Kumarda Fıkraları

loading...


Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı..Pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye"nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. Bir gün karısına "Paraları mezara götürecek halimiz yok. Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi.."Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya"ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar..."Temel, neyi var, neyin yok sattı. Paralarını dolara çevirdi. Bir milyon doları olmuştu. Karısını yanına aldı. Uçağa bindi.. Los Angeles"e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. Las Vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar. Uçak şirketi görevlileri" Buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. Yalnız bu kentin Las Vegas olduğunu unutmayın. Kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.." derler.. "Kumar mı" dedi, Temel, karısına.."Kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... Allah göstermesin.." Ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. Arkası çorap söküğü gibi geldi.Temel herşeyini rulet masasında biraktı. Rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. Hızla tuvalete koştu. Tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel"de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. Temelin başına gelenleri anlamıştı.



Temel"çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim" dedi. Kartı aldı, cebine attı.. Tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..Çıktı..Elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, Tek Kollu Canavar çıktı.Parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ...Alet boşaldı adeta.. Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. Bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü..Gerisi peri masalı.. İki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. İki ay sonra yeni Kalifornıyalı Temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. Elinden gelen tek iş pastacılıktı.Parası da vardı. Bir pastane açtı. Pastaları öylesine tutuldu ki, önce Los Angele"e, sonra Kaliforniya"ya, sonrada tüm Amerika"ya yayıldı,Temel Pastaneleri... Bir kaç yıl sonra, Temel, Amerika"nın en zengin adamları arasına girdi. Temel Pastaneleri"nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. Şirketin en gözde elemanları ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. Tüm başına gelenleri anlattı..



"Bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse Amerika"daki her taşın altına bakacağım.." Şirketin genel müdürü sordu: "Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... Adı, adresi sizde olmalı zaten.." "Bana 25 sent veren umurumda değil" dedi temel.. "Ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!.."


fıkranın devamı


Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve
LasVegas'ın yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon
dolar kazanır. Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral
dairesine çıkar ve karısına telefon eder:
- "Hayatim, evde misin?"
- "Evet kocacığım."
- "İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla.
Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım."
- Kadın sevinç dolu bir çığlık atar "Ayyyyyyyyyyy harikasın!!
Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?? Paris?; Karayipler?;
Acapulco?; Guney Amerika?..."
- Adam cevap verir: " Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan
gitmiş ol."

fıkranın devamı


Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı.. pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı..
bir gün karısına
- paraları mezara götürecek halimiz yok. kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim dedi.. Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar...
temel, neyi var, neyin yok sattı. paralarını dolara çevirdi. bir milyon doları olmuştu. karısını yanına aldı. uçağa bindi.. los angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. las vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar.
uçak şirketi görevlileri
- buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. yalnız bu kentin las vegas olduğunu unutmayın. kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.. derler..
- kumar mı dedi, Temel, karısına..
- kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... allah göstermesin.. ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. arkası çorap söküğü gibi geldi. temel herşeyini rulet masasında biraktı. rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. hızla tuvalete koştu. tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. temelin başına gelenleri anlamıştı.
temel
- çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim dedi. kartı aldı, cebine attı.. tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..çıktı.. elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, tek kollu canavar çıktı. parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ... alet boşaldı adeta.. temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü.. gerisi peri masalı.. iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. iki ay sonra yeni kalifornıyalı temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. elinden gelen tek iş pastacılıktı. parası da vardı. bir pastane açtı. pastaları öylesine tutuldu ki, önce los angele'e, sonra kaliforniya'ya, sonrada tüm amerika'ya yayıldı,temel pastaneleri... bir kaç yıl sonra, temel, amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. temel pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. tüm başına gelenleri anlattı..
- bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse amerika'daki her taşın altına bakacağım..
şirketin genel müdürü sordu
- ama temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... adı, adresi sizde olmalı zaten..
- bana 25 sent veren umurumda değil dedi temel.. ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!..

fıkranın devamı

Temel ile dursun gece yarısı yolda yürüyorlarmış.temel çıplak dursun ise donlu. temel dursun...
fıkranın devamı

Adamınbiri bir gün, iki saat ortalarda gözükmedikten sonra karısının kendisini beklediği ba...
fıkranın devamı

Adamin biri bir gün iki saat gözükmedikten sonra karisinin yanina bara gitmis. Karisi adama çiki...
fıkranın devamı

temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı.. pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı..
bir gün karısına
- paraları mezara götürecek halimiz yok. kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim dedi.. Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar...
temel, neyi var, neyin yok sattı. paralarını dolara çevirdi. bir milyon doları olmuştu. karısını yanına aldı. uçağa bindi.. los angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. las vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar.
uçak şirketi görevlileri
- buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. yalnız bu kentin las vegas olduğunu unutmayın. kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.. derler..
- kumar mı dedi, Temel, karısına..
- kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... allah göstermesin.. ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. arkası çorap söküğü gibi geldi. temel herşeyini rulet masasında biraktı. rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. hızla tuvalete koştu. tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. temelin başına gelenleri anlamıştı.
temel
- çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim dedi. kartı aldı, cebine attı.. tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..çıktı.. elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, tek kollu canavar çıktı. parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ... alet boşaldı adeta.. temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü.. gerisi peri masalı.. iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. iki ay sonra yeni kalifornıyalı temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. elinden gelen tek iş pastacılıktı. parası da vardı. bir pastane açtı. pastaları öylesine tutuldu ki, önce los angele'e, sonra kaliforniya'ya, sonrada tüm amerika'ya yayıldı,temel pastaneleri... bir kaç yıl sonra, temel, amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. temel pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. tüm başına gelenleri anlattı..
- bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse amerika'daki her taşın altına bakacağım..
şirketin genel müdürü sordu
- ama temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... adı, adresi sizde olmalı zaten..
- bana 25 sent veren umurumda değil dedi temel.. ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!..
fıkranın devamı

Temel,55 yasina kadar canini disine takmis çalismisti..Pastaci çirakligi
ile alisdigi hayata,pastane sahibi olarak devam
etmis,yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmus,milyarlar kazanmisti..
Bir gün karisina "Paralari mezara götürecek halimiz yok.Kendimize yeni
ve rahat bir hayat seçtim" dedi.."Bizim oradaki
hemserilerle konustum...Herseyi iyice ögrendim.Kaliforniya'ya
gidecegiz.Kazandigim para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter..Çocuklar da güzel üniversitelerde
okurlar.."Temel,neyi var,neyin yok satti.Paralarini dolara çevirdi.Bir milyon
dolari olmustu.Karisini yanina aldi.Uçaga bindi..
Los Angeles'e uçtular birgün..Uçsuz bucaksiz Nevada çölleri üzerinde uçarken ,motorda bir ariza belirdi.Las Vegasa zorunlu inis yapmak zorunda kaldilar.Uçak sirketi
görevlileri" Buranin en lüks otelinde,sirketimizin konugu
olarak kalacaksiniz.Yalniz bu kentin as Vegas oldugunu unutmayin.Kumar oynarsaniz eger,kendi hesabiniza.." dediler..
"Kumar mi" dedi,Temel,karisina.."Kumardan kazanmayi düsünen kafayi yemis olmali..Allah göstermesin.."
Ama bir kez sansini denemek için,rulete 500 dolarlik bir fis atmaktan da
kendini alamadi.arkasi çorap söküğü gibi geldi.Temel
herseyini rulet masasinda birakti.Rulet basinda nefes almadan geçirdigi
saatler sirasinda
fena halde de sıkıştığını hissetti.Hizla tuvalete kostu.Tuvalet kapilari
otomatikti.25 sentlik bozuk para atilinca açiliyordu.Oysa
Temel'de metelik kalmamisti.Sikinti içinde dolanirken ,oradan geçen
biri,avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı..Bu konularda deneyimliydi.Temelin
basina gelenleri anlamisti.
Temel"çok iyi bir insansiniz.Bu iyiliginizi hayat boyu
unutmayacagim.Bana
lütfen kartinizi verin.Bu borcumu da size ödeyecegim" dedi.Karti aldi,cebine atti..Tuvalete döndügünde kapiyi açik buldu.Içeri girdi,rahatladi..Çikti..Elinde kalan 25 sentle yürürken karsisina,Tek Kollu Canavar çikti.Parayi delige atti,kolu çekti,ve bir
sangirti ...Alet bosaldi adeta..Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmisti.Bunlari fise çevirdi,rulet masasina döndü..Gerisi peri masali..Iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmustu. Iki ay sonra yeni Kaliforniyali Temel,bos oturmanin kendisine göre bir
is olmadigini farketti.Elinden gelen tek is pastacilikti.Parasi da vardi.Bir pastane açti.Pastalari öylesine tutuldu
ki ,önce Los Angele'e,sonra Kaliforniya'ya,sonrada tüm Amerika'ya yayildi,Temel Pastaneleri...
Bir kaç yil sonra,Temel,Amerika'nin en zengin adamlari arasina
girdi.Temel
Pastaneleri'nin onuncu yili dolayisi ile büyük bir gece düzenlendi.Sirketin en gözde elemanlari ile,ünlü konuklar bir araya geldiler.Temel yemegin sonunda konusma yapmak için kürsüye
çıktı..Tüm basina gelenleri anlatti..
"Bütün bu basariyi ve bu serveti bir tek kisiye borçluyum.O kisiyi
bulana kadar,iste size söz veriyorum,gerekirse Amerika'daki her tasin altina bakacagim.."
Sirketin genel müdürü sordu:"Ama Temel bey,size 25 sent borç veren adamin kartini aldiginizi söylemistiniz..Adi,adresi sizde olmali zaten.." "Bana 25 sent veren umurumda degil"dedi temel.."Ben,tuvaletin kapisini açik birakan adami ariyorum!.."
fıkranın devamı

Temel Almanyada bir gün eğlenmek için bir kumarhaneye ugramış ve kumardan tam 3000 DM para kazanmış.Sevinçle evin yolu tutmuş,bir çiftliğin yanından geçerken paraları birden elinden düşürmüş.O sırada orda bulunan bir domuz paraları yiyecek sanıp doğru mideye indirmiş.Temel öfkeden ne yapacağını şaşırmış vaziyette kara kara düşünürken yanından geçen bir adam derdini sormuş.Temel
-zar zor kazandığım paraları şu domuz yedi demiş.
Adam
- merak etme her şeyin bir çaresi var,sen şimdi bu domuzu al bir meyhaneye götür bir bardak bira içir,sonra kıçına bir tekme vur paraları geri kusar demiş.
Temel adamın söylediği gibi domuzu meyhaneye götürüp içirmiş.Midesi bulanan domuzun kıçına bir tekme vurunca domuz 1000 DM.geri kusmuş.Meyhaneci şaşkın şaşkın bakıp
- bu domuzu bana satarmısın? demiş.
Temel
- satılık değil cevabını vermiş. e tekrar domuza bir bardak bira içirip kıçına tekmeyi vurunca 1000 DM.daha geri çıkmış ve aynı işlemi 3'üncü 1000 DM.çıkana kadar tekrar etmiş.
Meyhaneci dayanamamış
- bu domuzu bana satarsan sana 10.000 DM.para veririm demiş.
Temel tabiki kabul etmiş ve parayı almış.Ertesi gün gazetelerdeki haberlerde"sarhoş meyhaneci domuzu vura vura öldürdü".
fıkranın devamı

Ülkenin birinde iki gerçek dost yaşarmış.
Birinin malı, ötekinin malı gibiymiş.
Anlaşılan o ülkede dostluk, bambaşkaymış...

Bir gece ülkede herkes dalmış derin uykulara.
Orada güneş battı mı, fırsat bu fırsat der,
uykunun tadını çıkarırmış millet.

Gece yarısı bizim dostlardan biri, fırlamış yatağından,
koşmuş doğru dostunun evine.
Uyandırmış hizmetçileri tatlı uykularından...

Dostu, yukarıdan duymuş sesini. Hemen kaptığı gibi
kılıcını, kesesini, koşmuş dostunun yanına...

"Hayrola!" demiş, merak içinde, soluk soluğa...
"Sen, kolay kolay uyandırmazsın kimseyi,
uykuyu da seversin üstelik.
Kumarda kaybettiysen; al şu keseyi.
Evini bastılarsa; işte buradayız ben ve kılıcım.
Haydi gidip haklarından gelelim.
Yalnız yatamaz mı oldun yoksa???
Benim güzel cariyeyi al git öyleyse..."

"Yok a canım." demiş dostu... "Ne o, ne de bu.
Rüyamda biraz düsünceli gördüm seni...
Sakın başı dertte olmasın deyip koştum.
Kusura bakma dostum!"


Gerçek bir dostu olmak ne güzel bir şey!
Derdini açmanı beklemez bile...
Kendi bulup söylemek ister, belki sen çekinirsin diye.
Sevdiği insanın üstüne titrer,
bir düşten, bir hiçten nem kapar.
fıkranın devamı

Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı..Pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiyenin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. Bir gün karısına "Paraları mezara götürecek halimiz yok. Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi.."Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniyaya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar..."Temel, neyi var, neyin yok sattı. Paralarını dolara çevirdi. Bir milyon doları olmuştu. Karısını yanına aldı. Uçağa bindi.. Los Angelese uçtular birgün... Uçsuz bucaksız Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. Las Vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar. Uçak şirketi görevlileri" Buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. Yalnız bu kentin Las Vegas olduğunu unutmayın. Kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.." derler.. "Kumar mı" dedi, Temel, karısına.."Kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... Allah göstermesin.." Ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. Arkası çorap söküğü gibi geldi.Temel herşeyini rulet masasında biraktı. Rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. Hızla tuvalete koştu. Tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temelde metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. Temelin başına gelenleri anlamıştı.
Temel"çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim" dedi. Kartı aldı, cebine attı.. Tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..Çıktı..Elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, Tek Kollu Canavar çıktı.Parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ...Alet boşaldı adeta.. Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. Bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü..Gerisi peri masalı.. İki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. İki ay sonra yeni Kalifornıyalı Temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. Elinden gelen tek iş pastacılıktı.Parası da vardı. Bir pastane açtı. Pastaları öylesine tutuldu ki, önce Los Angelee, sonra Kaliforniyaya, sonrada tüm Amerikaya yayıldı,Temel Pastaneleri... Bir kaç yıl sonra, Temel, Amerikanın en zengin adamları arasına girdi. Temel Pastanelerinin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. Şirketin en gözde elemanları ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. Tüm başına gelenleri anlattı..
"Bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse Amerikadaki her taşın altına bakacağım.." Şirketin genel müdürü sordu: "Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... Adı, adresi sizde olmalı zaten.." "Bana 25 sent veren umurumda değil" dedi temel.. "Ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!.."

fıkranın devamı

Temel Almanyada bir gün eglenmek için bir kumarhaneye ugramis ve kumardan tam 3000 DM para kazanmis.Sevinçle evin yolu tutmus,bir çiftligin yanindan geçerken paralari birden elinden düsürmüs.O sirada orda bulunan bir domuz paralari yiyecek sanip dogru mideye indirmis.Temel öfkeden ne yapacagini sasirmis vaziyette kara kara düsünürken yanindan geçen bir adam derdini sormus.Temel "zar zor kazandigim paralari su domuz yedi" demis.
Adam "merak etme her seyin bir çaresi var,sen simdi bu domuzu al bir meyhaneye götür bir bardak bira içir,sonra kiçina bir tekme vur paralari geri kusar "demis.Temel adamin söyledigi gibi domuzu meyhaneye götürüp içirmis.Midesi bulanan domuzun kiçina bir tekme vurunca domuz 1000 DM.geri kusmus.Meyhaneci saskin saskin bakip "bu domuzu bana satarmisin?" demis.Temel "satilik degil " cevabini vermis ve tekrar domuza bir bardak bira içirip kiçina tekmeyi vurunca 1000 DM.daha geri çikmis ve ayni islemi 3üncü 1000 DM.çikana kadar tekrar etmis.Meyhaneci dayanamamis "bu domuzu bana satarsan sana 10.000 DM.para veririm" demis.Temel tabiki kabul etmis ve parayi almis.Ertesi gün gazetelerdeki haberlerde"sarhos meyhaneci domuzu vura vura öldürdü".
fıkranın devamı

Adamin biri bir gün yolda giderken bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para verir ve al bununla bir sigara alirsin der.
Dilenci "beyim ben hiç sigara içmem" der. Bunun üzerine adam o zaman bir bira içersin der.
Dilenci "ben agzima içki koymam" der. Sen de o zaman bir altili oynarsin.
Dilenci "beyim ben hiç kumarda oynamam" deyince adam o zaman al bu parayi ve bizim eve gel der.
Dilenci neden oldugunu sorar. Adam
"Karim seni bir görsün içki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir adamin hali ne oluyor."
fıkranın devamı

Adamınbiri bir gün, iki saat ortalarda gözükmedikten sonra karısının kendisini beklediği bara gitmiş. Karısı, adama çıkışmış:
-Nerede kaldın körolası? İki saattir yoksun!
-Şimdi sırası değil, eve gidip hemen bavulunu hazırla. Arkadaşım kapıda bekliyor. Seni kumarda kaybettim.
-Bunu nasıl yaparsın!!!
Adam gayet sakin bir şekilde:
-Hile yaptım karıcığım...
fıkranın devamı

Adamin biri bir gün iki saat gözükmedikten sonra karisinin yanina bara gitmis.Karisi adama çikismis:
-Nerde kaldin körolasi! iki saattir yoksun!" demis.
Adam demis ki:
-"Simdi sirasi degil, eve gidip hemen bavulunu hazirla arkadasim seni kapida bekliyor. Seni kumarda kaybettim" demis.
Karisi hiddetle:
-"Bunu nasil yaparsin!:" demis.
Adam da gayet sakin bir sekilde:

-"Hile yaptim karicigim!."
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama