Geçenlerde Fıkraları

loading...

Çerez tabağı teoremi-1 Galatasaray Lisesi’nden bir arkadaşım hâlâ evlenemedi. Geçenlerde “Yeter artık evlen, evlen de çoluk çocuk sahibi ol” dedim. Aşağıdaki teoriyi aktardı: Bir kuruyemiş tabağı kalabalık bir grubun önüne geldiği zaman sırasıyla önce antepfıstıkları, ardından bademler, sonra fındıklar gider. En sona beyaz ve sarı leblebiler kalır. Eğer belli bir yaşa kadar evlenmemişsen de durum farklı olmaz. Ya kalan leblebiler ve ayçekirdekleri ile idare edersin ya da olur ya bir fıstık bulurum diye tabağı karıştırır durursun.. Çerez tabağı teoremi-2 Geçen hafta bir türlü evlenemeyen bir arkadaşımın, ileri yaşta evlenmekle, çerez tabağı arasındaki benzerliği anlatan görüşlerini aktarmıştım.Bu yazı üzerine, bazı okurlarımdan eklemeler geldi. Ben tabakta en sona kalanların sarı ve beyaz leblebiler olduğunu yazmıştım. Mektep arkadaşım Merih Tüzün şöyle yazmış: “Sevgili Fatih, aynı tabakta ucu açılmamış kabuklu Antep fıstıkları da kalır. Herkes bir eller, bakar ama kimse açmaya cesaret edemez, tabağa geri bırakır. Onlara ulaşmak cesaret ister. Dişine güveneceksin kıracaksın ki, içinde gizlediği lezzete ulaşabilesin. Ama risklidir, dişini kırabilirsin.” Not : Fatih Altaylı’nın köşesinde epey bir zaman önce yazılmış ve oradan da internet alemine akmış bir yazıdır.
fıkranın devamı

Adamın biri Nasreddin Hoca’ya gelip;- “Gözüm çok ağarıyor Hocam. Bana bir nefes ediver,” demiş.- “Geç...
fıkranın devamı


Babasının Dursun´a Mektubu
Uy sevgili uşağum Dursun
Allah´ın selamı üstine olsin...
Mektubu çok yavaş yazayrum, çünkim bilirum, çabuk okuyamazsun ! Benden yana sual edersen, Allahuma pin şükür iyiyüm, yeni pir iş puldum. Emrimde yüze yakın adam var, hepsi de sessüz sedasuz, kendi hallerinde. Ne iş pulduğumu soraysan söyleyeceğum patlama, mezarluk pekçisi oldum. Bacin Emine bir uşak doğuracak, daha erkek midur, kiz midur, pelli değül. Haçan o yüzden sağa dayi mi oldin, teyze mi oldin söyleyemeyrum. Temel emicen de tükan açtı, o da otuza aldigini yirmipeşe verir, sürümden kazaniyormuş öyle dedi. Bizim köye findukçularin Temel´i muhtar sectuk, akillu usak da! Geçen gün hepimizi zelzeleye karşi aşi etturdu. Temel akilludur, hem de durusttur.. Geçenlerde bir taksinin şoforu köye varmış, muhtari arayu, meğer yolda pir tavuk ezmuş sahibini soraymuş. Muhtar Temel tavuğa pakmış, ha pu bizden değildur, pizum köyde yassu tavuk yoktur, demiş. Senin küçüğün Memet cok akilli bir uşak çıktı. Geçen gün tepeye varmiş, elinde bir ip sallayup duriy. Anan, "Uy uşağum ne edeysun orada ?" demiş. O da hava turumuna bakayrum demiş. Çektum oni akşam karşuma, anlat pakayum şu hava turumu işinu dedim. Anlatti, meğer ip sallanunca havanin rüzgarli olduğuni, ip islaninca da yağmur yağdiğuni anlaymiş. Çok akilli uşak vesselam. Sen o yaşta böyle akilli degildun!
Yaa işte boyle usağum.. Memleçetten sağa pol pol havadis.. Yeni havadis olursa yine yazarum..
Baki Hudaya emanet ol.
Baban

Not: Mektupa para koyacaktum, ama geç aklima celdi, zarfi kapatmişum !

fıkranın devamı


İki tane çiftçi; biri Adana`lı diğeri Kayseri`li, sohbet ediyorlarmış; bu arada haliyle zenginlikleriyle övünüyorlar.. Adana`lı başlamış :
-Bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyor biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoruz demiş... Kayseri`li de bunun üzerine,
-Yav bizim de vardı öyle eski bi arabamız, ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık...

fıkranın devamı


Bir ilkbahara girerken Hoca'nin esegi ölmüs.Hoca,hem konusur ,hem aglarmis komsulari:Ilahi Hoca!,geçenlerde karin öldü,bu kadar aglamadin..demisler Hoca'da:Karim öldügü zaman ,hepiniz,Hoca üzülme,basin sag olsun,seni yine evlendiririz dediniz. Esegim ölünce ,kimse ,sana bir esek daha aliriz demedi.Iste ben buna agliyorum.. demiş.

fıkranın devamı


İki tane çiftçi; biri Adanalı diğeri Kayserili, sohbet ediyorlarmış; bu arada haliyle zenginlikleriyle övünüyorlar.. Adanalı başlamış : - "Bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz" demiş... Kayserili de bunun üzerine: -Yav bizim de vardı öyle eski bi arabamız, ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık...

fıkranın devamı

Kadın arkadaşına anlatır, Vallahi çok sabırlıyım çok sabır ederim ama bir de patlarsam ço...
fıkranın devamı

Üç yasli dost, gazinoda eski günleri anarak söylesiyorlardi.içlerinden biri :- Uzagi göremiyor...
fıkranın devamı

Geçenlerde bi espri patlattım 5 ölü 2 yaralı......
fıkranın devamı

Kadin kocasina: - Bizim oglan büyüdü artik. Ona bazi seyleri anlatmalisin. Bu senin görevin. - Y...
fıkranın devamı

İki avcı köpekleriyle övünüyorlarmış. Avcılardan biri: "Benim köpeğim çok akıllı,geçe...
fıkranın devamı

İki tane çiftçi, biri Adanalı, diğeri Kayserili, sohbet ederken, tabi haliyle zenginlikleriyle ...
fıkranın devamı

İki avcı köpekleriyle övünüyorlarmış. Avcılardan biri "Benim köpeğim çok akıllı. Geç...
fıkranın devamı

Adamin biri bara girmis, barmene :-"Bana bir bira ver.. Peh! ne sofördü be" derken sandalyeye otur...
fıkranın devamı



KARADENİZLİ BİR BABANIN OĞLUNA YAZDIĞI MEKTUPTAN

Uy sevgili usagum, Allah'in selami tabiidur.

Mektubumu çok yavas yazayrum, Çünkim bilirum ki,okuman zayuftur, çabuk okuyamazsun.

Benden sana sual edersen, Allahuma pin sükür iyiyum, yeni pir is buldum.

Emrimde 1500'e yakin adam var, hepside sessuz sedasuz, kendi hallerinde.

Ne is puldugumu soraysan söyleyecegum patlama, mezarluk pekçisi oldum.

Geçtigimiz hafta puraya iki tefa yagmur yagdu. Piri pazartesinden persembeye öbüride persembeden pazara.

Bacin Emine bir usak doguracak, daha erkek midir kiz midir pelli degil, haçan o yüzden saga dayi mi oldin, teyzemi oldin söyleyemeyrum.

Saga kötü bir havadisim var Pahriyede askerlik yapan 10 usaguda kaybettuk.

Pindikleri denizaltu pozulmus, motoru turmus, inmis asagu, denizaltuyu itekleyup, motorunu çalistirmak istemuslar.

Temel emicende tükkan açtu, o da 30 a alduguni 25 e verir, sürümden kazaniyormus öyle dedu. Bizim köye findukçularun Temel'i muhtar seçtuk, akullu usakta. Geçen gün hepimizu zelzeleye karsi asi etturdu. Temel hem akillidur, hem de dürüsttür. Geçenlerde bir taksinin soförü köye varmis, muhtari ariyor, meger yolda bir tavuk ezmis sahibini soraymus. Muhtar Temel tavuga pakmis, ha bu pizden deguldur pizum köyde yassu tavuk yoktir demis.

Senin küçügün Ergin çok akullu usak çikti. Geçen gün tepeye varmis, elinde bir ip sallayip duriy. Anan uy usagum ne edeysun orada demis. O da heva durumuna bakayrum demis. Çektum oni aksam karsuma, anlat bakayum su hava turumu isinu dedum.

Anlattu, meger ip sallaninca havanin rüzgarli olduguni; ip islanunca da yagmur yagduguni anlaymis. Çok akillu usak vesselam. Sen o yasta böyle akillu degildun.

Senin gönderdigun resmi alduk, pir yaninda bir Alman herif pir yaninda pir Alman karisi var, ortada da sen. Iyiki resmin arkasina ortadaki penum diye yazmissun yaksam tanimayacaktuk.

Yaa iste böyle usagim. Memleçetten saga pol pol havadis. Yeni havadis olursa yine yazarum. Baki hüdaya emanet ol.

Baban

NOT: Mektupa para koyacaktim, ama geç akluma geldi, zarfi kapatmisum.



fıkranın devamı

Cinsel isteği arttıran çeşitli mekanik cihazlar vardır, özellikle bayanlarda. Bunların en başında Mercedes-Benz SL500 gelir."

PJ O'Rourke

"Cinsel birliktelik sırasında duymayı hiç istemediğiniz üç sözcük nedir?
'Tatlım, ben geldim.' "

Ken Hammond.

" Paralı seks ve parasız seks arasındaki en büyük fark şudur: paralı seks daha ucuza gelir."

Brendan Francis

" 'Entellektüel' , yaşamında seksten daha ilginç birşeyler bulmuş kimseye denir."

Edgar Wallace

"Prezervatif takarken sandığınız kadar güvende değilsiniz. Geçenlerde bir arkadaşıma, prezervatif takmasına rağmen, otobüs çarptı."

Bob Rubin

"İki kişi arasındaki cinselligin güzel olduguna inanıyorum. Ama beş kişi arasında muhteşemdir. "

Woody Allen

"Aşkta çok başarılıyım, çünkü sürekli kendi üstümde pratik yapıyorum"

Woody Allen

"Mutluluk, elektrik kesintisi sırasında kız arkadaşının evinde TV
seyredebilmektir."

Bob Hope

"İyi ki biseksüel değilim. Kadınlar yetmiyormuş gibi bir de erkekler tarafından reddedilmeye dayanamazdım."

Bernard Manning.


"Aşık olduğum kızla büyük bir ortak özelliğimiz var: İkimiz de kızlar için hasta oluyoruz!"

Anonim

"Nenfomen(*), ortalama bir erkek kadar seks tutkunu olan kadındır."

Mignon McLaughlin
__________________________________________
(*) Nenfomani: Sürekli seks düşünme ve cinsel doyumsuzluk gibi belirtileri olan bir psikolojik-cinsel rahatsızlık. (Ç.N.)
fıkranın devamı

-ilginç bir olay anlatacağım.ben internet cafede çalışıyorum.ilginç olan bu değil.

-geçenlerde yaşlı bir bey baba bana geldi evlat şu yarım sayfa yazıyı yazarmısın dedi.
-parasıyla değil mi bende yazdım, yazıcıdan çıkarttım gitti.
-bir hafta sonra tekrar geldi.
ve ben hatırlayamadım, ki o ana kadar.
-evlat şu benim yazıyı bana geçen hafta sen yazmıştın
-bende "bilmiyorum" dedim
(ne de olsa bilgisayarda yazılmış bir yazı)
-bey baba bana "iyi bak iyi belki tanırsın senin yazın senin" demesi beni kahkahaya boğdu....
fıkranın devamı

Dört arkadas barda muhabbete dalmistir. Içlerinden biri tuvalete gider. Üç arkadas sohbetlerine devam ederler.
Birinci adam oglundan söz eder, "Benim oglan araba yikamakla ise basladi. Bir baltaya sap olamayacagindan korkuyordum ama bir gün arabasini yikadigi adamlardan biri ona is teklif etmis. Sonra iyi bir araba saticisi oldu. Hatta o kadar iyi para kazandi ki geçenlerde bir arkadasinin dogum gününde ona Mercedes aldi !"
Ikinci adam da mevzuya girer, "Benim oglum da biraz problemliydi. Büyük bir emlak sirketinde çalisirken inanilmaz bir is kapti ve ondan sonra ilerledi acayip zengin oldu. Çalistigi sirketi de satin aldi. Bir arkadasinin dogum gününde ona bir ev bile hediye etti."
Digerlerini dinleyen üçüncü adam da heyecanla söz alir, "Aynen benimki de öyle. Ise bir borsa sirketinde temizlik elemani olarak basladi. Bir gün kendi kendine hesaplar yaparken patron tarafindan fark edilince broker oldu ve büyük basarilarla inanilmaz bir servete sahip oldu. Üstelik de en iyi arkadasina bir milyon dolarlik hisse senedi armagan etti !"
Bu sirada dördüncü adam tuvaletten çikmis ve sohbete katilmistir. Digerleri ona çocuklarindan bahsettiklerini söyleyince adam içini çekerek konusmaya baslar,
"Ehh...benim oglumun bir hayal kirikligi oldugunu itiraf etmeliyim. Dogru düzgün bir iste dikis tutturamadi, berber çirakligi falan yapti, eroine bulasti. Derken onun yoldan çikmis oldugunu fark ettim, maalesef homoseksüelmis ! Çok çok üzüldüm. Bir sürü erkekle birlikte oldugunu duydum."
Adam, gülümsemeye çalisarak konusmasina devam eder, "Ama ise iyi tarafindan bakmaya çalisiyorum. Geçen dogum gününde bu homoseksüel arkadaslari ona bir Mercedes, bir ev ve bir milyon dolarlik hisse senedi hediye etmisler !"
fıkranın devamı

Süper markette alışveriş yapmakta olan genç adam,kendisini takip etmekte olan bir hanımı farkeder.Kadını görmezlikten gelsede,kadın dik dik bakmaya devam eder.Nihayet kasa önünde kuyruğa gelirler.Kadın adamın birkaç sıra önüne düşmüştür.Kadın derki:
-Özür dilerim.Böyle dikkatli bakmam sizi rahatsız etmiş olmalı. Üzgünüm ama geçenlerde ölen oğluma o kadar benziyorsunuz ki...adam şöyle cevap verir:
-bunu duyduğuma çok üzüldüm.Sizin için yapa bileceğim birşey varmı?
-Evet yavrum az sonra eşyalarımı alıp çıkarken ne olur bana güle güle anne diye seslene bilirmisin? tabiki der genç adam.Yaşlı kadın çıkarken genç adam ona elsallar ve güle güle anne diye seslenir.adam birisini mutlu etmenin mutluluğu içinde gülümser ve ödeme sırası kendine gelince kasanın 150 dolar yazdığını görür kasiyere sorar:
-bu nasıl olur alt tarafı üç parça eşya aldım der. Kasiyer gayet sakin cevap verir:
"Anneniz hesabını sizin ödeğeceğinizi söyledi"
fıkranın devamı

Temel'in Almanya'daki oğlu Temel'e şöyle bir mektup yazar:
- Babacığım sizleri çok özledim. Bana bolca para yollarsan sevinirim.
Temelde bu mektuba karşılık yazar:
- Uy sevgili uşağum, Allah'ın selami tabiidur. Mektubumu çok yavaş yazayrum, çünkim bilirum ki, okuman zayuftur, çabuk okuyamazsun... Benden sana sual edersen, Allahuma pin şükür iyiyum, yeni pir iş buldum. Emrimde 1500'e yakın adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi hallerinde... Ne iş pulduğumu soraysan söyleyeceğum patlama, mezarluk pekçisi oldum... Geçtiğimiz hafta puraya iki defa yağmur yağdu... Piri pazartesinden perşembeye öbüri de perşembeden pazara...
Bacın Emine bir uşak doğuracak, daha erkek midir kiz midir pelli değil, haçan o yüzden sağa dayi mi oldin, teyze mi oldin söyleyemeyrum...
Kötü havadisler vardur... Pahriyede askerlik yapan 10 uşağu da kaybettuk. Pindikleri denizaltu pozulmus, motoru turmuş, inmiş aşağu, denizaltuyu itekleyup, motorunu çalıştırmak istemuşlar..
Temel emicen de tükkan açtu, o da 30'a alduğuni 25'e verir, sürümden kazanıyormuş öyle dedu...
Bizim köye findukçularun Temel'i muhtar seçtuk, akullu uşak da...Geçen gün hepimizu zelzeleye karşi aşi etturdu. Temel hem akillidur, hem de dürüsttür... Geçenlerde bir taksinin şoförü köye varmış, muhtarı arıyor, meğer yolda bir tavuk ezmiş sahibini soraymuş. Muhtar Temel tavuğa pakmiş, ha bu pizden değuldur pizum köyde yassu tavuk yoktir demiş...
Senin küçüğün Ergin çok akullu uşak çıktı. Geçen gün tepeye varmış, elinde bir ip sallayıp duriy. Anan uy usağum ne edeysun orada, demiş. O da hava durumuna bakayrum demiş. Çektum oni akşam karşuma, anlat bakayum şu hava durumu işinu dedum. Anlattu, meğer ip sallanınca havanın rüzgarli olduğuni; ip islanunca da yağmur yağduğuni anlaymiş. Çok akillu uşak vesselam. Sen o yaşta böyle akillu değildun.
Senin gönderdiğun resmi alduk, pir yaninda bir Alman herif pir yaninda pir Alman karisi var, ortada da sen. İyi ki resmin arkasina ortadaki penum diye yazmişsun yoksam tanımayacaktuk.
Yaa işte böyle uşağum. Memleçetten sağa pol pol havadis..
Yeni havadis olursa yine yazarum. Baki hüdaya emanet ol.
Baban

NOT: Mektupa para koyacaktim, ama salak anan Fadime mektubu kapatmiş.Parayı koyamadim.Suçu benden değil anandan bil.
fıkranın devamı

Dursun bir gün Amerikaya gider, otele yerleşir yarım saat sonra kapı çalar gelen oda servisidir. Bir büyük şişe şampanya ve iki kadeh getirir dursun bu duruma şaşırır ama bir şey söylemez ardından tekrar kapı çalar ve çok güzel bir sarışın bir kadın içeri girer sabah olur resepsiyon bizim dursuna karşılığında 10.000$ verir.parayı alan Dursun memleketin yolunu tutar başına gelenleri Temele anlatır Temel dururmu? ertesi gün Temel ilk uçakla Amerikaya gider ve Dursunun gittiği otele yerleşir ve beklemeye başlar yarım saat sonra kapı çalar ve oda servisi gelir bir büyük şişe şampanya ve iki kadeh ,Temel kendi kendine aynı Dursunun anlattığı gibi der ve beklemeye devam eder ardından tekrar kapı çalar ve bu sefer esmer çok güzel bir kadın Temel dahada çok sevinir ertesi sabah resepsiyona gider ve resepsiyon Temele 5.000$ verir, bu sefer Temel şaşırır tam kapıdan çıkacakken geri döner ve resepsiyona sorar: geçenlerde arkadaşım gelmiş ve siz ona 10.000$ vermişsiniz, bana neden 5.000$ dolar verdiniz? bu işte bir yanlışlık olmalı der. Resepsiyon ise: hayır beyefendi yanlışlık yok arkadaşınızınki naklendi sizinkini banttan yayınlayacağız.
fıkranın devamı

İki tane çiftçi; biri Adana`lı diğeri Kayseri`li, sohbet ediyorlarmış; bu arada haliyle zenginlikleriyle övünüyorlar.. Adana`lı başlamış :
-Bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyor biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoruz demiş... Kayseri`li de bunun üzerine,
-Yav bizim de vardı öyle eski bi arabamız, ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık...

fıkranın devamı

İki tane çiftçi, biri Adanalı, diğeri Kayserili, sohbet ederken, tabi haliyle zenginlikleriyle övunecekler... Adanalı başlamış :
-Bizim orda sabah günes doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz, demiş... Kayserili de demiş ki :
-Yav bizim de vardı öyle bir arabamız ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık....

fıkranın devamı

İki tane çiftçi; biri Adanalı diğeri Kayserili, sohbet ediyorlarmış; bu arada haliyle zenginlikleriyle övünüyorlar.. Adanalı başlamış :
- "Bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz."
demiş... Kayserili de bunun üzerine:
- "Yav bizim de vardı öyle eski bi arabamız, ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık..."


fıkranın devamı

adamın biri telefonla lokantayı arayıp akşam bütün masaları ben tutuyorum kuş sütü bile eksik olmasın der. akşam olur adam omzunda bi kuşla gelir. donatılmış masaların birine oturur. adam çorbasını içerken kuşa bi el çırpar kuş gider diğer masadaki bütün yemekleri yer adam tekrar donatın masayı der masa tekrar donatılır adam bi el daha çırpar kuş gider yine bütün masayı silip süpürür. bu bir değil iki değil devam eder. garsonlar şaşar;
- ''abi Allah aşkına bu ne biçim kuş bunun sırrı ne'' der.
adam da;
- ''otur anlatayım bak şimdi ben geçenlerde bi lamba buldum okşarken içinden cin çıktı bana üç şey dile dedi. 1. dileğim çok zengin olayım dedim şuan çok zenginim 2. dileğim etrafımda çok kadın olsun istedim simdi dört tarafım kadın 3. istegim de doyumsuz bi kuş istedim onu yanlış anladı pezevenk'' der.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama