Günah Fıkraları

loading...

Kilisede günah çıkarma ayini vardır. Ve günahları için tanrıdan af dilemektedirler. Birinci sırada bir genç kız gelir ve; - ''aziz peder ben dün arkadaşımın şeyini sag elime aldım'' der. Peder; - ''merak etme kızım elini suya batır hiç bir günah kalmaz '' der. İkinci sırada yine bir genç kız vardır; - ''Peder efendi bende arkadaşımın şeyini sol elime aldım'' der. Peder; - ''Sende elini şu kutsal suya batır'' der. Tam bu sırada üçüncü ile dördüncü sırada yer alan iki genç kız kavga eder ve dördüncü sırada yer alan genç kız öne can havliyle atlayarak; - ''Peder efendi, öndeki arkadaş dötünü suya batırmadan ben bir gargara yapayım''....
fıkranın devamı

Babasından kalan büyük bir mirası günah - sevap demeden har vurup harman savuran birisi, elinde avucunda hiç bir şey kalmayın...
fıkranın devamı


Adamın biri ölmüş ölünce diğer dünyadan melekler amel defterini alıp günah ve sevabını toplamaya başlamışlar. Bakmışlar ki adam gerçekten kötü bir adam ama günahları sevapları eşit.

Adam da sırıta sırıta devamlı olarak:

- "Ben dilenciye cebimdeki son 10 kuruşu vermiştim, o iki sayılır; beni cennete gönderin" diyor.

Melekler tekrar tekrar toplamışlar nafile eşit çıkıyor. Bunlar karar veremiyorlar adamı cennete mi cehenneme mi atalım diye. Adam da bir yandan devamlı olarak 10 kuruşu tekrarlıyormuş.

Derken başmeleğin huzuruna çıkıyorlar. Durumu anlatmışlar ve:

- "Başmeleğim bu adamın sevap ve günahlarını topladık eşit çıktı ne yapalım?" derler. Başmelek;

- "Olur mu öyle şey? Gidin tekrar toplayın" der.

Melekler tekrar toplar ama değişiklik yok. Adamla beraber tekrar başmeleğin huzuruna çıkarlar. Adam gene 10 kuruş hadisesini hatırlatınca adamın gerçekten kötü biri olduğuna inanan ve sabrı taşan başmelek buyurur:

- "Verin 10 kuruşunu atın cehenneme!!!"

fıkranın devamı


Yasli Italyan, kasabanin papazina günah çıkarmaya gitmisti.Ihtiyar adam itiraflarina basladi:
"Ikinci Dünya savasinin ilk günlerinde bir güzel kiz kapimi çalip kendisini Almanlardan saklamami istedi. Onu bodruma sakladim.Ve Onu asla bulamadilar.
"Bu harika birsey" dedi, papaz..
"Devami var" dedi ihtiyar.. "Ben zayif karakterli bir adamim.
Birgün ondan, kendisini saklamamin bedelini bazi arzularimi gidererek " odemesini istedim." Papaz bir süre düsündü,sonra.. "Himmm..Savas yillari. Zor günler.. O kosullarda böyle bir zaaf affedilebilir.çok büyük bir riski göze almissiniz.. Kaldi ki, kiz Almanlarin eline düsse, basina çok daha kötü seyler gelirdi. Allah anlayisli, hos görülü ve affedicidir. Yaptiginiz iyilik ve kötülükleri tartar, sizi sefkatle yargilar.."
"Tesekkür ederim peder" dedi, yasli adam.. "Simdi içim rahatlamisken, bir soru daha sorabilir miyim?."
"Tabii sorabilirsin oglum" dedi, papaz..
"Ona savasin bittigini söylemem gerekiyor mu?.."

fıkranın devamı


Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince anlatmaya başlamış:
"Peder, büyük günah işledim.."
"Evet oğlum... Ne yaptığını anlat bana... Tanrı seni affedecektir..."
"Kız arkadaşımla üç yıldır çok güzel giden bir ilişkimiz var. Ve aramızda ciddi bir yakınlaşma olmadı. Dün onu görmeye evine gittim, kızkardeşinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce kardeşiyle beraber olduk..."
"Oh, bu çok kötü evlat... Fakat yaptığının kötü bir şey olduğunun farkındasın. Tanrı affetsin..."
"Peder, geçen hafta kız arkadaşımı görmeye işyerine gitmiştim. İş arkadaşlarından biri dışında iş yerinde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce iş arkadaşıyla birlikte olduk."
'Oh, bu hiç de iyi olmamış doğrusu..'
"Peder,geçen ay, kız arkadaşımı aramak için amcasının evine gitmiştim. Yengesinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce, yengesiyle birlikte olduk.."
Adam cevap gelmediğini görünce seslenmiş:
"Peder???? Peder , neredesiniz?? '
Hiç cevap yok... Kilisenin içinde rahibi aramaya başlamiş ve onu piyanonun arkasındaki masanın altında saklanır bulmuş.
"Peder, niçin orada saklanıyorsunuz?"
"Birden ortalıkta senle benden başka kimsenin olmadığını farkettim de!"

fıkranın devamı


Bir Ramazan günü Nasreddin Hoca"nin gözleri susuzluktan afallamis. dayanamayip bir çesmeye çaktirmadan yanasir. Tam suyunu içerken, bir köylü görmüs hocayi :

- Aman hoca, günah degil midir bu yaptigin !

- Yikil karsimdan, Ramazan gider bir daha gelir, ama ben gidersem bir daha gelmem ! ne günahi ..

fıkranın devamı


Temel bır gun olmus yanında ak sakallı bır dede belırmıs dedenın elınde saate benzeyen cısımler varmıss temel:

-bu nedur dede? demiş

dede:

-gunah saatı demiş...

tanıdıklarıma bakabılırmıyım demıs temel...

dede:

-tabi demiş

mustafa demıs

-saat yavas yavas donmeye baslamıs

-serhan demıs

normal donmeye baslamıs

-dursun demiş...

dede bakamazsın demiş...

-temel nıye dıye sormuş?

-dede:

-PATRON İÇERİDE VANTİLATOR OLARAK KULLANIYOR DEMİŞ...



fıkranın devamı


BİR GÜN NASREDDİN HOCA BAHÇEDE NAMAZ KILIYOMUŞ BİR ÇOÇUKDA AĞAÇA ÇIKMIŞ NASREDDİN HOCA DUA EDİYOMUŞ ALLAHIM GÜNAHLARIMI AFFET DEMİŞ ÇOÇUKTA ETMEM DEMİŞ TEKRAR DEMİŞ ALLAHIM SEN GÜNAHLARIMI AFFET DEMİŞ ETMEM DEMİŞ NASREDDİN HOCA ETMEZSEN ETME ZATEN ABDESTİM YOKTU DEMİŞ



fıkranın devamı


Adamin biri günah çikarmak için papaza gitmis :
- Papaz efendi, demis...Geçen gün uslu uslu odada otururken birdenbire baldizim girdi.O sirada disarida hava bozdu.Bir firtina, bir yagmur, ben o anda ne yaptigimi bilemedim. Papaz Allah'in rahmetinden umut kesilmeyecegini söylemis.Günakar devam etmis :
- Evvelki gün de...Komsu kadin gelmisti...Birden bir rüzgar, bir firtina...Ondan sonra ne oldu bilmiyorum; der demez, papaz kalkmis, dogruca pencereye gidip disariyi bir iyice kontrol ettikten sonra dönüp konusmus :
- Oglum! demis, Deminden beri havada bir sikinti var.Firtina ve yagmur patlamadan sen söyle bir dolas...

fıkranın devamı


Temel ve Dursun gemi ile kaçak yolculuk yapıyormuş,
Birgün gemide panik yaşanmış,
Bizimkiler saklandıkları yerden çıkmışlar
Ve
Bir bakmışlar gemi batıyor.
Hemen denize atlamışlar,
Boğulacaklarını anlayınca ise;
Başlamışlar dua etmaye:
''Allahım sen bizi koru, günahlarımızı affet,
Eğer sağ salim karaya çıkarsak,
İslamın bütün şartlarını yerine getireceğiz,
Çok iyi birer müslüman olacağız...''
Aradan bir süre geçtikten sonra,
Bizimkiler bayılmışlar.
Gözlerini bir açmışlar,
Bir sahilin kenarındalar ve
Etraf ceset kaynıyor.
Bizimkiler kendilerini kontrol ettikten sonra,
Başalmışlar konuşmaya:
''Piz iku Lazuk
Pirazda Kurnazuk
Attuk saha pir Kazuk
Haydi allasmarladuk''

fıkranın devamı


Gercek bir olay. Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yasanmis. Olay Alfred Hitchcock'un meshur
korku filmlerini bile çok gerilerde
birakacak kadar tüyler ürpertici. Gece bindiginiz otomobilde direksiyonda kimse yoksa ne
yapardiniz? Kendisi Bünyanli olmayan,
politikayla ugrasmis ve halen Kayseri'de yasayan isadami, 22 Subat 2005 tarihinde Bünyan
sinirinda, Kayseri Malatya kara yolu
üzerinde, bir benzin istasyonuna girer. Lokantaya Oturur ve orada kalabalik toplulukla
birlikte bir ufak raki içer.

Yürüyüs mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çikar. Ancak disarisi hem zifiri
karanliktir hem de korkunç bir kar-tipi
firtinasi baslamistir. Benzin istasyonuna yaklasik 300 metre mesafedeki, Bünyan'a dönüs
yolu kenarina varir. Oradan geçen bir
arabaya binip, Bünyan'a ulasma derdindedir. Firtina daha da siddetlenir. Adam bir-kaç
adim ötesini bile görememektedir.
Gelip-geçen bir araba da yoktur. Nihayet karanliklar içerisinde, hayalet gibi yavas yavas
yaklasan bir arabanin iki farini farkeder.
Arabanin, tam önünde yavaslamasiyla birlikte hemen arka kapiyi açar ve arabaya biner.
Kapiyi kapatir, araba yeniden hareket eder.
Içeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne? Arabada kimse olmadigi gibi, direksiyonda
da kimse yok. Birden panige kapilir.
Korkuyla, hemen arabadan atlayip, oradan kosarak uzaklasmak ister ama hem araba hizlanmis,
hem de korku ile dizleri baglanmis,
hareket edemez hale gelmistir. Araba keskin bir viraja dogru yaklasir. Adam dua etmeye baslar.
Tüm günahlari için tövbe eder.
Arabayi durdurmasi için Allaha yalvarir. Tam bu esnada, pencereden bir
el uzanir ve direksiyonu kivirarak sert virajdan arabanin dogru yola dönmesini saglar.
Her tehlikeli dönemece yaklastikca,
Allah'a yalvaris ve yakarisi artar ve her seferinde de bir el disaridan uzanip, direksiyonu çevirir.
Sonunda kendisini biraz toparlar,
ayaklarini kimildatir. "Ya Allah koru beni..." deyip, kapiyi açmasiyla birlikte, kendisini
arabadan disari firlatir. Bir kaç takla attiktan sonra,
sarampolde kendisine gelir.

Defalarca üç Kulfu-bir Elham okuyarak, Bünyan'a yürüyerek ulasir ve bir kahvehaneye girer.
Üstü basi islak ve soka girmis haldedir.
Kendisini taniyanlar hemence sobanin basina alirlar. Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra
kendisine gelip, sesi titreyerek, basina
gelen doga üstü ve korkunç olayi anlatir. Olayi dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan
kisinin akli basinda ve toplumsal sorumluluk
tasiyan bir pozisyonda oldugunu bildiklerinden, herkeste derin bir sessizlik olusur. Yaklasik
yarim saat sonra, ayni kahvehaneye
Koyunabdal Köyü'nden iki kisi girer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu arada,
gelenlerden birisi, digerine sunlari söyler :

- Ahmet baksana, su sobanin basin da oturan gerizekali, bizim araba yolda kalinca, biz arabayi iterken,
arabaya binip-inen salak degil mi?

fıkranın devamı


Amerika'da büyük şehirlerden birinde bir
kilise, havra ve cami tesadüf birbirine
komşu durumuna gelirler.Zamanla papaz,
haham ve hoca arkadaş olurlar.Üçü de kendi
dinince ibadetini yaptırır, sonra birarada
vakit geçirirler.Gel zaman git zaman, yaz
aylarında avluda kağıt oynamaya başlarlar.
İnsan azmaya görsün, bir süre sonra bu oyunları
kumara dönüşür.Sonunda ihbar edilirler ve
polis aniden baskın yapar.Papaz, İmam ve Haham
toparlanıp oyun kağıtlarını saklarlar, ama polis
durumdan emin.
Komiser önce papazı sorgular :

-"Sen din adamısın, yalan söylemek sana yakışmaz,
söyle, kumar oynuyordunuz, değil mi?".
Papaz işin nereye varacağını kestirir ve inkar
eder. Komiser kararlıdır,kiliseden İncil'i
getirtir,
-"Öyleyse Mukaddes kitap üzerine yemin et"der.
Papaz bir kere hayır demiştir, şimdi itiraf
ederse büsbütün kötü olacağını bilir.
"Ne yapayım," diye düşünür, "şimdi yalan
yere yemin eder, sonra katedrale gidip günah
çıkartırım, Allah affeder..." Elini kitaba basıp
yemin edince, komiserin yapacak birşeyi kalmamıştır.
Komiser bu defa hocaya doner,
-"Bak hoca efendi," der, "bilirim sizin dinde
yalan söylemek çok günahtır.
İtiraf et; kumar oynuyordunuz, değil mi?":
Hoca düşünür, "Evet" dese hem papazı ele vermiş
olacak, hem de kendisi için durum iyi olmayacak.
"Papaz bizden daha kıdemli, inkar ettiyse bir
bildigi vardır. Arkadaş uğruna işleyeceğim bu suçu
Allah elbet affeder" diye düşünüp kendini avutup,
basar yemini...
Şimdi sira Haham Salamon'a gelmiştir.
Komiser bu son kozu da kaybetmek istemez.
Bütün hışmı ile ona döner
-"Söyle Haham efendi, sakın inkar etme, kumar
oynuyordunuz, değil mi?"
Haham ellerini kaldırır, papaz ve hocayı işaret
eder,

-"iyi da komiser bey, kiminla?"


fıkranın devamı

Adamın biri ölmüş sevapları ve günahları tartılmış günahlar fazla cehenneme gidecek tam o...
fıkranın devamı

Temel imam efendiye sorar.-Okey demek günah mitur?İmam efendi cevap verir.-Herıld yani....
fıkranın devamı

Eskimo: Tanrı ve günah hakkında bir şey bilmesem cehenneme gider miydim?Papaz: Hayır, bilmiyor ...
fıkranın devamı

Oflu hoca vaaz verirken, hanımlara şöyle demiş : -Kocalarınıza söyleyin ayakta işemesinler, ...
fıkranın devamı

Günlerden bir gün kedinin teki öte dünyaya gider. Cennetin kapısındaki görevli ; "Sen çok g
fıkranın devamı

Katolik mahallenin papazı, o kiliseye gelişinin 25. yıldönümü şerefine verilen bir yeme
fıkranın devamı

Günah çikartmaya giden güzel kiz, papaza :- Bekaretimi kaybettim muhterem peder, dedi.Papaz, gör...
fıkranın devamı

Her aksam yatmadan önce tanriya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün tanrinin çal...
fıkranın devamı

Çok dindar bır kamyon şoförü ölür ve tabi ki cennete gider. Orada bir iki ay takıldıkt...
fıkranın devamı

Küçük bir kasabada bir gün iki Hiristiyan yolda giderken bir kiliseye raslamışlar...Birisi di
fıkranın devamı

Hoca içkinin yasak oldugu zamanda hacı ile icki içmiş ve yakalanmış kadı huzuruna çıkarılm...
fıkranın devamı

Avukatin biri ölür ve öte tarafa geçer. Cennetin kapisinda sorgu melegi avukatin günahlarini di...
fıkranın devamı

Bir gün SİVAS'lının biri ölür. Sevapları ve günahları tartılır, ikiside eşit çıkar. Bu...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama