Kamyoncu Fıkraları

loading...

adamın birin yapacak bi işi yok ancak az bi parası varmış. ve karar vermiş.. bi kamyon alıp bi de şoför tutacak .. nakliyecilik yapacak. .. parası ancak hurdaya yakın bi kamyon almaya yetmiş.. şoförlüğü olmadığı için bi de şoför tutmuş.. neyse.. ilk seferlerine çıkmışlar.. tabii kendisi de şoförle birlikte gidiyo.. - 1.vitesle kalkmış şoför.. derken 2,3. vites.. tekrar yavaşlamış 2 ye cekmiş .. 1,2,3- 2, 1 şoför gerektiğinde vites değiştiriyomuş ki.. vites kolu şoförün elinde kalıvermiş.. adamın tepkisi.. -lov ben biliydim senin beyle bir pok yiyeceğini.. sabah beri durdurmadın ki o kolu yerinde.. bi ileri yitiyseeeenn.. bi geri çekiyseeen..
fıkranın devamı


Temel kamyon soforudur ve yokus asagı gıderken fren patlar temel ne yaptıysa aracı durduramaz saga bakar bi cocuk top oynuyo sola bakar kalabalik bir pazar yeri ben en iyisi cocuga carpıp tek cınayetle kurtulayım der dıreksiyonu cevirir cocuga dogru ve gozlerini kapatir ertesi gün haberlerde flash haber.....



bir kamyon soforu pazar yerine girdi yuzlerce olu binlerce yaralı... sonra temelin roportaji



-"ben nerden bileyum cocugun pazar yerine kacacagini da....

fıkranın devamı


Temel in eski bir bmc kamyonu vardir. Yolda giderken kirmizi isik yanar ve frene
basar. Kamyon durmaz önünde giden son model BMW ye çarpar. Temel hemen
atlar, söföre yalvarir :
- Aman abi affet, sen zengin adamsin, seni etkilemez, ama ben ömür boyu
çalissam ödeyemem.
Adam Temel e acir ve affeder. Yollarina devam ederler. Ileride yine kirmizi isik
yanar. Temel kamyonu yine durduramaz. BMW yi hurdaya çevirir. Yine atlayip
yalvarmaya baslar :
- Aman abi, benim çocuklarim var, affet. Zaten arabana çarpmistim, hasar
biraz daha büyüdü sadece.
Adam Temel e yine acir ve :
- Tamam, gözüme görünme, bas git...
Yollarina devam ederler. Yine kirmizi isik yanar. Temel BMW ye yine gömer. Bu
sefer kafasinicamdan çikarip, bagirir :
- Benim abi benim, devam et...

fıkranın devamı


Ingiltere'de bir hayvanat bahcesinde soylari tukenmekte olan bir cift goril kalmis. Insanlar bunlari ciftlestirip soylarini kurtarmaya calisiyorlarmis ki erkek goril birden olmus. Ortalik birbirine girmis. Gazetelere ilan verilmis ve disi gorile bir es bulana buyuk oduller vaad edilmis. Kimsenin elinden birsey gelmiyormus. Herkes caresiz caresiz otururken bir Turk cikmis ve bu isi halledecegini ancak 50 bin dolar istedigini soylemis. Hemen kabul etmisler. Turk ucaga atlamis once Istanbul'a sonra da Ankara'ya gelmis. Ankara'da otobuse binmis. Pozanti yolu uzerinde bir kahvede inmis. Kahveye girmis bakmis bir suru kamyon soforu oturuyor. Hepsine soyle alici gozuyle baktiktan sonra bir tanesine 'Sen gel' demis. Adam gelmis, bizimki de ona durumu anlatmis. Boyle boyle bir durum oldugunu, gorile bir es aradigini ve adamin bu is icin uygun oldugunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar oldugunu soylemis. Kamyoncu dusunmek icin 1 saat muhlet istemis. 1 saat sonra donmus ve demis ki :
- "Tamam kabul ediyorum ama 3 sartim var:
1. Hayvani dudaklarindan opmem ..
2. Dogacak cocuk erkek olursa babamin adini koyarim ..
3. 25 bin dolarim yok. Taksit taksit oderim ...

fıkranın devamı

Kamyoncuyla bir kiz evlenecekmis. Ama kizgerdek gecesinden cok korkuyormus. Caninin yanacagini dusun...
fıkranın devamı

Bir gün zengin bi genç son model ferrarisiyle yolda ilerlerken ; karşısına çıkan kırmızı ışıklarda durmuş. Durmaya kalmadan arkadan korkunç bir sesle bir kamyon ferrariye bindirmiş. Kazanın heyecanıyla kamyoncu inmiş arabadan ,başlamış genç çocuğa yalvarmaya:
- "Abi affet beni, ben bu arabanın masrafını ödeyemem evde çoluk çocuk açlar aabi"
Şeklinde ağlayıp ayaklarına kapanmış. E genç çocukda sonunda dayanamamış:
- "Tamam peki peki"
deyip affedip koyulmuş tekrar yola.
Yolda arkası göçmüş arabasıyla ilerlerken tekrar bir kırmızı ışıkta durmuş veeeee....
Tekrar bi kamyon arkadan gelip arabaya çarpmış.
Tabi genç artık büyük bir sinirle arabadan inmiş. Arabaya çarpan kamyoncu ise hiç istifini bozmadan kafasını camdan dışarı çıkarmış:
- "Abi benim ben..."

fıkranın devamı

TIR şoförü orta yaşlı bir adam, kamyoncuların durup yemek yedikleri benzin istasyonunda kahvaltısını ederken içeriye, deri ceketli, dev gibi üç tane serseri girmiş...
Birincisi adamcağızın tabağındaki çorbada sigarasını söndürüp barın önündeki sandalyeye oturmuş...
İkincisi adamın içtiği suyun içerisine tükürüp bardaki yerini almış..
Üçüncüsü de adamın tabağını ters çevirip arkadaşlarının yanına geçip oturmuş...
Adamcağız en ufak bir itirazda bulunmadan, barı sessizce terk etmiş. Kısa bir süre sonra serserilerden biri garson kıza dönüp;
-"Ne biçim herif bu? Erkekliği beş para etmezmiş!.." demiş.
-"Evet!" demiş kız,
-"Şoförlüğü de beş para etmezmiş... Benzinlikten çıkarken dev gibi tırı ile üç Harley Davidson'un üzerinden geçti!.."
fıkranın devamı

İngiltere´de bir hayvanat bahçesinde soyları tükenmekte olan bir çift goril kalmış. İnsanlar bunları çiftleştirip soylarını kurtarmaya çalışıyorlarmış ki erkek goril birden ölmüş. Ortalık birbirine girmiş. Gazetelere ilanlar verilmiş ve dişi gorile bir eş bulana büyük ödüller vaad edilmiş. Kimsenin elinden bir şey gelmiyormuş. Herkes çaresiz çaresiz otururken bir Türk çıkmış ve bu işi halledeceğini ancak 50 bin dolar istediğini söylemiş. Hemen kabul etmişler.

Türk uçağa atlamış önce İstanbul'a sonra da Ankara'ya gelmiş. Ankara´da otobüse binmiş Pozantı yolu üzerinde bir kahvede inmiş. Kahveye girmiş bakmış, bir sürü kamyon şoförü oturuyor. Hepsine şöyle bir alıcı gözüyle baktıktan sonra bir tanesine "Sen gel" demiş. Adam gelmiş. Bizimki de ona durumu anlatmış. Böyle böyle bir durum olduğunu, gorile bir eş aradığını ve adamın bu iş için çok uygun olduğunu ve bunun bedelinin de 40 bin dolar olduğunu söylemiş.

Kamyoncu düşünmek için 1 saat mühlet istemiş. 1 saat sonra dönmüş ve demiş ki :

"Tamam kabul ediyorum ama 3 şartım var.

1) Hayvanı dudaklarından öpmem.

2) Dogacak çocuk erkek olursa babamın adını koyarım.

3) 40 bin dolarım yok. Taksit taksit öderim."
fıkranın devamı

Kamyonculuk yapmakta olan temel gene bir gün işteyken radyodan bir anons duyar.Fıkra bu ya, Anonsta; "Dünyamıza bir uzaylı düşmüştür. Görenlerin dostça yaklaşıp en yakın güvenlik merkezine teslim etmesi rica olunur" deniyordu. Benzin almak için duran Temel sıkıştığı için müsait bir yer ararken hareket eden bir çalılık görünce "Hah" der uzaylıyı buldum işte. Çalılığa yaklaşıp; "Trabzonluyem kamyon şoferiyem sizinle tanışmak isterem" der. Ama ses yoktur tekrar dener olmaz son kez denemsinde ses gelir. Urfalıyam, tır şoferiyam sıçıyam.
fıkranın devamı

Hakan Özkahya, inşaat teknikeriydi.
İşsizdi.Bir gün tesisat teknikerliği işi buldu.
"Nerede?" diye sordu.
"Sibirya'da" dediler.
Rusya'nın en doğusunda, buzlar üzerine kurulmuş Anadir'de ihale alan bir Türk firmasında çalışacaktı. Isı -40 dereceydi. Kış 9 ay sürüyor, 3 ay gece olmuyordu.Sivaslıydı Hakan... Bekârdı. 30 yaşındaydı. Para kazanıp bir hayat kurması gerekiyordu. Kabul etti.
***
Anadir'de çalışma koşulları çok ağırdı. Rus işçiler haftada 6 gün, günde 8 saat çalışarak 1000 dolar alırken, Türk işçiler o para için haftada 7 gün, günde 14 saat çalışmak zorundaydı. Ayda sadece 1 gün izin vardı. Yılmadı, çalıştı Hakan... Tekniker olarak işçilerden daha fazla kazanıyor, ayda 1500 dolar biriktirebiliyordu. Ama Sibirya'da, soğukta oksijensizlikten ciğerler büyüyor, ciddi sağlık sorunları baş gösteriyordu. 2 yılın sonunda Türkiye'ye döndü. Sivas'ta iş kurmak istiyordu. Olmadı. Biriktirdiği paranın bir kısmı hasta olan annesiyle babasının tedavisine gitti. O da İstanbul'a yerleşmeye karar verdi. Orada bir ev alacak, iş bulacak ve aile kuracaktı.
***
Lakin biriktirdiği para, İstanbul'da ev almaya da yetmedi. İş de yoktu. Yine bir gurbet işi bulabildi Hakan...
Afganistan'daki Amerikan askeri kampında iş alan bir Türk şirketi eleman arıyordu. Bavulu toplayıp bu kez Afgan yollarına düştü.
Kutuplardan çöllere savrulmuştu. Herat'ta kuruluydu şantiye... Koşullar felaketti. Çalışanlar sobasız hangarlarda yerde yatıyordu. Yetersiz besleniyor, üşüyorlardı. Ayda 700 dolar içindi bunca eziyet...
3 ayın sonunda tedavi için izin aldı Hakan... En ucuz havayolu şirketinden Türkiye'ye kestirdi biletini...
Uçağı geçen hafta Herat'tan havalandı. Kâbil'e yaklaşırken 104 yolcusuyla düştü. Hakan'ın cesedi Kâbil'in doğusundaki bir karlı dağda bulundu.
***
Okuyup "Vah vah" deyip geçtiğimiz haberlerin arkasında yürek burkan insan hikâyeleri gizli...
Sadece insan hikâyeleri de değil; "Döviz geliyor" diye gurbette işçilerinin denetimsiz, sefil şartlarda
çalışmasına göz yuman bir ülkenin,
...ucuz işçilik sayesinde ihale alıp hiç gidip görmediği coğrafyalarda çalışanlarını köle gibi çalıştıran şirket patronlarının,
...ucuza daha çok adam taşıyabilmek için bakım harcamalarından kısan "uçan tabutlar"ın,
...bu uçak firmalarını ve işçileri perişan eden şirketleri uyarmayan elçiliklerin,
...kendi canları pahasına kazanılmış başarı haberlerinde hiç adları geçmeyip ancak kazada can verdiklerinde haber olabilen, kurtulduğunda ise kazandığını sağlık harcamalarına döken "Allah'a emanet" yüz binlerce işçinin, mühendisin, teknisyenin,
...ve Anadolu'da onları bekleyen acılı yüreklerin de hikâyesi bu...
Bu ülkenin çocukları, yaban elde karın tokluğuna çalışan işçi, ırkçılarca linç edilmiş gurbetçi, savaş bölgesinde katledilmiş kamyoncu, dönüş uçağında ikinci sınıf yolcu olmaktan ne zaman kurtulacak?

fıkranın devamı

Ingiltere de bir hayvanat bahcesinde soylari tukenmekte olan bir cift goril kalmis. Insanlar bunlari ciftlestirip soylarini kurtarmaya calisiyorlarmis ki erkek goril birden olmus. Ortalik birbirine girmis. Gazetelere ilanlar verilmis ve disi gorile bir es bulana buyuk oduller vaad edilmis. Kimsenin elinden birsey gelmiyormus. Herkes caresiz caresiz otururken bir Turk cikmis ve bu isi halledecegini ancak 50 bin dolar istedigini soylemis. Hemen kabul etmisler. Turk ucaga atlamis once Istanbula sonra da Ankaraya gelmis. Ankara da otobuse binmis. Pozanti yolu uzerinde bir kahvede inmis. Kahveye girmis bakmis bir suru kamyon soforu oturuyor. Hepsine soyle bir alici gozuyle baktiktan sonra bir tanesine
`Sen gel demis.
Adam gelmis, bizimki de ona durumu anlatmis. Boyle boyle bir durum oldugunu, gorile bir es aradigini ve adamin bu is icin cok uygun oldugunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar oldugunu soylemis. Kamyoncu dusunmek icin 1 saat muhlet istemis. 1 saat sonra donmus ve demis ki :
"Tamam kabul ediyorum ama 3 sartim var:
1. Hayvani dudaklarindan opmem.
2. Dogacak cocuk erkek olursa babamin adini koyarim.
3. 25 bin dolarim yok. Taksit taksit oderim...."
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama