Kurtaran Fıkraları

loading...

ayşe melikeye demiş ki: - ders demek 45 dak. işkence demektir,öğretmen ise bilgecan dede zil sesi cankurtaran sesi bahçe cennete gezinti demektir. melikede : - benimde matematiğe bir sözüm var. ayşe: - ney çabuk söyle melike : - sevgili matematik artık büyü e kendi problemlerini kendin çöz !
fıkranın devamı


temel ile dursun amerikaya gezmeye gitmişler.her gördüklerine bakıp ula medenıyetun közunı seveyim demiş dursun.şu gökdelene bak medenıyetın gözunı seveyım, şu heykele bak medeniyetin gözuni seveyim,şu kamyona bak medeniyetin gözunı seveyim adamlar yapmıs da demıs...derken bataklıkta dolasırlarken dursun bataklığa düşmüş ve dev bir timsah ona doru hızla yüzmeye başlamış dursun yardım ıstemeiş temelden.temelde bağirarak "gözuni sevdumin medeniyeti adamların cankurtaranı LACOST demiş.



fıkranın devamı


temel ile dursun amerikaya gezmeye gitmişler.her gördüklerine bakıp ula medenıyetun közunı seveyim demiş dursun.şu gökdelene bak medenıyetın gözunı seveyım, şu heykele bak medeniyetin gözuni seveyim,şu kamyona bak medeniyetin gözunı seveyim adamlar yapmıs da demıs...derken bataklıkta dolasırlarken dursun bataklığa düşmüş ve dev bir timsah ona doru hızla yüzmeye başlamış dursun yardım ıstemeiş temelden.temelde bağirarak "gözuni sevdumin medeniyeti adamların cankurtaranı LACOST demiş.

fıkranın devamı


Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

fıkranın devamı

Maymun dere kenarındaki ağacın dalına çıkmış, altından akıp giden suya bakarak son derece ...
fıkranın devamı

Kayserili'nin biri Ilahiyat okumak icin Misir'aEL-Ezher üniversitesine gitmis. Yedi senelik okulu m...
fıkranın devamı

Arabası uçuruma düşen adam, kendini kurtarmak için camdan atlar, yuvarlanır veuçurumun kenar
fıkranın devamı

Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak.
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak.

Çalma kurban olayım hepsini, ey hırslı çakal
Gariban halkımada bir pul, bırakacak kadar al
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemal

Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım
Hangi hükümet beni kurtaracakmış? Şaşarım
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım.

Mali Krizler, yoluna örmüşse çelikten duvar,
Benim cağız, ceğiz diyen bir hükümetim var
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar
Avrupa Birliği denen tek dişi kalmış canavar.

Arkadaş, Meclise namusuyla çalışanları uğratma sakın
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.

Yaktığın yerleri orman diyerek geçme, tanı
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı
Satılmadik o kaldı, durma satıver vatanı.

Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda
Semizletin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda
Uydurma kanunlarla Meclisten getirin seda
Onbin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda.

Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
Yediginiz herzelere başka ne demeli?
Oyuverin altını, iyice sallansın temeli
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli....

O zaman durur belki gözümden akan yaşım
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım
O zaman boşa gitmez yıllar süren uğraşım
HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM...

Dalgalanın sizde dolar gibi şimdi ey suçlular
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar
Hakkıdır Garip yasamış vatandaşın da gülmek
Hakkıdır ezilmiş milletimin aydınlık bir İstikbal.....

fıkranın devamı

Temel bir gün denize gider. Denizde boğulmaya başlayınca
- "Beni kurtarana 1 milyar beni kurtarana 1 milyar"
deyip yardım istiyormuş.
Tabiki bunu bir adam kurtarır ve hastaneye götürür. Temel taburcu olduğunda Temelden 1 milyarını ister Temelde adama derki:
- "Biz lazuk laftan anlamazuk attuk sana bi kazuk haydee alasmarladuk".
fıkranın devamı

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"
fıkranın devamı

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"
fıkranın devamı

delinin birisi bilmeden havuza düşmüş. bunu da bir başka deli görmüş ve onu kurtarmak için havuza atlamış ve kurtarmış. doktarlar daha sona kurtaranı çağırmışlar ve tebrik etmişler ve:
Havuza düşeni çağırda, onunla konuşalım demişler.
Kurtaran deli de:
- Olmaz, onu kurusun diye astım.
fıkranın devamı

Delinin birisi bilmeden havuza düşmüş. Bunu da bir başka deli görmüş ve onu kurtarmak için havuza atlamış ve kurtarmış.
Doktorlar daha sonra kurtaranı çağırmışlar ve tebrik etmişler ve:
- Havuza düşeni çağır da, onunla konuşalım demişler.
Kutaran deli de:
- Olmaz, onu kurusun diye astım.
demiş.
fıkranın devamı

Doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve
-"Seni en akıllı seçiyoruz" demişler.

Doktorlardan biri:
-"Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş.
Deli:
-"Gelemez ki!"

Doktor:
-"Neden gelemezmiş?"
Deli:
-"Çünkü kuruması için onu astım!"
fıkranın devamı

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri:
- Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin.
- Gelemez ki!
- Neden gelemezmiş?
- Çünkü kuruması için onu astım!
fıkranın devamı

Atmak : Ders anlatmak
Asmak : Sözlü günü yapılan gezi
Cesur : Kopya çeken kimse
Çöp Kutusu : Basket potası
Dalga Geçme : Ders dinleme
Disiplin : Öğretmenin kozu
Esnemek : Ders esnasında ortaya çıkan bulaşıcı hastalık
Felç : Karnenin alınmasıyla baş gösteren hastalık
Gardiyan : Nöbetçi öğretmen
Hastalık : Mazeret
Hayır Sever : Kopya veren
Okul : Hapishane
İnekleme : Çok ders çalışma
Karne : Loto Kuponu
Şaşkın : Yeni öğrenci
Tebeşir : Cephane
Komedi : Yazılıların açıklanması
Veli : Ara karneden bile haberi olmayan gariban
Çıkış Zili : Can kurtaran
Sözlü : Ecel teri,mizan terazisi
Not Defteri : Loto kağıdı
Öğrenci : Hilkat garibesi,zavallı
Öğretmen : Ahiret sualcisi
Sınıf : Muhabbethane
Ödev : Angarya
Sınıf Geçmek : Tahayyül
Sınıfta Kalmak : Küme düşmek
Teneffüs : Kudurma saati
Giriş Zili : Cenaze marşı
Masal : Anlatılan ders
Enflasyon : Notların öğretmen tarafından düşürülmesi
Devalüasyon : Öğretmenlerin kolay sorarak başarı oranını yükseltmeleri
Vaka-ı Vakvak : İyi bekleyip düşük alan öğrencilerin sözleri
İstenmeyen Gün : Pazartesi
İstenen Gün : Cuma
En İyi Haber : Hoca Yok, ders boş, vallaha...

fıkranın devamı

Ateistin biri dağ başında kayak yaparken ıssız bir yerde uçurumda aşağı düşmeye başlamış.(fikra bu ya) aniden bir dal parçasına tutunmuş ve can havliyle imdat yokmu kurtaran diye bağırmaya başlamış. Derken o onda belirsiz bir yerden ulvi bir ses duyulmuş. "Kulum seni ancak ben kurtarırım." Ateist biraz şaşkınlık biraz tereddütten sonra tekrar bağırmaya başlamış. İmdaaat yokmu başka kurtaran..!
fıkranın devamı

Arabası uçuruma düşen adam, kendini kurtarmak için camdan atlar, yuvarlanır veuçurumun kenarında bir dala tutunur. "İmdat! İmdat!" diye seslenir. Ses yok. Tekrar bağırır. Uzaktan garip bir ses "Bırak kendini, gel bana gel" diye yakınır. Adam sesi duyar, biraz bekler ve tekrar bağırır:
-Başka kurtaran yok muuuu!..
fıkranın devamı

Delinin birisi bilmeden havuza düşmüş. Bunu da bir başka deli görmüş ve omu kurtarmak için havuza atlamış ve de kurtarmış. Doktorlar sonra kurtaranı çağırmışlar ve tebrik etmişler ve de "Havuza düşeni çağır da, onunla konuşalım" demişler. Kutaran deli de "Olmaz, onu kurusun diye astım" demiş...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama