Kamp Fıkraları

loading...

Yaz günlerinden bir gün, Hoca’yla dostları, Akşehir’in biraz uzağındaki bağlarına gidip birkaç gün oralarda berab...
fıkranın devamı


temmelle dursun bir gün kamp yapmaya gitmişler kurmuşlar cadırı akşam olmuş yorgunlukla yatmışlar sonra temel uyanmış dursunuda uyandırmış demişki dursun bak bakim yukarıya ne görüyorsun dursunda demişki yıldızları görüyorum
temel= bunlar sana ne ifade ediyor demiş
dursun=astrolojik olarak saman yolunu metorolojik olarak havanın yarın güzel olacağını bizim köydede saatin 3 olduğunu gösteriyor demiş
dursun=peki sana ne ifade ediyor demiş
temel=LAN SALAK ÇADIRI ÇALMIŞLAR



fıkranın devamı



Kayserili, Papa'nin cennetten yer sattigini isitince dogru Vatikan'a gitmis. Papa'ya:
- Bazi Müslümanlar cehennemlik oldugu icin, demis, cehennemin tapusuyla anahtarini simdiden almak istiyorum.
Uzun pazarliklardan sonra istedigi fermani ve anahtari elde etmis. Bunun üzerine zengin Hiristiyanlara yönelik bir reklam kampanyasina girismis:
- Cehennemin tapusu ve anahtari bende. Cehenneme girmek istemeyenler, benden belge alabilirler. Cennet arsalarinin yari parasina...
Kayserilinin elindeki fermani gören Hiristiyanlar, cehenneme kabul edilmeyeceklerine iliskin belge satin almaya baslamislar...
Cennet müsterileri azalinca, Papa Kayseriliyi cagirtmis:
- Al su verdigin parayi, ver cehenemin tapusuyla anahtarini!
Kayserili:
- Ben cehennemi sattim, demis. Geri almak icin cok para gerekli.
- Ne kadar?
- Heybenin iki gözü dolusu altin.
Papa, caresizlik icinde ellerini iki yana actiktan sonra buyrugu vermis:
- Doldurun bu Kayserilinin heybesini altinla!

fıkranın devamı



Mecidiyekoy-I.U Avcilar kampusu otobusune ara duraklarda yasli bir Teyze bindi. Yasli teyze:
-Evladim biletim yok bir sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim.
Sofor:
-Tamam ama once iceriye bir sorun.
Teyze arkasini doner ve arkaya dogru yuksek sesle:
-Pardon acaba bundan sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim?

fıkranın devamı


Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. Güzel bir yemek yiyip bir sise de sarabi devirdikten sonra uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra Holmes uyanir ve arkadasini dürtükler.
"Watson, yukariya bak ve bana ne gördügünü söyle".
Watson cevap verir:
"Milyonlarca yildiz görüyorum."
Holmes sorar:
"Bu sana neyi gösteriyor?"
Watson bir an düsünür ve yanitlar:
" Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolayisiyla milyarlarca gezegenin varligini görüyorum. Yildizlarin konumuna bakarak saatin 3'üçeyrek geçtigini çikariyorum. Teolojik olarak tanrinin kudretini ve kendi acizligimizi görüyorum. Meteorolojik açidan da bugün havanin çok güzel olacagini tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor?"
Holmes arkadasini sabirla dinlemistir ama artik dayanamaz:
"Ulan hiyar, çadirimizi araklamislar!"




fıkranın devamı


İki mühendislik öğrencisi kampus içerisinde yürürken biri diğerine sorar, "Bu muhteşem bisikleti de nereden buldun ?" Diğeri cevap verir, "Dün tek başıma dolaşırken bir yandan da okulu bitirince ne iş yapacağımı düşünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kız geldi ve yanımda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine bıraktı ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı. Sonra da bana "Hangisini istiyorsan al" dedi." Diğer öğrenci arkadaşını doğrularcasına başını sallayarak, "İyi seçim yapmışsın, elbiseler belki sana uymayabilirdi"

fıkranın devamı


Otel odasindan telefon eden kadin arkadasi bayana:

- Kaldigim otele kamp yapmak üzere bir futbol takimi geldi.

Telefonun diger ucundaki kadin:

- Sen sekse düskün bir kadinsin. Nasil takimdan memnun musun?

- Henüz bir sey söyleyemem. Bu gece de sol açigi deneyecegim.



fıkranın devamı


temel ile dursun kamp yapmak için bir ormana giderler. çadırlarını kurarlar ve oturup sohbet etmeye başlarlar bu arada etrafta o kadar sivri sinek vardırki devamlı temel ile dursunu ısırıp rahatsız eder



temel dursuna der ki :



temel : ula dursun bu sineklerin gidecehu falan yoktur

en iyisu biz çadıra saklanalumda onlar gidince çıkaruz



dursun : la iyi fikur hadi saklanalum demiş



aradan üç saat geçmiş ve akşam olmuş temel kafasını dışarı çıkarmış ve birden içeri girmiş hemen dursunu kadırmış



temel : ula dursun kalk kalk



dursun : ne oldu ula demiş



temel : sakın dışaru çıkayum falan deme



dursun : naden ula



temel : ula sinekler bizi el feneriyle arıyo

fıkranın devamı


temmelle dursun bir gün kamp yapmaya gitmişler kurmuşlar cadırı akşam olmuş yorgunlukla yatmışlar sonra temel uyanmış dursunuda uyandırmış demişki dursun bak bakim yukarıya ne görüyorsun dursunda demişki yıldızları görüyorum
temel= bunlar sana ne ifade ediyor demiş
dursun=astrolojik olarak saman yolunu metorolojik olarak havanın yarın güzel olacağını bizim köydede saatin 3 olduğunu gösteriyor demiş
dursun=peki sana ne ifade ediyor demiş
temel=LAN SALAK ÇADIRI ÇALMIŞLAR

fıkranın devamı


Bir gun temel ve dursun ormanda kamp kurmuşlar. Birsabah bir aslanın kukreme sesiyle uyanmışlar.Temel hemen spor ayakkabılarını giymiş, bağlarını bağlarken Dursun ula Temel ne bu telaş aslani geçebileceğini mi duşunisin deyince Temel ula SENİ GEÇSEM YETER demiş.

fıkranın devamı


İki mühendislik ögrencisi kampus içerisinde yürürken biri digerine sorar,
- Bu muhtesem bisikleti de nereden buldun ? Digeri cevap verir,
- Dün tek basima dolasirken bir yandan da okulu bitirince ne is yapacagimi düsünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kiz geldi ve yanimda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine birakti ve üzerindeki bütün giysileri çikartti. Sonra da bana
- Hangisini istiyorsan al dedi.
Diger ögrenci arkadasini dogrularcasina basini sallayarak,
- Iyi seçim yapmissin, elbiseler belki sana uymayabilirdi".

fıkranın devamı


Kayseri`li, Papa'nın cennetten yer sattığını işitince doğru Vatikan'a gitmiş. Papa'ya:
-Bazı Müslümanlar cehennemlik olduğu için demiş, Cehennemin tapusuyla anahtarını şimdiden almak istiyorum.
Uzun pazarlıklardan sonra istediği fermanı ve anahtarı elde etmiş. Bunun üzerine zengin Hristiyanlara yönelik bir reklam kampanyasına girişmiş:
-Cehennemin tapusu ve anahtarı bende. Cehenneme girmek istemeyenler, benden belge alabilirler. Cennet arsalarının yarı parasına... Kayseri`linin elindeki fermanı gören Hristiyanlar, cehenneme kabul edilmeyeceklerine ilişkin belge satın almaya başlamışlar. Cennet müşterileri azalınca, Papa Kayseriliyi çağırtmış:
-Al şu verdiğin parayı, ver cehennemin tapusuyla anahtarını! Kayseri`li:
-Ben cehennemi sattım, demiş. Geri almak için çok para gerekli.
-Ne kadar?
-Heybenin iki gözü dolusu altın. Papa, çaresizlik içinde ellerini iki yana açtıktan sonra buyruğu vermiş:
-Doldurun bu Kayseri`linin heybesini altınla!

fıkranın devamı


Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuslar. Bir ara Temel Dursun a seslenmis,
- Dursun su ormanin güzelligine bak...
Dursun söyle bir etrafina bakmis,
- Agaçlardan birsey göremiyorum ki...

fıkranın devamı


Film ekibi, çölün kizgin gunesi altinda cekim yapmaktadir. Zor sartlar altinda calisirlarken, ihtiyar bir kizilderili sete dogru yaklasir ve yonetmenin yanina giderek ....
- "...Yagmur, yarin !" der ve gider ... Sasiran yonetmen, ertesi gun yagan yagmuru hayretle izler. Bu sirada ihtiyar kizilderili yine gelir ve
- ".. Firtina, yarin!" der ve yine aniden uzaklasir. Gercekten de muthis bir firtina cikar ve colu birbirine katar. Yonetmen emreder ..
- " Cabuk bana o kizilderiliyi getirin! istedigi parayi verin. O olmazsa biz bu filmi bitiremeyiz!". Adamlar, kizilderiliyi bulur ancak yasli apaci bir turlu razi olmaz.En sonunda teklif edilen bir milyon dolari reddedemez ve adamlarla birlikte kampa gelir. 1 ay boyunca,ihtiyar kizilderilinin soyledigi her sey tutar, yagmur der yagmur, col firtinasi der, col firtinasi, kavurucu sicak der,kavurucu sicak...Yonetmen gayet memnun mesut durumda filmi cekmeye devam eder. Derken bir gun yasli kizilderili susar ve hicbir sey soylemez. Yonetmen ...
- " Nasil olsa gecer" diye dusunurek bekler. 1 gun, 2 gun, 1 hafta, 1 ay derken yonetmenin sabri taşar ve kizilderiliyi bir kenara cekerek ofkeyle sorar ..
- " Bana bak! sana bu is icin dunyanin parasini odedim! Eger susmaya devam edersen, seni buradan atacagim en sonunda !" . Kizilderili omuzlarini silker ...
- "..Radyo,kırıldı! ... "

fıkranın devamı


2. Dünya Savaşında 2 yahudi almanlara esir olmuştur. Bunlardan biri diğerine kendilerine ne yapacaklarını sorar. O da baslar anlatmaya "2 ihtimal var ya bizi öldürürler ya da esir kampına yollarlar.
Öldürürseler sorun yok kampa gidersek 2 ihtimal var ya kurşuna diziliriz ya da gaz odasında öldürülürüz.
Kurşuna dizilirsek sorun yok gaz odasına gidersek 2 ihtimal var bizden ya sabun yaparlar ya da kâğıt.
Sabun yaparlarsa sorun yok kâğıt yaparsalar 2 ihtimal var ya gazete kâğıdı oluruz ya da tuvalet kâğıdı.
Gazete kâğıdı olursak sorun yok tuvalet kâğıdı olursak iste o zaman moka yedik".


fıkranın devamı

Dünyanın bir yerinde bir lejyoner kampında 15 tane asker ve bu askerlerin basinda yerli bir komut...
fıkranın devamı

Doktorun birisi muayene ücretlerinde kampanya yapmaya karar verir. Tedavi ettiği hastadan 100 mily...
fıkranın devamı

Dünya Kupası futbol karşılaşmalarının son maçlarında, futbolcu eşlerinin ve sevgililerinin...
fıkranın devamı

Dünya Kupası futbol karşılaşmalarının son maçlarında, futbolcu eşlerinin ve sevgililerinin...
fıkranın devamı

Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. Güzel bir yemek yiyip bir sise de sarabi devirdikten...
fıkranın devamı

Adam, çiplaklar kampinda sevgilisi olan kadin ile konusmaktadir: - Seni çok seviyorum, hayatim. Ka...
fıkranın devamı

Temel ile dursun kamp yapmak için bir ormana giderler. çadırlarını kurarlar ve oturup sohbet et...
fıkranın devamı

Temel ve Dursun, Güney Amerikada bir kampa giderler. Rahat olsun diye, karyolada yatmaya baslarlar....
fıkranın devamı

Papaz her pazar oglen kasabadaki ahalinin gunah cikartmasini dinler ve de onlara yol gosterirmis. Ol...
fıkranın devamı

Temel annesi ve babasi seyahate gider. Fakat otelde bos yer yoktur.Otelci onlara ileride bulunan cip...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama