Hayatın Fıkraları

loading...

Nasreddin Hoca kabir hayatını uzun uzun anlatmağa çalışmış. Mevta kabre konulduğunda, sorgu melekleri gelirler; “-Rabbi...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca vaazında “annelerin evlâtları ve kadınların kocaları üzerindeki haklarından” bahsedeceğini söylemi...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca , şeytanın hilelerini kürsüden sıkça tekrarlayarak anlatırmış. Cemaatte uygulamasını göremeyince, bir gün vaaz...
fıkranın devamı

Muzip bir dostu, bir gün Hoca’ya :- “Şu avucumun içindekini bil, sana bir kayganalık vereyim” demiş.- ̶...
fıkranın devamı

Karnı iyice acıkmış olan Nasreddin Hoca, aceleyle sıcak ve biberli tarhana çorbasına kaşığını daldırıp hızla ağzına atıp yutm...
fıkranın devamı

Hoca öküzleriyle çift sürüyormuş.O sırada öküzleri sabana bağlayan kayışlardan biri kopmuş.Hoca, kopan kayışın yerine sarığın...
fıkranın devamı

Köylülerden biri Konya’da ayakkabıcılar çarşısına gitmiş. Vitrinlere bakınırken çizmeler dikkatini çekmiş. Hayatında il...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca kabir hayatını uzun uzun anlatmağa çalışmış. Mevta k
fıkranın devamı


Bir gün Mustafa Almanya' ya gidecek olmuş. Annesi de ona bir keçi vermiş. Al bunu sütünü sağar içersin, yoğurt yapar yersin demiş. O da almış keçisini gitmiş. Tam gümrükten geçerken memur "Hayır Türk, bu keçi buradan
geçmeyecek." demiş. Mustafa' da; "Abi bu keçi değil köpek" demiş. Memur;
"Peki ya bu boynuzlar ne?" demiş. Mustafa da; "Vallahi memur bey ben
köpeğimin özel hayatına karışamam" ...

fıkranın devamı


İşinize yaramasa bile astlarınızdan hazırlaması zor raporlar isteyin.

*Size sunulan rapor ne kadar özenle hazırlanmış olursa olsun eksik tespit edin ve
beğenmediğiniz kısımlarına çizik atın.

*Asla astlarınıza özel hayatınızdan bahsetmeyin,Onların yanında sürekli işten bahsedin.

*Günaydın,iyi akşamlar derken bile ses tonunuz donuk olmalı.

*Astlarınızın yaptığı işleri beğenmeme yönünde tavır alın.

*Kendi yapabileceğiniz fakat astlarınıza da yaptırabileceğiniz Ufak tefek işleri mutlaka
astlarınıza yaptırın.(Yaptığı işi yine beğenmeyin.)

* Size espiri yapıp da havayı yumuşatmak isteyenlere tebessüm etmeyin.

*Onları yanınıza çağırıp acil iş vereceğiniz vaktin mesai bitimine 5 dk.kala veya öğle
arası olmasına dikkat edin.

* Onlara zor görevler verin ve gerçekleşmesi için kısa vakit tanıyın.

*Bir işi bitirmeden başka bir iş daha vermeye çalışın.

*Şikayetlenirlerse yaptığı işin basit birşey olduğunu ima edin.

*Toplantılarınızda bitirilmiş işlerden değil bitirilmemiş işlerden bahsedin.

*Pazartesi günü öğleden önce toplantı yapın,Bitiremedikleri işler için neden
cumartesi pazar bitirmediniz diye sorarak ücretsiz fazla mesaiye alıştırın.

*Fırça atacak bir bahane bulduğunuzda fırsatı sakın kaçırmayın.

*işiniz icabı firmada olmayacağınız günlerde,gitmeden onlara zor görevler verin
ve geldiğimde tatamlanmış olsun deyin.Gittiğinize sevinemesinler.

*Firma dışında olduğunuz zamanlarda telefonla hesap sorun.

*Onlara verdiğiniz işin daha pratik çözüm yollarını bilseniz bile onlara
söylemeyin.Kendileri uğraşıp,bulabiliyorlarsa bulsunlar.

*Doldurmasını istediğiniz tablo türünden boş raporları kağıt olarak verin,elektronik ortamda
geri isteyin.Uğraşıp aynı tabloyu bir daha çizsinler.

*Astlarınız "müsaitseniz felan iş konusunda görüşecektim"gibi birşey sorduğunda müsait
olsanız bile meşgulmüş gibi onu biraz bekletin.

*Hediye vermek isterlerse kabul etmeyin.

*Sizden izin isterlerse sebebini sorun ve izin verseniz bile zorluklar çıkartın ki bir
daha izin isterken iyice bir düşünsün.

*İzin isteme sebebine göre mümkünse izin kağıdına yazdığı tarihten başka bir tarihe
izin verin ki belki başka bir firma ile randevulaşıp iş görüşmesine gidiyordur.

*İzin isteme sebebi belgelenebilecek birşeyse(para çekme,doktora reçete yazdırma gibi)
izin dönüşü o belgenin fotokopisi isteyin.

*Satışlar iyi gitse bile sürekli kötüymüş gibi bir hava verin.

*Zam verme konusunda yetkiniz varsa zam isteyenlere vasıflarındaki eksikliklerden(ileri düzey
ing.sertifikası vs.) bahsedin.Önce o vasfı kazanması gerektiğini söyleyin.

* Astlarınızdan birine verdiğiniz bir işi bazen ötekine de verin ki,aynı işi ayrı ayrı
yaptıklarını anladıklarında sizin onlara pek güvenmediğinizi anlasınlar.

* Astınızı oturuyor gördüğünüzde "felan iş ne oldu bak ta gel gibi"bir soruyla onu
yerinden kaldırın.

*İki astınızı iş dışında konuşuyor olduğunu hissettiğinizde yanınıza çağırıp"felan acil
iş sonuçlandı mı?"gibi sorularla onu rahatsız edin.

*Boş kadro oluştuğu zaman yeni eleman hemen almayın.Diğer personel işleri yürütüyorsa
gözlemleyin ve sessiz kalın.İşler yürüyorken niye bir kişi alıp maaş veresiniz ki.
Bırakın boş kadroya rağmen işleri yürüten diğer personel belki kendilerinin makamı
arttırılır diye idealist çalışsınlar.Ümitvar olmaları,çalışmaları için güzel
birşeydir.

*Eğer boş kadroya eleman alma zorunlu hale geldiyse yine de aceleci olmayın.Biriken
işleri yeni eleman iş bulmanın sevinci içinde yapar nasıl olsa.

*Eğer boş kadro müdür veya şef pozisyonunda ise yeni aldığınız kişiyi "sorumlu"sıfatıyla
işe alın ama müdür veya şefin tüm sorumluluklarının hesabını ona sorun.Böylece aynı
görevi yapan kişiye hem daha az maaş verirsiniz.Hem de haddini ona bildirmiş olursunuz.

*Eğer sorumlu sıfatındaki kişi kendisinin neden sorumlu diye geçtiğini sorarsa daha
yeni işe girdiğini hemen aceleci davranmaması gerektiğini zamanı gelince yapılacağını
söyleyin.O zaman belki hiç gelmeyecektir ama bırakın ümitvar olsun.

* Zam dönemi geldiğinde işi ağırdan alın.2 veya üç ay sallayın.Soranlara konunun henüz
görüşülmediğini,geçmiş ayların farklarını sonradan alabileceklerini ima edin.Ama geçmiş
ayların farklarını vermeyin.

*Firmanızın araç park bölgesi varsa astlarınızın arabalarını oraya park etmelerini
yasaklayın.Bunu direk siz söylemeyin.Güvenlik görevlisine talimat verin.

*Firma içerisinde yapılmaması gereken davranışları yazılı olarak tebliğ edin ve imza
alın.

*Astlarınızla telefon görüşmelerinde telefonu siz kapatmadığınız sürece onların kapatmaması
gerektiğini prensip edinin.Belki o söyleyeceklerinizi bitirdiniz sandı ama sizin aklınıza
başka bir konu geldi.Ya da başka bir talimat daha vermesin diye kasıtlı yaptı.
Eğer sizden önce kapatırlarsa tekrar arayıp neden önce kapattığının hesabını sorun.

*Bir astınıza bir talimat vereceğiniz zaman telefonla görüşüyorsa telefonu"sonra tekrar
ararım"deyip kapatmasını,sizi bekletmemesini sağlayın.

*Mesai bitiş saati bile olsa ayrılmadan size haber vermeleri gerektiğini prensip edinin.
Haber verdiğinde ise felan iş ne oldu gibi rahatsız edici sorular sorun.

*Haftasonu tatilinde siz firmada iseniz,astınızın evini veya cebini arayacak bir bahane
bulunuz.Direk siz görüşmeyin başkasına aratın ve hemen firmaya gelmesi gerektiğini
kendisine bildirin.Ya gelecektir ya gelemeyecektir yada kasten gelmeyecektir.Ama her
halukarda keyfi kaçacaktır.

*Astınız senelik izinde iken siz çalışıyorsanız onu rahatsız etmenin vakti gelmiş
demektir.Onu arayarak falan dosyayı nereye kaldırdın veya nereye kaydettin gibi
sorularla hedefi vurunuz.

*Arada bir "ekibimden memnun değilim"gibi sözlerle egolarının damarına basınız.

*Elemana ihtiyacınız olmadığı zaman gazeteye "eleman alınacaktır" ilanı veriniz ama
ilanda firma adı olmasın.Müracaatlar felan nolu posta kutusuna yapılacaktır diye
yazdırın.Sizin elemanlardan müracaat edenleri tespit edip,yanınıza çağırın ve
başvurusunu kendisine iade edin.

*Telefonlara 1 dk dış hat sınırı koyun.Vakti aşınca otomatik kesilsin.

*Firmanızın muhtelif yerlerine kamera döşetin.Uygunsuz davranışları ekrandan
tespit ettiğinizde telefonla anında arayıp uyarın ki gözlemlendiklerini
anlasınlar.

*Sizden önce firma personele ikramiye veriyor idiyse önce ikramiyeleri maaşlara
eşit dağıtın.Sonra maaşlar yüksek diyerek zam döneminde zam yapmayın.

*Firmanızda bilgisayar ağının server'ından kim hangi sitelere girdiğini
kontrol ettirin.Uygunsuz sitelere girenlere uyarı yazın.

*Faks cihazından kim nerelere ne çekmiş raporu alın.

*Santralden hangi iç hat nereleri ne kadar aramış raporu alın.

*Her ofise bir yazıcı değil her kata bir yazıcı tahsis edin.

*Bant,makas,kağıt gibi malzeme alım talep fişlerindeki öğeleri çizin
veya miktarı azaltın.Sonra imza atın.

*Fazla mesai yapan büro personeline ücret zaten vermiyorsunuz ama devamsızlık
veya mazeret izinlerinin ücretini maaşından kesin.

*Avans zaten vermiyorsunuz ama zaruri isteyenler olduğunda dilekçe ile başvuru
isteyin.

*Tarafınıza yazılan dilekçelerde imla hataları bulun ve iade edip tekrar
yazdırın.

*İşyerinde kahvaltıyı yasaklayın.

*Mesai başlama saatinde ortalıkta dolanın ve bakışlarınızla vaktinde işe başlayıp
başlamadıklarını kontrol edin.

*Aynı şeyi mesai bitimine yakın herkesin gevşediği zamanlarda da yapın.

*Yemek saatinde yemekhaneye biraz erken girin.Erken yemek almak isteyen uyanıklar
karşılarında sizin ekşi suratınızı görsünler.

*Kendinize sekreter mutlaka alın ama ayrıyeten firmaya santralci almayın.Bekçi
boş boş oturuyor nasıl olsa o bağlasın telefonları.

*Bekçi demişken aklıma geldi.Arabanızı bekçiye yıkatın,sildirin.Nasıl olsa canı hep
sıkılıyor.Ne diye yıkama servisine para veresiniz.

*Firmaya giriş ve çıkışlarınızda bekçiye asker selamı verdirerek egonuzu okşayın.

*Sigorta primlerini eksik gösterin,hatta bazı dönemler hiç yatırmayın.

*Hesapta para olsa bile maaşları gününde yatırmayın.Bırakın biraz repoda değer
kazansınlar.

*Vergi iadesi,nema gibi paraları personele geç ödetin.Bırakın onlar da değer kazansın.

*Herşey yolunda giderken bile ortamı gerecek bir konu veya bir kurban bulun.

*Mesai bitiminde servislerin tamamı birden talimat almadan kalkmasın.Servisleri
vaktinde kaldırmamak için servise binmesi gereken birilerini oyalayın ve servislere
birazdan geliyor deyin.Servis araçlarını bir süre beklettikten sonra oyaladığınız
kişi gelemeyecek diye servisleri gönderin.Hem servisler geç kalksın hem oyalayıp iş
verdiğiniz personel servise binemesin.

*İş başvurusu görüşmelerinde işe almaya karar verdiğiniz personele o an için çok
iyi davranın.İşe girince de feleği şaşsın.

*İşe almamaya karar verdiğiniz görüşmeciye ise kök söktürün.Ama biraz ümit verin.
Sonradan ise başvurunuz kabul edilmemiştir diye bir bildirim yapmayın.Ümit içinde
bekleyip dursun.Eğer o kişi sizi ararsa görüşmeyin.Değerlendiriliyor deyin.

*Astlarınıza önemli tecrübelerinizi anlatmayın ki size alternatif olmasınlar.

*İşe alacağınız astınızın özgeçmişi kabarık ise işe almayın ki o da size
alternatif olmasın.

*Çözebileceğiniz sorunlar çoksa ve tecrübelerinizle kısa sürede çözebilecek olsanız
bile bunu zamana yayarak yavaş yavaş çözün.Çünkü varlık sebebiniz sorunlardır.
Onları çabuk çözerseniz artık size ihtiyaç yokmuş fikri oluşabilir.

*Sorunlar biterse kendiniz sorun yaratın ve onu çözün.

fıkranın devamı


Dolmuş şöförüyle rahip cennete gitmişler.Cennetin kapısında melek rahib'e "Dünyadaki hayatın boyunca neler yaptın." demiş.Rahip"Ben hayatımı insanlara adadım,onları sevdim ve yardım ettim.Hiçbir zararım dokunmadı"diye cevaplamış.Melek rahibe cennetin gümüş anahtarını vermiş.Melek aynı soruyu dolmuş şöförüne sormuş.Şöför"Ben hayatım boyunca küfür de ettim,her türlü pis işe de bulaştım.Bir de ben çok sert araba kullanırım,kuralları fazla kafaya takmam""demiş.Melek şöföre cennetin altın anahtarını vermiş.Buna çok bozulan rahip"Ben hayatımı insanlara adadığım halde niye ona altın bana gümüş anahtar veriyorsun."demiş.Bunun üzerine melek"Çünkü sen ayin yapıyorken millet uyuyordu,ancak o dolmuş kullanırken herkes dua ediyordu."demiş.

fıkranın devamı


Temel bir gün dertli dertli içiyormuş meyhanede. - "Ne bu hal", demiş Dursun. - "Boşver" demiş Temel de. Dursun ısrar etmiş "biz arkadaş değil miyiz?" diyerek. Temel dayanamamış: - "Ama kimseye anlatma.. Hani ben bir zaman Afrika'ya gitmiştim ayı avlamaya?" - "Hatırladım bayağı da dönmemiştin" demiş Dursun... - "Günler sonra buldum en sonunda avlayacak bir ayı ama tam ateş edecekken tüfek bozuldu. Ben de kaçarken uçurumdan aşağı düştüm." - "Eeeee" demiş Dursun "Sonra..." - "Her tarafım kan revan içinde, komaya girmişim. Sonra ayı beni yuvasına götürdü. Yaralarımı yaladı, balla, sütle besledi beni, iyileştikten sonra da bana tecavüz etti aylarca" demiş. - "Buna mı üzülüyorsun, takma kafanı yaa bak bu kadar zaman geçti. Çoluk çocuğa karıştın, mutlu bir hayatın var" demiş Durmuş. Temel: - "Bu da hayat mı be birader... O Afrika'da ben burda.."

fıkranın devamı

Zamanın birinde deli bi adam varmış.. akli dengesi zaten yok..adam 30 lu yaşlarda ölmüş eceli...
fıkranın devamı

Hintli bir yasli usta, ciraginin surekli herseyden sikayet etmesindenbikmistir. Bir gun ciragini tuz...
fıkranın devamı

Adamın bitanesinin 3 tane taşağı varmış.bu durumdan çok rahatsız olan adam doktora gitmiş v...
fıkranın devamı

Adamın biri çok çirkinmiş, kasabalı yüzüne bakmaya iğreniyormuş bu adamı kasabadan kovmak ...
fıkranın devamı

Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen sağaçekmiş ve polis gelmiş:"Buyr...
fıkranın devamı

Temelle oğlu İstanbulu hiç görmemişler ve bir iş için oraya giderler.Küçük köylerinden s...
fıkranın devamı

Kadınla erkek konuşuyorlardı :-Sevgilim, söyle bana hayatına giren ilk erkek ben miyim?-Tabii c...
fıkranın devamı

Günün birinde İstanbul’da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğu...
fıkranın devamı

Adamın biri ölüp cennetin kapısına dayandığında, cennetin baş meleği durdurur onu. İçeri...
fıkranın devamı

Temel kendisinden çok yaşlı ve zengin bir kadınla evlenmeye karar vermiş. Sormuşlar,-İyice d
fıkranın devamı

Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş... derken yanına bir delikanli ...
fıkranın devamı

Bir gün bara süper bir kız gelir. Herkesin gözü kamaşır. Yine bizim o fıkra adamı kıza yan...
fıkranın devamı

Yaşlıca bir bayan evindeki koltuğunda oturup uzun geçmiş hayatını gözden geçirirken birden bir peri karşısına çıkıverir ve ona 3 dilekte bulunabileceğini söyler.
- ''Peki'' der yaşlı kadın.
- ''Zengin olmak istiyorum''.
Peri bir el hareketiyle kadının koltuğunu som altına çevirir.
- ''ikinci olarak'ta güzel ve genç bir prenses olmak istiyorum'' der.
Birden başında paha biçilemez bir tacı olan dünya güzeli bir prenses oluverir.
- ''üçüncü ve son olarak ne istersin'' diye sorar peri.
O sırada yaşlı köpeği ağır bir şekilde kafasını kaldırır ve zayıf bir "hav" sesi çıkartır.
Prenses çok sevdiği köpeğine bakar ve şöyle der;
- ''Kopeğimi yakışıklı bir prense dönüştürebilirmisin?''.
Tam o anda, şimdi güzel bir prenses olan yaşlı kadının önünde dünyada hiç kimsenin görmediği kadar yakışıklı bir prense dönüşür köpek.
Hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar yakışıklıdır bu prens.
Kadın ona büyük bir hayranlıkla bakar ve o anda ona aşık oluverir. Prens ona doğru yaklaştığında kadının heyecandan dizleri titremeye başlar.
Prens ona doğru eğilir ve dudakları neredeyse kadının kulağına değecek şekilde şöyle fısıldar;
- ''Eminim şimdi, zamanında beni hadım ettirdiğine çok pişmansın''...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama