Kaşıntı Fıkraları

loading...


Adam melon şapkasının üzerinden kafasının kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve yanına giderek:
- Afedersiniz, siz Laz mısınız?
- Evet, neden sordun?
- Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya çalışıyordunuz da.
- Ne olmuş yani?! Sen kıçın kaşınınca pantalonunu mu çıkarıyorsun?

fıkranın devamı

Adam melon şapkasının üzerinden kafasının kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve y...
fıkranın devamı

Ahmet sarayın hizmetkarlarından biri.. Yıllardır Kraliçeyi görür ve onun gögüslerine hayra...
fıkranın devamı

Adamın biri çok kötü basurmuş. Yıllar yılı ne yapsa bu illetten
kurtulamamış. Günün birinde gittiği doktor onu bu hastalığından
kurtarabileceğini söylemiş.
- Nasıl? demiş adam
- Kıç nakli ile.
- Kıç nakli mi?
- Evet size ölen birinin kıçını takacağız.
Bir süre sonra birisi ölmüş ve kıçını bizimkine takmışlar. Adam acı, tatlı,
tuzlu, ekşi ne bulduysa yediği halde hiçbir şikayeti yokmuş. Berbat bir
kaşıntı hariç, doktora gitmiş;
- Nasılsınız? diye sormuş doktor
- İyiyim yalnız berbat kaşınıyor.
- Ben bunu bir araştırayım size haber veririm.
Bir kaç gün sonra adamın telefonu çalmış arayan doktormuş.
- Size kötü bir haberim var demiş doktor.
- Ne oldu?
- Kıçını size naklettiğimiz adam malesef o biçimmiş, kaşınması da bu yüzden
- Ee nolucak şimdi!
- Nasıl olsa sizin değil, zittirin gitsin !


fıkranın devamı

Temel'le İdris tarlada ekin ekerlerken, tarlanın yanındaki yolda bir araba durmuş, içinden sarışın bir afet inmişti. Kadın arabanın sağında solunda çaresizce dolaşırken bizimkiler kadının yanına yaklaşmışlar, derdini sormuşlar. Kadın, lastiğinin patladığını fakat kendisinin değiştiremeyeceğini söylemiş, yardım etmelerini istemişti. Bunun üzerine temel kadının yanına iyice yaklaşmış ve,
- İkimizle de birer kere sevişirsen yardım ederiz, demişti. Kuş uçmaz kervan geçmez yerde çaresiz kalan kadın, çantasından iki tane prezervatif çıkarmış :
- Peki, ama alın şunları takında öyle yapın, çocuk filan olmasın, demişti.
Temel'le İdris hayatlarında ilk defa gördükleri prezervatifleri alıp takmışlar, kadınla sevişmişler, arabasının lastiğini de değiştirip kadını göndermişlerdi. Aradan aylar geçmiş, ekin kaldırma zamanı, bizimkiler güneşin altında kan ter içerisinde ektikleri ekinleri biçerlerken, Temel İdris'e bağırmış :
- Ula İdirus ! anasını satayım çocuk olursa olsun, çok kaşıntı yapıyo, ben puni çıkartayrum daa..
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama