Kıyafet Fıkraları

loading...

Kadının Günlügü Bugün 3 yıl bitti... Onun karşısına gelinlikle çıktıgım günkü kadar mutluyum... Tanrım onu ne kadar seviyorum... Mükemmel bi erkek.. Cazibeli, yakışıklı anlayışlı, sevecen her şey var... Bugün cumartesi... Bıraktım arkadaşlarıyla eglensin... En sevdigi yemek olan pastırmalı kuru fasülye ile pilav yaptım... Yemek pişti demleniyor... Banyo yaptım. En sevdigi kıyafetimi giydim... Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacagız... Eve geldi sonunda Beni öpüşü biraz soguktu... Aklı başka yerde sanki.. Aman tanrım yoksa?... Arkadaşlarıyla ne yaptıgını sordum, agzında bişeyler geveledi.. Yemekte keyfi biraz yerine gelir gibi oldu.. Ama hala dalgın.. Hala uzak.. Hala kabuguna çekilmiş.. Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor... Benden genç mi acaba?... İş yerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın sakın?.. Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken dayanamadım, neyin var diye sordum.. Gülümsedi... Zoraki bir gülümseme.. Yok bir şeyim diye geçiştirdi... Belki de kilo alıyorum... Çok mu vırvır yapıyorum... Elini tuttum... Elimi okşadı, ama elle hissiz, parmak uçları soguk.. Stepe mi başlasam.. Çocuk mu istesem.. Yalan, yalan, yalan!... Bitti.. Bitti..Bitti.. Tanrım um... Kendimi son kez onun kollarına attım.. Aglaya aglaya uykuya dalmışım.. Erkegin Günlügü Ortada bir günlük bulunamadı... Sadece, uykuya dalmadan önce, belli belirsiz bir serzenişi yansıtan mırıltı duyuldu: Öff be takım yine yenildi... Ama kuru fasülye güzeldi..
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’yı bir şölene, ziyafete çağırmışlar. Hoca günlük kıyafeti ile gitmiş. Kendisiyle pek ilgilenen olmamış. ...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca Konya’da akşam namazından çıkmış, yatsıya kadar biraz çarşıda gezinmek istemiş. Tanımadığı kellifelli bi...
fıkranın devamı


Albay, binbasIya: -YarIn gunes tutulacak. Bu her zaman gorulen bir sey degildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanIna getirin de olayI gorsunler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi verecegim. Sayet yagmur yagarsa, tabii bir sey
goremeyiz. O zaman erleri, ustu kapalI talimgaha goturursun.
Binbası, yuzbasıya:
-AlbayIn emri ile yarIn sabah saat dokuzda gunes tutulacak. Bu her zaman gorulen bir olay degildir. Sayet hava kapalI olursa bir sey gorulemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalI talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapIlacaktIr.
YuzbasI, tegmene:
-AlbayIn emri ile yarIn sabah dokuzda talim elbisesi ile gunes tutulmasInIn acIlIs merasimi yapIlacaktIr. Sayet yagmur yagarsa ki bu durum pek gorulen bir olay degildir, Albay kapalI talimgahta gerekli bilgiyi verecektir.
Tegmen, bascavusa: -YarIn sabah dokuzda hava guzel olursa, talim kIyafeti ile albay tutulacak. KapalI talimgahta yagmur yagarsa, alayIn meydanInda manevra yapIlacak. Cunku bu her zaman gorulen
bir olay degildir.
Bascavus, askere: -YarIn sabah saat dokuzda kapalI talimgahta AlbayI tutacagIz. Sabah hepiniz talim techizat ile hazIr olun. Askerler kendi aralarInda: -YarIn sabah bizim bascavus AlbayI tutuklayacakmIs.

fıkranın devamı


Köyde yaşayan bir adam,oranın konuşma uslubuna alışmış,
ve birgün bu adam şehre inmiş,
yolda giderken yanından geçmekte olan,bakımlı,sosyetik,alımlı bir bayan geçer ve bayanın kucagında bakımlı,kıyafetli,süslü bir kedi görür,ve adam -anaaaaam püsüğe bak der.kadın buna bozulur ve adama -o püsük değil kedi,kedi der,adam da: anaaaaaam nekadarda püsüğe benziyor der.

fıkranın devamı

Temel arabasıyla giderken yoğun kar yağışıyla karşılaşmış. Vakit de geç olduğundan daha...
fıkranın devamı

Ruslar, Kırşehir'de gösteri yapmak için bir sirk getirmiş. Sirk gösterilerinin başlamasına k...
fıkranın devamı

Karı-koca yatağa giriyorlar, tansiyonlar yülseliyor, sevişmeyehazırlanıyorlar. Ancak kadın du...
fıkranın devamı

Doğu Anadolu'dan, Habib Baba isimli bir şahıs, 4.Murad devrinde, gemiyle Hacca gitmek için İsta...
fıkranın devamı

Bir imam, bir haham ve bir papaz ormanda geliyorlarmış. Bir gölün kenarına gelmişler. Hava sı...
fıkranın devamı

Adamın biri eczaneye giderek "Prezervatif var mı?" diye sormuş. Eczaneci bir paket getirmiş. Ad...
fıkranın devamı

Karı-koca yatağa giriyorlar, tansiyonlar yülseliyor, sevişmeye hazırlanıyorlar.Ancak kadın du...
fıkranın devamı

CASINODA iki görevli sıkıntıdan patlamış bir şekilde barbut masasında
dikiliyorlarmış...
Derken içeri fıstık gibi bir sarışın girmiş, masaya 10 bin dolar koymuş
veee; '
Baylar, umarım sizin için sorun olmaz ama, ben çıplakken kendimi daha
şanslı hissediyorum'' diyerek oracıkta çırılçıplak soyunmuş...
Sonra elindeki zara öpücük kondurmuş ve; '
'Haydi tatlım, bana yeni kıyafetler lazım'' diye, zarı fırlatmış...
Ve, ''Evet!.. Evet!.., Kazandım!..'' diye, sevinç çığlıkları atarak iki
adama sarılıp öpmüş, kıyafetlerini toplamış, masadaki bütün paraları almış
ve koşa koşa gitmiş...
İki adam da bakakalmışlar... Biri ''vaovv'' demiş, ''ne kadındı be... peki kaç atmıştı?''
Öteki cevap vermiş; ''Bilmeem...''
KISSADAN HİSSE:

Bütün sarışınlar aptal değildir, ama bütün erkekler erkektir

fıkranın devamı

Casino'da 2 görevli sıkıntıdan patlamış bi şekilde rulet masasında
dikiliyorlarmış. derken içeri fıstık bir sarışın girmiş, masaya
10.000 dolar koymuş veee;
- ''Baylar,umarım sizin için sorun olmaz ama ben çıplakken kendimi daha şanslı hissediyorum'' diyerek oracıkta çırılçıplak soyunmuş..
Sonra elindeki zara bir öpücük kondurmuş ve;
- ''haydi tatlım bana yeni kıyafetler lazım'' diye zarı fırlatmış.
- ''evet evet kazandım'' diye sevinç çığlıkları atarak 2 adama sarılıp
öpmüş, kıyafetlerini toplamış, masadaki bütün paraları almış ve koşa
koşa gitmiş... iki adam bakakalmış.
Biri;
- ''vaavv ne kadındı be peki kaç atmıştı?''.
Öteki cevap vermiş;
- ''bilmemm''...
fıkranın devamı

Tankut nedir?
Hayatınızdaki sevdiğiniz, değer verdiğiniz bayanların yanına yakıştıramadığınız veya
acayip kıl olduğunuz erkek arkadaşı ve/veya adayına kısaca TANKUT diyoruz.

Neden kızlar tankutları seçer?
Çunki her genç kızın rüyası olan tiplerdirler.
Yakışıklı
Karizmatik
İyi para kazanan
Kariyer planlamasını yapmış ve bu yönde adım adım ilerleyen.
Entellektüel birikimi olan
Kızı ezmeden sahiplenen
Romantik
Ciks mekanları sık sık ziyaret eden

Neden tankut'tan nefret ediyoruz?
Tankut her zaman bize alternatiftir çünki,
her zaman bize göre bir artıları vardır
çirkinse karizmatiktir (bakınız okan bayülgen)
veya acaip yakışıklıdır (bakınız achiles)
sıradandır ama çok zengindir.

Alternatif tankut isimleri
Tankut, Berk, Taşkın, Berkcan, Çağıl, Çağan,
Barçın, Ufuk, Gökhan, Gökmen, Baran, Aybars, Göktürk

Tankut meslekleri
Bir borsa aracı kurumunda Dealer, Analist veya Broker
x bir firmada, İş Geliştirme Müdürü / Genel Koodinatör / Yönetim Kurulu üyesi
Bar/Cafe İşletmecisi
Ressam, tanınmamış müzisyen veya fotoğrafçı (ama aileden zengin)
Reklamcı (metin yazarı mesela)
Mücevher tasarımcısı

Tankut evleri
Tankutların evleri genelde şu özellikler barındırır.
Geniş en az 200 metre kare stüdyo daire,
az mobilyalı olacak evimiz ama teknolojik olacak,
ikiz yatak (yatağın tavanında ayna) ayna uygulaması tavşan ruhlu olanlarında vardır
büyük rahat koltuklardan oluşan oturma grubu,
amerikan mutfak,
oturma grubunun karşısına bir ev sineması sistemi,
mükemmel bir müzik seti dvd li filan,
evin içine serpiştirilmiş bir sürü irili ufaklı hoperörler,
muhakak ana tv sistemine bağlı hazır bekleyen xbox oyun makinesi ve kumandaları
Çekim yapmaya hazır amatörden biraz daha iyi video kamera ve ışık sistemi
yatak odasında geniş bir gardrop, boy boy kıyafetler.
geniş bir banyo (Fantaziye uygun büyüklükte küvet veya duruma göre jakuzi),
Evin temizliği ile uğraşan her gün öğleye doğru gelen 45 yaşlarında bir hanım.

Tankut Arabaları
Tankutların vazgeçilmez aksesuarı arabadır.
En büyük zevkleri hızlı araba kullanmaktır.
Çok zenginleri ferrari filan kasmaya çalışırlar ama genelde kullandıkları
araçlar 80 milyarın üzerindeki ithal otomobillerdir.
Mecbur kalmadıkları sürece arabada sevişmezler, araba onların mabedidir.

Tankut Bilgisayarları
Paraya para demediklerinden paranın alabileceği son model diz üstü bilgisayarları
kullanırlar. Meslekleri ile alakalı yazılımları kullanırlar ve pek nadir de olsa
chat yaparlar, güzelim makineler heba olur bu adilerin ellerinde.

Bu yetmezmiş gibi diz üstü bilgisayarlarına ipod veya cep telefonuna davranır gibi
davranırlar. Evde çalışma odalarında ayrıca büyük ve yine son model oyun oynamak
için hayvan bilgisayar sistemleri vardır.

Tankut Cep telefonları
Arkadaşlar nokia yeni model çıkardıkça cep telefonu değiştirirler. Anlaşmalı oldukları
sürekli yeni modelleri takip edip yeni model çıktıkça kendilerine haber veren
telefoncuları vardır.

İçlerinde maceracı ruha sahip olanları Motorolanın Hello Moto sunu veya simensin en
pahalı modellerinide tercih edebilirler.

Tankut ve nakit para
Klasik bir tankut'un üzerinde günlük harcamalar içim yaklaşık 500 YTL civarında nakit,
en az 200 euro ve en az 300 USD bulunur.

Ayrıca ani bir trafik kazası yapıp çarptıkları adamı şikayetten vaz geçirmek için 1 adet
1000 USD lik banknot katlı olarak cüzdanlarının dibinde saklıdır.

Tankut ve Kredi kartları
Tankutlar her daim likit olsalarda harcamalarının büyük kısmını Kredi Kartı ile yaparlar,
Tankutlara göre bar/cafe/restoran gibi mekanlarda ödemeyi nakit veya ticket (yemek çeki)
ile yapmak ayıptır. Yemek çekini sadece iş arkadaşları ile öğle yemeğinde sosisli yerken
kullanırlar.

Tankut ve Sinema
Tankutlarda kız portföyü geniş olduğundan vizyondaki tüm filimleri izlerler hatta
bazılarını birkaç kez tekrar izlemek zorunda kalırlar. Film zevkleri yoktur. Sinemayı
kızlarla vakit geçirilen bir mekan olarak düşünürler.

Tankut ve Tiyatro
Tankutlar sürekli sinema izleyicisi olmalarına rağmen tiyatroya ancak entel dantel bir
kızla çıkıyorlarsa mecburen giderler. Keza şiir dinletisi, imza günü, panel, konferans
gibi etkinlikleride tiyatro gibi değerlendirirler.

Tankut ve Müzik
Tankutların klasik bir müzik anlayışı vardır. Rakı içerken arabesk veya türk sanat müziği
dinlerler ancak günlük hayatta genelde yabancı pop olayındadırlar. Portföylerindeki
kızların müzik tercihlerine göre ritmini sevdikleri her müziği dinlerler.

Bunun yanında evlerinde geniş bir Klasik Müzik ve New Age arşivleri olur.
Sevişirken bu müzikleri tercih ederler.

Tankut ve Siyaset
Tankutlar Anap'ın Anap olduğu dönemde genelde Anaplıydılar. Bunlardan bazıları geçtiğimiz
dönemde uzan gazıyla genç partili oldular. Halen büyük çoğunluğu anap-dyp çizgisindedir.
Politikayla aktif olarak ilgilenmezler, faiz/euro-USD/güncel araba fiyatları gibi değerleri
vardır.

İçlerinde aile baskısı ile politikaya sokulmuş olanları vardır. Ülkemizde çok zengin ve büyük
aileler bizimde bi vekilimiz olsun diyerek zaman zaman bu gençleri ilerde girdiği partide bir
konuma getirip vekil seçtiririz düşüncesiyle gençlik kolları başkanlığı filan yaptırtırlar.

Tankut ve Kitap
Tankutlar kitap okur. Entellektüel birikimleri vardır. Siyaset hariç her konuda okurlar.
Tüm yeni çıkan kitapları okurlar, özellikle kızların takip ettiği Ahmet Altan (aldatmak),
Murathan Mungan (sende aşkları temize çektim...) gibi yazarları takip ederler. Özellikle
geçerli bir meslek sahibi olmayanları (misal : yazar, ressam, müzisyen vb...) muhakkak bir
roman denemesi yaparak en az bir 20 adet A4 dolduracak birşeyler karalamışlardır. Kızlardan
çok anlarlarmış gibi bu denemeleri okuyarak yorum yapmalarını isteyerek pirim yaparlar.

Tankut ve Televizyon
Klasik bir Tankut popüler dizileri takip eder, özellikle kızların sevdiği "Bir istanbul masalı",
"Haziran Gecesi" ve bunun gibi diziler favorileridir. kızlar sevdikleri diziler ile ilgili sohbet
etmeye bayılır. Bunun yanında yükselen değerlerimizden cnbc-e, ntv, cnn türk üçlüsünün sürekli
takipçileridirler. Bu 3 kanalın hemen her programını izlerler.

Tankut ve Romantizim
Tankutlar duruma göre romantizmi bir silah olarak kullanabilmeyi beceren yetenekli erkeklerdir.
Kızlar romantik erkeklere bayılır. İtiraf etmek gerekirse, Tankutlar gerçekten romantiktirler
ve kızların çoğunlukla onları tercih etmelerinin sebebide budur. Biz sıradan erkekler romantizm'i
kızlara karşı bir silah olarak görürken bu tankutlar romantizmi gerçekten yaşayıp yaşatarak
parsayı götürürler.

Tankut ve Moda / Giyim kuşam
Tankutlar her zaman için trendy giyinir, genelde tek bir gömleğe 200$ verecek kadar sapkındırlar.
Geniş bir gardropları vardır. Her zaman gardoplarında hiç giyilmemiş bir kaç takım kyafetleri olur.

Modayı sadece kendileri için değil kızları içinde takip ederler, renk seçimleri genelde kötüde olsa
marka aldıkları için öyle yada böyle hediye ettikleri tüm kyafetler çok beğenilir.

Tankut ve Yemek
Damak zevkleri yoktur. Ot yada bok yiyebilirler, Portföylerindeki kızların damak zevklerine göre
herşeyi yiyebilirler. Genelde güzel tadların nerde olduğunu bilirler, kızlar damak zevki olan ve
kendilerine farklı tadları keşfettiren erkekleri beğenir çünki.

Tankut ve mutfak
Tankut aynı zamanda iyi bir aşçıdır da,
kızların tav olacağı sebze ağırlıklı kolay pişirilen tüm yemekleri bilirler.
Misal prtaik bir Tankut yemeği tarifi :

Malzemelerimiz :
2 adet havuç
1 adet kabak
1 adet patates
1 adet pırasa
2 adet acı biber
1 bağ maydonoz
2 domates
1 bardak haşlanmış bezelye
yarım bardak şarap
yarım tane kalın doğranmış tatlı soğan
4 yaprak nane
4 yaprak fesleğen
2 kaşık sıvı yağ
tuz-karabiber

havuç-kabak-patates-pırasa-soğan-acı biber tavada az pişmiş hale getirilir.
üstüne baharat ile şarap ve soyulmuş küp küp doğranmış domates ilave edilir biraz daha pişirilir.
çok az tuz ve kızın acı sevip sevmediğine bağlı olarak biber miktarı çok tutulabilir.
pişmiş sebzeler iki servis tabağına pay edilir,yanına bezelye konur,
fesleğen ve nane ile şekil yapılır. yanında minimum 100$ lık bir şarap ile servis yapılır.

Sıradan bir erkek için saçma sapan bir yemek olan bu yarı pişmiş sebze tabağının kesin çince bir
ismi vardır. Ve özellikle tiki kızlar bu yemeğe bayılır.

Tankut ve seks
Tankut en az 2 farklı kızla haftada en az 4 gece ve 1 gündüz seks yapar.
Tankutlar tatminsiz olduklarından sekste azimlidirler. bari kızı mutlu edelim diyerek çok
çalışırlar, işte kızların tankutları tercih nedenlerinden biride budur.
fıkranın devamı

Kadının Günlügü
Bugün 3 yıl bitti...
Onun karşısına gelinlikle çıktıgım günkü kadar mutluyum...
Tanrım onu ne kadar seviyorum...
Mükemmel bi erkek.. Cazibeli, yakışıklı anlayışlı, sevecen her şey var...
Bugün cumartesi... Bıraktım arkadaşlarıyla eglensin...
En sevdigi yemek olan pastırmalı kuru fasülye ile pilav yaptım... Yemek pişti demleniyor...
Banyo yaptım. En sevdigi kıyafetimi giydim...
Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacagız...
Eve geldi sonunda
Beni öpüşü biraz soguktu... Aklı başka yerde sanki..
Aman tanrım yoksa?...
Arkadaşlarıyla ne yaptıgını sordum, agzında bişeyler geveledi..
Yemekte keyfi biraz yerine gelir gibi oldu.. Ama hala dalgın.. Hala uzak.. Hala kabuguna çekilmiş..
Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor...
Benden genç mi acaba?...
İş yerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın sakın?..
Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken dayanamadım, neyin var diye sordum..
Gülümsedi... Zoraki bir gülümseme..
Yok bir şeyim diye geçiştirdi...
Belki de kilo alıyorum...
Çok mu vırvır yapıyorum...
Elini tuttum...
Elimi okşadı, ama elle hissiz, parmak uçları soguk..
Stepe mi başlasam..
Çocuk mu istesem..
Yalan, yalan, yalan!...
Bitti.. Bitti..Bitti.. Tanrım um...
Kendimi son kez onun kollarına attım..
Aglaya aglaya uykuya dalmışım..

Erkegin Günlügü
Ortada bir günlük bulunamadı...
Sadece, uykuya dalmadan önce, belli belirsiz bir serzenişi yansıtan mırıltı duyuldu:
Öff be takım yine yenildi... Ama kuru fasülye güzeldi..

fıkranın devamı

KIYAFET

Bundan böyle herkesin aldığı maaşa göre giyinmesi önemle rica olunur...

Ofise Prada ayakkabılar ve Gucci çantalarla geliyorsanız, maddi durumunuzun yeterince iyi olduğu görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

Sıradan ve ucuz yerlerden giyiniyorsanız elinizdeki parayı yeterince iyi idare edebildiğiniz görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

Bazen marka bazen sıradan yerlerden giyiniyorsanız, herhangi bir sorununuz olmadığı görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

HASTALIK DURUMLARI

Herhangi bir hastalığınız durumunda doktor raporu artık kanıt olarak kabul görmeyecektir.
Doktora kadar gidebilen, işine de gidebilir.

İZİN GÜNLERİ

Her Çalışanın senede 104 izin günü vardır. Bunlara Cumartesi ve Pazar denir.

WC KULLANIMI

İşgününün büyük kısmının tuvaletlerde harcandığı tespit edildiğinden, bundan böyle tuvalet kabinlerinde kalma süresi 3 dakikayla sınırlanmıştır.. 3 dakika bittiği anda alarm çalacak, tuvalet kağıdı otomatikman içeri toplanacak, kabin kapisi açılacak ve yukarıdan otomatik bir fotoğraf makinesi inerek resminizi çekecektir.

Bu durumun üstüste iki kez başınıza gelmesi durumunda resminiz şirketin kara listesinde yayınlanacak, resimde sırıttığı tespit edilenler yönetmeliğin "akli dengesizlik durumu" maddesi kapsamında değerlendirilecektir.

ÖĞLE TATİLLERİ

Zayıf personelin öğle tatili suresi 30 dakikadır.

Normal kilodaki personelin öğle tatili süresi, dengeli beslenip formlarını korumalarına yetecek şekilde 15 dakikadır.

Kilolu personelin öğle tatili süresi 5 dakikadir, bu da zaten bir kutu Diet Cola içmek için gayet yeterlidir.

İlginize çok teşekkür ederiz

Müdüriyet.

fıkranın devamı

1. Eğer şişmanladığını düşünüyorsan büyük ihtimalle şişmanlamışsındır. Zaten, bana sorma, cevap vermeyi redediyorum.

2. Eğer bir şey istiyorsan sorman yeterli. Bir şeyi açığa kavuşturalım.
Biz erkekler basitizdir. Öyle farklı anlamlar taşıyan dolaylı soruları
anlamayız. Ne istiyorsan direk söyle.

3. Eğer aslında cevap beklemediğin bir soru sorduğunda duymak
istemediğin bir cevap alırsan sakın şaşırıp kızma.

4. Biz erkekler basitizdir. Mesela senden ekmeği getirmeni istiyorsam,
aslında ekmeği getirmeni istiyorumdur. Bundan ekmek masada değil diye
bir iğneleme yaptığım sonucunu çıkarma. Bunda ne bir dolaylı anlam ne de
bir iğneleme var. Biz gercekten basitizdir.

5. Biz basitiz. Bana ne düşündüğümü sormanın o yuzden hiçbir anlamı yok.
Erkekler zamanlarının % 96.5'inde seks düsünürler. Yanlış anlama, biz
sapık değiliz, sadece en çok hoşumuza giden şey seks.

6. Biz basitiz. Seni düşünmediğim zamanlar da olabilir. Bu kötü bir şey
değil, buna alışmalısın. Bana ne düşündüğümü sakın sorma, çünkü bu benim
için senin politika, ekonomi, felsefe, futbol, kafa cekmek, gögüsler,
kalçalar ve arabalar hakkında muhabbet edebileceğini gösterir, ama
edemezsin.

7. Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol bol yemek yemek = Arkadaşlarla
muhabbet = Futbol = Bira. Benden başka bir şey bekleme. İster deprem,
ister yangın, ister sel, ister dolunay olsun bizim için haftasonları
budur.

8. Alışveriş yapmak zevkli değildir ve asla da olmayacak.

9. Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyersen giy sana çok
yakışıyor, yemin ederim, o yüzden bir daha sorma.

10. Yeteri kadar ayakkabın ve elbisen var. Beni iflas ettirmek bir sevgi
gösterisi değildir.

11. Erkeklerin coğunun en fazla 3 cift ayakkabısı vardır. Tekrar
ediyorum, biz basitiz. O yüzden 30 çift ayakkabından hangisinin
kıyafetine uyacağını sorma, bilmiyorum, 9. maddeye bak yeter.

12. Evet ya da hayır gibi cevaplar yeterlidir, soru ne olursa olsun.
Başka anlamlar arama, evet ya da hayır iste.

13. Bir problemin olduğunda benden sorunu cözmek için yardım iste.
Benden seninle aynı üzüntüyü çekmemi bekleme, o senin kız arkadaslarının
işi.

14. 8 hafta süren baş ağrıları baş ağrısı olamaz, bir doktora git.

15. Eğer 2 değisik şekilde anlayabileceğin bir şey söylemişsem ve
bunlardan biri kötü ve seni.

16. Erkekler sadece 16 renk görürler. Şampanya bir renk değil bir
içkidir.

17. Siz el çantalarını ne kadar seviyorsanız biz de birayı o kadar
seviyoruz. Bunu anlamanı beklemiyorum çünkü ben de sizinkini
anlamıyorum.

18. Sana neyin var diye sorduğumda hiç bir şeyim yok dersen sana
inanırım, benim için olay bitmistir. O yüzden bir şeyin varsa direk
söyle.

19. Beni seviyor musun diye sorma. Emin ol ki sevmesem yanında 1 saniye
bile durmam.

20. En karmasık durumda bile bizim için temel kural şudur: En kolayını
seç. Bizden komplike şeyler bekleme. Biz gerçekten basitiz.
fıkranın devamı

Medyanın sürekli gözü önünde bulunan iki insan.. İki taban tabana zıt
karakter... "Film Gibi" programı ile vatandaşı ekran başında ağlatan
yönetmen Sinan Çetin ile "Biri Bizi Gözetliyor" programında izleyenlerinin
kanını donduran Doğa Bey..

İmaj durumları
Sinan Çetin: Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en kıllı program sunucusudur.
Ülkemizin en fazla reklam filmi çeken yönetmeni olduğu halde bir tane bile traş bıçağı reklamı işi alamamıştır. Özellikle Derby firması bu arkadaştan umudu kestiği için kendisine kin beslemektedir. Son numarası saçlarını arkadan bağlamasıdır. Milli bayramlarda beyaz kurdele takarsa şaşırtıcı olmaz..

Doğa Bey: Sinan Bey'in aksine yüzünde bir tane bile kıl yoktur.. Epilasyonu doğuştan yapılmış gibidir.. Eline bir kez bile kara saplı Derby bıçağı almamıştır.. Buna rağmen ekrana çıktığında cillop gibi ışıldar.. Onun da traş bıçağı firmalarından reklam teklifi alma şansı yoktur.. "Ne traş takımı ne makyaj takımı, ille cilt bakımı.. İlle cilt bakımı" sloganıdır..

Giyim tarzları
Sinan Çetin: Sadece siyah rengi kullandığından Neslihan Yargıcı'nın emmioğlu gibi durur.. Kıyafette seçici değildir.. Onun için siyah olduktan sonra DKNY'tan alınma bir kabanla Sivas işi keçe kepenek arasında fark yoktur.. Ayakkabıya da sıcak bakmaz ya postal türü botlar giyer veya yalınayak gezer.. Programına smokin ile çıkmasının sebebi seçiciliği değildir.. Günün birinde Komser Şekspir filmine Oscar vereceklerine inandığından kalabalık önüne smokinle çıkar..

Doğa Bey: Altında smokin pantolon, üstünde gömlekle ekrana çıkar..
Prodüksiyon amiri programın bu kadar tutacağını ummadığından smokinin ceketini almamıştır.. Pantolon belinin göğüs hizasında durması terzilik hatası değil bilinçli bir tercihtir.. Prodüksiyon amiri Onun boy atacağına inandığından pantolonu üç beden büyük seçmiştir..

Teknik kullanma
Sinan Çetin: Yakınlarına kavuşma umudu ile programa katılanlarla başarılı bir şekilde duygusal yakınlık kurar.. Temsil, programına katılan bir kadın onu tanıyınca "Evden kaçan kocam iyi ki buraya gelmedi.. Gelseydi Sinan Bey ile aramızda yaratılan büyü bozulurdu" diye düşünür.. Birbirlerine kavuşanlar ise sorunun çözülmesinden çok Sinan Bey ile yakınlaştıklarına sevinirler..

Doğa Bey: Yarışmacılarla kesinlikle duygusal yakınlık kurmaz.. Talimatlarını tekdüze bir ses tonu ile ekrandan verir.. Ekranın karşısında hiç kıpırdamadan dakikalarca durması televizyon sektörüne duyduğu saygıdandır..
Ama durumu bilmeyen seyirci Doğa Bey'in pille çalıştığını, hareketsiz kaldığı zaman da pilinin zayıfladığını sanmaktadır..

İnsani ilişkiler
Sinan Çetin: İnsanları sever, tanıdığı herkese "potansiyel sanatçı" gözüyle bakar.. Şefkatli ve vericidir.. Film çekimleri sırasında sürekli meyve yemesine rağmen artanları çalışanlara dağıtır.. İnsanlarla rahat ilişki kurar.. Yeni tanıdığı insanları hemen yemeğe davet etmesi ve onların beslenme alışkanlıklarını izlemesi en büyük zevkidir..

Doğa Bey: Onun için insan yok yarışmacı vardır.. Yarışmacıları da numaraları ile tanır.. Yüz günlük yarışma süresince sabah akşam izlediği yarışmacılara numaraları ile hitap etmesi bu yüzdendir.. Temsil "Sıfır beş Edi.. Sıfır beş Edi.." diye diye ikinci dönemde birinci olan yarışmacıyı psikiyatrislerin eline düşürmüştür ama bunda kasıt yoktur.. O yarışmada birçok Edi olabileceğini düşündüğünden tedbirli davranmaktadır..

Psikolojik durum
Sinan Çetin: Rahat ve komplekssizdir.. Kimin hakkında olursa olsun aklına geleni söyleyip rahatlar.. Sonra rahatı kaçanların tedavisine girişip aylarca zaman harcar.. Ancak onun bu rahat tavrı kolay anlaşılmaz.. Yine de tanıyan herkes ona katlanır. Özellikle yakın çalışma arkadaşları "Birgün bunun da ilacı bulunacak.." diye umutlandıklarından "Horoza yükleyin odunu, getirin sineğin budunu.." türünden talimatlarına tepki vermezler.. O bir hiperaktiftir.

Doğa Bey: Psikolojisi yoktur.. Soluk alıp verme refleksi vardır.. Hakkında söylenenlere ya da yarışmacıların kendisi için ne düşündüklerine aldırmaz.. Hakkında çıkarılan "Mustafa Topaloğlu'ndan duyduk o da uzaylıymış.." söylentilerinden etkilenmeden işini sürdürür.. O bir hiperpasiftir..

TakıntIıları var mı?
Sinan Çetin: Çekeceği filme uygun bir cümle bulmadan çalışmaya başlayamama takıntısı vardır.. "Evi ev eden avrat, yurdu yurt eden devlet.." lafını bulamadan Propaganda filmine başlayamamıştır.. Komser Şekspir'i çekmek için de aklına "Fare deliğine sığamamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış.." lafının gelmesini beklemiştir..

Doğa Bey: Elenecek kişiyi seçmek için görüşme odasına aldığı haftanın birincisine "Kapının kapandığından emin misiniz?" diye ısrarla sorması takıntısıdır.. Canlı yayında olduklarını, bu gizliliğe gerek olmadığını kendisi de bilir ancak sormadan duramaz.. Bir de 'üçte bir kuralını' bir yarışma boyunca en az yirmi kere hatırlatmaktan zevk alır..

Ailevi durumları
Sinan Çetin: Kalabalığı sever.. Eşi, dört çocuğu, yüzlerce yakın akrabası vardır.. Kent aşiretleri arasındaki sayısal sıralamada "Çetin ailesi" ikinci sırayı alır.. Adana'nın Cano aşiretine geçilmeyi hazmedemediği için film setlerinde ihtiyacından dört kat fazla eleman çalıştırır..

Doğa Bey: Bugüne kadar medyada kimse ile görünmemiştir.. Türkiye'nin en popüler programının yıldızı olduğu halde soyadını bilen de yoktur.. Memleketi de bilinmediği için hakkında çıkarılan "Uzaydan geldiği" söylentileri inandırıcılık kazanmaktadır.. Yine de tekdüze bir ses tonu ve sıfır mimik ile konuşması, her üç kelimede bir "mekanik olarak" es vermesi bir "android" olduğunu kanıtlamaz..

fıkranın devamı

Ay bu akşam değişik bir şeyler yapalım (Bırak)
Ay şekerim saçlarım böylemi güzel şöylemi güzel (Bırak)
Bazı şeyler artık bana yetmiyor (Bırak)
Annem seninle tanışmak istiyor (Bırak)
Babam seninle tanışmak istiyor (Bırak)
Bu gün kendimi yorgun istiyorum (Bırak)
Uçur beni (Bırak)
Hadi yiğidim, aslanım kalem kaşlım (Hemennn)
Ya bu ayki telefon faturamı sen ödesen (Düşünme bile)
Süreyya'nın erkek arkadaşının arabasını gördün mü? (Nee bırak tabi)
Ben demi o kıyafetten alsam (Koşarak uzaklaş)
Sinamamı olmaz ya günümüzü sinemayla berbat etmeyelim ama sen bilirsin
(Bırak, bırakmakla kalma tokat at)
Kendimi bu akşam ölecekmişim gibi hissediyorum (Bırak)
Evlenirsek ben ütü, çamaşır olayına girmem
(Bırak imkanın varsa kafa at yere düşerse tekmeyle devam et)
Ay bu kıyafet sana hiç yakışmamışşş
(Suz ve başka bir tarafa doğru ıslık çalarak yürümeye ba?la)
Sakaların batıyooooo (Uçan tekme at)
Diş etlerim de iltihaplanma çıktı öpüşmeyelim bir süre olurmu hayatım
(Döner tekme at midesine)
Cep telefonunu çaldırıp kapatırsa (Polis karakoluna yönlendir, bırak)
Hayatım ben makyajım? yapıp aşağıya ineceğim deyip 2 saat geçikiyorsa
(Saçlarını yol gözüne parmağını sok)
Burnumu biraz kaldırsam mı? (Kulağını ısır)
Siz erkekler futboldan ne anlıyorsunuz (Koşarak omuz at)
Özür dilerim geciktim
(Sopa varsa etrafta sopa ile kovala yoksa taş bul gerisini bırak içindeki hayvan bitirsin)
Eski erkek arkadaşımla bir yemek yesam ne olur ki
hem bana önemli bir şey söyleyecekmiş çok merak ettim
(Son sözlerinmi mezar taşın için biraz uzun oldu da )
Başkalarının hikayelerini dinleyipde siz erkekler çok hayvansınız derse
(Kafa göz dal suçu ben üzerime alırım)
Evlenince ben senin ayağına basacağım (Öyle bir tokat at ki anasını şaşırsın)
Ben eski hayatımda bir diktatörmüşüm biliyormusun
(İstiklal Marşını söylet :) ama siz şeklini biliyorsunuz kankalar)
Şu anda seninle konuşamam evde misafirler var (Dürbünlü tüfekle vur hemde 800 metreden)
Ay sıkıldım çıkalım bu filmden (Patlamış mısırları gırtlağına bas)
Hayır o arkadaşınla görüşmeni istemiyorum (!!!!!!!!!!!!!)
Ağızı açık yemek yediği zaman (Masayı fırlat sandalyeyi kır kafasında)
ALO KOCACIM NABER (!!!!! Evlenmeden hele aman amannnnnn bırak, hatta bırakma kaç)
fıkranın devamı

İstanbul?un taşı toprağı altındır diyerek memleketinden kalkıp gelen bir köylü, kuyumcu dükkanının vitrinini hayran hayran inceliyormuş. Kuyumcu köylünün kıyafetinden dolayı birazda aşağılayarak: "Ne bakıyorsun öyle hemşerim?" demiş. "Hiç... Sizin dükkanda ne sattığınızı merak ettim." Adam alay edercesine cevap verir: "Biz eşşek kafası satıyoruz." <BR>Adam: "Allah versin... İşleriniz iyi gidiyora benziyor." <BR>Kuyumcu: "Nereden bildin iyi gittiğini",<BR>Adam: "Baksana, koskoca dükkanda seninkinden başka kalmamış da ondan!"
fıkranın devamı

Kralın biri halkın gerçek düşüncelerini öğrenmek için kılık kıyafetini, degiştirip çarşıda dolaşıyordu. Derken bir bara girdi içkiyi fazla kaçırınca, kıyafet değiştirdiğini unutup, anlatmaya başladı:
-"Siz ne sanıyorsunuz? Ben kralım, kral.. Koca sarayım var benim... Tacımı bir görseniz... İstersem hepinizi.."
derken, garson gelmiş ve kralın öünüdeki içki şişesini almış:
-"Yeter be arkadaşım, daha iki kadehte krallığını ilan ettin. Bir tane daha içersen, ya İsa olacaksın, ya da Tanrı".
fıkranın devamı

Bir gün Temel eczacı olan arkadaşı Dursunun yanına gider ve
- Ula Dursun bana bi prezervatif ver
der.
Dursun da bunun alet küçüktür diye düşünerek en küçüğünü verir
Temel 15 dakka sora geri gelir ve
- Ula Dursun bunun büyüğünden ver
der.
Dursunda bi büyüğünü verir. 15 dakka sora Temel yine gelir ve
- Ulan Dursun en büyüğünden ver
der.
Dursun da
- Ula i**e senin alet ne kadar ki en büyüğünü istiyosun
der.
Temel
- Yok ula bilduğun gibi değil. yaw penum kis arkadaşım peni kiyefet balosuna çağırdı. Ben de prezervatifi kafama takıp babamın y****ğına benzemek istiyorum
der.
Bunun üzerine Dursun da
- Ula i**e baştan sölesene onun daha kolayı var ben senin iki yanağına orkid takayım git ananın a**na benze
der.
fıkranın devamı

Çırılçıplak soyunan Temel denize girer, çıktığında
kıyafetlerini bıraktığı yerde bulamaz. Elleriyle önünü kapatarak otele dönen Temel'i arkadaşı Dursun görür. Temel başına geleni anlatınca Dursun güler.
Ula salak uşağum, orani kapatana kadar yüzünü
kapat. Oni kim tanıyacak...
fıkranın devamı

Temel Karayollarında şantiye şefi olmuş.Kar kış demeden dağlarda
koşturuyor.
Bir gece arabasıyla şehre inmeye niyetlenmiş ama yolunu kaybetmiş.
Bakmış yakında bir ışık var, gidip kapıyı çalmış.
Güzel bir hanim çıkmış karşısına.Temel,
- Çok özür dilerim hanımefendi,ben karayolları şantiyesinde şefim. Dağda yolumu kaybettim. Bir sakıncası yoksa beni bu gece misafir edebilir misiniz? demiş.
-"Tabii" demiş kadın. -"Buyrun içeri".
Önce Temelin önüne güzel bir yemek koymuş. Derken sohbet açılmış. Temel dağdaki yalnızlıktan yakınırken, kadın eşi Almanya'da çalıştığı için kendisinin de çok uzun zamandır yalnız olduğunu anlatıyormuş. Sohbet ilerledikçe, üzerine daha rahat bir kıyafet giyen kadın sık sık soruyormuş Temel'e,
- "Bakin Temel BEY, bir kadın ve bir erkek bu evde yalnızız. İstediğiniz bir şey varsa çekinmeyin söyleyin."
Ama Temel'de kadının mesajını anladığını gösterir en ufak bir hareket yok. Kah su istiyormuş, kah cay. Saat gece yarısını geçip Temel artık uyumak istediğini söylediğinde kadın onun yatağını hazırlayıp üzerine yalnızca iç çamaşırıyla dikilmiş karşısına:
- "Benden istediğiniz bir şey var mi?"
Temel, teşekkür edip iyi geceler diledikten sonra vurmuş kafayı
uyumuş.
Sabah kalktığında kahvaltısı hazır. Ev sahibi hanim da kapının
önünde hayvanları yemliyor. Temel bakmış 1 tavuk, 5 tanede horoz var.
Sormuş kadına:
- "5 tane horoz 1 tavuğa çok değil mi?"
Kadın cevaplamış.
- Siz onların öyle horoz gibi göründüğüne bakmayın. onların biri gerçek horoz, diğerleri Karayollarında şantiye şefidir.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama