Keşiş Fıkraları

loading...

Bir keşiş dünyanın en akıllı adamını bulmak için diyar diyar geziyormuş sıra nasreddin hocanın köyüne gelmiş ve köylülere sormuş.
- sizin köyün en akıllı adamı kim?
demiş. Köylülerde:
- nasreddin hoca demiş.
bunun üzerine keşiş köy meydanında
hoca ile görüşmeye başlamış ve eline bir çomak almış yere bir daire çizmiş, nasreddin hoca da çomakla daireyi ortadan ikiye bölmüş, keşiş bir doğru daha çizerek daireyi dörde bölmüş,hocada
dörde bölünmüş dairenin üç dilimine çarpı işareti koymuş,keşiş
elleriyle aşağıdan yukarıya doğru hareket yapmış,hocada yukarıdan aşağıya yapmış ve keşiş büyük bir hayranlıkla hocayı tebrik etmiş.
Olup bitenden bir şey anlamayan halk keşişe ne olduğunu sormuş keşişde :
- Bu adam gerçekten dünyanın en akıllı adamı, yere dünya çizdim
o ortadan ekvator geçer dedi,ben dünyayı dörde böldüm o da dört de üçü sudur dedi,ben yerden buharlaşma sonucunda ne olur dedim o da yağmur yağar dedi.
Bu sefer hocaya neler olduğunu sorar halk hoca da:
- Bu adam oburun biri, yere bir tepsi baklava çizdi ben de yarısı benim dedim, daha sonra tepsiyi dörde böldü o zaman dört de üçü benim dedim, o da tepsi altından ateşi hafif hafif almalı dedi ben de üstüne fındık fıstık ekelersek daha iyi olur dedim.
fıkranın devamı

Bir keşiş araştırma yapmak için bir köye gitmişti. Önce o köyün mezarlıgına girdi; çünkü kültürlerin, yaşam felsefesinin böyle yerlerde gizli olduguna inanıyordu.
Gözleri birden mezar taşlarının üzerindeki rakamlara takıldı.
Mezar taşlarında 5, 867, 900, 20003, 4979, 7, 421 gibi birbiriyle hiç baglantısı olmayan rakamlar vardı.
Uzun uzun düşündü; fakat bu rakamların anlamını çözemedi.
Köyün en bilge kişisine gitti ve ona sordu:
''Nedir bu rakamlar Tanrı aşkına? Bu rakamların gösterdikleri ay mıdır, yıl mıdır, saat midir?''
Bilge kişi gülümseyerek yanıtladı:
''Bizler bebeklerimiz dogdugu zaman bellerine bir ip baglarız. Yaşamı boyunca her güldügü an, o ipe bir dügüm atarız. Öldükten sonra ise bellerindeki dügümleri sayar, dügümün sayısını mezar taşına yazarız.''
Bilge kişi, karşısındaki keşişin birşey anlamadıgını görünce açıklamasını sürdürdü:
''Böylece onun ne kadar 'Yaşamış' oldugunu anlarız!''
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :