Havuz Fıkraları

loading...

temel ve dursun çok iyi arkadaşlarmış.dursun almanyaya gidip çok zengin olmuş. arkadası temeli almanyaya çağırmış.temel kabul etm,ş uçaga binmiş ve almanyaya gelmiş dursun onu kocaman bir limuzin ile karşılamış temel arabaya binmiş ve demiş ki "ula dursun bu ne kadar buyuk bi araba demiş" dursunda "burası almanya burada herşey büyüktür demiş" daha sonra dursunun çiftliğine gelmişler çiftliğinden dogru eve gideçeklermiş 15 dakkada gitmişler temel demiş ki "ula dursun senin çiflük ne kadar da büyükmüş da" demiş dursun da "burası almanya burada her şey büyüktür " demiş sonra dursunun evine gelmişler temel "senin evün ne kadar da büyükmüş "der dursunda aynı seyi tekrar etmiş daha sonra bunlar yemeklerini yemişler temelin tualeti gelmiş dursuna sormuş tualetin nerde oldugunu dursun da "1 kat aşağıya in soldan 3 çü kapı demiş".demel 1 kjat aşağıya in miş ama soldan deil sağdan 3çünçü kapıya girmiş ışıgı arar ken havuz var mış orada havuzun içine duşmuş ve o anda "sifonu çekmeyün sifonu çekmeyün demiş"
fıkranın devamı


Temel sabah uçagi ile parise gidiyor. Islerini tamamlayip aksam uçagi ile Istanbul"a dönmek istemekte...aksilik uçagi

kaçirir. Saat 23.30"d

lüks bir otelin yolunu tutar. Odasina çikip uyur. Sabah yedide
resepsiyona gidip hesabini sorar. Eline bir fatura uzatirlar Temel
sasirir:
- Lan bir basimizi koyduk ve kalktik 400 dolar...olur
mu? der.
- Ama efendim hizmetlerimiz var.
Temel faturaya bakar T.K.P 100$
- T.K.P ne?
- Tenis kortlarini kullanma parasi
- Ben kullanmadim ki? der Temel
- Kullansaydiniz efendim 6 tane kortumuz var. der
Resepsiyon memuru yine bakar
- H.K.P 150$
- Bu ne?
- Havuzu kullanma parasi
- Kullanmadim ki? der Temel.
Resepsiyon memuru gayet sakin bir sekilde
- Kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik.
Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister.
Faturanin altina aynen sunu yazar.
T.S.P 500$ ve resepsiyon memuruna uzatir.
- Ver bakalim 100$ sizin de bana 500$ borcunuz vardir,
der Temel.
Resepsiyon memuru sasirir
- T.S.P ne oluyor?
- Temel"i s..me parasi.
- Aman efendim olurmu öyle sey estagfirullah. der resepsiyon memuru
- Kardesim Temel burdaydi s..seydiniz bütün gece müsaittim!

fıkranın devamı


Yazin sicak,guzel gunlerinden bi gun yine bizim karinca serin sulara girip rahatlayip eglenmek yerine yine calismaktadir. Agustos bocegi ise evinin arka bahcesindeki havuzda guzel kizlarla birlikte eglenmektedir.Karinca bunu her gordugunde ise icin icin kiskanmakta ama
-"Sen asil kisin gorecen" diyerek kendini avutmaktadir.Derken tum yaz boyle gecer
ve yavas yavas sonbahar ve de kis gelir.Yagmurlu bir kis aksami karinca evinde,kucuk sobasinin onunde oturmus pencereden disari bakmaktadir.Elinde de yazin topladigi yemek parcaciklarini yemektedir. Derken evin onune bir limuzin gelir.
-"Allah Allah" der icinden.
-"Bu kimdir acep?".
Sofor cikar ve en arka kapiya gider.Kapiyi acinca icerden once iki tane fistik gibi kiz ve ardindan kurkler icinde bizim agustos bocegi
cikar.Yavas yavas karincanin evine dogru gelir.Pencereden cikar ve
-"Hayrola agustos bocegi" der karinca.
-"Ne olsun iste..Bizim arkadaslar cagirdi
da Paris te parti varmis,oraya gidiyorum" der agustos bocegi.
-"Sen de bir sey ister misin? diye bir ugrayayim dedim."
Karinca;

-"Sagolasin.Aslinda var bisiy.Yaparsan sevinirim valla.Orda yasayan La Fontaine adinda bir ibne varmis.
Benim icin onu bi guzel sitermisin!..?"



fıkranın devamı


Istanbulda özürlüler için açılan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarışları yapılmaktadır. Yüzücüler yerlerini alırlar. 1. Kulvarda bacağından sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sırf "Kafa" dan oluşmakta:
Sonra yarışma başlamış tüm sporcular kulvara çıkmışlar,bizim temelin kafasınıda koymuşlar kulvara.Start verilmiş tüm sporcular havuza atlamış. Neyse oradan biri de temelin kafayı sallamış havuza. Herkes finishe doğru giderken bizim temelin kafa dibe doğru gidiyormuş. Yarışma bitmiş görevliler temelin kafayı çıkartmışlar "hani 1. olcakdın" demişler.
Temel "Ya hiç sormayın, olacaktım ama kulağıma kramp girdi" demiş.

fıkranın devamı


Lazlar havuzlardan konuşurlarken bir tanesi:
- Ben geçen gün bir lüks otelin havuzuna gittim ama kovuldum.
- Niye ?
- Çünkü havuza işedim.
- Amaan, herkes işiyor...
- Ama ben tramplenden işedim...

fıkranın devamı


Istanbulda özürlüler için açılan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarışları yapılmaktadır. Yüzücüler yerlerini alırlar. 1. Kulvarda bacağından sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sırf "Kafa" dan oluşmakta:
Sonra yarışma başlamış tüm sporcular kulvara çıkmışlar,bizim temelin kafasınıda koymuşlar kulvara.Start verilmiş tüm sporcular havuza atlamış. Neyse oradan biri de temelin kafayı sallamış havuza. Herkes finishe doğru giderken bizim temelin kafa dibe doğru gidiyormuş. Yarışma bitmiş görevliler temelin kafayı çıkartmışlar "hani 1. olcakdın" demişler.
Temel "Ya hiç sormayın, olacaktım ama kulağıma kramp girdi" demiş.




fıkranın devamı


Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar. Bir adam telefonu acar. Ortam cok gurultuludur; telefonun obur ucundaki kadin sesini zorlukla duyar.
- Sevgilim. Meltem'le disardayim. Biraz once cok guzel bir kurk gordum. 400 milyon liracik. Senin kredi kartindan alabilir miyim? N'oooolur, alabilir miyiiiiimmmm?
- Tabi canim. Al.
- Ah sevgilimmmm! Cok sekersin. Biseycik daha var ama kizmayacaksin, degil mi?
- Hayir, kizmam...
- Buraya gelmeden once Akmerkez'deydik. De Beers'de bir tane tek tas pirlanta yuzuk gordum. Cok guzeldi sevgilim. Butun arkadaslarimda var. Senin kredili kart hesabindan alabilir miyim? 650 milyon liracik. Gelecek ay ikramiye alacaksin. O zaman odersin. N'ooooluuurrrr. Alabilirmiyim?"
- Peki, al canim.
- Sevgilim benim. Bi tanem. Cok sekersin. Bu aksam sana harika bir gece yasatacagim. Caniiiim, bi sey daha var. Ama kizarsin diye korkuyorum...
- Kizmam, soyle bakiyim.
- Son kazadan sonra arabamdan iyice sogudum. Galeride bi tane Peugeot 206 gordum sevgilim. Cok guzeldiiii... 9 milyara birakacak. Senin adina bankadan bi kredi actirsak diyorum sevgilim. Nuran'in kardesi bankada sube muduru... Kefil-belge-imza falan istemiyor, sen tamam dersen hemen yapicak islemleri. N'ooolurrrr sevgilim, seni cok seviyorum....
- Peki, peki. Tamam. Olur. Al bakalim.
- Tatli sevgilim benim. Canim sevgilim. Seni coook seviyorum. Hadi by, aksama gorusuruz.
Genc adam telefonu kapatir ve arkadaslarina sorar:
- Bu telefon kimindi yahu?...

fıkranın devamı


Hizmetçi: Aloo?
Adam: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana
H: Bir dakika efendim
H: Alo
A: Ne oldu kızım, hanım nerede?
H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber.
A: Ne, bir adamla mı?
H: Maalesef, beyfendi.
A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür, emrediyorum sana!
H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?
A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi
İki el silah sesi duyulur..
H: Alo, beyfendi
A: Ne yaptın kızım?
H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım.
A: Ne havuzu?
H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo?

fıkranın devamı


Yazin sicak,guzel gunlerinden bi gun yine bizim karinca serin sulara girip rahatlayip eglenmek yerine yine calismaktadir. Agustos bocegi ise evinin arka bahcesindeki havuzda guzel kizlarla birlikte eglenmektedir.Karinca bunu her gordugunde ise icin icin kiskanmakta ama
-"Sen asil kisin gorecen" diyerek kendini avutmaktadir.Derken tum yaz boyle gecer
ve yavas yavas sonbahar ve de kis gelir.Yagmurlu bir kis aksami karinca evinde,kucuk sobasinin onunde oturmus pencereden disari bakmaktadir.Elinde de yazin topladigi yemek parcaciklarini yemektedir. Derken evin onune bir limuzin gelir.
-"Allah Allah" der icinden.
-"Bu kimdir acep?".
Sofor cikar ve en arka kapiya gider.Kapiyi acinca icerden once iki tane fistik gibi kiz ve ardindan kurkler icinde bizim agustos bocegi
cikar.Yavas yavas karincanin evine dogru gelir.Pencereden cikar ve
-"Hayrola agustos bocegi" der karinca.
-"Ne olsun iste..Bizim arkadaslar cagirdi
da Paris te parti varmis,oraya gidiyorum" der agustos bocegi.
-"Sen de bir sey ister misin? diye bir ugrayayim dedim."
Karinca;

-"Sagolasin.Aslinda var bisiy.Yaparsan sevinirim valla.Orda yasayan La Fontaine adinda bir ibne varmis.
Benim icin onu bi guzel sitermisin!..?"

fıkranın devamı


Jim ile Mary akil hastanesinde iki hastadir. Birgun hastanenin yuzme havuzunun etrafinda dolasirken Jim aniden suya atlayip en dibe batar. Bunu goren Mary hemen ardindan atlar ve dibe kadar yuzup Jim'i kurtarir. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranisi hastanede olay olur. Bunu duyan bashekim de Mary'nin artik iyilestigini dusunup, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. Islemler yapilir, belgeler cikartilir, Bashekim ayni gun Mary'nin yanina gider:
- Mary, sana bir iyi bir de kotu haberim var. Iyi haberim, yaptigin kahramanca davranistan oturu anladik ki akli dengen tamamen yerinde ve boylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kotu habere gelince, kurtardigin hasta, Jim, intihar etmis. Az once odasinin banyosunda kendisini asmis bulundu.
Mary gayet sakin yanit verir:
- O intihar falan etmedi ki. Ben onu astim kurusun diye.

fıkranın devamı


Delinin birisi saatini hastane bahcesindeki havuza atmis.Bunu goren arkadasi yanina yanasmis ve konusmaya baslamislar:
-"Niye attin saati havuza?"
-"Nasil yuzdugunu gormek icin."
-"Peki, kurdun mu?"
-"Hayir."

-"Enayi, hic kurmadan yuzer mi??"

fıkranın devamı


Misirlilar kendi aralarinda konusuyorlarmis.

-"Bu lazlari bütün dünya konusuyor. Biz de bir seyler yapsak da tum dünya bizi konussa" demisler.



Kimi "Çöle agaç ekelim", kimi "çöle havuz yapalim" biri de "çöle bogaz köprüsü yapalim" demis.



-"Hadi be, oyle sey mi olur, sacmalik" demisler.

-"Tamam, bizde sacmalik aramiyor muyuz " diyerek baslamislar bogaz koprusu yapmaya. 7 ayda bitirmisler. Acilisa bütün dünya gazetecilerini cagirmislar.



Acilisi yapmak icin kurdeleyi kesmisler, tam bezi indirecekler, bir bakmislar ki bizim Temel köprüde balik yakalamaya ugrasiyor.



Herkes saskin bakislarla:

-"Sen ne yapiyorsun, burada balik mi olur?"

Temel de : -"Ula kardesum, hapu çolde pogaz çöprüsü oli da balik olmayi mi?.."

fıkranın devamı


Yazin sicak,guzel gunlerinden bi gun yine bizim karinca serin sulara girip rahatlayip eglenmek yerine yine calismaktadir. Agustos bocegi ise evinin arka bahcesindeki havuzda guzel kizlarla birlikte eglenmektedir.Karinca bunu her gordugunde ise icin icin kiskanmakta ama
-"Sen asil kisin gorecen" diyerek kendini avutmaktadir.Derken tum yaz boyle gecer
ve yavas yavas sonbahar ve de kis gelir.Yagmurlu bir kis aksami karinca evinde,kucuk sobasinin onunde oturmus pencereden disari bakmaktadir.Elinde de yazin topladigi yemek parcaciklarini yemektedir. Derken evin onune bir limuzin gelir.
-"Allah Allah" der icinden.
-"Bu kimdir acep?".
Sofor cikar ve en arka kapiya gider.Kapiyi acinca icerden once iki tane fistik gibi kiz ve ardindan kurkler icinde bizim agustos bocegi
cikar.Yavas yavas karincanin evine dogru gelir.Pencereden cikar ve
-"Hayrola agustos bocegi" der karinca.
-"Ne olsun iste..Bizim arkadaslar cagirdi
da Paris te parti varmis,oraya gidiyorum" der agustos bocegi.
-"Sen de bir sey ister misin? diye bir ugrayayim dedim."
Karinca;

-"Sagolasin.Aslinda var bisiy.Yaparsan sevinirim valla.Orda yasayan La Fontaine adinda bir ibne varmis.
Benim icin onu bi guzel sitermisin!..?"

fıkranın devamı


Delinin biri hastanedeki havuza egilip su ictikten sonra, dogrulup agzindaki suyu yere tukurmus .Onu goren baska bir deli;-Ne oldu , demis, suyu niye tukurdun?
Birinci deli:
-Havuza iki seker atmistim ,yine de tatsiz.
Ikinci deli:
-Akillim tabii tatsiz olur.Niye karistirmadin?

fıkranın devamı


Delinin birisi saatini hastane bahcesindeki havuza atmis.Bunu goren arkadasi yanina yanasmis ve konusmaya baslamislar:
-"Niye attin saati havuza?"
-"Nasil yuzdugunu gormek icin."
-"Peki, kurdun mu?"
-"Hayir."

-"Enayi, hic kurmadan yuzer mi??"

fıkranın devamı


Delinin biri bir gün havuza düşmüş. bunu gören başka bir delide deliyi kurtarmış.doktorlar o deliyi tebrik etmişler. deliye sormuşlar.deli nerede diye deli hemen cevap vermiş. onu kurusun diye astım demis.

fıkranın devamı


Doktorlar delilerin iyileşip iyileşmediklerine görüp dışarı salmaya karar vermişler. Bunu nasıl yapacaklarını düşünmeye başlamışlar. Sonunda karar vermişler ve bir duvara havuz çizip delilere havuza atlamalarını ve yüzmelerini söylemişler.
Birinci deli atlamış ve duvara çarpıp kafasını yaralamış. İkinci üçüncü derken sıra deli cemal'e gelmiş, doktor:
-Atla demiş.
Cemal:
-Atlamam demiş.
Doktor tekrar:
-Atla oğlum demiş.
Cemal:
-Saçmalama doktor demiş.
Doktor cemal'in iyileştiğini düşünmüş ve
-afferin oğlum demiş. Peki neden atlamıyorsun söylermisin demiş.Cemal de:
- ya doktor yüzme bilmeyen birinin havuza atlaması kadar saçma birşey var ya demiş.

fıkranın devamı


Temel çok zengin bir isadami olmus. Birgün çok zengin birisinin düzenledigi
partiye katilmis. Adam herkesi havuzun basina toplamis… Havuz çok büyükmüs
ve içinde bütün tehlikeli baliklar varmis. Adam :
- Buradan atlayip karsidan çikana 1 milyon dolar verecegim...
Herkes, sasirip kalmis ama kimse atlamamis. Adam bu sefer :
- Karsiya geçene kizimi verecegim...
Herkes iyice saskina dönmüs ama yine atlayan olmamis...
Adam baklayan suya atlayan yok :
- Karsiya geçene i.neverecegim...
Temel atlamis sap sup geçmis karsiya, paramparça bir sekilde adamin yanina
gelmis :
- Nerede o i.ne? Nerede o i.ne?..
Adam, biraz merakli bir tavirla Temel e :
- 1 milyon dolar verdim, kizimi verdim kabul etmedin...i.ne yi ne yapacaksin?
Temel sinirle :
- Ben o i.neyi degil, beni havuza iten i.ne yi ariyorum?..

fıkranın devamı


Fadime Temel in yanina gelip sinirli sinirli konusmaya baslamis;
- Araba çalismayi, karpüratörde su var!
- Karpüratörde hiç su olur mu?
- Var, al bak inanmiyorsan.
- Araba nerde ki?
- Havuzun içinde iste.

fıkranın devamı


Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar. Bir adam telefonu acar. Ortam cok gurultuludur; telefonun obur ucundaki kadin sesini zorlukla duyar.
- Sevgilim. Meltem'le disardayim. Biraz once cok guzel bir kurk gordum. 400 milyon liracik. Senin kredi kartindan alabilir miyim? N'oooolur, alabilir miyiiiiimmmm?
- Tabi canim. Al.
- Ah sevgilimmmm! Cok sekersin. Biseycik daha var ama kizmayacaksin, degil mi?
- Hayir, kizmam...
- Buraya gelmeden once Akmerkez'deydik. De Beers'de bir tane tek tas pirlanta yuzuk gordum. Cok guzeldi sevgilim. Butun arkadaslarimda var. Senin kredili kart hesabindan alabilir miyim? 650 milyon liracik. Gelecek ay ikramiye alacaksin. O zaman odersin. N'ooooluuurrrr. Alabilirmiyim?"
- Peki, al canim.
- Sevgilim benim. Bi tanem. Cok sekersin. Bu aksam sana harika bir gece yasatacagim. Caniiiim, bi sey daha var. Ama kizarsin diye korkuyorum...
- Kizmam, soyle bakiyim.
- Son kazadan sonra arabamdan iyice sogudum. Galeride bi tane Peugeot 206 gordum sevgilim. Cok guzeldiiii... 9 milyara birakacak. Senin adina bankadan bi kredi actirsak diyorum sevgilim. Nuran'in kardesi bankada sube muduru... Kefil-belge-imza falan istemiyor, sen tamam dersen hemen yapicak islemleri. N'ooolurrrr sevgilim, seni cok seviyorum....
- Peki, peki. Tamam. Olur. Al bakalim.
- Tatli sevgilim benim. Canim sevgilim. Seni coook seviyorum. Hadi by, aksama gorusuruz.
Genc adam telefonu kapatir ve arkadaslarina sorar:
- Bu telefon kimindi yahu?...

fıkranın devamı


Istanbulda özürlüler için açilan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarislari yapilmaktadir. Yüzücüler yerlerini alirlar. 1. Kulvarda bacagindan sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sirf "Kafa" dan olusmakta:
Sonra yarisma baslamis tüm sporcular kulvara çikmislar,bizim temelin kafasinida koymuslar kulvara.Start verilmis tüm sporcular havuza atlamis. Neyse oradan biri de temelin kafayi sallamis havuza. Herkes finishe dogru giderken bizim temelin kafa dibe dogru gidiyormus. Yarisma bitmis görevliler temelin kafayi çikartmislar "hani 1. olcakdin" demisler.
Temel "Ya hiç sormayin, olacaktim ama kulagima kramp girdi" demis.

fıkranın devamı


Temel Dallas'daki kuzeni Dursun'u görmeye gitmis. Dursun Temel'i havaalaninda karsilamis. Beraberce disari çikmislar. Temel bir bakmis 10 metre boyunda bir limuzin! "Uyyy, amma da büyük bu,da!"

Dursun hafifçe gülmüs. "Temelim burası Amerika! Bura da herbirsey büyük!"

Yola çikmislar, Dursun'un çiftliğinin kapisindan içeri girmisler. Git git bir türlü eve varmiyorlar. Temel saskinlik içinde: "Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!"

Dursun gene hafifçe gülmüs. "Temelim burasy Amerika! Burada herbirsey büyük!"

Neyse, aksam olmus, yemek salonuna geçmisler. Salonun ortasinda kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan zor seçiyor. "Uyy!" diye baaarmis. "ammabüyük masa, da!"

Dursun'un sesi gelmis "Temelim burasi Amerika! Bura da herbirsey büyük!"

Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmis. Dursun:

"Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapi" diye tarif etmis. Temel alt kata inmis ama sol yerine sagdan üçüncü kapiya girmis. Orasi evin havuzunun oldugu yermis.Heryer karanlik oldugu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düsmüs. Can havliyle bağırmaya baslamis:

"Sifonu çekmeyiiin!!Sifonu çekmeyiiin!"

fıkranın devamı


Temel sabah uçağı ile parise gidiyor. İşlerini tamamlayıp akşam uçağı ile istanbula dönmek istemekte...aksilik uçagi kaçırır. Saat 23.30 de lüks bir otelin yolunu tutar. odasına çıkıp uyur. sabah saat 7'de resepsiyona gidip hesabını sorar.

Eline bir fatura uzatırlar temel şaşırır.Ulan bir başımızı koyduk ve kalktik 400 dolar... Olurmu. der. - Ama efendim hizmetlerimiz var.

Temel faturaya bakar T.K.P 100$

- T.K.P ne?

- Tenis kortlarını kullanma parası.

Ben kullanmadım ki der temel.

- Kullansaydınız efendim 6 tane kortumuz var. Der

Resepsiyon memuru yine bakar H.K.P 150$

- Bu ne?

- Havuzu kullanma parası

- Kullanmadim ki der temel. Resepsiyon memuru gayet sakin bir şekilde kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik.

Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister. Faturanın altına aynen sunu yazar.

T.H.P 500$. Ve resepsiyon memuruna uzatır.

- Ver bakalım 100$ sizinde bana 500$ borcunuz vardır, der Temel. Resepsiyon memuru şaşırır.

- T.H.P ne oluyor?

Temeli Halletme Parası.

Aman efendim olurmu öyle şey estağfurullah. der resepsiyon memuru.

Kardesim Temel burdaydı Halletseydiniz bütün gece...

fıkranın devamı


Adam evine telefon acar, telefonu yabanci bir bayan acar.Adam
karsidaki sesi duyunca sasirir, bayana sorar:

- "Sen kimsin?" Kiz cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanimi beni bu sabah ise aldi."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanimi cagirir misin?"
- "Haniminiz su an yatak odasinda kocasi sandigim bir adamla beraber."
Adam sasirir, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak istermisin?" Kiz,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmeçedeki silahi al, yukari çikip o cadi ile o sümsük
herifi vur!"
Once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona
geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayim?" Adam,
- "Cesetleri havuza at." Kadin duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düsünür ve cevap verir:
- "Orasi 112 43 44 degil mi?
- "Hayir!!!!!
- "Pardon! Yanlis numarayi aramisim!!!!!"

fıkranın devamı


Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama