Hocanın Fıkraları

loading...

Nasreddin Hoca bir köye gider. Orada bir müddet kalır. Bu arada Hoca'nın heybesi kaybolur. Ararlar, tararlar bulamazlar. Sonunda Hoca:


- Heybemi çabuk bulun. Yoksa ben yapacağımı bilirim, diye sert çıkışır.

Köylüler Hoca'nın bu sert çıkışı karşısında telaşlanırlar. Heybeyi aramaya devam ederler. Heybeyi alanlar, Hocanın sert çıkışı karşısında çok korkarlar ve hemen heybeyi geri verirler.

Hoca heybesinin bulunduğuna sevinir. Köylülerden biri:

- Hoca Efendi, doğrusu çok merak ettik. Acaba heybeyi bulamasaydın, bize ne yapacaktın? diye sorar.

Hoca gülerek:

- Hiiiiç! Evde eski bir kilim var, onu bozup heybe yapacaktım! der.

ÖĞÜTLER

Nasreddin Hoca, insan psikolojisinden çok iyi anlar. Kararlı ve yerinde bir çıkışla heybesinin bulunmasını sağlar. Şayet Hoca, heybesi kaybolduğunda sessiz davranıp sineye çekseydi fırsatçıların ekmeğine yağ sürecekti.

Elden birşey gelmeyeceği zaman son derece rahat olan  Hoca, yapılacak bir şey olduğunda gerekeni yapar. O da Hoca'nın zeki, kararlı, toplum psikolojisinden anlayan ve  yaptırım gücüne sahip bir insan olduğunu gösterir.

fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, güzel ahlaklı, alim, sevecen ve hazırcevap nadir şahsiyetlerden birisidir.


Hoca'nın sorulan her soruyu soranın aklına göe cevaplaması meşhurdur.

Hocanın, her sorunun altından kalktığını duyan adam;

- Hoca, benim soruma ceap bulamaz, diye öğünür ve kalabalıkta sağdan sola, soldan sağa koşuşan insanları görünce Hoca'ya;

- Hocam!!! Bütün bu insanlar evlerinden çıkınca ne diye hep aynı yöne gitmezler? Kimi o yana kimibu yana gider? diye sorar.

Hoca cevabı hemen yapıştırır:

- Efendi, efendi!!! Bilmez misin herkes aynı yöne gitse dünyanın dengesi bozulur, bir yana devriliverir.

ÖĞÜTLER

Nasreddin Hoca'ya herkes çekinmeden soru sorardı. Bazen de alay etmek, küçük düşürmek maksadıyla soran da olurdu. Fakat Hoca, ona bahşedilen pratik zekasıyla her zaman bu soruların altından kalkmasını bilirdi.

Hoca'nın sorular karşısındaki tavrı da çok önemlidir. Sabırlı, güler yüzlü ama muhatabın anlayacağı dildendir.

* Bir insanın zekası, verdiği cevaplardan değil, sorduğu sorulardan anlaşılır.

Aslında insanların farklı düşünmesi, farklı yere gitmeleri, gerçekten bir denge unsurudur. Bu farklı gidiş gelişler toplumun devamı ve gelişmesi için gereklidir. Bu farklılıkda rahmettir ve denge unsurudur.

fıkranın devamı

Aksak Timur, Nasreddin Hocanın köyüne uğrar.Köylü padişahı layıkıyla ağırlar. Padişah da giderken bu konukseverliğe karşılık; "Köyünüze bir fil hediyem olsun" der ve gider.Fil bu zamanla bağ bahçe koymaz her yanı talan eder.Köylü ne yapsın çaresiz padişahın hediyesi diye ses çıkaramaz.Hocaya: -Hocam perişan olduk bizi kurtar.Biz bu file bişey yapsak padişah kellemizi alır derler.Hoca: -Benimle gelin padişaha durumu arz edeyim der.Köylüyü arkasına alır huzura çıkar.Timur: -Hoca niye geldin? Filim nasıl? diye sorar.Hoca: -Padişahım bu filiniz derken bi bakar korkudan arkasında kimse kalmamış herkes kaçmış.Padişah: -Eeeee ne olmuş file? Hoca: -Padişahım hediyeniz olan filden çok memnun kaldık.Yalnız kalıyor bir tane daha istiyoruz.
fıkranın devamı

Nasrettin hocanın karısı nasrettin hocanın kazağını ağacın dalına asarken kuvvetli rüzgâr hemen onu yere düşürür bunu gören hoca karısına şöyle der:"yarın kurban keseceğiz"karısı bunu duyunca şöyle der:" neden kurban kesiyoruz"nasrettin hoca:Ya kazağın içinde ben olsaydım
fıkranın devamı

bir gün nasretin hoca eşeyine bin miş sonra nasretin hocanın osuru gelmiş sonra adamın biri gelmiş nasretin hoca adamın azına osurmuş sonra adam demiş ge hocam siz napıyorsunuz demiş hoca donup galmış
fıkranın devamı

Emekliliği gelmiş ilkokul mezunu çalışan derecem ve maaşım artsın düşüncesiyle dışardan ortaokul bitirme sınavına girer.Yazılı Sınavda çeşitli konulardan sorular ve cavapları. Soru :1Dindersinden abdesti bozan şeyleri sayınız Cevap :1 Sen osurusan, sen işersen, sen tuvalete gidersen abdestin bozulur şeklinde yanıtlar Hocanın şifai değerlendirmesi: Oğlum ben osurusam,ben işersem ben tuvalete gidersem senin abdesttine ne oluyor. Soru :2Gap nedir. Gapın önemini anlatınız. Cevap :2 Gap yemek pişirmeye yarar.Kalaylı gap, çelik gap, toprak gap gibi çeşitleri vardır Soru :3 Dünyada yaşayan memelilere birkaç örnek veriniz. Cevap :3 İnek,koyun,deve,keçi,Karı Gerçek hayatta yaşanmış bir olaydır.
fıkranın devamı

bir akşam nasrettin hocanın evine hırsız giriyor buzdolabını çalıyor, nasrettin hovanın karısı: - bey yetiş buzdolabını çalıyorlar !!! demiş. Nasrettin Hocada : - boşver yenisini alırız.demiş yine hırsız girmiş halıyı çalmışlar. karısı: - bey halıyı çalıyorlar !!! demiş. N. Hoca: - boşver yenisini alırız.demiş. yine hırsız girmiş bu seferde Nasrettin Hocanın karısını çalıyorarmış. N.Hocanın karısıda: - bey yetiş ! beni kaçırıyorlar !!! demiş Nasrettin hoca : - boşverr yenisini alırız demiş
fıkranın devamı

bir gün Nasrettin Hoca yolun kenarında kedisini yıkıyormuş.Yoldan geçen komşusu Hocaya: -Hocam kediyi yıkama ölür demiş. Nasrettin Hoca aldırmamış yıkamaya devam etmiş. Sonra Nasrettin Hocanın kedisi ölmüş. Komşusu dönüşte Nasrettin Hocaya : -Hocam ben size demedim mi?Kediyi yıkamayın ölür diye. Nasrettin Hoca: -Ben kediyi yıkarken değil sıkarken öldü demiş.
fıkranın devamı

Eskiden kırk yıllık sirke hastalara şifa gelirmiş.Bir gün komşusu Nasrettin Hocanın evine gelmiş. -Hocam sende kırk yıllık sirke var mı? diye sormuş.Hoca: -Yoktur komşu ,demiş.komşusu bozulmuş: -Birde koskoca hocasın. Nasıl sende kırk yıllık sirke olamaz?Demiş.Hoca: -komşu bende sirke var ama bir yıl sonra gelebilirsin yoksa istediğin sirkeyi bulamazsın,demiş.komşu: -Neden ?demiş.Hoca: -çünkü bendeki sirke otua dokuz yıllık,demiş.
fıkranın devamı

(nasrettin hocanın bir çocukluk fıkrası) bir gün nasrettin hoca topacını ahırda kaybetmiş . topacını da bahçede arıyormuş annesi nasrettini çağırmış : - oğlum nasrettin neredesin nasrettin: - bahçedeyim anne annesi:- bahçede ne yapıyorsun orada oğlum nasrettin: - anne topacımı ahırda kaybettim bahçede arıyorum annesi: oğlum topacını madem ki ahırda kaybettin niye bahçede arıyon demiş nasrettin : anne ahır çok karanlık bende bahçede arıyom. annesi: hahaha
fıkranın devamı

bir gün nasrettin hocanın bir akrabası ölmüş. hoca onun cenazesine gitmiş. bir adam sorar-hocam tabutu önündemi gisem arkasındamı . diye sorar hoca - tabutun içinde gitme de neresinde gidersen git. der.
fıkranın devamı

bir gün nasrettin hocanın bir akrabası ölmüş. hoca onun cenazesine gitmiş. bir adam sorar-hocam tabutu önündemi gisem arkasındamı . diye sorar hoca - tabutun içinde gitme de neresinde gidersen git. der.
fıkranın devamı

Hoca birgün kasabaya et aLmaya gider ve Kasap dükkanına girecekken eşşeğini trenin arkasına bağLar. Tabi tren harekete geçer bizim eşşek şehre yoLcuLuğa çıkar. hoca kasaptan çıkınca eşşeğini göremez ve haLiyLe aramaya başLar çok yoruLan hoca bir oteLe gider ve odasındaki yatağı çok beğenir bozmaya kıyamaz ve yatağın aLtına girer bu arada oteLe yeni evLi bir çift geLmiş odaLarı karıştırıp hocanın odasına girmiştir. Erkek (karısına) : hayatım senin gözLerinde tüm istanbuLu görüyorum. Hoca (kafasını yatağın aLtından çıkartıp): Loo benim eşşeğide görimisin?
fıkranın devamı

bir gün nasrettin hocayı konşusu evine cagırmış,cagırmış bir kac gün böyle cagırmısbir gün nasrettin hoca komsusunun evine gitmş kapıyı calışkapıyı karısı acmış nasrettin hocanın kosusu pencereden dışarı bakıyormuş nasrettin hoca pencereye bakmış ve komsusunun karısına kocana söyle kafasını pencerede unutmasın
fıkranın devamı

Bir gün Hoca’nın yanına dört çocuk gelmiş. Torba içinde getirdikleri bir miktar cevizi Hocanın önüne koyup;- “Hoc...
fıkranın devamı

Sonradan gören zenginin biri gösterişli bir at satın almış. Yolda eşeği ile giden Nasreddin Hoca’yı hızla geçmiş, uzakl...
fıkranın devamı

- Dünyayı dolaşan üç bilgin papaz Akşehir’e de uğramışlar. Hocanın ününü duyunca kendisiyle tanışmak istemişler. Akşeh...
fıkranın devamı

Kasabanın eşrafı ok atmaya giderken Nasreddin Hoca’yı da yanlarına almışlar. Sırasıyla herkes hedefe ok atmış. Kimi isa...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca , yeni öğrencilerine [mollalarına] dünya ve ahireti genel anlamı ile anlatmaya, kavratmaya çalışmış.“Ahi...
fıkranın devamı


4 üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar. Okula gidince de hocaya arabalarının lastiğinin patladığını, bu yüzden geciktiklerini sınava girmek istediklerini söylerler..

Hoca önce bunlara inanmaz ama, öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler.

Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini boş bir salonun ayrı ayrı
köşelerine oturtur.

Sınav geçme sistemi şöyledir:
100 üzerinden 50 puan alan herkes
sınavı geçebilir..

Hocanın hazırladığı sınavda kağıdın ön sayfasında da 10'ar puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır.
Bunları kolayca çözerler.

Arka sayfada ise 60 puanlık 1 tek soru vardır: "Hangi lastik patladı?"

fıkranın devamı


Bir gün bir adam, elinde mektup

Der ki, Hoca'yı tutup :

"Hocam, zahmet ya sana,

Şu mektubu bana bir okusana."

Mektup baştan sona kadar Arapça

Şöyle bir iki evirir çevirir:

Sökemez; çaresiz, geri verir.

Der ki: "Başkasına okut bunu sen."

Adam şaşırır : "Niçin ?"

"Türkçe değil bu mektup okuyamam."

Yine anlayamaz adam.

Hocanın okuması yok zanneder:

"Ayıp Hoca, ayıp!"der.

"Benden utanmıyorsan şundan utan!

Şu başındaki koca kavuğundan."

Hoca kavuğu çıkartıp uzatır.

Sonra: "-Mademki"der, "iş kavuktadır;

Haydi giy de şunu,

Kendin oku bakalım mektubunu."

fıkranın devamı


Hocanın canı bir gün sarma çeker.Ama elinde yoğurt bakraçları anası da ağlamış ne yapim ne yapim derken aklına göl gelmiş.Gelmiş gölün kenarına,atmış bakraçları kenara çıkarmış sarmış sigarasını hafif hafif demleniyor.Sonra birden bekçinin düdüğünü duymuş. Eyvah şimdi yandık derken aniden atmış sarmayı bakracın içine sonrada bakracı tutmuş göle dökmeye başlamış.O esnada bekçide yanında bitivermiş.Bakmış bakmış anlamamış sonra hocaya sormuş ne yapıyorsun diye.Hocada görmüyor musun yoğurt mayalıyorum demiş. bekçi kahakahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mı demiş.Hocada ya tutarsa diye cevap vermiş.Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmiş.Hoca hem keyfine hem yoğurda yanarken bekçinin arkasından bakıp şimdi bu salak herkese anlatır demiş.

fıkranın devamı


Hocanın. çok. sevdiği. bir. kuzusu. varmış.öyle. ki. kuzuyu. diğer. hayvanlarından. daha .üstün tutmaktadır.arkadaşları .hocanın. bu. zaafını .bildilerinden. bir. gün. gelip :--hocam yarın nasıl olsa kıyamet kopacakgel şu kuzuyu kesip afiyetle yiyelim.derler. bu teklife hocanıngönlü razı olmasa da arkadaşlarını kıramaz kuzuyu kesip arkadaşlarına ikram eder.ziyafet bittikten sonra hocanın arkadaşlarıyüzmek için dereye girer.hoca her zamanki gibi ayağına gelen fırsatı tepmez.arkadaşlarının dereye girerken çıkardıkları giysileri kuzuyu kızarttığı ateşte yakar.arkadaşlar dereden gelince: --ne yaptın hoca şimdi biz ne giyineceğiz diye feryat ederler. hoca imalı bir tebessüm ile cevap verir: --ne üzülüyorsunuz arkadaşlar nasıl olsa yarın kıyamet kopacak değil miydi.



fıkranın devamı


Hocanın canı bir gün sarma çeker.Ama elinde yoğurt bakraçları anası da ağlamış ne yapim ne yapim derken aklına göl gelmiş.Gelmiş gölün kenarına,atmış bakraçları kenara çıkarmış sarmış sigarasını hafif hafif demleniyor.Sonra birden bekçinin düdüğünü duymuş. Eyvah şimdi yandık derken aniden atmış sarmayı bakracın içine sonrada bakracı tutmuş göle dökmeye başlamış.O esnada bekçide yanında bitivermiş.Bakmış bakmış anlamamış sonra hocaya sormuş ne yapıyorsun diye.Hocada görmüyor musun yoğurt mayalıyorum demiş. bekçi kahakahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mı demiş.Hocada ya tutarsa diye cevap vermiş.Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmiş.Hoca hem keyfine hem yoğurda yanarken bekçinin arkasından bakıp şimdi bu salak herkese anlatır demiş.



fıkranın devamı


bir gün nasrettin hoca komşusundan kazan istemiş.komşusuda vermişhocada iki gün sonra kapısına gelen komşusuna kazanı ve içindeki küçük kazanı verir.komşusu sorar hoa bu ne diye hocada sizin kazan doğurdu der ve komşu alır gider hoca bir gün bir daha gider istemeye komşu hemen verir ve bir kaç gün sonra komşu nasrettin hocaya gidip yine ister hocanın yüzü eğik bir vaziyette kapıyı açar komşu hemen kazanı ister hoca allah rahmet eğlesin sizin kazan öldü der komşu hoca neden yalan söylüyorsun der.hoca sende kazanın doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne neden inanmıyorun der

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama