Bir deney yapiılacakmış. Bu deney için İngiliz, Alman ve bizim Temel başvurmuşlar. Deney bunları ayrı ayrı gorillerle bir araya koyup en fazla yavruyu kim yapacak.
Alman girmiş çıkmış 5 çocuk yapmış.
Fransız girmiş 7 çocuk yapmış
İngiliz girmiş 10 yapmış.
Sıra bizim laz temele gelmiş. Temel girmiş, çıkmış bakmışlar 1 tane çocuk çıkmış diğerleri dalga geçmişler ve sonra meraktan sormuşlar -niye bu kadar az çocuk diyince Temel'in cevabı şuymuş:
-Eğer goril erkek olmasaydı görürdünüz

fıkranın devamı


Temel in küçük oglu hayvanat bahçesinde kosarak babasinin yanina gelmis;
- Kos buba, anami kocaman bir goril kapti!..
Temel gayet sakin yanitlamis;
- Eyi, eyi. Bundan sonrasi gorilin problemi. Kurtulsun bakalim kurtulabiliyorsa.

fıkranın devamı


Ingiltere'de bir hayvanat bahcesinde soylari tukenmekte olan bir cift goril kalmis. Insanlar bunlari ciftlestirip soylarini kurtarmaya calisiyorlarmis ki erkek goril birden olmus. Ortalik birbirine girmis. Gazetelere ilan verilmis ve disi gorile bir es bulana buyuk oduller vaad edilmis. Kimsenin elinden birsey gelmiyormus. Herkes caresiz caresiz otururken bir Turk cikmis ve bu isi halledecegini ancak 50 bin dolar istedigini soylemis. Hemen kabul etmisler. Turk ucaga atlamis once Istanbul'a sonra da Ankara'ya gelmis. Ankara'da otobuse binmis. Pozanti yolu uzerinde bir kahvede inmis. Kahveye girmis bakmis bir suru kamyon soforu oturuyor. Hepsine soyle alici gozuyle baktiktan sonra bir tanesine 'Sen gel' demis. Adam gelmis, bizimki de ona durumu anlatmis. Boyle boyle bir durum oldugunu, gorile bir es aradigini ve adamin bu is icin uygun oldugunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar oldugunu soylemis. Kamyoncu dusunmek icin 1 saat muhlet istemis. 1 saat sonra donmus ve demis ki :
- "Tamam kabul ediyorum ama 3 sartim var:
1. Hayvani dudaklarindan opmem ..
2. Dogacak cocuk erkek olursa babamin adini koyarim ..
3. 25 bin dolarim yok. Taksit taksit oderim ...

fıkranın devamı

Temel ve Fadime hayvanat bahçesinde dolasiyorlarmis. Aslan kafesinin önüne geldiklerinde kafesin ...
fıkranın devamı

Adamın birisi hayvanat bahçesinde dolaşırken gorilin kendisini dikkatle izledigini f...
fıkranın devamı

Arkadaşlarla yemek yiyecektik. Lokantaya gittiğimde henüz kimse yoktu..
Bir süre sonra kalabalık bir grup halinde geldiler. Öpme faslında o sırada sipariş almak üzere bekleyen garsonu da öpmüştüm! Tabii kahkaha tufanı kopmuştu. İste o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Gece otobüsle İstanbul'dan İzmir'e gidiyordum. Yanımda oturan da benim gibi iri kıyım olunca komple vücut teması oldu. Gecenin ilerleyen
saatlerinde, ikimiz de uyumuşken, yanımdaki yolcu birden sıçradı. Karımdan alışık olduğum için,"Geçti bitanem. Ben yanındayım, yok bir şey" deyiverdim!
Adam gözlerini aralayıp dehşetle bana bakmıştı. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

6 yaşındayken komşu ablaya izlediğim çizgi filmi anlatıyordum. Babası da yanımızda oturuyordu. Çocuk salaklığıyla, gorilleri anlatırken,"Böyle
böyle göğüslerine vuruyorlardı abla. Hem de göğüsleri seninkilerden daha büyüktü" demiştim! Yıllar sonra bizi ziyarete geldiklerinde adam bunu
hatırlattı. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Dünyanın parasını verip aldığım yırtık model jean pantolonumu giymiş sevgilimle dolaşıyorduk. Babamla karşılaştık. Bacaklarıma doğru
aşağılayıcı bir şekilde bakıp,"Hayrola, mahallenin köpekleri kovaladı galiba?"demişti! İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Üniversite yıllarım... Kulak rahatsızlığımdan dolayı hastaneye gitmiştim. Doktor muayene esnasında rahat olmam için benimle sohbete başladı. "Ögrenci misin?""Evet." "Hangi üniversite?" "Uludağ" "Ben de oradan mezun
oldum. "Hangi bölümde okuyorsun?" "İşletme" dedim ve bombayı patlattım: "Siz hangi bölümden mezun oldunuz?" "Sence?" İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Sabah ofiste telefonla konuşuyordum. Telefonu omuzumla başımın arasına sıkıştırmıştım. Elimin birinde cep telefonu, diğerinde poğaça vardı.
Cep telefonumu şarj etmek isterken şarj aletinin ucunu birden poğaçaya soktum! Gören oldu mu diye kafamı çevirince de müdürümle göz göze geldim. Sırıtıyordu. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Lise 1. sınıftaydım. Kimya dersinde "ısınan maddeler genleşir" konusunu anlatan hocamız, "Örneğin pirinç "deyince atladım: "Haklısınız hocam yaa! 2 bardak pirinci ısıtinca koca bir tencere pirinç pilavı oluyor." Hoca, "Oğlum bu yemeklik pirinç değil, metal olan pirinç "deyince bütün sınıf
gülmekten yerlere yatmıştı. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Yirmili yaşlarım. Çok romantik bir sahneydi. Sevgilim kucağıma başını koymuş, ben de saçlarını okşuyordum. Birden başını kaldırdı, "Pantolonunun yıkanma zamanı gelmiş" dedi! İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Eve gitmek üzere Bakirköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp, "Bir Monte Carlo" dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp, "Abi bu Bakirköy'e gider" diye cevap verdi! İste o an benim ve şoförün bittiği andır Seyit Abi...

fıkranın devamı

Adamın biri bara gitmiş...Bir içki söylemiş...Tam içecek..kapı açılmış..
Bir goril içeri girmiş..Adamın içkisine şeyini sokup kaçmış..Adam
şok içinde iğrenerek bir tane daha içki söylemiş..
Tekrar kapı açılmış..Bir goril içeri girmiş..Adamın içkisine şeyini sokup kaçmış..Adam tekrar iğrenmiş..Bir içki daha söylemiş..
Gene aynı olay olunca Barmene gitmiş.."Afedersiniz..Deminden beri gorilin biri gelip viskime çükünü batırıp gidiyor.. niye biliyor musunuz?" demiş..
Barmen:"Valla bilmiyorum..Bir de piyaniste sorun..O bilir belki demiş.."
Adam da gidip piyanistin yanına
"Afedersiniz..Viskime çükünü sokup kaçan gorili biliyor musunuz?" demiş..
Piyanist :"Bilmiyorum..Ama biraz mırıldanırsanız çalabilirim.."

fıkranın devamı

İngiltere´de bir hayvanat bahçesinde soyları tükenmekte olan bir çift goril kalmış. İnsanlar bunları çiftleştirip soylarını kurtarmaya çalışıyorlarmış ki erkek goril birden ölmüş. Ortalık birbirine girmiş. Gazetelere ilanlar verilmiş ve dişi gorile bir eş bulana büyük ödüller vaad edilmiş. Kimsenin elinden bir şey gelmiyormuş. Herkes çaresiz çaresiz otururken bir Türk çıkmış ve bu işi halledeceğini ancak 50 bin dolar istediğini söylemiş. Hemen kabul etmişler.

Türk uçağa atlamış önce İstanbul'a sonra da Ankara'ya gelmiş. Ankara´da otobüse binmiş Pozantı yolu üzerinde bir kahvede inmiş. Kahveye girmiş bakmış, bir sürü kamyon şoförü oturuyor. Hepsine şöyle bir alıcı gözüyle baktıktan sonra bir tanesine "Sen gel" demiş. Adam gelmiş. Bizimki de ona durumu anlatmış. Böyle böyle bir durum olduğunu, gorile bir eş aradığını ve adamın bu iş için çok uygun olduğunu ve bunun bedelinin de 40 bin dolar olduğunu söylemiş.

Kamyoncu düşünmek için 1 saat mühlet istemiş. 1 saat sonra dönmüş ve demiş ki :

"Tamam kabul ediyorum ama 3 şartım var.

1) Hayvanı dudaklarından öpmem.

2) Dogacak çocuk erkek olursa babamın adını koyarım.

3) 40 bin dolarım yok. Taksit taksit öderim."
fıkranın devamı

Bir deney yapiılacakmış. Bu deney için İngiliz, Alman ve bizim Temel başvurmuşlar. Deney bunları ayrı ayrı gorillerle bir araya koyup en fazla yavruyu kim yapacak.
Alman girmiş çıkmış 5 çocuk yapmış.
Fransız girmiş 7 çocuk yapmış
İngiliz girmiş 10 yapmış.
Sıra bizim laz temele gelmiş. Temel girmiş, çıkmış bakmışlar 1 tane çocuk çıkmış diğerleri dalga geçmişler ve sonra meraktan sormuşlar -niye bu kadar az çocuk diyince Temel'in cevabı şuymuş:
-Eğer goril erkek olmasaydı görürdünüz
fıkranın devamı

Bir gemi yolculuğu sırasında kaza geçiren Alman İngiliz Fransız ve Türk bir yamyamların yaşadığı bir adaya sağsalim çıkarlar. Karşılarında yamyamların reisini gören davetsiz misafirlere reis canlarını kurtarabilmeleri için bir tek şanslarının olduğu söyler ve
-"Sizi bir goril ile tek başınıza bir kulübeye kabatacağız çıktığınızda gorilden bir çocuk yapabilirseniz yaşamanıza izin vereceğiz" der.
Aradan geçen zaman sonunda Alman'ın beraber olduğu goril bir erkek çocuk doğurur ve bunu gören reis şimdiye kadar böyle bir şey görülmediğini söyler ve herkes şakınlıktan dona kalır.Arkasından İngilizin beraber olduğu goril bir ikiz doğurur ve herkes daha bir şaşkınlık içindedir. Daha sonra Fransız'ın birlikte olduğu goril üçüz doğurur. Durum daha bir akıl almaz olmuşutur.
Ve sonunda Türk'ün beraber olduğu goril doğurur ve doğan şeyi kimse bir şeye benzetemez. Çocuk ne bir gorile benmektedir ne de bir insan yavrusuna tam bir hilkat garibesidir.
Tüm bu olanlardan sonra şankınlık içindeki Reis Türk'e biraz da çıkışarak sen nasıl bir erkeksin arkadaşların hepsi gorilleri hamile bırakırken sen neden bu işi beceremedin diye sorar.
Türk sinirli bir şekilde
--"Develer banada onlara verdiğiniz gibi bir dişi goril verseydiniz bizde elbet bu işin altından kalkacaktık" der.
fıkranın devamı

Temel ve Fadime hayvanat bahçesinde dolasiyorlarmis.
Aslan kafesinin önüne geldiklerinde kafesin bos
oldugunu ve aslan bakicisinin içeriyi temizledigini görmüsler.
Aslanlarin nerede oldugunu sorunca bakici:
"Simdi onlarin sex saatleri 5 saatten önce çikmazlar"
bunun üzerine Fadime Temel'i dürtmüs ve sitemle
"Tuytun mu Temel?"
Temel yüzünü burusturmus "tuytum Fadime" demis.
Biraz daha ilerlemisler Ceylanlarin kafesinin önüne
gelmisler ama orada da bakicidan baska bir sey yokmus,
sorduklarinda bakici
"simdi onlarin sex saati, 4 saatten önce çikmazlar"
demis. Fadime yine dönmüs daha sitemkar "Tuytun mu
Temel" Temel iyice bozularak "tuytum tuytum!"
Ayni sey gorillerin kafesinin önünde daha siddetli bir
sekilde tekrarlandiktan sonra geyiklerin kafesinin önüne
gelmisler, bakiciya sorduklarinda, bakici "Simdi onlarin sex saati ama bekleyin bir -iki dakikaya kadar çikarlar" demis ve öyle olmus.
Bunun üzerine Temel gururla dönmüsFadime'ye "TUYTUN MU
FADIME?"
demis. Fadime aninda cevabi yapistirmis:
"Tuytum tuytum ama sen de su geyigin kafasindaki
boynuzlari gördün mü?!!"
fıkranın devamı

Ingiltere de bir hayvanat bahcesinde soylari tukenmekte olan bir cift goril kalmis. Insanlar bunlari ciftlestirip soylarini kurtarmaya calisiyorlarmis ki erkek goril birden olmus. Ortalik birbirine girmis. Gazetelere ilanlar verilmis ve disi gorile bir es bulana buyuk oduller vaad edilmis. Kimsenin elinden birsey gelmiyormus. Herkes caresiz caresiz otururken bir Turk cikmis ve bu isi halledecegini ancak 50 bin dolar istedigini soylemis. Hemen kabul etmisler. Turk ucaga atlamis once Istanbula sonra da Ankaraya gelmis. Ankara da otobuse binmis. Pozanti yolu uzerinde bir kahvede inmis. Kahveye girmis bakmis bir suru kamyon soforu oturuyor. Hepsine soyle bir alici gozuyle baktiktan sonra bir tanesine
`Sen gel demis.
Adam gelmis, bizimki de ona durumu anlatmis. Boyle boyle bir durum oldugunu, gorile bir es aradigini ve adamin bu is icin cok uygun oldugunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar oldugunu soylemis. Kamyoncu dusunmek icin 1 saat muhlet istemis. 1 saat sonra donmus ve demis ki :
"Tamam kabul ediyorum ama 3 sartim var:
1. Hayvani dudaklarindan opmem.
2. Dogacak cocuk erkek olursa babamin adini koyarim.
3. 25 bin dolarim yok. Taksit taksit oderim...."
fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey