Kaçak Fıkraları

loading...


Bir Fransiz,bir Ingiliz ve bir de Temel bir gemiye kacak olarak binmisler ve ambarda saklaniyorlarmis...



Ambar memuruda kacak yolcu varmi diye ambari kontrole gelmis.

Bizimkiler de hemen gordukleri uc cuvala saklanmislar...



Ambar memuru gezerken birden uc cuval dikkatini cekmis ve birinci cuvala bir tekme atmis cuvaldan miyav miyav diye sesler gelmis.

Ambar memuru herhalde kedidir demis ve ikinci cuvala bir tekme atmis cuvaldan havhav diye ses ler gelmis. Herhalde bu da kopektir diye dusunmus.



Sonra ucuncu cuvala bir tekme atmis ordanda patates patates diye sesler gelmis ambar memuruda herhalde bu da temeldir demis ve gecmis gitmis...

fıkranın devamı


Trafik polisleri yoldan geçen araçlara bakarlar ve hiç kimse emliyet kemeri takmamıştır.sonra temel ve ailesi geçer onlar emliyet kemeri takmıştır.trafik polisi onları durdurur.VE tebrik eder ilk defa siz emliyet kemeri takmışsınız ve onlara beşyüz milyon ödül verir.derki merak etim bu ödüle ne yapacan temelde derki ehliyet alacam ve hemen karısı lafı değişştirir.temel biraz içince böyle sapıtır arkadan babası derki kaçak arabayla yola çıkmayalım der ve amcası derki rakı varmı ve biriside bağajdan çıkıp sınıra geldikmi sınıra geldikmi diye bagırır ve yakayı ele verirler....buda burada biter...

fıkranın devamı


Temel ve Dursun gemi ile kaçak yolculuk yapıyormuş,
Birgün gemide panik yaşanmış,
Bizimkiler saklandıkları yerden çıkmışlar
Ve
Bir bakmışlar gemi batıyor.
Hemen denize atlamışlar,
Boğulacaklarını anlayınca ise;
Başlamışlar dua etmaye:
''Allahım sen bizi koru, günahlarımızı affet,
Eğer sağ salim karaya çıkarsak,
İslamın bütün şartlarını yerine getireceğiz,
Çok iyi birer müslüman olacağız...''
Aradan bir süre geçtikten sonra,
Bizimkiler bayılmışlar.
Gözlerini bir açmışlar,
Bir sahilin kenarındalar ve
Etraf ceset kaynıyor.
Bizimkiler kendilerini kontrol ettikten sonra,
Başalmışlar konuşmaya:
''Piz iku Lazuk
Pirazda Kurnazuk
Attuk saha pir Kazuk
Haydi allasmarladuk''

fıkranın devamı

Bir gün hakim sanığa sormuş yurtdışına kaçakçılık yaptığın söyleniyor ne diyorsun.Bun...
fıkranın devamı

Viagra kullaniminin yasak oldugu Misir'da bir misirli pazarda gezerken yanina bir yabanci kaçakçi ...
fıkranın devamı

İngiliz fıransız ve temel yurt dışına kaçak eşyalar taşıyorlarmış.Bir gün gemide üçü...
fıkranın devamı

Hocanin biri doguda bir köye yeni tayin olmus Köydeki en samimi arkadasi Vakkas'un yavuklusu Hatic...
fıkranın devamı

Cem Yılmaz 2002


Ünlü şovmen Cem Yılmaz, gösterilerinde 'Buradan çıkınca anlatılanların hepsini unutacaksınız' der. Ama star muhabiri unutmamis . Okuyun, gülmekten ölün...


BİR buçuk aydır sahnelere çıkmayan Cem Yılmaz, dün Ankara'daydı. Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'nda sahne aldı. Kırdı, geçirdi. 'Evde espri yapamıyorum. Eve iş getirme diyorlar' diyerek başladığı programında politik esprilere de yer verdi. İşte, kahkaha makinesinin unutulmaz esprileri:


BİR komedyenin programını izledim. Kadın sünnetçi çıkarmıştı. İlk kadın sünnetçi. Ben 1978'de sünnet oldum ve sünnetçi kadındı. Böyle hatıraların olması gerekiyor komedyen olman için. Ben 30 sene sonra anlatırım diye kendime 5 yaşında sünnet organize etmiş olamam.


BENİ kadın sünnet etti. Bundan bahsederken belden aşağı birşeyden bahsetmiyorum. Sünnet bir hadisedir. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yer. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yerler sünnet, askerlik, evlilik. Gerçi sünnette daha net görülür mürüvvet. Ona mürüvvet diyorlar, enteresan bir şey. Kadın ismi vermiş olmaları tuhaf. Gerçi rahim diye de adam var olsun.


DİYARBAKIR'A gidiyordum uçakla. Hostesle muhabbet ediyoruz. Business'ta oturuyorum. Hep Business'ta otururum. Buraya da Business geldim. Ankara'ya business açılmış çok süper bir şey. Bilmeyen varsa söyleyeyim. Business iş amaçlı gidilen seyahat manasına gelmiyor. Portakal suyu veriyorlar sen de kendini bir b.k zannediyorsun. Aynı uçağın içinde ne sınıf yapıyorsun ulan. Portakal suyu içerken kendini ne zannediyorsun. 'Mersi canım. Bunu içmeden uçamıyorum'. Bir de perdeyle ayırmıyorlar mı tavım ona. Soruyorsun 'Somon var mı?' Arkana bakıyorsun. 'Fakirler, ekonomi, allah belanızı versin. Uçak sizin neyinize'. Bir hava yaratırlar ki sanki uçak düşünce Business'takiler ölmüyor.


HOSTESLE muhabbet ediyorum. Laf döndü dolaştı sünnete geldi. Eh business'ta oluyor böyle şeyler. Beni kadın sünnet etti dedim. Hostes dedi ki, 'Aaa kadınlar bindiği dalı kesmez ama'. Hostesin şakasına bak. Biz yapsak, aforoz ederler.

NE yaparsan yap ne olursan ol öleceksin. İnsan ölümlü bir yaratıktır. İnsan öleceğini bilir. Belgesellerde gördüğün kaplanlar aslanlar gibi değil. Belgeselde gördüğün kaplan, aslan hep koşacam zannediyor. O erkek aslanı görmüyor musunuz. Fönlü böyle. Artık ormanda nerede buluyorsa fönü. Bizimki daha kompleks bir yaşam. Öleceğini biliyorsun ve sıklıkla unutuyorsun. Hani ölümden dönenler anlatır ya; bir ışık geldi falan diye. O, kıça tıkılan pamuk.


SENİN inancını bilemem. İstersen toteme tap. Herkes ölecek. Mahşer var ya. Orası işte. Kıyamet kopsun herkes orada olacak. Büyük bir kokteyl gibi düşünün. İlk gün imza almaktan anan ağlayacak. Herkes orada çünkü. Aaa Sezar.


REENKARNASYONA inananlar var. Yok öyle bir şey. Hep şöyle yapıyorlar. 'Önceki hayatımda Rus Çariçesiydim' Hiç o..... olan yok. Hiç duyuyor musunuz, 'Önceki hayatımda taksi şoförüydüm'. Herkes kral...


HERKES yanacak dediğim bir kişi hariç. O da Fedon. Çünkü Fedon daha yanamaz. Fedon artık limitte onu direk cennete alacaklar.


TÜRK Hava Kurumu bizim memleketin en iyi çalışan kurumu. Kurban derisini veriyorsun ondan uçak yapıyor. Artık nasıl katlıyorsa. Bi de tuzlarsan F-16 oluyor diye bir geyik var ama yalan olmasın.


ASKERDE seni mesleğinle yönlendirirler. Terzisin terzi yaparlar. Atom mühendisiysen gazinoda televizyondan sorumlu olursun. Şahsına santral kuracak değil ya...


GENÇLİĞİN bir lafı vardır, 'En verimli çağımda askere aldılar' Sanki herifi soğuk füzyonu bulurken götürdüler. Bunu söylediği zaman komik durum oluyor. Ama günde sekiz saat antrenman yapması gereken baleti 8 ay botla gezdirirsen Kuğu Gölü'nden manda b.kuna transfer olur.


EN verimli çağımda askere aldılar. Ne yapıyordun ki? Verimli verimli evde oturuyordum. Ulan ben para basıyordum beni aldılar askere.


NİYE bedelli yapmadın diyorlar. 15 bin mark veriyordun 28 gün yapıyordun. Ben hiç para vermeden 550 gün yaptım. Bir de orada olanı biteni anlatıyorum senede 2 milyon dolar kazanıyorum. 28 günlük birikiminle single çıkaramazsın.


300 erkek yan yana yatıyorsun abi. Kalabalık bir erkek topluluğu demek, başka bir organizma demek abi. Kadın olmasa b.k içinde yüzeriz. Kadın kendine özenmen için sebeptir. Deodorant mı at gitsin. Konyalı arkadaşına koksan ne olur ya. Ayaklarını haftada bir mi yıkıyorsun. Ayda bir yıka. Kim senin mantar yetiştirmene birşey diyebilir. Askerliği yapmış olan o
kokuyu bilir.


KÜFÜR konusunda ben muzdarip bir insanım. Bu konuda bir çifte standart var. Vizontele'de ben bir adamı canlandırdım. Yazıldığı haliyle bir o..... ç..... O adamı başka türlü canlandırmanın imkanı yok. Bizim eski filmlerimizde falan küfür yoktur. Trajedi yaşanır, adamın karısına, kızına tecavüz, bir de köyü yakarlar. Bizim filmin kahramanı finalde gelir, 'Alçaklaaar'. Yani hiçbir caydırıcılığı olmayan.


BİR eroin kaçakçısının hayatını yapıyor herif. Böyle konuşuyor: Mal geldi mi? Geldi efendim. Fakat, filhakika malımız kantara girdi. Olur mu lan böyle. Bu adamlar böyle konuşmuyor ki. Mal geldi mi? Geldi a... koyum. Malın anasını s....ler.


DENİZ Harp Okulu'nun kuruluş yıldönümünde sahneye çıkıyorum. İlk mezunlar da gelmiş. Nasıl bir yaş ortalaması anlatamam. İlk 20 dakika eski Türkçe anlattım. Filhakika, buna mukabil bir sonraki latifede buluşmak üzere. Benden sonra Ajda Pekkan vardı, şöyle sundum: Yeni yetenek Ajda Pekkan. Abicim sıfır reaksiyon. Herkes onaylıyor. 'Bu kız çok tutacak' diyorlar.
AL kadehi ver al... Lider taklidi yaptım durduk yerde. Eskiden lider taklidi vardı. Şimdi çok zor. İki kişi koluna girecek. Amma zor iş.

14 Mart Tıp Bayramı'nda doktor arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Bizde sperm bankası var mı diye sordum. Yok dediler. Dedim isabet. İçinde banka lafı geçtiği için biri hortumlar rezillik olur.
fıkranın devamı

bir gün Trabzonlu imamlarla Rizeli imamların arasında bir maç yapılacakmış. ama Trabzonlu imamlar maçı kazanacaklarından çok eminlermiş.çünkü Trabzonsporun efsane futbolcusu hami'yi imam olarak gösterip kaçak oynatacaklarmış.maç günü gelmiş,maç oynanmış ama Trabzonlu imamlar maçı 2-1 kaybetmişler.maçın golleri ise Trabzonlu imamlar adına hami imam dan gelmiş.Rizeli imamların golleri ise zidane imam ve ronaldo imamdan gelmiş.
fıkranın devamı

Hakim sanığa sormuş:
-Uluslararası kaçakçılık suçu ile suçlanıyorsun. Tüm deliller aleyhine. Söyleyecek bir şeyin var mı?
Sanık boynunu bükmüş ve,
-Aman hakim bey, demiş.. Ben Fenerbahçeliyim. Uluslararası ne gibi bir faaliyetim olabilir ki?
fıkranın devamı

Nam-ı Kemal askerler tarafından aranıyor ama bir türlü bulunamıyor.Yüz Başı ben onu bulurum diyor ve yanına on asker alarak çıkıyor, bir meydan çeşmesinin başına varıyor. Hemen çeşmenin duvarına birşeyler yazıyor ve askerlere diyor bu yazının devamını yazanı tutuklayın işte o kaçak Nam-ı Kemal dir. Tabi askerler siperde. Adamin biri geliyor bakiyorki çeşmenin duvarında su içtim tadıyla; damağıyla kana kana hemen yazinin devamını yazıyor arkadaki kavak ağacı girsin ananın a...na dalıyla budağıyla.
fıkranın devamı

Viagra kullanımının yasak olduğu Mısır'da bir mısırlı pazarda gezerken yanına bir yabancı kaçakçı yaklaşmış.
- Beyefendi demiş, Viagra almak istemez misiniz. Sadece 100 Mısır lirası!
- Değmez...
- 50 Mısır lirasına ne dersiniz?
- Değmez...
- Peki ya 20?
- Hayır değmez...
- Peki ya 10 Mısır Lirası?
- Değmez...
- Bakın, bu hapların her bir tanesi 10 Mısır Lirasına maloluyor. Nasıl olur da "Değmez" dersiniz !
- Yo yo, Haplara değer. Ama karım buna değmez..

fıkranın devamı

Bzim asker sürekli askerden kaçıyormuş askere cezalar verilmiş dayaklar atılmış yinede kaçıyor, komutanlar çaresini bulamammış bir de iyilikle soralım neden kaçtığını sormuşlar komutanı askrei çağırmış bir sigara vermiş oğlum neder sürekli askerden kaçıyorsun kaçak asker ben Karısızlığa dayanamıyorum komutanım, Komutanda oğlum daha önce neden söylemedin çaresin buluruz bak şu eğitim alanında bir tahte kulube var nezaman canın kadın istedi git orda bir delik var oraya şeyini sok bizim asker komutanın yanından çıkar çıkmaz deliğe yönlenmiş ve deliğe şeyini sokmuş o kadar çok hoşuna gitmişki artık her gün o tahta barakadaki deliğe şeyini sokup rahatlıyormuş tabiki askerden kaçması düzelmiş teskereye az bir zaman kalmış yine koşarak deliğe şeyini sokmuş delik eski delik değil kupkuru ve soğukmuş hemen koşturarak komutana sormuş deliğe birşeyler oldu komutanım
komutan hafif sırıtarak elindeki listeye bakmış deliğin öbür tarafına geçme sırası sana geldide ondan
fıkranın devamı

Hocanin biri doguda bir köye yeni tayin olmus
Köydeki en samimi arkadasi Vakkasun yavuklusu Haticeye göz koymus.Aradan geçen zaman içinde hocaefendi türlü numaralar çevirsede bu isi becerememis ve hoca bunu kendine dert edinmis. Bu derdiyle yasamaya devam ederken günlerden
birgün ikindi ezanini okurken minareden Hatice ile Vakkasi kaçamak yaparken yakalamis
aklina bir cinlik gelmis. Ezani bitirir bitirmez kosarak iki kaçak asigin yanina
gelerek onlar is üzerindeyken :

-"Siz allahtan korkmazmisiniz kuldan utanmazmisiniz!.."diyerek onlari korkutmus.Bunun üzerine;
Vakkas:
-"Biz böyle ücra bir yerde senelerdir bu isi yapariz, sen nerden gördün hocaefendi bizi.."
Hoca :
-"Çik bakalim minarenin tepesine de görünüyormu görünmüyor mu?."
Bu olay Vakkasa biraz garip gelsede kosarak minareye çikmis.Bir de ne görsün Hatice ile hoca isi pisiriyor almis mikrofonu eline

-"HOCA EFENDI.. HOCA EFENDI.. HARBIDEN GÖRÜNÜYORMUS.."
fıkranın devamı

İngiliz fıransız ve temel yurt dışına kaçak eşyalar taşıyorlarmış.Bir gün gemide üçü yakalanmış lar bunrı asmaya karar
vermişler ve geminin önüne üçtane takta yapmıslar.Önce ingilizin kafasına
ipi geçirmişler ve itmişler ip bol gelin ce ingiliz suya düşerek yüzerek kaçmış sıra fıransıza gelmiş onun ipide bol olunca oda kaçmıs sıra temele gelmiş temel önce yürümüş ve dönmüş demişki

-"Ula uşaklar benim ipi ice sıkunda ben yüzme bilmiyrum"
fıkranın devamı

Hakim sanığa sorar:
- Uluslararası kaçakçılıkla suçlanıyorsun. Ne diyeceksin söyle bakalım?
Sanık sakin bir ifadeyle cevap verir:
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama