Krem Fıkraları

loading...

Sivrihisar Kadı’sı arada bir içermiş. Bir gün Nasreddin Hoca öğrencileriyle kırlarda dolaşırken, su kıyısında sızmış ya...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’nın Konya kadısından bir mahkeme kararı alması gerekmiş. Ancak Kadı her gidişinde “bir kaç gün son...
fıkranın devamı

Kolluk kuvvetleri sarhoş bir askeri Hükümdar’ın huzuruna getirip sormuşlar;- “Bu sarhoş askere ceza olarak ne emr...
fıkranın devamı


Devekuşu bir aslanın geldiğini görünce çok korkmuş. Hemen kafasını kuma sokmuş. Aslan devekuşunun yanına gelmiş, çevresinde bir iki tur atmış. Karnı tokmuş aslanın konuşacak arkadaş arıyormuş. Devekuşunun arkasında durmuş. Pençesiyle devekuşunun ayağına şöyle bir dokunmuş.
“ Arkadaş, bakar mısın? Biraz sohbet edelim, canım sıkılıyor da ” diyecekmiş ki burnunun üstüne
yediği tekme ile sırtüstü yere yığılmış. Devekuşu şaşkın bir halde ne oldu, kime vurdum, diyerek kafasını kumdan çıkarmış. Bakmış aslan boylu boyunca yatıyor. Öldüğünü zannetmiş. Çevrede ne kadar devekuşu varsa toplayıp getirmiş. Başlamış palavra atmaya: “ Yok işte aslan gelip ona sataşmış. Bu da demiş ki: Bak aslan git sonra canını yakarım. Aslan hakaret etmiş, bunu itelemiş. Bu da aslanı ayağının altına almış, çiğnemiş, yerlerde sürüklemiş. “ Diğerleri de devekuşuna katılmışlar. Atmışlar, tutmuşlar. Biz olsaydık şöyle yapardık, böyle yapardık diye. Baygın aslan kendine gelince bakmış herkes atıp tutuyor. Bir kükremiş, yer gök inlemiş. Bütün devekuşları kafalarını kuma sokmuş. Aslan orada fazla eğlenmemiş, kaçıp gitmiş.



fıkranın devamı


Çakalın biri ormanda gezerken bir tüfek bulmuş. Bakmış tüfekte iki fişek var, hemen soygunlara başlamış. Malı çalınan, tehdit edilen orman hayvanları toplanıp aslanın huzuruna çıkmışlar. Durumu öğrenen aslan çok kızmış, çakalın peşine düşmüş. Çakalı ilerde giderken gören aslan kükremiş.Çakal aslanın geldiğini görünce tüfeğini doğrultmuş, tam ateş edecekken aslan korkmuş, kaçmaya başlamış. Çakal da aslanı kovalamış.
Derken, önlerine bir ırmak çıkmış. İkisi de yüzerek karşıya geçmiş. Aslan biraz daha koşmuş, sonra aniden duruvermiş. Çakal da durmuş. Aslan geri dönüp çakalın üstüne yürümüş. Çakal ıslanan tüfeğin ateş etmediğini görünce tüfeği atıp ırmaktan karşıya geçmiş, aslan da peşinden gelmiş.
Aslan çakalı ormanda uzun süre kovalamış, yetiştiği yerde vurmuş.
Çakal güçbela canını kurtarmış. Bir daha onu oralarda gören olmamış.


fıkranın devamı


Ormanlar krali aslanin cani sikiliyormus, akil hocasi tilkiyi
çagirmis:
"Bir seyler düsün de nesemizi bulalim!"
"Su asagidaki patikanin basinda duralim, karsimiza ilk çikani
dövelim!"
"Iyi de, durup dururken adam dövülür mü?"
"O kolay, senin niye sapkan yok, der döveriz!"
Gitmisler yolun basina, kismetlerine tavsan çikmis "Senin niye sapkan yok!" diye bir girismisler, yer misin, yemez misin?
Ertesi gün yine ayni pusu, yine kismetlerine tavsan çikmis, zavalli sekiyor, topalliyor:
"Ulan senin niye sapkan yok?" bir dayak daha...
.................
ÜÇÜNCÜ gün aslanin adalet damarlari kabarmis:
"Yahu, tilki kardeş sapkasi yok, diye her gün pat, küt adam dövülmez ya!"
Tilki "Kolay!" demis:
"Sigara almaya yollariz, ya filtreli alir, ya filtresiz, hangisin almissa, öbürünü almadi, diye döveriz!"
Kismetlerine yine tavsancik çikmaz mi, yüzü, gözü sarili, titriyor:
"Git bize sigara al, gel!"
Aslanla, tilki keyifli keyifli gülerken, tavsan biraz gittikten sonra dönüp sormus:
"Afedersiniz, filtreli mi, filtresiz mi?"
Aslan çok bozulmus "Gel lan buraya!" diye kükremis:
"Senin niye sapkan yok!"

fıkranın devamı


Devekuşu bir aslanın geldiğini görünce çok korkmuş. Hemen kafasını kuma sokmuş. Aslan devekuşunun yanına gelmiş, çevresinde bir iki tur atmış. Karnı tokmuş aslanın konuşacak arkadaş arıyormuş. Devekuşunun arkasında durmuş. Pençesiyle devekuşunun ayağına şöyle bir dokunmuş.
“ Arkadaş, bakar mısın? Biraz sohbet edelim, canım sıkılıyor da ” diyecekmiş ki burnunun üstüne
yediği tekme ile sırtüstü yere yığılmış. Devekuşu şaşkın bir halde ne oldu, kime vurdum, diyerek kafasını kumdan çıkarmış. Bakmış aslan boylu boyunca yatıyor. Öldüğünü zannetmiş. Çevrede ne kadar devekuşu varsa toplayıp getirmiş. Başlamış palavra atmaya: “ Yok işte aslan gelip ona sataşmış. Bu da demiş ki: Bak aslan git sonra canını yakarım. Aslan hakaret etmiş, bunu itelemiş. Bu da aslanı ayağının altına almış, çiğnemiş, yerlerde sürüklemiş. “ Diğerleri de devekuşuna katılmışlar. Atmışlar, tutmuşlar. Biz olsaydık şöyle yapardık, böyle yapardık diye. Baygın aslan kendine gelince bakmış herkes atıp tutuyor. Bir kükremiş, yer gök inlemiş. Bütün devekuşları kafalarını kuma sokmuş. Aslan orada fazla eğlenmemiş, kaçıp gitmiş.

fıkranın devamı


Çakalın biri ormanda gezerken bir tüfek bulmuş. Bakmış tüfekte iki fişek var, hemen soygunlara başlamış. Malı çalınan, tehdit edilen orman hayvanları toplanıp aslanın huzuruna çıkmışlar. Durumu öğrenen aslan çok kızmış, çakalın peşine düşmüş. Çakalı ilerde giderken gören aslan kükremiş.Çakal aslanın geldiğini görünce tüfeğini doğrultmuş, tam ateş edecekken aslan korkmuş, kaçmaya başlamış. Çakal da aslanı kovalamış.
Derken, önlerine bir ırmak çıkmış. İkisi de yüzerek karşıya geçmiş. Aslan biraz daha koşmuş, sonra aniden duruvermiş. Çakal da durmuş. Aslan geri dönüp çakalın üstüne yürümüş. Çakal ıslanan tüfeğin ateş etmediğini görünce tüfeği atıp ırmaktan karşıya geçmiş, aslan da peşinden gelmiş.
Aslan çakalı ormanda uzun süre kovalamış, yetiştiği yerde vurmuş.
Çakal güçbela canını kurtarmış. Bir daha onu oralarda gören olmamış.

fıkranın devamı


Bir gun temel ve dursun ormanda kamp kurmuşlar. Birsabah bir aslanın kukreme sesiyle uyanmışlar.Temel hemen spor ayakkabılarını giymiş, bağlarını bağlarken Dursun ula Temel ne bu telaş aslani geçebileceğini mi duşunisin deyince Temel ula SENİ GEÇSEM YETER demiş.

fıkranın devamı


Aslan ile kurt arkadas olmuslar... Açliktan kivrandiklari bir gün, ovada otlayan bir at görmüsler. Tepenin üstünde ati seyreden aslan, kurda dönüp sira ile sormus:
- Gözlerim kizardi mi?
- Evet, demis kurt.
- Kuyrugum dikildi mi?
- Evet...
- Tüylerim diken diken oldu mu?..
Kurt, yine; "Evet" deyince aslan yildirim gibi ata saldirmis ve yere devirmis... Iki arkadas, kendilerine güzel bir ziyafet çekmis.

Bir zaman sonra ayni kurt tilkiyle dolasmaya çikmis. Karinlari iyice acikmis. Tam o sirada ovada otlayan bir at görmüsler ve kurdun aklina önceki olay gelip, tilkiye sormus:
- Gözlerim kizardi mi?..
- Yooo, demis tilki.
- Kuyrugum dikildi mi?
- Hayir!
- Peki tüylerim diken diken oldu mu?..
- Olmadi, diyerek gördügü gerçegi söylemis tilki... Ama duyduklarina bozulmus olan kurt;
- Evet, desene!.. diye kükremis.
Tilki bakmis ki pabuç pahali... Çaresiz;
- Evet... Evet, evet, demis.
Marifetin, tilkiden duyacagi "evet"lerde oldugunu sanan kurt bir hisimla atin üzerine saldirmis... Saldirmis saldirmasina da, ömrünün en siki ve en güçlü çiftesini yemis!..
Tilki, cansiz bir halde ve pestil gibi önüne yigilmis olan kurdun basinda ona uzun uzun bakmis ve demis ki:
-Hah iste. Simdi gözlerin kizardi, kuyrugun dikildi ve tüylerin diken diken oldu!..

fıkranın devamı

Aslan bir süre için karşıdaki ormana ziyaret yapaacakmış. hayvanlara herkesin toplanmalarını...
fıkranın devamı

Adamın biri eczaneye girmiş ve kendine sıra geldiğinde: -Bir paket prezervatif lütfen! demiş...
fıkranın devamı

Aslan kralin cani fena halde sikiliyormus..Veziri tilkiyi cagirmis yanina.."Bir sey dusun de nesemiz...
fıkranın devamı

Amerikan uçak gemisinde görev yapan üç arkadaş, geminin Fıransa'nın bir liman şehrini ziyare...
fıkranın devamı

Bir gün aslan ile boga bara gitmisler bir iki tek attiktan sonra aslan müsade istemis. Boga bununl...
fıkranın devamı

Kamyoncuyla bir kiz evlenecekmis. Ama kizgerdek gecesinden cok korkuyormus. Caninin yanacagini dusun...
fıkranın devamı

Dolmuşçunun karısı feci şekilde anal seks yapmak istemektedir fakat kocasını bu konuda bi tü...
fıkranın devamı

Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda d...
fıkranın devamı

Bir gün bir kaplan uyandığında kendini canavar gibi hissetmiş. Hatta kendini öyle iyi hissetmi...
fıkranın devamı

Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak.
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak.

Çalma kurban olayım hepsini, ey hırslı çakal
Gariban halkımada bir pul, bırakacak kadar al
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemal

Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım
Hangi hükümet beni kurtaracakmış? Şaşarım
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım.

Mali Krizler, yoluna örmüşse çelikten duvar,
Benim cağız, ceğiz diyen bir hükümetim var
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar
Avrupa Birliği denen tek dişi kalmış canavar.

Arkadaş, Meclise namusuyla çalışanları uğratma sakın
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.

Yaktığın yerleri orman diyerek geçme, tanı
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı
Satılmadik o kaldı, durma satıver vatanı.

Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda
Semizletin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda
Uydurma kanunlarla Meclisten getirin seda
Onbin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda.

Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
Yediginiz herzelere başka ne demeli?
Oyuverin altını, iyice sallansın temeli
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli....

O zaman durur belki gözümden akan yaşım
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım
O zaman boşa gitmez yıllar süren uğraşım
HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM...

Dalgalanın sizde dolar gibi şimdi ey suçlular
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar
Hakkıdır Garip yasamış vatandaşın da gülmek
Hakkıdır ezilmiş milletimin aydınlık bir İstikbal.....

fıkranın devamı

Babaannem nişanlısından hamile kaldığını anlayana
kadar karnındaki bebek
dört aylık olmuş. Kilo almasına rağmen böyle bir şey
hiç aklına gelmemiş
çünkü "evlenmeden" hamile kalınmaz sanıyormuş.
Babaannem tam bir laz kadınıdır. Her zaman elleri ve
ayakları kınalıdır.
"Bir kadın öldüğü zaman ellerinde nişan yoksa
(tırnaklardaki kınayı kastediyor) zebaniler ellerini rendeleyecek" der.
Babaanne vallahi Stephen King halt etmiş yani yanında.
Babaannem namazında niyazında bir kadındır. Ziyaretine
gittiğimizde ev kalabalık da olsa hep televizyonlu odada
namaz kılar. Alışmış olsa gerek,
sesten falan hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza
durmuşken biz televizyon
izliyorduk. Kanalları gezerken birden babaannemin
ahenkli sesi dua ile karışık bir şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı:

Velem yuleeedd....Kanalı değiştirmeeee... Velem yekunlehu... Ajans
başlayacaaak...Kufuven ahad!"
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar
modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey
zorlanıyor. Buna en güzel örnek
evimi aradığında telesekretere bıraktığı not :
"Babaannesi aradı dersiniz."
Brezilya-Almanya final maçını izliyorduk. Brezilya'nın
önemli bir atağını
yavaş çekim gösteriyorlardı. Babaannemin
söylediklerini aynen yazıyorum:
"Bu oğlanlar da amma yavaş oynuyorlar. Bizim
yavrularımız aslan gibiydi.
Yine de elendiler." Canım babaannem seni çok seviyorum
ama teknoloji işte, çocuklar ne yapsın.
Ilkokuldayken Commodore 64 bilgisayarımla sık sık "Ghost'n
Goblins" oyununu
oynardım. Bu oyunda amaç, mezarlıkta dolaşırken
dirilen ölüleri yeniden
öldürmekti. Babaannem de ben oynarken izler, arkamda
sürekli Fatiha suresini
okurdu. "Babaanne onlar gavur, anlamazlar" deyince de
sinirlenip terlikle kovalardı. Tonton babaannemi çok özlüyorum.
Babaannem 58 milyon vererek aldığım gözaltı kremimi ellerine
sürüp bitirmiş
İzmir'deyken televizyonda Ajda Pekkan'ı seyreden, birkaç gün
sonra Ankara'ya
döndüğünde televizyonda yine Ajda Pekkan'a rastlayan
babaannemin yorumu:
Buraya da mı geldi bu zilli?! Nereye gitsem peşimde!
Bir spor programında Rıdvan Dilmen şu talihsiz cümleyi kurdu: "Ben

Washington'a inanan bir insanim." 85 yaşındaki
babaannemim tepkisi ani ve keskin oldu: "Allahsız herif! Geber e mi!"

fıkranın devamı

- Filler günde ortalama 2 saat uyurlar.
- Amerika'da 58 milyondan fazla köpek vardir.
- Hastalanmayan tek hayvan köpek baliklaridir.
- Köpek baliklarinin kansere karsi bagisikligi vardir.
- Timsahlar derine batabilmek için tas yutarlar.
- Bir istakoz 7 senede ancak yarim kilo alabilirler.
- Penguen yüzebilen fakat uçamayan tek kustur.
- Atlarin insanlardan 18 tane daha fazla kemigi vardir.
- Büyükçe bir yunus günde 2 ton yiyecek tüketir.
- Sivrisinek insanlarin ölümüne en fazla sebep olan hayvandir.
- Bir inek hayati boyunca yaklasik 200.000 bardak süt üretir.
- Mavi balinanin agirligi 22 ayda 26 tona kadar ulasir.
- En hizli büyüyen hayvan mavi balinadir.
- Bir karinca kendi agirliginin 50 kati agirligi kaldirabilir.
- En hizli kara hayvani çitadir. Hizi saatte 95 km'ye ulasabilir.
- En hizli balik yelken baligidir. Hizi saatte 109 km'ye ulasabilir.
- En hizli kus bogazli kirlangiçtir. Hizi 3 saniyede saatte 128 km'ye çikabilir.
- Mavi balinanin çikardigi ses 850 km öteden duyulur.
- Mavi yunuslarin kalbi dakikada sadece 9 kere atar.
- Suaygirlari su altinda dogar ve dogar dogmaz yüzebilirler.
- Hayvanlar alaminde sadece domuzlar günesten yanabilir.
- Suaygirlari agizlarini 120 cm açabilirler.
- Bir pire kendi boyunun 150 kati yükseklige ziplayabilir.
- Son 4000 sene içinde herhangi bir yeni hayvan evcillesmemistir.
- Karincalarin koku alma kabiliyeti en az köpekler kadar gelismistir.
- Insanlari parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanimak mümkündür.
- Ayni parmak izi gibi her insanin dil izi de farklidir.
- Hamamböcekleri yaklasik 250 milyon yildir hiçbir degisime ugramamislardir.
- Balinanin derialti yagindan sabun, güzellik kremi, margarin elde edilir.
- Vampir yarasalari hayvanlarin kanini emer ve günde 1 çorba kasigi kanla doyar.
- Bilgisayarla ugrasmak gözleri bozmaz, sadece yorar.
- Dünyadaki isi 1900 yilindan itibaren 0,7 derece artti.
- Yunuslarin beyni insanlarinkinden büyüktür.
- Yanlis dereceli gözlük gözü bozmaz.
- Insan, ömrü boyunca 20 kg toz yutar.
- Kibrit kutusu kadar bir altin, bir tenis kortu büyüklügüne kadar inceltilebilir.
- Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.
- 600 tane bitki cinsi etyiyendir.
- 60 yasinda, insanlar tat alma duyularinin %50'sini kaybederler.
- El tirnaklari ayak tirnaklarindan 4 kat daha hizli büyürler.
- Gülmek için 17, surat asmak için 43 adaleye ihtiyaç vardir.
- Beynin %85'i sudur.
- Dünyada en çok kullanilan isim Muhammed'dir.
- Eskimolar buzdolaplarini yiyeceklerin donmamasi için kullanirlar.
- Fare bir deveden bile daha fazla süre susuz kalabilir.
- Kendi dirseğini yalamanin imkansiz olduğunu
- Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadıgını ve bunu kimsenin açıklayamadıgını ?
- Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyecegini
- İdrarın zifiri karanlıkta parladığını ?
- Eğer cok siddetli hapsirirsan, kaburgalarindan birini kirabilecegini ?
- Hapsirmayi engellemeye calisirsan,basindaki veya boynundaki damarlardan birinin yirtilabilecegini ve olebilecegini ?
- Hapşırdıgın sırada gözlerını açık tutmaya calışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini ?
- Domuzların vucut yapılarından dolayı hicbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını?
- Dünya nufusunun %50 sinin hiç telefonla konusmadıgını ?
- Farelerin ve atların kusamadıklarını ?
- 1 saat sureyle kulaklikla birsey dinlemenin kulaktaki bakteri sayisini %700 arttirdigini ?
- Çakmagin kibritten once bulundugunu ?
- Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan icin benzersiz oldugunu ?
- bu yaziyi okuyan insanlarin %75 inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarini:)
- Hapşırdığınız Zaman Kalbinizde Dahil Olmak Üzere Bütün Vücut Fonksiyonlarınız Bir An İçin Durur.
- Filler Zıplayamayan Tek Memelilerdir.
- Zürafaların Ses Telleri Yoktur.
- Zürafalar 35 Cm Uzunluğunda Siyah Bir Dile Sahiptirler.
- Kangurular Geri Geri Yürüyemezler.
- Kelebekler Ayaklarıyla Tat Alırlar.
- Kadınlar Erkeklere Oranla 2 Kat Fazla Göz Kırpar.
- İnsan Vücudundaki En Güçlü Kas Dildir.
- Gözleri Açık Tutarak Hapşırmak İmkansızdır
- İnsan Elinde; En Yavaş Uzayan Tırnak Baş Parmağınki, En Hızlı Uzayan Tırnak İse Orta Parmağınkidir.
- Eiffel Kulesinin Tepesine Çıkana Kadar 1792 Basamak Vardır.
- İnsan Saçı 3 Kilo Ağırlık Kaldırabilecek Esnekliktedir.
- Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar.
- Yataktan Düşerek Ölme Olasılığı 2 Milyonda 1'dir.
- İnsanlar Vücutlarında 300 Adet Kemikle Doğuyorlar Ama Yetişkin Olduklarında Bu Sayı 206'ya Düşüyor.
- Bir Karınca Kendi Ağırlığının 50 Katı Ağırlığı Kaldırabilir.
- üzerinde barkot olan ilk ürün Wrigley cikletti.
- Yilda 2500 solak sag elini kullananlar icin yapilan ürünler yüzünden ölüyor.
- Empire State binasinda 10 milyondan daha cok tugla var.
- Canli gömülme korkusuna "Taphephobia" denir.
- Timsahlar eski disleri yenilemek icin yeni dis üretir.
- Kadinlarinin goguslerinin yüzde 70 yagdir.
- Günes Dünyadan 330,330 kat daha büyüktür.
- Clinophobia yatak korkusudur.
- Kirpiler suyun üzerinde batmadan kalirlar.
- Kaydedilen en uzun Tavuk ucusu 13 saniyedir.
- Kedi sidigi karanlikta parlar.
- Dünyadaki beyaz karincalarin toplam agirligi insanlarin 10 katidir
- Bir insan hayatinda ortalama 6 örümcek yutar.
- Elekrikli sandalye bir Disçi tarafindan icat edildi.
- Bütün Yeldegirmenleri saatin ters yonunde doner. Irlanda'dakiler hariç
- Cicekli bir bitki bir milyar polen sacabilir.
- Ortalama bir kirpinin kalbi saatte 300 kere atar.
- Develerin gözlerini kumdan korumak icin 3 göz kapagi vardir.
- Eseklerin gözleri dört ayaklarini da görebilecek sekildedir.
- Insan disleri kaya kadar serttir.
- Eski Misir'lilar tastan yapilmis yastiklarda uyurlardi.
- Bir hipopotam agzini 1.2 metrelik bir cocugun sigacagi kadar acabilir.
- Dünya yaklasik 6,600,000,000,000,000,000,000 tondur.
- Hamambocegi kafasi koptuktan sonra haftalarca yaşar,en sonunda açliktan ölür
- Her pul yalayisinizda 0.1 kalori alirsiniz.
- Ortalama bir insan yilda 1460 rüya görür.
- Her 4 Amerikali'dan biri Tv de gözükmüstür.
- Amerika'nin Omaha ve Nebraska eyaletlerinde kilisede yellenmek, gaz - cikartmak ve hapsirmak kanuna aykiridir.
- Dogdugunuzda 300 kemikle dogarsiniz daha sonra bu sayi 206 ya iner.
- Insanlardaki legen kemikleri betondan daha saglamdir.
- Amerikalilarin 7% si Amerikan milli marsinin ilk 9 kelimesini bilmezken Kanada milli marsinin ilk 7 kelimesini bilir.
- Kanadalilarin 5% i Kanada milli marsininin ilk 7 kelimesini bilmezken Amerikan marsinin ilk 9 kelimesini bilir.
- Yilda 10000 kus cama carptiktan sonra ölmektedir.
- Florida eyaleti Ingiltere'den büyüktür.
- Dünya üzerinde bir milyon hayvan türü yasamaktadir.
- Bir zamanlar Izlanda'nin bir sehrinde köpek beslemek yasakti.
- Kalbiniz günde 100000 kere atmaktadir.
- Thomas Edison, ampulun mucidi , karanliktan korkardi.
fıkranın devamı

Canım sevgilim

(Aynaya bakarak yüksek sesle)

''Aşk, yazının bulunmasından önce de var olduğundan, yazım kurallarına tabi değildir'' düşüncesiyle, edebi kişiliği olmayan bana, sana ancak aşk mektubu yazabilirdim... Bu mektubu ekte görebilirsin. Zaten bir Ek'te yayınlanacak... Buna alınmadım sen de alınma!.. Manşetten verecek değillerdi ya!

Yıllar -ki sonradan uydurulmuşlardır- birer birer arttıklarından, grafik açıdan da kıllı bir görüntüsü olan 2000 yılı ardından ne geleceğini tahmin edersin! 2001... 2 ve 1 ve 0 ne de güzel rakamlar... Birlikte, tek ve hiç, 2001 yılının aşk yılı olacağı duruşundan belli... Tabii organizasyonu ilçe belediyeleri yapmazsa! Ya da sen de yapma istersen! (Ben istersem) Biliyorum ki dandik bi afiş yaparsan 2'yi kullanırsın... Aşk.... 2 kişi... Karı-koca, ana-çocuk, üniversiteli genç Beyazıt'taki kapıda elele, T cetveli elde falan...

Senden daha zeki olan biri de 2001 aşkı yılı afişinde 1'i kullanır... Bir olmak, tek vücut falan, tek başına bir çınar filan... Hepimizden daha aydınlanmış biri yapsın bu işi. Aşkın adını ''O'' koysun...

Ne? O aydınlık kişi ben miyim? Bunu ima mi ettim? Ha ha ha... Çok zekisin sevgilim! Ben bunu ima etmedim demin yazdım bile. Sen salak zeki, ben aydınlanmış öküz; bizden bi b.k olmaz!

Biraz komiklik yapmamı ister misin? Vergi sıralamasında beşinci olmak için deşil tabii bu sefer... Seni güldürmek için!

Seni aslanlar gibi sevmemi ister miydin? Discovery Channel'da gördüm çok seri ve düzeysiz oluyor gerçi! Ama ''Aslanlar'' gibi başka di mi? İşte biz bilim adamları buna algıda seçicilik tabanlı benzetme diyoruz... Peki ben senin gün boyu bir 'Ceylan' gibi yuvamızda sekmeni ister miydim?

Bilmiyorum... Bir ceylan kadar doğal olabilirsen neden olmasın... Ama o da her yere kakasını yapıyordu bir belgeselde... Doğaldı ama unutma! Bence ikimiz de 'Hayvanlaşmayalım'... Ha ha ha... Matah bir şey diye 'İnsan' olalım... Kıçımızdan olmayan şeyler uyduralım... Sonra da onlarla uğraşalım...

Ya da benim uydurduğuma inanalım, aşk yılı olsun 2001, sen ne istersen onu yapalım...

Aşkımdan dağ deleyim mi sevgilim? Neye mi yarayacak? Belki biraz olgunlaşır, seni unuturum daha ne? Ama ben dağ deldim diye sen niye tarihe geçe çeksin ki di mi? Pars...

Çöllere de düşebilirim! 'Yok deve' mi dedin? Deme! Çok faktörlü güneş kremlerinin ve tuz tabletlerinin icadından çok öncedir çöldeki aşk acısı... Nasıl koyuyorum deşil mi sevgilim lafı!

Ama ben koydukça sen alınganlaşıyorsun! Sevgilim sen her şeyi -ben dahil- üstüne alınıyorsun... Ne oldu şimdi de ayı mi olduk? Severken öldürdük diyedir o anam; kabalıktan deşil.

Bir aşık olarak Bağdat dahil ne sorsan bilir bir halim mi var! Aman canım her soruya cevabı olan aşık olsa ne yazar. aşık aşırlığını kaybetmiştir... Genel kültürü sınırsız -ki ne demektir bilmem- bir aşığın, ağırlığınca altın veren yarışmada dahi kazancı sıfırdır... Rakamla 0 -artık bu sıfıra ne kazandırdıysa-... (Merhaba ben derslerle dolu sıfır... Benim kazanmayla hiç işim yoktur... Ben kadar her şey bana eşittir.)

Ben sıfır olmak isterdim... Seni gözünde de olsa... Zaten öyle miyim? Eee... Sizinle''1'' olup her çarpıldığımda tekrar edeceksem sıfır olurum daha iyi... En azından koyun gibi sayılmamamak için...

Aşkın gözü kördür ama eli ayağı tutar... Aşığın dili yamandır, hem ayrılıkta hem vuslatta yakar. Bunu 'yalarım' manasında da alsan olur fark etmez... Sıfırın kaybedecek nesi var ki?

Bir ve kaç paragraftır sana sevgilim diye hitap etmiyorum. Çünkü -sana bir sır vereyim- benim sevgilim yok 2001! Sen sıfır kilometre 1 yılsın ben 0 kilometre aşık, 2'mize Allah kolaylık versin.

Aşk yaşama komedyenle fıttırın, cam kırığı ile alma taharet yırttırın! O kadaaaaar....

Enderun (Eğitilmiş) sevgilerimle....
fıkranın devamı

Kilisenin birinde zangoç çanların altında dikiliyormuş.Papaz sinirle zangocun 2m ötesine gelmiş ve
- "Yine kutsal şarabi içtin değil mi?" diye bağırarak sormuş.Zangoç
- "Ya dediğin hiçbir şey duyulmuyor.Bağır bağır!"
demiş yandan yandan bakarak.Papaz iyice sinirlenmiş
- "2 metreden nasıl duyulmuyor?" demiş.Zangoç hala
- "Dediğin duyulmuyor.İstersen sonra konuşalım."
diyormuş.Papaz artık o kadar çok sinirlenmiş ki neredeyse zangocun üzerine üzerine yürüyecekmiş.
- "Nasıl duymuyorsun be adam?"
diye kükremiş.Sonunda zangoç
- "İstersen yer değiştirelim.O zaman belki duyulur."
demiş ve yer eğiştirmişler.Zangoç
- "Simdi sen söyle bakalım.Gecen ay toplanan hayır parasına ne oldu?" diyerek papaza bakmış.Papaz
- "Zangoççum valla sen çok haklisin.Gerçekten de 2 metreden duyulmuyormuş."

fıkranın devamı

Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz Sarayda davet edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Yaa ne gördünüz? Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm. Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti.Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu. Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Ne gördünüz? Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu. Brejnev pek memnun olmuştu. Ford devam etti: Ama bayrakta acaip yazılar vardı. Ne yazıyordu ne yazıyordu? Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama