temel birgün rüyasında ak sakallı bir dede görmüş bu dede temeli bir yere çağırmış.neyse temel ertesi günü koşa koşa kahveye gitmiş rüyasında ne gördüğünü dursuna anlatmış.tesadüf ya dursunda rüyasında aynı ddeyi görmüştür.öyle böyle derken dedenin çağırdığı yere gitmeye karar vermişler.gitmişler ki birde ne görsünler gerçekten rüyalarında gördükleri dede orada;
dede-size 3 er tane yumurta vereceğim bir dileğiniz olursa kırmanız yeterlidir deyip duman olup gitmiş.bu iki arkadaş ardında evlerine dağılırken temelin birden aklına ben bu yumurtaları eve götürürsem bizim hanım kırar yer ben hiçbir bok yiyemem sonra demiş atlamış şehir ootobüsüne gelmiş istanbula bir bakmışki 40-50 katlı gökdelenler kırayım demiş yumurtanın birtanesini benimde bir gökdelenim olsun diye kırmış hemen bir gökdelen dikilmiş gözünün önüne birsüre sonra harika bir villa görmüş birtanede ben istiyorum diye yumurtanın ikincisinide kırmış.harika bir villası olmuş.son yumurtasınlada her milletden birer tane hatun istemiş harem kurabilmek iççin.gel zaman git zaman ya demiş bizim dursun ne yaptı acaba atlamış gitmiş köye dursunu sormuş ama köyde tanıyan yokmuş muhtara git demişler köy cenaati muhtar dursunun köyün dışında bir evde yalnız başına oturduğunu söyleyince temel soluğu orada almış hemen çalmış kapıyı.dursun açmış kapıyı.dursunda hiçbir değişiklil göremeyen temel sormuş hayırdır dursun ben gökdelenler evler zevcelker aldım sen ne yaptın yumurtaları.dursun cevap vermiş:
-tam eve geldim kapıyı açacaktımki yumurtalardan birtanesi kırıldı 'a siktir'dedim.gökten sikler yağmaya başladı.ikinci yumurtayı da sikleri kaldır diye kırdım bir baktım benimkide yok üçüncüylede kendiminkini zor getirdim
fıkranın devamı
temel ile dursun amerikaya gezmeye gitmişler.her gördüklerine bakıp ula medenıyetun közunı seveyim demiş dursun.şu gökdelene bak medenıyetın gözunı seveyım, şu heykele bak medeniyetin gözuni seveyim,şu kamyona bak medeniyetin gözunı seveyim adamlar yapmıs da demıs...derken bataklıkta dolasırlarken dursun bataklığa düşmüş ve dev bir timsah ona doru hızla yüzmeye başlamış dursun yardım ıstemeiş temelden.temelde bağirarak "gözuni sevdumin medeniyeti adamların cankurtaranı LACOST demiş.
fıkranın devamı
Bir gün temel ile dursun amerikaya giderler.amerika sokaklarında gezinirken büyük bir merakla etrafa göz gezdirirler.temel büyük büyük gökdelenlere hayretle bakar ve dursuna dönüp:
_ula dursun bi adam bu gökdelenlerin üzerinden düşse iki günde anca yere varıp,ölür.
Dursunda temele dönüp:
_ulan salak sende iki gün aç susuz kalırsan sende ölürsün der.
fıkranın devamı
temel ile dursun amerikaya gezmeye gitmişler.her gördüklerine bakıp ula medenıyetun közunı seveyim demiş dursun.şu gökdelene bak medenıyetın gözunı seveyım, şu heykele bak medeniyetin gözuni seveyim,şu kamyona bak medeniyetin gözunı seveyim adamlar yapmıs da demıs...derken bataklıkta dolasırlarken dursun bataklığa düşmüş ve dev bir timsah ona doru hızla yüzmeye başlamış dursun yardım ıstemeiş temelden.temelde bağirarak "gözuni sevdumin medeniyeti adamların cankurtaranı LACOST demiş.
fıkranın devamı
Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün Newyork üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur.
İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır.
- Pardon. Ben neredeyim acaba? diye sorar.
- Yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içindesin. der adam.
Yönetici sinirlenir:
- Sen mühendissin değil mi? diye sorar.
- Evet. der adam. Nereden bildin?
- Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin cevap 100% doğru fakat hiç bir işime yaramyor.
- Sen de yöneticisin değilmi?
- Evet sen nereden bildin?
- Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmusun. Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu.
fıkranın devamı
Bir adam barda tek başına yavaş yavaş içiyormuş,
Diğer köşede onun gibi yalnız bir adam daha varmış,
Adamımız bu adamın yanına gitmiş ve;
''Şu karşıdaki 50 katlı gökdeleni görüyormusun demiş''
''Evet'' demiş adam
''Niye sordunuz?''
Bizimki
''Bu gökdelenin ortalarında çok ilginç bir hava sirkülasyonu var'' demiş.
''50. kattan atlayan birisi ölmeden yere ulaşır'' diyerek lafını tamamlamış.
Adam gülmüş normal olarak.
Bizimki
''Sarhoş olduğum için bana inanmıyorsun değilmi?'' demiş.
''O zaman varmısın benimle bahse girmeye.''
''Garsonda şahit olur'' demiş.
''Tamam'' demiş adam ''100$ için sen 50. katdan atla o zaman'' demiş.
Bizimki:
''Tamam o zaman 100'er $ garsona verelim. Ben aşağı canlı inersem 200 $ alırım''
Bizimki çıkmış gökdelenin 50. katına,
Bırakmış kendini boşluğa,
Başlamış aşağı dğru düşmeye.
50-49-48-35-24-19-12-8-4-3-2-1
Bizimki az sonra gülerek bardan içeri girmiş.
Adam hayretler içinde.
''200 $ hak ettin'' demiş.
Bizimki '' 200 $ daha koy çık sende atla'' demiş
''Aşağı indiğinde 400 $ senin olur'' demiş.
Adam memnuniyetle ''Olur'' demiş.
Adam çıkmış gökdelene kendini boşluğa bırakmış.
50-49-48-35-24-19-12-8-4-3-2 derken adam yere çakılıp ölmüş.
Bizimki sırıtarak garsona dönmüş.
Garson 400 $ uzatırken.
''Ya Süperman içince çok adi oluyorsun'' demiş.
fıkranın devamı
Bir gün temel ile dursun amerikaya giderler.amerika sokaklarında gezinirken büyük bir merakla et...
fıkranın devamı
Adamın biri yüksek bi gökdelenin önünden geçiyormuşderken kafasına 2 tane halka düşmüş a...
fıkranın devamı
Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün New York üzerinde balonla dolaşm...
fıkranın devamı
Bu soru Kopenhagen' daki bir Üniversitenin fizik sınavından alınmıştır: "Bir gökdelenin yüksekliğini barometre ile nasıl bulursunuz, anlatınız."
öğrencilerden birinin cevabı : " Barometrenin ucuna bir ip bağlarsınız. sonra gökdelenin tepesinden asıp sallarsınız. Barometre yere değdiğinde ipin boyuyla barometrenin boyunun toplamı gökdelenin yüksekliğini verecektir."
Bu oldukca orjinal cevap hocayı çileden çıkartmaya yetti ve öğrenci dersten kaldı. Öğrenci cevabının doğruluğu konusunda itirazda bulundu ve Üniversite durumu çözmek için başka bir hoca gönderdi.
Bu noktada öğrenci hakkında ne düşünürdünüz? Sizin kararınız ne olurdu ? Çocuk kalmalı mı geçmeli mi ?
Yeni hoca, cevabın aslında doğru olduğuna fakat kayda değer bir fizik bilgisinin varlığını göstermediğine karar verdi. Sorunu çözmek üzere ; Öğrencinin en azından asgari bir temel fizik bilgisi olup olmadığını anlamak için ona altı dakika vererek sorunun sözlü cevabını vermesi kararını aldı. İlk beş dakika genç sessizliğe gömüldü. Alnı düşünceden kırış kırış olmuştu. Hoca zamanın tükenmekte olduğunu hatırlattığında genç çesitli cevaplarının olduğunu fakat hangisini kullanacağına karar veremediğini söyledi. Tekrar acele etmesi tavsiye edilince genç şöyle cevapladı:
"İlk olarak, barometreyi gökdelenin tepesine çıkartıp kenarından aşağı bırakıp yere inene kadar geçen süreyi ölçersiniz. Binanın yüksekliği (H==0.5 x g x t kare) formülü uygulanarak hesaplanabilir. Fakat barometre için kötü bir seçim..."
" Veya güneş parlıyorsa, barometrenin yüksekliğini ölçersiniz. Sonra onu bir yere dikip gölge uzunluğunu ve sonra da gökdele - nin gölge uzunluğunu ölçebilirsiniz. Bundan sonrası basit bir orantıyı çözmek olacaktır"
"Fakat bu konuda çok bilimsel bir cevap istiyorsanız barometrenin ucuna bir sicim bağlayıp onu bir sarkaç gibi sallandırabilirsiniz ; önce yer seviyesinde daha sonra da gökdelenin tepesinde. Yüksekligi T==2pi kare kvk (I /g)formülündeki farktan yararlanarak bulabilirsiniz."
"Yahut da gökdelenin dışarısında bir yangın çıkış merdiveni varsa barometreyi bir cetvel gibi kullanarak yukarıya çıkarken gökdelenin boyunu barometre yüksekliği biriminden sayıp bunları toplayabilirsiniz."
"Eğer ille de sıkıcı ve ortodoks olmak istiyorsanız, tabii ki barometre ile gökdelenin tepesindeki ve yer seviyesindeki basıncı ölçer milibar cinsinden çıkan farkı feet'e çevirebilirsiniz ve yüksekliği bulursunuz."
"Ancak bizler daima zihnin bağımsızlığı ve bilimsel metodlar kullanma konusunda teşvik edildiğimiz içindir ki en iyi yol şüphesiz hademenin kapısını çalmak ve yeni bir barometre isteyip istemediğini sorarak gökdelenin yüksekliğini söylemesi durumunda ona bu barometreyi vereceğimizi söylemek olurdu."
Şimdi genci dinledikten sonra hala aynı şeyi mi düşünuyorsunuz ? Geçmeli mi kalmalı mı ?
Öğrencinin adı : Niels Bohr, Fizik'te nobel ödülü kazanan tek Danimarkalı
fıkranın devamı
bir gece iki adam barda oturup içiyorlarmış. Daha yeni tanışmışlar. Ama ikiside birbirinden sarhoşmuş. Sohbet ederken biri diyerine demişki;
-şu karşıdaki gökdelenin çatısından atlarsan 14. katında hava akımı vardır durursun demiş. Diğeride tabiki olurmu öyle şey saçmalama demiş. En sonunda 100 dolarına iddiaya girmişler. 1. adam çıkmış atlamış, gerçektende 14. kata gelince pat diye durmuş, bir kuş gibi pervaza konmuş. Diğeri bunu görünce çok şaşırmış bende atlıyım bari demiş ve atlamış ama o durmamış ve yere çakılmış ölmüş. 1. adam içinden keşke 100 doları verdikten sonra yapsaydın bu aptallığı deyip bara geri dönmüş. Olanları gören barmen adama dönmüş ve demişki;
- içince çok adileşiyorsun süpermen.
fıkranın devamı
Sarah daha 17 yaşındaymış. Ama günlerdir gözleri yaşlı geziyormuş evde. Babası biraz sıkıştırınca korkunç gerçeği öğrenmiş. Sarah çocuk yaşta gebe kalmış. Kimden? Milyarder iş adamı Elie Epstein'dan.
Baba, atladığı gibi Elie denilen adamın iş yerine gitmiş. Adını taşıyan gökdelenin 52. katındaki bürosuna dalmış. Epstein, kızın babasının geldiğini duyunca, Yönetim Kurulu toplantısını yarıda kesip yanına gelmiş.
- Dur, söyleme, niye geldiğini biliyorum,
demiş.
- Bir halt ettim, ama kendimi affettireceğim.
- Nasıl affettirebilirsin ki?
demiş kederli baba.
- Kızım bugün yarın ana olacak, daha 17 yaşında...
- Biliyorum,
demiş Epstein.
- Ama sana önerim şu: Kızına, doğum yaptığı gün, 10 milyon dolar vereceğim, ömür boyu rahat etsin diye. Sana ve eşine de, çektirdiğim acılar için, birer milyon dolar. Dur, bitmedi! Doğacak çocuğun bakımı, eğitimi için de size her ay yüz bin dolar vereceğim...
- Tamam,
demiş kederli baba.
- Ama ya düşük yaparsa? Bir şans daha verirsin değil mi kızıma?
fıkranın devamı
Gökdelenin asansörü bozulmuştu. İki arkadaş yirminci kata kadar merdivenleri çıkmak zorunda kalınca, her katta gülünç bir fıkra anlatmaya karar verdiler. Böylece tam on dokuzuncu kata çıkmışlardı ki, bir tanesi:
- Şimdi, dedi. En şahanesini anlatacağım. Kapının anahtarı arabada kaldı...
fıkranın devamı
Temel ile dursun amerikada itfayecidir.Birgün gökdelenin birinde yangın çıkar tabi temel ıle dursun`da olay yerıne gelmistir.
Dursun:
- Temel ben yukarı cıkıp sag kalanları asagı atayım demiş.
fıkranın devamı
Temel, New York'taki gökdelenlerden birinin 53. katında çalışırken aniden
ayağı kaymış ve aşağı doğru uçmaya başlamış... 52, 51, 50, 49, 48...
Katları yıldırım hızıyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1'inci kata
geldiğinde kafasından şimşek gibi şu düşünceler geçmiş:
- Sağa çok şükür Tanrum, haburaya kadar sağ sağlim celduk... Birinci kattan düşsen de nasil olsa pişeycukler olmaz
fıkranın devamı
Temel köyünden İstanbul'a gelir. İstanbul'da büyük bir gökdelen görür bu büyük gökdelene baka kalır katlarını saymaya başlar. Bunu gören yankesici temel yanına yanaşır ve:
-Kaç kat saydın,kaç kat saydıysan kat başına para vereceksin.
-Temel 28 der ve ücreti öder.
Adam parayı alır gider,arkasından temel UYY KANDIRDIM ENAYİYİ 35 KAT SAYMIŞTIM.
fıkranın devamı
Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün Newyork üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur.
İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır.
- Pardon. Ben neredeyim acaba? diye sorar.
- Yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içindesin. der adam.
Yönetici sinirlenir:
- Sen mühendissin değil mi? diye sorar.
- Evet. der adam. Nereden bildin?
- Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin cevap 100% doğru fakat hiç bir işime yaramyor.
- Sen de yöneticisin değilmi?
- Evet sen nereden bildin?
- Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmusun. Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu.
fıkranın devamı
temel birgün rüyasında ak sakallı bir dede görmüş bu dede temeli bir yere çağırmış.neyse temel ertesi günü koşa koşa kahveye gitmiş rüyasında ne gördüğünü dursuna anlatmış.tesadüf ya dursunda rüyasında aynı ddeyi görmüştür.öyle böyle derken dedenin çağırdığı yere gitmeye karar vermişler.gitmişler ki birde ne görsünler gerçekten rüyalarında gördükleri dede orada;
dede-size 3 er tane yumurta vereceğim bir dileğiniz olursa kırmanız yeterlidir deyip duman olup gitmiş.bu iki arkadaş ardında evlerine dağılırken temelin birden aklına ben bu yumurtaları eve götürürsem bizim hanım kırar yer ben hiçbir bok yiyemem sonra demiş atlamış şehir ootobüsüne gelmiş istanbula bir bakmışki 40-50 katlı gökdelenler kırayım demiş yumurtanın birtanesini benimde bir gökdelenim olsun diye kırmış hemen bir gökdelen dikilmiş gözünün önüne birsüre sonra harika bir villa görmüş birtanede ben istiyorum diye yumurtanın ikincisinide kırmış.harika bir villası olmuş.son yumurtasınlada her milletden birer tane hatun istemiş harem kurabilmek iççin.gel zaman git zaman ya demiş bizim dursun ne yaptı acaba atlamış gitmiş köye dursunu sormuş ama köyde tanıyan yokmuş muhtara git demişler köy cenaati muhtar dursunun köyün dışında bir evde yalnız başına oturduğunu söyleyince temel soluğu orada almış hemen çalmış kapıyı.dursun açmış kapıyı.dursunda hiçbir değişiklil göremeyen temel sormuş hayırdır dursun ben gökdelenler evler zevcelker aldım sen ne yaptın yumurtaları.dursun cevap vermiş:
-tam eve geldim kapıyı açacaktımki yumurtalardan birtanesi kırıldı 'a siktir'dedim.gökten sikler yağmaya başladı.ikinci yumurtayı da sikleri kaldır diye kırdım bir baktım benimkide yok üçüncüylede kendiminkini zor getirdim
fıkranın devamı
Temel, New Yorktaki gökdelenlerden birinin 53. katinda çalisirken aniden
ayagi kaymis ve asagi dogru uçmaya baslamis... 52, 51, 50, 49, 48...
Katlari yildirim hiziyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1inci kata
geldiginde kafasindan simsek gibi su düsünceler geçmis:
- Saga çok sükür Tanrum, haburaya kadar sag saglim celduk... Birinci kattan
düssen de nasil olsa piseycukler olmaz.
fıkranın devamı
Temel köyünden Istanbula gelir. Istanbulda büyük bir gökdelen görür bu büyük gökdelene baka kalir katlarini saymaya baslar. Bunu gören yankesici temel yanina yanasir ve:
-Kaç kat saydin,kaç kat saydiysan kat basina para vereceksin.
-Temel 28 der ve ücreti öder.
Adam parayi alir gider,arkasindan temel UYY KANDIRDIM ENAYIYI 35 KAT SAYMISTUM.
fıkranın devamı
Temel, New Yorktaki gökdelenlerden birinin 53. katında çalışırken aniden ayağı kaymış ve aşağı doğru uçmaya başlamış..52, 51, 50, 49, 48... Katları yıldırım hızıyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2..Ve 1inci kata geldiğinde kafasından şimşek gibi şu düşünceler geçmiş:
-"Sağa çok şükür Tanrum, haburaya kadar sağ sağlim celduk..Birinci kattan düşsen de nasil olsa pişeycukler olmaz"
fıkranın devamı
Kategoriler
Dost Siteler
etiketlertikim Boks Kalıba Turkish Sünnetçi Tanık Türk Marangoz Temel David Fark Dünya matematik Teyzesiyim Akvaryum Maymun Enayi Kambur Eşşek Bunak Tabi Gelmedik Tuvalette Hocanın yigit-ozgur-1257 Spiker İçinde Değmez Bebekler Krem Planımız Kıvılcım dolmuş Hasta Pijama Bilim Kulak Futbol Tavana Maskeli yigit-ozgur-1010 Aynı Cüzdan Teke Düzmantık Gizlisi İddacı Alışkanlık Şükürler İsim Utanmış Kolay Yabancı Salatalık Melemez