ÇOCUK BAKKALA GİTMİŞ.BAKKAL AMCAYA KENDİSİNE YUMURTA VERMESİNİ SÖYLEMİŞ.YUMURTALARI ALINCA ÖFKEYLE _NEDEN HEP KÜÇÜK YUMURTA VERİYORSUN? BAKKAL; _TAŞIMASI KOLAY OLUR. ÇOCUK PARAYI VERMİŞ BAKKAL AMCA ONU DURDURMUŞ VE EKSİK PARA VERDİĞİNİ SÖYLEMİŞ.ÇOCUK GÜLÜMSEYEREK _SAYMASI KOLAY OLUR BAKKAL AMCA...
fıkranın devamı

Akşehirli bir adam, Arabistan’da iki yıla yakın kalmış. Haccını da yapmış, döndüğünde komşuları ziyaretine gidip, merak...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca eşeğini koştururken sarığını yere düşürmüş. Mahallenin çocukları yerden sarığı kapmışlar... Top gibi birbirler...
fıkranın devamı

Birkaç bilgin papaz, Nasreddin Hoca’nın cevaplayamayacağını sandıkları bir soruyla, karşısına çıkmak istemişler.- ̶...
fıkranın devamı

Akşehirde tarlalarına doğru eşekleriyle giderlerken, Nasreddin Hoca’ya bir yol arkadaşı “aç avucunu” diyere...
fıkranın devamı

Cemaatten çirkin sesli, musiki makam ve usûlünden bîhaber bir adam minareye çıkıp ezanı okumaya başlamış. Nasreddin Hoca mina...
fıkranın devamı

Timurlenk, Akşehir’in ileri gelenleri ile tanışmak için bazılarını yanına çağırtmış. Misafirlerine şerbet dağıttırmış. ...
fıkranın devamı

Hoca öküzleriyle çift sürüyormuş.O sırada öküzleri sabana bağlayan kayışlardan biri kopmuş.Hoca, kopan kayışın yerine sarığın...
fıkranın devamı

Bir gün Nasreddin Hoca’ya komşu kadınlardan biri,- “Hoca efendi” demiş, “bizim deli kıza muska mı yaz...
fıkranın devamı

Sıcak bir yaz günü , Nasreddin Hoca yolculuğa çıkmış. Yol kenarındaki hayrat çeşmeden su içip, elini yüzünü yıkayıp biraz ser...
fıkranın devamı

Köylünün birisi, diğer bir köylüden “10 kile buğday alacağı olduğunu” iddia ediyormuş. Aslında böyle bir alacağı ...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca bir Kadı ile Bir tüccara yoldaş olmuş. Ortada Hoca, sağında Kadı efendi, solunda Tüccar efendi, hem konuşuyorl...
fıkranın devamı

Hoca bir gün karısına :- “Hatun” demiş, “Şu bizim komşu, çarıkçı, Mehmet ağanın adı neydi ?”- “...
fıkranın devamı


Tur otobüsü şöförünün omzuna dokunulunca adam hafifçe başını çevirmiş, bir bakmış ki elinde bir avuç badem, yaşlı bir kadın durmakta.. Teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş..

15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şöförün omuzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca;

"Zahmet ediyorsunuz efendim.." demiş saygılı şöför, " Hep bana yedirdiniz.. Biraz da kendiniz yesenize.."

Çiğniyemiyorum evladım.." demiş yaşlı kadın, "Dişlerim yok.."

"Niye satın alıyorsunuz o zaman?.."

"Evladım ben sadece üzerindeki çikolatayı emmesini seviyorum!.."

fıkranın devamı


Horoz etrafı kolaçan ettikten sonra mis kokuların geldiği mutfağa atlamış.Masaya doğru ilerlerken masanın üstünde bir kitap bulmuş.
Yumurta yapma tarifleri.
Horoz:Arkadaşlar koşun sex kitabı buldum.

fıkranın devamı


Temel bir gün malını mülkünü satıp Miami'ye gitmiş ve oraya yerleşmiş.Gel zaman git zaman Temel'in serveti tükenmiş.Temel başlamış kara kara düşünmeye nasıl bir iş yapsamda geçimimi sağlasam diye.En sonunda en kolay iş olan rahipliği bulmuş ve rahip olmuş.Ekmek elden su gölden Temel çok rahat fakat rahiplerin durumu malum cinsel ilişki yasak.Gel zaman git zaman Temel'in canına tak etmiş başlamış gene kara kara düşünmeye ne yapmalı ne etmeli bu işe bir çare bulmalı demiş kendi kendine,o sırada koridordan geçen genç rahibeyi görmüş ve aklına gelen fikri uygulamaya başlamış...
Rahibe Temel'in yanına geldiğinde Temel başlamış kendi kendine konuşmaya:
-Olmaz İsa kesinlikle olmaz...
Rahibe merak etmiş sormuş:
-Hayırdır kimle konuşuyorsun?
-İsa efendimiz bana senin elini tutmamı söyledi...
-İsa efendimiz diyorsa doğrudur vardır bi bildiği tut o zaman elimi demiş rahibe.
Temel yeniden başlamış konuşmaya:
-Olmaz İsa efendimiz bak vallahi olmaz...
Rahibe tekrar sormuş ''noldu ne diyo'' diye...
-Bu seferde rahibenin odasına gidin diyor...
Rahibe:
-İsa efendimiz diyorsa doğrudur vardır bir bildiği gidelim o zaman..
Rahibenin odasına geldiklerinde Temel başlamış yine kendi kendine konuşmaya
-Olmaz İsa efendimiz bak bu sefer çok oluyorsun kesinlikle olmaz!!!
Rahibe yine soruyor ''ne oldu bu sefer ne diyor''diye...
-Soyunun yatağa girin diyor..
Rahibe:
-İsa efendimiz diyorsa doğrudur vardır bir bildiği diyor
Ve soyunup yatağa giriyorlar.
Temel başlamış tekrar konuşmaya:
-Olmaz İsa bak bu sefer çok fazla ileri gittin kesinlikle olmaz!!!
Rahibe:
-Ne oldu ne diyor İsa efendimiz?
-Rahibenin üzerine çık diyor...
-İsa efendimiz diyorsa doğrudur vardır bir bildiği çık o zaman...
Temel rahibenin üzerine çıkmış ve şöyle devam etmiş:
-İSA İTME İTME İSAAAAA

fıkranın devamı


Q. Kocam külot yerine boxer don giyerse hamile kalma olasılığım artar mı?
A. Evet ama hiç bir şey giymezse daha çok şansınız olur.

Q. Tam olarak ne zaman hamile kaldığımı nasıl bilebilirim?
A. Yılda bir kere sex yaparak.

Q. En sık karşılaşılan aşerme hangisidir?
A. Erkekler için, hamile olanın yerinde olma isteği.

Q. Ben ve kocam çok çekiciyizdir. Eminim bebeğimiz de reklamlara çıkmak için yeterince güzel olacak. Bu konuyla ilgili olarak kiminle bağlantı kurabiliriz?
A. Terapistinizle.

Q. Kusmalarımın hamileliğin sabah bulantılarından mı yoksa grip olduğumdan mı kaynaklandığını nasıl bilebilirim?
A. Eğer gripseniz iyileşirsiniz.

Q. Hamile kaldığımdan beri göğüslerim ve hatta ayaklarım bile büyüdü.Hamilelikte küçülen bir şey var mı?
A. Evet, mesaneniz.

Q. Hamile kaldığımdan beri kızarmış soğan halkaları olmadan yatağa giremez oldum. Bu aşerme normal mi?
A. Onlarla ne yaptığınıza bağlı.

Q. Hamileliğim ilerledikçe, yabancılar bana daha çok gülümsemeye başladı. Neden?
A. Çünkü onlardan daha şişmansınız.

Q. Hamileliğin son zamanlarındaki sex, hangi şartlarda doğumu başlatır?
A. Eğer sex, kocanız ve başka bir kadın arasında olursa.

Q. Doğum danışmanım, doğum sırasında hissedeceğim şeyin acı değil basınç olacağını söylüyor. Bu doğru mu?
A. Evet, aynen kasırganın da bir hava olayı olduğu gibi.

Q. Doğum hemoroid sebebi olabilir mi?
A. Doğum, bahane bulmak istediğiniz herşeyin sebebi olabilir.

Q. Anne sütünü saklamak için en uygun yer neresidir?
A. Göğüsleriniz.

Q. Meme pompalarının güvenli bir alternatifi var mı?
A. Evet, bebek dudakları.

Q. Bir bebeğin dişli doğması ne anlama gelir?
A. Bebeğin annesinin bebeği emzirme ile ilgili planlarını tekrar gözden geçirmek isteyebileceği anlamına.

Q. Bebeği sütten ne zaman kesmek gerekir?
A. Dişleri çıkmaya başladığında.

Q. Kavrama refleksi nedir?
A. Taze annenin memelerini gören taze babanın reaksiyonudur.

Q. Bir anne emzirirken hamile kalabilir mi?
A. Evet ama, önce bebeği memeden ayırıp uykuya yatırırsanız işiniz daha kolay olur.

Q. Atılan çocuk bezlerine ne oluyor?
A. Kimyasal bir savaş durumunda kullanılmak üzere Orta Batı'da bir siloda toplanıyorlar.

Q. Kolik ağrıları nedir?
A. Taze anne-babaya doğum kontrolunu hatırlatan şey.

Q. Bebeğimiz geçen hafta dünyaya geldi. Acaba karımın hisleri ve davranışları ne zaman eskisi gibi normale dönecek?
A. Çocuğunuz Üniversiteye başladığı zaman.

fıkranın devamı


Mehmet bey sorunsuz bir kişiliğe sahip olmasına rağmen kelliğini zamanla problem haline getirmiştir. Bir gün eski bir arkadaşı ile karşılaşır dertleşirken arkadaşına sorununu açar.
Arkadaşı;
- ''ooo bu da sorun edilir'mi çaresi var kolay'' der.
- ''Eşinle yatağa girdiğinde kel olan bölğeleri onun cinsel orğanına güzelce sürteceksin, saçların eskisinden gür olur'' der.
Mehmet bey o hızla eve gider ve reçeteyi uyğular. Bir müddet sonra gerçekten gür saçları olmuştur. Neşelidir...
Bir gün sinemaya gittiğinde önündeki sırada dazlak bir adam görür. İyilik damarları kabarır;
- ''şuna da ben iyilik yapayım da hayatı değişsin'' der.
adamın omzuna arkadan vurur.
Adam geri döner, bıyıklı, gür sakallı biri..
Şaşırır ve der'ki;
- ''yuh ulan sana hep oralarını sürteceğine biraz da kafayı sürtseydin'ya''...

fıkranın devamı


Temel Afrikaya geziye gider bir gün gezerken bir siyahi adami görür bakarki adamın malı elinde. Ama ne mal kocaman. Temel merak eder sorar:
- Bunu bu hale nasil getirdin diye.
Siyahi derki:
- Kolay, git *ikini bir hafta duvara vur seninde olur.
Temel gider ve bir hafta sonra gelir. Afrikali ne yaptin diye sordu.
Temel: Rengini tutturdum ama boyu ayni

fıkranın devamı


ADAMIN BİRİ BALDIZINA AŞIK OLUR DİNİMİZCE BALDIZYLA EVLENMESİ İÇİN KARISININ ÖLMESİ GEREKİYOR BİRGÜN KAHVEDE DERTLİ DERTLİ DÜŞÜNÜR ARKADAŞI YENINA GELİR NİYE BÜYLE DERTLİSİN DİYE SORAR YA HİÇ SORMA DERDİMİN DERMANI YOK DER ARKADAŞI ISRAR EDİNCE SÜYLER BALDIZA AŞIK OLMUŞUM BUNUN İÇİN KARIMIN ÖLMESİ LAZIM DER ARKADAŞI DER KOLAY NASIL DİYE SORAR DER TRABZONUN OF İLÇESİNDE BİR TÜRBE VAR GİT BEDUA ET BİRİ BİRDİR ADAM GİDER TÜRBEYE BEDİA EDER DÜRBE BAHTINA DÜŞMÜŞÜM BALDIZIMA AŞIK OLMUŞUM KARIMI ÖLDÜR BALDIZIMLA EVLENİYİM GERİ KÖYE GELMİŞ BEKMIŞKİ EVLERİNİN ÖNÜNDE BİR KALABALIK VAR SEVİNÇ SEVİNÇLİ BİR ÇOCUĞA SORAR NE OLMUŞ BİZİM OVUN ORDA ÇOCUK DER HABERİN YOKMU BALDIZIN ÖLMÜŞ ADAM GERİ DÜNER TÜRBEYE DER TÜRBE SEN LAFI GÖTENMİ ALIYON SANA KARIYIMI ÖLDÜR DEDİK YOKSA BALDIZI

fıkranın devamı


Agopla karısı haykanus kahvaltı ediyorlarmış...
haykanus sormuş:
-sular akmoor agop,bir bakrsın değil mi?
-nerden çıkarırsın şimdi haykanus ben muslukçu?
-peki havagazını kontrol etsen.
-canım ben tesisatçı?
-agop eelektrik düğmeside bozulmuş
-yeter artık haykanus
Agop akşam eve geldiğinde bir bakmış ki,bütün aksaklıklar onarılmış...
merakla sormuş haykanus a
canım akrım,kime yaptırdın bunları?
-kirkora rica ettim beni kırmadı.
-ne?kirkor mu?Odünyanın en kötü adamıdır.Karşılıksız hiçbir şey yapmaz.
-evet bana, 'ya benimle sikişeceksin yada bana çikolatalı pasta yapacaksın' dedi.
-Güzel!..Pastayı yaptın değil mi?
-Ah Agop,nereden çıkarırsın bunu ben pastacı...

fıkranın devamı


Adam çok zamparaymış. Faaliyetlerinin sonucu olarak günün birinde hastalığı kapmış. Doktor hastalığın tedavisinin çok kolay bir yolu olduğunu, bir hafta boyunca ufaklığı her gün 15 dakika içi süt dolu bir bardağın içinde tutmasını söylemiş. Adam hergün banyoya bir bardak sütle girip kapıyı kilitleyerek tedaviyi uyguluyormuş. Karısı durumu merak edip sorduğunda bir şekilde geçiştiriyormuş. Dördüncü gün banyoya girmiş ancak kapıyı kilitlemeyi unutmuş. Bunu fırsat bilen karısı kapıyı açıp içeri girdiğinde gördüğü manzara karşısında bir an duraklamış ve;
- "aaaaaaaa kırk yıl düşünsem bunun bir dolmakalem gibi ağızdan doldurulduğu aklıma gelmezdi" demiş...

fıkranın devamı


Adamın biri bir gün keyifli bir şekilde kahveye girer;
- ''Herkese benden çay''...
Kahvedekiler şaşırır;
- ''neden'' diye sorarlar...
Adam cevaplar;
- ''sormayın dün bizim büyük oğlan eve kız getirdi ben *iktim büyük oğlan *ikti küçük oğlan *ikti bico varya bico o bile *ikti''.
Ertesi gün daha keyifli bir şekilde gelir ve herkese kola ısmarlar. sordukları zaman ise;
- ''dün bizim küçük oğlan eve kız getirdi ben *iktim büyük oğlan *ikti küçük oğlan *ikti bico varya bico o bile *ikti''.
3. günde keyiflidir nedenini sorarlar şöyle cevap verir;
- dün bico eve kız getirdi ben *iktim büyük oğlan *ikti küçük oğlan *ikti bico varya bico o bile *ikti''.
4. gün çok sinirli ve mutsuzdur soranlara;
- ''Ya hiç sormayın bizim kız evlendi damat, beni *ikti büyük oğlanı *ikti küçük oğlanı *ikti''.
Arkadaşlardan biri dayanamayıp sorar;
- ''yahu bico ne oldu'' diye sorunca.
Adam cevapladı;
- ''Valla bizim bico acıya dayanamayıp öldü''...

fıkranın devamı


Adamın biri otobanda arabası ilerlerken yol kenarında bir rahibe otostop yapmış Adam durup almış rahibeyi arabasına. Biraz gittikten sonra adamın aklına kötü kötü şeyler gelmeye başlamış ve vites değiştirirken yanlışlıkla çarpmış gibi elini rahibenin bacaklarına atmış. Bakmışki rahibe itiraz etmiyor, başlamış bacaklarını okşamaya. Rahibeninde memnun olduğunu görünce arabayı bir ağacın altına çekip başlamış rahibeyi mıncıklamaya. Rahibe:
- Tamam sana vericem ama önden değil arkadan. Çünkü biliyorsun biz rahibeler bakire olmak zorundayız.
Adam kabul etmiş ve rahibeyi bir güzel becermiş. Tekrar arabaya binip yola devam etmişler. Rahibe ilerideki kasabada inmek istemiş. İnerken adam çok memnun kaldığını bunu tekrarlamak için onu nasıl bulabileceğini sorunca rahibe şu cevabı vermiş:
- Beni bulmak kolay, buralarda rahibe kılığında dolaşan ibne nerede diye sorarsan herkes benim yerimi tarif eder...

fıkranın devamı


Genç adam, yeni tanıştığı kız arkadaşına hediye vermek istemişti. Bu ona alacağı ilk hediye olacaktır. Bu yüzden fazla özel bir şey seçmemeye dikkat eder, ama alacağı şey birazda romantik olmalıdır. O gece birlikte çiseleyen karın altında yürürlerken, avucunun içinde ısıtmaya çalıştığı elleri hatırladı ve karar verdi. Bir çift eldiven alacaktı.
Alışverişe bu tür işlerde pek becerikli olan kız kardeşini yanına alarak çıktı. Bir büyük mağazadan içi kürk'lü bir çift beyaz eldiven seçtiler. Kız kardeşi de kendine bir çift beyaz dantelli külot aldı. Bu arada, mağazadaki paketleme kısmında bir karışıklık olduğu ne var ki.
Eldiven kız kardeşinin paketine girdi, külotlarda mağazanın özel kuryesi ile kız arkadaşının evinin yolunu tuttu, içindeki delikanlının yazdığı romantik notla tabii:

- ''Sevgilim, geçen akşam seninle çıktığımızda bunlardan giymediğini farkettim. Eğer kız kardeşimle beraber olmasaydım, ben uzun ve düğmeli olanlardan alırdım, ancak kardeşim kısa ve düğmesiz olanlardan kullanıyor. Çıkarması daha kolay oluyormuş. Renginin açık olaması çabuk kirleneceği izlenimini veriyor. Ancak bunları satın aldığım bayan bana kendisininkini gösterdi. Üç haftadır kullanıyormuş. Yakından baktım, hiçbir kirlenme yoktu. Tezgahtar bayandan bir şey daha rica ettim; seninkileri giyip nasıl durduğunu bana üzerinde göstermesini. Hemen giydi, çok iyi duruyor.

Elimi uzattım, okşar gibi sıktım. Ele de çok hoş geliyor. Keşke bunları ilk giydiğinde yanında olup sana yardım edebilseydim. Seninle buluşuncaya kadar birçok yabancı elin ona dokunacağını düşünmek beni üzüyor. Çıkardığın zaman içi biraz nemli olabilirmiş, o zaman üfleyerek havalandırman gerekiyormuş.
Önümüzdeki günlerde bunları nasıl avucumun içine alıp, nasıl defalarca öpeceğimi düşünüyorum. Cuma akşamki buluşmamızda giymeyi sakın unutma''.
NotÜ;
- ''En son moda, giydikten sonra üstten aşağıya doğru kıvırarak, biraz tüy görünmesini sağlamakmış''

fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey