Görüyorum Fıkraları

loading...

Hoca birgün kasabaya et aLmaya gider ve Kasap dükkanına girecekken eşşeğini trenin arkasına bağLar. Tabi tren harekete geçer bizim eşşek şehre yoLcuLuğa çıkar. hoca kasaptan çıkınca eşşeğini göremez ve haLiyLe aramaya başLar çok yoruLan hoca bir oteLe gider ve odasındaki yatağı çok beğenir bozmaya kıyamaz ve yatağın aLtına girer bu arada oteLe yeni evLi bir çift geLmiş odaLarı karıştırıp hocanın odasına girmiştir. Erkek (karısına) : hayatım senin gözLerinde tüm istanbuLu görüyorum. Hoca (kafasını yatağın aLtından çıkartıp): Loo benim eşşeğide görimisin?
fıkranın devamı

Hoca bir gün karısına :- “Hatun” demiş, “Şu bizim komşu, çarıkçı, Mehmet ağanın adı neydi ?”- “...
fıkranın devamı


temmelle dursun bir gün kamp yapmaya gitmişler kurmuşlar cadırı akşam olmuş yorgunlukla yatmışlar sonra temel uyanmış dursunuda uyandırmış demişki dursun bak bakim yukarıya ne görüyorsun dursunda demişki yıldızları görüyorum
temel= bunlar sana ne ifade ediyor demiş
dursun=astrolojik olarak saman yolunu metorolojik olarak havanın yarın güzel olacağını bizim köydede saatin 3 olduğunu gösteriyor demiş
dursun=peki sana ne ifade ediyor demiş
temel=LAN SALAK ÇADIRI ÇALMIŞLAR



fıkranın devamı


Seksoloji profösörü, konuşmasının sonunu şöyle bağladı:

- "Gördüğünüz gibi, insanların duydukları cinsel istek herkeste aynı şiddette ve aynı zamanlarda olmuyor.Örneğin kimi kişiler bu isteği her gün duyuyorlar.İçinizde bu durumda olanlar elini kaldırsın lütfen."

Hemen hemen salonun yarısı elini kaldırdı.

- "Güzel, dedi profesör. Görüyorum ki çoğunluk bu gruptan.Bazıları ise gün aşırı cinsel birleşme isteği duyarlar."

Yine epeyce el havaya kalktı.

- "Bazıları, artık iyice yaşlanmış olanlarımız ayda bir cinsel istek duyarlar."

Sekiz el kalktı havaya.

- "Artık bu isteğin bitmek üzere olduğunu duyanlar senede bir heyecanlanırlar" diye devam etti sözlerine profesör. Şimdi onları görelim dedi.

Bir el kalktı havaya ama yaşlı adam heyecanla hoplayıp zıplamaktaydı.

- "Ama nedir bu haliniz, telaşınız kuzum?" diye sordu doktor.

El sallayan adam, gözlerinin içi sevinçten gülerek seslendi :

- "Bugün, bugün!..."

fıkranın devamı


Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. Güzel bir yemek yiyip bir sise de sarabi devirdikten sonra uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra Holmes uyanir ve arkadasini dürtükler.
"Watson, yukariya bak ve bana ne gördügünü söyle".
Watson cevap verir:
"Milyonlarca yildiz görüyorum."
Holmes sorar:
"Bu sana neyi gösteriyor?"
Watson bir an düsünür ve yanitlar:
" Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolayisiyla milyarlarca gezegenin varligini görüyorum. Yildizlarin konumuna bakarak saatin 3'üçeyrek geçtigini çikariyorum. Teolojik olarak tanrinin kudretini ve kendi acizligimizi görüyorum. Meteorolojik açidan da bugün havanin çok güzel olacagini tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor?"
Holmes arkadasini sabirla dinlemistir ama artik dayanamaz:
"Ulan hiyar, çadirimizi araklamislar!"




fıkranın devamı


Vantrolok eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yükses sesle :
- Afedersiniz !
Bu çıkış üzerine vantrolog ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya başlamışlar, sarışın :
- Görüyorum ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair şakalar yapmaktasınız. Peki söyler misiniz, bu kanıya nereden vardınız ? Tek suçumuz saçımızın rengi mi yani ? Sizin bu yaptığınınz ırkçılık olmuyor mu ? Kadınların birçoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara hakaret etmiş olmuyor musunuz ? Tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor mu ? Söyler misiniz ?!!
Bunun üzerine vantrolog çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesi ile :
- Şey, ... ben özür dilerim, ... sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi ...
Sarışın Vantrolog'un sözünü keser ve :

- Ben sizle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konuşuyorum ! Siz onu savunmayın, o cevap versin.

fıkranın devamı


Doktor muayene saatini sonuna doğru kapıyı açıp, salonda sohbet eden bir hanımla bir bey gördü. Buyurun ikiniz de dedi. İkisi de muayene odasına girdiler, doktor:
-Soyunun, dedi.
Adam soyunmaya başladı, biraz tereddütten sonra kadın da kızara bozara ve sinirlenerek soyundu. Soyunmaları bittikten sonra doktor adama:
-Bayan hep böyle sinirli midir?
-Vallahi bilmem... Ben de ilk defa görüyorum kendisini.

fıkranın devamı


Vantrolok eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yükses sesle :
- Afedersiniz !
Bu çıkış üzerine vantrolog ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya başlamışlar, sarışın :
- Görüyorum ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair şakalar yapmaktasınız. Peki söyler misiniz, bu kanıya nereden vardınız ? Tek suçumuz saçımızın rengi mi yani ? Sizin bu yaptığınınz ırkçılık olmuyor mu ? Kadınların birçoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara hakaret etmiş olmuyor musunuz ? Tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor mu ? Söyler misiniz ?!!
Bunun üzerine vantrolog çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesi ile :
- Şey, ... ben özür dilerim, ... sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi ...
Sarışın Vantrolog'un sözünü keser ve :

- Ben sizle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konuşuyorum ! Siz onu savunmayın, o cevap versin.

fıkranın devamı


temmelle dursun bir gün kamp yapmaya gitmişler kurmuşlar cadırı akşam olmuş yorgunlukla yatmışlar sonra temel uyanmış dursunuda uyandırmış demişki dursun bak bakim yukarıya ne görüyorsun dursunda demişki yıldızları görüyorum
temel= bunlar sana ne ifade ediyor demiş
dursun=astrolojik olarak saman yolunu metorolojik olarak havanın yarın güzel olacağını bizim köydede saatin 3 olduğunu gösteriyor demiş
dursun=peki sana ne ifade ediyor demiş
temel=LAN SALAK ÇADIRI ÇALMIŞLAR

fıkranın devamı


-150 bin dolar,bir gece!Hasta oğlunun tedavisi için.
(3 gün sonra)
-300 bin dolar,bir gece daha!
-İyi de bizim oğlan iyileştiiiii.
-Olsun hastayım sana!
(6 gün sonra)
-800 bin dolar!Another day in Paradise...
-Ya bişey söyliycem,sen gömü falan mı buldun?Abicim manyak mısın nesin?Hasta oğlum iyileşti diyorum sana anlasana.Dışarı da 1000 dolara afet gibi hatunlar var,niye ben ya?Reyting de bir yere kadar...
(12 gün sonra)
-1,2 milyon dolar!2 gün 3 gece tam pansiyon.
-Görüyorum.Bende full as var,ya sende
(14 gün sonra)
-2.5 milyon dolar;40 gün 40 gece...
-Ya sen en iyisi evlensene benle.Daha ucuza gelir.
-Olmaz bunun havası başka!
(18 gün sonra)
-150 bin dolar...
-Noolmuş 150 bin dolara?
-Şike için Samsunspor'a 150 bin dolar götürdüm ben.
-Bana ne ki?Git Telegol'de anlat bunları.Deli midir nedir?
(1 ay sonra)
-50 bin dolar?Bir saat daha.
-Nooldu?Paralar suyunu mu çekti?İstersen kredi açayım,ne dersin?
(2 ay sonra)
100 MİLYON BORÇ VERSENE

fıkranın devamı


Adam psikiyatriste giderek derdini anlatiyordu :
- Hep ayni rüyayi görüyorum : Bir kapi var, üzerinde bir yazi... Kapiyi itiyorum,
itiyorum bir türlü açilmiyor. Ter içinde uyaniyorum.
- Kapinin üzerinde ne yazili ?
- Çekiniz yazili.
- Anlasildi... Siz kapiyi çekmiyor itiyorsunuz... Çekin de açilsin...

fıkranın devamı

İKİ OROSPU KENDİ ARALARINDA TARTIŞIYORŞARMIŞ BİRİ "İNCE UZUN DAHA İYİ" DİĞERİ "KALIN K...
fıkranın devamı

Yeni evli karı koca akşamları iş yapacakken birbirlerine teklif etmeye utanıyorlar koca buna bi...
fıkranın devamı

Gün boyu muayeneden yorulmuş olan doktor muayene saatini sonuna doğru kapıyı açıp, salonda so...
fıkranın devamı

Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. Güzel bir yemek yiyip bir sise de sarabi devirdikten...
fıkranın devamı

Adam, çiplaklar kampinda sevgilisi olan kadin ile konusmaktadir: - Seni çok seviyorum, hayatim. Ka...
fıkranın devamı

Üç arkadaş, üçü de birbirinin canı. Tek sorun yaşlarının artık fazlaca kemale erip, eşle...
fıkranın devamı

Temel oldukça yaşlanmış, ve bir gün alet iş görmez olmuş. Gönlü hala genç olan Temel’in ...
fıkranın devamı

Kadinin bir tanesi köpegiyle birlikte hamama gitmis. Köpegin adida "Böylesin"mis. Kadin yikanirke...
fıkranın devamı

Vantrolog eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yüksek sesle;
- ''Affedersiniz''.
Bu çıkış üzerine Vantrolog ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya başlamışlar.
sarışın;
- ''Görüyorum'ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair şakalar yapmaktasınız, peki söylermisiniz, bu kanıya nereden vardınız tek suçumuz saçımızın rengi'mi yani, sizin bu yaptığınız ırkçılık olmuyor'mu? kadınların bir çoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara'da hakaret etmiş olmuyor musunuz? tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor'mu?''.
Bunun üzerine Vantrolog çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesiyle;
- ''Şey, ben özür dilerim, sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi''...
Sarışın Vantrolog'un sözünü keser ve;
- ''Ben sizle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konuşuyorum! Siz onu savunmayın, o cevap versin''.
fıkranın devamı

İki kişi birlikte kamp yapmaya çıkarlar. Yiyip içerler ve gece olunca yatarlar. Gecenin bir yarısı içle-
rinden biri kalkar ve yanındakini de uyandırıp sorar:
-Yukarıya bak bakalım, ne göreceksin?
İkinci kişi, başını kaldırıp bakar ve derin tahlillere
başlar.
-Yukarıya astronomi açısından bakınca uzayın ne
kadar büyük olduğunu anlıyorum...Yukarıya dinsel bir tema ile bakınca yaradanın ne kadar büyük bir
kudrete sahip olduğunu görüyorum...Yukarıya mete
orolojik açıdan bakınca berrak ve pırıl pırıl bir gökyü-
zü görüyorum...Yukarıya şiirsel açıdan bakınca ne
kadar romantik bir ortamda olduğumuzu anlıyorum..
Yani muhteşem...Peki sen yukarı bakınca ne görüyorsun?
Diğeri cevap verir:
-Ne göreceğim, çadırımız çalınmış salak!
fıkranın devamı

3 tane vampir köyün birini basıyorlar, bir tanesi iniyor bayağı bir zaman sonra geliyor, ağzı burnu kan içinde. ötekiler tabi hemen soruyorlar.
-ne oldu lan ne yaptın sen
tabi oda hemen başlıyor;
-su yolu görüyor musun
-görüyorum
-önündeki caddeyi görüyor musun
-görüyorum
-yanındaki evi görüyor musun
-görüyorum
-işte oradaki insanların kanını içtim ben
tabi ki ötekiler "yaşa yaaa helal olsun" falan diyorlar.
biri daha gidip geliyor ağzı burnu kan içinde, tabi hemen soruyorlar ne yaptın lan sen diye o da böbürlenerek anlatıyor tabi ki.
-şu yolu görüyor musun
-görüyorum
-önündeki caddeyi görü yomusun
-görüyorum
-yanındaki ahiri görüyor musun
-görüyorum
-işte oradaki atların kanını içtim ben
tabi ötekiler helal sana falan diyorlar, geriye kalan kopup gidiyor aradan bayağı zaman geçiyor sonra geliyor bu ağzı burnu kan içinde dişler dökülmüş.
tabi hemen soruyorlar
-ne oldu oğlum ne yaptın sen
oda başlıyor dertli dertli.
-su yolu görü yomusun
-görüyorum
-önündeki caddeyi görü yomusun
-görüyorum
-yanındaki ahiri görü yomusun
-görüyorum
-önündeki direği görü yomusun
-görüyorum
-yaaa ben o direği görmedim işte.
fıkranın devamı

N.Kemal bir adaya düşmüştür. Fakat ada o kadar tenhadır ki kimsecikler yoktur. Yalniz ada büyük bir adadır. N.Kemal'de abazalıktan kuduruyordur. Bu adada *ik*cek birini aramaktadır, aradan yıllar geçer ve nitekim adanın sonuna yaklaşırken birini görür. Kör bir yerli adam. Ne yapıp ta onunla muhabbet kurayım diye düşünürken, derken çareyi kör takliti yapmakta bulur ve kör adama yaklaşır şöyle bir omuz atar ve kim var orda diyip kör olduğuna inandırır ve muhabbete başlarlar. Muhabbet iyice koyulaşmıştır. Nam-ı Kemal der ki "benim iki tane kör arkadaşım vardı der. Onlar *ikistiler ve onlarin gozleri açıldı" der. Kör hemen atılır hadi ya! hemen biz de yapalım der. N.Kemal tamam önce sen sok der. Tam sokacakken kör N.Kemal dur görüyorum der. Kör hadi çabuk başla der. Nam-ı Kemal'de başlar aradan saatler geçer N.Kemal devam ediyor. Kör yaaa neden olmuyor nasıl olucak bu iş der. N.Kemal: Sen doğuştan körsün senin ananı *ikmek lazım der.
fıkranın devamı

yahudi ailecek göc etmis kendine göre yerlesecekbir sehir ariyormus ama kendi kendine de düsünür dururmus gittigimyerde is yapayim ticaret yapayim kese kese altin kazanayim da köseyi döneyim diye icindede geciriyormus oraya gitmis buraya gitmis kendine göre bir yer bulamamis demis aradigim yeri bulana kadar gezecegim aradan aylar gecmis kayseriye yolu düsmüs amanin ne güzel yer diye icinden gecirmis burasi hosuma gittide gitmesine burada ticaret yapip parakazanirmiyim demis hemen aklina yahudi kurnazligi gelmis oglu abrama bagirmis abram yanima gel oglu gelmis ilerideki sehri görüyon degilmi demis abramda evet görüyorum baba demis ah simdi oraya bizim esekle beraber gideceksin 1 akcayida al yanina demis ilk gördügün esnefa benimde karnim cok ac esegiminde cok ac diyeceksin esnaftan yiyicek satmasini isteyeceksin abram baba bu para beni zor doyurur esege yiyecek nasil alayim demis yuhudi sen he´le git dedigimi yap demis abraham cikmis yola varmis kayseriye sehrin icine girmis hemen orada ilk gördügü esnafa yanasmis amca günlerdir yoldayiz benimde essegiminde karni cok ac bu 1 akcaya bizi doyururmusun demis kayserili esnaf gülerekten ver hele 1 akcayi demis abraham vermis kayserili dükkanin icine girmis ve elinde bir karpuzla gelmis al oglum icini sen ye kabugunlada esegini doyur demis abraham karpuzu almis kendisi icini kabugunuda essegi yemis ve yola babasinin yanina düsmüs yola babasinin yanina vardiginda babasi ne oldu abraham ne oldu karniniz doymadi degilmi demis oglu abraham baba hic sorma karnim patliyacak ilk esnafi gördüm 1akcaya hem beni hem esegimi doyur dedim demis karpuz getirdi icini sen yekabugunuda essegin yesin dedi bunu duyan yahudi ben böyle esnafin oldugu yerde nasil altin kazanirim demis cikmis yeni den yollara
fıkranın devamı

Üç arkadaş, üçü de birbirinin canı. Tek sorun yaşlarının artık fazlaca kemale erip, eşlerinin pek de genç olması. Günlerden bir gün biri diğerlerine:
- Beyler benim keyfim çok kaçık. Karım beni aldatıyor galiba. Üstelik de bir marangozla.

- Olmaz öyle şey, sen içini ferah tut, bizimkiler aldatmaaz... Ama nerden anladın?

- Karyolanın altında hep tahta talaşları görüyorum.

Derken ikincisi de karısından kuşkulanmaya başlar. Onun takıntısı da bir boyacı. Kuşkularının ana sebebi de karyolanın çevresindeki farklı renklerdeki çizikler ve üstüne üstlük bulunan iki adet fırça kılı.

Aradan zaman geçer ve nihayet üçüncüsü utana sıkıla derdini döker ortaya.
- Arkadaşlar benim derdim hepinizden büyük, üstelik tam bir felaket. Karım beni aylardır bir at ile aldatıyor.

Diğerleri:
- Saçmalama lan olmaz öyle şey!

- Nasıl olmaz? Ne zaman karyolanın altına baksam hep aynı jokeyi görüyorum.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama