Kurşun Fıkraları

loading...


Temel ava gitmiş anlatıyordu;
Uşaklar geçen gün bi kuş sürüsüne rasladum, geçen gün bi kuş sürüsüne rasladum ben diyim size sürü sen deki süpsürü ha oyle bi süriye rastladum. Atayirum duşiyii atayirum duşiyii atayirum duşiyiii. Attuk attuk attuk attukça duşiyiii yahu...
İdris hemen lafını bölmüş;
Ula Temel biliyirum senun tufeğun otomatik değil nasil kurşundur habu yetişuyi ona yahu, atayisun duşiyii atayisun duşiyii buna nasil kurşun yetitiriyorsun.
Eee demiş Temel ula habu karuşuklukta akluma kurşun doldurmak mi geluyi oyle, atayisun duşiyii işte.

fıkranın devamı


Adamın biri bir gün bara gider ve oturur, bir viski içer. Biraz sonra yanına yeşil gözlü bir afet gelir, içerler, konuşurlar falan zaman geçer bardan çıkacak olurlar.

Adam kızı eve davet eder eve giderler biraz müzikten sonra sevişmeye başlarlar, kadın izin ister ve tuvalete gider.

Gittiğinde malum gün olduğunu anlar ve kendi kendine 'bu sarhoş anlamaz' nasılsa der ve içeriye gider ve sabaha kadar sevişirler. Sabah kadın erkenden, adam kalkmadan gider.

Adam uyanır ve kendi kendine yorumlar yapmaya başlar:

- "Allahım ben dun buraya bir kadınla geldim ama o yok..." sonra kanları görür ve der ki:
- "Ben ne yaptım, bir kadını öldürdüm" der ve silahına bakar.

Kurşunların tam olduğunu görünce rahatlar. Aklına bıçak gelir, kontrol eder; bıçakların temiz olduğunu görür biraz daha rahatlar. Sonra aynaya bakar ve irkilir:

- "Aman Allahım! Ben bir kadını yemişim"

fıkranın devamı


Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek:
- "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?"
Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:
- "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!"

fıkranın devamı


bir gün bir çocuk aliyle dövüşmüş.ama ali çocuğu yerden yere çalayordu.sonra ikiside büyüdü.ali 30 diğer çocuk ise 31 yaşındadır.ali hayla sinirli olan diğer adam aliyi bulur ve onu vurur.diğer adam aliye sordu sonduan nedir diye sordu:
_sen görürsün
adam
_hahha beni mi öldürücen
aslında ali ölmemişti.tam kurşun kan torbasına isabet etti.adam gülerken adama bir şamar attı ki adam feleğini şaşırdı.adamın az sonra şöyle dedi:
_SEN GÖRÜRSÜN DEDİ




fıkranın devamı


İki uzaylı benzin istasyonuna gitmişler, biri benzin pompasını tutmuş dötüne sokmuş, diğeri ona şaşkın bir bakışla: "Bu yaptığın normal mi?"demiş. Diğeri ise:"Hayır kurşunsuz.".demiş.

fıkranın devamı


Naziler üç kişi; İngiliz, Fransız ve Laz'ı esir almışlar ve sonuçta ölüm cezasına çarptırmışlar. Ve askerler soruyor: - Beyler Giyotinle mi ölmek istersiniz? Asılarak mı? Kurşuna dizilerek mi?
İlk önce Fransız yanıt verdi: - Benim atalarım hep giyotinle öldüler ben de giyotinle. Onu almışlar kafasını yerleştirmişler giyotine. Giyotini üstten bırakıyorlar.Tam kafasına 2 santim kalınca giyotin duruyor. Maalesef giyotin bozuk Almanlar sinirleniyor. Çünkü bu durumda Fransız kurtuldu. İngiliz: - Arkadaşlar, asılarak ölmek çok kötü benide giyotinle öldürün. İngiliz uyanıklık yapıyor. Almanlar giyotini tamir ediyorlar. Ama olay aynı sekilde cereyan ediyor. Sonuçta İngilizde kurtuluyor. Sıra bizim laza geliyor. Bizim Temel de uyanık: - Arkadaşlar asılarak ölmek gerçekten çok kötü. E zaten giyotin de çalışmıyor. En iyisi beni kurşuna dizin.

fıkranın devamı


Bir gün şeytan büyük bahçeli koskoca bir malikaneye girmiş. Merdivenleri çıkmış. Bir kuzu görmüş. Kuzunun boynunda bir ip varmış. Şeytan ipi çıkarmadan sadece biraz gevşetmiş. Kuzu malikenenin önünde bulunan aynayı görmüş. Şaşırınca bir hamle yapıp aynayı kırmış. Çıkan gürültüye evin hizmetçisi gelmiş. Sen naaptın? ben şimdi burayı nasıl temizliycem. Evin beyi bunu duyunca kesin beni kovar demiş ve kuzuya bir tekme atmış. Kuzu merdivenlerden düşünce ip yetmemiş ve kuzunun boynunu kesip onu öldürmüş. Bu sırada evin uşağı gelmiş. Neler olduğunu sormuş. Kadın anlatınca bunu nasıl yaparsın. Bey şimdi ikimizi de kovucak. O kuzu onun için çok değerliydi demiş. Ve hafifçe kadını itmiş. Kadın dengesini kaybetmiş ve merdivenlerden düşüp boynunu kırmış. Sesi duyunca evin hanımı gelmiş. Olanları öğrenince sinirlenmiş. Tam uşağı dövmek için uşağa yaklaşırken uşak lütfen beni bağışlayın ve beni kovmayın diyerek diz çökmüş. Uşağın üstüne hızla gelen kadın ise ona çarpıp merdivenlerden yuvarlanmış ve ölmüş. Evin beyi gelip de olanları dinleyince belinden silah çekip uşağı vurmuş. Sonra kendi kendine eyvah ben ne yaptım? bir kuzu, aynanın kırılması ve sevmediğim karım için elimi kana bulamaya, katil olmaya değermiydi? demiş ve silahı çekip bir kurşunda kendine sıkmış. Bütün bu olanları bir kenardan izleyen şeytansa sırıtarak "Ben hiç bişey yapmadım ki. Sadece acıyarak kuzunun boynundaki ipi gevşettim, o kadar..." demiş...

fıkranın devamı


Bir general, komşu ülkeden gelen konuk generale hem hava atmak, hem de erlerinin kendisine ve vatanına bağlılıklarını göstermek için, üç erini ve karılarını yanına çağırır. Erlere birer kurusıkı tabanca verir. Onları yan odaya alır ve karılarını öldürmelerini ister. Konuk generale "şimdi bakınız erlerimiz nasıl itaatkar ve vatansever", der. Erler teker teker içeri girerler. Birinci er karısından özür dileyip tüm şarjörü boşaltır. Tabii karısı ölmez, kurşunlar kurusıkıdır. İkincide de aynı şey olur. Genaralin gözleri yaşarmıştır. En son giren erin ardından, iki general kurşun seslerini dinlerken, "dan dan dan dan dan dan... şangırrrr", diye bir ses duyarlar. İşini bitirip çıkan ere merakla sorarlar, "neydi o şangırrr sesi?" diye. Er yanıtlar: - "Komutanım bana kurusıkı kurşun vermişsiniz, karım ölmeyince bende tuttum camdan aşağı attım."

fıkranın devamı


Bir cumartesi sabahı.. İki genç kadın golf oynuyorlar. Sarışın olanı topu dikmiş.. Sopayı öyle bir savurmuş ki.. Top havada kurşun gibi uçmus, öbür delikte golf oynayan bir erkeğe o hızla çarpmış.. Kadınlar dehşet içinde, erkeğin iki elini bacaklarının arasında kelepçeleyip iki büklüm kaldığını görmüşler. Sarışın hızla oraya koşmuş ve özr dilemeye başlamış.. "Lütfen izin verin size yardim edeyim.. Ben bir fizik tedavi uzmanıyım ve eğer izin verirseniz çektiğiniz acıyı azaltabileceğimi biliyorum." "Yooo.. Yooo.. Gerek yok" diye inler gibi konuşmuş adam, elleri hala bacaklarının arasında kelepçeli.. "Önemli değil.. Birkaç dakika içinde düzelirim merak etmeyin.." Sarışın ısrar etmiş.. Öyle ısrar etmiş ki adam "Peki" demiş sonunda.. Kadın çok yumuşak hareketlerle adamın ellerini birbirinden ayırıp iki yana sarkıtmış önce. Sonra adami çimlere uzatmış. Pantolonun kemerini gevşetmiş.. Elini içeri sokmuş ve masaj yapmaya başlamış.. Biraz sonra sormuş.. "Şimdi nasıl hissediyorsunuz kendinizi.." "Harika" demiş adam.. "Harika hissediyorum.. Ama baş parmağım hala fena halde zonkluyor!.."

fıkranın devamı


Naziler üç kişi; İngiliz, Fransız ve Laz'ı esir almışlar ve sonuçta ölüm cezasına çarptırmışlar. Ve askerler soruyor:
- Beyler Giyotinle mi ölmek istersiniz? Asılarak mı? Kurşuna dizilerek mi?
İlk önce Fransız yanıt verdi:
- Benim atalarım hep giyotinle öldüler ben de giyotinle. Onu almışlar kafasını yerleştirmişler giyotine. Giyotini üstten bırakıyorlar.Tam kafasına 2 santim kalınca giyotin duruyor. Maalesef giyotin bozuk Almanlar sinirleniyor. Çünkü bu durumda Fransız kurtuldu.
İngiliz:
- Arkadaşlar, asılarak ölmek çok kötü benide giyotinle öldürün. İngiliz uyanıklık yapıyor. Almanlar giyotini tamir ediyorlar. Ama olay aynı sekilde cereyan ediyor. Sonuçta İngilizde kurtuluyor. Sıra bizim laza geliyor. Bizim Temel de uyanık:
- Arkadaşlar asılarak ölmek gerçekten çok kötü. E zaten giyotin de çalışmıyor. En iyisi beni
kurşuna dizin.

fıkranın devamı


2. Dünya Savaşında 2 yahudi almanlara esir olmuştur. Bunlardan biri diğerine kendilerine ne yapacaklarını sorar. O da baslar anlatmaya "2 ihtimal var ya bizi öldürürler ya da esir kampına yollarlar.
Öldürürseler sorun yok kampa gidersek 2 ihtimal var ya kurşuna diziliriz ya da gaz odasında öldürülürüz.
Kurşuna dizilirsek sorun yok gaz odasına gidersek 2 ihtimal var bizden ya sabun yaparlar ya da kâğıt.
Sabun yaparlarsa sorun yok kâğıt yaparsalar 2 ihtimal var ya gazete kâğıdı oluruz ya da tuvalet kâğıdı.
Gazete kâğıdı olursak sorun yok tuvalet kâğıdı olursak iste o zaman moka yedik".


fıkranın devamı

Avukat Temel, cinayet sanığını savunmaktadır.- Müvekkilim masumdur Hakim Bey. Cinayet kaza ile...
fıkranın devamı

Sigortacının biri orduya gider. Askerler içtimadadır.Baslar anlatmaya:-"Ben size sigorta satmaya...
fıkranın devamı

Namık kemal, fransız, alman, ingiliz bi kralın eline esir düşerler.kral kendilerini bir şekild...
fıkranın devamı

Amerikanın ıssız bir kasabasında faili meçhul bir zenci cinayeti işlenmiştir. Şerif kalabal
fıkranın devamı

Avcılar birgün oturmuş hepsi atıp tutuyor .ben şöyle vurdum,böyle tuttum diye. Birtanesi baş...
fıkranın devamı

Bir gün uçakta ingiliz alman ve temel bulunuyormuş. Bu üç kişi o kadar açmış ki yere indikl...
fıkranın devamı

Bir gün küçük bir çocuk büyük bahçeli koskoca bir malikaneye girmiş. Merdivenleri çıkmı
fıkranın devamı

İki avcı köpekleriyle övünüyorlarmış. Avcılardan biri: "Benim köpeğim çok akıllı,geçe...
fıkranın devamı

İki arkadaş pazar günü golf oynarlar. Bir pazar yine golf oynamaya hazırlanırken, biri de, onl...
fıkranın devamı

İki avcı köpekleriyle övünüyorlarmış. Avcılardan biri "Benim köpeğim çok akıllı. Geç...
fıkranın devamı

Bir gün hamile bir kadn mağazada alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve vurulur. Hemen h...
fıkranın devamı

Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. ...
fıkranın devamı

Müşteriye neyi nasıl anlattığınız çok önemli.
Bununla ilgili çok sevdiğim bir sigortacı öyküsü var.
Sigortacının biri orduya gider. Askerler iştimadadır.
Başlar anlatmaya;
- ''Ben size siğorta satmaya geldim siğorta olmayanlar savaşa gittiğinde beynine bir kurşun yerse, ailesi hiç para alamaz siğortalı olanların ailesine ise, devlet yüklü bir para öder. Şimdi kimler siğorta yaptırmak istiyor?"
Kimseden ses çıkmaz.
İki kez daha anlatır ama yine ses çıkmaz.
Siğortacı gitmek üzereyken kıdemli bir Başçavuş gelir ve;
- ''Bir de ben anlatayım, ben bunların dilini konuşurum'' der ve askerlere seslenir;
- ''Beyler, şimdi siğorta olup da beynine kurşun yiyenlere devletin ne kadar para ödeyeceğini duydunuz'mu?''.
- ''Duyduk'' der herkes.
- ''Şimdi siz hesap edin. Bundan sonra ilk çıkacak savaşta devlet, savaşa siğorta olanları'mı, siğortasız olanları'mı sürer?''...
fıkranın devamı

- Mademki dünya bir hiç, gece de iç, gündüz de iç.
- Bende şeytan tüyü yok, epilasyonla aldırdım.
- Hırsızlık yapmayın, Hükümet rekabetten hoşlanmaz.
- Nefes kesen bir roman yazdım. Tüm okurlarım öldü.
- Hakan yarın ki maçta forma giyemeyecek... Çıplak
oynayacak.
- Her aşk bitki isimleri ile başlar, hayvan isimleri
ile biter.
- Oğlumun adını mafya koydum, artık ben de mafya
babasıyım.
- Yazılıdan sıfır aldım ama, önemli olan katılmaktı.
- Eğer turist sezonundaysak, neden onları
avlayamıyoruz?
- 1959'da içilen kahvelerin hatırı doldu, duyurulur.
- Şiddete karşı savaş açın, şiddet yanlılarını
kurşunlayın.
- Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygudur.
- Adamın biri eczaneye sinek ilacı almaya gitmiş.
Eczacı ona "sineğinizin nesi var acaba" demiş.
- Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır.
- Sizde bit şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar.
- Beşbinkere söyledim; abartmayı bırak.
- Bu tüp bebek hatalı; hep gaz kaçırıyor.
- Yes abicim. Türkçe eğitime benden de okey!
- Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe
zıplayabilir mi? Elektrik direği zıplayamaz ki...
- Selam! Ben Aydan Şener. Hadi yaa. Ben de dünyadan
Neil Armstrong.
- Çocuğun biri bir gün kafasını ıslatmadan yıkamaya
başlamış. Annesi de "oğlum hiç saç ıslatılmadan
şampuanlanır mı?" deyince çocuk: ama anne bu şampuanda
kuru saçlar için yazıyor.
- Temel Fransa'ya gitmiş. Tabelada Fransa yazıyormuş.
O da " Aaaa... burayı da mı Sabancı aldı" demiş.
- Gençliğim acı veriyordu. Ameliyatla aldırdım.
- Ey yükselen yeni nesil! İn ulan aşağı!
- Son gülen sen olacaksın. Çünkü geç anlıyorsun
- İnsanlık bugün de para karşısında değer kaybetti.
- Karınızla aranızdaki ortak yan ne? Aynı günde
evlendik.
- Hayatım boyunca kararsız biri oldum ama artık emin
değilim.
- Karımı o kadar seviyorum ki eskimesin diye
başkalarının karılarını kullanıyorum.
- Size yapılmasını istemediğiniz şeyleri başkalarına
yapın, çok zevkli.
- Demokrasi, seks gibidir. İyisi de, kötüsü de "iyi"
dir.
- AIDS virusu de, Ebola virusu de maymun patentli.
Maymundan gelip gelmediğimiz belli değil ama,
Maymundan gideceğimiz kesin.
- Soğuk savaştan sıcak savaşa geçiverdik bir anda.
Dünya çatlamasa bari.
- Asansor bozuk. En yakın asansör karşı binadadır.
- İçerken araba kullanmayın. Bir yere çarparsanız
biranız dökülür.
- Yarın yapabileceğin bir şeyi, Asla bügünden yapma.
- Tanrım! Kendim için bir şey istemiyorum. Yalnızca
anneme paralı ve güzel bir gelin nasip et!

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama