Muzip bir dostu, bir gün Hoca’ya :- “Şu avucumun içindekini bil, sana bir kayganalık vereyim” demiş.- ̶...
fıkranın devamı
Avrupa'da yaşayan bir Japon çiftin bebekleri doğunca,baba doktora "Doktor bey,doktor bey" diye bağırmış "Bu çocuğun saçları kızıl. Havuç gibi. Japonların saçı kızıl olmaz.Acaba,aşağıda karıştı mı?"
Doktor "Ne münasebet canım" demiş "Sizin çocuğunuz bu,hemşire kucağına aldı ve size göstermek için buraya getirdi."
Japon "Ama doktor bey" demiş "Bu çocuk kızıl saçlı!"
Doktor "Bakın" demiş "Sizin ve karınızın saçları siyah olabilir ama belki atalarınızdan biri kızıl saçlı idi ve onun geni bu çocuğa geçti" Adam "Hiç olur mu?" demiş "Benim bütün sülalem Japon. Otuz göbekten beri Japon'dan başka insan ile evlenen kimse yok bizim ailede."
Bunun üzerine doktor "Peki" demiş "Karınız ile ne sıklıkta sevişirsiniz?
Her gece mi?
Haftada bir kaç kere mi?"
Japon adam şöyle biraz utanıp önüne bakmış ve "Doğrusunu isterseniz o konuda biraz ihmalimiz var. İşimden dolayı ancak iki ayda bir filan sevişebiliyorduk."
Doktor "İşte" diye bağırmış "Bakın gördünüz mü? Karınız ve siz pas tutmuşsunuz, bebeğin saçları o yüzden bu renk!"
fıkranın devamı
Bir kadının kocası varmış kocası şehirlerarası otobüs şöförü olduğu için eve fazla uğramazmış..
Bir gün kadın pazara çıkar patatesçiden 1 kilo patates alır ve
- akşam evime gel ödeşelim der.
sırayla havuçusunu erikçisini,elmacısını....bütün tezgahları gezer ve akşam tezgahçıları çağırır.
Akşam herkez eve gelir o sırada eve kocası gelir ve esnaf saklanmaya başlar.
Kocası olanları fark eder ve yüksek sesle;
- pataesçi çık dışarıya
Ses yok bu defa daha yüksek sesle;
- lan pataesçi dışarıya çık.
Çıkar ve karısının aldığı pataesleri adamın götüne sokar..sırayla havuçsuna,şerikçisini kim varsa karısının aldığı malları adamaların götüne sokar.En son karpuzcu kalır.Kadının kocası seslenir kapuzcudan ses yok.
- lan karpuzcu çık dışarıya.
Yine ses yoktur.Yatağın altından karpuzcu kısık bir sesle adama:
- abi karpuzları dilim dilim sokarsan çıkıyım....
fıkranın devamı
Çocuğun biri bir gün bir eczanye girer ve eczacıya sorar
havuç var mı amca
adam çocuğa kenddisini boş yere rahatsız etmemesini söyler ve dışarı çıkarır.aradan bir saat geçer çocuk yine gelir
havuç var mı amca der
adam çocuğa
bir daha buraya gelirsen bütün dişlerini dökerim der
çocuk gider ama aradan bir saat geçer yine gelir adam çocuğun ağzın yumruğu bastığı gibi çocuğun bütün dişleri dökülür çocuk hiçbir şey demeden gider aradan yarım saat geçer tekrar gelir ve sorar
havuç suyu var mı havuç suyu?
fıkranın devamı
Tavsan bir gün bir eczaneye girer. Karsisinda duran eczaciya sorar :
- Havuç var mi havuç havuç?
Bunun üzerine eczaci :
- Malesef biz sadece ilaç satiyoruz, der.
Bunun üzerine tavsan disari çikar. On dakika sonra tekrar gelir;
- Havuç var mi havuç havuç, der. Eczaci :
- Az öncede söyledigim gibi biz sadece ilaç satiyoruz ama manav iki sokak
arkada, der.
Tavsan yine disari çikar ama tekrar tekrar girip çikmaya devam eder. Ancak
duruma daha fazla katlanamayan eczaci tavsana tekrar gelip havuç isterse
allah yaratti demeyip agzini burnunu kiracagini, bütün dislerini dökecegini
söyler. Aradan 10-15 dakika gecmeden tavsan yeniden damlar. Fakat eczacida
artik dayanma gücü kalmamistir ve tavsanin bütün dislerini döküp eline verir,
arkasindan da bir tekme kapi disari atar. Eczaci kurtuldugundan emindir. Tam
arkasina yaslanip derin bir nefes alacakken bir sesle irkilir;
- Havuj juyu vay mi havuj suyu havuj juyu?
fıkranın devamı
Delikanli fiziksel olarak yeterli olduguna inanmiyordu. Hindistan'da doktorlarin bu isi çözümledi...
fıkranın devamı
Bir tavşan her gün eczaneye gidip -"Havuç var mı, havuç var mı?" diye soruyormuş..Eczacı da ...
fıkranın devamı
Tankut nedir?
Hayatınızdaki sevdiğiniz, değer verdiğiniz bayanların yanına yakıştıramadığınız veya
acayip kıl olduğunuz erkek arkadaşı ve/veya adayına kısaca TANKUT diyoruz.
Neden kızlar tankutları seçer?
Çunki her genç kızın rüyası olan tiplerdirler.
Yakışıklı
Karizmatik
İyi para kazanan
Kariyer planlamasını yapmış ve bu yönde adım adım ilerleyen.
Entellektüel birikimi olan
Kızı ezmeden sahiplenen
Romantik
Ciks mekanları sık sık ziyaret eden
Neden tankut'tan nefret ediyoruz?
Tankut her zaman bize alternatiftir çünki,
her zaman bize göre bir artıları vardır
çirkinse karizmatiktir (bakınız okan bayülgen)
veya acaip yakışıklıdır (bakınız achiles)
sıradandır ama çok zengindir.
Alternatif tankut isimleri
Tankut, Berk, Taşkın, Berkcan, Çağıl, Çağan,
Barçın, Ufuk, Gökhan, Gökmen, Baran, Aybars, Göktürk
Tankut meslekleri
Bir borsa aracı kurumunda Dealer, Analist veya Broker
x bir firmada, İş Geliştirme Müdürü / Genel Koodinatör / Yönetim Kurulu üyesi
Bar/Cafe İşletmecisi
Ressam, tanınmamış müzisyen veya fotoğrafçı (ama aileden zengin)
Reklamcı (metin yazarı mesela)
Mücevher tasarımcısı
Tankut evleri
Tankutların evleri genelde şu özellikler barındırır.
Geniş en az 200 metre kare stüdyo daire,
az mobilyalı olacak evimiz ama teknolojik olacak,
ikiz yatak (yatağın tavanında ayna) ayna uygulaması tavşan ruhlu olanlarında vardır
büyük rahat koltuklardan oluşan oturma grubu,
amerikan mutfak,
oturma grubunun karşısına bir ev sineması sistemi,
mükemmel bir müzik seti dvd li filan,
evin içine serpiştirilmiş bir sürü irili ufaklı hoperörler,
muhakak ana tv sistemine bağlı hazır bekleyen xbox oyun makinesi ve kumandaları
Çekim yapmaya hazır amatörden biraz daha iyi video kamera ve ışık sistemi
yatak odasında geniş bir gardrop, boy boy kıyafetler.
geniş bir banyo (Fantaziye uygun büyüklükte küvet veya duruma göre jakuzi),
Evin temizliği ile uğraşan her gün öğleye doğru gelen 45 yaşlarında bir hanım.
Tankut Arabaları
Tankutların vazgeçilmez aksesuarı arabadır.
En büyük zevkleri hızlı araba kullanmaktır.
Çok zenginleri ferrari filan kasmaya çalışırlar ama genelde kullandıkları
araçlar 80 milyarın üzerindeki ithal otomobillerdir.
Mecbur kalmadıkları sürece arabada sevişmezler, araba onların mabedidir.
Tankut Bilgisayarları
Paraya para demediklerinden paranın alabileceği son model diz üstü bilgisayarları
kullanırlar. Meslekleri ile alakalı yazılımları kullanırlar ve pek nadir de olsa
chat yaparlar, güzelim makineler heba olur bu adilerin ellerinde.
Bu yetmezmiş gibi diz üstü bilgisayarlarına ipod veya cep telefonuna davranır gibi
davranırlar. Evde çalışma odalarında ayrıca büyük ve yine son model oyun oynamak
için hayvan bilgisayar sistemleri vardır.
Tankut Cep telefonları
Arkadaşlar nokia yeni model çıkardıkça cep telefonu değiştirirler. Anlaşmalı oldukları
sürekli yeni modelleri takip edip yeni model çıktıkça kendilerine haber veren
telefoncuları vardır.
İçlerinde maceracı ruha sahip olanları Motorolanın Hello Moto sunu veya simensin en
pahalı modellerinide tercih edebilirler.
Tankut ve nakit para
Klasik bir tankut'un üzerinde günlük harcamalar içim yaklaşık 500 YTL civarında nakit,
en az 200 euro ve en az 300 USD bulunur.
Ayrıca ani bir trafik kazası yapıp çarptıkları adamı şikayetten vaz geçirmek için 1 adet
1000 USD lik banknot katlı olarak cüzdanlarının dibinde saklıdır.
Tankut ve Kredi kartları
Tankutlar her daim likit olsalarda harcamalarının büyük kısmını Kredi Kartı ile yaparlar,
Tankutlara göre bar/cafe/restoran gibi mekanlarda ödemeyi nakit veya ticket (yemek çeki)
ile yapmak ayıptır. Yemek çekini sadece iş arkadaşları ile öğle yemeğinde sosisli yerken
kullanırlar.
Tankut ve Sinema
Tankutlarda kız portföyü geniş olduğundan vizyondaki tüm filimleri izlerler hatta
bazılarını birkaç kez tekrar izlemek zorunda kalırlar. Film zevkleri yoktur. Sinemayı
kızlarla vakit geçirilen bir mekan olarak düşünürler.
Tankut ve Tiyatro
Tankutlar sürekli sinema izleyicisi olmalarına rağmen tiyatroya ancak entel dantel bir
kızla çıkıyorlarsa mecburen giderler. Keza şiir dinletisi, imza günü, panel, konferans
gibi etkinlikleride tiyatro gibi değerlendirirler.
Tankut ve Müzik
Tankutların klasik bir müzik anlayışı vardır. Rakı içerken arabesk veya türk sanat müziği
dinlerler ancak günlük hayatta genelde yabancı pop olayındadırlar. Portföylerindeki
kızların müzik tercihlerine göre ritmini sevdikleri her müziği dinlerler.
Bunun yanında evlerinde geniş bir Klasik Müzik ve New Age arşivleri olur.
Sevişirken bu müzikleri tercih ederler.
Tankut ve Siyaset
Tankutlar Anap'ın Anap olduğu dönemde genelde Anaplıydılar. Bunlardan bazıları geçtiğimiz
dönemde uzan gazıyla genç partili oldular. Halen büyük çoğunluğu anap-dyp çizgisindedir.
Politikayla aktif olarak ilgilenmezler, faiz/euro-USD/güncel araba fiyatları gibi değerleri
vardır.
İçlerinde aile baskısı ile politikaya sokulmuş olanları vardır. Ülkemizde çok zengin ve büyük
aileler bizimde bi vekilimiz olsun diyerek zaman zaman bu gençleri ilerde girdiği partide bir
konuma getirip vekil seçtiririz düşüncesiyle gençlik kolları başkanlığı filan yaptırtırlar.
Tankut ve Kitap
Tankutlar kitap okur. Entellektüel birikimleri vardır. Siyaset hariç her konuda okurlar.
Tüm yeni çıkan kitapları okurlar, özellikle kızların takip ettiği Ahmet Altan (aldatmak),
Murathan Mungan (sende aşkları temize çektim...) gibi yazarları takip ederler. Özellikle
geçerli bir meslek sahibi olmayanları (misal : yazar, ressam, müzisyen vb...) muhakkak bir
roman denemesi yaparak en az bir 20 adet A4 dolduracak birşeyler karalamışlardır. Kızlardan
çok anlarlarmış gibi bu denemeleri okuyarak yorum yapmalarını isteyerek pirim yaparlar.
Tankut ve Televizyon
Klasik bir Tankut popüler dizileri takip eder, özellikle kızların sevdiği "Bir istanbul masalı",
"Haziran Gecesi" ve bunun gibi diziler favorileridir. kızlar sevdikleri diziler ile ilgili sohbet
etmeye bayılır. Bunun yanında yükselen değerlerimizden cnbc-e, ntv, cnn türk üçlüsünün sürekli
takipçileridirler. Bu 3 kanalın hemen her programını izlerler.
Tankut ve Romantizim
Tankutlar duruma göre romantizmi bir silah olarak kullanabilmeyi beceren yetenekli erkeklerdir.
Kızlar romantik erkeklere bayılır. İtiraf etmek gerekirse, Tankutlar gerçekten romantiktirler
ve kızların çoğunlukla onları tercih etmelerinin sebebide budur. Biz sıradan erkekler romantizm'i
kızlara karşı bir silah olarak görürken bu tankutlar romantizmi gerçekten yaşayıp yaşatarak
parsayı götürürler.
Tankut ve Moda / Giyim kuşam
Tankutlar her zaman için trendy giyinir, genelde tek bir gömleğe 200$ verecek kadar sapkındırlar.
Geniş bir gardropları vardır. Her zaman gardoplarında hiç giyilmemiş bir kaç takım kyafetleri olur.
Modayı sadece kendileri için değil kızları içinde takip ederler, renk seçimleri genelde kötüde olsa
marka aldıkları için öyle yada böyle hediye ettikleri tüm kyafetler çok beğenilir.
Tankut ve Yemek
Damak zevkleri yoktur. Ot yada bok yiyebilirler, Portföylerindeki kızların damak zevklerine göre
herşeyi yiyebilirler. Genelde güzel tadların nerde olduğunu bilirler, kızlar damak zevki olan ve
kendilerine farklı tadları keşfettiren erkekleri beğenir çünki.
Tankut ve mutfak
Tankut aynı zamanda iyi bir aşçıdır da,
kızların tav olacağı sebze ağırlıklı kolay pişirilen tüm yemekleri bilirler.
Misal prtaik bir Tankut yemeği tarifi :
Malzemelerimiz :
2 adet havuç
1 adet kabak
1 adet patates
1 adet pırasa
2 adet acı biber
1 bağ maydonoz
2 domates
1 bardak haşlanmış bezelye
yarım bardak şarap
yarım tane kalın doğranmış tatlı soğan
4 yaprak nane
4 yaprak fesleğen
2 kaşık sıvı yağ
tuz-karabiber
havuç-kabak-patates-pırasa-soğan-acı biber tavada az pişmiş hale getirilir.
üstüne baharat ile şarap ve soyulmuş küp küp doğranmış domates ilave edilir biraz daha pişirilir.
çok az tuz ve kızın acı sevip sevmediğine bağlı olarak biber miktarı çok tutulabilir.
pişmiş sebzeler iki servis tabağına pay edilir,yanına bezelye konur,
fesleğen ve nane ile şekil yapılır. yanında minimum 100$ lık bir şarap ile servis yapılır.
Sıradan bir erkek için saçma sapan bir yemek olan bu yarı pişmiş sebze tabağının kesin çince bir
ismi vardır. Ve özellikle tiki kızlar bu yemeğe bayılır.
Tankut ve seks
Tankut en az 2 farklı kızla haftada en az 4 gece ve 1 gündüz seks yapar.
Tankutlar tatminsiz olduklarından sekste azimlidirler. bari kızı mutlu edelim diyerek çok
çalışırlar, işte kızların tankutları tercih nedenlerinden biride budur.
fıkranın devamı
Küçük bir tavşan birgün bir eczaneye gider ve;
-Havuç var mı havuç?diye sorar ...şaşıran eczacı "yok"diye yanıtlar ve tavşan gider.Ertesi gün tavşan tekrar gelir ve eczacıya ;
-Havuç var mı havuç? diye sorar .eczacı sinirlenerek "yok" der ve tavşam gider.Ertesi gün eczacı tavşanını yıne dükkanında görür ve tavşanın "Havuç var mı havuç "sorusuna karşılık onu "Al sana havuç" diyerek dişlerini dökene kadar döver.Tavsan ertsei gün tekrar gelir ve sorar;
-Havuç suyu var mı havuç suyu?
fıkranın devamı
Bir kadının kocası varmış kocası şehirlerarası otobüs şöförü olduğu için eve fazla uğramazmış..
Bir gün kadın pazara çıkar patatesçiden 1 kilo patates alır ve
- akşam evime gel ödeşelim der.
sırayla havuçusunu erikçisini,elmacısını....bütün tezgahları gezer ve akşam tezgahçıları çağırır.
Akşam herkez eve gelir o sırada eve kocası gelir ve esnaf saklanmaya başlar.
Kocası olanları fark eder ve yüksek sesle;
- pataesçi çık dışarıya
Ses yok bu defa daha yüksek sesle;
- lan pataesçi dışarıya çık.
Çıkar ve karısının aldığı pataesleri adamın götüne sokar..sırayla havuçsuna,şerikçisini kim varsa karısının aldığı malları adamaların götüne sokar.En son karpuzcu kalır.Kadının kocası seslenir kapuzcudan ses yok.
- lan karpuzcu çık dışarıya.
Yine ses yoktur.Yatağın altından karpuzcu kısık bir sesle adama:
- abi karpuzları dilim dilim sokarsan çıkıyım....
fıkranın devamı
Tavşan bir gün bir eczaneye girer.
Karşısında duran eczacıya sorar :
-Havuç var mı havuç havuç?
Bunun üzerine eczacı;
-Malesef biz sadece ilaç satıyoruz, der.
Bunun üzerine tavşan dışarı çıkar.On dakika sonra tekrar gelir ;
-Havuç var mı havuç havuç? der.Eczacı ;
-Az öncede söylediğim gibi biz sadece ilaç satıyoruz ama manav iki sokak arkada, der.
Tavşan yine dışarı çıkar ama tekrar tekrar girip çıkmaya devam eder.Ancak duruma daha fazla katlanamayan eczacı tavşana tekrar gelip havuç isterse allah yarattı demeyip agzını burnunu kıracagını , bütün dişlerini dökeceğini söyler. Aradan 10-15 dakika gecmeden tavşan yeniden damlar. Fakat eczacıda artık dayanma gücü kalmamıştır ve tavşanın bütün dişlerini döküp eline verir , arkasından da bir tekme kapı dışarı atar. Eczacı kurtuldugundan emindir. Tam arkasına yaslanıp derin bir nefes alacakken bir sesle irkilir ,
- Havuj juyu vay mı havuj juyu havuj juyu ?
fıkranın devamı
Bir gun tavsanin biri tatliciya girmis ve
- Havuc tatlisi varmi havuc tatlisi, demis
Tatlici " yok " demis
Ertesi gun tavsan tekrar gelmis ve
-Havuc tatlisi varmi havuc tatlisi, demis
Tatlici " yok " demis
Ertesi gun tavsan tekrar gelmis ve
Havuc tatlisi varmi havuc tatlisi, demis
Ertesi gun tavsanin tekrar gelecegini dusunen tatlici havuc tatlisi yapmis ve hazirlamis.
Ertesi gun tavsan tekrar gelmis ve
Tatlici " var " demis
Tavsan " PIS " he demis
fıkranın devamı
Bir tavşan her gün eczaneye gidip
-"Havuç var mı, havuç var mı?" diye soruyormuş..Eczacı da her gün sabırla yok diyormuş; en sonunda bir gün sıkılıp tavşanı dövmüş, dişlerini de kırmış.. .. Tavşan ertesi gün yine gelmiş..
-"Havuç suyu vay mı, havuç suyu?"
fıkranın devamı
Kategoriler
Dost Siteler
etiketlerSatışın İçinde Kabak Vasiyetini Hepsi Vampir Kapıcı Aldatma Muhallebi yigit-ozgur-1289 Adamı Fadimenin İlk Pipi Biyoloji Soğuk Mühendis Meşe Hayalet Ayı Meeee Memurum Burada Tecavüz Sarışın Giysilerin İşin MÜEBBET Tren Maymun Bunak Kaybettin Rahibe Yine Kırmızı Cennet Marangoz Tetikçi Kızılderili Boşuna Sihir Evli Ruhi İstikamet Limuzin Isırık Balık Porsche Papaz Temelin Ziraat yigit-ozgur-1016 İş Adam yigit-ozgur-1426