Komik Fıkraları

loading...

http://imgur.com/KG9c9I5


http://imgur.com/PN7ZcRg


http://imgur.com/CCaP62w


http://imgur.com/j9w6emk


http://imgur.com/XeVA2Fd

fıkranın devamı

Bir kadın varmış. çocuğunla tarlaya gidiyormuş. çocuk 2 3 dakika sonra anne acıktım demiş.annesi ona sütlen ekmek vermiş.sonra yılan sütün kokusuna gelmiş. çocuk sütü bırakmış.başlamış yılan sütü içmeye.çocuk almş kaşığı yılanın kafaya vurmuş çocuk demişki ehmenlen ye ehmenlen aslında şaka komik olsun diye yapmışlar.
fıkranın devamı

Jhon BP de işlemek üçün Azerbaycana gelir. Bir iki yıl geçince komikde olsa Azerbaycan Türkçesini öğrenir. Bir gün kömekçisi (yardımcısı) Elçinle beraber sahede (sahada) işlerken (çalışırken) uzun vahtdır (süredir). Aklına takılan soruyu sorar. aaa Elçin bir şey soruşmak olaar. Olar jhon neye göre olmasın. Men bu Türklerle Azeriler arasında ne ferg (fark) var. Yazık Elçin başını kaşır içinden indi (şimdi) gel bu Allahın İngilizen aradaki farkı başa sal (anlat) diye düşünür. Bir den ilerde bir şey görür ve jhon'a dönerek. Jhon yolu görürseen der. Jhon heee Yolun kırağını (kenarını) görürseen Hee Yolun kırağında mal pohu (tezek) var gürürseen Deyir hee İndiii der fikir ver. (Şimdi dikkat et dikkatle düşün.) onun üzerinden maşın tekeri geçip (araba tekerleği) ve ortadan iki ye ayırıp Jhon hee der gördüm. Hah işte der. Onun sağ tarafı Türklerse sol tarafı azeriler. Bir çok fıkralar yazmaışlar azeri fıkrası diye uydurma. Benzetme sözler ve tercümeleri doğru değil.
fıkranın devamı

Temel askerdeyken birgün yeni komutan gelir: -Askerler!benim soyadım kırç.Unutmayın arada R var Yani rockstar games :d iste sonra askerler arada r var diye diye tekrar ediorlarmıs.Komutan soruyor bunlar sasırmıormus.Bi güs Temel'e sormus : - BEnim adım ne ? Temel : GÖrt :D iksdeee R var yani Rockstar games :D Xd Xo Xo xdXOXOXODXDXDXDXDXDXD ahah h
fıkranın devamı

Adamın bir tanesi çölün ortasında deveyi s**iyormuş. Deve arkasını dönüp bakıyormuş adamda utanıyormuş. oradan çok güzel bir kız geçiyormuş kız demıs bir bardak su ver ıstedıgını yapayım demıs. Suyu vermiş adam kız ne yapcam? diye sormus adamda = şu devenın kafasını tutta bi s**eyım demıs.
fıkranın devamı



Başlatmak için lütfen play tuşuna basınız....
fıkranın devamı


Bu sayfayı Açılış Sayfanız yaparak her internete girdiğinizde ayrı bir komik resim , karikatür ve son ilave edilen 20 fıkrayı görecek hoş vakit geçireceksiniz. Gün'e Gülerek Başlamak İçin

fıkranın devamı


Dünyanın en komik kazası:
Bir duvarcı ustasının şantiyede başına gelen kaza ile ilgili şefine yazdigi mektup:
Sayın şantiye şefim; İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur
.Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu,
.Aşağı indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım ve ardından altıncı kata çıktım.
.İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım.
.Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım.
.İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım.
.Bütün tuğlaları varile doldurdum.
.Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm.
.İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogramlık varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Heyecan ve saşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim.
.Ben yukarı çıkarken yolun yarısında, aşağı inmekte olan tuğla dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın kırıldığını hissetim.
.Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı; Parmaklarım da bu sırada kırıldı.
.Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı. Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil ise yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık! Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.
.Yere inince can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Bu sefer de başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm! Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. Bayılmışım, gözümü hastanede açtım.

fıkranın devamı

Çok kısa ama komik bir sözdür.Almanlar demiş ki türklere asfalt yapmayı biz öğrettik ama ya...
fıkranın devamı

Kadının biri doğum yapmak üzere hastaneye yatmışkadını doğumdan evvel ultrasyona sokmuşlar...
fıkranın devamı

Arkadaslar benim belcikada ,gentde bir internet kafem var.Bir gun bi orta yasli bi musteri geldi ben...
fıkranın devamı

Karı-koca ağız münakaşası yapmaktadırlar.Koca: - Hanım, komik oluyorsun. Hem göğüslerin...
fıkranın devamı

Büyükşehir Belediyesi kuruluşlarından KIPTAŞ'ın Genel MüdürYardımcısı, sevgili Emin Batu...
fıkranın devamı

Bilgisayar acemisi (Komik Gerçek Olay)WordPerfect'in yardım hattında banda alınmış bir telefon...
fıkranın devamı

Temel Cemal'e bir fıkra anlatmış. Cemal anlamamış.Temel gene anlatmış, yine anlamamış. Dör...
fıkranın devamı

Al kelimeyi vur kelimeye

Japonlar ne zaman "günaydın" der ?
Tabii ki "Türkçe" öğrenince! ...

Yerin kulağı var derler.
Benim de kulağım var. Peki ben yer miyim, Hayır yemem.

Anne, beni bekleme! Sabaha dönerim,
akşama iskender !!!

Taksime cami yapmasınlar
başkasının taksisine yapsınlar...

Danışma diyorlar
ama yine danışıyorlar...

Acele işe çünkü !...
şeytanın da çisi gelmiş...

Ah be Azrail
sen adamı öldürürsün !

Adamın biri başvurmuş
hastanelik olmuş..

Adamın birinin kafası kızmış,
vücudu erkek ...

Ağaç altında oturan bir zencinin koluna düşen karınca;
"eyvaah ! karakola düştüm" demiş.

Adamın biri 8 dil bilen birini öldürmüş
toplu katliamdan yargılanmış.
fıkranın devamı



(Bir evin salonu Adam salondaki uzun koltuğa uzanmış, elindeki gazeteyi okumaktadır. İçeriye sıcaktan bunalmış halde karısı girer ve adama bağırır)

- Muharrem Muharrem! Kime diyorum?! Şşştt! Aloooo Muharrem!!
- Ne var Türkan? Niye bağırıyorsun?
- Yaşasın hayattasın. Sonunda bağlantı kurduk.
- Türkan ne diyorsun ya?
- Bir sorum var. Cevap vermeni istiyorum.
- Soldan sağa mı? Yukarıdan aşağı mı? Harf çıkmış mı?
- Harf çıkmamış ama biraz daha o elindeki bulmacayı bırakmazsan olay çıkacak.
- Soruyu alayım.
- Sence biz neden tatile çıkmıyoruz?
- Çıktık ya Türkan! Tatildeyiz işte. Soru bu mu yani? Çok kolaymış!! Hahahaaa!
- Aman ne komik! Sen bu sıcakta bütün gün evde oturmaya tatil diyor olabilirsin ama ben demiyorum Muharrem. Üstelik ben yine ev işleri yapmaya devam ediyorum. Tatil sana geldi bana değil. Ben de tatile çıkmak istiyorum Muharrem. Millet güneye indi, biz hala buradayız farkında mısın?
- Ne o öyle?! Yaz geldi haydaaa güneye in. Mecbur muyuz yani? Göçmen kuşlar gibi. Zamanı geldi göç oraya. Kuş muyuz biz Türkan? Buradaki sıcaktan kaçıp oradaki çöl kumlarına niye yatalım? Kuş beyinli miyiz biz Türkan?
- Bir kere kuş beyinli olan sensin Muharrem. Hala aklın alamadı bir türlü şu tatilde bir yerlere gitme işini di mi? Sorarım sana, 3 gündür neden çöpleri sen çıkarıyorsun da kapıcı almıyor?
- Sahi ya? Nerede o herif?
- Senelik izne çıktı ve Bodrum'a indi.
- Gördün mü? Adam akıllı, tatilde evinde. Bir de bana laf ediyorsun. Bak bodruma inmiş.
- Boşuna kelime oyunu yapma Muharrem. O Bodrum bizim evin bodrumu değil canım.
Sapına kadar Bodrum. Kapıcı Bodrum'da biz buradayız, binayı bekliyoruz.
- Vay adi. Yöneticiye diyordum da inanmıyordu. Çok para veriyoruz biz bu herife çok...
- Muharrem, senin kredi kartıyla tatil diye bir şeyden haberin yok tabii. Taksitle tatil yapılıyor artık. Kredi kartını uzatıyorsun, şak tatildesin.
- Taksitle tatil mi olur Türkan?! Temmuzda bir hafta havuza giricem diye şubatta bir yerlerim donarken para ödiycem öyle mi?
- Aynen öyle. - Yok devenin şnorkeli Türkan.
- Tamam kredi kartıyla gitmeyelim. Peşin para verelim o zaman.
- Kayınvalidem güzel mi benim Türkan?! Senin tatil köyünün bir gecelik fiyatı ne kadar haberin var mı? Evde para bassak yine ödeyemeyiz bir haftalık parayı bilesin.
- Yeteerrr!! Ben anlamam Muharrem. Ben tatile çıkmak istiyorum, tamam mı? Ben havuz kenarında uyumak istiyorum. Ben kalkınca yatağımı toplamamak, sofradan kalkarken bulaşığa kafa yormamak istiyorum. Anladın mııı?! Hemen o elindeki gazetenin tatil ilanları sayfasını açıyorsun ve bana bir tatil köyü buluyorsun, çabuukk!!!
- Hayatta o ufacık yazılara bakamam. Ne o öyle, karınca duası gibi.
- Nıhaaaaaaaa!!!! Hırsss hırssssss!!! Bunu sen istedin Muharrem.
- Türkan kendine gel. Ne yapıyorsun? Giy üstünü başını. Çekil camın önünden. Anaaaa soyundu kadın.
- Tutma beni güneşlenicem. Her yerimi yakıcam. Senin başını da yakıcam. Bak karşıdaki inşaattaki işçiler gördüler bile. Heeeeyyy bana bakıııınnnn!
- Allah seni bildiği gibi yapsın Türkan. Sen beni katil mi ediceksin?
- Sen karar ver Muharrem. Ya beni tatil edersin, ya kendini katil edersin. Nıhahaahahaha!!!!
__________________

fıkranın devamı

Hani bazen oynadığımız oyunlardan gına gelir, arkadaşlarımıza yaptığımız eşek şakaları da bööö olur, şansa televizyonda da saçmasalak şeyler olur işte tam o zamanlarda deneyebileceğiniz eğlence şeyleri yazdım. Okuyun. Okumakla yetinmeyin, mutlaka deneyin! Çok eğleneceksiniz. Ben eğlendim, ordan biliyorum.

1-
..Bütün gün evde sıkıldık kaldık. Yetmezmiş gibi gece de oldu. Oh iyi valla. "Hadi Serkan yatağa" yı da işittik. Gidip kös kös yatıcaz di mi. Hayıııır. Böyle durumlarda yatağınızda sinin ve kulaklarınızı dört açın. Birazdan anne babanızın ön sevişme seslerini işiteceksiniz. Biraz daha bekleyin iyice kızışsınlar. Tamam şimdi yatağınızdan çıkın ve hemen yatak odalarına damlayıp kapılarını açın. En masum ifadenizi takınıp "Anne, baba çok korkuyorum bu gece aranızda yatabilir miyim?" deyin. Nasıl şok geçirmiş gibi bakıyorlar di mi şu an? Heh he he! Çok güzel. Onlara cevap verme fırsatı bırakmadan hemen koşup aralarına yatın ve iyi geceler anneciğim diye annenize en şirininden bir öpücük kondurun. Babanızın yüzündeki elinden oyuncağı alınmış küçük kardeşinizin ifadesine benzeyen ifadesine bakıp bakıp eğlenin şimdi. Heh heh he! Şebek seniii!


2-
..Bir haftadır her gece aynı numarayı yapıyoruz. Naapalım çok eğlenceli yaa! Yalnız unutmayın bir hafta birlikte olamamaları yeni çözümler bulmalarına sebep olacaktır. Klasik yalan "evlilik yıldönümü" dür. Ne hoş di mi "kutsal aile" teorisinin arkasına saklanıp eğlencenizi bölecekler. Babanız elinize sıkıştırdığı üç kuruş parayla "haydi Serkancığım doğru sinemaya" diyecek. Paniklemeyin. Eğlence daha yeni başlıyor. Mümkün olduğunca para sızdırmaya bakın. Çünkü babalar bu en "kritik" dönemlerinde ellerinde avuçlarında ne varsa verirler. "babacığım ya yemek parası" "gazoz parası" "Alaska frigo parası" "tütün destekleme alımları parası" "balık tutan şaşı kedi parası" saçmalamaktan korkmayın. Çünkü babalar bu tür kritik durumlarda annenize iç geçirerek bakmaktan ne dediğinizi duymaya, duysalar bile duyduklarını da anlamaya fırsat bulamazlar. Sadece açık avucunuzu parayla doldururlar. Tamam babanızın parası bitti. Şimdi dışarıya çıkacakmış gibi yapın. Birkaç adım atın kapıya doğru. Çaktırmadan göz ucuyla arkanıza bakın. Allahım, ağızları kulaklarında nasıl da gülümsüyorlar böyle. Canıım, ne kadar sevimliler. Şimdi geri dönün. Annenizi öpün, babanızı öper gibi yaparken çaktırmadan önceden hazırladığınız "sarışın kadın saçını" babanızın görünür bir yerine (en garantisi alnıdır) koyun. Şimdi doğru dışarı. Siz dışarıda ayakkabılarınızı bağlarken annenizle babanız birbirlerine döndüler ve ilk bağırtı "Kim bu orospuuu Necatiii!" Hah hah ha! Onlar kavga ederken siz de bir internet cafeye koşup muhteşem servetinizi harcamaya bakın.

3-
.. Annenizle babanız bir haftadır küsler. Kavgadan önce de bir hafta birlikte olmadıklarını hesaba katarsak. Yedi, seki, dokuz, on, onbir, oniki, onüç, öndööört! Hah ha ha! Tam öndört gündür sevişemiyorlar. Süpeear! Ama ama bir saniye. Babanız eve bir çiçekle döndü. Alarm. Kadınlar çiçeğe dayanamazlar. Hemen bir şeyler yapmalısınız. Ama mümkün olduğunca bunu çaktırmadan yapmalısınız. Unutmayın sizden kıllanmaya başladılar. Bu yüzden siz onları barıştırıyormuşsunuz gibi yapın. En iyi taktiktir. Büyükler her zaman yer. - Anne, babamın seni ne kadar sevdiğini biliyorsun. Barışın haydi... - Hayatta olmaz... - Ama anne! Baba sen de bi şeyler söylesene! Onu ne kadar çok sevdiğini söyle mesela... (annenizin yavaş yavaş yakınlaştığını görüyorsunuz. Doğru yoldasınız) - Yok ya seviyo muymuş? (aldırmayın, kadınlarda klasiktir, laf sokmaya bayılırlar.) - Seviyo tabi, baba sen de bir şeyler söylesene... (anneniz iyice yakınlaştı di mi babanıza, babanız da sizin işi bitirişinizi takdir ve minnet duygularıyla seyrediyor.) - Ben.. Ben... (çok güzel kekelemeye başladılar.) - Ben de... (eyvah babanız ağzını açıp bir çift laf etti. Ve dahası birbirlerine bir türlü kavuşamayan hissiyatları kabarmış iki şebek gibi bakmaya başladılar. Eyvah eyvah! Hemen şimdi) - Baba onu çok sevdiğini söylesene. Haydi ama... (Evet, daha ne duruyorsunuz bombayı patlatın!) - Haydi ama baba, telefonda Rıfkı amcaya diyordun ya, o sarışın orospu da iyiymiş hoşmuş ama annem gibi sevişemiyomuş ya! Hadi onu da söylesene anneme! - Necatiiiiiii!!! Babanız tabi ki her masum insan gibi "hayatım yemin ederim ben öyle bir şey demedim" diyecektir. Ama unutmayın ki suçlu insanlar da aynı salak cümleyi kurarlar. Anneniz babanızın saçlarını yolarken siz annenizin gözünde "doğruculuğunuzu" pekiştirmek için "anne sevişmek ne demek" diye ekleyin. Heh heh he! Anneniz iyice kudurdu değil mi? - Bir de utanmadan çocuğun önünde böyle ayıp laflar ediyosun! Bittin sen Necatiii! Buzdolabınızdan mısır patlağınızı alıp kanepeye kurulun. İyi seyirler!

4 -
.. Annenizle babanız öyle dalgın dalgın otururlarken birdenbire "anne penis ne?" "baba klitoris kim?" "malak emzirmesi ne kadar büyük?" gibi abuk sorular sorarak apışıp kalmalarına sebep olun ve onlar ne diyeceklerini bilemeden size öyle bakarlarken eğlenmeye çalışın. Hakkaten komik ifadeler...

5 -
.. Aynı durumu misafirlerle denemek daha keyfili oluyor. Bekleyin. Özellikle yemekte "Rıfkı amca anal ilişki ne demek?" gibisinden abuk bir soruyu pattadanak patlatın. Ne oldu. Hepsi panikle birbirlerine bakıyorlar değil mi? Annenizle babanızın ifadesinde birazcık da utanma var sanki. Önemsemeyin. Büyükler hep utanır zaten. Rıfkı amca önce yutkunacak (düşünme süresi) sonra da sizin çocuk masumiyetinizi düşünerek çok salakça bir cevap verecektir emin olun. -Serkancığım anal ilişki iş ilişkisi gibi bir şey. Ya heh heh he! Kendince durumu kurtardı şebek. Yılmayın hemen, bulmuşsunuz salağı, böyle fırsat kaçırılır mı? - Nasıl yani? Şimdi senle babam arasında anal ilişki mi var yani? Heh heh he! Nasıl bok gibi kaldı di mi şebek? Ne kadar eğlenceli. Masadan kalkarken bir ekstra vuruş yapmayı ihmal etmeyin... - Bundansonra okulda öğretmenim babamın mesleğini sorduğunda "babamın Rıfkı amcayla anal ilişkisi varmış diycem" Hah hah ha! Onların dehşetli ifadeleri arasında salonu tek edin...

6-
.. Bilmem bir hesap yaptınız mı arkadaşlar? Annenizle babanız manyak yöntemleriniz sayesinde aylardır sevişemiyorlar. Ve artık cinselliklerni unuttular. Birbirlerine masaymış ya da sandalyeymişler gibi gibi ruhsuz davranıyorlar değil mi? Takdir edersiniz ki böylebir durumda "manyaklık yapma zemini" de tamamen yitirilmiş oluyor. Ama üzülmeyin. Kolayı var. Ailece televizyon karşısına kurulup "Haziran Gecesi'nin" 48. tekranını izlerken önceden kanepeye konuşlandırdığınız kumandanın üzerine RTL zappinglenecek şekilde oturun. Büyük ihtimalle o sırada erotik bir reklam olacaktır. (kablolu yayını olmayan arkadaşlara video kanalı önerilir) Ve annenizle bananızın gözleri faltaşı gibi açılacak ve unuttukları cinsellikleri zank diye tekrar geri gelecektir. Memee... Kalçaa... Adam... Adele... Ohşş! Ardından hemen şöyle bir cümleyle karşılaşacaksınız, sakın şaşırmayın. - Haydi uyku zamanı Serkan! Hah hah ha! Amma saflar di mi? Canlarım benim. Bırakın koşar adım odalarına gitsinler. Siz biraz oyalanın. İlk ön sevişme seslerini duyduğunuzda da kapılarına dayanın. Psikopat çocuğun Dönüşü-30 - Anne, baba çok korkuyorum. Yine aranızda yatabilir miyim? Hah hah hah!

fıkranın devamı

Vanilyalı Dondurma Aldığımda Otomobilimi Çalıştıramıyorum

General Motors şirketinin Pontiac marka otomobil departmanına gelen bir şikayet mektubu şu satırlardan oluşuyordu: "Her akşam yemekten sonra ailecek dondurma yeme alışkanlığına sahibiz. Fakat bir çok dondurma çeşidi olduğu için her yemekten sonra ne çeşit dondurma yiyeceğimize hep karar veririz. Ben de markete gider alırım. Geçen ay otomobilimi değiştirip yeni bir pontiac aldım ve o günden beri markete gidip gelmek benim için sorun olmaya başladı. Çünkü ne zaman vanilyalı dondurma alsam market çıkışında otomobilimi çalıştıramıyorum. Fakat başka çeşit bir dondurma aldığımda arabam gayet güzel çalışıyor. Bu sorun size çok saçma bile gelse, benim çok ciddi olduğumu bilmenizi isterim. Vanilyalı dondurma aldığımda arabam çalışmazken, neden başka dondurma aldığımda arabam çalışıyor?" Kolaylıkla buruşturulup atılacak bir şikayet mektubu gibi görünüyor, değil mi? Öyle de olabilirdi. General Motors yetkilileri bu şikayet mektubunu bir kenara atabilirdi, müşterinin sorusuda sonsuza dek yanıtsız kalabilirdi. Ancak General Motors şirketi olayı araştırması için bir mühendisi görevlendirdi. Mühendis, nezih bir muhitte oturan, iyi eğitim almış Pontiac sahibiyle karşılaşınca biraz şaşırmıştı, böyle bir konuda dalga geçecek birine benzemiyordu. Akşam yemekten sonra yapılan dondurma alışverişine birlikte çıktılar. Vanilyalı dondurma alıp geri döndüklerinde, gerçekten de otomobil çalışmıyordu. Ertesi akşam çikolatalı dondurma aldılar ve araba çalıştı. Üçüncü akşam sıra çilekli dondurmadaydı ve araba yine çalışıyordu. Son deneme turunda vanilyalı dondurma alındı ve maalesef araba yine çalışmadı. General Motors yetkilisi şaşkındı. Bir mühendis olarak, arabanın vanilyalı dondurmaya alerjisi olduğunu düşünmek pek akıllıca gelmiyordu. Bunun üzerine ziyaretlerine bir süre daha devam etti. Olayın günün hangi saatinde olduğunu, hangi tip benzin kullanıldığını, gidip gelme süresini ve daha pek çok ayrıntıyı incledi. Kısa bir süre içinde de ilk ipucunu elde etti. Vanilyalı dondurma almak diğer çeşitlere oranla çok daha kısa sürüyordu. Çünkü en çok aranılan ürün olan vanilyalı dondurma marketin hemen girişindeki dolapta satılıyordu. Diğer dondurma çeşitleri ise marketin en arka kısmında kurulu bir tezgahtan seçiliyordu. Herhangi değişik bir çeşidi almak bu yüzden çok daha uzun sürüyordu. Şimdi mühendisin karşı karşıya kaldığı soru şuydu? Otomobil neden daha kısa süre içinde geri dönünce çalışmıyordu? Zaman faktörü işin içine girince mühendis sorunun cevabını bulmakta zorlanmadı. Sorun, motor soğuduğunda devreye giren buhar kilidinden kaynaklanıyordu. Bu kilit, normal şartlarda motor durduktan hemen sonra devreye girip çalışıyordu ve çikolatalı yada çilekli dondurma alana dek geçen süre, motorun tekrar çalışması için yeterli soğumaya imkan tanıyordu. Vanilyalı dondurma gecelerinde ise süre çok kısa olduğu için motor soğuyacak vakit bulamıyor ve buhar kilidi devreye girmiyordu. Bu öyküden de anlaşılacağı gibi, komik hatta asılsız gibi görünen bir müşteri şikayeti bir şirketin ürün geliştirmesinde kullanabileceği değerli bir veri haline dönüşebiliyor. Müşteri şikayetlerinin değerlendirildiği zamanlarda bir kurum için hediye niteliği taşıdığı bilinir. Bu gerçek öykü, garip bile olsa müşteri sorunlarının ve şikayetlerinin ürün ve hizmet geliştirmeye olan katkısının önemini gösteriyor.

fıkranın devamı

Canım sevgilim

(Aynaya bakarak yüksek sesle)

''Aşk, yazının bulunmasından önce de var olduğundan, yazım kurallarına tabi değildir'' düşüncesiyle, edebi kişiliği olmayan bana, sana ancak aşk mektubu yazabilirdim... Bu mektubu ekte görebilirsin. Zaten bir Ek'te yayınlanacak... Buna alınmadım sen de alınma!.. Manşetten verecek değillerdi ya!

Yıllar -ki sonradan uydurulmuşlardır- birer birer arttıklarından, grafik açıdan da kıllı bir görüntüsü olan 2000 yılı ardından ne geleceğini tahmin edersin! 2001... 2 ve 1 ve 0 ne de güzel rakamlar... Birlikte, tek ve hiç, 2001 yılının aşk yılı olacağı duruşundan belli... Tabii organizasyonu ilçe belediyeleri yapmazsa! Ya da sen de yapma istersen! (Ben istersem) Biliyorum ki dandik bi afiş yaparsan 2'yi kullanırsın... Aşk.... 2 kişi... Karı-koca, ana-çocuk, üniversiteli genç Beyazıt'taki kapıda elele, T cetveli elde falan...

Senden daha zeki olan biri de 2001 aşkı yılı afişinde 1'i kullanır... Bir olmak, tek vücut falan, tek başına bir çınar filan... Hepimizden daha aydınlanmış biri yapsın bu işi. Aşkın adını ''O'' koysun...

Ne? O aydınlık kişi ben miyim? Bunu ima mi ettim? Ha ha ha... Çok zekisin sevgilim! Ben bunu ima etmedim demin yazdım bile. Sen salak zeki, ben aydınlanmış öküz; bizden bi b.k olmaz!

Biraz komiklik yapmamı ister misin? Vergi sıralamasında beşinci olmak için deşil tabii bu sefer... Seni güldürmek için!

Seni aslanlar gibi sevmemi ister miydin? Discovery Channel'da gördüm çok seri ve düzeysiz oluyor gerçi! Ama ''Aslanlar'' gibi başka di mi? İşte biz bilim adamları buna algıda seçicilik tabanlı benzetme diyoruz... Peki ben senin gün boyu bir 'Ceylan' gibi yuvamızda sekmeni ister miydim?

Bilmiyorum... Bir ceylan kadar doğal olabilirsen neden olmasın... Ama o da her yere kakasını yapıyordu bir belgeselde... Doğaldı ama unutma! Bence ikimiz de 'Hayvanlaşmayalım'... Ha ha ha... Matah bir şey diye 'İnsan' olalım... Kıçımızdan olmayan şeyler uyduralım... Sonra da onlarla uğraşalım...

Ya da benim uydurduğuma inanalım, aşk yılı olsun 2001, sen ne istersen onu yapalım...

Aşkımdan dağ deleyim mi sevgilim? Neye mi yarayacak? Belki biraz olgunlaşır, seni unuturum daha ne? Ama ben dağ deldim diye sen niye tarihe geçe çeksin ki di mi? Pars...

Çöllere de düşebilirim! 'Yok deve' mi dedin? Deme! Çok faktörlü güneş kremlerinin ve tuz tabletlerinin icadından çok öncedir çöldeki aşk acısı... Nasıl koyuyorum deşil mi sevgilim lafı!

Ama ben koydukça sen alınganlaşıyorsun! Sevgilim sen her şeyi -ben dahil- üstüne alınıyorsun... Ne oldu şimdi de ayı mi olduk? Severken öldürdük diyedir o anam; kabalıktan deşil.

Bir aşık olarak Bağdat dahil ne sorsan bilir bir halim mi var! Aman canım her soruya cevabı olan aşık olsa ne yazar. aşık aşırlığını kaybetmiştir... Genel kültürü sınırsız -ki ne demektir bilmem- bir aşığın, ağırlığınca altın veren yarışmada dahi kazancı sıfırdır... Rakamla 0 -artık bu sıfıra ne kazandırdıysa-... (Merhaba ben derslerle dolu sıfır... Benim kazanmayla hiç işim yoktur... Ben kadar her şey bana eşittir.)

Ben sıfır olmak isterdim... Seni gözünde de olsa... Zaten öyle miyim? Eee... Sizinle''1'' olup her çarpıldığımda tekrar edeceksem sıfır olurum daha iyi... En azından koyun gibi sayılmamamak için...

Aşkın gözü kördür ama eli ayağı tutar... Aşığın dili yamandır, hem ayrılıkta hem vuslatta yakar. Bunu 'yalarım' manasında da alsan olur fark etmez... Sıfırın kaybedecek nesi var ki?

Bir ve kaç paragraftır sana sevgilim diye hitap etmiyorum. Çünkü -sana bir sır vereyim- benim sevgilim yok 2001! Sen sıfır kilometre 1 yılsın ben 0 kilometre aşık, 2'mize Allah kolaylık versin.

Aşk yaşama komedyenle fıttırın, cam kırığı ile alma taharet yırttırın! O kadaaaaar....

Enderun (Eğitilmiş) sevgilerimle....
fıkranın devamı

ADAM- Sevgilim bugünlerde çikabilecek miyiz? Hayir hazirlanman birkaç yil daha sürecekse bu kiyafetlerle çikmayalim.
KADIN- Neden?
ADAM- Moda degisecek hayatim... Ya da en azindan mevsim degisecek, yazlik kiyafetlerle üsümeyelim diyorum.
KADIN- Abartma.
ADAM- Sen de abartma. Bir buçuk saattir portmantonun aynasinda kendimi seyrediyorum ve sikildim.
KADIN- Bir de benim durumumu düsün. Yillardir ayni manzarayi seyrediyorum.
ADAM- Ne varmis manzarada?
KADIN- Pek kayda deger bir sey yok. Bir burun ve arkadaslari.
ADAM- Çok komik... Kadinlarin siradan bir evden çikis hadisesini neden bi kadar ciddiye aldigini anlamiyorum. Sanki bir daha dönmeyecegiz. Gidip bir evin bahçesinde köfte yiyecegiz, hepsi bu!
KADIN- Ona barbekü partisi deniyor canim.
ADAM- Öyle mi? Köftelerin bundan haberi var mi? Yoksa bizim salak köfteler asagilik bir mangalda can vereceklerini mi düsünüyorlar? Halbuki ne kizarmasi, parti kuruyor angutlar haberleri yok.
KADIN- Amma konustun ha... Geliyorum tamam.
ADAM-Gitmek istemedigim bir yere sayende acele ediyorum ya, ben asil ona yaniyorum.
KADIN- Neden gitmek istemiyormussun?
ADAM- Çünkü köfteleri mangala dizecek olan kisi senin eski sevgilin.
KADIN-Yine mi ayni konu?
ADAM- Evet ayni konu!
KADIN- Askim o yillar önceydi.
ADAM- Ama o yillarda da sevgililer sevisiyordu.
KADIN- Eee?
ADAM- Ne demek eee? Adamin senin memelerine bakip, siz bir de bunlari
benim zamanimda görecektiniz, diye düsünmesi beni rahatsiz ediyor.
KADIN- Kürsat'tan adam diye bahsetmen dogru degil.
ADAM- Madem bizim için adam sayilmiyor neden köftesini yemeye gidiyoruz?
KADIN- Sevgilim yillardir bu saçma konuyu konusuyoruz. Kürsat'layillar önce kisa bir iliskimiz oldu hepsi bu.
ADAM- Ne kadar kisa?
KADIN- Ne bileyim ben, iki ay filan.
ADAM- Memelerini görmesi için yeterli bir süre.
KADIN- Ben sana ilk erkegim oldugunu söyledigimi hatirlamiyorum.
ADAM- Iyi de bununla gurur duymasan iyi olur. Eski sevgililerinden bir takim kurma imkânimiz oldugunu biliyoruz.
KADIN- Kabalasma!
ADAM- Peki inceltelim. En azindan basketbol takimi kurabiliriz, yedeklerle beraber tabii.
KADIN- Anladim sen hazirda sorun bulamadin, yaratmaya çalisiyorsun.
ADAM- Hayir. Sadece insanlarin ayrildiklari insanlarla sürekli bulusup görüsmesini anlamiyorum. "Tanistirayim yeni sevgilim, eski sevgilim,bu da eski sevgilimin yeni sevgilisi, bu da yeni sevgilimin eski sevgilisi... Ne güzel degil mi? Hepimiz birbirimizin her yerini ezbere biliyoruz!"
KADIN- Buna çagdas yasam deniyor iste.
ADAM- Nesi çagdas bunun? Biraraya gelmemesi gereken insanlarin toplanip birbirlerine çagdas çagdas gicik olmalarinin ne manasi var? Zira benim Kürsat'i sevmem tibben mümkün degil. Ama etraf uyuz olmasin diye ona gülmem hatta belki de köfteleri pisirmesine yardim etmem gerekiyor.Hiçbir sey olmamis gibi. Hiçbir ortak yanimiz yokmus ya da bir sürü ortak yanimiz varmis gibi.
KADIN- Son söyledigin cümleyi anlamadim.
ADAM- Kürsat'la ortak yanlarimiz, ortak yanlarimizi ortaya koyup dost olmamiza engel oluyor, bilmem anlatabildim mi?
KADIN- Hayir anlatamadin.
ADAM- Onunla tek ortak yanimiz senin memelerin ve bu ortaklik beni rahatsiz ediyor.
KADIN- Sürekli memelerimden bahsettiginin farkinda misin?
ADAM- Özür dilerim. Kürsat'tan izin almaliydim. Ne de olsa memelerinin üzerinde onun da hakki var!
KADIN- Bak bütün bu söylediklerini saçmasapan bulmakla beraber, egerbu konuda birisi problem çikaracaksa o Kürsat olmali. Çünkü o varken sen yoktun!
ADAM- Tamam iste ben de bu yüzden onu köfte yemeye çagirmiyorum.
KADIN- Acikli olan su... Biz seninle beraber olmaya basladigimiz günlerde ben önceki iliskilerimi sana uzun uzun anlattim ve sen de büyük bir anlayisla dinledin. Ama sonuçta erkek oldugun için bana sahip oldugunu hissettigin andan itibaren masken düstü. Tarihime bile sahip çikmaya basladin! Senden önce hayatima giren herkesten nefret ediyorsun!
ADAM- Ama listede öyle adamlar var ki...
KADIN- Kimi kastediyorsun?
ADAM- Mesela o cüce olan, neydi adi?
KADIN- Takiyettin'i mi diyorsun?
ADAM- Evet Takiyettin. Ismi kendinden uzun. Salakliga bak. Bir cücenin adi en fazla Can olmali. Ama kompleks iste. Ailesi uzun göstersin diye dikine çizgili bir isim koymus. Takiyettin! Duyan bir sey sansin diye!
KADIN- Aklin sira asagiladigin adam üç kez TÜBITAK'tan ödül aldi.
ADAM- Biliyorum, yilin en kisa boylu bilimadami ödülü.
KADIN- Herkes senin gibi biçimsel bakmiyor olaylara.
ADAM- O da davetli mi?
KADIN- Gelir herhalde. Kürsat'in iyi arkadasidir.
ADAM- Hadi buyrun! Ne bu? Eski sevgililer toplanip kongre miyapacagiz?
KADIN- Kürtat'la beni Takiyettin tanistirmisti zaten.
ADAM- Öyle mi? Ne güzel... Ne demisti tanistirirkeng "Kürsat benim boyum kisa, memelere yetisemiyorum, sen bir baksana!"
KADIN- Sen gerçekten çok igrenç bir insansin.
ADAM- Asil igrenç olan sensin. Ben birlikte oldugum bütün kadinlari toplayip pirzola yapiyor muyum? Iyi biz de toplanalim o zaman.
KADIN- Taplanirsaniz haberim olmasin. O kadar besinci sinif kadinin arasinda görünmem dogru olmaz!
ADAM- Dogru. Benimkilerin arasinda TÜBITAK ödülü alan yok. Ama hepsi hiçbir yardima ihtiyaç olmadan üst raftan kitap alabiliyor.
KADIN- Bu kadar igrençlik yeter! Geliyor musun gelmiyor musun?
ADAM- Bagirmadan konus benimle!
KADIN- Ben bagirmiyorum!
ADAM- Bagiriyorsun!
KADIN- Geliyor musun sen?
ADAM- Hayir! Gelmiyorum!
KADIN- Sen bilirsin! Ben gidiyorum!
ADAM- Sen benim yüzüme kapi çarpamazsin! Zikkimin kökünü yiyin! Yalniz Kürsat'a söyle, benimle ilgisi yok, o memeler benden önce sarkmisti!
fıkranın devamı

Oglum mujde sana is buldum;nasil is? Bufede yedigun vereceksin
Temel ile Dursun Trabzonda kazi yapiyorlarmis.Kaz olmus
Guclu kollari ile beni koltuga oturttu.ustume abandi.eline aldigi kocaman aletini agzima soktu.cok canim yandi ve agzimdan kanlar akiyordu.ama curuk disimi sonunda cekmisti
Butun bisikletlere bindim, Bisan a binemedim
Dunyada ibnelik olmasaydi,dunya yuvarlak olmazdi
Doga'nin kanunu varsa Arif Sag'in sazi var
Iki uzayli benzin istasyonuna gitmisler.biri benzin pompasini tutmus dotune sokmus.Digeri ona saskin bir bakisla;bu yaptigin normal mi?demis.digeri ise:hayir kursunsuz.demis
Elleriyle beyaz vucudumu ellediler dudaklariyla emdiler,atesiyle yaktilar,bilmem ne istediler benim gibi sigaradan
Ogretmenin vurdugu yerde gul biter.Hic morarmis gul olurmu
Her gun agzina al! oksarcasina dudaklarinin arasinda gezdir!zevkin doruklarina ulastiginda dahada hizlan!ve sonraddeye gelince macunu tukur fircayi temizle dis sagligina dikkat et
Dereceye girmek icin cok calisti ama hasta oldu derece ona girdi
Gulu seven dikenine katlanir,kaktus sevenin vay haline
Daire kiralayamiyorsan,kare kirala
fıkranın devamı

Cem Yılmaz 2002


Ünlü şovmen Cem Yılmaz, gösterilerinde 'Buradan çıkınca anlatılanların hepsini unutacaksınız' der. Ama star muhabiri unutmamis . Okuyun, gülmekten ölün...


BİR buçuk aydır sahnelere çıkmayan Cem Yılmaz, dün Ankara'daydı. Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'nda sahne aldı. Kırdı, geçirdi. 'Evde espri yapamıyorum. Eve iş getirme diyorlar' diyerek başladığı programında politik esprilere de yer verdi. İşte, kahkaha makinesinin unutulmaz esprileri:


BİR komedyenin programını izledim. Kadın sünnetçi çıkarmıştı. İlk kadın sünnetçi. Ben 1978'de sünnet oldum ve sünnetçi kadındı. Böyle hatıraların olması gerekiyor komedyen olman için. Ben 30 sene sonra anlatırım diye kendime 5 yaşında sünnet organize etmiş olamam.


BENİ kadın sünnet etti. Bundan bahsederken belden aşağı birşeyden bahsetmiyorum. Sünnet bir hadisedir. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yer. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yerler sünnet, askerlik, evlilik. Gerçi sünnette daha net görülür mürüvvet. Ona mürüvvet diyorlar, enteresan bir şey. Kadın ismi vermiş olmaları tuhaf. Gerçi rahim diye de adam var olsun.


DİYARBAKIR'A gidiyordum uçakla. Hostesle muhabbet ediyoruz. Business'ta oturuyorum. Hep Business'ta otururum. Buraya da Business geldim. Ankara'ya business açılmış çok süper bir şey. Bilmeyen varsa söyleyeyim. Business iş amaçlı gidilen seyahat manasına gelmiyor. Portakal suyu veriyorlar sen de kendini bir b.k zannediyorsun. Aynı uçağın içinde ne sınıf yapıyorsun ulan. Portakal suyu içerken kendini ne zannediyorsun. 'Mersi canım. Bunu içmeden uçamıyorum'. Bir de perdeyle ayırmıyorlar mı tavım ona. Soruyorsun 'Somon var mı?' Arkana bakıyorsun. 'Fakirler, ekonomi, allah belanızı versin. Uçak sizin neyinize'. Bir hava yaratırlar ki sanki uçak düşünce Business'takiler ölmüyor.


HOSTESLE muhabbet ediyorum. Laf döndü dolaştı sünnete geldi. Eh business'ta oluyor böyle şeyler. Beni kadın sünnet etti dedim. Hostes dedi ki, 'Aaa kadınlar bindiği dalı kesmez ama'. Hostesin şakasına bak. Biz yapsak, aforoz ederler.

NE yaparsan yap ne olursan ol öleceksin. İnsan ölümlü bir yaratıktır. İnsan öleceğini bilir. Belgesellerde gördüğün kaplanlar aslanlar gibi değil. Belgeselde gördüğün kaplan, aslan hep koşacam zannediyor. O erkek aslanı görmüyor musunuz. Fönlü böyle. Artık ormanda nerede buluyorsa fönü. Bizimki daha kompleks bir yaşam. Öleceğini biliyorsun ve sıklıkla unutuyorsun. Hani ölümden dönenler anlatır ya; bir ışık geldi falan diye. O, kıça tıkılan pamuk.


SENİN inancını bilemem. İstersen toteme tap. Herkes ölecek. Mahşer var ya. Orası işte. Kıyamet kopsun herkes orada olacak. Büyük bir kokteyl gibi düşünün. İlk gün imza almaktan anan ağlayacak. Herkes orada çünkü. Aaa Sezar.


REENKARNASYONA inananlar var. Yok öyle bir şey. Hep şöyle yapıyorlar. 'Önceki hayatımda Rus Çariçesiydim' Hiç o..... olan yok. Hiç duyuyor musunuz, 'Önceki hayatımda taksi şoförüydüm'. Herkes kral...


HERKES yanacak dediğim bir kişi hariç. O da Fedon. Çünkü Fedon daha yanamaz. Fedon artık limitte onu direk cennete alacaklar.


TÜRK Hava Kurumu bizim memleketin en iyi çalışan kurumu. Kurban derisini veriyorsun ondan uçak yapıyor. Artık nasıl katlıyorsa. Bi de tuzlarsan F-16 oluyor diye bir geyik var ama yalan olmasın.


ASKERDE seni mesleğinle yönlendirirler. Terzisin terzi yaparlar. Atom mühendisiysen gazinoda televizyondan sorumlu olursun. Şahsına santral kuracak değil ya...


GENÇLİĞİN bir lafı vardır, 'En verimli çağımda askere aldılar' Sanki herifi soğuk füzyonu bulurken götürdüler. Bunu söylediği zaman komik durum oluyor. Ama günde sekiz saat antrenman yapması gereken baleti 8 ay botla gezdirirsen Kuğu Gölü'nden manda b.kuna transfer olur.


EN verimli çağımda askere aldılar. Ne yapıyordun ki? Verimli verimli evde oturuyordum. Ulan ben para basıyordum beni aldılar askere.


NİYE bedelli yapmadın diyorlar. 15 bin mark veriyordun 28 gün yapıyordun. Ben hiç para vermeden 550 gün yaptım. Bir de orada olanı biteni anlatıyorum senede 2 milyon dolar kazanıyorum. 28 günlük birikiminle single çıkaramazsın.


300 erkek yan yana yatıyorsun abi. Kalabalık bir erkek topluluğu demek, başka bir organizma demek abi. Kadın olmasa b.k içinde yüzeriz. Kadın kendine özenmen için sebeptir. Deodorant mı at gitsin. Konyalı arkadaşına koksan ne olur ya. Ayaklarını haftada bir mi yıkıyorsun. Ayda bir yıka. Kim senin mantar yetiştirmene birşey diyebilir. Askerliği yapmış olan o
kokuyu bilir.


KÜFÜR konusunda ben muzdarip bir insanım. Bu konuda bir çifte standart var. Vizontele'de ben bir adamı canlandırdım. Yazıldığı haliyle bir o..... ç..... O adamı başka türlü canlandırmanın imkanı yok. Bizim eski filmlerimizde falan küfür yoktur. Trajedi yaşanır, adamın karısına, kızına tecavüz, bir de köyü yakarlar. Bizim filmin kahramanı finalde gelir, 'Alçaklaaar'. Yani hiçbir caydırıcılığı olmayan.


BİR eroin kaçakçısının hayatını yapıyor herif. Böyle konuşuyor: Mal geldi mi? Geldi efendim. Fakat, filhakika malımız kantara girdi. Olur mu lan böyle. Bu adamlar böyle konuşmuyor ki. Mal geldi mi? Geldi a... koyum. Malın anasını s....ler.


DENİZ Harp Okulu'nun kuruluş yıldönümünde sahneye çıkıyorum. İlk mezunlar da gelmiş. Nasıl bir yaş ortalaması anlatamam. İlk 20 dakika eski Türkçe anlattım. Filhakika, buna mukabil bir sonraki latifede buluşmak üzere. Benden sonra Ajda Pekkan vardı, şöyle sundum: Yeni yetenek Ajda Pekkan. Abicim sıfır reaksiyon. Herkes onaylıyor. 'Bu kız çok tutacak' diyorlar.
AL kadehi ver al... Lider taklidi yaptım durduk yerde. Eskiden lider taklidi vardı. Şimdi çok zor. İki kişi koluna girecek. Amma zor iş.

14 Mart Tıp Bayramı'nda doktor arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Bizde sperm bankası var mı diye sordum. Yok dediler. Dedim isabet. İçinde banka lafı geçtiği için biri hortumlar rezillik olur.
fıkranın devamı

Sevgili Oğlum!
Hızlı okumadığını bildiğim için bu mektubu yavaş yavaş yazıyorum.
Bir gazetede, "insanların başına, genellikle evlerinin 2 km. civarında kaza gelmektedir." yazısını okuyunca evimizden taşındık.Taşındığımız evde bizden önce oturanlar adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler.O nedenle adres yazamıyorum.
Bu evde garip bir çamaşır makinesi var.Geçen gün içine koyduğum çamaşırları, duvardaki zinciri çekince bir daha bulamadım.
Buraya geçen hafta iki kere yağmur yağdı.İlki üç gün, ikincisi ise tam dört gün sürdü.Benden istediğin yeleği postaya verdim.Ancak, düğmeleriyle paketin çok ağır olacağını düşündüm.Sonunda düğmeleri koparıp yeleğin cebine koyduk.Orada bulabilirsin.
Seni seven annen...


NOT: Sana biraz para gönderecektim, ama zarfı bir kere kapatmış bulundum.
fıkranın devamı

Boeing 737 de ( yerde parkhalinde ) kokpitten orta pencere açik

uyarisi alinir amire bakmasi için komut verilir,

amir ortaya geldiginde yolcular arasinda bi tartisma bi kargasa

oldugunu görür. bi bakar orta emergency pencere açik.sorar nedir

probem diye, cam kenarindaki abi futursuzca cevap verir:

"uçak cok havasizdi bende pencereyi açtim kalkarken kapaticam"

------------------

Yine ayni model uçakta orta pencere açik uyarisi alinir amir

gider pencere açiktir sorar ordaki debile sorunun nedir diye.

adam "burda çekiniz yaziyodu çektim açildi" der......

------------------
Hac seferinde dedelere ninelere kemer baglatmaya çalisirken

(çogu baglamayi beceremez) 70 yaslarinda laz oldugunu tahmin

ettigim bir dede kemeri klipslerinden baglamayi basaramayip

fakat delikanliliga da leke sürdürmemek için kemere dügüm

atmisti kabinde bir kahkaha patlatip önünde saygi ile

egilmememe neden olmustu

------------------

Trabzondan bir yolcu havaalanini arar ve sorar:

-iyi aksamlar hanfendi trabzon-istanbul arasi ne kadar sürüyo acaba

- (hatun adami beklemeye alir) bi saniye efendim

-tamam tesekkürler,iyi aksamlar (telefonu kapatir)

------------------

-gazete?

-bi hürriyet bi sabah bi milliyet

-efem bir tane seçseniz arkada oturan yolcularada kalsin

-himmmmmmmmm bi hürriyet bi sabah o zaman

-peki

------------------
-yer yok malesef....

-peki beni yedek kulubesine yazsaniz??

------------------

-yolcunun adini kodlar misiniz??

(yolcu bunun uzerine cep telefonunun tuslariyla adini kodlamaya basliyor)
------------------

-ne kadar kalicaksiniz almanyada?

-neden soruyorsunuz??

-ona gore bilet kesecegim onun için

-e olsun ben ucakta kalmiycam ki otelde kalicam

------------------

-cocugumla ben ucucam ogluma cocuk fiyati istiyorum ne kadardi.

-cocugunuzun 12 yasini asmamasi gerekiyor kac yasindaydi

-32 yasinda..
------------------

telefona ingilizce hat geldigini ekrandan goren personel :

Reservation may I help you??

- aa ben yanlis basmistim.simdi ingilizce bastim diye ingilizce mi

konusmam gerekicek??
------------------

-iyi gunler ben almanyaya gidecektim...

-olur hanimefendi nereye peki almanyada

-havalanina

-höönnnkkk (yok olmaz bizim ucaklar tren garina iner)
------------------

- meraba ben yarin aksam için bi ucak almistim...

(hayirli olsun..bize de bi tur attirirsin artik!!)

------------------

-hiç yer yok malesef

-ama ben askerim?

--------------------

-hiç yer yok malesef

- hiç mi yok?

---------------------

-hiç yer yok malesef

-ben yere otursam?

--------------------

-bizans class a rezervasyon istiyorum?
-----------------------

Bir de üstün zekali check-in görevlileri uçaktaki tüm çocuklari

Emergency exit'e oturttugu için uçus öncesi kabin memurunu

zor duruma sokar:

-hanfendi yolcularimiz yerlestikten sonra sizin yerinizi degistirecegiz

-niye ki o?

-uçus güvenligi açisindan çikis kapilarina çocuk oturtamiyoruz efendim.

-niye biz güvenilir diil miyiz?

-??? çocuklarin burda oturmasi yasak, yerinizi degistirmek zorundayiz.

-valla ben hiç biyere gitmiyorum kardesim. ben pencere kenari aldim!!!

(uçagi aldi sanki!)

-beyefendi çocuklarin yeri degismeden uçagin kalkmasi mümkün degil.

-ben anlamam kardesim, ben burda oturucam

-(fesüphanallah, nerde benim silahim..)gidip amire haber verilir

amir gelir adama yer degistirmezse uçagin kalkis okeyini veremiye

cegini falan söyler. adam yine anlamaz, pilot gelir,

pilot: beyefendi problem nedir?

y:hede hödö

p:eger hemen yerinizi degistirmezseniz polis çagiricam ve sizi uçaktan

indirtecegim. yaa, neyse tamam o zaman

--------

Adana ucaginda yolcu karsilayan host koltugunu bulamayan yolcuya sorar

- hangi numarada oturuyorsunuz beyfendi?

- sanayi mahallesi 14 numarada

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama