tonuyla
_Ya abi kusura bakma yeni aldım yaptırmaya gidiyodum duramadım bütün paramı arabaya verdim gözünü seveyim etme eyleme bi babalık yap ben nasıl yaptırırım senin arabanı ne olur çoluk çocuk aç ekmek bekler çalışmak için aldım yap babalığını ...adamı lafa boğar.Adam,
_Tamam ulen tamam ağlama hadi git gözüme görünme der.Temel,
_Baba sağol biliyodum babalık yapacağını allah razı olsun ne muradın varsa versin felan der ve binerler arabalara giderler.Aradan yarım saat geçer geçmez yine kırmızı ışıkta bekleyen son model bir arabaya arkadan duramaz ve bindirir.Bir bakarki yine aynı mersedes yine aynı adam.Yine inerler aşağı Adam,
_Ulan ben sana demedimmi gözüme görünme bula bula benimi buluyon lan bugün hep.Seni ne yapıyim şimdi söyle hee söyle başka tanıdığın kimse yokmu lan bu memlekette..Temel,
_Yaaa babaa aksilik işte yine sana rastladı yaparsın bilirim babalığını anlattım sana durumumu baba yapma kurbanın olurum affet bu kardeşini kasıtlı yaparmıyım abi hadi ne olur affet gözünü seveyim bak söz hemen ara yollardan giderim bi daha görmezsin yavaş giderim ne olur bırak gidiyim.Adam,
_Ulen bak bu son olsun kaybol hemen kaybol gözüm görmesin seni der ve binerler arabalara giderler.Aradan 1 saat felan geçer ve yine kırmızı ışıkta duran bir arabaya duramaz ve arkadan bindirir adam arabadan iner bir bakarki yine bizim temel.Temel arabadan hiç inmez camı aralar ve
_Baba benum ben..
fıkranın devamı

temel tır soförüymüş.bir gün bir yokuştan aşağı inerken tırın freni patlamış.tır gittikçe hızlanıyormuş.temel tırı yavaşlatabilmek için ya sağa yada sola çevirmesi gerektiğini farketmiş.sağa bakmış orda bir çocuk oyun oynuyor.sola bakmış solda bir pazar yeri kurulu "eger sola çevirirsem pazara girerim yüzlerce kişi ölür,ama sağa çevirirsem sadece bir çocuk ölür" diye düşünmüş.ve tırı sağa yani çocuğa taraf çevirmiş.ve olay olmuş bitmiş.ertesi gün gazete manşetlerinde şöyle yazıyor.''yük dolu bir tır pazar yerine girdi yüzlerce ölü var''.busırada temel mahkemeye çıkartılmış.hakim sormuş ''oğlum niye tırı çocuğa değilde pazara taraf çevirdin''.temel cevap vermiş'' efendum valla benim bir suçum yok.ben tırı çocuğa taraf çevirdim ama çocuk pazara kaçtı".
fıkranın devamı

Temel'in kullandığı kamyonun freni patlar.Yokuştan inmeye henüz başlamış olan temelinbirşeyler yapması için fazla zamanı yoktur.
Temel sağına bakar kumda oynayan bir çocuk,soluna bakar pazar yeri.Kararını verir ve direksiyonu tek kişi olduğu düşüncesiyle sağa çocuğa kırar

Tüm radyo ve televizyonlar yayınlarına ara vererek duyururlar haberi; yokuş aşağı inerken freni patlayan kamyonun pazar yerine dalması sonucu yüz kişi ölmüş yüzelli kişi yaralanmıştır...
Röportaja giden gazeteci Temele olayın nasıl gerçekleştiğini sorar
Temel'in cevabı kısadır;
-Herşey çocuğun korkup pazar yerine kaçmasıyla başladı...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama