Hastayım Fıkraları

loading...


Hasta, doktora derdini anlattı:
- Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım çalışmak da istemiyor.
- Şikayetiniz bunlar mı?
- Evet.
- Bunun adı tembellik.
- Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?

fıkranın devamı


Ormanın kralı aslan birgün bütün hayvanlarla bir toplatı yapmış hayvanların içinde tilki,ayı ve maymun varmış aslan demiş evime girin ve nasıl kokuyo diye sormuş ilk ayı girmiş demişki;
-üf çok kötü kokuyo demiş. aslan sinirlenip pençe atmış ayı ölmüş sonra maymun gel demiş sıra sende demiş maymunda ;
-aaaa çok güze kokuyo kralım demiş aslan yağcılık yapıyo diye onuda öldürmüş sıra gelmiş tilkiye tilki demişki;kralım beni bağışla ama hastayım burnum koku almıyo demiş yırtmış.

fıkranın devamı


-150 bin dolar,bir gece!Hasta oğlunun tedavisi için.
(3 gün sonra)
-300 bin dolar,bir gece daha!
-İyi de bizim oğlan iyileştiiiii.
-Olsun hastayım sana!
(6 gün sonra)
-800 bin dolar!Another day in Paradise...
-Ya bişey söyliycem,sen gömü falan mı buldun?Abicim manyak mısın nesin?Hasta oğlum iyileşti diyorum sana anlasana.Dışarı da 1000 dolara afet gibi hatunlar var,niye ben ya?Reyting de bir yere kadar...
(12 gün sonra)
-1,2 milyon dolar!2 gün 3 gece tam pansiyon.
-Görüyorum.Bende full as var,ya sende
(14 gün sonra)
-2.5 milyon dolar;40 gün 40 gece...
-Ya sen en iyisi evlensene benle.Daha ucuza gelir.
-Olmaz bunun havası başka!
(18 gün sonra)
-150 bin dolar...
-Noolmuş 150 bin dolara?
-Şike için Samsunspor'a 150 bin dolar götürdüm ben.
-Bana ne ki?Git Telegol'de anlat bunları.Deli midir nedir?
(1 ay sonra)
-50 bin dolar?Bir saat daha.
-Nooldu?Paralar suyunu mu çekti?İstersen kredi açayım,ne dersin?
(2 ay sonra)
100 MİLYON BORÇ VERSENE

fıkranın devamı


-Efendim,bugün çok hastayım,başım ağrıyor,midem bulanıyor,vücudumun her yeri sanki dayak yemiş gibi.Korkarım işe gelemeyeceğim...
Durumu dinleyen patron
-Kerim Bey,biliyorsun bugün çok önemli müşteriler geliyor ve sana mutlaka ihtiyacımız var.Böyle durumlarda ben karıma bir masaj yaptırır,bir de seks yaparım.Kesinlikle kendime gelirim.
Lütfen sen de dene ve hemen işe gel.
Aradan iki saat geçer ve Kerim bey patronu tekrar arar.
-Efendim dediğinizi yaptım.Gerçekten iyi geliyormuş.Sanırım kısa bir süre sonra işte olurum...
-Haa bu arada evinizin manzarası inanılmaz güzelmiş...

fıkranın devamı

Eleman :- "Efendim, bugün çok hastayım. Başım ağrıyor, midem bulanıyor,vücudumun her yer sa...
fıkranın devamı

KADIKOY - PENDIK HATTINDAN DERLENMİŞTİR

* Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim.

* Gözlerin güzel ama bakmasını bilmiyorsun.

* Senin gözlerin varsa, benim sözlerim var.

* Bu dünyada 2 kör tanıdım: Biri beni görmeyen sen, ikincisi ise senden başkasını görmeyen ben.

* Bu dünyada sakın sevme, seversen ihanet etme, ihanet edenleri ise asla affetme!

* Bana unut beni diyorsun. Mademki unutmak o kadar kolay, sen onu unut ve bana dön.

* Geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı dünya bir daha güneş yüzü görmezdi.

* Aşka hürmet et fakat eğilme.

* En asil intikam affetmektir.

* Seni seviyorum diyen dillere değil, senin için ağlayan gözlere inan.

* Vur kalbime hançeri, yüreğim parçalansın. Fazla derine inme, çünkü orda sen varsın.

* Seviyorum, sanma ki aşkım yetimdir. Yalvarmam asla, aşkım asaletimdir.

* Şeker tatlı olabilir, senin kadar değil. Herkes seni sevebilir, benim kadar değil.

* Unutmak zor, anlatmak ise imkansız. Çünkü sen unutuldukça hatırlanan, anlattıkça bitmeyensin.

* Güzelin nazına, Ford un ara gazına hastayım.

* Gönlünde yer yoksa bana güzelim / Fark etmez, ben ayakta da giderim.
fıkranın devamı

Çevreci kuruluşlara üye olan iki sevgilinin kaygası
- Yaaa Buket nedir bu rezillik ya. Biz doğallıktan bahsediyoruz. Sen makyaj yapıyorsun?
-Aman Murat o kadarda değil artık bırak biraz güzel gözükelim.
-Güzellik mi? Sen buna güzellikmi diyorsun ya. Ben seni çevreyi temiz tutalım eyleminde çöp tenekesi kılığına girdiğin şeklinle sevdim kızım!
- Ay iyide ömrümün sonuna kadar çöp tenekesi olarak dolaşacak değilim ya Murat.
- Hem ona bakarsan sende hakiki deri ayakkabı giyiyorsun. Kim bilir hangi hayvanı öldürüp derisinden ayakkabı yaptılar. Ben hiç olmazsa bez ayakkabı giyiyorum.
- Yaaa kızım bana anlatma tamammı. Daha dün inci kolye takıyodun.
İncilerin nereden çıktığını anlatmama gerek yok heralde.
- CimBom maçında yaktığın sis bombasının çevreye verdiği zararı, havaya verdiği kirliligi görmemezlikten gelmiştim ama doğrusu şimdi söylemeden edemiycem.
- Hahhh şuna bak. Yolda yürürken yerdeki izmariti farketmeden geçtiğin günü hatırlıyorsun değilmi. Onu geri dönüp ben almıştım yerden Buket !
- Suna bak patlak eksozla param yok diye 1 ay trafikte dolaşıp çevreyi kirleten bendim sanki!
- Et-Mangal ziyafetine gidende sendin Buket hanım!
- Yokkk canım. Boğazdan petrol geçirilmesini engellemek için boğaza eyleme gittiğimde ben hastayım diye evde kalanda sendin ona bakarsan...
fıkranın devamı

-Efendim,bugün çok hastayım,başım ağrıyor,midem bulanıyor,vücudumun her yeri sanki dayak yemiş gibi.Korkarım işe gelemeyeceğim...
Durumu dinleyen patron
-Kerim Bey,biliyorsun bugün çok önemli müşteriler geliyor ve sana mutlaka ihtiyacımız var.Böyle durumlarda ben karıma bir masaj yaptırır,bir de seks yaparım.Kesinlikle kendime gelirim.
Lütfen sen de dene ve hemen işe gel.
Aradan iki saat geçer ve Kerim bey patronu tekrar arar.
-Efendim dediğinizi yaptım.Gerçekten iyi geliyormuş.Sanırım kısa bir süre sonra işte olurum...
-Haa bu arada evinizin manzarası inanılmaz güzelmiş...

fıkranın devamı

Padişah bir gün bir ferman yayınlayarak o haftaki cuma namazında orada yaşayan herkesin bulunmasını zorunlu kılmış. Dört bir yana haber salınmış ve cuma vakti gelmiş. Bir adam dışında bütün ahali cumaya katılmış. Ertesi gün padişah sadrazamı yanına cağırıp sormuş:
- Dün kü cumaya ahaliden katılmayan var mı_?
- Evet efendim, bir kişi katılmadı_!
- Tez getirin o deyyussu karşıma_!
Adamı bulup yaka paça padişahın huzuruna çıkarmışlar. Padişah, Adam ve Sadrazam kaldığında Padişah sormuş,
- Söyle bakalım neden gelmedin dün ki cuma namazına ?''
- Çok onemli bir işim vardi padişahim_!
- Hımmm demek önemli bir işin vardı. Öyleyse sana ölmeden önce üç dilek dileme hakkı tanıyorum. Söyle bakalim ilk dileğini.
- Yok padişahim ben en iyisi dilek dilemeyeyim siz beni öldurun.
- Dile lan deyyus çabuk adamı çileden çıkartma_!
- Peki. Eeee şey padişahım. Ben sadrazamın karısına hastayım, madem öyle ölmeden önce bir yatsam onunla.
Tabi bunu duyan sadrazam olaya şiddetle karşı çıkmasına rağmen, padişahın:
- Boşver takma kafana nasıl olsa ölecek gibi sözlerinden
sonra istemeye istemeye razı olmuş. Ardından sıra ikinci dileğe geldiğinde Adam da yine aynı naz ve padişahın azarlaması. Sonunda adam ikinci dileğini söylemiş.
- Eeee şey padişahım ben sizin karınıza da hastayım, ölmeden önce onla da...
- Ne diyorsun lan sen (falan padişah köpürmüş)
Tabii bu kez de sadrazam telkinde bulunmuş ve adam Padişahın karısıyla da... Veee sıra gelmiş üçüncü dileğe;
- Söyle bakalım şu üçüncü dileğini de bitirelim artık şu işi.
- Yok padişahım söylemeyeyim, ilk ikisini söyledim ama bunu nasıl söylerim bilmiyorum.
Ilk ikisinden daha kötü ne olabilir ki diye düşünen padişah kızarak
- Oğlum söyle bak işkence yaptırırım, söyletirim
- Peki efendim_' ben sadrazamla size de hastayım.
Ardından kısa bir sessizlik ve Sadrazam:
- Padişahım ben sanki bu adamı namazda görür gibi oldum. Hatırlıyor gibiyim.
Padişah :
- Nasıl hatırlamazsın lan eşşoğlu eşek yanımda oturuyordu.!
fıkranın devamı

Hasta, doktora derdini anlattı ;
- Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım hiç çalışmak istemiyor.
- Şikayetiniz bunlar mı?
- Evet.
- Bunun adı, tembellik.
- Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?

fıkranın devamı

Temel doktora gitmiş;
-Çok hastayım doktor, vücudumun neresine dokunsam berbat canım yanıyor!
Doktor Temeli bir güzel muayene ettikten sonra;
-Ben pek bir hastalık bulamadım.Vücudunuz gayet iyi durumda.Hatta "Sapasağlamsınız."
Bunun üzerine Temel;
-Olur mu doktor bey!Nereme dokunsam acıdan ölüyorum! Diyerek parmağının ucuyla başına dokunmuş; -Of of of! Sonra göğsüne parmağını basmış;-Ay ay aay ! daha sonra beline ve bacağına; -vay vay vayyy! Parmağını neresine dokundursa acıyla irkiliyor feryat figan ediyormuş.
Doktor daha fazla dayanamayıp; - Ver bakalım şu elini ! diyerek Temel'in elini muayene ettiğinde birde ne görsün; "TEMEL'İN PARMAĞI KIRIK !"

fıkranın devamı

Gariban bir genç galatasaray lisesine yazılır malum orada okuyan gençler hepsi zengin her hafta sonu tatilinde yaptıklarını kadınlarla yatıklarını anlatırlarmış bizim garibanda ses yok zaten tatilede çıkmıyormuş gençler bununla dalga geçip gülerler bir böyle iki böyle artık gencin sabrı taşmış demiş bu hafta bende çıkacagım bende kadınlarla yatacagım gençler gülmüş ama yaptıklarını anlatacağın demişler hafta sonu gelmiş gariban kendi kendine söz vermiş okulun kapısından çıktıktan sonra ilk kadına teklif yapacak ve hafta sonu genç dışarı çıkmış ve karşıdan gelen bir bayana teklif yapmış bayan oğlum ben senin anan yaşındayım ayıp değilmi, olmaz sözüm var bayan oğlum sen nerde okuyorsun galatasaray lisesinde bak benim oğlumda orda okuyor belkide en samimi arkadaşın ayıp olmazmı olmaz demiş genç zaten ben bu yola onların yüzünden geldim demiş bayan bakmış olmuyor genç kararlı demiş oğlum bu hafta ben hastayım haftaya söz seninle yatacagım demiş genç hemen okula geri dönmüş pazar akşamı bütün arkadaşları gencin başına üşüşüp anlat anlat ne oldu, valla arkadaşlar bu hafta kadını tavladım hastaymış haftaya birinizin anasını sikeceğim ama hanginizin bilmiyorum demiş
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama