Geceyi Fıkraları

loading...

Temel motorsiklet kursunu gidiyormus ve çok basarili bir ogrenciymis. Ogretmenleri tam olarak hazir oldugunu belirtmeden once Temel ve arkadaslarina son bir uyarida bulunmak istemiş: - "Bakin, eğer gece motorsiklet ile gezerken karsida bir ışık görürseniz bilin ki bu baska bir motorsiklettir, dikkat edin." Temel ehliyetini almis ama 2 ay sonra hocalari Temeli hastanede tüm kemikleri kirik bir halde görmüsler. Sormuslar: - "Temel ne oldu?" - "Karsida 2 isik gördüm bende motorsiklet sandım, aralarindan geceyim dedim sonra kendimi hastanede buldum."
fıkranın devamı


Bir kaç yıllık evli çiftin bir bebekleri olur..
2 yaşına geldiğinde bebeğin çok farklı ve insan üstü yetenekleri olduğu ortaya çıkar.. 3 yaşına geldiğinde yetişkin bir insan gibi konuşur..
5 yaşında, aklınıza gelen her dilde okuyup yazmaya başlar..
10 yaşında ileri matematik profesörleriyle ileri konularda açık oturumlara katılır..
13 yaşında gelecekle ilgili inanılmaz tahminlerde bulunmaya başlar...

Bir gün çocuk:
"Tam 1 yıl sonra bugün ben öleceğim.... Ben öldükten 2 yıl sonra 5 Kasım günü annem ölecek.. Annem öldükten 3 yıl sonra da 15 Haziranda babam ölecek.� Annesi ve babası çok şaşırırlar..

Gerçekten de bir yıl sonra çocuk ölür... Baba çok uyanık olduğu için karısını hemen milyarlar değerinde sigorta yaptırır... 2 yıl sonra da 5 Kasım günü anne ölür.... Baba 3 yıllık ömrünün kaldığını bildiğinden, sigortadan aldığı milyarlarla seyahatlere çıkar ve birbirinden güzel bayanlarla yer bitir. Hatta evini bile 16 Haziranda boşaltmak şartıyla satarak alemler yapar ve son günlerini bekler...

Ölümüne 1 gün kala son parasıyla bir hayat kadını kiralar, önce jakuzide eğlence, sonra yatak odasında zevk dolu saatlerle bir gece geçirir.. Adam her şey bittiğinde gözlerini kapatır ve:

"Vay be yarın ölmüş olacağım.. Karım olmadan 3 yıl ne hayat geçirdim ama her şeyi yaptım, dolu dolu yaşadım, helal olsun bana" diyerek, alkolün verdiği rehavetle ve yorgunlukla uykuya dalar..

Ama o da ne...... sabah bir de gözlerini açar ki hala yaşıyor..!!!!!!

Yatakta şaşkınlık içinde bakınırken geceyi beraber geçirdiği genç bayan çığlık çığlığa koşarak içeri girer...

"HEMEN ASAĞIYA GELİN NE OLUR.. UŞAĞINIZ SALONDA BOYLU BOYUNCA UZANMIŞ YATIYOR... GALİBA ÖLMÜŞ!!!!"

fıkranın devamı


Temel motorsiklet kursunu gidiyormus ve çok basarili bir ogrenciymis. Ogretmenleri tam olarak hazir oldugunu belirtmeden once Temel ve arkadaslarina son bir uyarida bulunmak istemiş:

- "Bakin, eğer gece motorsiklet ile gezerken karsida bir ışık görürseniz bilin ki bu baska bir motorsiklettir, dikkat edin."

Temel ehliyetini almis ama 2 ay sonra hocalari Temeli hastanede tüm kemikleri kirik bir halde görmüsler. Sormuslar:

- "Temel ne oldu?"

- "Karsida 2 isik gördüm, aralarindan geceyim dedim."

fıkranın devamı


Soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir isadami ve sekreteri
arabalarini terketmek zorunda kalirlar ve uzun bir yuruyusten sonra usumus
ve islanmis durumdayken bir kulube bulurlar.
Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir suru battaniye bulunmaktadir.
Geceyi gecirmeye hazirlanirlar ve isadami bir centilmen olarak, yatagi
sekreterine verir,
"Ben yerde uyku tulumunda uyurum" der. Sekreter yatagina yatar, adam uyku
tulumunun icine girerek fermuari ceker. Bir sure sonra tam uyumak
uzereyken, sekreterinin sesini duyar;
"Efendim, ben cok usuyorum." Adam fermuari acar, uyku tulumundan cikar, bir
battaniye alip kadinin uzerine orter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak
uzereyken yine sekreterinin sesini duyar;
"Efendim, ben hala cok usuyorum." Adam yine fermuari indirir, tulumdan
cikar, bir battaniye daha alip kadinin ustune orter, uyku tulumuna girerek
fermuari ceker. Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar;
"Ben yine coooook usuyorum". Adam yattigi yerden;
"Bir fikrim var." der,
"Burasi issiz bir yer. Neler oldugunu kimse goremez, istersen evliymisiz
gibi davranabiliriz." Genc kadin kikirdar;
"Tamam, bana gore hava hos." Adam yattigi yerden avazi ciktigi kadar
bagirir;
"OYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANIYEYI KENDIN AL!!!!!"

fıkranın devamı


istanbulda motorsiklet yarısları yapılacagını duyan karadeniz halkı hemen oranın en usta motorcusu temeli gorevlendirmis temel hazırlıgını yapmıs ve geceden motoruyla yola cıkmıs sabaha karsı gunes dogmadan istanbula girerken karsıdan 2 motorlunun geldigini gormus ve sunların arasından hızlı geceyimde istanbullular motor nasıl kullanır gorsunler diye dusunmus ve basmıs gaza temel gozunu hastanede acmıs hastane yetkilileri hemen ailesine haber vermis tum koy orda sormuslar temele nasıl oldu bu usagum "sorma sabaha karsı gun agırmamısdı karsıdan 2 motorlu geliyodu onlara hava atayım aralarından hızlı geceyim dedim ama megerse ortadaki farlarını yakmayı unutmus...

fıkranın devamı


Bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir ziraat mühendisi, zirai kredi başvurularını yerinde incelemek için bir köye iş ziyaretinde bulunur. Akşam hava kararmak üzereyken köyden ayrılır. Yarı yolda arabası arızalanır ve inip baktığında tamirinin mümkün olmadığını görür. Bu gece burada bir başıma ne yapacağım diye kaygılanırken ileride bir ev olduğunu ve ışığının yandığını görür. Eve giderek kapıyı çalar. Kapıyı genç ve oldukça güzel bir bayan açar. Ve bayan şöyle der:
- Buyrun beyefendi. Ben kocası askerde olan ve burada yanlız yaşayan bir bayanım. Size nasıl yardımcı olabilirim?
Adam da:
- Ben bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir Ziraat Mühendisiyim. Arabam bozuldu ve yolda kaldım. Geceyi burada geçirmem mümkün mü acaba?
-Tabiki der kadın ve birlikte içeri girerler. Kadın adamın yanına gelerek:
-Bakın beyefendi ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Her hangi bir arzunuz var mı?
diye sorar. Adam da acıkmış olduğunu ve mümkünse kadından yiyecek birşeyler hazırlamasını ister.
Kadın adamın isteğini yerine getirir ve çok güzel bir sofra hazırlar. Yemekten sonra kadın adamın karşısına geçerek:
- Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Başka bir arzunuz var mıydı acaba?
diye sorar. Adam yemek için teşekkür eder ve eğer mümkünse yemeğin üzerine çay içmek istediğini söyler. Kadın çayı demler ve birlikte çaylarını içerler.
Çay faslından sonra kadın yatak odasına gidip en şuh ve seksi geceliğini giyerek adamın karşısına çıkar ve
- Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Başka bir arzunuz varsa çekinmeden söyleyin onu da yerine getireyim. der. Adam da artık uyku saatinin geldiğini ve kadının ona bir yatak hazırlaması halinde uyumak istediğini söyler. Kadın yatağı hazırlar ve Ziraat Mühendisi uyur.
Sabah olup uyandığında adam kadını evin içinde göremez ve eviv bahçesine çıkar. Kadın orada hayvanlara yem vermektedir. Fakat bir olay adamın tuhafına gider. Çünkü bahçede bir tavuk ve 5 horoz vardır. Adam kadına sorar:
- Hanımefendi,1 tavuğa 5 horoz fazla değil mi? Ben bu durumdan bir şey anlayamadım da... Kadın bu soruya cevap verir:
-ANLAMAYACAK BİRŞEY YOK BEYEFENDİ. O HOROZLARIN 4 TANESİ ZİRAAT MÜHENDİSİ...

fıkranın devamı


İki Karadenizli uçağa binmiş. Uçak havalandıktan sonra uçağın motorlarından biri bozulmuş. Pilot anons etmiş: - "Uçağımızın bir motoru bozulmuştur. Telaşa gerek yoktur". Aradan çok geçmeden ikinci motor da bozulmuş. Pilot anons etmiş: - "Uçağın ikinci motoru da bozuldu....". Temel Dursun'a dönmüş: - "Tursun desene geceyi burda geçireceğiz."

fıkranın devamı

Istanbulda motorsiklet yarısları yapılacagını duyan karadeniz halkı hemen oranın en usta moto...
fıkranın devamı

Jack ve arkadasi Bob, kayak yapmaya Kuzeye gitmisler. Bir kaç saat yol aldiktan sonra korkunç bir ...
fıkranın devamı

Otobus yine tiklim, tiklimdir.Duraklarin birinden yasli bir teyze otobuse biner.Hemen yaninda duran ...
fıkranın devamı

Bir gün adamın biri tele kızın birisi ile beş yüz dolara anlaşırlar. Ve geceyi beraber geçi...
fıkranın devamı

Keyifli bir aksamdan sonra, kari koca yataga girmisler. Adamin geceyi henuz bitirmeye niyeti yok.. h...
fıkranın devamı

Adam doktora gider -"Doktor bey bana 3 tane viagra hapi lazim." -"Neden 3 tane" -"Cuma metresim ,cum...
fıkranın devamı

Birkac yillik evli ciftin bir bebekleri olur.. ancak gunler haftalar gectikce bebegin cok farkli ve ...
fıkranın devamı

Soğuk ve karlı bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir işadamı ve sekreteri arabalarını terketm...
fıkranın devamı

Dort yakisikli, Amerika'da bekar barlarindan birine gitmisler.Yalniz insanlar, yalniz gecelerinde bi...
fıkranın devamı

Birgun bir adam ormanda kaybolur gece karanliginda bir kilise gorur ve geceyi burada gecirmek ister,...
fıkranın devamı

Adam New York'ta luks bir randevu evinin kapisini calar:Merhaba, Samantha ile gorusmek istiyorum.Bir...
fıkranın devamı

Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda d...
fıkranın devamı

Ödev Yapamama Bahaneleri
Simdi size "Modern Odev Yapamama BahaneLeri" nden bahsedecegim...Eskiden oLsa "Hocam, eLektrikLer kesikti odevimi yapamadim!"

der gecerdir ama gunumuzde isLer degisti! (Gerci dunya kadar elektrik kesintisiyLe degisen pek birsey yok ancak bu bahene

artik pek gecerLi degiL) simdi biz bu modern bahaneLere bakaLim ...

* Bahane : Harddiskimde bad-sector oLusmus! AraLarinda odevLerimin de buLundugu 40 kadar dosyayi kurtaramadik

ortmenimmmmmm!

Ogretmenin Cevabi : Afferim sana !!!



* Bahane : Pazar gunu ailecek Bowling oynarken basparmagim topun icine sIkIstI ve inciLdi! 2 gundur yazi yazamiyorum :(

Ogretmenin Cevabi : Ben o bowLing topunu kafanda kirmaz miyim senin!



* Bahane : Biran farkettim de sanirim bizim kopek kizdirinca o kadar da hosgoruLu olmuyormus! Beni isirdi :( (Burda

yalanciktan sargi beziyLe sarilmis eli ogretmene gostermekte fayda vardir azcik da hungur yapin aehuh )

Ogretmenin Cevabi : Ben de kizdirilinca hosgoruLu oLmam! Ac avucLarini !!! (aheuh cattttttt!)



* Bahane : Tam herseyi hazirLamis ders calismaya basLayacaktim ki birden kapi caLdi! IlkokuLda birlikte kirmizi kurdeLa

taktigim arkadasim beni ziyarete geLmis!

Ogretmenin Cevabi : Donem sonunda da karnende bolca 0 ve 1 seni ziyarete gelecek ! ( huaaa yasasi kotuLuQ)



* Bahane : O gece ruyama giren aksakalli dede "Bak evlat, o odevleri yapmazsan ogretmenin sana kizmaz, nedenini de sorma!"

dedi .. Mecburen dinledim :(

Ogretmenin Cevabi : Bu gecerLi bir bahane kabul edildi hIk mIk :(



* Bahane : Tv de hipnozla ilgili bir belgesel izliyordum nasil oldugunu anlamadan dalmisim

Ogretmenin Cevabi : Bak, gozlerime bakkkk!!! Gozlerin kapaniyor....



* Bahane : Icimdeki sesi dinledim! "Freedommmmmmmmm!!!!" (Muhauha bu diyaLog muhtemeLen ogretmenin sizi okul psikologuna

goturmesi ve psikologun da size BraveHeart izlemeyi yasaklamasiyla son buLacaktir)



* Bahane : Kedimi yedim, migdeme oturdu :(

Ogretmenin Cevabi : Afiyet oLsun!



* Bahane : Bir de baktim ki defterimde sayfa kalmamis! (Aman diim bunu denemeyin .. )

Ogretmenin Cevabi : Bak sen! aheuh (bu cevabinizla ogretmeninizi gulme krizine sokmaniz icten biLe degil, sadece yesillik

olsun diye yazdim :) )



* Bahane : Dun butun geceyi bozulan asansorde gecirdigimi soylesem?

Ogretmenin Cevabi : BiLmem inansam mi acaba aheuah? ( Bu cumle tamamlanana kadar ogretmenin eli kuLaginiza dogru bir

harekete gecmisse orda hic durmayin ufaktan kacmaya bakin :) )
fıkranın devamı

Temel yeni kiraladıgı evinde ilk geceyi gecirmek için uykuya dalmış.Tam uyuyacak yukarı kattan acayip gürültüler gelmeye baslamıs.Dayanamamıs cıkıp bakmaya karar vermis.bide bakmıski,folklör ekibi halay çekiyor. - Napıyosunuz gecenin bu vaktinde uyuyamıyorum
demis. Folklör ekibide :
- Yarın gösterimiz varda prova yapıyoruz
demisler. Neyse demis Temel gidip yatmıs. Ertesi gece yine aynın gürültüler.
- Gösteri ertelendi de prova yapıyoruz
demisler. Temel ya sabır! demiş gitmis.
3.gece yine aynı gürültü devam etmis. Temel yukarı cıkmayınca yukardakiler merak edip asagı inmisler. Birde ne görsünler Temel mastürbasyon yapıyo.
- Napıyosun diye sorduklarında
Temel'in cevabı su olur
- ANANIZI BELLİYCEM DE PROVASINI YAPIYORUM.
fıkranın devamı

Temel ile dursun bir gün yolda giderlerken bir ilan görürler:
"Kızıldereli kellesi getirene kelle başı 1000 Dolar ödül verilecektir."
Bu ilanı gören Temel ve Dursun hemen kısa bir araştırma yaparlar ve Kızılderelilerin Amerikada yaşadıklarını öğrenirler ve hemen Amerika ya giderler....
Issız bir ormanda araştırma yaparken hava kararır ve geceyi uygun buldukları bir yerde geçirmeye karar verirler.
Sabah olunca Temel uyanır. Etrafına bir de bakar ki Kızıldereliler sarmış ve ellerindeki süngülerini Temel ile Dursuna doğrultmuşlar.
Temel:
- Dursun kalk, paranın ... koyduk
der.
fıkranın devamı

Temel bir gün Afrikanın vahşi ormanlarında gezerken kaybolur.O geceyi orda geçirmek zorunda kalır ve çadırını kurar.Sabah kalktığı zaman karşısında bir yamyam kabilesi görür.Kabilenin başında kafasında iki tane beyaz tüy olan reis ve yanında şefi vardır.Temel birden içinden:
-"Şimdi y*rrağı yedik."der.
O sırada yukardan bir ses:
-"Dur!Daha yemedin"der.
Temel:
-"Nasıl yemedim?Görmüyormusun adamları?
Ses:
-"Kurtulmak ister misin?der
Temel:
-"Nasıl yapacağım?"der.
Ses:
Kafasında tüyleri olan adamı görüyor musun?Onun yanında elinde mızrağı olan şefi var.Senin o mızrağı alıp beyaz tüylü adamın kalbine saplaman gerekiyor.
Temel çaresiz atılıp şefin elinden mızrağı alır ve bir hamlede beyaz tüylünün kalbine saplar.
Sonra yukardaki ses:
-Hıııııh!İşte şimdi y*rrağı yedin!
fıkranın devamı

Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz Sarayda davet edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Yaa ne gördünüz? Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm. Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti.Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu. Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Ne gördünüz? Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu. Brejnev pek memnun olmuştu. Ford devam etti: Ama bayrakta acaip yazılar vardı. Ne yazıyordu ne yazıyordu? Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi.
fıkranın devamı

Lodos Fırtınası
Aman o ne lodos firtinasi... Istanbul'un her yani sismiş, denizi kabarmis dalga dalga, lodos kiyameti desek yerinde olacak... Günlerden 30 Aralık 1911.

Yilbasina bir gün kalmis, evlerde kestaneler çiziliyor, hazirlik
girla...

Vapurlarin kalkis saatleri birbirine girmis, kalkip kalkamiyacaklari bile meçhul. Ama kalkan bir vapura zor bela yetisen dört Galatasarayli oyuncu, dalgalarla mücadele eden vapur'un içerisinde, Fenerbahçe ile oynayacaklari maç'a dogru yol aliyorlardi.. Galatasaray olarak Fenerbahçe karsinda oynadiklari ilk üç maç'ta da galip gelmislerdi, 2-0, 3-0, 5-0, eh, heyecanli degillerdi pek, ama lodos onlari perisan ediyordu.
Kadiköy'e geldiklerinde diger takim arkadaslari ile bulusacaklardi, ama iskelede sadece iki arkadaslarini gördüler. Önce pek üstünde durmadilar, nede olsa Union Kulüp Stat'inda (Fenerbahçe Stati) diger arkadaslarini bulabileceklerini ümit ediyorlardi. Alti Galatasarayli oyuncu yollandilar Stat'a... Baskan Ali sami Yen onlari orada buldu, baska da kimse yoktu. Ali Sami Yen oynamak istiyordu ama sakatti, maç saati de yaklasiyordu, yedi Galatasarayli oyuncunun gözleri saat'in üzerindeydi, ne gelen vardi, ne giden! Aralarinda konusup, oyunun ertelenmesini istediler; Istanbul sehri bir lodos afetine yakalanmis, vapurlar iptal olmus, oyuncular gelememis, bu maç böyle oynanirmi, iptal en dogal hakkimiz diye düsündüler elbette.
Ama rakip takim Fenerbahçe buna razi olurmuydu hiç? Bizim yedi kisi kalmis Galatasaray takimimiza, "Sahaya çikmazsaniz, hükmen yenik sayilirsiniz!" diyip, tutturukluklarina devam edince, Galatasaray ruh'u bunu kaldirirmi, yenileceksek, aslanlar gibi çikariz, saha'da yeniliriz diyip, yedi kisi çikip, oynamayi kabul ettiler. Bir önemli sorunlari daha vardi, kaleci yoktu! Lodos firtinasi yüzünden, kalecimiz de gelemeyenler arasindaydi! Ali Sami Yen kaleci olmayi kabul edince, biri kalede olmak üzere, yedi Galatasarayli Aslan, gururla saha'ya yayiliverdiler.
Ali, Bekir Bircan, Horace Armitage, Celal, Idris, Emin Bülent ve kalede Ali Sami Yen. Hey gidi ASLANLAR hey, yelelerini diklettirip, pençelerini çikarip, gerinip, rakiplerine baktilar. Onbir tane Kanarya, lodos'un da etkisi ile biraz ürperdi ama, içlerinden de kis kis güldüler, arenaya sadece yedi aslan çikabilmis, saha vicik vicik, alirlardi elbet bu maçi! Aman Allahim oda neydi? Saha'da kükreyen aslanlar sanki yüzlerce oluvermisti... Ali Sami Yen'in durdugu kale, rakipleri tarafindan ziyaret bile edilemedi, 90 dakika boyunca top bir adet kere eline bile gelmedi... Aslanlar hem atak yaptilar, hemde kalelerine kimseyi yaklastirmadilar. Ne lodos, ne vicik vicik bir saha, nede onbir kisilik rakip takim onlarla bas edemedi.
Galatasaray, Fenerbahçeyi 30 Aralık 1911 günü, yedi kisi ile, 7 - 0
yendi.

Aslan Galatasaray'i lodos afeti bile durduramamis, büyük ruh'u ile, yedi kisi ile oynadigi maç'tan alninin akiyla çikmisti. Yani Infaz gerçeklesmisti.
Evlerinde yilbasi gecesi için kestane çizen aileler ise, haberi alinca çok sasirip, Fenerbahçe kestaneden beter çizilmis diyip, gülüsmüslerdi diye büyüklerimden hep duyarim!!!! O gece lodos tüm gücü ile devam etmis, bizim Aslanlar ise vapurlar iptal oldugundan, geceyi rakiplerimizin evlerinde geçirmek zorunda kalmislardi.
Bence, bizimkiler bir güzel uyumustur da, karsi tarafi tam bilemiyorum! Nede olsa tatli tatli uyurlarken bir iki kükreme sesi çinlatmislardir o evlerde Aslanlarimiz, rakiplerimizin tetikteki uykularini bölen!
Iste Galatasaray ruh'u, inanci ve gerçeklerinden bir tanesi daha.
Bir rivayete göre, ne zaman lodos firtinasi çiksa, rüzgar'in içerisinden bir kükreme sesi yayilirmis Kadiköy semalarina, içleri ürperten, dolana dolana Fenerbahçe Stat'ina yayilan... Ali Sami Yen'in, Ali'nin, Bekir Bircan'in, Horace Armitage'in, Celal'in, Idris'in, Emin Bülent'in sesleri, hani artik bizlere bulutlarin arkasindaki o güzel yerden bakanlarin kükremeleri bunlar.
Selam sizlere kahramanlar, selam.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama