Gazeteci Fıkraları

loading...

Temel tır şoförlüğü yapıyormuş.Bir bir tane yokuştan aşşağı son sürat iniyormuş.Yavaşlamak için frene basmış bir de bakmış ki fren tutmuyor.Ne yapcam ne edicem derken yolun ilerisine bakmış ve yol ilerde ikiye ayrılıyormuş.Sağda bir pazar ve tamı tamına 250 insan,solda ise küçük bir çocuk ve önünde de bir duvar.Lan demiş ben çocuğa çarpıp duvara giriyim ve 250 kişiyi kurtarıp kahraman oluyum demiş.Kaza olmuş bitmiş.Ertesi gün Temel gazetelerde 1. sayfaya manşet olmuş:''ŞOK ŞOK ŞOK Temel tamı tamına 251 kişiyi ezerek öldürdü!''.Bunun ardından gazeteciler hemen Temelin odasına doluşmuşlar.İçlerinden biri Temel bey bu olay nasıl oldu demiş? Temel de: Valla herşey çocuğun pazara doğru koşmasıyla başladı.
fıkranın devamı


modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durdu: "bu çığlık da ne?"...
hapishane yetkilisi:
"burası elektirikli sandalye odası.
bir zenciyi idam ediyoruz."
-peki niye çığlık atıyor
-eletirikler kesildide mumla idare ediyoruz

fıkranın devamı


Misirlilar kendi aralarinda konusuyorlarmis.

-"Bu lazlari bütün dünya konusuyor. Biz de bir seyler yapsak da tum dünya bizi konussa" demisler.



Kimi "Çöle agaç ekelim", kimi "çöle havuz yapalim" biri de "çöle bogaz köprüsü yapalim" demis.



-"Hadi be, oyle sey mi olur, sacmalik" demisler.

-"Tamam, bizde sacmalik aramiyor muyuz " diyerek baslamislar bogaz koprusu yapmaya. 7 ayda bitirmisler. Acilisa bütün dünya gazetecilerini cagirmislar.



Acilisi yapmak icin kurdeleyi kesmisler, tam bezi indirecekler, bir bakmislar ki bizim Temel köprüde balik yakalamaya ugrasiyor.



Herkes saskin bakislarla:

-"Sen ne yapiyorsun, burada balik mi olur?"

Temel de : -"Ula kardesum, hapu çolde pogaz çöprüsü oli da balik olmayi mi?.."

fıkranın devamı


Rustada Gazetecinin biri 100 yasinda bir köylüyle roportaj yapiyor :
- Efendim, bu kadar zamanda kimbilir ne güzel olaylar yasamissinizdir. Güzel bir aninizi anlatirmisiniz", diye sormus. Ihtiyar baslamis :
- Bir gün bizim muhtarin esegi kayboldu. Bütün köy esegi aramak için daga çiktik. Saatlerce bir elimizde votka aradik durduk. Sonunda da bulduk.Basladik dag yolundan asagi inmeye. Birden bizim muhtarin esegi gözümüze bir güzel görünmeye basladi ... Derken gazeteci :
- Aman efendim, daha enteresan bir aninizi anlatsaniz. Ihtiyar köylü söze devam etmis :
- Bir gün bizim muhtarin kuzusu kayboldu. Bütün köy muhtarin kuzusunu aramak için daga çiktik. Saatlerce bir elimizde votka, hem yudumlanip hem yuruyerek aradik durduk. Sonunda da bulduk. Basladik dag yolundan asagi inmeye. Birden bizim muhtarin kuzu gözümüze bir güzel görünmeye basladi.. Demeye kalmadan gazeteci yine adamin sözünü kesmis :
- Aman efendim, oraya da girmeyelim. Siz en iyisi kötü bir aninizi anlatin. Adam yeniden söze baslamis :
- Bir gün ben kayboldum...

fıkranın devamı

Amarikada adamın birinin tatmadığı hiçbir zevk ve acı kalmamış. Tek bir acı kalmış tatmad...
fıkranın devamı

Aslanın biri hayvanat bahcesinden kacar. kimse yakalamaya cesaret edemez. sonunda cılız bir adam ...
fıkranın devamı

Aslen amerikalı savaş muhabirinin biri Afkanıstandaki olayları kendine haber kaynağı edebilmek...
fıkranın devamı

Basbakan Temel gazetecilere açıklıyor; -Programımızı tamamlamak için dört yıl daha istiyoru...
fıkranın devamı

Kudus' e atanan bir Amerikali gazeteci, Aglama Duvari'nin onunden gelip gecerken, bir musevinin her ...
fıkranın devamı

Futbolcuyu bir kadınla aynı evde basarlar. Futbolcu daha pantolonunu giymeye fırsat bulmadan kar...
fıkranın devamı

Körfez Savaşı'ndan önceki yıllarda, Amerikalı bir bayan gazeteci, kadınlarla erkeklerin toplu...
fıkranın devamı

Misirlilar kendi aralarinda konusuyorlarmis.-"Bu lazlari bütün dünya konusuyor. Biz de bir seyler...
fıkranın devamı

Donemin amerika ingiltere ve Turkiye Basbakanlari biraraya gelmis ve toplanti sonunda basinin sorula...
fıkranın devamı

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa makbule geçmiyor,basın...
fıkranın devamı

Bir kadın gazete bayisine gider ve "Bana bir Sabah, bir de Akşam verir misiniz?" der. Gazeteci ş...
fıkranın devamı

Bir gazeteci, ülkenin en zenginlerinden, 65 yaşlarında bir işadamıyla röportaj yapmaktadır. S...
fıkranın devamı

Polis müdürü basın toplantısında bilgi veriyordu... - Fuhuşla mücdeleye öncelik veriyoruz. ...
fıkranın devamı

* Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir?
Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1)

Kimlere zekat verilmez?
Cevap: Şeytana. (İlkokul 5)

* Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır?
Cevap: Üçe. Kara, deniz, hava kuvvetleri. (Orta 3)

* Mondros'u açıklayınız.
Cevap: Mondros kimdir bilmiyor (Orhan/8)

* İneğin midesi kaç bölümdür?
Cevap: İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1)

* Servet-i Fünun edebiyatı hangi edebi akımlardan etkilenmiştir?
Cevap: Elektrik akımından (Yaşar/Lise 3)

* Üremeyi açıklayınız.
Cevap: Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir. (Gül şah/Lise 1)

* Canlıların ortak özellikleri nelerdir?
Cevap: Yol, su, camii, mezarlık.

* Orta Asya'dan göçün sebepleri nelerdir?
Cevap: Elektirik kesintisi (Gülümser/6)

* Türkiye'nin geçitlerini yazınız.
Cevap: Altgeçit, Üst geçit, yaya geçidi (Serkan/7)

* Kanuni Fransa'ya neden kapitülasyon tanımıştır?
Cevap: Bir kadına yardım etmek için (Berat/İlkokul)

* Güneydoğu Anadolu bölgesinde petrol nerelerden çıkartılır?
Cevap: Petrol, Raman ve Gazman'dan çıkartılır. (Filiz/Ortaokul 2)

* İzmir'i kim işgal etti?
Cevap: Gazeteci Hasan Tahsin (Barış/Orta3)

* Ailenin reisi kimdir?
Cevap: Anam (Sabri/İlkokul3)

* Koşma nedir?
Cevap: Yürümenin hızlı şekline koşma denir. (Samet/Lise1)

* Canlıların en küçüğüne ne ad verilir?
Cevap: Bebek

* Kasabayı kim yönetir?
Cevap: Şerif ve adamları (Kamil/İlkokul5)

* Mübarek geceler hangileridir, yazınız.
Cevap: Kına, gerdek ve dolunay gecesi (Hatice/İlkokul 5)

fıkranın devamı

- Otobüs yolculuğu operaya gitmek gibidir. Yerinden kalkmaz ve gurultu etmezsen, horlamadığın surece uyumana kimse bir şey demez. Hatta tuvalete gitmen için ara bile verilir.

- Burnunu karıştırmak, sevişmek gibidir. Yaparken izlemekten çok utanırsın, gözlerden uzak yerlerde kimseye görünmeden yapmaya çalışırsın. Ama bir
yandan da onu yapmaktan çok zevk alırsın.

- Gazeteciler, futbolcular gibidir. En çok parayı verene anında giderler. Her gittikleri yerde de renk aşkından ve paranın ne kadar önemsiz olduğundan bahsedip dururlar.

- Aşk sekerli sakız gibidir. Önceleri çok tatlıdır. Sonra tadı gider, yavanlaşır ve yormaya baslar. En sonunda bir kenara atılır. Bu sefer de insanin cani
yeni bir tane ister. Bulamayınca kenarda sertleşen eskisine bile razı olunur.

- Nazizim Elvis Presley'in donu gibidir. Kullanıldığı zamanlarda bile sahibinden başka kimsenin isine yaramazken yıllar sonra hala peşinden koşan insanlar bulunur.

-Kiralık katillik yapmak, karpuz satmak gibidir. İkisinde de kan çıkmazsa para alamazsınız.

-Evlilik decoder gibidir. Evlenip de ona sahip olmak başlangıçta harika gibi gözükse de bir sure sonra o kadar masrafa değmediği düşünülmeye baslar.

- Demokrasi Van canavarı gibidir. Aslında yoktur, ama var olduğunu söyleyen bir suru insan çıkar. O kadar ki, olmadığından emin olanlar bile bazen şüpheye düşerler.
fıkranın devamı

* Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir? Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1)

* Kimlere zekat verilmez? Cevap: Şeytana. (İlkokul 5)

*Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır? Cevap: Üçe. Kara, deniz, hava kuvvetleri. (Orta 3)

* Mondros'u açıklayınız. Cevap: Mondros kimdir bilmiyom (Orhan/8)

*İneğin midesi kaç bölümdür? Cevap: İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1)

*Servet-i Fünun edebiyatı hangi edebi akımlardan etkilenmiştir? Cevap: Elektrik akımından (Yaşar/Lise 3)

*Üremeyi açıklayınız. Cevap: Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir. (Gülşah/Lise 1)

*Canlıların ortak özellikleri nelerdir? Cevap: Yol, su, camii, mezarlık.

*Orta Asya'dan göçün sebepleri nelerdir? Cevap: Ellektirik kesintisi (Gülümser/6)

* Türkiye'nin geçitlerini yazınız. Cevap: Alt geçit, Üst geçit, Yaya geçidi (Serkan/7)

*Kanuni Fransa'ya neden kapitülasyon tanımıştır? Cevap: Bir kadına yardım etmek için (Berat/İlkokul)
* Güneydoğu Anadolu bölgesinde petrol nerelerden çıkartılır? Cevap: Petrol, Raman ve Gazman'dan çıkartılır. (Filiz/Ortaokul 2)

*İzmir'i kim işgal etti? Cevap: Gazeteci Hasan Tahsin (Barış/Orta3)

*Ailenin reisi kimdir? Cevap: Anam (Sabri/İlkokul3)

* Koşma nedir? Cevap: Yürümenin hızlı şekline koşma denir. (Samet/Lise1)

*Canlıların en küçügüne ne ad verilir? Cevap: Bebek

*Kasabayı kim yönetir? Cevap: Şerif ve adamları (Kamil/İlkokul5)

* Mübarek geceler hangileridir, yazınız. Cevap: Kına, gerdek ve dolunay gecesi (Hatice/İlkokul5)
fıkranın devamı

Merhum siyasetçilerden Osman Bölükbaşı yaptığı Avusturya gezisi sırasında bir gazetecinin "Atalarınızın viyanada ne işi vardı" sorusuna "Haçlı seferlerine iadeyi ziyaret" cevabını verir.
fıkranın devamı

Bir gazeteci, ülkenin en zenginlerinden, 65 yaşlarında bir
işadamıyla röportaj yapmaktadır. Sorar:
- Efendim, bize bugünlere nasıl geldiğinizi, bu serveti
nasıl oluşturduğunuzu anlatır mısınız?"
- Zevkle... 1920'lerin sonuydu. 1. Dünya Savaşı'nın etkileri
yeni yeni siliniyordu, benimse cebimde birkaç sentten başka
bir şey yoktu. Cebimdeki 5 sentimle, bir elma aldım. Akşama
kadar onu parlatıp, 10 sente sattım. O gece sabahı zor
ettim. Ertesi sabah, 10 sentimle 2 elma aldım ve onları da
sattım. Böyle çalışarak, bir ay sonunda, 10 dolardan fazla
para kazanmış oldum. Ertesin ayın başında, karımın halası
öldü ve bize 20 milyon dolar miras bıraktı...
fıkranın devamı

Bilim adamları, birgün mağarada yaşı 1.582.903 olan bir insan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak amacıyla kullanma kararı alırlar. Önce Japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki;
- Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında...
Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar:
- Bufosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında, derler...
Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. 49. saatte çıkar derler ki;
- Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında...
En son olarak bizim MİT girer. Aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok. Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya... Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda... Sigarası için bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla;
- İçeride çalışmalar nasıl efendim? Fosilin yaşını bulabildiniz mi?
Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve;
- Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903, der.
Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar:
- Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz?
Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki;
- Zor oldu ama "Konuşturduk p***vengi"
fıkranın devamı

-Süleyman Dede bak gazetecilere... <BR>"-Neyine bakacam be... Binanaleyh uzaya bile muhabir gönderdiler, şu sokağa bir canlı yayın aracı koymadılar... Ayıptır be..." <BR>-Babaaaa... <BR>"-Konuşma bee, şuna bak... Yürüyün... Bak para var orda para... At onu cebine..." <BR>-!... <BR>"-Süleyman Demirel 2000... Hıııhh... Köşk'ü yeni bırakmışım... Görev süremi uzatmak istiyorlar... Ben Güniz Sokağı tercih ettim... Neden Güniz Sokak dersen, 5 artı 5 nedeniyle... Tamamen rakamsal..." <BR>-Hop... Hop... Hooop... <BR>"-Zıplama kız Cavit gibi. Başım ağırıyo zaten... Nasıl yapıyo deden?..." <BR>-Tamamen rakamsal...
fıkranın devamı

Modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durdu:
"Bu çığlık da ne?"
Hapishane yetkilisi:
"Burası elektrikli sandalye odası. Bir zenciyi idam ediyoruz."
-Peki niye çığlık atıyor
-Eletrikler kesildi de mumla idare ediyoruz.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama