Kilise Fıkraları

loading...

Kilisede günah çıkarma ayini vardır. Ve günahları için tanrıdan af dilemektedirler. Birinci sırada bir genç kız gelir ve; - ''aziz peder ben dün arkadaşımın şeyini sag elime aldım'' der. Peder; - ''merak etme kızım elini suya batır hiç bir günah kalmaz '' der. İkinci sırada yine bir genç kız vardır; - ''Peder efendi bende arkadaşımın şeyini sol elime aldım'' der. Peder; - ''Sende elini şu kutsal suya batır'' der. Tam bu sırada üçüncü ile dördüncü sırada yer alan iki genç kız kavga eder ve dördüncü sırada yer alan genç kız öne can havliyle atlayarak; - ''Peder efendi, öndeki arkadaş dötünü suya batırmadan ben bir gargara yapayım''....
fıkranın devamı


Papaz ,iki metre ilerisinde duran zangoça sormuş .
- ''Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?'' Zangoçta derin bir sessizlik...İyice köpürmüş
- Papaz: ''Sana soruyorum be adam!Duymuyormusun beni?
-''Hayır burdan hiçbir şey duyulmuyor efendim''
- "Olacak şey mi! İki adım öteden beni duymuyorsun ..'' Zangoç bıyık altından gülmüş,
- '' İsterseniz yer değiştirelim anlarsınız...'' Yer değiştirmişler.Bu kez zangoç seslenmiş
-''Kilise için toplanan bağışları kim zimmetine geçiriyor?' Papaz kendi kendine söylenmiş.
-''Hakikaten yahu! Buradan hiç bir şey duyulmuyor.''

fıkranın devamı


Roma'da dunyaca unlu San Pietro Kilisesi'nde buyuk
bir pazar ayini...
Gorkemli bir dinsel toren.. Papa bile katiliyor.
Koskoca meydan mahşer
yeri gibi.. Kilisenin ici de, disi da tiklim tiklim..
Bu arada kilise
kapisinda iki adam ozellikle dikkati
cekiyor...Ikisinin de boynunda
kocaman birer levha asili.. Birinde "Ben koyu bir
Hristiyan'im ,lutfen
bana yardim ediniz " yazili. Otekinde ise sadece "
Ben koyu bir
Yahudi'yim
" yaziyor. Tabii ki kiliseden cikanlar Hristiyan
oldugunu ifade eden
adama yanasiyorlar ve ellerini ceplerine atip
comertçe bir seyler
veriyorlar. Yahudi oldugunu ifade eden adamda ise
siftah yok. Bu arada
kiliseden cikan iyi niyetli biri "Yahudi'yim "
yazisi tasiyana
sokuluyor.
- " Bana bak kardes " diyor , "..dürüstlük iyi bir
sey, ama binlerce
Hristiyan kiliseden cikarken , senin Yahudi
oldugunu boyle aleni olarak
ifade etmen kanimca hic de akillica bir hareket
degil. Bak kimse sana
para
da vermiyor zaten.. Bence cikar o yaziyi boynundan ,
sen de su
Hristiyan
gibi..." deyince , boynunda "Yahudi'yim" yazili adam
"Hristiyanim"
yazili
olana donüp sesleniyor:
- Heey !.. Salamon !.. Herife bak be !.. Gelmis bize
ticaret ogretiyor..!!!!!

fıkranın devamı


Bir Ingiliz ailesi yaz tatillerini geçirmek üzere Almanya'ya gitmisti. Bir gezinti sirasinda çok güzel bir kir evinde kaldilar. Gelecek tatillerini böyle bir evde geçirmek istediler. Evin bir papaza ait oldugunu ögrendiler ve içini de gördükten sonra hemen gelecek tatil için anlasma imzaladilar.

Ingiltere'ye döndükten sonra birden evin hanimi, ziyaretler sirasinda WC'ye rastlamadiklarini hatirladi. Merakini yenmek için papaza bir mektup yazdi:



"Sayin Bayim, ben sizin kir evinizi kiralayan bayanim. WC'nin nerede bulundugunu acaba bana yazabilir misiniz? Saygilarimla."



Mektubu alan papaz, WC'nin ne anlama geldigini anlayamamis, Almanya'daki Anglican Kilisesinin "White Chapel" sözcügünün bas harfleri oldugunu sanmisti. Ayrintili bir mektupla yanit verdi:



"Sayin Bayan;

Basvurunuzun yüce bir duyguyla ilgili olmasindan dolayi memnunluk duydum.Ilgilendiginiz yerin evden 12 km. uzakliginda bulundugunu bildirmeyi seref sayiyorum. Oraya sik sik giden birisi olarak bunun biraz zorluk yaratacagini bildirmek istiyorum. Sik sik gitme durumunda, isteyenler yemegini de beraberinde götürebilirler. Oraya bisikletle, araba ile, ya da yürüyerek gidilebilir.



Ancak oturacak bir yer bulabilmek ve baskalarini rahatsiz etmemek için biraz erken gitmekte yarar vardir. Söz konusu yerde soguk hava düzeni bulunmakta ve çok hos bir etki yapmaktadir. Çocuklar büyüklerinin yaninda oturmakta ve hazir bulunan herkes birlikte sarki söylemektedir. Giriste size bir kagit parçasi veriyoruz. Geç kalanlar yanindakinin kagidini kullanabilirler.



Ayni kagidin birkaç kez kullanilmasina olanak vermek için çikista herkes kullandigi kagidi iade eder. Faaliyetlerin ürünleri yoksullara dagitilmak üzere toplanmaktadir. Öte yandan yapilanlarin disaridan da duyulabilmesi için içeride gelismis bir hoparlör sistemi bulunmaktadir.



Müdavimlerin çesitli pozisyonlarda disaridan da izlenebilmelerini saglamak amaciyla özel cam bölmeler vardir. Verdigim bilgilerin açik ve yeterli oldugu düsüncesi ve bu kadar önem verdiginiz yerde sik sik bulusabilmek umuduyla en içten saygilarimi sunarim."

fıkranın devamı


Papazin biri yeni bir kiliseye tayin olmus. Tayin oldugu kiliseye giderken, kilisenin yolunu epeyce aramis fakat bir türlü bulamamis. Yolda oynayan iki cocuga rastlamis. Cocuklardan birine;

- "Evladim, buralarda kilise olacak bana yolunu gösterir misin? Eger gösterirsen ben de sana cennetin yolunu gösteririm."

Cocuk:

- "Siz daha kilisenin yolunu bulamadiniz. Cennetin yolunu nasil bulacaksiniz.."

fıkranın devamı


Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince anlatmaya başlamış:
"Peder, büyük günah işledim.."
"Evet oğlum... Ne yaptığını anlat bana... Tanrı seni affedecektir..."
"Kız arkadaşımla üç yıldır çok güzel giden bir ilişkimiz var. Ve aramızda ciddi bir yakınlaşma olmadı. Dün onu görmeye evine gittim, kızkardeşinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce kardeşiyle beraber olduk..."
"Oh, bu çok kötü evlat... Fakat yaptığının kötü bir şey olduğunun farkındasın. Tanrı affetsin..."
"Peder, geçen hafta kız arkadaşımı görmeye işyerine gitmiştim. İş arkadaşlarından biri dışında iş yerinde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce iş arkadaşıyla birlikte olduk."
'Oh, bu hiç de iyi olmamış doğrusu..'
"Peder,geçen ay, kız arkadaşımı aramak için amcasının evine gitmiştim. Yengesinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce, yengesiyle birlikte olduk.."
Adam cevap gelmediğini görünce seslenmiş:
"Peder???? Peder , neredesiniz?? '
Hiç cevap yok... Kilisenin içinde rahibi aramaya başlamiş ve onu piyanonun arkasındaki masanın altında saklanır bulmuş.
"Peder, niçin orada saklanıyorsunuz?"
"Birden ortalıkta senle benden başka kimsenin olmadığını farkettim de!"

fıkranın devamı


Kasabanin oduncusu papazin evine odun götürmüs. Odunlari kömürlüge bosaltirken, nasil olduysa olmus, bir tanesi gitmis alt kattaki pencerenin camini kirmis. Oduncu çok telaslanmis ve özür dilemek için papazi aramis ama bulamamis. Ayni telas içerisinde evine dönmüs ve kapida kiliseye derse giden ogluyla karsilasmis.

Çekmis oglunu kenara olanlari anlatmis ve bak oglum papaz efendi sorarsa 'babam bosaltirken bir kaza olmus ve çok özür diliyor' dersin demis.

Çocuk da telaslanmis ama yapacak bir sey yok kilisenin yolunu tutmus. Papaz o gün yaratilis hakkinda konusuyormus. Ve oduncunun ogluna

"söyle bakalim sen dünyaya nasil geldin?" diye sormus. Oduncunun oglu da kekeleyerek:

"babam çok özür diliyor, bosaltirken bir kaza olmus!"

fıkranın devamı


Kilisede dugunun baslamasina cok az zaman var. Damat rahibin yanina yaklasip fisildar:

- "Bakin. Size verecegim $100 karsiliginda evlilik yeminimizde birtakim degisiklikler yapmanizi istiyorum.. Hani su bana soracaginiz

'Sonsuza dek seveceginize, koruyacaginiza, sadik kalacaginiza yemin ediyor musunuz?' kismi var ya, onu metinden cikarmanizi istiyorum."

Rahip gulumseyerek basini sallar ve damat rahibin avucuna $100 sıkıştırıp iceri doner.

Ve dugun baslar, herkes yerini alir, gelin ve damat rahibin onunde bulusur ve yeminler okunmaya baslanir.

Sira damadin yeminine gelince damadin gozleri hain hain parlar ve rahip damata sorar:

- "....... esinizin daima bir adim gerisinden yuruyeceginize, her emrini ve dilegini yerine getireceginize, her sabah kahvaltisini hazirlayip ayagina kadar gotureceginize, ve ikiniz de yasadiginiz surece baska kadinlara yan gozle bile bakmayacaginiza yemin ediyor musunuz...?"

Tabi damadin bu beklenmedik is karsisinda gozleri faltasi gibi acilir. Saga sola bakar, bir yutkunur.. ve kisik bir sesle:

- "E..eee.. evet efendim"

Ama toren sona erdikten sonra damat hisimla rahibin karsisina dikilir:

- "Bir anlasma yaptigimizi saniyordum!!!!"

Rahip gulumseyerek cevaplar:

- "Esiniz daha iyi para verdi.."




fıkranın devamı


Yasli doktor kasabayi terketmek uzereyken yerine gelen genc doktoru almis hastalarini tanistirmak uzere evden eve dolastirmaya baslamis. İlk girdikleri evde bir kadin:

- "Doktorcugum çok mide agrisi çekiyorum" demis. Eski doktor da;
- "Bence biraz fazla meyva yiyorsunuz da ondan..." demis. Disari çiktiklari vakit yeni doktor "Abi" demis, "Kadini muayene bile etmeden nasil böyle bir neticeye vardin ?"

Yasli doktor anlatmis: "Oglum, numaradan gözlügümü yere düsürdüm bir de baktim ki yatagin alti meyva kabuklari ile dolu.."
Ikinci evdeki hastayi genç doktorun muayene etmesine karar vermisler. Bu evdeki kadin "Çok halsizim" deyince doktor

- "Belki de Kilise faaliyetleriniz sizi çok yoruyor, biraz ara verin" demis.

Disari çikmislar yasli doktor genç doktora ;

- "Dogru söyledin" demis "Bu kadin kiliseden disari çikmaz. Ama nasil anladin?" Genç doktor ;

- "Ben de çaktirmadan yatagin altina baktim ve kilisenin papazini gördüm"

fıkranın devamı


Bir hanimefendi doktora gitmis.. Checkupa.. Yani yillik kontrola..
"Doktor" demis.. "Ben fevkalade saglikli bir kadinim. Bir tek kusurum var.Gaz kaciriyorum.. Durmadan gaz kaciriyorum.. Evde.. Iste.. Kilisede.. Otobuste, asansorde, super markette..Durmadan kaciriyorum.. Ama fazla da sikayetim yok. Kendime hic sorun yapmiyorum bunu.. Cunku benim kacirdigim gazin ne kokusu var, ne de sesi cikiyor.."
Doktor, bir hap yazmis kadinin recetesine.. "Bu haplardan gunde uc tane al, haftaya gel gene beni gor" diye..
Ertesi hafta kadin hisimla girmis doktorun muayenehanesine.. "Doktor" demis.. "Hey doktor.. Gecen hafta verdigin haplardan sonra, kacirdigim gazlar les gibi kokmaya basladi.."
Doktor "Guzel" demis.. "Cok guzel.. Sinuslerinizi tedavi ettik demek. Simdi sira geldi, kulaklariniz uzerinde calismaya.."

fıkranın devamı


Kasabanin oduncusu papazin evine odun götürmüs. Odunlari kömürlüge bosaltirken, nasil olduysa olmus, bir tanesi gitmis alt kattaki pencerenin camini kirmis. Oduncu çok telaslanmis ve özür dilemek için papazi aramis ama bulamamis. Ayni telas içerisinde evine dönmüs ve kapida kiliseye derse giden ogluyla karsilasmis.

Çekmis oglunu kenara olanlari anlatmis ve bak oglum papaz efendi sorarsa 'babam bosaltirken bir kaza olmus ve çok özür diliyor' dersin demis.

Çocuk da telaslanmis ama yapacak bir sey yok kilisenin yolunu tutmus. Papaz o gün yaratilis hakkinda konusuyormus. Ve oduncunun ogluna

"söyle bakalim sen dünyaya nasil geldin?" diye sormus. Oduncunun oglu da kekeleyerek:

"babam çok özür diliyor, bosaltirken bir kaza olmus!"



fıkranın devamı


Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler.
Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der.
Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim,Tanri nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?".
Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?" Büyük yanitlar:
"iste simdi hapi yuttuk, Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"




fıkranın devamı


Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler.
Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der.
Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim,Tanri nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?".
Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?" Büyük yanitlar:
"iste simdi hapi yuttuk, Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"

fıkranın devamı


Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler.
Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der.
Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim,Tanri nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?".
Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?" Büyük yanitlar:
"iste simdi hapi yuttuk, Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"

fıkranın devamı


Çok iyi giyimli bir is adami Vatikan'a gelir papayla görüsmek istedigini söyler. Kendisini bir Kardinal'e götürürler. Adam israr eder.
- Sizinle degil, dogrudan Papa ile ve yalniz görüsmek istiyorum.
Sonunda adami Papa'nin huzuruna çikarirlar. Ama adamin ne istedigini merak eden Kardinaller kapinin disinda kulak kesilmis içeriyi dinlemektedirler.
Içeride sesler yukselmistir.
Adam : - 1 milyar dolar.
Papa : - Olmaz
- 2 milyar dolar.
- Hayir.
- 5 milyar dolar.
- Hayir.
Adam kapiyi çarpar, hisimla uzaklasirken Kardinaller içeri kosusur.
- Sayin Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Düsünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapilir, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi. Parayi niçin kabul etmediniz ?
- Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mi deseydik ?

fıkranın devamı


Amerika’da ölen bir kadin için kilisede cenaze töreni düzenlenmisti.
Tören sonunda cenaze görevlileri tabutu tasirken, tabutun ön bölümünü
yanlislikla kilisedeki sütunlardan birine çarptilar. Bu olaydan sonra
tabuttan bir inilti sesi duyuldu. Tabut açildi ve öldügü sanilan kadinin
yasadigi anlasildi. Bir süre hastanede tedavi edilen kadin iyilesti ve 10
yil daha yasadi. 10 yil sonra öldügünde ise cenaze töreni yine ayni kilisede
yapildi. Tören sonrasi görevliler tabutu tasirken, kilisedeki ayni sütunun önüne geldiklerinde, ölen kadinin kocasinin, arkalardan sesi duyuldu;
"Lütfen sütuna dikkat ediniz..."

fıkranın devamı


Amerika'da büyük şehirlerden birinde bir
kilise, havra ve cami tesadüf birbirine
komşu durumuna gelirler.Zamanla papaz,
haham ve hoca arkadaş olurlar.Üçü de kendi
dinince ibadetini yaptırır, sonra birarada
vakit geçirirler.Gel zaman git zaman, yaz
aylarında avluda kağıt oynamaya başlarlar.
İnsan azmaya görsün, bir süre sonra bu oyunları
kumara dönüşür.Sonunda ihbar edilirler ve
polis aniden baskın yapar.Papaz, İmam ve Haham
toparlanıp oyun kağıtlarını saklarlar, ama polis
durumdan emin.
Komiser önce papazı sorgular :

-"Sen din adamısın, yalan söylemek sana yakışmaz,
söyle, kumar oynuyordunuz, değil mi?".
Papaz işin nereye varacağını kestirir ve inkar
eder. Komiser kararlıdır,kiliseden İncil'i
getirtir,
-"Öyleyse Mukaddes kitap üzerine yemin et"der.
Papaz bir kere hayır demiştir, şimdi itiraf
ederse büsbütün kötü olacağını bilir.
"Ne yapayım," diye düşünür, "şimdi yalan
yere yemin eder, sonra katedrale gidip günah
çıkartırım, Allah affeder..." Elini kitaba basıp
yemin edince, komiserin yapacak birşeyi kalmamıştır.
Komiser bu defa hocaya doner,
-"Bak hoca efendi," der, "bilirim sizin dinde
yalan söylemek çok günahtır.
İtiraf et; kumar oynuyordunuz, değil mi?":
Hoca düşünür, "Evet" dese hem papazı ele vermiş
olacak, hem de kendisi için durum iyi olmayacak.
"Papaz bizden daha kıdemli, inkar ettiyse bir
bildigi vardır. Arkadaş uğruna işleyeceğim bu suçu
Allah elbet affeder" diye düşünüp kendini avutup,
basar yemini...
Şimdi sira Haham Salamon'a gelmiştir.
Komiser bu son kozu da kaybetmek istemez.
Bütün hışmı ile ona döner
-"Söyle Haham efendi, sakın inkar etme, kumar
oynuyordunuz, değil mi?"
Haham ellerini kaldırır, papaz ve hocayı işaret
eder,

-"iyi da komiser bey, kiminla?"


fıkranın devamı

Üç rahibe kiliseden evlerine doğru yol alırken ileride bir kavşaktan sonra köprü üstüne gel...
fıkranın devamı

Katolik mahallenin papazı, o kiliseye gelişinin 25. yıldönümü şerefine verilen bir yeme
fıkranın devamı

Birgün papa yaşlılıgından dolayı görevi bırakmaya karar vermiş. onun yerine de iskenderiye ...
fıkranın devamı

Protestan kilisesinde yanıp tutuşan rahibelerin başına atanan genç rahip hem sexy hemde dinine ...
fıkranın devamı

Küçük bir kasabada bir gün iki Hiristiyan yolda giderken bir kiliseye raslamışlar...Birisi di
fıkranın devamı

Yasli kadin, yasli kocasinin olumune agliyordu. Komsular kendisini yatistirmak icin ne soyledilerse,...
fıkranın devamı

Kilisenin birinde, sex icin yanip tutusan bir rahibe varmis. bu rahibe hergun bas rahibe gidip, yete...
fıkranın devamı

Bir kasabanin kilisesinde papaz vaaz vermektedir. Konu kasaba nufusunun azligina gelir ve papaz halk...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama